CeBIT Fuarı'nda Altı Güzel Gün

Bir süre önce CeBIT Eurasia 2008 Fuarı'ndaki ilk iki günümüzü anlatan bir haber yazmış, CeBIT'in en civcivli zamanlarına denk gelen günlerde olan biteni sizlere aktaramamıştık.

Öncelikle şunu söylemekle başlayalım işe: CeBIT Eurasia'nın en hareketli standlarından biri olan Pardus standında, TÜBİTAK UEKAE'nin ev sahipliği sayesinde, kullanıcılar sadece geliştirici ya da proje yönetimiyle değil, kendileri gibi kullanıcılarla buluştular. Pardus'u kullanıcılarının tanıttığı CeBIT etkinliği, topluluğun da buluşması/tanışması açısından güzel bir olanak sağladı. Bizlere yöneltilen bir soruyu cevaplarken, aslında forum üzerinden birbirimizi çok iyi tanıdığımızı öğrendiğimiz, pek çok güzel tesadüf yaşanmadı değil :).

(...)

Her yer turuncuFuarın en hareketli günlerinden biri olan üçüncü gün yani perşembe günü, Pardus standında özellikle kamu kurum bilgi işlem yöneticilerini ağırladığımızı söyleyebiliriz. Kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin ağzından iki özgür yazılım ürününü sık sık duyduk: OpenOffice.org ve Pardus.

Kapalı platformların yüz binlerce doları bulan lisans/güncelleme bedellerinden, virüs ve diğer güvenlik sorunlarından bıkan BT yöneticilerinin özgür yazılıma ve Pardus'a yönelişlerini gözlemlemek, bizim açımızdan ilginçti. İlginç, çünkü söz konusu kurumların özgür yazılıma yönelimlerinin ardında, aslında ne Başbakanlığın son genelgesi ne de tam olarak yüksek lisans bedelleri var.

Açık konuşmak gerekirse, laf arasında "Hesapladık, yılda ortalama 40.000 dolar para ödemişiz. Birileri dur demezse paşa paşa ödemeye de devam eder bu devlet" diyen kamu kurumlarının asıl sıkıntısı, Vista'ya geçememek! Şaka değil bu, çünkü Vista'ya geçişin maliyeti sadece yeni lisans alımlarıyla sınırlı değil. Vista'nın performanslı çalışmak için 2 GB RAM'e, Pentium IV işlemciye, güncel bir grafik kartına, kısacası yeni bir bilgisayara ihtiyacı var! Kamu kurumlarının mevcut makine parklarının büyük bir kısmını çöpe atmaları anlamına gelecek bu "geçiş"in üzerine; bir de ofis paketi, antivirüs ve zamanında XP için üretilmiş ama yeni sistemle artık uyumsuz olan üçüncü parti yazılım çözümlerinin maliyetleri biniyor.

Delirmeye az kaldıBu yılki CeBIT Eurasia 2008 etkinliğinde Pardus'a geçiş yapmayı düşünen kişi ve kuruluşlara, bu göç süreçlerini kolaylaştıracak yeni işbirliklerinden de bahsedildi. TÜBİTAK UEKAE Müşteri İlişkileri ve İş Geliştirme departmanından sevgili Tuğçe ve Cüneyt'in aktardığı bilgiler; Pardus'un sürdürülebilir bir dağıtım olma hedefini aşıp, bu dağıtım ve çevresinde oluşacak açık kaynak ekosistemi aracılığı ile özgün teknolojik katkı yaratmaya doğru yol aldığını gösteriyordu.

"Pardus ekosistemi" derken, çözümlerini Pardus üzerinde sunmayı düşünen/isteyen firmalar tarafında da nicel bir artış göze çarptı. En azından şunu çok rahat gözlemlediğimizi söyleyebiliriz: "Yazılımlarınızı Wine ile çalıştırmaya uğraşmak yerine, üretici firmaları sıkıştırın" söylemimiz yavaş yavaş karşılığını buluyor :). Pek çok yerli yazılım üreticisi firmanın "Müşterilerimizden çok sayıda Pardus talebi almaya başladık" demeye başlaması, müşteri taleplerinin piyasada "asıl belirleyici" olduğunu göstermesi açısından anlamlıydı.

