20
Kas
Siteme Openid ekleme konusunu düşünürken uzun süredir düşündüğüm bir mesele tekrardan canlandı. İnternet o kadar hızla büyüyor ki içindeki verileri kontrol etmek gün geçtikçe zorlaşıyor. Sosyal ağlar, topluluklar, bloglar, her kesin açabildiği wikiler. Bu kadar yoğun bir bilgi bombardımanın ardında ihtiyacımız olan doğru veriyi alıp bilgiye ulaşmak imkansız hale gelebiliyor.
Bu sorun sadece sanal ortamda değil televizyonlarda, gazetelerde ve diğer medya unsurlarında da baş gösteriyor. Özellikle Amerikan televizyonlarında ki ekonomi ve politika programlarını seyrettikten sonra dünyanın ne büyük bir tehdit altında olduğunu bir kez daha kavrıyorum.

Ama şimdilik konumuz bunlar değil. Sadece internete yoğunlaşalım... internetin gücü diğerlerini ortadan kaldırmaya yeter. Şimdi bir kaç örnek vereyim mesela bugün başıma geldi bir kaç örnek kod aynı yerden alınmış ama eksik geçirilmişti. Ya da bazen yanlış olur sonuç olarak işime yaramayan bir bilgiyi bulmak için site site dolandım. Kaynak siteler öyle kötü ortamlarda değildi. Alanında uzman kişilerin yazdığını düşündüğümüz çeşitli metinler kullanıcıların hizmetine sunulmuştu ama sonuç olarak bana lazım olan kodun işime yaramayacağını uzun süren araştırmanın sonunda fark ettim. Bahsettiğim o uzun süre 10dakika da olsa eğer benim gibi 100 kişi varsa iş gücü kaybını hesaplayın da görelim. Başka bir kaynak direkt yalan haber yazıyor, kimisi iftira atıyor. Sadece kodlarla sınırlı değil habercilik ve eğitim kisfesi altında yanlış bilgi veren dolu kaynak var.

Aslında bilgi veren dememek gerek. Yanlış veri ileten araçlar olarak onları sıfatlandırmak gerek. Zira veri anlamlı değilse bilgi değildir. Belki şuan bende saçmalıyorum ama burası bir kaynak sitesi değil kişisel günlük :) Neyse...

Openid desteğini araştırırken aklıma Kore de uygulanan sistem geldi. Yanılmıyorsam sanal vatandaşlık kimliğiniz sanal işlemlerde kullanılabiliyordu. Bu şekilde herhangi bir yasa dışı faaliyette bulunduğunuzda hemen tespit ediliyor ve cezalandırılabiliyordunuz. Bunun yanında mesela fake hesap dediğimiz sahte hesaplar aracılığıyla insanları rahatsız etme olanağınızda ortadan kalkıyordu. Mesela bir oyun beta testine başlıyor. Her vatandaşa 1 hesap alma hakkı veriyor ve böylece ikinci üçüncü hesaplar alıp oyunu şişirmesi engellenebiliyor. Üstelik oyuncu oyunda hile yaparsa oyundan uzaklaştırılıyor ve bir daha giremiyor.

Benim istediğim işte T.C. Kimlik Numarasının sanal alemde bu şekilde kullanılabilmesi. Devlet bize bu bilgileri kontrol etme ve saklama hakkı tanısın. Tıpkı OpenId gibi Türk sitelerinde kullanabileceğimiz bir vatandaşlık numarası olsun ve bunu kontrol edebilelim. Belli bir sertifikasyon sistemi getirilsin. Bu kimlik numarası kaydını alan ve güvenli bir şekilde saklayan sitelere bu sertifikalar dağıtılsın ve siteler bu sertifikaya sahip olup / olmayan şeklinde sınıflandırılsın. Bir sonra ki aşamada bu siteleri düzenli olarak kontrol edecek bir topluluk oluşturulsun ve sertifika verilen sitelerde ki içeriği denetlesin. Uydurma / Çalıntı içerik tespit edildiği takdirde kullanıcılar bu siteleri topluluğa şikayet edebilsin ve sertifikaları elinden alınsın. Bu şekilde çekirdek olarak oluşan bir ağ zamanla gelişip güvenli içerik veren kaliteli sitelerin oluşmasına olanak verebilir. Kullanıcıların güvenini ve sertifikayı elde edebilmek için siteler kendilerine çeki düzen verir ve bizlerde işimizi çabucak hallederiz. Bu çatı elbette Linux altında kurulabilir. Elimizde e-devlet projesi ve Pardus'ta var hani... Yeterli araçlara sahibiz.

