11
Haz

It was a very warm summer day in the year 1990, I was 5 years old. We went shopping with my mum and sister and after the  shopping spree we had a lot of heavy shopping bags to carry back home. The problem was we had a very long way to walk back home and my mum and sis started complaining that the bags were hurting their hands. So I started thinking. I found a strong stick on the road and told my mum to hang all the bags on it so she and my sister could equally share the weight of the bags without hurting their hands by holding both ends of the stick… I remember how my mum was amazed by the idea of a 5 year old and I remember how much I enjoyed creating solutions to everyday problems. Well to be honest, I still do.

We all have removable devices such as USB Hard disks on our desks, USB Flash Disks in our pockets, SD Memory Cards from our cameras… etc that we frequently format “through the command line or some complicated partition managers”.

Thus I’ve created Quickformat, which is a solution to one of your daily problems; Formatting a removable disk “easily”. It is incredibly intuitive, easy to use and integrated to KDE’s file manager Dolphin. Quickformat can be tested with Pardus 2011.1 Beta.

Ok, now it’s time to explain how to use it.

  1. Insert a removable disk to your computer.
  2. Open Dolphin.
  3. Right click on your disk icon. (Left click for left handed)

    Access Quickformat from Dolphin

  4. Select format.

    Quickformat

  5. Quickformat recognizes your current partition format and automatically selects it as default. You can change the partition format to Ext2/3/4, FAT32 or NTFS if you like.

    Choose a file system

  6. If you want you can change it’s label.
  7. Then simply click format.
  8. A fancy notification will appear informing you the status of the operation.
  9. If the formatting is completed without any problems you will see the success message.

And thats how easy it is.

Access Quickformat Anywhere

You can also run Quickformat outside Dolphin.

  1. All you have to do is run Quickformat from your KDE menu.

    Access Quickformat from KDE Menu

  2. If you have already inserted your disk select it from the drop down list.

    Select your disk from the list

  3. If you haven’t inserted your disk, you can insert it now and quickformat will automatically recognize it instantly.

    Quickformat recognizes your disk instantly when you insert it

  4. Then you can simply click format to start formatting.

    Quickformat is formatting the selected partition

  5. When the format is completed successfully quickformat will notify you.

    Formatting is completed

A better user experience: Pardus

Lots of us suffer from the unbelievably “inhuman” user interface of KDE. There are thousands of rubbish floating everywhere on the desktop just because an ordinary programmer /engineer only asks the question “can we do it?” rather than “should we do it?” when starting a project or adding a feature. Of course in a perfect world UI / graphic designers and artists should be involved in such activities not everyone who knows programming.

At Pardus, we do our best to give users an extraordinary experience of beauty, simplicity and usability like they have never experienced in any Linux distribution before. This is why we need artists, not only programmers. Feel free to contribute if you think you are an artist.

Talk to me nerdy

Quickformat is written with Python 2.7. The user interface is Qt. Disk information is brought to you by KDE solid. Some disk operations such as removing the partition flags and setting the filesystem is done with PyParted. The overlay is a derivation of the gorgeous work of Gokmen Goksel‘s PDS. The source of PDS is here.

You can find the source code here and you can report the bugs here. I’ll be very pleased to see you contribute to quickformat.

7
Mar

Yine sıkça sorulan sorulardan biri “Pardus, Linux Kernel’e ne kadar katkı yaptı?”.

Neden sıfırdan işletim sistemi yazmadınız yazımın altında çift soru işaretiyle sorulmuş bu soruya cevap verdikten sonra herkesin faydalanması için blog yazısı olarak tekrar yazmanın daha uygun olduğunu düşündüm.

Aynı raporu kendiniz çıkarmak isterseniz Kernel’i git deposundan makinenize çekip pardus.org.tr adresini grep’leyebilirsiniz.

Raporu buradan bulabilirsiniz.

Raporun içeriğini yapıştırmamam konusunda beni kibarca uyaran Oğuz Yarımtepe’ye teşekkür ederim.

5
Mar

Pardus, bir işletim sistemi çekirdeği olan Linux ve Linux üzerinde çalışmak üzere geliştirilen yazılımların bileşkesidir.

Masaüstü olarak KDE kullanmaktadır.

Pardus, MÜDÜR, PiSi, ÇOMAR, Paket – Ağ – Ekran – Kullanıcı Yöneticisi, Kaptan gibi Pardus geliştiricilerinin yarattığı ve dünya çapında olumlu tepkiler alan teknolojileri ve yazılımları barındırır.
MÜDÜR diskleri kullanıma hazır hale getirmek gibi temel açılış işlemlerini yapar

ÇOMAR bir yazılımın yapılandırma dosyalarını yönetirken bir programlar için ortak fonksiyonlar içeren bir API’dir de aynı zamanda. Diyelim ki bir programcı Pardus için tek tuşa basarak bilgisayarı internete bağlayan bir arayüz geliştiriyor. Bunun için o butonun, basitleştirilmiş ve kaba tabirle comar.network.device.connect() fonksiyonunu çağırması yeterli olacak. Burada ÇOMAR’ın sağladığı kolaylığı ve güvenliği görebiliyoruz.
Yine kaba bir tabirle kullanıcı yetkileri de ÇOMAR üzerinden geçerek ilgili yerlere ulaşır.

