21
Haz

Yeni bir proje geldi aklıma aslında benim aklıma gelmedi bir yerlerde görmüştüm bunu ama durumu ne bilmiyorum ayrıca uzun zamandır ses çıkmıyor benim de aklıma bu projeyi gerçekleştirmek geldi. Proje şu ki; bir program düşünün masaüstünde ve bilumum kde programlarındaki görsel değişiklikleri bir dosyaya kaydediyor ve yine bu program yardımıyla yüklüyor.

Örneğin Özgürlükİçin Tema bölümünde bir masaüstü tasarımı gördünüz, çok sevdiniz. Bir bir masaüstü arkaplanını, sistem temasını, ikon temasını buldunuz ve yaptınız ama çok yorucu oldu ve tam olmadı gibi. Artık buna gerek yok bu program sayesinde tek bir dosya ile o gördüğünüz tasarıma kavuşacaksınız. Eve gelen pazarlamacılar gibi konuştum :) .

Tabii daha fikir aşamasında olduğunu belirtmek lazım, şimdilik bu dosyaları nasıl toplayabilceğim, bu ayarların sistemin nerelerinde olduğunu bulmakla uğraşıyorum biraz yol katettim gibi. Bunları tamamlarsam gerisi kolay gibi gözüküyor. Ha ayrıca kde ile içli dışlı olan arkadaşlarda da yardımlarını bekliyorum.

22
Mar

Kde 4′le birlikte hayatımıza giren Oxygen pencere teması ne yazık ki benim kalbime giremedi. Aradığım ışıltıyı, gösterişi, canlılığı Oxygen’de bulamadım. Ayrıca masaüstü efektlerinden bağımsız olarak kendi gölge motorunu kullanmasına da hiç anlam veremedim. Ben 2009 sürümünde olduğu gibi Pardus 2011′de de Bespin temasını tercih ediyorum. İsmini ünlü Yıldız Savaşları serisinin beşinci bölümündeki (eski ikinci bölüm) uçan şehirden alan Bespin, derinlik hissi uyandıran hacimli ve parıltılı görüntüsüyle gerçekten güzel bir tema. Oxygen ekibinden ayrılan bir geliştiricinin ürünü olması da dikkat çekici.

Bespin aslında Kdm teması ve simge seti ile birlikte oldukça kapsamlı bir proje ama Pardus deposunda şimdilik sadece pencere teması var. Ben simge seti olarak Oxygen kullanmaya devam ediyorum. Yalnız uygulama pencerelerinin araç çubuklarındaki simgeleri Faenza setindeki tek renk (siyah) simgelerle değiştirdim. Siyah simgeler Bespin üzerinde daha güzel duruyor.

Bu güzel temanın özelleştirilebilirliği çok yüksek. Pencerelerinize birbirinden farklı şekiller verebilmeniz mümkün. Pencerelerin üzerindeki düğmelerden açılan menülere kadar her şeyi değiştirebiliyorsunuz. Üstelik Bespin Xbar programcığını da desteklediği için uygulama pencerelerindeki menü çubuklarını Xbar üzerine gönderip uygulama arayüzlerinde harikulade bir sadelik temin edebiliyorsunuz.

Bespin’in oldukça kalabalık olan ayarlarının nasıl yapılacağına dair bir şeyler karalamayı düşünüyorum ama o zamana dek beklemek istemeyen kullanıcılar için resimlerde gördüğünüz Bespin görünümünü elde etmenizi sağlayacak bir yapılandırma dosyasını burada sizlerle paylaşıyorum. Sisteminize Bespin’i kurduktan sonra yapılandırma ekranında dosyayı içe aktarıp (import) kullanabilirsiniz.


