23
Ara

Geçen gün, evde mp3 player’ımdaki parçaları yenilemeye karar verdim. Hem dedim, diski de biçimlendireyim, mâlum, başına bir şey geldiyse ondan da kurtulalım… Ancak internet bağlantım yok evde, gparted’ın disk bölümlerimi taramasını bekleyecek kadar da sabırlı değilim. Konsoldan vermem gereken komutu bir türlü hatırlayamadım… Eğer birileri disk biçimlendirmek ister de, komutu hatırlayamazsa diye bir hatırlatayım dedim :)

mkfs altın komut. Sonrasında ise disk bölümünü belirtmek gerekiyor.

mkfs.vfat ya da mkfs.ext3 gibi… Sonrasında ise biçimlendirmek istediğiniz disk bölümünü yazarsanız, iş tamamdır :) Yani:

mkfs.vfat /dev/sda3

gibi… Ah, neredeyse unutuyordum.Biçimlendirme yapmak için yetkili kullanıcı ( su ) izinleri gerekiyor.


29
Kas

Bir süre ara verdikten sonra Pardus’a dönüş yaptığımda sürekli takip ettiğim yeni kullanıcılar için altın değerinde bir forum olan Pardus-linux.org ‘a tekrar dahil oldum tabii ki. Ama ben bırakalı kullanıcıya hitap etmekten yoksun geliştiriciler türemiş olmalı ki, bloglarında kullanıcıya kendilerinden daha fazla yardımı dokunan sitelere çeşitli bahanelerle laf eder olmuşlar. ‘Resmi’ kavramına bu kadar takılmaları ‘resmiyet’ten başka vasıflarının olmayışından ileri geliyor olsa gerek. Yoksa hangi kullanıcı IRC kanallarında onu bunu kick’leyen, ban’layan -sözde- geliştiricilerden, forumlardan daha fazla yarar sağlamış olabilir ki?


28
Eki

METU CClub iftiharla sunar:
Topluluk üyelerince sunulacak olan ilk kısımda beni de izleyecek, duyacak, dinleyecek, görecek, sevineceksiniz… :)

ODTÜ Bilgisayar Topluluğu olarak 31 Ekim ve 1 Kasım tarihlerinde “Linux Günleri” düzenliyoruz. Siz de Linux’un ne olduğunu öğrenmek ya da kendinizi Linux alanında geliştirmek istiyorsanız bu seminer dizisini kaçırmayın…

Programın içeriği ve saatleri aşağıda belirtilmiştir:

31 Ekim 2007 Çarşamba – MM-25:

17.40 – 18.30: Linux Nedir? Nasıl Kurulur? (Topluluk Üyeleri)
- Özgür yazılım nedir?
- Linux nedir ve avantajları nelerdir?
- Pardus’ta disk bölümlendirme ve kurulum nasıl yapılır?

18.40 – 19.30: Temel Linux Kullanımı (Topluluk Üyeleri)
- Temel masaüstü uygulamaları
- İnternet programları
- Çoklu ortam uygulamaları
- Ofis yazılımları

1 Kasım 2007 Perşembe – MM-25:

17.40 – 18.30: Linux Sistem Yönetimi (Gökdeniz Karadağ – Sistem Yöneticisi)
- Sunucu uygulamaları
- Sistem Yöneticiliği
- Kabuk programlama

18.40 – 19.30: GNOME Sohbetleri (Deniz Koçak & Barış Çiçek – GNOME Türkiye)
- GNOME’un fark ve özellikleri
- GNOME Türkiye’nin çalışmaları

Kaynak: http://www.cclub.metu.edu.tr/etkinlik?id=17


9
Eyl

Yeni Pardus kullanıcılarının en büyük sorunlarından biri ‘grafik arabirimi öncesi gelen ve bir türlü gitmeyen siyah ekran‘ olmalı. Kimi zaman ekran kartı kurarken, kimi zaman da eksik güncelleme sonrası açılmayan bir grafik arabirimi işten bile değildir. Bu durumda ne yapacağını bilemeyen kullanıcı, kurulum CD’sini yeniden CD-Rom’una yerleştirir ve sistemini yeniden yükler. Artık buna bir son vermek gerek!

