27
Eki

Bugünlerde CodeIgniter ile yatıp kalkmaktayım. Bugüne dek bu kadar kolay, kullanışlı, hızlı ve pratik bir framework (uygulama çatısı?) kullanmamıştım. PHP ile uygulama geliştiren herkese de tavsiye ederim, pişman olmayacaksınız.

Gelelim konumuza. Bir süredir Internet’te çeşitli yerlerde, sesi pek yüksek olmasa da, bir “PHP’yi bırakın, Django’ya gelin” kampanyası var. Her şeyden önce, bu bir elmalarla armutlar senaryosu. PHP bir programlama dili, Django ise bir framework. Mantıklı bir karşılaştırma ya PHP ile Python arasında, ya da PHP frameworkleri ile Django arasında yapılabilir.

Bunun üzerine aklıma ilk gelen şey Google Trends‘e bakmak oldu. Sonuç şu şekilde:2010 10 27 235236 1366x768 scrot PHP Frameworkleri vs. Django: Basit bir popülarite karşılaştırması

Grafiği incelemeye başlamadan önce küçük bir açıklama: Her framework’ün sonuna yazıldığı dili de ekledim, zira bunu yapmayınca alakasız şeyler de (mesela Monty Python) listeye dahil oluyordu.

Grafikte gördüğümüz üzere Cake PHP 2009 başlarından beri popülerliğini yitirmeye başlamışken CodeIgniter’ın popülerliği sürekli olarak artıyor. Zend, piyasadaki en büyük kurumsal PHP framework’ü ve her ne kadar 2010 yılı içinde popülerlik kaybetmiş görünüyor olsa da, grafiğin en üstünde yer alması beklenen bir durum.  Son olarak Django 2009 başına kadar inanılmaz bir ivmeyle yükselmiş olsa da 2009 ve 2010 yıllarında büyümesi duraklamış gibi görünüyor.

Mevcut paterne bakarak ileriki yıllara projeksiyon yaparsak, Cake ve Zend’in popülerliğini yitirmeye devam edeceğini, CodeIgniter’ın ise Cake ve Zend’in kaybettikleri pazar payından bir dilim alacağını tahmin edebiliriz. Django ise 2 yıl boyunca aynı paterni izlediği için, benim düşüncem Django’nun artık oturmuş ve bağlı bir kullanıcı kitlesi olduğu, ileriki yılların Django’nun popülaritesinde aşağı veya yukarı yönde, kayda değer bir değişiklik olmayacağı yönünde.

Son olarak, bu yazının hiçbir bilimselliği olmadığını unutmayın, sadece bir grafik yorumlaması icon smile PHP Frameworkleri vs. Django: Basit bir popülarite karşılaştırması

1
Eki

Bugün Arch Linux wikisinde bulunan LVM (Logical Volume Manager) makalesinin Türkçe çevirisini nihayet tamamladım! Makalenin neredeyse tamamı dağıtımdan bağımsız, o yüzden talimatları istediğiniz dağıtımda rahatça kullanabilirsiniz. Kısaca tanımlarsak:

LVM, Linux çekirdeği için bir Mantıksal Hacim Yöneticisi’dir. LVM kullanarak depolama alanınızı soyut hale getirebilir, düzenlemesi daha kolay olan “sanal disk bölümleri” oluşturabilirsiniz.

Çeviriye buradan erişebilirsiniz. Umarım ilgilenenlere faydalı olur icon smile LVM için Türkçe dokümantasyon!

6
Eyl

Geçen ay başladığım “Ayın Xfce ekran görüntüsü” serisine devam ediyorum.

Eylül ayının Xfce ekran görüntüsü:

xfce september 300x168 Eylül ayı Xfce masaüstü!

Büyük hali için tıklayın

Gelelim detaylara;

GTK Teması: Equinox
Xfwm4 Teması: Axiom
Simge Seti: Faenza
Masaüstü arkaplanı: Wild Shine
Conky: Bu sefer oldukça karmaşık. Dosyalar buradan [1], .conkyrc buradan.
Tint2: tint2rc

Bu ay asıl değişiklikler conky ve panelde. Conky’yi şuradan (kurulum için buraya bakın) esinlenerek kendi zevkime uyarladım.  [1]deki arşivde kendime uyarladığım dosyalar ve scriptler var.Oldukça zamanımı aldı ama değdi bence.

Son olarak Xfce’nin de kendi panelinden vazgeçip, tint2 panel kullanmaya başladım. Şimdilik bu kadar, gelecek ay görüşmek üzere icon smile Eylül ayı Xfce masaüstü!

