24
Oca
Pardus 2007 ile tanıştım sanırım Linux ile. Ağ bağlantı sorunum vardı, düzeltememiştim bir türlü, Ubuntu kurmuştum ben de. Ya 7.04 sürümü ya da 7.10 sürümü olsa gerek. O sıralar Windows'tan kopamıyordum pek, ben de Ubuntu 8.04 ile Windows'a elveda dedim, bir daha da kurmadım bilgisayarıma. Gerçi bu kullanmadım demek değil, el mecbur, çıkıyor bazı yerlerde insanın karşısına.

O zamandan bu yana çok şey değişti Linux için. Çok şey gelişti, topluluklar büyüdü, kullanıcı sayısı arttı, kullanım rahatlığı arttı, hatta hayatında hiç Linux görmemiş adamları oturttum, kendi başlarına müzik dinlediler, Msn'e girdiler, internette fink attılar.

Gel gelelim Linux'ün eksikleri hâlâ tam olarak kapanamadı. Windows'tan iyi yanları her tarafta yazıyor zaten, ben de Windows'tan Linux'e geçmek isteyenler için Linux'ün eksik yanlarına bakalım dedim biraz.

1- Windows için yazılmış programların yeterince verimli çalışmaması:
İlk bakışta çok saçma ve komik bir sorun gibi gözükse de gerçekten de saçma ve komik bir sorun. Ama ne yapalım, hayat böyle. İnsan yıllarca Windows kullandıktan sonra Windows'taki özellikleri arıyor duruyor. Sanırım genç kitle için en önemli özellik de bilgisayar oyunları.

Elbette ki Wine sağ olsun, Windows programlarının çoğunu Linux kurulu bilgisayarlarımızda çalıştırabiliyoruz. Yalnız kimisi yavaş çalışıyor, kimisin çalıştırmak için bin bir çeşit ayar gerekiyor, kimisi hiç çalışmıyor. Bu durumda Windows'tan Linux'e geçecek çocuk "Aman yeaa!" demekten alamıyor kendini.

2- Video aktarımlı konuşma sorunları:
Webcam'im olmadığı için zaten deneyemedim ama sağdan soldan duyduğum kadarıyla çoğu programda çalışmıyormuş. Çalışanlarda da sorunlu oluyormuş. Mesela bir arkadaşın bilgisayarında görüntü baş aşağı gözüküyor. İlginç.

3- Flash ile ilgili problemler:
Flash ile yapılmış internet uygulamalarında genelde sorun oluyor. Yavaşlık, donma, Türkçe karakter sorunları, ses problemleri vesaire. Bilgisayardan bilgisayara değişiyor zaten bu. Mesela ev arkadaşım kullandığı Ubuntu yüklü sisteminde sorunu olmadığını iddia ediyor. Şimdi Türkçe karakter sorununu kontrol edecek. Etti, Türkçe karakter problemi var. Başka problem de yok. Mis. Bende var ama. :'(

4- Video oynatma programları ile ilgili eksikler:
Doğru düzgün tek bir program var; o da SMPlayer. Diğer programların kimisinde altyazı problemleri, kimisinde görüntü problemleri var. VLC'ye de uyuz oluyorum. SMPlayer da sorun çıkardı mı tamamdır. Gel gör ki SMPlayer ya da bir başkası Windows'taki KMPlayer kadar iyi çalışamıyor. Böyle de bir uyuzluk var.

Açıkçası başka da gelmiyor aklıma. Kullanım desen Windows'tan kolay, hız desen apayrı bir olay. Zaten virüs derdi de yok, en güzel yanı da o belki de. Linux kullanan birisi şu yazdığım dört eksiği görünce abarttığımı düşünecektir. Böyle düşünecek olmasının nedeni abartıyor olmam tabii ki. Youtube'da şöyle bir gezdikten sonra bilgisayarımda haftalık indirdiğim 720p animeleri izleyebiliyorum. Canım sıkıldığında bir oyun açıp etrafta koşturarak ateş edebiliyorum falan. Rahat yani.

Ancak eminim ki aklıma gelmeyen ya da bana eksiklik gibi gelmeyen daha başka şeyler de vardır. Özellikle bu konuda ekleme yapmak için çekinmeyin lütfen.
Epeydir KDE 4 serisini kullanan dağıtımlar var bilgisayarımda. Sanırım ilk olarak Pardus 2008 kullanırken KDE 4'e "Abi ne güzel yaaa!" diye atlamıştım. Sonra uzunca bir süre Kubuntu'nun kahrını çektim, şimdi de Pardus 2009.1 kurulu bilgisayarımda.