18
Şub

Bu inceleme için hayli geç kaldım aslında. Zira 20 Ocak’ta 2011 sürümü yayınlanan, Linux dünyasının en keskin tırnaklı, en sivri dişli, en yırtıcı dağıtımını geç de olsa bir süredir aktif olarak kullanıyorum. Aslında bir açıdan bakınca bu gecikmiş incelemem iyi. Çünkü aceleci ve dolayısıyla ön yargılı bir değerlendirme yapmaktan da sakınmış oldum. 2007.3′ten 2008′e geçtiğimizde çok fazla sarsılmamıştık. Ekran kartlarımızın sürücülerini kolayca yüklememizi sağlayan görüntü yöneticisi bizleri epey sevindirmişti ama Kde3 serisi ile devam edildiğinden, en azından gözümüzün gördüğü çok değişiklik yoktu. 2008.2′den 2009′a geçiş ise hayli sarsıcı olmuştu. Kde dördüncü sürümüne yükselmişti ve bizi bambaşka bir masaüstü deneyimi bekliyordu.

2009.2′den 2011′e geçiş ise tam anlamıyla salladı bizi. Pardus biraz daha farklı göründü gözüme. Kde 4.4′ten 4.5′e geçilmesiyle sistemin genelinde görünen görsel hoşluk ve performans iyileşmesi bir yana, artık Pardus’un kişiliğini sergileyen unsurlar da daha bir dikkat çekiyor. Bu hızlı girişle filmin son sahnesini gördük. Gelin, şimdi en baştan başlayalım ve neler olmuş görelim.

Yeni Yalı…Pek yakışıklı…
Kalıp dosyamız artık 700MB’lik bir CD’ye sığmıyor. Kendisi artık 1.1GB büyüklüğünde bir DVD kalıbı. DVD’den başlayan sistemimizde ilk önce yakışıklı yırtıcının suretiyle karşılaşıyoruz. Durun!..Sisteminizin ayarlarıyla oynamayın. 2009 serisindeki Lal rengi 2011′de yerini gri/füme kombinasyonuna bıraktı. İşte bu yeni Yalı…Ya da benim taktığım ismiyle YAlışıkLI…

Yeni Yalı, ekran tasarımıyla, kullanılan renklerle öncekinden epey farklı, daha şık ve ağır görünümlü. Disk bölümlendirme ekranı hariç diğer ekranlar, önceki sürümden çok farklı değil ama disk bölümlendirme bambaşka bir hale bürünmüş. Ubuntu’dakine benzer, ağaç görünümlü bir disk yapısı var artık karşımızda. İlk defa kullanan, benim gibi orta halli bir kullanıcı için biraz şaşırtıcı bir deneyimdi. Birazcık duraksadım ama Ubuntu’nun kurulum ekranına aşina olduğumdan başardım. Ne varki Linux’a yeni başlayacak bir kullanıcı için yeni disk bölümleme ekranı biraz zor ve ürkütücü. Ne yapmalı nasıl etmeli bilmiyorum. Henüz önerebileceğim olgun bir şeyler yok kafamda. Eğer Lvm ve Raid gibi fonksiyonların da eklenmesi sebebiyle ağaç görünümünden vazgeçilemiyorsa belki de disk bölümlendirme ekranında sağlam bir kılavuz metin düşünülebilir hızlı bir çözüm olarak (Bu cümlemle taşı sevgili geliştiricilerimize değil biz gönüllülere atıyorum. Talep beklemeden, olası tasarım/içerik çalışmalarımızı hazırlayıp sunmamızda hiçbir sakınca yok, büyük faydalar var).

Her zaman her yerde…En büyük Kaptan!
Kurulumdan sonra sistemi ilk başlattığımızda daimi ev sahibimiz Kaptan karşılıyor bizi. Aslında Kaptan’ı eskiden beri gereksiz bulmuşumdur ama bu kez sanki (belki de yenilenen tasarımından dolayı) Pardus’u diğer dağıtımlardan farklılaştıran önemli bir özellik olarak gördüm ve sevdim. Kullanıcı ile Pardus arasında kullanıcı-kullanılan ilişkisi dışında farklı bir bağın da kurulmasına yardımcı olan Kaptan, Oxygen ile Milky 2 simge setleri arasında seçim yapmamıza da olanak sağlayarak, resmi ve gönüllü Pardus forumları ile e-posta listelerindeki “Milky güzel/değil” tartışmalarına da ebediyyen son vermiş. Bravo Kaptan!