29
Tem

TÜBİTAK UEKAE tarafından geliştirilen AKİS‘i duymuşsunuzdur sanırım. Sitesinden alıntı yaparsak:

AKİS, milli olarak geliştirilmiş bir akıllı kart işletim sistemidir. AKİS güvenlik hizmetleri sunan bir mikroişlemci üstünde koşar ve elektronik imza, şifreleme ve güvenlik anahtarları taşıma hizmetleri sunar. Günlük hayatta AKİS taşıyan akıllı kartlar elektronik imza, elektronik kimlik kartı, kredi kartı, toplu ulaşım kartı vb amaçlarla kullanılabilirler.

AKİS’in Windows sürümü ve Pardus için PiSi paketi var. Ben de “neden olmasın?” deyip Arch Linux için paketledim icon smile Akis Akıllı Kart İşletim Sistemi   Arch Linux İlgilenenleri buraya davet edeyim ve bir ekran görüntüsü ile yazıma son vereyim:

2010 07 29 212429 1366x768 scrot Akis Akıllı Kart İşletim Sistemi   Arch Linux

14
Nis

Kupfer, tıpkı Gnome-Do, Katapult ve Launchy gibi bir hızlı başlatma/arama aracı. Bu tip araçlar arasında özellik düzeyi olarak en gelişmiş olanın Gnome-Do olduğu sanırım tartışmasız kabul gören bir gerçek.

Fakat Gnome-Do’nun gerek C# (ve dolayısıyla Mono) ile yazılmış olması, gerekse birçok Gnome bağımlılığının olması birçok kullanıcı için çekiciliğini yitirmesi, kullanışsız olması anlamına geliyor.

Bugün Gnome-Do için yine GTK ile yazılmış bir alternatif ararken “Kupfer”ı keşfettim. İşlevsel olarak Gnome-Do’ya oldukça benzeyen bu küçük program ne Mono ne de Gnome bağımlılığı içeriyor. Kullanımının tıpkı Gnome-Do gibi kolay olduğunu görünce Kupfer’a geçmeye karar verdim ve şimdilik her ihtiyacımı da görüyor.

Arch Linux kullanıcıları için güncel bir paketini de yaptım: http://aur.archlinux.org/packages.php?ID=27896

Ekran Görüntüleri:

kupfer 2 Hafif bir Gnome Do alternatifi: Kupfer

kupfer 1 Hafif bir Gnome Do alternatifi: Kupfer

kupfer albums Hafif bir Gnome Do alternatifi: Kupfer

21
Mar

nVidia kullanıcılarının vdpau sayesinde uzun süredir sahip olduğu GPU destekli video oynatımı özelliğini nihayet ATI XvBA (X-Video Bitstream Acceleration) sayesinde çalıştırabildim. Özellikle yüksek çözünürlüklü (HD) video oynatmada sıkıntı yaşıyorsanız video decoding yükünü işlemciden alıp ekran kartına vermek çok işinize yarayacaktır.

Aşağıdaki anlatım Arch Linux altında bunun nasıl yapılacağını anlatıyor, ancak diğer dağıtımlara da kolaylıkla uyarlanabilir.

Not: Bu yöntem için ben X.Org 1.7.6 ve Catalyst 10.4 beta kullandım. Catalyst sürücüsünü (en güncel sürüm 10.2) depolarında bulunduran dağıtımlar X.Org 1.6 kullanıyor zira catalyst 1.7′yi desteklemiyor. 2 gün önce ATI’nin Ubuntu’ya “el altından verdiği” 10.4 sürümü 1.7 destekliyor ve ben de bu sürücüyü kullanıyorum. Bu yöntem daha eski sürücülerde çalışıyor mu bilmiyorum.

1) Öncelikle “libva” paketini kurmamız gerekiyor. Paketin eski sürümü AUR’da var ama bu sürüm bende hata verdiği için PKGBUILD’i değiştirerek güncel sürümü kurdum. Güncel PKGBUILD’i paketin sayfasındaki yorumlara yazdım. Adımlar şöyle:

Buradan tarball’u indirip, PKGBUILD’i güncelleyip komut satırında

makepkg

ile paketi inşa ediyoruz. Ondan sonra

pacman -U libva-sds-0.31.0_1_11-2-i686.pkg.tar.gz

ile paketi kuruyoruz.

2) ATI’nin XvBA backend’i için VA-API sürücüsünü kuruyoruz.

Buradan tarball’u indirip, açıp, komut satırında

makepkg

komutu ile inşa ettikten sonra

pacman -U xvba-video-0.6.10-1-i686.pkg.tar.gz

ile paketi kuruyoruz.