Siyah ekranla karşı karşıya kalındığında yenilgiyi kabul etmemek, savaşmak gerek :) Bunun yollarından bahsedeceğiz şimdi…

Ekran kartı ( özellikle ATI ) sürücüleri kurulumu sonrası karşılaşılan siyah ekran

Öncelikle açılmayan bir grafik arabirimi üzerinden çözüme ulaşamayacağımıza göre, bu sorunu konsol üzerinden çözmemiz gerekecek demektir. Konsola düşmek için CTRL + ALT + F1 ( F1 – F6 ) tuş kombinasyonunu kullanın. [1] Sonra kullanıcı adı ve şifreniz ile giriş yapmanız gerekecek. Şifrenizi yazarken ekranda göremeyeceksiniz, merak etmeyin, siz görmeseniz de yazılıyor olacak :)

Kullanıcı adı ve şifreniz ile giriş yaptıktan sonra, işte karşınızda konsol! [2] Grafik arabirimi dahilinde işlemler yapacağımız için grafik arabiriminin işine son verelim. Bunun için,

service kdebase stop

komutunu vermek gerekli. ‘kdebase’ servisi durdurulduğunda grafik arabirimi işlem yapmaz. Konsol ile baş başa kalınır :)

İşimizi halletmeye geldi sıra. Ekran kartı sürücülerinin pisi paketleri sorun çıkardığından önce pisi paketini kaldırmalıyız. Nasıl mı?

sudo pisi rm ati-drivers

komutu ile. Bu komutu verdiğinizde sizden kullanıcı şifrenizi tekrar girmeniz istenecek, sorun çıkarmayın ve girin :) Sonra paket sisteminizden kaldırılacak. Ama daha bitmediii! Garanti olması adına, mevcut xorg ayar dosyasını sileceğiz ki sistem en uygun, yeni bir tane oluşturabilsin. Bunun için de vermemiz gereken komut şu:

sudo rm -rf /etc/X11/xorg.conf

Bu komutu verdiğimizde xorg.conf yani xorg ayar dosyamız silinmiş olacak. Ve grafik arabirimi başlarken dosyanın mevcut olmadığını gören sistem varsayılan ayarlarda yeni bir tane ayar dosyası oluşturacak.

Şimdi durdurduğumuz grafik arabirimini yeniden başlatmamız gerekiyor. Bunun için vermemiz gereken komut da;

service kdebase start

Evet, tertemiz bir xorg ayar dosyası ve sürücüsüz bir ekran kartıyla, KDE grafik arabirimi karşınızda!

Eğer, xorg ayar dosyanız olan xorg.conf üzerinde yaptığınız oynamalar sonrası siyah ekranla karşılaştıysanız, bu yaptıklarımız arasından sürücü pisi paketlerini kaldırdığımız kısmı es geçin, diğer adımları uygulayın, sorununuz çözülecektir.


28
Tem

Özgürlük İçin ilk adım yazıları arasında Amarok ile ilgili olan yazıyı okurken dikkatimi çeken bir ibare vardı: “MusicBrainz”. Açıklaması metinde yer alıyordu, ama bana daha fazlası gerekiyordu, nasıl kullanılıyordu bu MusicBrainz? IRC’de şansımı denedim, ancak henüz pek kimse tarafından keşfedilmemiş bir şey olmalıydı bu, kimseden ses çıkmadı. Sonra başladım Amarok’u kurcalamaya, fazla geçmeden sır perdesi aralandı… :)

…Veri tabanındaki tüm şarkıların ses dalgası değişimlerinden birer “akustik parmak izi”ni çıkaran MusicBrainz, adını bilmediğiniz bir parçanın albüm, çıkış yılı, hangi müzik tarzına ait olduğu gibi çok sayıda bilgiyi önüne getirir! Bunun çalışma mantığı, ses dalgalarının belli bir şemasını çıkararak MusicBrainz veritabanından onunla eşleşen bilgileri almaktır…

Böyle söylüyordu Eren Türkay. Koleksiyonumdaki parçaların albüm, yıl gibi bilgilerinin ‘yarım yamalak’ olması sinirlerimi bozuyordu. İlaç gibi geldi…

Şimdi merak ettiğim bu veritabanının güncellenip güncellenmediği, ya da güncelleniyorsa ne sıklıkta güncellendiği. Henüz piyasaya sürülen bir albümün bilgilerine de eriştirir mi beni bu MusicBrainz? Bir de sistemin kullanıcı etkileşimli olan yönünü merak ediyorum, tabii var mı yok mu bilmeden. Yani ben de veritabanında bulunmayan albüm, parça bilgilerimi ekleyebiliyor muyum sisteme? Henüz bunun mümkün olduğu yönünde bir ipucuna rastlayamadım doğrusu…

İşte bir kaç ekran görüntüsü:

Bilgilerinde eksiklik olan bir parça: [1]

MusicBrainz’in arayışı: [2]

Ve sonuç: [3]


14
Tem

Yazıyı yayınladıktan uzunca bir süre sonra geliştiricilerimizden olan İsmail Dönmez’den haberin asılsız olduğunu öğrendim. Hepinizden özür dileyerek, bunu söyleyeyim istedim.

