30
Haz

Çok güzel olmuş, çok da iyi olmuş.

Google Buzz ve Google Wave‘den sonra çok şükür kıvamı tutturabilmişler, Google+ ile de çok güzel bir iş çıkarmışlar, değil mi?

Peki, sizce de biraz Friendfeed‘e benzemiyor mu? Benziyor, üstelik benzerlikleri çok. Gel gelelim ki Facebook, FriendFeed’i satın aldğı tarihten bu yana FriendFeed’de en ufak bir yenilik belirtisi görmemiştik.

Google Buzz, zaten Twitter benzeri bir servis olarak çok da bir yenilik sunmuyordu, Gmail’in içinde yer alması haricinde bir albenisi yoktu. Kaçımız Twitter’dan vazgeçip yolumuza Buzz ile devam ettik ki? Etmedik…

Google Wave ise kağıt üzerinde oldukça güzel duran bir projenin yanlış zamanda yanlış biçimde sunuluşuna kurban oldu. Alıştığımız e-posta mantığından farklı bir yapıya sahip olan Wave’i hem anlamamız biraz uzun sürdü, hem de herkes farklı bir zaman diliminde Wave ile tanıştığından, kalabalık bir kullanıcığı trafiğinde aslında ne kadar kullanışlı olabileceğini çoğu kimse tecrübe edemedi.

Google+ ise biraz daha farklı göründü gözüme. Temelde FriendFeed’den bir farkı yok, ancak artılar var. Öncelikle henüz emekleme aşamasında olan bir servis ve buna karşın başarılı görünüyor. Hali hazırda kullanımda olan PicasaWeb ve Google Buzz gibi hizmetlerde yer alan içeriği kullanıyor ve bu adreslere de kolayca ulaşabiliyorsunuz.

Sayfanın sağ üst köşesinde, Facebook’ta yer alan “Bildirimler”  gibi burada da bir panel var ve sizi alâkadar eden olayları buradan kolayca takip edebiliyorsunuz. Aynı zamanda, Gmail’de olduğu gibi burada da Google Talk kullanıcılarıyla aynı anda sohbet edebiliyorsunuz ve web kamerası aracılığıyla gerekli eklentiyi sistemine kuranlarla karşılıklı görüntülü sohbet edebiliyoruz, ki görüntülü sohbet olayını henüz deneyemedim.

Google+ üzerinden görüntülü sohbet edebilmek için Google Voice and Video eklentisinin işletim sisteminizde kurulu olması gerekiyor. Linux, Mac OS X ve Windows platformları için bu eklenti mevcut, ancak Anıl Özbek’in yazdıklarını yanlış yorumlamıyorsam, bu eklenti henüz Pardus depolarında yer almıyor. Ancak yakın bir tarihte bu durumun değişmeyeceği anlamına da gelmiyor.

Google’ın cicilerinden +1 olayı burada da yer alıyor. Terazimiz yok, ama artık +1 yazmak zorunda değiliz, çünkü +1 düğmesi var. N’aaaayıııııııııırrr….. :) (Forumlarda ve sosyal platformlarda sadece +1 yazanlara gıcık olan biriyimdir az biraz)

Son olarak, Google+‘a akıllı cep telefonlarından da erişebilmek mümkün. m.google.com/plus adresinden şimdilik sadece Android cihazınıza söz konusu uygulamayı kurabilmek mümkünken, google.com/plus adresinden de sağlıklı bir şekilde sayfaya erişebilmek mümkün.

Ancak Samsung Galaxy 551 kullanan birisi olarak, Google+ Android Uygulaması‘nı cep telefonuma kuramadım çünkü bu uygulama uygulama henüz Türkiye’yi desteklemiyor. Ben de çözümü uygulamanın kurulum dosyasını internetten bulup telefonuma kurmakta buldum ve sorun yaşamadan da kullanabiliyorum. Uygulama henüz için Türkçe dil desteğine sahip değil ancak anlaşılması da zor değil ve oldukça basit bir arayüze sahip. Facebook uygulamasından da basit olduğunu söyleyebilirim.

Eğer siz de Google+ uygulamasını Android Market üzerinden telefonunuza kuramadıysanız, buradan gerekli APK dosyasını indirebilirsiniz.

Tabii, eğer listenize beni de eklemek isterseniz egetun.com/plus adresini ziyaret etmeniz yeterli :)

3
Haz

Twitter‘ın arka planında neler döndüğünü görmek ister misiniz ? Böyle buyurun.

Bu aslında eski bir yazıydı. Çok kısa diye taslaklara almıştım, şimdi yayınladım. Kısalığından bir şey kaybetmedi o da ayrı konu.

30
Mar

Amarok programı pardusa geçtiğimden beri benim için vazgeçilmez oldu.Birçok özelliği var mesela ayarlar bölümünden last.fm hesap bilgilerinizi girdiğinizde dinlediğiniz şarkıları last.fme gönderiyor..

