Üzerinde sarı bir balon taşıyan "Ginger" tarzı tekerleriyle UBot, konferans salonunda vızıldıyordu. Balonu, kibarca hediyesini kabul eden WAM isimli üç parmaklı robot kola teslim etti. Flaşlar patladı. WAM robot kolu geliştiren Barrett Technology CEO'su William TOWNSEND, "Robotların bu şekilde etkileşim halinde olması, aklımı başımdan alıyor" diyerek, yeni bir dönemin ipucunu veriyordu...
Bu robotlar, geçen ay Pasadena - Kaliforniya'daki Uluslararası Yapay Zekâ Konferansı'nda (IJCAI) görücüye çıkanlardan yalnızca ikisiydi. Bu mutlu buluşmada robotlar, etkileşim halinde olabilecekmiş gibi görünse de aslında etkileşimde olmadıkları gibi ciddi bir problemi gizliyorlardı. Robotların her biri ayrı bilimsel ihtiyaçlara karşılık olarak ve yalıtılmışlık içerisinde üretiliyorlardı.
Bu üzücü durum değişmek üzere. Robot geliştiricileri, robotların nelere ortak olarak sahip oldukları ve görünüşlerinin nasıl standartlaştırılabileceğini düşünmeye başladılar ve umut verici bir şekilde, herkesin kullanabileceği temel ve özgür lisanslı bir işletim sisteminde karar kıldılar. Bu, robot geliştiricilerin dikkatlerini teknolojiyi ilerletme yolunda odaklamalarını sağlayacak.
"Robot Üretimi Teknolojisi, 80'lerde Kaldı"
Robotların seri üretiminin önünde duran en büyük engel, bu robotların genellikle birbirlerinden çok farklı olması. Paris, Fransa'daki Aldebaran Robot Bilim'den yarım metre uzunluğundaki Nao isimli insansı robotun yaratıcısı Anne-Marie BOURCIER, "Her takımın ihtiyaçlarının çok farklı olmasından dolayı, şu anda her şeyi temelden yapılandırmak çok kolay" şeklinde konuştu.
Nao gibi bazı robotlar, neredeyse tamamen kendi kendilerini idare edebilecek yetenekte. UBot gibi diğerleriyse yarı bağımsız yani yönlendirilmeleri insanlara aitken, kendi dengelerini koruyabilmek gibi bazı yeteneklere sahipler.
Her araştırma robotu belirli bir amaç için tasarlanır. UBot'un temel özelliği, bir yere çarptığı zaman dengesini koruyabilmesidir -ki bu, insanların çalışamayacağı yerler için çok önemli-. Diğer yandan Nao, düzgün, pürüzsüz bir yüzey üzerindeyken yürüyebilir, hatta Kung-fu bile yapabilir! Ancak dengesi UBot kadar sağlam değil ve nasıl denge kurması gerektiğini öğrenmesi de kolay olmayacak.
Bunlara ek olarak, her robot kendisine özel donanım ve yazılıma sahip, bir başka deyişle denge kurmak gibi yetenekler kolaylıkla bir robottan diğerine aktarılamaz.
BOURCIER bu değişikliği, robot geliştiricilerin, kişisel bilgisayarlardakine benzer bir tavır geliştirmelerinde görüyor. Bilgisayarlar için, Microsoft DOS geniş ölçüde kabullenildi ve daha sonra Windows, donanım ve dosya sistemleri hakkında detaylı bilgiye sahip olmayan programcıların yeni uygulamalar geliştirmesine ve diğer çalışmaların yapılmasına izin verdi.
Programcılar donanımın altında yatan bilgi olmaksızın yeni uygulamalar geliştirebiliyorlardı. Rhode Island Brown Üniversitesi'nden Chad JENKINS, "Robot geliştirme, kişisel bilgisayarların yaklaşık 30 yıl önceki seviyesinde." şeklinde konuşuyor. 70'lerin sonu 80'lerin başı gibi evde geliştirilen bilgisayarlar gibi günümüzde araştırma amaçlı olarak kullanılan robotlar, genellikle özel işletim sistemleri kullanıyorlar. "Ancak bazı noktalarda bazı kaynakları kullanabilmek için bir araya geliriz" diyor JENKINS.