[12:59] cartman: KDE4′te Crystal Project ikonseti kullanılmayacak
[13:00] Dreamore: Nasıl? Haber kaynaklarım beni yanıltıyor olmamalı :P
[13:00] cartman: Oxygen ikon teması kullanılacak

Yine de yazıyı yayından kaldırmıyor, işine yarayacak birilerine denk gelmesini ümit ediyorum :)

KDE’nin yeni sürümünün çıkacağını duymuşsunuzdur. Duymamışsanız da benden duymuş olun. Kde4 için yayınlanma tarihi 23 Ekim 2007 olarak belirlenmiş durumda. Bir çok kullanıcı heyecanla yeni sürümü bekliyor. Eğer siz de bu ‘heyecanla bekleyen’ kesim içindeyseniz okumaya devam edin. İlginizi çekecek bir şeylerim var :)

KDE4 ile gelecek yeniliklerden bahsetmeyeceğim ben. Ama KDE4′e dair bir şeyler öğrenmek istiyorsanız wikipedia‘ya göz atabilirsiniz.Gayet tatmin edici bir açıklama yapılmış zaten, kendimce yazacağım bir açıklama ile kafaları bulandırmayayım istedim.

Gelelim asıl meseleye… :) Konumuz simgeler. Şok şok şok! KDE4 henüz downloada sunulmadı ancak, varsayılan olarak kullanacağı ikonlar ilk kez bizim kanalımızda :P Şaka bir yana, bildirgeç’te bahsedilmiş, ben de daha yaygın olması adına yazayım dedim… Aslında bu kadar uzatılacak bir konu değil sanki :) Bir download linki vereceğim, bir de ikon paketini nasıl kuracağınızı söyledik miydi, tamamdır işte. Ama olmaaaz, gevezelik etmek gerek… Aman alın size link… Konuşanda kabahat…

http://www.everaldo.com/crystal/crystal_project.tar.gz

Şimdi gelelim kurulumuna. Tasma’yı açın ve ‘Görünüm ve Temalar’ kısmına gelin. ‘Simgeler’ i seçin ve ‘Yeni Tema Kur…’ ile indirdiğiniz ikon paketini gösterin. ‘Tamam’ dediğinizde büyükçe bir paket kurmaya çalıştığınızdan biraz beklemeniz gerekebilir. Bittiğinde ise yeni kurulan simge temasını seçerek uygula deyin. İşte herkesten önce KDE4 simgeleri sizin! :)


1
Tem

Bugünkü yazımızın konusu konsoldan kullanacağımız bir tarayıcı ile internete çıkmak. Kullanılabilecek yazılımları sıralayarak başlayalım:

  • lynx
  • links

Pardus depolarında hazır bulunanlar bunlar. Biz links kullanacağız. Links’i kurmak için konsolda;

sudo pisi it links

komutunu verin. Kurulum bittiğinde tekrar konsolda;

links

komutunu verin. Links sizi hoş geldin ekranıyla karşılayacaktır :) ESC’ye basarak menü çubuğunu görünür kılabilirsiniz. Setup’tan görüntü dilini Türkçe bile yapabilirsiniz. Ancak karakterler sorun çıkardığından ben size İngilizce olarak kullanmanızı öneririm. Link açıldıktan sonra ‘g’ ye basarak adres girmenizi isteyecek kısmı açabilirsiniz. Erişmek istediğiniz sayfanın adresini yazın, enter’a basın. Ve işte sayfa tüm metin tabanıyla karşınızda! :)

Links hakkında;
Links Ana Sayfası
Sourceforge’da Links

Ve bir de ekran görüntüsü ekleyelim, tam olsun:
Links


Konsolda yapılası olan silsileden üçüncüsü ile devam ediyorum. Müzik dinlemek!

Konsolda müzik dinlemek için önerebileceğim iki alternatif var.

