19
Oca
Tüm Linux kullanan oyunseverlere bir kez daha merhaba.

PlayOnLinux'un 3.8.8 numaralı son sürümü şu an Pardus 2009 için katkı deposundaki yerini aldı, Pardus 2011 için henüz şu an depolarda yer almıyor. Ancak Pardus 2011 32bit kullanıyorsanız SVN'den kendiniz derleyebilir veya derlenmiş olan paketi bilgisayarınıza indirebilir ve kurabilirsiniz. Pardus 2011 64bit kullanıcıları ise kısa bir süre daha beklemek zorundalar, çünkü Wine henüz 64bit depolarındaki yerini almadı (az sabır!).

Pardus 2011 i686 depolarında şu an için Wine'ın 1.3.11 sürümü bulunuyor ve kısa bir süre içerisinde 1.3.12 sürümü de depodaki yerini alacaktır. Yeni sürüm ile birlikte gelen hata düzeltmelerine bakıldığında bir çok sorunun giderildiğini görüyoruz. Aynı şekilde, PlayOnLinux'a son zamanlar oldukça fazla yenilik geldi ve içeriği de güncelleşti. Call of Duty: Black OpsDragon Age: OriginsLara Croft and the Guardian of LightMafia IIStar Wars: The Force Unleashed gibi oyunlar PlayOnLinux'un desteklediği oyunlar listesine girerken, listedeki daha bir çok oyunun kurulum betiği ise elden geçirildi. Böylelikle, doğrudan Linux için geliştirilen bilgisayar oyunlarının sayısı diğer platformlara göre az olsa da, PlayOnLinux sayesinde oyun zevkimizden mahrum kalmıyoruz.

Pardus 2011'in duyurulduğu ve yeni sürüm heyecanını yaşadığımız şu günlerde, herkese iyi oyunlar diliyorum :)
22
Mar

(Pardus, özgür yazılım hakkında fikirlerimi ve düşüncelerimi içeren uzunca bir yazıdır. Aşağıdaki tüm düşündüklerimi çevremdeki insanlarla konuşuyordum. Fakat yazacak cesareti bulamamıştım. Artistanbul ekibinin Öİ’ye elvedasından sonra bunları yazmak istedim.)

“Bir hayal, bir merak”

Bilgisayar ile uğraştığım süreç olarak, başından beri felsefem buydu. İlk önce uygulama(programlama dili) hakkında hayal kurar.(Şunu şunu yapabilirim.) Sonra tüm o merakınız ile devam edersiniz. Programlamaya girişmem de böyle olmuştu.

Pardus 1.0′dan başlayan Pardus 2011′e geldiğimiz şu dönemde, Pardus’un ne kadar değiştiğini, geliştiğini görmek çok sevindirici. Pardus için söylenen o sloganlar üzerinde hayaller kurdum ve düşündüm. “Virüslere geçit yok.”, “Hızlıdır.”, “Güvenlidir” gibi. Sonra oturup merakımı gidermek istedim. Bu aynısı en son Mac OS X’de oldu.

Pardus, bilgisayar sektöründeki maceramda yeri çok büyük. Beni saçma sapan programlama dillerinden kurtardı. Python’ı gösterdi. Linux’u öğretti. Terminal komutları öğretti.(Yeri geldi hem ana oldu hem baba oldu :) ) Ben Pardus’u büyük çapta programlama için kullandım. Çok eğlenceli vakit geçirdiğim zamanların yanında, çok sinirlendiğim, bu nasıl olmaz, dediğim zamanlar oldu. Güzel bir yolculuktu. Hala bu yolculuğa yeni katılanları görmek çok güzel. Yeni bilgiler öğrenen, katkı vermek isteyen insanları görmek beni hep şaşırtmıştır.

Tabi tüm bunların yanında, bazı şeylerin mükemmel olmasını istemek benim doğamda var. Kesinlikle bir şeyin tamamı ile mükemmel olması imkansız olsa da ben Pardus’u öyle istedim. Bazen sırf bu yüzden ciddi tartışmalara girdiğim oldu. Haksız olduğum, kendimce haklı olduğum zamanlar oldu. Mükemmeliyet kavramını açarsam, sadece hatasız ve hızlı bir sistem istemedim. Yenilikçi olmasını istedim.

