25
Şub

Kde4.5 ile birlikte sistem çekmecesindeki ön tanımlı ikonlar renksiz bir görünüme büründü. Camsı bir etki uyandıran bu görünüm hayli hoş. Ne var ki aynı tarzı benimsemeyen Kmail, Amarok gibi uygulamaların ikonları sistem çekmecesine kendi renkli halleri ile yerleşiyorlar. Hal böyle olunca sistem çekmecesinin görsel bütünlüğü de bozuluyor. Bütünlük sağlanması için Sistem Çekmecesi’ne yerleşen uygulama simgelerinin, halihazırdaki Ses, Aygıt Bildirici, Kmix simgeleri gibi görünmesi lazım. Eğer bu sağlanabilirse Sistem Çekmecesi o zaman yeni görünümünün süksesini yapabilecek.

Sistemi biraz gezince Pardus’la kurulu gelen ve çalıştığında Sistem Çekmecesi’ne yerleşen uygulamaların aşağıdakiler olduğunu gördüm.
- Kmail
- Akregator
- Kopete
- Amarok
- Choqok
- Ktorrent
- Paket Yöneticisi
- Konversation
- Knotes
- Amsn

Bu uygulamalar dışında da Sistem Çekmecesi’ne ikon yerleştirenler olabilir. Benim gözden kaçırdığım, sizin aklınıza gelen başka uygulamalar varsa, benimle paylaşırsanız çok sevinirim.

Bu görsel düzenleme için Kde-look.org’da düşüncemi ateşleyen birkaç uygulamaya (Krayscale sözcüğü ile arama yapınız) rastladım. Kurcalayıp bir şeyler yapmaya da çalıştım ama maalesef başarılı olamadım.

Her ne kadar Sistem Çekmecesi bir Kde4 programcığı olsa da geliştiricilerimizin de bu küçük müdahaleyi yapabileceğini düşünerek Beyin’de de #1140 numaralı fikir giridisini yaptım. Kubuntu 10.10′da buna benzer bir düzenleme yapılmış. Pardus’un görsel bütünlüğünün sağlanması için faydalı olacağını düşündüğüm bu geliştirme için Beyin’de desteğinizi bekliyorum.


18
Şub

Bu inceleme için hayli geç kaldım aslında. Zira 20 Ocak’ta 2011 sürümü yayınlanan, Linux dünyasının en keskin tırnaklı, en sivri dişli, en yırtıcı dağıtımını geç de olsa bir süredir aktif olarak kullanıyorum. Aslında bir açıdan bakınca bu gecikmiş incelemem iyi. Çünkü aceleci ve dolayısıyla ön yargılı bir değerlendirme yapmaktan da sakınmış oldum. 2007.3′ten 2008′e geçtiğimizde çok fazla sarsılmamıştık. Ekran kartlarımızın sürücülerini kolayca yüklememizi sağlayan görüntü yöneticisi bizleri epey sevindirmişti ama Kde3 serisi ile devam edildiğinden, en azından gözümüzün gördüğü çok değişiklik yoktu. 2008.2′den 2009′a geçiş ise hayli sarsıcı olmuştu. Kde dördüncü sürümüne yükselmişti ve bizi bambaşka bir masaüstü deneyimi bekliyordu.

2009.2′den 2011′e geçiş ise tam anlamıyla salladı bizi. Pardus biraz daha farklı göründü gözüme. Kde 4.4′ten 4.5′e geçilmesiyle sistemin genelinde görünen görsel hoşluk ve performans iyileşmesi bir yana, artık Pardus’un kişiliğini sergileyen unsurlar da daha bir dikkat çekiyor. Bu hızlı girişle filmin son sahnesini gördük. Gelin, şimdi en baştan başlayalım ve neler olmuş görelim.

Yeni Yalı…Pek yakışıklı…
Kalıp dosyamız artık 700MB’lik bir CD’ye sığmıyor. Kendisi artık 1.1GB büyüklüğünde bir DVD kalıbı. DVD’den başlayan sistemimizde ilk önce yakışıklı yırtıcının suretiyle karşılaşıyoruz. Durun!..Sisteminizin ayarlarıyla oynamayın. 2009 serisindeki Lal rengi 2011′de yerini gri/füme kombinasyonuna bıraktı. İşte bu yeni Yalı…Ya da benim taktığım ismiyle YAlışıkLI…

