Bizler Özgürlükİçin Topluluğu olarak, e-Dönüşüm Türkiye Projesi Birlikte Çalışılabilirlik Esasları Rehberi raporunda yer alan üzerinde işlem yapılabilen kelime işlem, sunum ve elektronik çizelge belgelerinde kabul edilen standartlar arasında OOXML olarak da bilinen Office Open XML biçiminin yer almasını istemiyoruz.
Temel amacı, başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere kamuya elektronik ortamda hizmet sunan tüm kurumlar ile bu kurumlardan hizmet alanlar arasında birlikte çalışılabilirliği sağlamak olan bu raporda OOXML'in aşağıda bulunan sebepler nedeni ile yer almaması gerektiğini düşünüyoruz.
A- Teknik Nedenler
OOXML'de yer alan bazı temel sorunlar bu biçimin kullanılmasını ve birden fazla üretici tarafından birbirlerine uyumlu programlar üretilmesini engellemektedir. Temel olarak bu nedenler şöyle özetlenebilir:
1- XML Standardına Aykırılık:
OOXML, W3C tarafından da standart olarak kabul edilmiş olan ve OOXML'in tabanını oluşturan XML standartlarına aykırı davranışlarda bulunmaktadır. Bu hatalı davranışların bazıları ECMA tarafından ilan edilen noktadan sonra ISO süreçlerinde düzeltilmiş, bu nedenle OOXML'in birbirine de uyumlu olmayan fakat aynı sürüm numarasına sahip iki çeşidi ortaya çıkmıştır.
2- İkili Dosyalara Verilen İzin:
OOXML belge taşıyıcısının içinde dosyayı üreten programın ikili (binary) dosya taşımasına izin vermektedir. Taşınan bu ikili dosya ile üretilen belge, OOXML tabanlı olmasına rağmen üreticinin kendine özel bir tanımlama yapmasına izin vermektedir. Bu ikili dosyaların fikri hakları o dosyayı üreten üreticiye ait olduğundan, üretici eğer isterse bu dosyaları paylaşmayıp, OOXML tabanlı bir belgede kendisine özel bir biçimlendirme yapabilir.
3- Hesaplama Hataları:
OOXML'in ECMA tarafından ilan edilen sürümünde özellikle çalışma kitaplıklarında bulunan hesaplama hataları nedeni ile olası belge göçlerinde geniş arşivleri etkileyecek sorunlara yol açacaktır.
4- OOXML'in kullandığı standart olmayan teknolojiler:
OOXML, VML ve OOMML gibi henüz uluslararası kurumlar tarafından standart ilan edilmemiş bazı teknolojileri yoğun bir şekilde kullanmaktadır. Bu teknolojiler patentli teknolojiler olup, kullanımları aşamasında tüm üreticiler tarafından kullanılması mümkün olmayabilir. Standart olmayan ve artık geliştirilmeyen bu teknolojilerde üreticilerin kendi ihtiyaçları doğrultusunda yapacağı geliştirmeler diğer üreticiler tarafından kullanılamayacağından, OOXML destekleyen her programın uyumlu çalışması mümkün olmayacaktır.
5- Belirtimin Yetersiz Kalması
ECMA tarafından ilan edilen ve ISO'nun FastTrack sürecinden geçen OOXML belirtimi, bazı önemli konularda yetersiz kalmaktadır. Bu konuların en önemlisi, OOXML ile birlikte kullanılabilecek makro API'sinin ve makro yöntemlerinin belirtilmemesidir. Makrolar özellikle çalışma kitaplıklarında kullanılan ve o dosya üzerinde çalışan kullanıcıya ciddi anlamda zaman kazandıran uygulamalar geliştirmeyi sağlar.
OOXML makrolar ile ilgili bir belirtimde bulunmadığından her üretici kendi makro yapısını yaratabilecektir. OOXML uyumlu olmasına rağmen makro kullanan belgeler, belli bir üretici tarafından üretilen program dışında başka bir OOXML uyumlu programla açılmaya çalışıldığında makrolar tanınmayacağı için düzgün görüntülenemeyecektir. Bu yüzden iki farklı OOXML uyumlu program kullanan iki kurum arasında makro içeren belgeler transfer edildiğinde bu belgelerin çalıştırılması ve kullanılması mümkün olmayacaktır.
Bu durum aynı zamanda bir güvenlik riskini de beraberinde getirmektedir. Geçtiğimiz on yılın başında ortaya çıkan makro virüsleri yayıldıkları belgelerdeki makro API'leri belli olduğundan dolayı üçüncü parti güvenlik yazılımları tarafından tespit edilebiliyordu. OOXML ile birlikte üreticiler kendi makro API'lerini oluşturup bunları paylaşmayacaklarından dolayı 3. parti güvenlik yazılımlarının bu belgelerin güvenli olup olmadığını değerlendirmesi mümkün olmayacaktır. Bu sebeple bir kurumu etkileyebilecek herhangi bir güvenlik sorunu, ilişkili tüm kurumlar arasında hızla yayılmasını sağlayacaktır.
