6
Oca
Pardus'un kurulan ve çalışan iso kalıplarını bulundurduğumuz ftp yansısı ve paket depolarının comu yansıları bundan böyle hizmet vermeyecektir. Eğer bu sunucuları kullanıyorsanız paket yöneticinizde gerekli düzenlemeleri yapmanız güncellemeleri kaçırmamanız açısından faydalı olacaktır.

Paket yöneticisini öntanımlı ayarlarıyla kullanan Pardus kullanıcılarını etkileyen bir şey olmayacaktır.
3
Oca
Pardus ülkemizdeki en geniş özgür yazılım topluluğunu bir araya getirmiş bir projedir. Kitlelerin linux ve özgür yazılımla tanışmalarına ve kullanmalarına önemli ölçüde katkısı olmuştur. Buna rağmen ne kamuda ne de özel sektörde yaygın şekilde kullanıldığını söylemek mümkün değildir.

Pardus kendi kullanıcı kitlesini kucaklayan bir özgür yazılım projesi olmamıştır. Gelinen noktada maaşlı çalıştırdığı geliştiricileri haricinde gönüllü geliştiricisi yok denecek kadar aza inmiştir.

İlk yıllarında (ne kadar gerekli olduğu tartışılabilir olmasına rağmen) ortaya konan inovatif teknolojilerin yerine/yanına yenilerinin eklenmediği açıkça görülmektedir. İki Pardus sürümünü birbirinden ayıran Pardus'un kendi yazılımlarından bahsetmek mümkün değildir.

Pardus iş yapış şekliyle de bir kamu kurumu olmanın bürokrasisinden sıyrılamamıştır. Kendi internet sayfasını yıllarca yenileyememesi, gönüllü geliştiricilere (ki proje ekosisteminin en önemli parçası olması gereken kısımdır) en kısıtlı şeyleri bile yıllarca sunmaması gibi konular herkesin bilgisi dahilindedir. Kurumun kendi sürdürmek zorunda olduğu işlerin yapılmasının getirdiği alışkanlıkla çalışanlarının kendi aralarında aldıkları kararların gönüllülere tebliğ edilmesi çokça yaşanan ve rahatsız edici konuların başında gelmektedir. Hatta bazı konular şifaen toplantılarda söylenmesine rağmen yazılı olarak (eposta, blog, twit vb.) hiç bir zaman geliştiricilere iletilmemiştir.

Benim başını çektiğim iki proje haricinde dışarıdan herhangi bir geliştirici grupla birlikte iş yapılmamış olmasının nedeni memlekette Pardus'la birlikte üretmek isteyen kimse olmaması değil; bu işe kalkışacak kişilerde evliya sabrı olmamasıdır. Geliştirici ekiple iletişim kurmak son derece kolayken idari taraftan cevap alabilmek bile ciddi sabır işidir.

Sene 2012 olmuşken Pardus teknolojisi dediğimiz şeylerin hiç biri başka bir dağıtımda bulunmayan şeyler değildir. Zaten özgür yazılımın doğası onun bir sadece bir dağıtımda varolmasına imkan vermez. Peki o zaman Pardus temelli bir dağıtım fikri nereden çıktı? Bu konu üzerinde konuştuğumuz arkadaşlarımı bağlamadan kendi fikirlerimi yazdığımı not düşerek cevap vereyim buna: Her ne kadar Pardus'un gönüllü aktif katılımcısı kalmamış olsa bile projeye veya ekibe küsmüş/küstürülmüş/küsmeden ayrılmış insan sayısı hiç de az değil. Geliştirici olma hevesiyle çalışan genç bir grup var. Tübitak ekibi Pardus dağıtımının sürdürülmesi işini hala yürütürken onu temel alıp üzerine bir şeyler koyan yeni bir dağıtımın sürdürülebilir ve verimli olduğunu düşündüm. Başlangıçta üzerine çok fazla yenilik koyamasak bile en azından iş yapış yöntemindeki beğenmediğimiz şeylerin yerine yenilerini koyabilirdik. Eğer yapabilseydik eminim önemli bir iş olurdu. Hala bu işe kalkışmak isteyen olursa onlara kolaylıklar diliyorum.

Tübitak/Pardus tarafıdaki belirsizlikler/belli olan şeyler nedeniyle artık Pardus temelli bir dağıtımın ne sürdürülebilir ne de verimli olacağını düşünmüyorum. Başka bir dağıtımı temel alan yeni bir dağıtım işine kalkışmanın da gerekli olduğunu düşünmüyorum. İlla bu işe girmek isteyenler için gerekenden fazla başlamış proje var, birine dahil olmak sıfırdan başlamaktan iyi olur bence. Tabi parlak bir fikir varsa baştan da başlanabilir elbette.

Geliştici olarak Pardus'la ilişkim 'müzikal ayrılıklar nedeniyle' bir süre önce bitmişti. Bu hafta içinde kullanıcı olarak da yollarımızı ayırıyorum (soran olursa: debian).