3) FFMPEG’in en son sürümüne ihtiyacımız olduğundan, ffmpeg-svn’i kuruyoruz. Bunun için buradan tarball’u indirip, önceki adımdaki gibi paketi oluşturup kuruyoruz. (Not: ffmpeg oldukça büyük bir paket, derlemesi uzun sürebilir.)

4) Son olarak Mplayer’ın VA-API desteği ile derlenmesi gerekiyor. Bunun için buradan mplayer-vaapi paketini indiriyor, aynı yöntemle kuruyoruz.

5) İhtiyacımız olan tüm paketler kurulmuş durumda. Öncelikle herşey yolunda mı diye test edelim. Komut satırında

vainfo

komutunu veriyoruz. Çıktısı ekran kartına göre değişiklik gösterse de benim kartım (HD4330) için şu şekilde:

libva: libva version 0.31.0-sds6
Xlib:  extension "XFree86-DRI" missing on display ":0.0".
libva: va_getDriverName() returns 0
libva: Trying to open /usr/lib/va/drivers/fglrx_drv_video.so
libva: va_openDriver() returns 0
vainfo: VA API version: 0.31
vainfo: Driver version: Splitted-Desktop Systems XvBA backend for VA API - 0.6.10
vainfo: Supported profile and entrypoints
 VAProfileMPEG2Simple            :    VAEntrypointIDCT
 VAProfileMPEG2Main              :    VAEntrypointIDCT
 VAProfileH264High               :    VAEntrypointVLD
 VAProfileVC1Advanced            :    VAEntrypointVLD

6) “libva”in eski sürümüyle uyumluluk için bazı symlink’leri oluşturmamız gerekiyor:

sudo ln -s /usr/lib/libva-x11-0.31.0.6.so.1 /usr/lib/libva-x11-0.31.0.5.so.1
sudo ln -s /usr/lib/libva-glx-0.31.0.6.so.1 /usr/lib/libva-glx-0.31.0.5.so.1
sudo ln -s /usr/lib/libva-0.31.0.6.so.1 /usr/lib/libva-0.31.0.5.so.1

7) Şimdi gerçek bir video ile test edelim. Komut satırında

mplayer -vo vaapi:gl -va vaapi [dosya adı].avi

ile bir video başlatmayı deneyin. Benim test ettiğim video için komut satırındaki çıktı şöyle:

$ mplayer -vo vaapi:gl -va vaapi Flashforward.S01E11-E12.HDTV.XviD-2HD.avi
MPlayer SVN-r30589-4.4.3 (C) 2000-2010 MPlayer Team
144 audio & 329 video codecs
mplayer: could not connect to socket
mplayer: No such file or directory
Failed to open LIRC support. You will not be able to use your remote control.

Playing Flashforward.S01E11-E12.HDTV.XviD-2HD.avi.
AVI file format detected.
[aviheader] Video stream found, -vid 0
[aviheader] Audio stream found, -aid 1
VIDEO:  [XVID]  624x352  12bpp  23.976 fps  1027.5 kbps (125.4 kbyte/s)
Clip info:
 Software: MEncoder dev-SVN-r26940
[vo_vaapi] Using OpenGL rendering
libva: libva version 0.31.0-sds6
Xlib:  extension "XFree86-DRI" missing on display ":0.0".
libva: va_getDriverName() returns 0
libva: Trying to open /usr/lib/va/drivers/fglrx_drv_video.so
libva: va_openDriver() returns 0
==========================================================================
Opening video decoder: [ffmpeg] FFmpeg's libavcodec codec family
[VD_FFMPEG] VA API accelerated codec.
Unsupported PixelFormat 61
[VD_FFMPEG] Trying pixfmt=1.
Movie-Aspect is undefined - no prescaling applied.
VO: [vaapi] 624x352 => 624x352 MPEG-4 VA API Acceleration
[vo_vaapi] Using 1:1 VA surface mapping
FATAL: Cannot initialize video driver.
Unsupported PixelFormat 61
[VD_FFMPEG] Trying pixfmt=0.
Unsupported PixelFormat 61
Could not find matching colorspace - retrying with -vf scale...
Opening video filter: [scale]
The selected video_out device is incompatible with this codec.
Try appending the scale filter to your filter list,
e.g. -vf spp,scale instead of -vf spp.
[VD_FFMPEG] Trying pixfmt=2.
Could not find matching colorspace - retrying with -vf scale...
Opening video filter: [scale]
The selected video_out device is incompatible with this codec.
Try appending the scale filter to your filter list,
e.g. -vf spp,scale instead of -vf spp.
[VD_FFMPEG] Trying pixfmt=3.
Movie-Aspect is undefined - no prescaling applied.
VO: [vaapi] 624x352 => 624x352 Planar YV12
Selected video codec: [ffodivx] vfm: ffmpeg (FFmpeg MPEG-4)
==========================================================================
==========================================================================
Opening audio decoder: [mp3lib] MPEG layer-2, layer-3
AUDIO: 48000 Hz, 2 ch, s16le, 128.0 kbit/8.33% (ratio: 16000->192000)
Selected audio codec: [mp3] afm: mp3lib (mp3lib MPEG layer-2, layer-3)
==========================================================================
[AO OSS] audio_setup: Can't open audio device /dev/dsp: Device or resource busy
AO: [alsa] 48000Hz 2ch s16le (2 bytes per sample)
Starting playback...
Movie-Aspect is 1.77:1 - prescaling to correct movie aspect.
VO: [vaapi] 624x352 => 624x352 Planar YV12
No bind found for key 'c'.                         %  6%  0.7% 0 0
A:   5.0 V:   5.0 A-V: -0.001 ct: -0.039 122/122  7%  9%  0.6% 0 0
Exiting... (Quit)