(...)

Pardus'a dair pek çok soruyu cevaplamaya çalıştık. Her sabah yeni gelen arkadaşlara standda nelere dikkat edecekleri, hangi davranışların yasak olduğu gibi konuları içeren küçük eğitimimiz, iki gün sonra küçük bir görev paylaşımı toplantısına dönüşmeye başlamıştı bile :). Bir süre sonra, oyunlara dair soruları Deniz Ege Tunçay ve Anıl Çağlar Saka, topluluğa dair soruları Ali Işıngör, Akın Ömeroğlu ve Seda Akay, teknik konuları Uğur Çetin, robotik ve elektronik mevzularını Cihan Okyay, PHP ve web geliştirme araçlarına dair merak edilenleri ise Ahmet Aygün ve Hüseyin Berberoğlu cevaplandırıyordu! Kamu kurumlarının toplantı isteklerine ise TÜBİTAK UEKAE'den aramıza katılan sevgili Cüneyd Bağcıoğulları, Tuğçe Engin ve Işıl Poyraz durmaksızın yanıt verdiler. Standı ziyaret eden ve Pardus'a olan beğenisini ve ilgisini gizlemeyen basın mensuplarının ise sorularına ise gerek canlı yayınlarda gerekse diğer ropörtajlarda, proje yöneticimiz Erkan Tekman cevap verdi.

Standımızda birbirinden farklı konularda uzmanlaşmış pek çok kullanıcımızın bulunduğunu söylemeden olmayacak. Örneğin, perşembe günü Wacom Cintiq tabletle yaptığı şov ile koridorun tıkanmasına yol açan çizer/grafiker dostumuz Aydın Gündüz. Sevgili Aydın'a buradan bir kez daha teşekkür ediyoruz.

İnciPardus standında Cumartesi günü sevgili Gürer Özen ile robot İnci'yi de ağırladık :). Gürer, Çetin ve Tekin'in birlikte tasarladıkları İnci, omni hareket yeteneğine sahip, Pardus 2008 ve ve çeşitli özgür yazılımlarla çalışan bir robot. Yüz tanıma özelliğiyle karşısındakini izleyen İnci'nin ansızın soru sorduğunda gerçekleşen diyaloglar unutulmazdı:

İnci: Merhaba nasılsın?

Ziyaretçi: Anam! (kısa bir şaşkınlıktan sonra)  İyiyim, CeBIT'i dolaşmaya geldik ailece...

İnci: Peki, hangi takımı tutuyorsun?

Z: Beşiktaş?

(...)

Pardus standında altı gün boyunca, eğer yanlış saymadıysak, topluluktan 40 kadar arkadaşımız görev üstlendi. Fuar süresince forumda yükselen "Orada neler oluyor, merakta bırakmayın bizi!" gibi sorulara cevap verecek vakit bulamadıysak, lütfen kusurumuza bakmayın...

Bu haberimize son verirken; CeBIT süresince standımızda görev üstlenen, standımızda bizleri ziyaret eden, Çorum'dan bize taze leblebi ve susamlı çerez gönderen (Evet, bunu da yaşadık!), sadece Pardus standı için sınıfça otobüs kiralayarak CeBIT'e gelen ve gelemeyen herkese bir kez daha teşekkür ediyoruz. Böylesine güzel bir topluluğun parçası olduğumuz için ne kadar gurur duysak azdır...

Gelecek etkinliklerde buluşmak üzere...

Aile fotoğrafı

Ayaktakiler (soldan sağa): Ahmet, Deniz Ege, Cihan, Ülkü, Serbülent, Gürer, Akın, Ulaş, Tekin, Süha, Uğur, Çağlar, Seda

Ön sıra (soldan sağa): Çetin, Ekin, Deniz, Ali, Anıl Çağlar, Hüseyin

yazdır
Son güncelleme: 20 Ekim 2008