  1. Moc
  2. Herrie

Ben Moc’u tercih ediyorum. Size de Moc hakkında bilgi vereceğim…

MOC’un açılımıyla başlayalım. Music On Console, sözcük öbeğinin kısaltmasıdır moc. Adından ve yazının konusundan da anlaşılabileceği gibi konsol üzerinde müzik dinleyebilmenizi sağlar. Konsolda;

sudo pisi it moc

komutunu vererek moc’u sisteminize kurabilirsiniz. Kurduktan sonra çalıştırmak için yine konsolda;

mocp

komutunu vermeniz yeterli. Yönetimi gayet kolay olan moc konsol üzerinde çalışmasına rağmen güçlü bir arayüze sahip. Renk tabanlı temaları bile var! Temalar için moc açıkken SHIFT + T tuş kombinasyonunu deneyin. Ancak şöyle bir durum var, konsol üzerinden ayarlamalarda değişiklik yaparsanız ayarlamalarınız bir dahaki oturumda anımsanmıyor. Eğer ayalarınızı kalıcı olarak yapmak istiyorsanız ~/.moc/config adında bir dosya oluşturup ayarlarınızı bu dosyada belirtmelisiniz. Paketi pisi ile yüklediğinizde bu dosya varsayılan olarak yüklenmiyor. O yüzden kendiniz oluşturmalısınız.[Düzeltme: config dosyası paket ile varsayılan olarak yükleniyor.]

kwrite ~/.moc/config

komutu ile ayar dosyasını düzenleyebilirsiniz. Ben sizinle varsayılan ayar dosyasını paylaşayım, göz atın, tercihlerinize göre değiştirin… Buyrun benim ayar dosyam. Eğer programın tuş işlevlerini çözemezseniz, program acıkken ‘h’ ye basıp karşınıza gelen ekranı inceleyin. İşte moc’tan ekran görüntüsü: Music on console


Bu kez anlık mesajlaşma istemcilerinden bahsedeceğim, tabii konsol ortamında çalışanlarından… Fazla uzatmadan başlayalım:

Öncelikle konsol üzerinden jabber’a bağlanmaktan bahsedeceğim. Bunun için altın anahtarımız ‘mcabber‘. İşe sistemimize mcabber’ı kurmakla başlayabiliriz, bunun için konsolda

sudo pisi it mcabber

komutunu verin. ( Dikkat! mcabber contrib deposunda olduğundan bu komuttan yararlanabilmek için cotrib deposunun eklenmiş olması gerekiyor. ) Şimdi mcabber’ı jabber hesabınızın ayarlarına göre yapılandırmanız gerekiyor. Paketin sahibi paket dosyaları arasına varsayılan bir ayar dosyasını zaten ekledi. Yapmanız gereken üzerinde değişiklik yapmak. Bunun için ~/.mcabberrc dosyasını kwrite ile açın ya da kısa yoldan şu komutu verin:

kwrite ~/.mcabberrc

Bu benim mcabber ayar dosyam. Burdan kopya çekerek kendi ayar dosyanızı oluşturabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken bir nokta var. ssl… Sunucunuza göre ‘set ssl‘ ve ‘set ssl_verify‘ değerlerinizi değiştirmeniz gerekecek. Eğer Google hesabı kullanıyorsanız benim ilettiğim dosyadaki ssl ayarlamalarına hiç dokunmayın.

Ayarlamaları yaptıktan sonra dosyayı kaydedin ve kapatın. Şimdi artık yapmanız gereken tek şey mcabber’ı ismiyle çağırmak :) Konsolda;

mcabber

yazın ve jabber ‘ın keyfini konsolda çıkarın. İşte benden size bir ekran görüntüsü:

Uzun zamandır ilgimi çeken, görmenin sadece filmlerde mümkün olduğu bir şeydi konsol. Siyah ekran üzerine sabit yazıtipi ile bastırılan beyaz karakterler, imajların ascii formları, mouse denilen şeyin mevcut olmadığı sistem…

Pardus Linux bu hayalimi gerçekleştirdi.Bir çok ihtiyacımı konsol üzerinden görebiliyorum artık. Kullanımı çok kolay olmasa da, grafik arabirimi kadar fonksiyonel olmasa da hayalimin gerçekleşiyor olması açısından harika bir durum. Eğer benim gibi bunu fantazya olarak içinde saklayan birileri varsa yazıyı okumaya devam etsin, eğer içinizde konsol aşkı yoksa yine okuyun. İlginizi biraz da olsa çekeceğinden eminim.

