SourceCast'ten Pardus İncelemesi

SourceCast'in bu haftaki konuğu PardusAçık kaynak yazılımlar ile ilgili söyleşileri podcast yayını olarak yayımlayan bir site SourceCast... Belli başlı Linux dağıtımlarının misafir edildiği SourceCast'in bu haftaki sürpriz konuğu ise Pardus oldu!

Bu hafta geliştiricilerimizden sevgili Gökmen GÖKSEL'in blogunda bahsettiği ve önemli konu başlıklarını aktardığı bu güzel söyleşinin tamamını, KDE Türkiye yerelleştirme çalışmalarının isimsiz kahramanlarından Necmettin BEGİTER bizler için çevirdi.

Necmettin'e teşekkür ediyor ve SourceCast'te yayımlanan söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz:

 

Eğer yukarıdaki podcast yayını dinlemede sorun yaşıyorsanız,

FeedBurner beslemesini dinleyebilirseniz: http://feeds.feedburner.com/sourcecast

Türkçe çevirisi:

JD: Pardus esasen Türk halkını hedefleyen bir Türk dağıtımı. Yeni kullanıcılar için tasarlanmış bir dağıtım ile ileri düzey kullanıcılar için tasarlanmış bir dağıtımın karışımı gibi duruyor.

İncelemeye geçelim. Önce iyi özellikleri:

Neredeyse mükemmel. Kurulumu çok kolay. Fedora'daki Anaconda'dan, Ubuntu'daki Ubiquity'den daha kolay ve Debian ve ArchLinux yükleyicilerinden bariz şekilde daha kolay kullanılıyor. Öntanımlı olarak KDE 3.5.10 ve aklınıza gelebilecek tüm kodekleri kuruyor. DivX, QuickTime, RealPlayer, Windows Media Player, Flash ve Java; hepsini içeriyor. Ve DVD de çözebiliyor, bunu unutmamak lazım. Hepsi orada ve bu müthiş bir şey. Yüzde 100 emin değilim ama öntanımlı olarak uygun olan nVidia veya ATI sürücüsünü de kuruyor. Bunun da ötesinde, kurulum yazılımı hakkında şunu söyleyebilirim: Güçlü kullanıcılar için de çok sayıda özellik içeriyor ama kullanıcıyı bu özelliklerle boğmuyor; anneanneniz bile kurabilir, o derece! Her şey çok hoş, açılış teması kavuniçi renkte ve açıldıktan sonra mavi ile gri karışımı hoş bir KDE masaüstüyle karşılaşıyorsunuz. Harika bir grafik kullanıcı arabirimli paket yöneticisi var, harika bir yapılandırma sihirbazı içeriyor. Paket oluşturmak makul derecede kolay; ArchLinux'taki kadar olmasa da, kesinlikle Debian paketlerinden ve RPM'lerden daha kolay. Paket yöneticisi hakkında iyi diyebileceklerim bu kadar.

Olumsuz yanlarına gelince, çok yavaş kuruluyor. Benim 2.4 GHz, 1 GB RAM ve 5400 rpm sabit diskli bilgisayarımda Ubuntu yaklaşık 20 dakikada kuruluyor ama Pardus 45 ila 50 dakika arasında kuruldu. Kişisel olarak bu süreye değdiğini düşünüyorum, ama bazı insanlar kurulumun kısa sürmesini isteyecektir. KDE4 için bir depoları yok ve sanıyorum KDE4'ü kaynaktan kurmanız gerekiyor, bunu sevmiyorum ama Pardus buna değiyor. Size daha az seçenek verse de her şey neredeyse tamamen otomatik. Ayrıca, artı noktalarda da değinmiştim, PiSi paket biçimi .deb ve .rpm'lerden daha kolay. Puan olarak 10 üzerinden 9 veriyorum. 10 vermememin nedeni de neredeyse tamamen size bir masaüstü ortamı seçme olanağı vermemesinden kaynaklanıyor. Ama bu sadece bazı insanlar için çok önemlidir, çoğu insan için KDE yeterlidir, ayrıca KDE Windows'a en çok benzeyen masaüstü ortamı, dolayısıyla geçişi kolaylaştırıyor.