Menlo Park, Kaliforniya'da bulunan Willow Garage robot geliştirme şirketinden Brian GERKEY, bu ihtiyacın kendi hüsranını da getirdiğini söylüyor: "İnsanlar, yapmaya çalıştıkları şeye yaklaşamadan tekerleği tekrar tekrar icat ediyorlar."
Örnek verecek olursak, birisi nesne tanıma üzerine çalışıyorsa, robotun tekerlerini kontrol etmek yerine daha iyi nesne tanıma algoritmaları tasarlamak ister. "Bilirsiniz ki, bunlar daha önceden yapılmıştır, muhtemelen daha da iyisi" diyor GERKEY. Ancak ortak bir işletim sistemi olmaksızın, kod paylaşımı neredeyse olanaksız olur.
Robotlar için geniş ölçüde kabul edilecek bir işletim sistemi yaratma zorluğu bilgisayarlar için yaratmaktan çok daha büyüktür. "Bir bilgisayarın çözebileceği problemler açıkça tanımlanmıştır. Hesaplama için çok açık bir matematiksel tasarım vardır.” diyor GERKEY ve ekliyor: “Fiziksel dünyayla etkileşim için benzer bir belirgin soyutlama yoktur.”
Robot İşletim Sistemi'ne Doğru
Robot geliştiricileri yine de bazı ilerlemeler kaydetmeye başladılar. Robot İşletim Sistemi (ROS) geniş çaplı robot geliştirme araştırmalarında ortak bir platform olarak hizmet vermesi hedeflenen, bir dizi açık kaynak programı da içeren, yeni ve özgür bir işletim sistemi. Bu işletim sistemi Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Almanya'daki Münih Teknik Üniversitesi'ndeki ekipler tarafında geliştirilip kullanılıyor.
ROS, örnek olarak, donanımının nasıl işlediği konusunda detay gerektirmeden, robotun yön bulmasını, kollarını, tutamaçlarını ve duyargalarını kontrol etmesini sağlayan kontroller içeren yazılıma sahip. Sistem, görüntü tanıma ve hatta kapıları açma gibi hareketler için yüksek seviyeli komutlar da içeriyor. Robot İşletim Sistemi (ROS), robotun bilgisayarında ilk açıldığında, robotun kol uzunluğu ve eklemlerinin nasıl hareket ettiği gibi bilgiler içeren betimlemelerin tanımlanmasını istiyor. Daha sonra bu bilgileri yüksek seviyeli algoritmaların kullanımına sunuyor. Standart bir işletim sistemi aynı zamanda araştırmacıların uzun zamandır robot geliştirmede eksiklik olarak görülen "yeniden üretilebilirlik" konusuna eğilmelerini sağlayacak.
Genellikle bir takım, sözgelimi daha iyi bir yön bulma sistemi icat ettiğinde, yazılım kodlarını değil, sonuçlarını yayınlıyorlardı. Bu yalnızca keşfe ulaşamayanların değil, kendilerinin de ulaştıkları sonuçları özgürce doğrulayamamalarına neden oluyordu. Cenova'daki İtalyan Teknoloji Üniversitesi robot geliştirme araştırmacısı Giorgio METTA, "Ortak platform bünyesinde, kendilerini zorunlu hisseden insanların olması kullanışlı olacak." şeklinde konuşuyor ve ekliyor: "Çalışan şeyler üretmeye zorlanacaklar, çünkü başkaları tarafından kontrol edilebilecekler. Bence, işi biraz daha bilimselleştirmek için bu çok önemli."
ROS standart olmak için rekabet eden tek robotik işletim sistemi değil. Örneğin, Microsoft 2007'den beri kullanılabilen Robotics Developer Studio ile bir “robotlar için Windows” yaratmaya çalışıyor. GERKEY ise, isteyen kişinin robotu için yazılımları özgürce indirebileceği ve bir iPhone uygulaması gibi kolaylıkla çalıştırabilecek "robot uygulamaları e-dükkânları"nı göreceği günleri umut ediyor.
Kaynak: NewScientist
Açılış görseli: (C) Pixar Animation Studios, WALL_E



