Konsol ortamında neler yapabileceğimizi bir listeleyelim:

  • IRC’de sohbet edebiliriz.
  • MSN, Jabber, ICQ gibi anlık ileti gönderip almamızı sağlayacak ağlara bağlanabiliriz.
  • Müzik dinleyebiliriz.
  • Internette metin tabanlı olarak sörf yapabiliriz.
  • Eposta alıp gönderebiliriz ( bu mümkün, ama henüz halledemedim )

Şimdi bunları gerçekleştirebilmek için gerekli olacak işlem ve uygulamalardan biraz bahsedelim.

İlk konumuz IRC’de sohbet etmek olsun. Bunun için kullanabileceğimiz bir kaç uygulama var. Ben bunlar arasında Pardus depolarında hazır olan ve bence en kullanışlısı olan ‘Weechat‘i tercih ettim. Konsolda;

sudo pisi it weechat

komutunu vererek weechat’i rahatça sisteminize kurabilirsiniz. Daha sonra konsolda weechat komutunu vererek ise weechat’i başlatabilirsiniz. Weechat ilk çalıştırmanızdan sonra sizin için varsayılan bir tane konfigürasyon dosyası oluşturur. ~/.weechat/weechat.rc

Weechat varsayılan olarak irc.freenode.org sunucusuna bağlanır.

/j #pardus

yazarak Pardus Linux kullanıcıları yardımlaşma kanalına girebilirsiniz. Eğer niyetiniz sadece sohbet etmekse #pardusgeyik ‘i deneyin.

İşte size weechat’ten kareler:

—-

Bu yazıyı burada noktalamak istiyorum. En kısa zamanda MSN, Jabber ve ICQ ile devam edeceğim.

Başlık anlaşılmaz geldiyse ilk bir kaç cümleyi okusanız iyi edersiniz :) Windows ortamında alanının en iyileri olan Dreamweaver ve Frontpage gibi yazılımlara Linux’ta duyulan ihtiyacı karşılamak konusunda en önemli girişimlerden biri olan NVU’dan bahsedeceğim. Bahsetmekle kalmayıp sizlerle güzel güzel linkler, güzel güzel dil dosyaları ve güzel güzel kullanım açıklamaları da paylaşmayı planlıyorum :) Buyrun fazla uzatmadan yazımıza bir köşesinden başlayalım.

Öncelikle neden NVU’yu seçtiğimi belirtsem iyi olacak. Pardus’a geçtiğimden beri Windows’ta benim her ihtiyacımı gören Frontpage’in yerini tutacak bir yazılım arıyordum. Bunun için Quanta Plus, Bluefish, NVU gibi bir çok yazılım denedim. Kde-apps.org’larda mı aramadım, google’ın veritabanlarını mı aşındırmadım… Tüm çabalarıma rağmen ihtiyacımı tam olarak karşılayak hem fonksiyonel, hem de görsel bir yazılım bulamadım. Ancak bir kaç kişinin NVU ile sorun yaşıyor olmamın benden kaynaklanıyor olabileceğini, alışkanlıklarımın sıkıntının sebebi olabileceğini söylemesi ve üstüne bir de o kadar editör içerisinde en iyisinin NVU olması üzerine bu yazıya girişmiş bulunuyorum.

NVU html ile yapabileceğiniz herşeyde size yardımcı olmaya hazırdır. Kayıt formları, menüler, basit indexler hazırlayabilmek için bulabileceğin açık kaynak yazılımlardan en iyisidir diyebilirim. Bu yazıyı okuyan iş arkadaşım, dostum; “madem o kadar iyi bir yazılım, neden o sitenin arayüzünü sen hazırlamadın da bana yıktın?” diyecektir. Ne kadar harika bir yazılım olsa da ben sorunlar yaşıyorum NVU ile. Umarım sizlerde sıkıntı olmaz.

Fazla uzatmadan kurulum ve yerelleştirme için bir iki şey çiziktireyim. Pardus kullanıcıları NVU’yu konsolda

sudo pisi it nvu

komutuyla kolayca kurabilirler. Diğer dağıtımları kullananlar ise kendi paket yöneticilerinin bu yazılımın otomatik olarak kurulmasını mümkün kılıp kılmadığını öğrenseler iyi olur :)
Gelelim yerelleştirmeye. If you want to use it in English, you musn’t do anything more. Ancak eğer Türkçeleştirmek istiyorsanız kurmanız gereken eklenti mahiyetinde küçük bir xpi’cik var. Buradan bahsettiğim dosyayı indirdikten sonra alt + f2 ile;

kdesu nvu

komutunu verin ve root parolanızı girin. NVU açıldığında, Options -> Extensions yolunu izleyin ve install’a tıklayarak “nvu_1.0_tr-TR.xpi” dosyasını gösterin. Daha sonra eklentiyi kurun ve NVU’yu kapatın. Ardından yine alt + f2 tuş kombinasyonu ile;

nvu

yazarak NVU’yu açın ve yine Options -> Extensions ile “nvu_1.0_tr-TR.xpi” eklentisini kurun. Şimdi NVU’yu son kez kapatın, bundan sonraki ilk çalıştırışınızdan itibaren NVU sizinle anlayacağınız dilde konuşacaktır :)