Güçlü kullanıcı puanı olarak 4 veriyorum. Ubuntu kadar kötü olmasa da, bir şeyler derlemek için kurmanız gerekenler çok fazla, kendi paketlerinizi yapmak kolay değil ve depolarda çok fazla paket yok çünkü hükümet destekli bir proje olmasına rağmen küçük bir proje gibi duruyor. Acemi kullanıcı puanı olarak 9 vermemin nedeni de KDE4 olmaması. Neredeyse 2009'dayız. En azından ek bir CD veya kurulum seçeneği veya benzeri bir şekilde KDE4 verebilirdiniz (Editörün notu: SourceCast ekibi Contrib deposunu bilmiyor. KDE4 bu depomuzda mevcut). Yazılım seçimleri açısından 6 veriyorum, çünkü yüklü yazılımlar çoğunlukla güncel olmasına -örneğin bu kayıt yapılırken Firefox 3.0.3 sürümü vardı- ve ihtiyaç duyacağınız çoğu şey öntanımlı depolarda bulunmasına rağmen, çok iyi tanınmayan şeyleri bulamıyorsunuz.

Topluluk olarak 1.5 veriyorum, çünkü İngilizce forum yok. PardusWiki epey hoş olmasına rağmen içerik olarak UbuntuWiki, ArchWiki ya da FedoraWiki ile karşılaştırılamaz bile. IRC kanalı, üzülerek söylüyorum, şaka gibi. İki ay önce ilk girdiğimde, kanalda sekiz kişi vardı. Sekiz! Bu yardım almak için pek de aktif bir topluluk sayılmaz. Çok fazla yardıma ihtiyacınız olmasa da, durum bu.

Performans konusuna gelirsek; ben performans testimi yapmadım.

Özgürlükİçin topluluğunun yazdığı bilgilendirme notları beğenildi :)Jeremy: İlk olarak, yükleyici çok güzeldi. Tümleşik teması harika. Gerçeküstü bir yapısı var. Biz harcanmış Amerikalılar tüm dünyada İngilizce'nin hâkim olduğunu sanıyoruz, ama bir Linux dağıtımının kurulumunu açıp İngilizce'yi nasıl seçeceğinizi aramak zorunda kalmak gerçeküstü, çünkü bu normalde aklımıza gelmeyecek, düşünmeyeceğimiz bir şey. Belki de düşünmeliyiz, çünkü mesela biz bu Linux dağıtımlarını inceliyoruz, eminim Türkiye'de Fedora ve Ubuntu'yu deneyip bu saçmalıkları yaşamak zorunda kalan birileri vardır! (Bobby: Yani sonunda bunu bizim gözümüze sokma fırsatını elde ettiler.) Öntanımlı zaman dilimi de Avrupa/İstanbul'du, giriş müziğinde kullandığımız şehir. WINE'da yükleyici (YALI) inanılmaz derecede yavaş. Tektonik tabakaların bile daha hızlı hareket ettiğine şahit olmuşluğum var, o derece yani. Bende kurulumun bitmesi bir saati biraz geçti. Tek iyi tarafı, hâlâ yapıyor mu bilmiyorum ama Mandrake'nin eskiden yaptığı gibi yükleme sırasında size Pardus'u ve anahtar özelliklerini anlatan bilgilendirici bir sunum olmasıydı. Yeni özellikler, açıklamalar gibi şeyler vardı. Eğer bir saat orada oturacaksanız bir şeyler öğrenebilirsiniz yani. (Bobby: İncelememe bir düzeltme yapmak istiyorum. Bir İngilizce forum var ama pek aktif değil.)