PiSi ise Pardus’un paket yönetim sistemidir (bkz. Package Management System). Özetle tek bir komut veya tıklama ile sisteminize istediğiniz programı kurmanızı sağlayan karmaşık sistemin çekirdeğidir.

Paket Yöneticisi altyapısında PiSi’yi kullanarak kullanıcılara yazılım yüklemeleri için bir arayüz sunar.

Kaptan, Pardus ilk defa açıldığında masaüstünüzü kişiselleştirmenize yardımcı olur.

Kaptan

Bunların dışında yaptıkları iş isimlerinden belli olan:
Ağ Yöneticisi, Ekran Ayarları, Kullanıcı Yöneticisi, Açılış Yöneticisi gibi son kullanıcının kesinlikle komut satırına uğramadan ayar yapabildiği yazılımlar yaratılmıştır.

Pardus, bütün bunlara ek olarak geliştiricilerden ve kullanıcıların oluşturduğu Pardus Topluğundan meydana gelir.

Teknolojilerimiz birçok uluslararası konferansta sunuldu, oldukça başarılı bulundu ve olumlu tepkiler aldı.

Bu soru “Neden hazır çekirdek ve masaüstü ortamları kullandınız?” ile aynı aslında ve belki de en sık karşılaştığımız soru.

Tanenbaum - Operating Systems

Kısaca

Pardus bu amaçla başlatılmadı ve bu amaçla Tübitak’tan destek almadı. Projenin kapsamı bu değil.

Uzunca

Soruya soruyla cevap veriyorum çoğu zaman “Her program yazan insan o programı yazmadan önce bir programlama dili yaratıp sonra o dil üzerinde mi programını geliştiriyor?”
Bir program yazacağımız zaman hepimizin önce seneler süren bir çalışmayla yeni bir programlama dili yarattığını daha sonra yaratılan dil ile programı geliştirdiğimizi düşünün.
Böyle bir çılgınlık yapmak mümkün mü? Nesneye yönelik çağdaş bir dili 10 senede yazdıktan sonra ekrana “merhaba dünya” yazdırmak elbette mümkün.

Peki akla yatkın, hızlı, ucuz ve etkili bir çözüm mü?
Hayır. Program yazarken var olan bir programlama dili kullanıyorsunuz, hatta yetmezmiş gibi hazır kitaplıklar (#include  <stdio.h> hatırladınız mı?) kullanıp gerekli işleri yerine getiriyorsunuz (mesela printf). Hazırda bulunan dilleri ve kitaplıkları kullanarak harika şeyler meydana getiriyorsunuz, getiriyoruz.

Bütün bunların yanında Pardus Projesi, milli işletim sistemi projesi olarak başlatılmadı. Amaç bu değildir. Pardus Türkiye’de üretilen bir Linux dağıtımıdır. Bu şekliyle Tübitak’tan destek almaktadır.

“Banane, banane ben Türkiye’de yaratılmış işletim sistemi isterim” diyenler için resmi olmayan bir hesap yapalım;

Windows 7 için 2 sene boyunca 2000 kişi çalıştı. Üstelik hali hazırda 20 küsür senedir geliştirilen altyapılarının üzerine inşa etmelerine rağmen.
Bill Gates ve arkadaşlarının ilk Windows’a temel yaptığı ve bunu geliştirip geri kalanını türettiği sistem ise 50 bin dolara başkasından satın aldığı DOS.

Unix’in temeli 1965’te atıldı. Mainframe’lerin efendisi, iş dünyasının vazgeçilmezi o zamandan beri geliştiriliyor.

İşletim sistemi çekirdeği olan Linux (Linux bir işletim sistemi değildir, çekirdeğidir) 1991 yılında Linus Torvalds tarafından geliştirilmeye başlandı. İlk yıllarda 10 bin satır kadar olan kaynak kod şu an milyonlar seviyesinde. Dünya’nın çeşitli yerlerinden asenkron olarak yaklaşık 10 bin kişi tarafından geliştiriliyor.

Hayali Türk İşletim Sistemi yapıyor olalım. İsmi TürkünGücüOS olsun mu?
Türkiye’nin olumsuz şartlarında gelişecek, bilgisayar kullanıcılarının, hatta bilgisayar bilimiyle uğraşanların ön yargıları, yabancı hayranlığı, eğitimsizliği, okuma oranının sıfıra yakın olması ile kavrulacak ve magazin tadında kulaktan dolma bilgisayar mühendisliğine sunulacak olan bir işletim sistemi diyelim.