8 ) Video izlerken GPU’nun ne kadar kullanıldığını görmek isterseniz komut satırında

aticonfig --adapter=0 --od-getclocks

komutunu verip “GPU Load” kısmına bakabilirsiniz. Bahsettiğim video bende şöyle bir sonuç veriyor:

Adapter 0 - ATI Mobility Radeon HD 4300 Series
                            Core (MHz)    Memory (MHz)
           Current Clocks :    450           600
             Current Peak :    450           600
  Configurable Peak Range : [450-450]     [600-600]
                 GPU load :    39%

Gördüğünüz üzere artık video decoding için işlemci değil ekran kartı kullanılıyor. Artık siz de GPU ile hızlandırılmış video’nun keyfini çıkarabilirsiniz icon smile ATI ekran kartları için donanım hızlandırmasıyla video (Catalyst + XvBA + libva + ffmpeg + Mplayer)

Ekran görüntüsü:

2010 03 21 134001 1366x768 scrot 300x168 ATI ekran kartları için donanım hızlandırmasıyla video (Catalyst + XvBA + libva + ffmpeg + Mplayer)

27
Eyl

Bugün Google’ın Android işletim sistemini test etme fırsatım oldu. Hem de Android yüklü bir cep telefonu olmadan. Nasıl mı? Live Android projesi sayesinde. Öncelikle şuradan live cd’nin iso.001 ve iso.002 dosyalarını indiriyoruz. İndirdiğimiz dizinde

cat liveandroidv0.3.iso.001 liveandroidv0.3.iso.002 > liveandroidv0.3.iso

komutunu çalıştırıyoruz. Oluşan iso dosyasını CD’ye yazabilir, ya da VirtualBox ile test edebilirsiniz. Ben VirtualBox ile çalıştırdım. Sistem ilk açıldığında sizi şöyle bir ekran bekliyor:

Android Ana Ekranı

Ekranın üst tarafındaki arama bölümü hızlı bir web araması yapmanızı sağlıyor:

Android Google Arama Ekranı

Sağdaki barı kullanarak menüye erişebiliyorsunuz.

Android Menü

Örnek olarak birkaç uygulamaya bakalım. Mesela çalar saat:

Android Çalar Saat

Hesap makinesi:

Android Hesap Makinesi

Arama yapma:

Android GSM Arama

Mesaj yazma ekranı:

Android SMS

Müzik Çalar:

Android Müzik Çalar

Sistem Ayarları:

Android Ayarlar Menüsü

Web Tarayıcısı:

Android Web Tarayıcısı

Sonuç olarak, Android bence son derece güzel tasarlanmış bir sistem. Özellikle büyük simgeler dokunmatik ekranlar için ideal. Menü dizilimi, web tarayıcı ve telefon ekranı alışık olduğumuz Google sadeliğinde. Ana ekranın bir bilgisayar masaüstüne benzeyen görüntüsü ise her gün görmeye alıştığımız cep telefonu görünümünden oldukça farklı. Google Android’in daha birçok özelliği var, siz de kendiniz test edip diğer özelliklerini keşfedebilirsiniz.