Sıkıntı burada başlıyor, bir Linux dağıtımı nasıl yenilikçi olabilir ? Nasıl fark yaratabilir ? Örneğin Pardus KDE masaüstü ortamını kullandığını biliyoruz. Peki Kubuntu’da KDE kullandığını biliyoruz. Şimdi araya iki sistem arasındaki farkları düşündüğünüzde son kullanıcı olarak görsel olarak, işlev olarak çok büyük bir değişiklik olmadığını göreceksiniz. (Tabi ki ayrıntı da farklılıklar var.) KDE’de bir yenilik olduğunda tüm dağıtımlar bunu alıyor, bu da tüm KDE kullanan dağıtımlarda ortaya çıkmasına sebep oluyor. (Zamanlama olarak fark edebiliyor.)

Biraz daha düşündüğümde, Linux dağıtımlarının çıkışını bir araba modifiyesine benzettim. Elinizde bir altyapı var. Kim ? Linux çekirdeği. Her Linux dağıtımı kesinlikle bu çekirdeği kullanıyor.(Zaten kullanmazsa Linux dağıtımı olamaz.) Siz bir geliştirici ekibisiniz(bir amacınız var o amaç doğrultusunda), üzerine ne eklesek diye düşünüyorsunuz. Gelin GNOME koyalım, Debian paket yapısını alalım. Açılış yöneticisi olarak şunu seçelim. Kurulum aracı olarak şunu seçelim diye. Yenilik olarak baktığınızda hiçbir Linux dağıtımı oturup, son kullanıcı için bir masaüstü ortamı yazmamış. Son kullanıcının hayatını değiştirecek şeylere dağıtımdaki geliştiriciler dokunmuyor. Geliştiricilerin tek işi, arabanın en iyi şekilde çalışmasıdır.(Uygulama desteği aynı zaman da)

(Not: Zemeberek’i unutmamalı. Aklıma gelen bir istisna.)

Yenilik arayan biri olan ben, Pardus için masaüstü ortamı yazılsa yapılsa ? dediğimde benim yüzüme direk söylenecek laf şu(biliyorum). “Bir defa Amerika’yı niye keşfedelim ?” Şimdi bu cümle, öyle bir cümle ki yeni kullancılarımız çok kez bu lafı duymuş olabilir. (Genellikle Neden Pardus baştan yazılmadı ? sorusu sormularsa duymuşlardır.) Bana sorarsanız bunu söylememeli her zaman. Tabi sistem en başından oturulup kendi işletim sistemimiz yazılmasın. Ama Pardus bir fark yaratmalı, o fark “En iyi KDE uyumu” olmamalı. Düşünsenize Pardus son kullanıcının bilgisayar alışkanlıklarını değiştiren daha kolaylaştıran, daha sevimli bir masaüstü ortamı yaptığını.

Şimdi daha derin düşündüğümde Pardus kendi masaüstü ortamını yazdığında, eminim insanlar merak edip deneyeceklerdir. 1 haftaya kalmaz, bu masaüstü ortamı ile çıkan bir Ubuntu sürümü çıkarsa, işte o zaman ben bir Pardus geliştiricisi olsam, bunu Pardus için yaptığımdan pek hoşuma gitmezdi. Özgür yazılım işte bu yeniliği bence durduruyor. Onun yerine Pardus geliştiricileri KDE’nin gelişimi için çaba harcıyorlar, o daha iyi olsun diye düşünüyorlar, uğraşıyorlar. (Bu felsefe ile o zaman herkes bir mükemmel Linux dağıtımını için uğraşıp, bitirdiğinde en son amaçları doğrultusunda değiştirmeli.)

Ben Pardus 2011 çıkmadan önce inanılmaz şeyler geleceğini tahmin ediyordum. Malum 2009′dan 2011′e uzanmış uzun bir süreç. Buyrun yeniliklere bakın. Sizi heyecanlandırdı mı ? Ben açıkcası pek heyecanlanmadım.Pardus 2009′un hemen hemen aynısıydı. Ana sürüm için çok köklü değişiklik görmedim. Burada geliştiricilerin bir suçu yok. (Yanlış anlaşılmasın, geliştiriciler hiçbir iş yapmıyor demiyorum, ana sürüm için ortaya atılanların son kullanıcı için ortaya koyduklarını söylüyorum.) Benim beklediğim masaüstü ortamında inanılmaz değişikler. KDE 3.5′den 4.0 geçildiğinde ben şoke olmuştum, getirdiği yeniliklerle. Pardus 2008′e durmadan yüklüyordum merak ediyordum.