Pardus’a 4 senede 30 geliştirici kazandırdık;
TürkünGücüOS’un da aynı hızda büyüyeceğini varsayıp x senede 2000 geliştirici diyelim: x = 266 sene.

Hadi yuvarlayıp x = 250 sene diyelim. Hatta çok yanıldık diyelim, x = 50 sene olsun… Hatta muhteşem gitti herşey bazı firmalar kadar hızlı büyüdük, x = 25 sene.

Yani herşeyin muhteşem gitmesi durumunda şu anki işletim sistemleri seviyesine ulaşmak için gereken süre çeyrek asır. Çeyrek asır içinde diğer firmalarında boş durup ürün üretmeyeceğini varsayalım… En iyi koşullarda bile bu tarz bir proje için harcanacak para getirisinden çok daha fazla olacaktır.

Burada abartıp kendi programlama dilimizi de, kendi işlemcimizi, donanımımızı da hazırlayıp sonra işletim sistemimizi yapalım da derseniz ne ala. Tübitak genç beyinlere destek vermek için var. Somut bir şekilde yapabileceğinizi gösterip takım arkadaşlarınızla Tübitak’a başvurabilirsiniz. Şahsen çok isterim böyle bir çalışmanın Pardus ile paralel gitmesini.

Hızlı ve etkili bir çözüm olarak açık kaynaklı çözümleri kendine temel alan Pardus ise tekerleği yeniden icat etmeden Dünya ligineki başarılı kabul edilen dağıtımlar seviyesine 4 senede çıktı ve bu haliyle bilişime ve ekonomiye katkıda bulunuyor, dışa olan bağımlılığımızı bir kat daha azaltıyor.

Az kişiyle geliştirilen işletim sistemlerinden olan Minix, Andrew Tanenbaum tarafından Linux’tan önce eğitim amaçlı başlatıldı (Linus Torvalds Linux’u yazarken, Tannenbaum’un kitabını referans olarak kullanmıştır). Günümüzde az sayıda kişi tarafından geliştirilen Minix projesinin günümüzde geldiği noktadan bir ekran görüntüsü:

Minix İşletim Sistemi Ekran Görüntüsü - Kaynak Wikipedia

Umarım bu noktada tablo birazcık olsun canlanmıştır gözünüzde.

Bilgisayar mühendisliği öğrencileri olarak şu anda bir çoğunuz bir bilgisayar programını iyi seviyede kullanmanın mühendislik demek olduğunu sanıyor olabilirsiniz. Bu kah eğitim sistemimizin bozukluğundan, kah eğitim görevlilerinin eğitim vermeyi yalnızca teknik bilgi vermek olduğunu sandığından, kah mesleğiniz olacak bu alanı hala kendinize yakıştıramamış ya da hakkında araştırma yapmamış olmanızdan kaynaklanıyor olabilir.

Şimdiye kadar meslektaşlarımla yaptığım ayaküstü konuşmalardan edindiğim izlenimlere göre, çok iyi Windows kullanmayı bilince iyi bir bilgisayar mühendisi olunduğu sanrısı ağır basıyor. Çok iyi bilmek ne demek dediğimde ise format atmak, komut satırından bir iki komut yazabilmek, MSSQL server yüklemek, IIS başlatmak gibi durumun ne kadar vahim olduğunu anlatan cevaplar alıyorum.
Bu kitle sıkça duyduğunuz ingilizce tabiriyle “Power User”, Türkçe’ye “İleri Seviyede Kullanıcı” şeklinde çevrilip isimlendirilen kullanıcıdır.

Şöyle somutlaştırayım. Sizler;
Formula 1 yarışlarına katılacak kadar mükemmel araba kullanan kişi değilsiniz.
Formula 1 yarışçılarının kullandığı arabanın parçalarını birleştiren kişi de değilsiniz.

Siz arabanın yapılması için gereken parçaları araştıran, tasarlayan, geliştiren, nasıl birleştirileceğini anlatan kişisiniz.
Araba parçalarının geliştirilmesi için gereken hammaddeleri ise kimya, fizik, elektronik gibi dallarda yetişmiş insanların sayesinde temin ediyorsunuz.

Yani bir bilgisayarın çalışması için gereken donanım ve yazılımı tasarlayan ve geliştiren insanlarsınız.

Bir yazılımı çok iyi derecede kullanmak (komut satırı da dahil buna), parça fiyatlarından anlamak, format atmak, program ekleyip kaldırmak, çift tık ile site çökertmek bilgisayar mühendisliği değildir.

Umarım bu ucu bucağı belli olmayan zincirin içerisinde hangi halka olduğunuzu az çok anlatabilmişimdir.

Yeditepe Üniversitesi’nde Yedinci Bilgisayar Mühendisliği Öğrencileri Kongresi’nin üçüncü günü yaptığım Pardus Öğrencilere Ne Verir? başlıklı konuşma, notlar ve yansılar.
Konştuğum konuları blog yazılarına bölerek aktaracağım.