1
May

Tübitak olaylarından sonra çok tartışıldı bu konu ama NTV’nin yeni dergisi “NTV Bilim” bu konuda hayranlık uyandıran, sert, güçlü ve kararlı bir üslup seçmiş. Aşağıda derginin Nisan sayısındaki “Okur Mektupları” kısmından iki okur yorumu ve derginin verdiği cevaplar var. Kapitalist düzende, Türkiye’nin hızla geriye gittiği, ortaçağ karanlığına gömüldüğü bu dönemde derginin cevapları gerçekten takdir edilmeye değer.

(Aşağıdaki yorumlar ve verilen cevaplar dergiden aynen alınmıştır).

Yorum 1:

Çeşitli internet sitelerinde NTV Bilim dergisinin Darwin kapaklı sayısının çıkacağını okudum. Defalarca çökertilmiş bu düşüncenin ve insan fıtratına aykırı bu görüşün derginizde yayınlanacak olması ihtimali bile inanılır gibi değildir. Eğer böyle bir şey olursa kendim başta olmak üzere, NTV’nin bütün bulunduğunuz sektörlere boykot gösterip çevreme ve elimden geldiğince herkese bu durumu anlatıp size tepkimi göstermeye devam edeceğim. Ümit ediyorum ki yapılan haberler gerçek dışıdır…

NTV Bilim’in cevabı:

Haberler gerçekdışı değildir (yine de, kapak konusu değil, dosya konusu olarak düzeltelim), fakat Darwin’in “defalarca çökertilmiş” olduğu gerçekdışıdır. (Dosyamızdaki yazılara bakınız lütfen.) Okurumuzun yaklaşımı ise bilimdışıdır, ama belki daha önemlisi başka fikirlere hoşgörü dışıdır, beğenmediği gerçekleri yoksayma işidir.

—–

Yorum 2:

Bu yorum oldukça uzun ama kısaca şunları söylüyor: Yorumu yazan bilgisayar bilimlerinde insan-bilgisayar etkileşimi üzerine çalışan bir araştırma görevlisiymiş. Kısaca kanıtlanmamış bir teori olan evrim teorisini sunmakla, evrimle ilgili yazmakla “tarafsızlık”tan taviz verildiğini, ve genelde bu tür dergileri almadığını söylemiş.

NTV Bilim’in cevabı (örnek alınası bir cevap):

[...] Okurumuzun esaslı sorunu, öyle anlaşılıyor ki, dergiyle değil, evrim teorisiyle. [Kendisi] kendisini ikna eder mi etmez mi bilemeyiz, ama bu sayıda yer verdiğimiz geniş evrim dosyasında, evrimin “teorik veya fiziksel deneylerle ispatlanmış” olduğunu görebilir. NTVB, sırf okur kapmak için bilim karşıtlığına prim vermeyecek.

—————

Yorum sizin…

3
Şub

Bugün telefonda kız arkadaşımla oldukça ilginç bir tartışmaya girdik. Adını koymamışsak da konu, Türkiye’deki ortalama bir insanın Internet ve Internet’in sunduklarına bakışı ile, batılı toplumların bakışı arasındaki farklılıktı.

Örnek vermek gerekirse; Diyelim ki sağlığınızla ilgili aklınıza takılan birşey var ve “bir sorup soruşturalım, neyin nesiymiş öğrenelim” diyorsunuz. Bu soruyu Internet’te tanıdığınız insanlara sorar mısınız? Sormanızda sakınca var mı? Diyeceksiniz ki nerde sorduğuna bağlı. Takip edenler bilirler xkcd‘yi. xkcd’nin en abartısız haliyle “devasa” bir de forumu var. Forumda karikatürden bilişim dünyasına, siyasetten evrenin oluşumuna, insan ilişkilerinden beslenmeye kadar aklınıza gelebilecek her türlü konu, “geek” bir kitle tarafından tartışılıyor. Orada “Men thread” (erkekler başlığı) adlı bir başlık var, erkekler ve erkeklere özgü “sorunları” tartışıyorlar. Burada sorununuzu dile getirir misiniz? Ben olsam getirirdim, en azından bunu orada da paylaşma fikrini garipsemezdim. Arkadaşım ise Internet’in bu tip işler için “uygun” ve “güvenli” olmadığını, insanların Internet’te bu tip şeyleri paylaşmalarının garip ve yanlış olduğunu, yüzyüze konuşulacak şeyleri Internet’ten tanıdığımız bir kitleyle paylaşmamamız gerektiğini söyledi. Döneceğiz bu konuya.