Asıl anlatmak istediğim şu..Peki bunu twitter içinde yapabilir miyiz?

İlk olarak Araçlar/Betik Yöneticisi yolunu takip edin.Ardından açılan pencerede daha çok betik indir düğmesine tıklayın.Ve en çok puanlananlar bölümünden “twitter-update” olanı seçip kurun.Durun daha bitmedi.Üstüne sağ tıklayıp düzenle dediğinizde açılan pencerede “your user name” ve “your password” yazan yerlere hesp bilgilerinizi girin.kaydet tuşuna basın.İşte bu kadar..Artık dinlediğinz şarkılar twitterda…

Ama bir de baktınız dinlediğiniz şarkıyı ingilizce olarak sunuyor. Örneğin; “Now listening to …..” gibi..

Onun da çözümü var. “twitter-update” yazan yere tekrar gelin sağ tıklayıp düzen deyin ve şu satırları bulun:

UPDATE=”Now listening to ${TITLE} by ${ARTIST}”;

ve şu satırla değiştirin:

UPDATE=”Şu an dinlediğim şarkı ${ARTIST} tarafından seslendirilen ${TITLE}”;

İşte bu özgürlüğün tadı…

5
Mar

twitterBaktım çoğu yerde twitterdan bahseder oldular.Biz de üye olalım dedik.

mgky on twitter

26
Kas

Yazı uzun görünüyor ancak eğer deneyimsiz bir konsol kullanıcısıysanız yazının tamamını okumanızı öneririm çünkü bu yazıda sık kullanılan bir çok komutu kullanma şansına sahip olacaksınız.

Twitter durumunuzu konsoldan güncelleyebilmek şunları yapın;

sudo vi /etc/bin/tweet

bu komut Vim adlı editörü karşınıza çıkaracak. Bu editörde dosyaya yazma moduna geçmek için i tuşuna basın. Yazma moduna geçtiğimizde dosyaya istediğimiz şeyleri ekleyebileceğiz, eğer bu moda geçmezsek tuşladığımız tüm tuşlar Vim tarafından komut olarak algılanacak.

Sonra buradaki komutları kopyalayıp tweet adlı dosyanın içine yapıştırın.

Komutu yapıştırdıktan sonra kullanıcı adı ve şifrenizin girilmesi gereken yeri düzenleyin. Sonra önce ESC tuşuna basarak komut moduna geçin. Şimdi :wq yazın ve ENTER tuşuna basın. İki nokta üst üsteden sonra yazdığınız şeyler vim’in komutları. w dosyaya yazmayı sağlar, q dosyayı kapatır.

Şimdi sudo chmod +x /usr/bin/tweet komutu ile tweet adlı dosyamızı çalıştırılabilir dosya haline getirelim ve komutumuz hazır hale gelsin.

Bu komutun ardından artık istediğimiz zaman konsoldan tweet komutunu kullanabilirsiniz. Örneğin twitter’a “konsoldan merhaba dünya” gibi bir cümle göndermek istediniz, şu komutu yazın;

tweet "konsoldan merhaba twitter"

Kaynak: IBM
Kaynağın kaynağı : Levent Yalçın

22
Kas

Twitter‘ı bir kısmınız biliyor ve kullanıyor, bilmeyenler içinse: twitter, o an ne yaptığınızı cümle aleme duyurmak gibi (saçma) bir motto ile yola çıkan bir site. Buna rağmen o an ne yaptığımızı yazmaktan alamıyoruz kendimizi o ayrı.. :)

Fekat, ben twitter’ı en çok amacı dışında kullanmayı seviyorum; mesela Pardus Dünyası‘ndaki, Özgürlük İçin Gezegeni‘nindeki, ya da Linux Gezegeni‘ndeki en yeni girdilerin, cep telefonuna ücretsiz olarak sms ile gönderilmesini istemez miydiniz?

Ya da (bu kısım geliştiriciler için biraz) herhangi bir proje için, üzerinize atanan, ya da tercihinize bağlı olarak, cc listesine geçtiğiniz her yeni hatanın, sms olarak telefonunuza gelmesini istemez miydiniz? (bu arada, ofiste >15 geliştiriciden 5′ine sorma fırsatım oldu, istemiyorlarmış efendim.. kendileri bilir :) )

Bu arada bu sms ile cep telefonunuza gelme özelliği dışında, isterseniz IM seçeneği ile jabber ya da msn üzerinden de bildirim mevcut ;)

Bu iş için plan gayet basit:

(...)
Yazının devamını okuyun: Böcük yaz 3310'a gönder, Bugzilla'n cebine gelsin! (356 kelime daha)


copyleft ~ PINguAR for ..the mythical woman month.., 2007. | Permalink | 14 comments