Konular

  • Pardus Nedir Ne Değildir?
  • Neden Sıfırdan İşletim Sistemi Yazmadık?
  • Pardus Nelerden Oluşur?
  • Neden Pardus Kullanmalıyım?
  • Neden Diğerleri Yerine Pardus’a Geçeyim?
  • Neden Pardus’a Katkı Vermeliyim?
  • Pardus’ta Staj
  • Stajyerleri Nasıl Seçiyoruz?
  • Google Summer of Code
  • Pardus Bana Ne Katacak?
  • Pardus Öğrencilere Ne Verir?

Bölüm 1

Bölüm 2

Bölüm 3

Bölüm 4

26
Şub

Yeditepe Üniversitesi Bilmök’teydik yine bugün. Sabahtan kalktık gittik. Saat “12:00″da sunumumuz vardı. Bilgisayar Mühendisliği Müfredatı ile ilgili konuşma bitmek bilmedi. Programı aksattıkları için geç girmek zorunda kaldık. Yapacak bir şey yoktu…

Onur, Gökmen, Gökçen, Ozan, Fatih, Mete ve ben çıktık sahneye. Hafif moderatör havasında, seyyar konuşmacı oldum. Özlemişim konuşmayı, anlatmayı. Uzun süredir de yapmadığım için paslanmışım tabi, sahnenin arkasındayken “anlatacağım” diye planladığım şeylerin yarısını unuttum. Heyecan fena şey.

Fena gitmedik yine, herkes önce kendini tanıttı. Sonra Gökçen Pardus 2011 yeniliklerine değindi. Gökmen paket yöneticisini, Mete de kendini tutamayıp fazla teknik ayrıntıya dalarak YALI’yı anlattı. Ses sistemi fazla iyi değildi. Konuştuklarımızı duyamadım çok fazla. Aslında duydum fakat anlayamadım. Birkaç kere “ses geliyor mu” diye sordum kongreye katılan seyircilere. Kendilerine bir şeyler katma fırsatını o kadar yol teperek geldikten sonra sırf ses sisteminden kaynaklanan problemler yüzünden kaçırmaları yazık olurdu çünkü.

Güzel sorular geldi. Cevap vermeye çalıştık gücümüz yettiğince. Bir noktada “bir kere bile Pardus kullanmamış olmasına rağmen Pardus’u kötüleme, yerme amaçlı sorulan sorulara” tahammül edemeyerek biraz sertleştim kabul ediyorum. Ama yine olsa yine yaparım. Bilmeden atıp tutmayı televizyondan, mahallede top oynarken oradan buradan öğrenip adet haline getiren sonra halkı galeyana getirircesine konuşan insanlara karşı tavrım hep aynı olacaktır. Sebepsiz yere bir kişiye, bir ürüne çamur atıp kendisini onu yerin dibine sokmaya, yok etmeye adayanlara veya aksine bir kişiye veya bir ürüne sebepsiz yere bağlanıp ölümüne koruyanlara psikiyatristler bir isim veriyor olmalı herhalde.

Daha ısınmamıştık bile, zaman doldu. “Geç girdik biraz daha zaman tanıyın” demek zorunda bırakılmak hiç hoş değildi. Konuşmamızın zorla kesilmesi enteresan oldu. O değil de Platin Sponsor olmamıza rağmen böyle bir muamele görmek daha da garip. Bize özel muamele göstermelerini istediğimden değil yanlış anlaşılmasın! Yalnızca hakkımız olan süreyi kullanmak isterdim. Kızdım. Sonra soda içtim geçti.

Zeitin isimli şirketin kongreden canlı yayın yapması güzeldi. Konuşma sırasında yaptığımız hataları analiz etmek ve tekrar etmemek için kayıtları izlemek isterdim fakat görüntüleri nereden bulurum bilmiyorum.

Konuşmamız bittikten sonra Yeditepe Üniversitesi’nin adımıza hazırlattığı camdan plaketleri alıp sahneden indik.

Üst kattaki salonların her birinde piyano mevcut. Ozan’la gördük tabi bunu rahat durur muyuz?! İçimizi kemirdi o piyano orada. Düşün düşün… Ne yapacağız. Aklımız hep onda. Aşermek gibi bişey bu. Gizliden sızdık bir odaya başladık doğaçlama çalmaya. Adamın biri gelip çıkın gidin buradan diyene kadar çok eğlenceliydi vallahi. Güzel birkaç melodi çıktı. Keşke kaydetseydik =)

Yarın öğlen 12:00′de Mavi Oda’da Pardus Projesi Öğrencilere Ne Verir isimli bir konferans vereceğim. Çoğunlukla Pardus’un bir öğrencinin geleceğine katkısı üzerine konuşacağım. İki tarafa da çok faydalı olacağını düşünüyorum. Şans benimle olsun.