Dün gece içimde beliren ‘özgürlük özlemi’ nin önüne geçemedim. Gayet çalışkan ve kararlı bir XP’m olmasına rağmen yanıbaşımda duran Pardus 2007.1 kurulum CD’si gökten uzanan bir el tarafından CD-Rom’uma yerleştirildi. Ardından gelen Yalı beni ele geçirdi. Ve ekranımda kurulumun tamamlandığını ifade eden metni gördüğümde “Madem öyle, kullanayım bari.” dedim.

Ara verdiğim bilişim yazılarımla daha fazla ilgilenebilirim artık. Başlıklarını ‘açık kaynak’ diye dolduracağım :) Açık kaynak kullanıp döküman arayanlar, ya da açık kaynak da neyin nesi diyenler… Sık kullanılanlarınıza ekleseniz iyi edersiniz…

Haziran 1′i 2′ye bağlayan gece ekip olarak çalışma kararı almıştık. Ben Pardus’umdan, arkadaşım ise Windows’u üzerinden çalışıyordu. O kendi alanı olan CSS ve HTML üzerine çalışıyordu. Ben de basit bir php betiği kodlamaya karar verdim. Veritabanı bağlantısı için gerekli betiği hazırladım. Ancak bir arayüz gerekliydi. Windows ortamında çalıştığım zamanlarda FrontPage kullanıyordum. FrontPage türevi bir yazılıma ihtiyacım vardı Pardus’umda. Bir sürü araştırdım. NVU, Bluefish, Quanta Plus araştırmamın sonuçlarıydı. Pisi paketleri hali hazırda bulunan bu editörlerin hepsini kurdum. İstediğime en yakın olanı NVU’ydu. Onun da görselliği tatmin etmedi beni. Yapmaya çalıştığımı tek bir hamlede yapamıyordum, çok uğraştırıyordu. Gecenin bir yarısı bu beni aşırı şekilde sinirlendirdi. Basit bir form arayüzü yazamıyor olmak acı vericiydi. Ve olan oldu…

Yerimden kalktım, bir kaç adım ötemde olan CD arşivime eriştim ve bütün CD’leri tek tek inceledim. En son aradığımı buldum. “Windows XP, SP1″ CD-Rom’uma O cd’yi yerleştirmek ve mavi kurulum ekranıyla karşılaşmak çok mu hoşuma gitti sanıyorsunuz? Kendimi arkadan iş çeviren bir hain gibi hissettim. Ama açık kaynak macerasına bir süre de olsa ara vermeliydim…

Amarok yerine Winamp, Konqueror yerine Explorer ve Swiftfox yerine Firefox kullanıyorum… Kwrite’ın türevini bulmak çok kolay olmadı. Satır numaralarını benim için özenle sayan KWrite’ın hakkını kesinlikle ödeyemem… Crimson Editör ile çalışıyorum artık onun yerine. Onun kadar iyi olamayabilir belki ama… Albüm kapaklarını benim için arayıp bulan, şarkı sözlerini bir kaç saniye içinde önüme seren Amarok, beni affet…

En büyük affı ise beni onca zaman sırtında taşıyan kaplan’dan diliyorum! Evet Pardus! Harici harddiskimi bir kaç saniye içinde tanıyıp senkronizasyonu sağlayan, masaüstü görünümünü benim için istediğim şekilde değiştiren, konsoluyla bana film izleme imkânını bile sunan o yüce açık kaynak kaplanı… Seni şimdiden çok özlüyorum… Bugzilla’nı, listeni, forumlarını hâlâ özenle takip ediyorum. İhtiyacım olan yazılımlarını bünyende barındırdığın güne kadar kurulum cd’ni elimin altında bulunduracağım… Bekle beni…

Daha önceki yazılarımı okuyanlar Swiftfox’un açık kaynaklı bir web tarayıcı olduğunu hatırlayacaklardır. Bu kez Swiftfox hakkında ayrıntılı bilgi vermeyi planlıyorum.