Ev arkadaşım zırt pırt "Gnome dururken ne KDE'si?" diye söylense de uzunca bir süre KDE'den vazgeçmedim ama sabrımın sınırlarını zorlamaya başladı KDE. Gnome'a dönmeyi düşünüyorum artık. Lakin kararımda emin de değilim. KDE 4 serisindeki rahatlık (en azından yapmaya çalışmışlar, gelişiyor da) düzen, güzellik, kullanışlılık, kısaca çekicilik yok Gnome'da.

Yine de KDE'nin eksikleri yok da değil elbette.
20
Ara
Film gayet güzeldi. Epey beğendim, eheh.

Filmden sonra inmiş olan Urban Terror'e girmeyi düşündüm ancak ekran kartı sürücümü yüklemeyi unuttuğumu farkettim. Ekran kartım ATI marka olduğundan Pisi'yi açıp ati-drivers adlı paketi yükledim. Sonra Tasma'yı açıp Sistem Seçenekleri >> Görüntü yöneticisi'ne girdim. Girişte bir uyarı mesajı fglrx sürücüsünü aktive etmek isteyip istemediğimi sordu. "Hell yeah!" dedim.

Sonra oyuna girmeye çalıştım ancak oyuna giremiyorum. Hatta şimdi bir daha deneyeyim.
Olmadı. Ekran çözünürlüğü düşüyor sadece. Oyuna girmiyor. Ben de CTRL+ALT+BACKSPACE tuş kombinasyonunu kullanarak X'i yeniden başlattım. Yalnız bilgisayar açılışında Num Lock'un otomatik olarak açılmasını ayarlamayı unutmuşum, şimdi onu bulayım. Tasma >> Çevre Birimleri >> Klavye bölümünden KDE açılışında Num Lock'u aç diye şey ettim. Olmuştur hehalde. :P

Ha, bir de Amarok'u açtım. İlk açılışta şarkılarımı nerede tuttuğumu sordu. Ben de yanıtladım. Şarkıları taraması epey sürdü ancak şimdi güzel güzel çalışıyor. Bir de Last.Fm ayarlarını yaptım. Dinlediklerimi Last.Fm'e yolluyor. Hatta açayım bir Echoes, kulaklarımız şenlensin, değil mi azizim?
19
Ara
Bilgisayarın ilk ayarlarını yaptıktan sonra güncellemeleri yapmak güzel bir seçim olacaktır. 19 Aralık 2008 Cuma tarihinde yaptığım güncellemeler 290 Mb civarındaydı. Bunun için PİSİ'yi açtım, güncellemeler sekmesine gelip tüm güncellemeleri seçtim (belki de yanlış bir karar, işime yaramayan bir sürü program var ama kota sorunum yok en azından. :P) ve 40 dakika kadar bekledim. Sistem kurulumu sırasında yemek almaya gitmiştim, bu 40 dakika boyunca da aldıklarımı yedim, eheh.

NOT: Bundan sonrası (hatta azıcık da öncesi) Pardus günlüğüm olarak devam edecektir.

Güncellemeler bittikten sonraki ilk işim SMPlayer'ı indirmek oldu. Bilgisayarda hâli hazırda bulunan medya oynatıcılar ne yazık ki istediklerimi veremiyor bana. Denediklerim arasında da en güzeli SMPlayer'dı. Şimdi 700 Mb'lık Urban Terror (FPS) indiriyorum. Tabi bu işlem biraz süreceği için indirdiğim SMPlayer'la film izleyeyim dedim. Bilgisayardan çıkan ses az geldi, sesi sağ alttaki ikondan yükselttim; altyazıda Türkçe karakter desteği yoktu altyazı ayarlarından iso-8859-9'u seçtim. : ) Ve şimdi Network filmini izlemeye başlıyorum.
Bilgisayarımıza Pardus'u kurduk, bilgisayarı yeniden başlattık ve karşımıza Kaptan Masaüstü çıktı. Bilgisayarın bazı temel ayarlarını burada yapacağız. Aslına bakarsanız pek önemli bir şey yok. Fare tuşlarını ve hareketini, paneli ve yerini, kaç masaüstümüz olacağını, arkaplanı, ağ detaylarını ve PİSİ'yi (paket yöneticisi) ayarlayacağız. Önemsizleri geçerek ağ kısmına geliyorum. : )

Ağ kısmına geldiğinizde ilgili aygıtınızı seçin (ethernet kartınız ya da kablosuz ağ aygıtınız) alttaki "oluştur" butonuna basın. Sonra açılan pencerede ben her iki ayar grubunu otomatik olarak ayarlamasını seçsem de isteyenler ip adreslerini kendileri girebilir.