21
Oca

This is a concept Plymouth theme I’ve designed for Pardus 2011. We are open to other ideas ofcourse.

Pardus 2011 açılışında gösterilmek üzere tasarladığım konsept Plymouth teması. Başka fikirlere de açığız tabi.

Original high definition (720p) Youtube video

Orijinal yüksek kaliteli (720p)  Youtube videosu

Yasakları delemeyenler için: Yasaksız fakat çok düşük kaliteli video için buraya tıklayın.

30
Ağu

Masaüstündesiniz ve binlerce pencereniz açık. Yazdığınız yazılar, tarayıcıdaki sekmeler, konsolda açık kodlar ve/veya oturumu yeniden kapatıp açmayı göze alamadığınız (bkz. üşenmek) bir ton iş.

Tam bu sırada bir işlem yaptınız ve değişikliklerin geçerli olması için oturumu yeniden başlatmanız gerekli. Şimdi hem şu anki açık oturumu kaybetmek istemiyorsunuz hem de yeni eklenen özelliğe ihtiyacınız var. Eyvah!

Oturumunuzu yeniden başlatmak ve masaüstünüzün o anki halini kaybetmek yerine ek bir X oturumu başlatmak geçici ve hızlı bir çözüm olabilir.

Önce ctrl + alt + F1 ile terminale düşelim ve:

startx -- :1

komutunu girelim. İşlem tamam.

Önceki oturumunuza ctrl + alt + F7 tuş kombinasyonuyla ulaşabilirken, yeni açtığınız oturuma ctrl + alt + F8 ile ulaşabilirsiniz.

Benim hayatımı kurtardı umarım size de faydası dokunur.

KDE kullanıcıları için not; Pardus menüsünden Çıkış -> Kullanıcı Değiştir -> Yeni Oturum Aç yolunu izleyip tekrar aynı kullanıcı adı ve parolası ile giriş yaparak da aynı işi yapabilirsiniz.

29
Ağu

This is Pardus, a linux based operating system. Not Windows, not MacOS. Checkout the screenshots of my desktop and tell what you think.

If you decide to use Pardus here‘s the link to download it. Installing Pardus is as easy as pie.

15
Haz

Kaptan nedir?

Artık kararsız işletim sistemlerinden sıkıldınız ve hem sınırlardan kurtulmak, hem kullandığınız işletim sistemine kendinizden bir şeyler katmak hem de güvende hissetemek için Pardus yüklemeye karar verdiniz. 30 dakika süren, 10 adımda sisteminizi gündelik olarak kullanabileceğiniz hale getirdikten sonra sistem açılır açılmaz karşınıza Kaptan çıkıyor. Peki nedir bu Kaptan?

Donanım sürücüleriniz, ofis programlarınız, multimedya uygulamalarınız ve internet tarayıcınız Pardus ile birlikte gelir, Sisteminiz açıldıktan sonra normal koşullarda herhangi bir ek yükleme yapmanız gerekmez. Kullanıma hazırdır.

Kaptan, Pardus’unuz ilk açıldığı anda masaüstünüzü zevkinize göre kişiselleştirmenize, ağ bağlantılarınızı kolayca tanımlayıp internete bağlanmanıza, sisteminizin her zaman güncel kalması için otomatik güncelleme ayarlarını yapmanıza yardımcı olan bir sihirbazdır.

Sihirbaz Nedir? Daha önceden aşina olmadığınız ya da göreceli olarak başka yöntemlerle yapılması zor olan veya uzun süren ayarları adım adım, kullanıcı dostu bir arayüzde yapmanızı sağlayan programlara denir.

Görsellerle Kaptan Evrimi

Aşağıda Kaptan’ın hangi aşamalardan geçtiğini görebileceğiniz görselleri sıralayalım.

Kaptan 1.0 Kaptan 2.0 Kaptan 3.0
1 1 1
Kaptan 4.0 Kaptan 4.1 Kaptan 4.5
1 1 1

Kaptan’ı devraldığımda 4.0 versiyonu vardı. Bundan sonra hızla geliştirerek özellikle de yeni kullanıcıların Pardus’u açınca gördükleri ilk program olmasını da göz önünde bulundurarak görsel olarak birçok değişiklik yaptım. Şu an Kaptan her zaman olduğundan çok daha dostane ve modern bir görünüme sahip. Ayrıca hız konusunda da atalarından yaklaşık 2 kat daha hızlı açılıyor ve çalışıyor.

Yeni Kaptan’da dikkatinizi en çok çekmek istediğim özellik ise açıklama metinleri. Daha önceki sürümlerde bazı ekranlarda hiç bulunmayan, diğer ekranlardaysa yeni kullanıcının anlamakta zorlandığı metinleri geliştirerek ve açıklamasız ekranlara da açık bir dille bulunduğunuz ekranın işlevini yazan metinler ekleyerek Kaptan’ı bulunduğu konumdan bir adım daha ileriye taşıdık.