Sütlü sütlü…Ohhh…Misss…
Biraz sönük kaldığını düşündüğüm Milky 1′den sonra Milky 2 son derece sıcak göründü gözüme. Simgeler artık daha hacimli görünüyor. Belki varsayılan klasör renginin sarı yerine mavi tonlarından biri olarak belirlenmesi daha iyi olabilirdi. Ama belki de klasörlerin Oxygen’e benzememesi, setin geneline sıcak renklerin hakim olması gibi kaygılar gözetilmiştir düşüncesiyle buna pek takılmıyorum. Tüm klasörlerin rengini aynı anda değiştirebilmenin yolunu bulmaya çalışacağım artık.

Milky 2 için bir öneri geliştirmek isteseydim, araç çubuğu simgelerinin daha da sadeleşmesini isterdim. Bespin temasının (depomuzda Bespin simge seti yok) simge setinde, pencerelerin araç çubuklarındaki düğmeler tek renk (siyah). Yine Ubuntu’da tecrübe ettiğim Faenza simge setinde de pencerelerin araç çubuklarındaki düğmeler tek renk (siyah). Bu tek renklilik, pencerenin görünümün sadeleşmesinde oldukça etkili ve son derece güzel bir görünüm yaratıyor.

Milky 2′nin kişiliği tamamen kendine özgü. Biraz daha ışıltılı bir simge seti kullanmak isteyenler ise Pardus 2011′le yüklü gelen Oxygen’i kullanabilirler.

Daha zengin ve yepyeni görünümlü bir Paket Yöneticisi
Pardus 2011′in paket deposu, yeni yayınlandığını göz önünde bulundurursak içerik açısından fena değil. Henüz Xfce masaüstü paketleri depoda değil. Onlar da katıldığında hatta Çomak Projesi tamamlanıp da Gnome paketleri de eklendiğinde gayet ele avuca gelir bir içeriğe kavuşacak.

Yeni paket yöneticimiz gayet gösterişli. Efektler, animasyonlar ve farklı pop-up pencereler kendisine oldukça hoş bir hava katmış. Paketleri, tüm paketler, kurulu paketler, kurulabilir paketler ve güncelleme paketleri şeklinde ayrı ayrı sekmelerde görebiliyoruz. Sistemin geneliyle görsel uyumluluğun sağlanması açısından, sekme kullanımı yerine standart araç çubuğu ve düğmelerin kullanılması belki daha hoş olabilir. Böylece, pencerenin sağ alt köşesine konumlandırılmış “Paketleri Kur/Kaldır” düğmeleri araç çubuğuna taşınabilir.

Kde 4.5 ve Oxygen pencere teması
Kde’nin 4.5.4 sürümü 2011′in performansına son derece olumlu etki etmiş. Masaüstü efektleri gayet akıcı çalışıyor ama daha iyi olabilir/olmalı. Bunda X sunucusu ve ekran kartı sürücülerinin de (ekran kartım Amd Radeon HD3850) muhakkak etkisi var. Umuyorum ki X ve ekran kartı sürücüleri kendilerini daha geliştirirler. Şimdilik Amd’nin sunduğu sahipli sürücü yerine açık kaynaklı sürücüyü kullanıyorum. Özellikle yüksek çözünürlüklü (1920x1080x25fps) video dosyalarının oynatılmasında daha performanslı gördüm.

Oxygen pencere temasını bir türlü sevemedim. Bana çok donuk geliyor. Temadaki tek ışıltı başlık çubuğundaki ışık efekti. Orta ya da Bespin temalarında olduğu gibi tüm pencereyi kaplayan bir gradyan Oxygen’e çok yakışırdı oysa…Ben Pardus’umda Bespin kullanıyorum. Hem Oxygen’e göre daha hacimli bir görüntü arzediyor hem Xbar’la uyumlu hem de kendi gölge motorunu değil masasüstü efektlerindeki gölge motorunu kullandığı için çok daha güzel bir gölge efekti sunuyor.

