"OOXML'i ISO'dan çıkaralım"
Norveçli özgür yazılım savunucuları dün öğle saatlerinde Oslo'da ISO SC34 toplantısının yapıldığı binanın önünde Microsoft OOXML'in ISO standardı olarak kabulüne ve özellikle de Norveç Standartlar Kurumu'nun teknik komitenin çoğunluğunun desteğini almamasına rağmen belirtime "Evet" oyu kullanan tutumuna karşı gösteri yaptı.
Göstericiler adına bir konuşma yapan Geir Isene, şu bildiriyi okudu:
"Dostlar, Blog Yazarları, Kod Yazarları, Açık Standartların Destekçileri!
Bugün buraya Microsoft'a darbe indirmek için toplanmadık. Açık standartlara inandığımız için toplandık.
Buraya OOXML'e karşı olduğumuz için de toplanmadık. Buraya OOXML'in ISO standardı olmasına karşı olduğumuz için toplandık.
Buraya ISO'yu kötülemek için gelmedik. Buraya ISO'nun bütünlüğünü savunmak için geldik.
İşi Norveçli kullanıcıları ve yazılım sağlayıcılarını temsil eden Norveç Standartlar Kurumu'nun rezil davranışına dikkat çekmek için toplandık.
Buradayız, çünkü Norveç'te Norveç'e zarar verecek bir BT standardının benimsenmesini engellemek istiyoruz.
Konumuz belgeler - sayısal belgeler.
Belgelerimizi nasıl depoladığımız ve onları birbirimizle nasıl değiş tokuş ettiğimizle ilgili. Çocuğunuzun her gün yazdığı belgelerden bahsediyorum: Microsoft Word ve Excel kullanarak yazdığımız raporlar, mektuplar, makaleler, ödevler, kitaplar, tezler, çizelgeler ve benzerleri...
Ama şimdilik belgeleri bir kenara bırakıp saç kurutma makinalarından bahsedelim.
Elimdeki şu saç kurutma makinasına bakınız. Norveç'teki bir dükkândan alındı. Bir fişi var. Fişin iki bacağı var. Bu saç kurutma makinasını Norveç'te herhangi bir yerdeki elektrik prizine takabilirim.
Bunu yapabilmemin sebebi bütün prizlerin aynı olmasıdır. Norveç'te prizlerin bir standardı vardır.
Aynı standart Avrupa'nın ve Avrupa dışındaki yerlerin çoğunda kullanılmaktadır: Danimarka'ya da gitsem, bu saç kurutma makinasını bir prize takıp kullanabilirim.
Aynısını Finlandiya, İsviçre, Almanya ve daha pek çok ülkede yapabilirim. Fişi prize takarım ve çalışır.
Ama İngiltere'ye gitsem, bu saç kurutma makinasını prize takamam, çünkü orada prizler farklıdır. Oradaki fişlerde 2 yuvarlak bacak yerine 3 kare bacak var.
Amerika veya Japonya'ya gitsem, bu saç kurutma makinasını oralarda da prize takamam, onların prizleri de farklıdır. Onlarda 2 yuvarlak bacak yerine 2 düz bacak bulunur.
Belgeler saç kurutma makinaları gibidir. Onları her türlü yazılıma takıp kullanabilmek isteriz. Ama bugün bu mümkün değil. Microsoft Word ile bir belge hazırlar ve onu birine gönderirseniz, o kişide de Microsoft Word yoksa sizin gönderdiğiniz belgeyi kullanamaz.
Ben bunun yanlış olduğuna inanıyorum.
İnsanlar benim yazdıklarımı okumak için Microsoft'a para ödemek zorunda kalmamalı! Şu andaki işleyişe bakarsanız, pratikte Microsoft benim ve sizin hazırladığınız belgeler üzerinde kontrol sahibidir.
Böyle olmaması gerekir.
Açık standartlar bu problemi çözebilir, ben de bu yüzden açık standartlara inanıyorum. Bu yüzden son 13 yılımı uluslararası standartlarla ilgili bir komitede gönüllü olarak Norveç'i temsil etmeye harcadım. SGML, XML ve Topic Maps dahil pek çok standart üzerinde çalıştım ve 1995 yılından beri de Norveç ISO komitesinin başkanlığını yapıyorum.