Hadi selametle...

not1: Küfür yoksa her yorumu yayınlıyorum.
not2: Yazdığım herşeyi detaylandırabilirim ama kime faydası olur bunun? Amacımın birşeylere suçlular bulmak olmadığı anlaşılmıştır diye umuyorum. Durum tespiti olarak yazdım bunları.
not3: 'Pardus tarafında hiç mi iyi şey yapılmadı?'diye soracak olanlara bundan önce yıllarca blogumda yazdığım yazılarımın, listelerdeki epostalarımın, seminer konuşmalarımın filan linklerini vermek isterim. Sadece eleştirilerimi yazmaya hakkım var.
20
Haz
ÇoMaK projesinde bir yılda nereye geldiğimizin bir özetini yapmak istiyorum:
  • Pardus ekibiyle birlikte (geçen yıl olduğu gibi) çok verimli geçen bir çalışma oldu. Biri Gebze'de biri Çanakkale'de iki çalışma gerçekleştirildi. Projeler deposuna 2500'e yakın commit yapıldı. Çeviriler için çok sayıda gönüllü ile birlikte çalışıldı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
  • Gökmen'in yazdığı PDS kullanılarak neredeyse tüm manager'ların kde bağımsız hale getirilmesi işi tamamlandı. Bu işlemin tamamlanmadığı 1 manager kaldı (yanlış hatırlamıyorsam) onun da yaması bu ay içinde bitirilip Gökmen'in gözden geçirmesine hazır hale getirilecek.
  • Kaptan tüm masaüstlerinde ayarları yapabilecek hale getirildi ama kodların Pardus deposuna alınması için düzenlenmesi gerekiyor. O da bu ay içinde bitirilecek.
  • Lxde, xfce, fluxbox ve E17 Türkçe çevirileri %100'e getirildi. Gnome3 çevirileri %88'e ulaştı. Elbette çeviri hiç bitmeyen bir iş olduğundan sürekliliğin sağlanması gerekiyor.
  • LXDE tamamen Pardus deposuna alındı.
  • XFCE base bileşeni tamamen depoda, addon'lardan depoda olmayanları yakında review'e alıp onu da tamamlayacağız.
  • E17 base zaten depoda vardı. Depoya alınmamış e-module'lerle ilgili ne yapacağımızı konuşmamız lazım.
  • Fluxbox paketleri review'a alındı. Toplamda 3 paket var. Onlarla Fluxbox da Pardus deposuna girmiş olacak.
  • Gnome2 için gerekli herşey (hatta fazlası) paketlendi. Eğer depoya almak istersek onlar da review'a alınabilir. Ama bence bu boşuna bir emek olur, çünkü Gnome2 artık geliştirilmesi devam etmeyen bir masaüstü ortamı haline geldi. Gnome3'ün çıkışından bu yana neredeyse hiç yeni tarball yayınlanmadı Gnome2 için. Gnome ekibi tüm enerjisini 3 serisi için kullanıyor. Yine de hazırda Gnome 2 paketleri olduğunu söyleyebiliriz rahatlıkla. Gnome3 radikal değişiklikler içerdiğinden eski Gnome kullanıcıları bir süre daha Gnome2 kullanmak istemeye devam edebilirler. Ben bu kullanıcıların bir kısmının XFCE'e geçiş yapacağını, kalanların daha fazla direnmeden 3 serisine geçeceklerini tahmin ediyorum.
  • Gnome3 paketlerinin Pardus 2011'e alınması için system.base'den başlayarak bazı paketlerin güncellemesi ve ilave parametrelerle (çoğunlukla introspection desteğinin açılması gerekiyor) paketlenmesi gerekiyor. Gnome3 için 100'den fazla paket hazırlandı, hazırlanan paketler kurulup kullanılabilir durumda ama nasıl bir süreçle depoya alınabilir bilemiyorum.
  • Bu yıl üzerinde çalıştığımız hiç bir paketin 64bit mimarisinde çalışması için ayrıca birşey yapmadık.
  • Ve son olarak projede çalışan ekip yine çok şey öğrendi. Üzerinde çalışılan 6 masaüstü ortamını daha önce hiç kullanmamış bilgisayar mühendisliği öğrencileri hem bu ortamların paketlenmesiyle hem de onlar üzerinde çalışacak programları yazmakla ilgilendiler. Bildiklerine daha fazlasını katarken, birlikte iş yapmayı ve özgür yazılım kültürünü daha çok benimsediler. Yine her açıdan gurur duyduğum bir ekiple bir yıl çalışmış oldum.
Yukarıdakileri elbette sadece Çanakkale tayfası yapmadı. ;) Paketlerin depolara alınmasında Pardus geliştiricilerinin, çevirilerin bu seviyeye gelmesinde özgür yazılım gönüllülerinin önemli payı var. Camia da bu projeye büyük destek verdi, hazırladığımız iso'lar 10 binden fazla indirildi. Kurup kullanan, hata bildiren, duyurulmasına yardımcı olanlara da çok teşekkürler. Hem özgürlükiçin, hem de pardus-linux camiaları hep olumlu yönde bizi teşvik ettiler, haberler yaptılar. Sağolsunlar.

Biz yine buralardayız; özgür yazılımdan aldığımızın birazını olsun geri verebilmek için.