Ortaya karışık…Zengin uygulama menüsü…Clementine faciası…
Kde4′ün kullanışlı uygulamaları ve eksiksiz ofis seti Libre Office, Pardus 2011′le kurulumda geliyor. Dolayısıyla sistemi kurduktan sonra, müzik dinlemek, film izlemek, ofis dosyalarıyla çalışmak, Twitter hesabınıza masaüstünden erişmek, hatta internet günlüğünüze erişmek için uygulama kurmak zahmetine girmenize hiç gerek yok. Kurulumdan sonra hepsi elinizin altında. Ya e-postalarınız, takip edeceğiniz rss adresleri, kontak listeniz, notlarınız? Onlar için de Kontact hizmetinizde. Tek uygulama ile tüm bu iletişim ihtiyaçlarınızı son dere basit ve hızlı bir şekilde karşılayabiliyorsunuz.

Durun bitmedi. Adalar vapurundaki cevval satıcılar gibi…”Bunlarla birlikte”…Video düzenleme için Kdenlive, fotoğraf arşivinizi yönetmek ve resim dosyalarındaki basit düzenlemeler için Gwenview, profesyonel imaj düzenleme ihtiyaçlarınız için Gimp ve bilgisayar kullanma deneyiminize bambaşka tatlar katacak pek çok uygulama da Keskin Diş’in 2011 sürümünde…

Uygulama yelpazesinde beni hayal kırıklığına uğratan tek nokta Amarok yerine Clementine’in gelmesi oldu. Bunun sebebini bilmiyorum. Belki teknik açıdan geliştiricilerimizin işini kolaylaştıran avantajları vardır Clementine’in. Ama ne olursa olsun Clementine geçmişin izlerini taşıyor. Arayüzü Kde3 döneminden Amarok 1 serisi ile aynı. Görüntü itibariyle sistemin geri kalanı ile uyumsuz. Ayrıca podcast desteği yok. Gerçi Amarok 2 depoda var. İsteyen kurup kullanabilir. Ama depodan kurulan Amarok’u bir türlü Türkçe’leştiremedim. Temennim Türkçe Amarok 2′nin 2011.1′de aramıza geri dönmesi yönünde…Sistemin hep göz önünde olan lokomotif uygulamalarında yapılan değişiklikleri pek doğru bulmuyorum.

Görünen o ki çevik güzellik, 2011 sürümüyle dişlerini bilemiş. Çomak projesi ile de avına atılmak üzere iyice gerilmiş bir yırtıcı görünümünde…Koşmaya başladığında ne kimse kaçabilecek ne de birşey kurtulabilecek.

Son sözler…
Pardus’u kullanmalı mısınız? Maalesef buna ben cevap veremem. Pardus, kullanmadan asla tadamayacağınız bir deneyim vaadediyor. Şu ana dek Pardus kullanıcısı yaptığım arkadaşlarımın hiç birine Pardus’u tavsiye etmedim. Sadece yarım saat kullandırdım. Şimdi ise gayet mutlular. 2011 içinse bu süre 1 dakika. Yani bildiğiniz anlamda ilk görüşte aşk…

Aşık olmaya hazır mısınız? Buyurun o zaman. Pardus burada


7
Şub

Takıntı…Benimkisi gerçekten takıntı. Masasında kağıt olmayan bankacı gördünüz mü siz hiç? Var işte…Masası monitör, klavye, fare, telefon ve içinde firmalardan gelmiş evrakların bulunduğu bir havuzdan ibaret olan, iki telefonu masanın hep aynı yerinde (monitörün hemen altında) mutlaka birbirine paralel olarak duran, saplantılı bir bankacı. O benim… Bendeki bu düzen hastalığı sürekli olarak kullandığım Linux dağıtımlarını da kurcalamama sebep oluyor. Kullandığım uygulamaların arayüzlerinin basit ve sade olmasını tercih ediyorum. Eciş bücüş, onlarca simge, sağda solda, orada burada yazılar göz zevkimi feci halde bozuyor. Elimde olsa kullandığım bilumum uygulamaların üzerinde tek düğme bırakmayacağım ama o da biraz saçma olur be…