Şimdi bunu yazarken aklıma geldi, hani bir GSM operatörünün reklamı var, oğlan annesine bilgisayarda birşeyler yaptırmaya çalışıyor, kadın kalkıp pencereyi açıyor, fareyi söküyor v.s. İşte arkadaşımın fikri bana reklamdaki anne konumundaki insanların bakış açısıymış gibi geliyor. Bence bu insanlar Internet’i sadece “MSN’e girilen, Google’da arama yapılan, haberlere bakılan, bazen de alışveriş yapılan yer” olarak görüyor, Internet’in bir de “sosyal yönü” olabilmesine ihtimal vermiyor, olsa bile bunun yanlış olduğunu düşünüyor.

Döneceğiz dediğim yere dönelim. Mesela xkcd forumlarında sordunuz, “ben şöyle şöyle biriyim ve 100 şınav testi‘ni denemek istiyorum, sizce deneyeyim mi?”. Birisi de “ben de öyle biriyim ve denedim, zor oldu ama yaptım” dedi. Siz de denediniz ve diyelim ki sakatlandınız. Şimdi alternatif senaryoya bakalım. Bu soruyu forumda değilde tanıdığınız bir arkadaşınıza sordunuz, o da “dene canım ne olcak” dedi, denediniz, sakatlandınız. Şimdi bu iki sakatlanma arasında bir fark var mı? Bence yok. Arkadaşım ise Internet’ten tanıdığın birinin cevabına güvenmenin çok büyük bir risk olduğunu, onun yalan söylemediğinin ne malum olduğunu ve Internet’ten duyduğunuz birşey üzerine harekete geçmenin, birşeyler yapmanın çok riskli olduğunu düşünüyor.

Bence bu durum Internet’teki bir kişiye duyulan güvensizlikle alakalı değil. Bilenler bilir, xkcd forumları son derece oturmuş, insanların açıkça aklından geçenleri paylaştıkları bir forumdur, kimsenin size yalan söylemek, sizi dolandırmak için bir sebebi yoktur, onlarda sizin gibi insanlardır. O yüzden bence durum güvensizlik hissiyle değil, “reklamdaki anne” bakışıyla alakalıdır. Yani klasik bir “anlamadığı, bilmediği şeyden korkma ve o şeyi kötüleme” davranışıdır. Yanlış anlaşılmasın, küçümsemek için söylemiyorum, sadece bunun yaygın bir davranış biçimi olduğunu vurgulamaya çalışıyorum. Batılı toplumlar gündelik hayatın konularını Internet’te tanıdığı insanlarla paylaşmaktan çekinmiyorlar, biz ise çekiniyoruz. Bence bunun “tek” sebebi de yukarıda bahsettiğim durumdur.

Siz ne dersiniz? İnsanlar “bilinmeyene duyulan korku”dan dolayı mı böyle davranıyorlar? Yoksa gündelik hayatın da tartışıldığı Internet toplulukları gerçekten zararlı oluşumlar mı?

Yorumlarınız dört gözle beklenmektedir.

3
Ara

Uzun süredir kullandığım shared hosting’den kurtulsam da kendi sunucum olsa, aklıma esen şeyleri denesem, sunucu yönetimi ile haşır neşir olsam diyordum. Bu arayışım sırasında Linode’u (Linux Node) keşfettim.

Linode VPS hizmeti veren bir site. Sanallaştırma için XEN kullanıyorlar ve bu sayede her kullanıcı kendi swap alanını oluşturabiliyor. Tek tıklamayla istediğiniz dağıtımı (15-20 tane seçenek var) minimal özellikleriyle kurabiliyorsunuz. Ondan sonra ssh ile root erişimi sağlayabiliyor, canınızın istediği herşeyi yapabiliyorsunuz. Yapabilecekleriniz konusunda pratik olarak pek bir sınırlama yok. Web sunucusu, e-posta sunucusu, dns sunucusu hatta irc sunucusu bile kurabilirsiniz. Sunucunuz ile ne yapacağınız konusunda tamamen özgürsünüz.

Linode ile ilgili müşteri yorumlarını araştırırken dikkatimi en çok çeken şey bir tane bile olumsuz yorumun olmayışıydı. Bu da muhtemelen son derece hızlı, kaliteli ve ilgili müşteri hizmetlerinden kaynaklanıyor. Benim şu ana kadar açtığım “support ticket”lara aldığım ortalama tepki süresi 15 dakika!

Sitenin kurucuları kullandıkları yazılımları da tamamen kendileri kodlamışlar. Linode Platform Manager ve Linode DNS Manager ile sistem kurma, harddisk ve swap oluşturma gibi birçok işi kolaylıkla yapabilirsiniz. İş modelleri de oldukça şeffaf. Mesela sizin linode’unuzun bulunduğu sunucunun yük durumunu bile açıkça görebiliyorsunuz. Ayrıca üye olurken sizin linode’unuzun hangi veri bankasında (data center) olacağına bile siz karar verebiliyorsunuz.