Bunu fişlemeye olanak sağlayan bir uygulama olarak görenler olabilir. Ben normal bir internet kullanıcısı olarak herhangi bir yasadışı işe karışmadıktan sonra yaptığım işlerin kayıt altına alınmasına karşı değilim. Birisi bir forumda bana hakaret ederse çabucak cezalandırılsın, cezalandırılmıyorsa da o forumdan uzaklaştırılsın ve bir daha karşıma çıkmasın isterim. Başka birisi benim sitemden yazıları çalıyorsa onu ifşa edebileyim, hakkımı koruyabileyim isterim. Bilmem siz ne düşünüyorsunuz? Önerileri alalım şöyle :)

Yazının devamı için tıklayın.
7
Kas
Bugün bölümde hiç bir sınıfın dersi olmamasına rağmen bir grup bilgisayar mühendisliği öğrencisi olarak okuldaydık. Geçen haftalarda daha küçük bir toplulukla gerçekleştirdiğimiz Pardus 64bit geliştirme süreci toplantısının bir diğerini bugün yaptık. Her sınıftan arkadaşın yer aldığı, 50'ye yakın gönüllü ile bir araya gelerek, hem onları çalışmaların gidişatı konusunda bilgilendirmek hem de belirlediğimiz yol haritası boyunca, beraber neyi nasıl yapacağımız üzerine faydalı bir toplantı gerçekleştirdik. Üzerinde çalışacağımız projenin ne olduğunu herkes muhakkak biliyordu ama; artık biraz da teknik detayları (biz de zamanla öğrendikçe (: ) vermenin zamanı gelmişti: Pardus'un 64 bit portunu yapmaya çalışıyoruz. Bunun için kuluçka bir dağıtım üzerinden ilerleyerek (ki o da Pardus), çapraz derleme ile geçici ve temel bir sistem oluşturup, ardından da üzerinde 32 bit paketleri 64 bit olarak derleyebileceğimiz bir rootfs oluşturma çabasındayız. Tabi, bundan sonra işlerin daha da ivme kazanması gerekiyor. Çünkü; sadece kararlı depoda 2000++ paket olduğunu düşünürsek, bunların şu anki ekip eşliğinde tekrar paketlenmesi işinin oooldukça uzun zaman alacağı aşikar (: Üstelik, belirlediğimiz bir takvim var ve buna uyarak zamanında sürüm çıkarmak konusunda gayet kararlıyız. Bu amaçla bugün beraber olduğumuz arkadaşlara Meltem ve Mete ile beraber (maalesef Serhat arkadaşımız bize katılamadı sağlık problemlerinden dolayı, kendisine buradan da çok geçmiş olsun demek istiyoruz ) PISI paketi yapımı, yama nedir, nasıl yapılır, SVN kullanımı, diğer dağıtımların çalışmalarının incelenmesi ve bu süreç boyunca proje ile ilgili olarak nasıl daha etkili araştırma yapabilecekleri üzerine, elimizden geldiğince, bilgi vermeye çalıştık. (Bu sayede ilk seminerimizi de vermiş olduk.)

Şimdi, temel sistemi çıkarmaya 16 gün kala, arkadaşların anlattıklarımız üzerine bol pratik yapıp, sonrasında rootfs üzerinde paket yapım işlerine hep beraber, hızlı bir başlangıç yapmayı umut ediyoruz. Bu süreç elbette zorlu olacak, çok çalışmamız gerekecek, bir çok konuya yabancıyız ama; biz de zaten bu işi öğrenmek için yapıyoruz. Her sınıftan arkadaşın bu projenin içinde yer alacak olması, herkesin aynı hızda ilerlemesi açısından dezavantaj olarak görünse de, projenin devamlılığını göz önüne aldığımız zaman, bunun bize büyük bir avantaj olarak geri dönecek olmasının düşüncesi daha bi heyecan verici.
16
Eki
Özgürlük İçin topluluğu olarak 7-12 Ekim tarihlerinde cebit 'teydik. Pardus standında soruları yanıtladık, binlerce cd dağıttık, güldük, eğlendik. Bu 6 günlük süreçte biraz hasta olsam da gerçekten çok eğlendim :) Çok güzel insanlarla tanıştım. Şimdi aklıma gelenler Ali Işıngör, Deniz Silahcılar, Seda Akay, Akın Ömeroğlu, Deniz Ege Tunçay, Uğur Çetin, Anıl Saka, Süha, Ulaş, Tuğçe, Işıl, Anıl, Yılmaz, Ahmet Aygün ve tabiki Ayşe :P

Bu süreçte bıkmadan usanmadan Pardus 'u tanıtan, sorulara içtenlikle cevap veren herkese teşekkür etmek istiyorum. Bir daha ki topluluk etkinliğinde umarım bu güzel insanlarla bir daha çalışma fırsatı bulurum...

Şu an Tekirdağ 'a geri dönmüş bulunuyorum. Hızlı geçen bir haftadan sonra sakinlik iyi geliyor :)

Hoşçakalın!