Framebuffer benim dizüstü bilgisayarımda çalışmadı. 1024x768 ile denedim ama olmadı, 800x600'e kadar düşürüp kullanabildim ve her açılışta "Ekran kipi tanınmadı" hata mesajını verdi ve 800x600'ü elle yeniden seçip açmak zorunda kaldım. Hatırladığım kadarıyla 1024x768 ile çalışabilen bir dağıtım Ubuntu vardı ama görünüşe göre bu benim makinemle ilgili genel bir hata çünkü denediğim çoğu Linux dağıtımda böyle oldu.

KDE 3.x ile geliyor, bu iyi çünkü dürüst olursam Linux'ta hâlâ en beğendiğim masaüstü ortamı bu, KDE4 artık kullanılabilir olsa da.

Kaptanİlk oturum açtığınızda ancak değiştirilmiş bir Captain Crunch olarak açıklayabileceğim bir resim içeren Kaptan sihirbazıyla karşılaşıyorsunuz. Bu konuda bu kayda başlamadan önce bin türlü şaka yaptık. Kaptan harika bir sihirbaz. Bir dağıtım kurduğunuzda ilk ne yaparsınız? Beğenmediğiniz bütün o saçmalıkları kendi zevkinize göre değiştirirsiniz. Bu sihirbaz bütün o işleri yapmanıza yardım ediyor: çoklu masaüstünü ayarlamak, masaüstü duvar kağıdını ayarlamak, İnternet bağlantınızı yapılandırmak gibi. Kolay kullanılan, hızlı ve iyi tasarlanmış bir grafik arabirimle tüm o işleri kolayca yapıyorsunuz. Bunu diğer dağıtımların da yapması lâzım.

Asıl şoka hazır olun: Şu ana kadarki yeni başlayanlara yönelik hiçbir dağıtımda çalışmayan, o rezil Broadcom 43xx kablosuz ağ kartım, çalıştı! Kurulum biter bitmez. Ubuntu'daki gibi kısıtlanmış sürücüyü açmak zorunda kalmadım, hiçbir ayar yapmadım, ek depolar için tırmalamak zorunda kalmadım, firmware sürücü yüklemek zorunda kalmadım. Öylece çalışıverdi!

Öntanımlı KeyChain (Anahtarlık) benzeri yapılandırmayı seviyorum. Mac OS X'deki KeyChain'e (Anahtarlık) çok benzer şekilde bir yerde birşey yapmak istediğinizde bir pencere ile parolanızı soruyor ve sizi bir süre daha rahatsız etmiyor. (Bobby: Debian'da da aynı.) KDE 3.x'deki ağ yöneticisini kullanıyor ama değiştirmişler sanıyorum ve aslına bakarsanız güzel bazı değişiklikler yapmışlar. Daha grafiksel, KDE 3.x'deki ağ yöneticisi de grafiksel olmasına rağmen çok metin bazlı. Pardus takımı onu değiştirip çok daha grafiksel yapmışlar ve bu güzel olmuş. Yakuake'nin kurulu gelmesini de sevdim çünkü sevdiğim programlarındandır. Bu biraz kendi geliştirdiğini kullanan geliştiricilere işaret eden bir şey.

Tasma Kontrol Paneli dedikleri bir şey içeriyor. Görünüşüne bakılırsa KDE Kontrol Paneli'nin değiştirilmişinden başka bir şey değil, ama işinizi görüyor ve hoş, KDE'nin Kontrol Paneli'nden daha güzel yapmışlar da diyebilirim. (Bobby: Öyle görünüyor ki değiştirdikleri her şeyi daha iyi hale getirmişler.) Senin de az önce söylediğin gibi, aklınıza gelebilecek her türlü kodek yüklü olarak geliyor. Bu benim yüzümü güldürdü, düşünün ki bir dağıtım kurdum, Firefox'u açtım, about:plugins yazdım ve karşıma upuzun bir liste çıkardı.

