25
Mar

Google bundan yaklaşık 2 ay önce “1 Mart” ‘ta yeni gizlilik politikasına geçeceğini açıklamıştı. [1] Bu yeni gizlilik politikasıyla Google nerdeyse her ürünü için ayrı olan gizlilik politikasını kaldırıp “tek bir politika” haline getirdi.

Ancak ; bu yeni politikayla Google tarayıcımız, işletim sistemimiz gibi bilgilerin yanında bizim için daha özel olan kişisel bilgilerimizi, arama sonuçlarımızı, izlediğimiz videoları, çevirdiğimiz sözleri ve bunun gibi Google’a verdiğimiz bütün bilgileri de toplayacağını açıklıyor. Zaten daha önceden Google’ın bazı bilgileri Amerika Ulusal Güvenlik Teşkilatı (NSA) ‘na verdiği biliniyordu. Hatta ilk kuşkularımın başladığı bu oalyı ben de bazı sitelere bunu yazmıştım. [2] Şimdi Google daha fazla bilgimizi edinebilecek, depolayabilecek ve ne yapacağına kendisi karar verecek. Benim gibi Google kullanıcı bundan kaçabilir ama bu şartlarda Android kullanıcılarının halini düşünmek bile istemiyorum.

Bu durum altında birçok kişi gibi ben de Google’ı bırakıp başka alternatifler aramaya başladım. Bu alternatiflerin en iyisi Türkiye piyasasına yeni girmiş “Yandex” oldu. [3] Ve kullandığım Google hizmetlerini kapatmaya başladım.

Artık;

Arama motoru olarak Google değil Yandex’i kullanıyorum.

Video izleyeceğim zaman Youtube değil alternatiflerini kullanıyorum (vimeo v.s.).

Müzik dinleyeceğim zaman da kullandığım Youtube’u bıraktım. Fizy, GrooveShark gibi alternatiflerin yanında yakında Yandex’in Müzik servisi Türkiye’ye geliyor.

Kullandığım 2 GMail’den birini kapattım. Kapatırken Web Geçmişi gibi verilerimi sildim.Diğeri ne olur ne olamz diye duruyor. Kendime bir Yandex Mail açtım ve Mail’lerimi ona yönlendirdim. Şuan gezegenci@yandex.com ve umut@kodlab.com.tr ‘yi kullanıyorum.

İnternet tarayıcım olan Chrome’u bırakıp eski tarayıcım Firefox’a döndüm. Yeni sürümü 11 gayet iyi olmuş.

Google Analitcs’i bırakıp Yandex ve Alexa alternatifine geçtim.

Google + hesabım da haliyle kapandı. Hala FB ve Twitter kullanıyorum.

Google Reader yerine de Yandex’in yayınlarına geçtim. Bir çok alternatif aksine bu o kadar başarılı değil.

Google’ın bomboş anasayfasından ve tasarımı kötü olan iGoogle’dan sa Yandex’in sade anasayfası çok daha iyi duruyor.

Ayrıca hayatım boyunca toolbar’lardan nefret etmeme rağmen şuan çok iyi tasarlanmış işlevsel Yandexbar’ı kullanıyorum. Bu kadar iyi olacağını düşünmemiştim.

Şimdilik yaptıklarım bu kadar. Bu konuda herhangi bir soru ya da görüşünüz olursa bana ulaştırabilir ya da yazıya yorum yazabilirsiniz. Zaman ayırdığınız için teşekkürler :)

[1] http://www.google.com.tr/policies/privacy/
[2] http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=47116
[3] http://yandex.com.tr

26
Oca

Başlamadan önce: Bir Greenpeace aktivisti olarak bu yazının olabildiğince çok kişiye ulaşması gerektiğine inandığım için üyesi olduğum tüm gezegenlerde görünecek şekilde etiketledim.

“Airplot!”u duydunuz mu? Sanırım duymadınız. “Airplot!” bir Greenpeace eylemi. Kısaca anlatayım; İngiliz hükümeti Londra’daki Heatrow havaalanına yeni bir pist yapmak istiyor ve Greenpeace bununla mücadele ediyor. Neden mi?

  • Pistin yapılması için bir kasabanın yıkılması gerekiyor. Bu yaklaşık 700 kişinin evlerinden ve işlerinden olması demek.
  • 3. pistin inşası ile Heatrow, İngiltere’nin küresel ısınmaya en çok katkıda bulunan varlığı haline geliyor.
  • Bu pistin çevresinde yer alan 114 okul inip kalkan uçaklar nedeniyle işlevselliğini yitirecek ve verimsizleşecek.
Airplot!

Airplot!

Peki Greenpeace ne yaptı? 3. pisti çevreleyecek arazinin tam ortasında bir arsa satın aldı! Evet yanlış duymadınız, arazinin ortasında bir arsası var Greenpeace’in! İşin hukuksal boyutu burada devreye giriyor. Yasal olarak tapunun üzerinde 4 gerçek veya tüzel kişinin adı yazabiliyor. Bunlar Emma Thompson, komedyen Alistair McGowan, İngiliz parlamenter adayı Zac Goldsmith ve Greenpeace UK. Bunlar dışında bir de “beneficiary owners” diye birşey var ki biz(ler) de orada devreye giriyoruz. Bir arsanın sınırsız sayıda “hak sahibi” sahibi olabiliyor yasal olarak!

Peki hükümet bu “sorunu” nasıl çözmeyi düşünüyor? İstimlak ederek. Şanslıyız ki bu iş göründüğünden çok daha zor olacak onlar için zira bir arsanın “kamu yararına” istimlak edilebilmesi için tüm hak sahiplerine bizzat ulaşılması ve yazılı izinlerinin alınması gerekiyor. Yani siz Türkiye’den biri olarak hak sahibi olursanız oraya pist yapmak için sizin de yazılı izniniz gerekecek!

Bu durum pist inşaatının en az yıllarca ertelenmesi ve hatta iptalinin gündeme gelmesi demek!

Pek siz ne yapabilirsiniz? Greenpeace’in arsası üzerinde hak sahibi olabilirsiniz! Bunu nasıl yapacaksınız peki? Sadece şu adresteki formu dolduracaksınız ve arsanın bir parçası sizin olacak!

Heatrow'un yeni pisti ve çevresi

Heatrow'un yeni pisti ve çevresi

Sağdaki resim durumun ne kadar kötü olduğunu biraz daha iyi açıklıyor. Tek tek inceleyelim:

  • Kırmızı dikdörtgen yeni pistin yapılacağı alanı gösteriyor.
  • Mavi alan içindeki herşey yerle bir edilecek çünkü o alan pisti çevreleyen çitlerin içinde kalacak.
  • Soldaki kırmızı ünlem çitin içinde kalacağı için yıkılacak yerleşim birimlerinin yerini gösteriyor.
  • Sağdaki alan ise çitin dışında kalmasına rağmen iniş yönünde yüksek bina olmaması gerektiği için yıkılacak yerleşimleri simgeliyor.

İşte bu kadar. Çevremize yapılan bu saldırıya lütfen sizler de duyarsız kalmayın, formu doldurun, eylemdeki yerinizi alın ve en önemlisi gezegeninize sahip çıkın!