İki yıl önce komitem ODF denen bir ofis belgeleri açık standardına onay verdi. ODF, OASIS adı verilen bir organizasyonda açık ve demokratik bir süreçle geliştirilmişti.
ODF'nin amacı "sahipli" dediğimiz biçimlere bir alternatif sunmaktı. ODF için uğraşanlar, tek bir sağlayıcının malı olan, o sağlayıcının üzerinde istediği gibi kontrol sahibi olduğu ve sizi belirli bir yazılımı kullanmaya mecbur bırakan belge biçimleri yerine, belgelerinizi her türlü yazılımda kullanabilmenizi mümkün kılmasını istedikleri bir açık biçim belirlemek istiyorlardı.
Dediğim gibi, ODF açık ve demokratik bir süreçle geliştirildi. Ama o süreçte önemli bir oyuncu bulunmadı. Bu pazarın hâkimi, Microsoft, iştirak etmeyi reddetti, üstelik ODF bir standart haline geldiği günden beri de ODF'yi desteklemeyi reddediyor.
Onun yerine OOXML denen bir standart geliştirmeye karar verdi ve Ecma'yı ISO'nun arka kapısı olarak kullandı.
İşte bu yüzden bugün buradayız.
OOXML'in kendisine karşı değiliz. Aslına bakılırsa, 20 yıllık pazar hakimiyetinden sonra hazırladığı biçimi açık bir belirtimde belgelendirdiği için Microsoft'a teşekkür ediyoruz.
Ancak, ISO'nun OOXML'i onaylamasına karşıyız. Aynı amaca yönelik iki ayrı standart olması, sizin ve benim gibi kullanıcıların iyiliğine olan birşey değil. Bu Microsoft'un buraya gelip iki yerine üç bacağı olan prizler takmasına ve bizi onun ürettiği saç kurutma makinalarını almaya zorlamasına benziyor.
Biz ISO'ya da karşı değiliz. Bizim karşı olduğumuz şey, her ülkenin bir oy hakkı bulunan ve her zaman açık ve demokratik bir kurum olan ISO'nun ilkelerinin büyük ve uluslararası bir şirket tarafından yok edilmesidir.
Ben Microsoft'tan nefret etmiyorum. Microsoft'un standartlar topluluğuna katılmasını memnuniyetle karşılarım, ama sadece ve sadece Microsoft standartlaştırma sürecinin kurallarına ve özellikle de özüne uyarsa.
Microsoft'un standartlaştırmada kötü bir ünü var. Onlar aynı IBM'nin 20 yıl önce olduğu gibi, standartların Büyük Kötü Kurt'u. Ama IBM değişmenin mümkün olduğunu bizlere göstermiştir.
Microsoft'un da değişeceğini umuyorum. Bunun mümkün olduğuna inanıyorum. Ama bu sadece, biz kullanıcılar onları değişmeye zorlarsak olacaktır.
Microsoft'un yardımımıza ihtiyacı var. Onlara bir antika dükkanındaki fil gibi davranmamalarını söylememiz gerek. Onların standartlaştırma işinin ihtilâflardan değil birlikte çalışmaktan geçtiğini anlamasını sağlamalıyız. Standartlar herkese kafa tutarak oluşturulmamalı, işbirliğiyle oluşturulmalı.
Microsoft'un öğrenecek çok şeyi var ve bu zaman alacaktır. Microsoft'un son 20 yılda işini baltaladığı herkesin güvenini kazanması da zaman alacaktır.
Microsoft şimdi açık standartlara inandığını söylüyor. Anlamaları gereken şey şudur ki, herkesin onlara güvenmeye başlaması zaman alacaktır. Kibri bırakıp tevazu göstermeye başlamalılar ve söyledikleriyle yaptıklarının uyacağını uygulamada göstermeliler.
ODF'yi desteklememekle yanlış yaptıklarını kabul ederek ilk adımı atabilirler.