İşte Linode Platform Manager’dan bir ekran görüntüsü:

Linode Platform Manager

Linode Platform Manager

Linode’un sağladığı bir diğer olanak da sizinle aynı sunucuda bulunan insanlara onlara ayrılmış kaynakları kullanmadıkları zaman siz o kaynakları da kullanabiliyorsunuz.

Tüm veri bankaları Amerika’da olmalarına ve ben en küçük paketi kullanıyor olmama rağmen bağlantı hızları mükemmel. Son yaptığım testlerde 10MB/s (MegaByte, bit değil!) gibi hızlara ulaşabildim.

Kısaca makul fiyatlarla (en küçük paket $19.95), tamamen sizin kontrolünüzde olan bir sunucu istiyorsanız Linode tam size göre!

Not: Eğer üye olmayı düşünüyorsanız buradan üye olursanız sevinirim. 90 gün üye kalırsanız bana 20 dolar kredi veriyorlar :)

13
Ağu

Bugün forumlarda bir kullanıcının boot sırasında monitorünün frekans hatası yüzünden kapandığıyla ilgili bir başlık gördüm. Bu tür sorunları çözmek veya açılış sırasında yüksek bir çözünürlük kullanmak isteyenler için küçük bir rehber hazırlamak istedim.

———————–

Öncelikle aşağıdaki vesafb modları tablosuna bakalım:
Vesafb Tablosu

Bu tablo Grub parametrelerini seçerken bize gerekecek. Şimdi, grub.conf dosyasını açıyoruz. Frekans hatası yüzünden sistemi hiç açılmayanlar bir çalışan cd’yi kullanarak ya da yüklü başka bir dağıtımdan komut satırına erişebilirler.

Grub.conf’u açalım:

sudo nano /boot/grub/menu.lst

Normalde sistemi başlatmak için kullandığınız başlığı bulun ve orada “kernel” ile başlayan satıra gelin. Aşağıdakine benzer bir satır olmalı:

kernel /boot/vmlinuz-2.6.15-26-386 root=/dev/hda5 ro quiet splash

Şimdi satırın sonuna ilgili vesafb parametresini ekleyeceğiz. Eğer hiçbirşey eklemezsek varsayılan değer olarak vesafb=normal kullanılıyor, bu da 640×480 çözünürlüğe denk geliyor. Mesela 16 bit renk derinliğinde 1024×768 çözünürlük istiyorsa (sanırım en sık kullanılan bu, yanılıyorsam düzeltin)

vga=0x791

eklememiz gerekiyor. Burada 0×791 hexadecimal bir değer, istersen ondalık eşleniği olan 791′yi de kullanabilirsiniz.

Bu yöntemle ekran çözünürlüğünüzü ve renk derinliğinizi istediğiniz gibi ayarlayabilmeniz lazım.

———————————————-

Bir de konu dışı duyurumuz olsun: Yarın (14 Ağustos) saat 18:00′de Niksar Belediyesi sosyal tesislerinde Linux Kullanıcıları Derneği (LKD) onursal başkanı Mustafa Akgül ve Ankara Barosu’ndan Av. Nihad Karslı tarafından “Internet, Internet kullanımı, açık-kaynak yazılımlar ve Pardus” üzerine bir sunum yapılacaktır. Civardaki herkes katılmalı bence.

5
Ağu

Siz de benim gibi düzenli olarak Apache, Php ve MySQL kullanıyorsanız ve olur ha (!) çalıştığınız/bulunduğunuz yerde bir LAMP (Linux, Apache, MySQL, Php) ortamı yoksa bile çareniz var!

Çaremizin adı XAMPP. Apache Friends adlı bir grup tarafından geliştirilen, taşınabilir olarak da kullanılabilen bir yazılım paketi.