Paket yöneticisi PiSi -bunu telaffuz etme konusunda iyi şanslar dilerim- yavaş ama idare eder. Python tabanlı gibi görünüyor. Gidip Gentoo Portage takımıyla konuşmaları lazım çünkü hatırladığım kadarıyla Gentoo Portage'ın birkaç kez "bu çok yavaş" deyip bir sonraki sürümde mucizevi şekilde 10 kat daha hızlısını yaptıklarını hatırlıyorum. (Bobby: En azından cümle yapısı makul.) Evet, oldukça makul. Ama hızı konusunda bir şeyler yapmaları lazım. O kadar yavaş ki, acı veriyor. Paket yöneticisi için paket yapma konusuna gelince, RPM ve DEB'den daha iyi, daha basit ama PKGBUILD VE EBUILD'lerden daha karmaşık. RPM'den 2/3 daha iyi ve PKGBUILD'den 1/3 daha iyi derdim.

JD: Evet. Ayrıca XML biçimi; XML kullananlar hiçbir zaman iyi değildir, her zaman berbattırlar.

Jeremy: Yazılım seçenekleri çok az. Enemy Territory'yi aradım, FRP oyunlarını aradım ama bir şey bulamadım. Bu şeylerin bir kısmı kaynak sıkıntısı nedeniyle dâhil etmediklerini sanıyorum. Sonuçta hiçbir şey 600 veya 1.200 MB'lık bir oyun gibi sömüremez.

Oranlamalarımla devam ediyorum. Herhangi bir dağıtıma 10 vermekte çok tereddütlüyüz ama bu bizim hakkıyla 10 verdiğimiz ilk dağıtım olabilir. Bir dağıtımdan isteyebileceğiniz neredeyse her şeyi içeriyor. Olay budur. Mükemmel değil, tamam, ama yani Ubuntu'ya göre çok daha fazla ilerleme var ortada.

JD: Bugüne kadar hem gösterimizde hem de gündelik hayatımızda kullandığımız en iyi dağıtım.

Jeremy: Güçlü kullanıcılar açısından 7 veriyorum, düşürüyorum çünkü, yazılım derlemek için gereken araçlar ilk kurulumda gelmiyor ve nasıl kuracağınızı anlamak da çok kolay değil. Sys/devel kategorisine girip bütün bir kategoriyi kurmanız gerekiyor. Ama en azından size bazı ipuçları veriyor. Komut satırına geçip gcc yazıp çalıştırmaya kalktığınızda "gcc kurulu değil, lütfen kurmak için şu komutu kullanın" diye haber veriyor. Ama ardından make, cmake gibi araçları kurmak için böyle bir döngüye giriyorsunuz.

JD: Bütün onları dahil etmemeleri mantıklı aslında. Çünkü CD'de öntanımlı olan her şey bu haliyle çoğu kullanıcıya yeterli. Geliştirme araçlarını da eklemek için 2 CD veya bir DVD yapmak zorunda kalırlardı.

Jeremy: Ama mesela Ubuntu'da build-essentials var. Bu komutla ihtiyacınız olan her şeyi çekip kurabiliyorsunuz. Sıkıntı konusunda 2 veriyorum ve bu tamamen kurulumun ne kadar yavaş olmasına ve yazılım güncelleme işinin ne kadar yavaş olduğuna dayanarak verdiğim bir not.

Yazılım seçimi bakımından da 7 veriyorum. Çünkü o acayip (egzotik) yazılımların bazılarını içermiyor ama çok düşüremem çünkü çoğu dağıtımda aramak için bir sürü uğraş verdiğim o kodekleri ve benzerlerini içeriyor. Bir işitsel/görsel kodek söyleyin, mutlaka orada.