Yeni Yalı, ekran tasarımıyla, kullanılan renklerle öncekinden epey farklı, daha şık ve ağır görünümlü. Disk bölümlendirme ekranı hariç diğer ekranlar, önceki sürümden çok farklı değil ama disk bölümlendirme bambaşka bir hale bürünmüş. Ubuntu’dakine benzer, ağaç görünümlü bir disk yapısı var artık karşımızda. İlk defa kullanan, benim gibi orta halli bir kullanıcı için biraz şaşırtıcı bir deneyimdi. Birazcık duraksadım ama Ubuntu’nun kurulum ekranına aşina olduğumdan başardım. Ne varki Linux’a yeni başlayacak bir kullanıcı için yeni disk bölümleme ekranı biraz zor ve ürkütücü. Ne yapmalı nasıl etmeli bilmiyorum. Henüz önerebileceğim olgun bir şeyler yok kafamda. Eğer Lvm ve Raid gibi fonksiyonların da eklenmesi sebebiyle ağaç görünümünden vazgeçilemiyorsa belki de disk bölümlendirme ekranında sağlam bir kılavuz metin düşünülebilir hızlı bir çözüm olarak (Bu cümlemle taşı sevgili geliştiricilerimize değil biz gönüllülere atıyorum. Talep beklemeden, olası tasarım/içerik çalışmalarımızı hazırlayıp sunmamızda hiçbir sakınca yok, büyük faydalar var).

Her zaman her yerde…En büyük Kaptan!
Kurulumdan sonra sistemi ilk başlattığımızda daimi ev sahibimiz Kaptan karşılıyor bizi. Aslında Kaptan’ı eskiden beri gereksiz bulmuşumdur ama bu kez sanki (belki de yenilenen tasarımından dolayı) Pardus’u diğer dağıtımlardan farklılaştıran önemli bir özellik olarak gördüm ve sevdim. Kullanıcı ile Pardus arasında kullanıcı-kullanılan ilişkisi dışında farklı bir bağın da kurulmasına yardımcı olan Kaptan, Oxygen ile Milky 2 simge setleri arasında seçim yapmamıza da olanak sağlayarak, resmi ve gönüllü Pardus forumları ile e-posta listelerindeki “Milky güzel/değil” tartışmalarına da ebediyyen son vermiş. Bravo Kaptan!

Sütlü sütlü…Ohhh…Misss…
Biraz sönük kaldığını düşündüğüm Milky 1′den sonra Milky 2 son derece sıcak göründü gözüme. Simgeler artık daha hacimli görünüyor. Belki varsayılan klasör renginin sarı yerine mavi tonlarından biri olarak belirlenmesi daha iyi olabilirdi. Ama belki de klasörlerin Oxygen’e benzememesi, setin geneline sıcak renklerin hakim olması gibi kaygılar gözetilmiştir düşüncesiyle buna pek takılmıyorum. Tüm klasörlerin rengini aynı anda değiştirebilmenin yolunu bulmaya çalışacağım artık.

Milky 2 için bir öneri geliştirmek isteseydim, araç çubuğu simgelerinin daha da sadeleşmesini isterdim. Bespin temasının (depomuzda Bespin simge seti yok) simge setinde, pencerelerin araç çubuklarındaki düğmeler tek renk (siyah). Yine Ubuntu’da tecrübe ettiğim Faenza simge setinde de pencerelerin araç çubuklarındaki düğmeler tek renk (siyah). Bu tek renklilik, pencerenin görünümün sadeleşmesinde oldukça etkili ve son derece güzel bir görünüm yaratıyor.

Milky 2′nin kişiliği tamamen kendine özgü. Biraz daha ışıltılı bir simge seti kullanmak isteyenler ise Pardus 2011′le yüklü gelen Oxygen’i kullanabilirler.

Daha zengin ve yepyeni görünümlü bir Paket Yöneticisi
Pardus 2011′in paket deposu, yeni yayınlandığını göz önünde bulundurursak içerik açısından fena değil. Henüz Xfce masaüstü paketleri depoda değil. Onlar da katıldığında hatta Çomak Projesi tamamlanıp da Gnome paketleri de eklendiğinde gayet ele avuca gelir bir içeriğe kavuşacak.

Yeni paket yöneticimiz gayet gösterişli. Efektler, animasyonlar ve farklı pop-up pencereler kendisine oldukça hoş bir hava katmış. Paketleri, tüm paketler, kurulu paketler, kurulabilir paketler ve güncelleme paketleri şeklinde ayrı ayrı sekmelerde görebiliyoruz. Sistemin geneliyle görsel uyumluluğun sağlanması açısından, sekme kullanımı yerine standart araç çubuğu ve düğmelerin kullanılması belki daha hoş olabilir. Böylece, pencerenin sağ alt köşesine konumlandırılmış “Paketleri Kur/Kaldır” düğmeleri araç çubuğuna taşınabilir.