Artık Kaptan’da ayarlarınızı yaparken işlemlerin ne zaman biteceğini gösteren grafik ve bulunduğunuz ayar ekranının işlevini anlatan açıklayıcı başlıklar ve görseller mevcut.

Kaptan 4.5

Kaptan’ın Geleceği

Kaptan’ı hala geliştirmeye devam ediyorum.Yakında eklenecek plug-in desteği ile artık kullanıcılar yapmak istedikleri ayar ekranlarını internetten indirebilecek ve Kaptan’a dahil edebilecekler. Bu da Kaptan’ı sadece açılışta karşılaşacağınız bir ayar sihirbazı konumundan çıkarıp, masaüstünüzü hızlıca kişiselleştirmek için aklınıza gelebilecek ilk araç haline getirecek. Yeni hazır temalar, simge seti ayarları da eklenecekler listesinde.

Kaptan, bir sonraki sürümünde diğer dağıtımların da kullanabileceği evrensel bir sihirbaz haline gelecek. İleriki sürümlerde ise Kaptan’ı KDE projesinin altında gelişen bir uygulama olarak ve diğer dağıtımlarda da standart olarak geldiğini görmek istiyoruz.

4
May

Şimdi kemerlerinizi bağlayın ve masalarınızı kapatın, kısa ve hızlı bir yolculuğa çıkıyoruz.

Beklenen an geldi. 255 stajyer adayı arasından 20 stajyerimizi günler ve saatler süren oylama sürecinden sonra nihayet seçtik.

Kimler seçildi?

Ad Soyad Okul
Adil Güneş AKBAŞ Yeditepe Üniversitesi
Ahmet AYGÜN İstanbul Kültür Üniversitesi
Alper TOKGÖZ İzmir Ekonomi Üniversitesi
Barış AKKURT İstanbul Teknik Üniversitesi
Caner BAŞARAN Mersin Üniversitesi
Deniz GÜRSEL İstanbul Bilgi Üniversitesi
Doruk ALTAN İstanbul Ticaret Üniversitesi
Doruk Destan SARPKAYA Yeditepe Üniversitesi
Eda OKUR Boğaziçi Üniversitesi
Engin MANAP Çanakkale 18 Mart Üniversitesi
Gökhan GÖKTÜRK Sabancı Üniversitesi
Gökhan YILMAZ İzmir Ekonomi Üniversitesi
Halid ALTUNER Fatih Üniversitesi
Hakan UYSAL Hacettepe Üniversitesi
Mehmet Burak AKTÜRK İstanbul Ticaret Üniversitesi
Mesutcan KURT Çanakkale 18 Mart Üniversitesi
Neslihan Şirin SAYGILI İstanbul Teknik Üniversitesi
Orçun AVŞAR Çanakkale 18 Mart Üniversitesi
Ufuk UZUN Sakarya Üniversitesi
Utku ULUŞAHİN Başkent Üniversitesi

Stajyerleri nasıl seçtik?

Oylamalar, stajyer alım sürecini hızlandırmak için yazdığım bir stajyer oylama arayüzünde gerçekleşti. Arayüzde bilgileriniz, cv’niz ve kodlarınız incelendi ve altlarındaki forum tadında ortama yorumlar yapıldı ve puanlarınız verildi. En yüksek puanı alan ilk 20 aday staja katılmaya hak kazanmış oldu. İkinci 20 aday ise gelememe ihtimali olanların yedekleri olarak kaydedildi.

Hangi kriterlere göre stajyer seçtik?

Oylama sürecinde en çok dikkat ettiğimiz kriterler şunlardı:

  • Bildiğiniz programlama dilleri
  • Yaptığınız okul ve okul dışı projeler
  • Bildiğiniz programlama dillerinin seviyesini gösteren ve projelerinizin ispatı olan kod örnekleri
  • İş/Staj tecrübeleriniz
  • Başarılarınız

Oylama sürecinde dikkat ettiğimiz diğer özellikler:

  • Pardus’la veya genel olarak Linux ile daha önceden ilgilendiğinizi gösteren kanıtlar: Blog, makale, çeviri, kod.. vb.
  • Pardus’a olan katkılarınız: Yama, çeviri, hata girdisi, seminer.. vb.
  • Özellikle Python bilgisi. Ayrıca Qt, C, C++ bilgisi
  • Genel olarak Pardus teknolojilerinden ne kadar haberdar olduğunuzu gösteren ipuçları: Çomar, Müdür, Pisi.. vb.

İstatistik mi dediniz?

Tek bir adayın doldurduğu formu gözden geçirmek, cv’sini derinlemesine incelemek ve kod gönderenlerin kodlarını tek tek açıp inceleyip anlamaya çalışmak her geliştirici için ortalama 15 dakika sürdü.

Yani bütün öğrencileri oylamak, her geliştirici için yaklaşık:

255 * 15 = 3825 dakika

3825 / 60 = 63.75 saat

sürdü.