Paket kısmında PİSİ'yi sistem tepsisinde göstermesi ve otomatik olarak güncellemeleri kontrol etmesi sizi güncelleme kontrol etme zahmetinden kurtaracaktır. Katkı deposunu eklemeyi unutmayın. Yoksa bir sürü güzel programdan mahrum kalırsınız.

Tabi bu ayarları illa bilgisayarın ilk açılışında yapmak zorunda değilsiniz. İstediğiniz anda bu ayarlamaları TASMA'yı açarak yapabilirsiniz.
Bilgisayarınıza Pardus kurma için şuradaki adımları takip etmeniz gerekecek:
http://www.pardus.org.tr/belgeler/kurulum_nasil.html

Yalnız oradaki yönergelere bir iki ekleme yapmak istiyorum:
1- Yarattığınız kullanıcıya yönetici haklarını vermeyi unutmayın. Hatta otomatik giriş olayını da hallediverin.

2- İşletim sistemini kuracağınız disk bölümünü önceden hazırlayın ve veri kaybı olmasını engellemek için disk bölümlendirme yöntemini seçme adımında diski kendiniz bölümlendirmeyi seçin.

3- RAM miktarınızın yarısı kadar bir swap (takas) alanı oluşturun. Boyutunun illa RAM miktarının yarısı olmasına gerek yok tabi. : )

4- Özellikle başka bir işletim sistemiyle beraber kullanacaksanız (mesela Windows) açılış diskinin başına sistem yükleyicisini (GRUB) yüklemeyi unutmayın.
(Bu noktada GRUB'ın ne olduğunu birazcık anlatayım: GRUB [daha doğrusu GNU GRUB] bilgisayarı hangi işletim sistemi ile çalıştırmak istediğinizi size sorar. Siz de ekrandaki işletim sistemi seçeneklerinden birisini seçersiniz. Pardus kurulumunda size GRUB'ı nereye yüklemek istediğinizi sorar. Birden fazla diskiniz varsa ve ilk kez GRUB yükleyecekseniz açılış diskinin başına kurun. Eğer kurmazsanız bilgisayarınızın mbr'ı [master boot record, GRUB'ın kurulacağı yer, diskin ilk 512 byte'ı] Windows'u açmaya [tabi Windows'un yanına Pardus kuruyorsanız] hevesli olduğu için sisteminizde kurulu olduğu hâlde Pardus'u başlatamazsınız. Bu nedenle GRUB'ı kurmayı unutmayın. : ) )

Pardus kurulumu tamamlandığında bilgisayarınızı yeniden başlatmanız gerekecek. Cd'yi çıkarın (otomatik olarak çıkarıyor zaten) ve bilgisayarı yeniden başlatın. Sizi Kaptan Masaüstü karşılayacak.
18
Ara
Arkadaşlar, birkaç gün içerisinde bilgisayarımda sadece Pardus 2008.1 yüklü olacak. Yükleme işleminden sonra yapacağım her önemli işlemi buraya düzenli bir biçimde not düşeceğim. Böylece ufak bir rehber hazırlanmış olacak. Şimdilik ağ üzerinden Ubuntu ile dosya paylaşımı sorunum var bir tek. Onu aştıktan sonra güzel güzel yazarım artık.

Aranızdan Linux'a geçmek isteyen, az çok merak eden varsa -her ne kadar benim de çok bilgim olmasa da- yardımcı olmaya çalışacağım. Bu yüzden "Aman ben beceremem bunu!" diye düşünüp de bilgisayar hayatlarındaki bu önemli değişikliğe çekinerek yaklaşanlar varsa yanınızda olacağımı belirtir, düzgün kuramadığım cümlemi burada sonlandırırım. :P