Kde 4.5 ve Oxygen pencere teması
Kde’nin 4.5.4 sürümü 2011′in performansına son derece olumlu etki etmiş. Masaüstü efektleri gayet akıcı çalışıyor ama daha iyi olabilir/olmalı. Bunda X sunucusu ve ekran kartı sürücülerinin de (ekran kartım Amd Radeon HD3850) muhakkak etkisi var. Umuyorum ki X ve ekran kartı sürücüleri kendilerini daha geliştirirler. Şimdilik Amd’nin sunduğu sahipli sürücü yerine açık kaynaklı sürücüyü kullanıyorum. Özellikle yüksek çözünürlüklü (1920x1080x25fps) video dosyalarının oynatılmasında daha performanslı gördüm.

Oxygen pencere temasını bir türlü sevemedim. Bana çok donuk geliyor. Temadaki tek ışıltı başlık çubuğundaki ışık efekti. Orta ya da Bespin temalarında olduğu gibi tüm pencereyi kaplayan bir gradyan Oxygen’e çok yakışırdı oysa…Ben Pardus’umda Bespin kullanıyorum. Hem Oxygen’e göre daha hacimli bir görüntü arzediyor hem Xbar’la uyumlu hem de kendi gölge motorunu değil masasüstü efektlerindeki gölge motorunu kullandığı için çok daha güzel bir gölge efekti sunuyor.

Ortaya karışık…Zengin uygulama menüsü…Clementine faciası…
Kde4′ün kullanışlı uygulamaları ve eksiksiz ofis seti Libre Office, Pardus 2011′le kurulumda geliyor. Dolayısıyla sistemi kurduktan sonra, müzik dinlemek, film izlemek, ofis dosyalarıyla çalışmak, Twitter hesabınıza masaüstünden erişmek, hatta internet günlüğünüze erişmek için uygulama kurmak zahmetine girmenize hiç gerek yok. Kurulumdan sonra hepsi elinizin altında. Ya e-postalarınız, takip edeceğiniz rss adresleri, kontak listeniz, notlarınız? Onlar için de Kontact hizmetinizde. Tek uygulama ile tüm bu iletişim ihtiyaçlarınızı son dere basit ve hızlı bir şekilde karşılayabiliyorsunuz.

Durun bitmedi. Adalar vapurundaki cevval satıcılar gibi…”Bunlarla birlikte”…Video düzenleme için Kdenlive, fotoğraf arşivinizi yönetmek ve resim dosyalarındaki basit düzenlemeler için Gwenview, profesyonel imaj düzenleme ihtiyaçlarınız için Gimp ve bilgisayar kullanma deneyiminize bambaşka tatlar katacak pek çok uygulama da Keskin Diş’in 2011 sürümünde…

Uygulama yelpazesinde beni hayal kırıklığına uğratan tek nokta Amarok yerine Clementine’in gelmesi oldu. Bunun sebebini bilmiyorum. Belki teknik açıdan geliştiricilerimizin işini kolaylaştıran avantajları vardır Clementine’in. Ama ne olursa olsun Clementine geçmişin izlerini taşıyor. Arayüzü Kde3 döneminden Amarok 1 serisi ile aynı. Görüntü itibariyle sistemin geri kalanı ile uyumsuz. Ayrıca podcast desteği yok. Gerçi Amarok 2 depoda var. İsteyen kurup kullanabilir. Ama depodan kurulan Amarok’u bir türlü Türkçe’leştiremedim. Temennim Türkçe Amarok 2′nin 2011.1′de aramıza geri dönmesi yönünde…Sistemin hep göz önünde olan lokomotif uygulamalarında yapılan değişiklikleri pek doğru bulmuyorum.

Görünen o ki çevik güzellik, 2011 sürümüyle dişlerini bilemiş. Çomak projesi ile de avına atılmak üzere iyice gerilmiş bir yırtıcı görünümünde…Koşmaya başladığında ne kimse kaçabilecek ne de birşey kurtulabilecek.