Topluluk yönüne 5 veriyorum; PardusWiki epey iyi, İngilizce forumlar fena değil, tabi pek hareketlilik yok, Ubuntu forumları gibi değil, ama mesela Ubuntu forumlarında çok fazla saçmalık var. Ubuntu forumlarında, bir sorununuz varsa gidip arıyorsunuz, büyük ihtimalle çözümü orada buluyorsunuz. Burada öyle bir şansınız yok. Senin de değindiğin gibi IRC kanalları ölü sayılır. Ben IRC'yi pek önemsemem ama forumlarda görmek isterdim. Bilirsin forumlar gerçekten kullanıldıklarına devasa bir SSS arşivi gibi olur ve çok kullanışlı olurlar.

Performans konusunda 5 veriyorum. Senin aksine ben bunu gerçekten kullandım. Hafıza izi (footprint) açısından yeni kullanıcılara yönelik dağıtımlar arasında en düşük hafıza izine sahipti. Ancak genel skor üç aşağı beş yukarı Fedora ile aynıydı. Dürüst olmak gerekirse Pardus ile her şeyin en güncel halini kullanmıyorum çünkü dediğim gibi güncelleme inanılmaz yavaş. İtiraf ediyorum, saat de gecenin iki buçuğu olduğu için bu kaydı bir an önce yapmak istedik.

JD: Neyi söylemeyi unuttuk? Bu puan kıran bir şey değil ama bir Çalışan CD yok! (Editörün Notu: Biri KDE 3.5, diğeri ise KDE 4.1 tabanlı, iki farklı Çalışan CD'miz var. SourceCast ekibinin gözünden kaçmış Çalışan CD.)

Jeremy: Çalışan CD'nin ne kadar yavaş açılacağını düşünmek bile istemiyorum. Kurulan CD'nin kurulumu bu kadar yavaşken hele. Belki bu yüzden bir Çalışan CD'leri yok. Bir Çalışan CD'leri olsa mesela "kurulumun 80 gün sürmemesi için 3 GB RAM'iniz olmalı" demek zorunda kalabilirler.

Benim incelemem böylece bitmiş oluyor.

JD: Genel olarak bakıldığında şu ana kadar incelediğimiz tüm dağıtımlar içinde -en azından yeni kullanıcılara yönelik dağıtımlar içinde- büyük ihtimalle en iyisi.

Jeremy: Grammy için yeni bir şampiyonumuz var! Bu uykusuzluk için unuttuğumuz bir şey daha var. Bu güncellenebilen bir dağıtım. Bütün bir DVD'yi indirip yarım bir kurulum gibi birşey yapmak, ya da Fedora'daki gibi karmaşık bir güncelleme yapıp sonunda çalıştırmamak gibi saçmalıklar yaşamıyorsunuz. Büyükannenizin evine gidin, bunu kurun, paket yöneticisini sistem tepsisine yerleştirin, tepsideki o küçük bilgilendirme size "yeni güncellemeler var" dedikçe kursun, sonsuza kadar güncel kalır.

JD: Evet. Veya Pardus dünya yüzünden kalkana kadar.

Jeremy: Ya da Türkiye'deki o geliştirici futbola Linux geliştirmekten daha fazla değer verdiğine karar verene kadar. Hiç Türk futbol hayranlarından gördün mü? Özellikle Fenerbahçe hayranlarından? Onlar inanılmaz... Ben kendimi futbol hayranı sanırdım, ben onların yanında solda sıfır kalıyorum.

JD: Bu senden gelince epey iyi bir şey :).

Jeremy: Bu Pardus incelememiz ve bu gösterimiz burada bitiyor. Ben jeremy@sourcecast.org ve bu da jd@sourcecast.org. Her zamanki gibi bizimle iletişime geçebilirsiniz. Web sitemize uğrayın, podcast'ları dinleyebilir, yorum yazabilirsiniz, forumlarımız var, katılıp kayıt olmanızı ve bizimle konuşmanızı bekliyoruz; bir video podcast istiyor musunuz, hangi dağıtımları incelememizi istiyorsunuz gibi anketlerimiz var.

- :