6- Belirtimin Karışıklığı
OOXML, gerek ISO tarafından kabul edilen gerekse ECMA tarafından ilan edilen iki belirtimde de aşırı karışık bir teknik doküman sunmaktadır. 7.200 sayfayı aşan OOXML belirtimini yüksek bir uyum oranıyla gerçekleyecek ve rekabete açık programların yapılması pratik olarak uzun süre alacağından, OOXML devletleri tek bir üreticiye mahkûm kılar konuma getirecektir.
B- Patent ve Hukuki Sorunlar
OOXML'de 280'den fazla patentli teknolojiye doğrudan atıf yapılmıştır. Bunun yanı sıra patentli bazı teknolojilere ise dolaylı yoldan atıfta bulunulmaktadır. Patentlerin sahibi Microsoft firması, hazırladığı lisans sözleşmeleriyle OOXML standardını destekleyecek programları üretecek üyelere patentten kaynaklanan haklarını kullanmayacağını belirtmiştir. Raporun taslak metninde de kabul edilen ODF'nin aksine Microsoft bu dava feragatini ancak belirli şartların gerçekleşmesine bağlamış ve Genel Kamu Lisansı gibi önemli özgür yazılım lisansları ile uyumluluğu tartışılabilecek bazı şartları hazırladığı lisanslara dahil etmiştir.
Bu yüzden OOXML ile uyumlu programlar üreten tüm üreticiler, Microsoft ile patent konusunda sorun yaşama riskini her an taşıyacaklardır.
1- OSP ve CNS
Microsoft, OOXML üzerinde sahip olduğu patentlerin üçüncü parti yazılım firmaları tarafından kullanılmasını sağlamak amacıyla iki adet lisans çözümü sunmuştur. Bu çözümler OSP (Açık Spesifikasyon Sözü) ve CNS (Dava Etmeme Akdi) olarak adlandırılmaktadır. OSP, Microsoft tarafından daha önce de kullanılmış olan bir lisans yapısıdır. Bu yapıda Microsoft, OSP kapsamına aldığı belirtimlerden kaynaklanan patent haklarını bu belirtimleri kullanan programlar üreten 3. kişilere karşı, belli şartları sağlamaları halinde kullanmayacağını belirtmiştir. Bu şartlardan en önemlisi, 3. parti üreticinin Microsoft ile ilgili herhangi bir hukuki ihtilaf içinde olmamasıdır. Mevcut ihtilaf hallerinde Microsoft, bu üreticilere karşı belirtimlerin kullanılmasını engellemek hakkına sahiptir. Bu durum 3. parti üreticilerin Microsoft ile rekabetini engelleyecek bir hal teşkil etmektedir.
OSP ile ilgili diğer bir hukuki sorun ise alt lisanslama ve diğer özgür yazılım lisansları ilişkili sorunlarıdır. OSP her kullanıcıya özgü ve diğer kullanıcılardan bağımsız bir lisans modeli sunmaktadır. Bu lisans modelinde Microsoft, her bir kullanıcıya lisans hakkı vermektedir. Bu durum ilk etapta normal gibi gözükse de, bir lisans kullanıcısının bu hakkını bir başkasına devretmesinin mümkün olup olmayacağı belli değildir.
CNS ise dava etmeme akdi olarak Amerikan Özel Hukuku'nda kabul gören bir anlaşma türüdür. Türk ve Kıta Avrupası Hukuk Sistemi'nden farklı olan Amerikan Hukuk Sistemi'nde, bir kurum ya da kişinin bir konu ile ilgili dava haklarından o konu ile ilgili herhangi bir ihtilaf olmadan tek taraflı olarak ve geri dönülmez bir biçimde vazgeçmesi mümkündür. Bu feragatin olası bir Türk üreticinin ürettiği programın Türk Mahkemeleri'nde dava olması durumunda geçerliliği tartışma konusu olacağından, CNS de OSP'de olduğu gibi açık ve kesin bir güvence sunmamaktadır.
2- Amerikan Ticaret Kanunu Engelleri
ABD hükümetinin çeşitli nedenlerle ticari ambargo uyguladığı ülkelere, Amerikan şirketlerinin ve bu şirketlere ait patentli teknolojileri kullanan şirketlerin ticaret yapması yasaktır. Bu sebeple, bir evrensel standart olma "iddiasındaki" OOXML, her ülkede (Örneğin; Küba, Suriye, K. Kore ve İran) kullanılamayacaktır.
C- Standartlaşma Sürecinde Yaşanan Sorunlar
OOXML henüz ISO tarafından ilan edilmiş bir standart değildir. ISO kurallarına göre herhangi bir aşamada itiraza uğramış olan bir standart taslağı kabul edilmiş olsa bile standart olarak yayınlanamıyor. An itibariyle ISO üyesi dört ülkenin (Güney Afrika, Hindistan, Brezilya, Venezuela) OOXML'e karşı itirazı bulunmaktadır. Bu yüzden değişebilmesi muhtemel olan bir metin olan DIS 29500'ün birlikle işlerliğe esas alınması, taslak metnin değişmesi durumunda ortaya çıkabilecek farklar nedeni ile kurumlar arası iletişim kurulmasını engelleyecektir.