Son sözler…
Pardus’u kullanmalı mısınız? Maalesef buna ben cevap veremem. Pardus, kullanmadan asla tadamayacağınız bir deneyim vaadediyor. Şu ana dek Pardus kullanıcısı yaptığım arkadaşlarımın hiç birine Pardus’u tavsiye etmedim. Sadece yarım saat kullandırdım. Şimdi ise gayet mutlular. 2011 içinse bu süre 1 dakika. Yani bildiğiniz anlamda ilk görüşte aşk…

Aşık olmaya hazır mısınız? Buyurun o zaman. Pardus burada


25
Ara

Varsayılan olarak KDE masaüstü ortamı ile gelen Pardus’un kurulumuyla birlikte 2 güzel simge seti geliyor: Oxygen ve Milky 1. Ama Pardus 2011 ile birlikte tanışacağımız Milky 2 ile birlikte güzel bir simge setimiz daha olacak. Martı isimli bu seti, Pardus gönüllülerinden, Özgürlükiçin.com Tema Yöneticisi Abdulkerim Aydın hazırlıyor. Simge seti hakkındaki ilk izlenimlerim gayet olumlu. Hafiften gölgelendirilmiş, derinlik hissi uyandıran simgeler çok şık duruyor. Müzikler, Resimler, Videolar gibi kategorik klasörler hayli hoş tasarlanmış. Kimi simgelerde (şimdilik metin dosyası ile sd kart simgesinde yakalayabildim) “Martı” imzasını da görmek mümkün.

 

Tamamlandığında çok güzel olacağı her halinden belli. Ellerine sağlık Abdulkerim. Bir simge setini eksiksiz tamamlayabilmek zaman ve emek isteyen, gerçekten çetrefilli bir iş. Her babayiğidin harcı değil. “Ellerine sağlık”a ek olarak tebrikler Abdulkerim.

Martı simge setinin bir internet günlüğü de var. Bu günlük üzerinden, yorum ve önerilerimizle bu güzel simge setinin gelişimine katkıda bulunmamız önemli. Bir sanatçının gıdası, sanatseverlerin ilgi ve beğenisidir. O zaman?..Haydi, Martı’ya simit atmaya…


26
Eyl

Pardus 2009 serisi varsayılan olarak Milky simge seti ile birlikte geliyor. İlk versiyona göre biraz daha renklendirilmiş ve şenlendirilmiş olan ikinci sürümüyle birlikte Milky yine bizlerle olacak. Milky 1′i pek kullanmamıştım. KDE4′le gelen Oxygen bana daha cazip geliyor. Milky 2′de durum belki değişebilir. Tecrübe edip göreceğim. Ama seti kullanmasam da içindeki bir simgeyi her zaman kullanıyor olacağım. O da Kickoff Uygulama Çalıştırıcısı için üretilmiş Pardus logosu.

Biliyorsunuz Sistem Ayarları’nda bir simge setini seçtiğinizde tüm sistem o setin içeriğine göre güncellenir. Dolayısıyla Oxygen’i seçtiğimizde de Kickoff Uygulama Çalıştırıcısı’ndaki Pardus logosu yok olur, onun yerine Kde’nin çark dişlisi ve “K” harfinden oluşan standart simgesi gelir.

Siz de benim gibi “Benim bilgisayarımda orada her zaman Pardus logosu olacaktır arkadaş!” diyenlerdenseniz, kullandığınız simge seti ne olursa olsun Kickoff uygulama çalıştırıcı simgesinin Pardus olmasını sağlamaya ve Milky simgelerinin nerede olduğuna dair kısa birkaç ipucunu paylaşmak isterim.

Efendim gördüğünüz gibi bilgisayarımda Oxygen simge seti aktif. Dolayısıyla panelin en sonunda Pardus logosu yerine Kde logosunu görüyoruz. Yapacaklarımız basit.

Önce Kickoff Uygulama Çalıştırıcısı’na sağ tıklayalım ve açılan menüden Uygulama Başlatıcısı Ayarları’nı seçelim. Karşımıza gelen pencerede, Genel sekmesindeki Simge düğmesine tıklayalım. Şimdi simgelerin listelendiği pencereyi görüyoruz. Bu pencerede Diğer Simgeler’i seçelim. Çünkü simgemizin yerini Gözat düğmesiyle biz göstereceğiz. Bastık Gözat’a…Karşımıza Aç-Plasma Çalışma Alanı penceresi geldi. Güzeeeelll. Doğru yoldayız.

Kök Dizin’e girelim şimdi. Oradan nereye gideceğimizi ayrı ayrı yazmayayım. Alt resimdeki yolu izleyiniz. Bakın bakın! Pardus logoları lila ve siyah renkte bize gülümsüyor. İstediğinizi seçin. Kickoff Uygulama Çalıştırıcı, yeni simgesiyle emirlerinizi bekliyor.

Mantığı kavradınız. Artık Kickoff’un simgesi fotoğrafınız bile olabilir. Merak edenler için ekleyeyim. Yukarıdaki her şey Lancelot menü için de geçerlidir.