Bilgisayarımda hem Pardus 2011 hem de Ubuntu 10.10 kullanıyorum. İkisinin de tadını çıkarıyorum. Pardus üzerinde masaüstü ortamı Kde4 olduğundan ek uygulamalar kullanmadan pencerelerin her yerini kesip biçip kuşa çeviriyorum. Bespin temasıyla birlikte Xbar’ı da kurdum mu tamam oluyor (Xbar pencerelerin menü çubuklarını panele taşıyan ve MacOS X’teki gibi görünmelerini sağlayan küçük bir uygulama). Ne varki bir süredir Ubuntu kullanıyorum. Kız kardeşimin dizüstü bilgisayarına kuracağım Linux olarak onu seçmemle, kendi masaüstümde de kullanma isteği belirdi içimde. Kurdum gitti…

Ubuntu’da varsayılan masaüstü ortamı Gnome. Gnome Kde4 gibi kişiselleştirilebilirlik imkanları sunmuyor. Ancak bazı eklenti ve uygulamalarla ne kadar güzel kıvama gelebileceğini gözlerimle gördüm, bizzat tecrübe ettim. İstediğim özelleştirme için temel ihtiyaçlarım aşağıdaki gibiydi. Bakınız Ubuntu’ya neler yaptım.

Pencerelerdeki Menü Çubuklarını Panele Taşımak
11.04′le kurulu olarak gelecek olan Global Menu bu iş için biçilmiş kaftan. Kurup eklentiyi panele yerleştirdiğimiz andan itibaren tüm Gtk arayüzlü uygulamaların araç çubukları panele taşınıyor. Yalnız en yaygın Gtk arayüzlü uygulama (Firefox’tur kendisi) maalesef menü çubuğunu Global Menü’ye göndermiyor. Bu sorunun 11.04′te giderileceğine dair bir haber okudum. Umarım işe yarar. O zamana dek menü çubuğundan kurtulmak için Firefox’un Hide Menubar eklentisi harikulade bir çözüm. Eklentiyi kurduğunuz anda menü çubuğu arazi olacaktır. Görmek isterseniz klavyenizin tab tuşuna basmanız yeterli. Darısı Libre Office’in başına. O da Global Menü’ye direnenlerden…

Pencerelerin Araç Çubuklarını Sadeleştirmek
Menü çubuğundan kurtulduk ama araç çubuklarımız da hala kalabalık. Gnome’da maalesef Kde’deki gibi araç çubuklarını doğrudan sadeleştirme, istediğimiz düğmeleri ekleyip çıkarma imkanımız yok. Nautilus bu yüzden özelleştirilemez durumda. Bunu aşmanın ve Nautilus’a sade ve şık bir görünüme büründürmenin yolu nautilus-elementary temasını kurmaktan geçiyor. Aşağıdaki komutları terminalde sırasıyla verirsek nautilus-elementary’yi kuracağız.

sudo add-apt-repository ppa:am-monkeyd/nautilus-elementary-ppa
sudo apt-get update
sudo apt-get dist-upgrade
nautilus -q

Bu kodlardan sonra Nautilus daha şık. Ayrıca bazı sürprizleri var. Resimlerinizin olduğu bir klasördeyken F4′e bir basın bakalım, karşınıza ne çıkacak.

Parlak Bir Pencere Teması Kurmak
Ubuntu’nun maalesef bir türlü tutturamadığı bir şey bu. Hep kahverengi, turuncu renkli pencere temaları geliyor sistemle. Oysa açık renkler sistemi daha bir başka gösteriyor sanki. Açık renkler pencere gölgesiyle kontrast oluşturduğundan, pencereleri gerçekten havadaymış gibi gösteriyor. Derinlik hissini arttırıyor. Ayrıca beyaza yakın renkler, sadeliği destekleyen bir etki yaratıyor. Tüm bu özellikleri taşıyan harika bir pencere teması keşfettim: Orta. Haydi kuralım Orta’yı. Buyurun terminale.

sudo add-apt-repository ppa:nikount/orta-desktop
sudo apt-get update
sudo apt-get install orta-theme
sudo apt-get install orta-emerald-decorators
sudo apt-get install orta-xfwm4-decorators

Şimdi Ubuntu’nun iki renkli temasından kurtulduk. Orta temasının da kendine has özelleştirme ayarları var. Bu ayarlara, Panel>Sistem>Tercihler menüsünden ulaşabilirsiniz. Temanın kendi yapılandırma uygulaması oraya yerleşecektir.