Öncelikle sürümlere bakalım. XAMPP’in iki sürümü var: Normal ve Lite. Lite sürüm, çok sık güncellenmese de şunları içeriyor:

  • Apache 2.2.9
  • PHP 5.2.6
  • MySQL 5.0.51b
  • phpMyAdmin 2.11.7
  • OpenSSL 0.9.8h
  • SQLite 2.8.15

Bu sürüm benim her türlü işimi görüyor. Yok ben daha fazlasını isterim derseniz normal sürümü indirmeniz gerekiyor. Normal sürüm düzenli olarak güncelleniyor ve şunları içeriyor:

  • Apache HTTPD 2.2.9
  • MySQL 5.0.51b
  • PHP 5.2.6 + 4.4.8 + PEAR + Switch
  • Openssl 0.9.8h
  • PHPMyAdmin 2.11.7
  • XAMPP Control Panel 2.5
  • Webalizer 2.01-10
  • Mercury Mail Transport System v4.52
  • FileZilla FTP Server 0.9.25
  • SQLite 2.8.15
  • ADODB 4.98
  • Zend Optimizer 3.3.0
  • XAMPP Security
  • Ming

Gelelim asıl konuya; yanınızda LAMP yok ve sizin işinize devam etmeniz lazım! Ben Lite sürümü kullandığım için onun üzerinden anlatıyorum.

1) Öncelikle Lite sürümü buradan indiriyoruz. EXE’yi değil ZIP’i indirmemiz önemli, zira biz AMP ortamının taşınabilir olmasını istiyoruz.

2) Bir adet USB belleği takıyor ve indirdiğimiz dosyayı bir klasöre açıyoruz. Burada çift klasör kullanmamaya (xampp/xampp/) gibi dikkat edin, Apache bunu sevmiyor.

3) Açtığımız dizinin içindeki “setup_xampp.bat” dosyasını çalıştırıyoruz.

4) Son olarak sunucuları yönetmek için “xampp-control.exe” dosyasını çalıştırıyoruz.

XAMPP Kontrol Paneli

Taşınabilir Apache, MySQL ve PHP’niz hayırlı olsun! Sorularınız olursa cevaplamaktan mutluluk duyarım.

Not: Teorik olarak bu yöntemle Apache modülü olan diğer diller de (Python v.s) çalıştırılabilir. Ben denemedim ama deneyen varsa sonuçlarını merak etmekteyim :)

18
May

Evdeki eski bilgisayarımı satmaya karar verdiğimde aklıma ilk takılan şey “peki ya sistemim ne olacak?” olmuştu. Bilgisayarımla beraber sistemimin bulunduğu harddiski de vermek istiyordum çünkü oldukça eski, 40 GB’lık bir IDE diskti. Bunun üzerine biraz araştırma yaptım ve bütün sistemi başka bir diske veya disk bölümüne taşımanın mümkün olduğu öğrendim. Başkasına da lazım olur diye paylaşmak istedim.

Öncelikle bilgisayarımızı bir çalışan CD (live CD) ile başlatıyoruz. Ben bunu yaparken Ubuntu CD’si kolaydaydı, onu kullandım.

1) Başlamadan önce taşıyacağımız sistemin olduğu disk bölümü eğer sisteme bağlanmışsa (mount) çıkartıp (unmount) “read-only” (sadece okuma) modunda tekrar mount ediyoruz. Burada “hdc7″ ifadesini kendi disk bölümünüzün adresi ile değiştirmelisiniz. Sizin sisteminizde harddiskler “media” altında değil “mnt” altında olabilir, eğer öyleyse komutu buna göre değiştirin.

sh# sudo umount /media/eski_sistem
sh# sudo mount /dev/hdc7 /media/eski_sistem -o ro

2) Şimdi sistemi taşıyacağımız disk veya disk bölümü için bir bağlama noktası (mount point) oluşturup sisteme bağlıyoruz. Aynı şekilde “hdc6″ ifadesini kendi bilgisayarınızdaki yeni disk bölümünüzün adresi ile değiştirmelisiniz.

sh# sudo mkdir /media/yeni_sistem
sh# sudo mount /dev/hdc6 /media/yeni_sistem

3) Şimdi vereceğimiz komut disk boyutunuza bağlı olarak oldukça uzun sürebilir. Burada eski sistemdeki bütün dosyaları yeni sisteme kopyalıyoruz. “-a” parametresi dosya ve klasör yapılarını (sahiplikler, izinler, sembolik bağlar v.s) korumaya yarıyor.

sudo cp -a /media/eski_sistem/* /media/yeni_sistem
4) Son olarak “/media/yeni_sistem/boot/grub/grub.conf” içine yeni sistemimizi ekliyoruz. Bunu yapmak için eski sisteminizle ilgili satırları kopyalayıp “hdc7″ olan yerleri (benim sistemime göre) “hdc6″ yapmanız yeterli.

İşte bu kadar! Sisteminizi tekrar başlatın ve grub ekranında yeni sisteminizi seçin. Sorunsuz çalıştığını göreceksiniz. Takıldığınız bir aşama olursa yazın, elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Kolay gelsin :)