ECMA tarafından yayınlanan metin ise uluslararası geçerliliği sorgulanabilir ve değiştirilmesi ile düzenlenmesi, ISO kurallarından çok daha basit prosedürlerle yapılması nedeniyle birlikte işlerliği etkileyecek sonuçlara yol açacaktır.
D- Rekabet ve Uyumluluk Sorunları
OOXML yukarıda sayılan nedenlerden dolayı açık bir standart olarak yola çıkmış gibi görünse de aslında tek bir üreticiyi işaret eden bir yapı çizmektedir. Hakkında özellikle rekabet yüzünden çeşitli soruşturmalar açılan ve WTO TBT anlaşmasına aykırılığı tartışılan bir standardın birlikte işlerlik rehberine dahil olması, kurumları açık ve sürekli erişilebilir standartları kullanmak yerine bir firmanın ürettiği ve başka üreticiler tarafından ne kadar gerçeklenebileceği belli olmayan programlar kullanmaya itecektir.
E- OOXML ve ODF
Tüm bu çekincelerin yanı sıra rehberin ilgili kısmında tavsiye edilen standart olan ISO 26300 OpenDocument (ODF), OOXML ile karşılaştırıldığında çeşitli avantajlara sahiptir.
OOXML'in ISO'da kabul edilen ve hâlâ ilan edilmeyi bekleyen belirtimi henüz bu belirtimin asıl sahibi ve ilk destekleyeni olan Microsoft şirketinin geliştirdiği MS Office ürün ailesi tarafından bile desteklenmemektedir. ECMA tarafından ilan edilen belirtimi ise sadece kendisine özgü değişiklikler yaparak Microsoft desteklemekte. Beta ya da kısıtlı destek veren diğer programlar da kurumların kullanımına yetecek kadar destek vermemektedir. Popüler ofis programları üreticileri, OOXML konusunda ISO'nun tavrını beklemekte olup, eğer standart ilan edilirse ECMA'nın belirtimini değil, ISO'nun belirtimini baz alacaklarını belirtmiştir.
Bu bilginin ışığında bakıldığında, OOXML'in bu hali ile rehberde tavsiye edilmesi durumunda OOXML kullanmayı seçecek kurumların satın alacağı programlarda hangi belirtimin kullanılacağını seçmesi gerekecektir. İki farklı belirtimi destekleyen iki programın seçilmesi durumunda ise kurumlar arasında OOXML tabanlı belgeler kullanılmasına rağmen gönderilen belgeler düzgün görüntülenemeyecektir.
ODF ise Microsoft Office programının da destek vereceğini açıklamasıyla birlikte, piyasada kurumsal kullanıma da uyan tüm önemli ofis programları tarafından desteklenebilir hale gelmiştir.
ODF, tüm belirtimleri açık olan, güvenli, hızlı ve kolay gerçeklenebilir bir yapıyı sunmaktadır. OOXML ise yukarıda açıklanan teknik nedenler nedeni ile birlikte çalışmadan çok tekelleşmeyi amaç edinen, uyumluluk ve gerçekleme problemlerine gebe bir yapıdadır.
ODF'nin bakım ve sürüm politikası daha önceden belirlenmiş ve ODF bu politika çerçevesinde geriye uyumlu olmak üzere güncellenmektedir. OOXML'in ise bakım ve sürüm politikası ile ilgili herhangi bir belirleme bulunmamaktadır.
ODF üzerinde de patentler bulunmasına rağmen patent sahiplerinin patentlerine bağlı hakları kullanmayacaklarına dair feragatleri, OOXML'in aksine sınırlı ya da özgür yazılım lisansları ile uyumsuz değildir.
ODF, ISO tarafından ilan edilmiş ve uluslararası kabul görmüş bir standarttır. OOXML ise henüz bir ISO standardı değildir.
ODF, tüm üreticiler tarafından gerçeklenebilecek, rekabetçi bir yapıya izin vermektedir. Bu sayede aynı işi yapan programlar arasında rekabet oluşacak ve daha ucuza daha yetenekli programlar temin edilebilecektir. Lisans bedellerinden yaşanacak bu tasarruf, ulusal çıkar anlamında da katkı sağlayacaktır. OOXML ise sadece belli üreticiler tarafından desteklendiğinden, bu rehbere girmesi durumunda kullanıcıların tek bir üreticiden yazılım almasına neden olacağından, bu üreticiye bağımlılık söz konusu olacaktır.
Tüm bu sebepler ışığında, bizler özgür yazılım topluluğunun temsilcileri olarak, bu rehberde henüz standart olarak ilan edilmemiş, gerçeklenmesi konusunda sorunlar olan, rekabetçi olmayan bir dosya biçiminin yer almasını istemiyoruz.



