63.75 saati de geliştirici sayımızla çarparsanız sanırım toplamda ne kadar emek verdiğimizi kestirebilirsiniz.

Hangi üniversiteden kaç kişi başvurdu?

Bu sene en çok İstanbul Teknik Üniversitesi’nden başvuru aldık. Geçen senelerin başvuru şampiyonu Kocaeli Üniversitesi bu sene ikinci sıraya düştü. Aşağıda üniversitelerin istatistiğini görebilirsiniz. Açılan pencerede sağ tıklayıp resmi görüntüle derseniz daha rahat okunan bir boyutu açılacaktır. Diğer üniversitelerden de önümüzdeki senelerde katılım bekliyoruz. Tanıtım, gezi ve şenliklerimizin bunda etkili olacağını düşünüyorum.

Üniversite Grafiği

Kadın – Erkek Oranı

Geçen yıllarda başvuran kadın sayısı %10 iken bu sene %20′lere çıkmış durumdayız. Gurur verici bir gelişme. Computing Research Association‘ın yaptığı bir araştırmada, dünyada bilgisayar bilimleriyle uğraşan kadınların sayısının 1980′lerde %40 iken günümüzde %20 lere düştüğü tespit edilmiş (Ben buna Britney Spears Effect diyorum). Dünya’da %20 lerdeyken stajyerlerimiz arasında %10 idi ve şu anda  %20, yani Dünya normlarına yetiştik. Umarım daha iyi bir tablo da görürüz ileriki senelerde. Belirtmekte fayda var: kabul edilen öğrenciler arasında bu oran ne yazık ki %15 e düşüyor.

Cinsiyet Grafiği

Kaç kişi kod gönderdi?

Yaptıkları projeleri ispatlayabilen adaylar oyalamada nispeten daha başarılı oldular. Kod göndermeyenlerin bir kısmının okul ödevlerini göndermekten çekindiklerini düşünüyorum. Aslında biz kod gönderin derken yazdığınız herhangi bir kodu kastediyoruz. Yani okul ödevleriniz de buna dahil. Kod görmek istememizin amacı hem yaptığınız projeleri incelemek (hem de gerçekten yazıp yazmadığınızı anlamak) ve kod yazım tekniğinizin ne aşamada olduğunu görmek. Örneğin kullandığınız kitaplıkları, algoritmaları, sınıfları, metotları ve yazım stilinizi incelemek ne kadar çabuk adapte olabileceğinizi ve hangi aşamada olduğunuzu az çok ortaya çıkarıyor. Bu noktada önemli bir uyarı yapmak istiyorum; staj yaptığınız diğer şirketlere ait kodu gönderirken lütfen dikkatli olun, kodu olabildiğince kırpmaya çalışın. Şirkete özel bilgileri ve gizlilik anlaşması yaptığınız kodları göndermeyin.

Adaylar için Python ve Qt bilmek çok büyük bir artı oldu. Pardus’ta geliştirilen projelerin çok büyük bir kısmının Python ile yazıldığını hatırlatayım (Kaptan, YALI, Network Manager, Display Settings, Packet Manager, PiSi, Müdür, Servis Plasmoid’i…). Python’a başlamak için hep bu kaynağı öneriyoruz.

Söylemekte fayda var; seneye bütün adaylara kod gönderme zorunluluğu getirmeyi planlıyoruz. Başvurmayı planlayanlar şimdiden ufak tefek çalışmalarını bir kenarda biriktirebilir.

Kod Grafiği

Kaç kişi blog yazıyor?

Öğrendiklerini zaman buldukça başkalarıyla paylaşan öğrencilerin bizi daha çok etkilediğini söyleyebilirim. Blog yazmaya çalışın ve bilgilerinizi başkalarıyla paylaşın. Blog istatistiğimiz de şöyle:

Blog Grafiği

Sorunlar?

Her işte olduğu gibi bu işte de bizi yavaşlatan en önemli şeyler özensiz doldurulmuş formlar, belirli bir formata uyulmadan hazırlanmış cv’ler ve bir sürü proje yazdığını iddia edip bunları ispatlayabilecek bir kod örneği göndermeyenler idi.

Böyle adayların hemen hemen hepsini Google’da arayarak çok fazla zaman kaybettiğimizi düşünüyorum. Arama sebebimiz ise; kendini yeterince iyi ifade edememiş öğrenciler olabileceğini düşündüğümüzdendi. Bir el de biz atalım dedik, yaptıkları işleri ve kim olduklarını küçük çapta araştırdık. Ama bu yalnızca bu sene için geçerli hatırlatayım.

Seneye çok daha geniş bir form ve zorlu sorular sizleri bekliyor olacak.

Seçilemedim şimdi ne yapmalıyım?

Stajyer olarak seçilemeyenlerin üzüleceği hiçbir şey yok. Hala Pardus’a katkı verebilirsiniz.