Kısaca yazının içeriğinden biraz bahsedeyim öncelikle. Pardus için Swiftfox kurulumunu, ayarlanmasını ve dilinin Türkçe olarak ayarlanmasını açıklamaya çalışacağım. Başlıyorum:

Öncelikle Swiftfox’umuzu kuralım… Pisi paketi mevcut değil, çünkü tüm gerekeni yapan bir yüleyiciyi (installer) geliştiriciler zaten hazırlamışlar.

Swiftfox Installer’ını edinmek için bu adrese giderek donanımınıza uygun olan yükleyiciyi indirin. Yükleyiciyi masaüstüne indirdiğinizi varsayarak anlatıyorum… Konsolu açın, sırasıyla şu komutları verin:

cd $HOME/Desktop/
su // Bu komutu verdikten sonra root parolanız sorulacak, parolanızı girin ve root olun.
sh ./install-swiftfox.sh

Son komutu verdiğinizde installer çalışmaya başlayacak ve sizin hiç bir şey yapmanız gerekmeden Swiftfox’u kuracaktır. Kurulum bittiğinde Swiftfox’u KDE Menüsü -> Programlar -> Internet altında bulabilirsiniz.

Şimdi gelelim Swiftfox’un Türkçeleştirmesine… Swiftfox’un Firefox ile arasında çok büyük fark bulunmadığından ( işlevsellik olarak fark var, görünüm açısından fark yok ) Firefox’un dil dosyası Swiftfox için de kullanılabiliyor. Şimdi bunu nasıl yapacağız? Swiftfox’u açın ve Swiftfox ile https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/356 adresine giderek Locale Switcher eklentisini kurun. Daha sonra buradaki xpi dosyasını bilgisayarınıza indirin. Şimdi Swiftfox’un Tools -> Extensions yani eklentiler bölümünü açın ve indirdiğiniz tr.xpi ‘yi bu pencereye sürükleyin. tr.xpi nin de kurulumu tamamlandığında Swiftfox’u kapatıp açın ve Tools ( Araçlar ) altına gelen locale switcher ile görüntüleme dilini Türkçe yapın. Son bir kez Swiftfox’u yeniden başlatın ve bingo! Artık Swiftfox’unuz Türkçe…

Bunun haricinde Firefox için tasarlanan hemen her şeyi ( tema, eklenti… ) Swiftfox’unuza da kurabilirsiniz…

Bir süre önce Pardus’um için web tarayıcısı aramaya çıktım… Karşılaştığım tarayıcıların neredeyse tamamını denedim. İhtiyacı olanlar olursa diye bir yazı yazayım dedim. Fazla uzatmadan inceleme niteliğindeki yazımıza başlayalım…

Mozilla Firefox

Firefox Logo

Mozilla Firefox Pardus ile yüklü olarak gelen, Pardus’un varsayılan tarayıcısı. Bir çokları Firefox gibisi yok derler. Ama ben alışamadım.Daha önce de kullandığım bu tarayıcının Linux entegrasyonu sıkıntılı gibi. Eklentiler sorun çıkardı, metin boyutu konusunda sorun yaşadım falan falan… Ama gerek eklenti olarak, gerekse fonksiyonellik olarak gerçekten iyi bir tarayıcı.

Opera

Opera logoİkinci olarak bahsetmek istediğim tarayıcı Opera… Uzunca bir süre bu tarayıcıyı kullandım. Ancak bana biraz zayıf, güçsüz gibi geldi :) Hele hele önceden bir Mozilla kullanıcısıysanız… Gerek Türkçe dil desteği, gerekse eklenti ( java, flash ) olarak hiç bir sıkıntı yaşamadım.

Swiftfox

Swiftfox logoİlk söylenmesi gerek Swiftfox’un bir Mozilla klonu olduğu sanırım. Araştırmalara göre Mozilla’dan iki kat kadar daha hızlıymış. Benim bu konuda bir iddiam yok açıkçası. Yazarların yalancısıyım. Varsayılan olarak İngilizce gelen Swiftfox’u tamamen Türkçeleştirmek mümkün. Firefox’un tr.xpi eklenti dosyasını kullanarak Swiftfox’u Türkçeleştirebilirsiniz. Bu tarayıcı hakkında yazımı uzun tutuyorum çünkü, onca denemeden sonra şu an bu yazımı Swiftfox’tan yazıyorum :) Gerek eklenti desteği, gerek temalar konusunda Firefox’tan hiç bir eksiği yok.