Microsoft'u OOXML'i ISO'nun "kısa yoldan" (fast track) prosedürü vasıtasıyla kabul ettirmesi hatasını kabul etmeye ve ODF'yi desteklemeye çağırıyorum.
ECMA'yı OOXML'i ISO'dan çekip kendi kontrollerinde tutmaya çağırıyorum. Ona eski belgeler için ihtiyacımız olacak.
Norveç Standartlar Kurumu'nu kendi uzmanlar kurulunun kararını hükümsüz görmesinin yanlış olduğunu itiraf etmeye ve Norveç'in oyunu "Evet"ten "Hayır"a çevirmeye çağırıyorum.
Norveç hükümetini Microsoft'a karşı kararlı durmaya ve OOXML'i Norveç'te bir standart olarak kabul etmemeye çağırıyorum.
Son olarak, dünyanın diğer yerlerindeki kullanıcıları Norveç örneğine bakmaya çağırıyorum. Bir protesto fırtınası başlatın! Ülkenizde vuku bulan usülsüzlükleri ortaya çıkarın! Hükümetlerinizin tekelcilerin ve çıkar sahiplerinin değil, sıradan insanların çıkarlarını gözetir şekilde değiştirmesi için ısrarcı olun.
Norveçliler, yalnız değiliz...
Dünya nüfusunun büyük çoğunluğunu temsil eden ülkeler (Ç.N: Çin, Hindistan, Brezilya ve diğerleri) OOXML'e "Hayır" dediler ve geçerli sebepleri vardı.
Sadece bir örneği alıntılayayım. Şimdi söyleyeceklerim Güney Afrika Kamu Hizmetleri ve Yönetimi Bakanı Geraldine J. Fraser-Moleketi'nin üç hafta önce Dakar-Senegal'de "Dijital Haklar ve Açık Kaynak Yazılım Konferansı"nda yaptığı konuşmadan alıntıdır. Şunları söylemiştir:
"Hükümetlerin açık standartları benimsemesi; açık, erişilebilir, adil ve demokratik kültürü ve güzel idare uygulamaları olan birlikte çalışabilir bilgi sistemleri inşa edebilmek için çok önemli bir etkendir."
ODF, OASIS konsorsiyumunun içinde bulunan bir teknik komite tarafından geliştirildi. Güney Afrika geçtiğimiz yıl içinde ODF'yi benimseyen hükümetlerden biri.
Pazarda büyük bir hâkimiyeti olan ve ofis yazılımlarının ana sağlayıcısı durumundaki şirketin ürünlerinde ODF'yi desteklememeyi ve onun yerine kendi belge standardını seçmesi üzücüdür...
Eğer başarılı olursa, tüketicilerin birbiriyle örtüşmeyen iki ISO standardı bulunmasından nasıl bir fayda sağlayacaklarını anlamak zor. Sağlayıcıların tüketicilerin ve Özgür Yazılım geliştiricilerinin isteklerini dinlemelerini isterdim. Lütfen birlikte kullanılabilir belge standartları geliştirmek için birlikte çalışın. Ardı ardına birbiriyle örtüşmeyen standartlar türetmek hem işleri zorlaştırır hem de maliyet artırır.
Fraser-Moleketi Hanımefendi, Norveç insanları sizinledir ve standartlar bürokrasimizin bu kabul edilemez davranışı için affınızı diliyoruz.
ISO'da üç oyla zaferimiz elimizinden alındı.
Norveç'in usülsüzlükleri olmasaydı, sadece 2 oy olacaktı. Fransa ve Danimarka dahil başka ülkelerde de benzer usülsüzlükler olduğuna dair haberler geliyor. Gerçeği temsil etmeyen o oyların değiştirilmesini sağlayalım. OOXML'i ISO'dan atalım.
Microsoft savaşı kazandığını düşünüyor, ama ben daha bitmedi diyorum.
Şişman bayan şarkı söylemeden bitmez, ve bu şişman bayan daha yeni yeni ısınıyor..."



