  • Pardus ekibi ile iletişime geçin. Neler yapabileceğinizi sorun ama önce şunları yaptığınıza emin olun:
  • İlgilendiğiniz Pardus e-posta listelerine üye olun (yakında e-posta listelerinin ne işe yaradığını anlatan bir yazı yayımlayacağım)
  • Pardus’ta karşılaştığınız her hata için hata girdisi ekleyin.
  • Çözebileceğinizi düşündüğünüz hatalar için yama hazırlayın ve yamayı bize gönderin. (Bu süreci anlatacağım bir yazı da yazacağım)
  • Bol bol döküman okuyun (Linux, Operating Systems, Python, Qt ve bulabildiğiniz Pardus dökümanları)
  • Pardus üzerinde program yazmaya çalışın. (Pardus üzerinde Python ve Qt kullanarak nasıl yazılım geliştireceğinizi anlatan bir yazı dizisi hazırlayacağım)
  • Pardus geliştiricilerinin blog’larını takip edin
  • Özgürlükİçin sitesini takip edin
  • irc.freenode.net üzerinden #pardus kanalına girerek diğer kullanıcılarla etkileşime geçin. (Freenode bütün dünyada açık kaynaklı uygulamalar geliştiren organizasyonların iletişim için kullandığı bir IRC sunucusudur. bkz. http://freenode.net)
  • Pardus’u diğer kullanıcılara tanıtın

Ayrıca:

Kendinize mutlaka bir CV hazırlayın. (Mümkünse nasıl CV hazırlanır üzerine biraz araştırma yaparak)

Unutmayın Pardus’a katkı vermek kendinize de katkı vermektir. Bu yolda öğreneceğiniz bilgiler kariyeriniz için paha biçilemez olacaktır ayrıca açık kaynaklı projelere yaptığınız her katkıyı CV’nize gururla yazabilirsiniz.

Bitti mi?

Şimdilik yazı burada sona eriyor. Yukarıda belirttiğim gibi sıradan bir Pardus kullanıcısından, Pardus geliştiriciliğine giden yolu anlatan yazı dizileri hazırlayacağım.

Staja katılmaya hak kazanan herkesi tebrik ediyorum.

Harika bir yaz bizi bekliyor olacak.

Yaptıklarını ispatlayabilenler tabi ki daha başarılı oldular oylama sırasında. Seneye bütün adaylara kod gönderme zorunluğu koymayı düşünüyoruz.
30
Nis

PardusBugün bir kişiden daha “PardÜs” duydum. Siz de “yanlışlıkla” demeyin diye uyarayım. Pardus, PardUs diye okunur PardÜs diye değil!

27
Nis

GSoC 2010

Beklenen gün geldi çattı ve Google Summer of Code altında Pardus’a kabul edilen öğrenciler dün gece Türkiye saati ile 22:00′da açıklandı.

Liste şöyle:

Öğrenci Adı Proje Başlığı Mentor
Ahmet Alp Balkan Application for WUBI-like Installer for Pardus Renan Cakirerk
Saravanan Sundaramoorthy System-wide Backup and Iso Creation Tool Onur Kucuk
Jain Basil Aliyas Snapshot and Monitoring Tool for KDE4 Settings Bahadir Kandemir
Sukhbir Singh Implementing a Testing Framework for Pardus Semen Cirit
Sarath Lakshman Installation Support for Pardus Live CD Mete Alpaslan Katircioglu

GSoC’a kabul edilen Türk’leri merak ediyorsanız, kabul edilen 1025 kişi arasından saydığım isimler şöyle:

Öğrenci Adı Proje Başlığı
Ahmet Alp Balkan Application for WUBI-like Installer for Pardus
Ali Ok HTML5 Support for Apache MyFaces2
Alp Mestanogullari Porting the LLVM back-end of GHC to the LLVM binding and offering an extensible and powerful interface for better diagnosis and analysis
Emel Elvin Yildiz BuilDj: A build definition format for GNOME
Ersin Akinci Beyond Digital Texts: A New Spatial and Ontological Formatting Framework for Creating Computeral Documents With AbiWord
Harika Yasa Extension of Rapid to the Apache Hadoop Distributed Computing Framework
Oguz Kayral Convert JIT output from stack machine to register machine
Onur-Hayri Bakici Plasma Media Center – Media Browser backends and API
Ozgur Dogan Ugurlu Tcl state machine back-end module for XMLVM
Pınar Yanardağ Improving Mailman Archive Access/Searching
Yaman Umuroglu RPC-like POSIX wrappers for DSPEasy

Pardus’ta daha fazla Türk görmek de sevindirici olurdu. Listedeki herkesi ayrı ayrı tebrik ediyorum!

Benim danışmanlığım altında Ahmet Alp Balkan, Ubuntu’da var olan WUBI benzeri bir yükleyiciyi Pardus için geliştirecek. Eğlenceli ve öğretici bir yaz bizi bekliyor!

Tebrikler Ahmet Alp!