Diğer Mozilla Klonları

Diğer Mozilla klonlarının tamamından tek bir başlık altında bahsetmeyi uygun gördüm. Çünkü birbirlerinden pek fazla farkları yok.

  • Seamonkey : Seamonkey Mozilla kadar güçlü bir tarayıcı. Tema ve eklentileri Firefox’tan farklı olduğu için Firefox eklentilerini Seamonkey’e kuramıyorsunuz. Ancak Türkçe dil mevcut.
  • Flock : Flock Mozilla’nın çeşitli alanlarda geliştirilmiş hâli denebilir. Örneğin; flock ile blogunuza girmeden yazı ekleyebiliyorsunuz, ya da imaj upload edebiliyorsunuz… Bunun gibi bir kaç artısı var. Ama tema sorunu revaşta. Ben Pardus’umun görünümünü neredeyse tamamen değiştirdim. Flock’ta metin renkleri yüzünden metinler okunmayabiliyor ya da bu tarz sıkıntılar ortaya çıkabiliyor. Ama eğer Pardus’unuzun görünümünü çok fazla değiştirmediyseniz Flock kesinlikle denenmesi gereken bir tarayıcı…

Belirttiğim tarayıcıların Pardus için pisi paketlerini vermeden geçmiyorum tabii ki.

Opera contrib deposunda mevcut bildiğim kadarıyla. Konsolda ’sudo pisi it opera’ komutu ile Opera’yı sorunsuzca kurabilirsiniz. Ama yine de pisi paketini veriyorum size ben:
Opera
Seamonkey
Flock

Swiftfox’un pisi paketi mevcut değil çünkü geliştiricileri harika bir installer zaten hazırlamış. Bunun için getswiftfox.com ‘u ziyaret edin.

İlk yazımın konusu olarak seçtiğim bu kutsal sözcük: PARDUS! Bu ne denli nevrotik olduğumu açıklamaya yeter umarım… “Bilgisayar başında vakit geçirmekten hoşlanıyorum, bu sadece zevk meselesi…” ayağına yatmaktan yana değilim. Hastalık, rahatsızlık ne derseniz deyin buna. Bu aygıtla vakit geçirmekten anlatılması güç bir haz alıyorum var mı rahatsız olan ha? Neyse neyse… Pardus’u bekletmeyeyim…

Nedir bu Pardus?

Pardus... Özgürlük İçin...
Pardus TUBITAK tarafından desteklenen, açık kaynaklı bir işletim sistemidir. Bu kadarı yeter mi? Hayır… Pardus Linux tabanlı bir işletim sistemidir. Yani kısacası bir linux dağıtımı (distro)’dır. İşletim sistemi de neyin nesi diyenlere söyleyecek çok fazla şeyim yok. Örneğin Windows 98, Windows XP, Ubuntu bunlar birer işletim sistemidir. (Max OS’den bahsetmeyi gözüm almıyor çünkü bahsedecek kadar bilgim yok :) )

Neden Pardus Kullanayım ki?

Harika bir soru… Ne de güzel düşündüm bu başlığı…
Bu soruyu Windows XP kullanıcılarının aklında soru işareti olduğunu varsayarak cevaplıyorum, bir kaç yüzeysel Pardus bahanesi:

  • Öncelikle Pardus TUBITAK destekli bir dağıtımdır… Bu ne demektir? TUBITAK yaparsa iyi yapar…
  • Pardus açık kaynaklıdır… Yani sizden gizli işler yürütmez, içi neyse dışı da odur…
  • Pardus projesi gönüllülerin desteği ile yürür… Kimse kimseden beklenti içinde değildir. Hayat toz pembedir, pamuk şekerdir Pardusla…
  • Bahsedilmesi gereken en önemli şey de şudur: PARDUS ÜCRETSİZDİR! Herhangi bir ücret ödemeniz talep edilmez, internette site site dolaşıp çeşitli sayı-harf kombinasyonları aramanız gerekmez ya da bulduğunuz korsan kodları girmek gibi bir durum olmadığından vicdanınız sızlamaz… Pardus bütünüyle ve en önemlisi yasal olarak sizindir.
  • Pardus hakkında çok sistematik bilgiler verip de gözünüzü korkutmak istemiyorum. Harika bir şey Pardus! Öyle olmasa sizce ben kullanır mıydım? Pardus hakkında her türlü destek alabilirsiniz… Meraklıları, ilgilenenleri için bir kaç adres;

      http://www.pardus.org.tr
      http://www.pardus-linux.org
      http://tr.pardus-wiki.org