Güzel Bir Simge Seti
Söz konusu Ubuntu ise favorim Faenza. Harikulade bir set. Ubuntu ile de son derece uyumlu. İçinde de son derece güzel simgeler var. Setin tamamını sisteminizde kurulu diğer simge setleri ile birlikte /usr/share/icons dizini altında inceleyebilirsiniz. Faenza’yı terminalde aşağıdaki kodları girerek sisteminize kurabilirsiniz.

sudo add-apt-repository ppa:tiheum/equinox
sudo apt-get update && sudo apt-get install faenza-icon-theme

Kıpır Kıpır Bir Rıhtım
Pencerelerin listelenmesi için standart paneldeki pencere listesini kullanmayı pek tercih etmiyorum. Compiz-Fusion’la birlikte çalışan Cairo-Dock benim için daha cazip. Özelleştirilebilme yetenekleri gerçekten harika. Üzerindeki simgelerin efektleri çok güzel. Oynayıp duruyorsunuz. Faenza simge seti de Cairo-Dock üzerinde etkinleştirildiğinde sistemin geri kalanıyla son derece uyumlu bir rıhtımınız oluyor. Üstelik uygulamalarınızın yeri hiç değişmediği için zaman içinde rıhtım kullanımı, standart panel kullanımından daha kolay gelmeye başlıyor.

Sonucu resimleri büyüterek daha net görebilirsiniz. Gerçekten güzel oldu.


15
Oca

Pardus’ta açıp kullandığım yazılımların ara yüzlerinin sade olmasını tercih ediyorum. Sık kullanmadığım düğmelerin sürekli gözümün önünde durması beni rahatsız ediyor. Açık olan yazılım penceresini gereğinden fazla kalabalık ve dağınık gösterirken, aslında o pencerede ulaşmak istediğim unsurların (Dophin’deki klasörler veya Firefox’taki internet sayfaları) geri planda kalmasına sebep oluyor. Qt tabanlı yazılımlarda bu sorunu, KDE’nin muhteşem özelleştirilebilirlik imkanları ve Bespin pencere temasıyla birlikte kullandığım Xbar plasma programcığı ile aşıyorum ama Firefox gibi Gtk tabanlı uygulamalar ne yazık ki Bespin tarafından giydirilemiyor ve Xbar da işlevsiz kalıyor.

Bu durumu çözüp, Firefox’u sistemin genel görünümüne biraz olsun uydurabilmek, benzetebilmek için binbir farklı şey denedikten sonra nihayet aşağıdaki iki Firefox eklentisinde karar kıldım.

*Strata Reloaded teması ve
*Compact Menu 2 eklentisi.

Bu iki eklentiyi kurup sistem ayarlarından pencere kenarlığı rengini de Strata Reloaded temasının rengine çevirdiniz mi bütünleşik görünümlü, şık sekmeli, araç menüsünden arınmış (tüm menü küçük bir dünya simgesine dönüşecek) sade bir Firefox’unuz olacak.

Firefox 4′ü kullanmaya başladığımızda bunlara gerek kalmayacak ama herhangi bir sebeple Firefox 3.5 serisini kullanmaya devam edecek kullanıcılar için bu minik paylaşım da elimizin altında bulunsun istedim.


18
Eki

Pardus için özgürlükiçin sitesinde temalar bölümü var. Severek takip ettiğim, çok değişik duvar kağıtlarının ortaya çıktığı bir bölüm..

Belirtmeden geçemeyeceğim. kerim nickli Abdulkerim Aydın‘ın çalışmaları ise ayrı bir güzel. Hep aklımda kerim’in Pardus için bir simge teması yapması var:D (zorlu ve uzun bir süreç fakat altından kalkabileceğini biliyorum : )

Asıl yazmak istediğim; tema bölümüne eklenen duvar kağıtlarının kde-look.org sitesine de yüklenmesi.. Böylelikle orada Pardus ismini görenler merak edeceklerdir. 10 kişinin dikkatini bile çekse farkeder.

Şimdi buradan tema bölümüne duvar kağıdı ekleyenlerden ricam kde-look.org sitesine de yüklemeleri..

Bence fark yaratacaktır.