Ben bir son kullanıcıyım, az buçuk geliştiriciyim. Son kullanıcıların çoğu kesinlikle böyle düşünecektir. (Tabi ki çekirdekte değişikler oluyor, daha hızlanıyor, stabil oluyor vs.) Ama son kullanıcı hala aynı şekilde hayata devam ediyor.

Gelelim geliştiriciliğime. Bildiğiniz üzere Kontrolcu diye bir projemiz vardı. Pardus paket deposuna yerleşmesi konusunda geliştirici olarak en ufak fikrim yoktu, Kontrolcu’yu bitirdiğimizde. Ali Işıngör geliştirici olabilirsin diyince, (bu yazışmadan bir iki ay önce tüm gönüllü geliştirici katılımı tamamen değişti.) oturup bugzilla’ya istek açıp, geliştirici olmak istiyorum dedim.

Bana 10 soru (yanlış hatırlamıyorsam) soruldu. Eğer iyi yanıtlarsam 2. aşama olarak danışmanıma verilecektim. Danışmanım Bahadır Kandemir, kod yazımımı görmek için benden PyQt kullanılarak yapılmış bir metin editörü istedi. Bu metin editörü aynı zamanda kurulum dosyası(setup.py)na sahip olacaktı. Bu görevimi bitirdikten sonra, fstab düzenleyici görevi verildi. “Review süresini uzun tutarız.” diyen danışmanımın üzerine ben de zaman bulana kadar, elimdeki işleri bitirene kadar uğraşmadım. Sonra çok ilginçtir, 2009 Ağustos’unda (günü hatırlamıyorum.)” Seni Junior geliştiriciliğinden alıyoruz. İyi akşamlar” diyen danışmanımdan sonra düşünün halimi. :) Cevap yazamadan çevrimdışı olunca danışmanım etrafıma bakmaya başladım. Duvarımdaki Pardus posterine, üzerimdeki Pardus tişörtüne, çerçeveli Önder Yetiş’ten aldığım teşekkür belgesine baktım…

Neyse bu yanlış anlaşılmayı düzeltikten sonra verilen görevi yaptım.

Dikkat ederseniz tüm bu hikaye Kontrolcu’yü depoya atmak istememdeydi. Ali Işıngör haklıydı. Ali Işıngör’le konuşmadan önce Osman Karagöz ile yaptığımız tüm istekler yersiz kalmıştı. Doğru dürüst bir geliştirici ile konuşamamıştık.

Ben katkı vermek isteyen birisiyim. Tabi ki böyle şeyler insanı küstürmemeli ama bu kadar emek sonunda yazdığınız uygulamanın depoda olmasını görmek isterdim. Biri dese ki ya Kontrolcu depo politikasına uymuyor. Siz daha yolun başındasınız. Yolun sonuna gitmeyi denerdik.

Tüm bu geliştiricilik serüvenim sürerken geliştirici listesini çok yakından takip ettim. Bu arada yapılan bazı tartışmalarda gönüllü geliştiriciler ile konuşulmadan Tübitak geliştiricileri toplantılarında kararlar alıp, uygulamışlar.(Konunun detayını tam olarak bilmiyorum.) Ama Öİ gezegeninde geliştiriciliği bırakan bazı kişileri görünce sorgulamaya başladım bazı şeyleri.

Bazı dağıtımlar bilindiği üzere tamamen gönüllü geliştiriciler(bunlar bir şirket ya da kurum tarafından maaş almayan kişilerdir.) tarafından oluşturuluyor. Pardus ise bundan farklı olarak işin TÜBİTAK tarafı ve gönüllü tarafı var. Topluluk ile TÜBİTAK arasında sanki çok büyük bir dağ var. Tüm Pardus geliştiricilerinin hepsi toplulukta yer almıyor, forumlarda insanlarla konuşmuyor. Eğer halk yani son kullanıcı bir şey isterse şu an “Beyin’e” yazılıp, eğer tutarsa istek olarak geliştiricilere iletiliyor.

Ben şunu hayal ettim. Geliştirici ve kullanıcılar el ele forumlarda konuşuyor, fikir alış verişi yapıyor. Şöyle de bir algı vardı, geliştiriciler çok çalışıyor o yüzden topluluğa bakmıyor. Eğer Pardus ekibi Pardus yaygınlaşsın istiyorsa SON KULLANICISINI DİNLEMELİ!

Son kullancıyı dinlemezseniz, küsüp gider. En basit örnek babam. Babam, iş yerinde cups ile ilgili bir sorunu oldu. Son kullanıcı bir geliştirici kadar bilgili olmadığından, son kullanıcı olarak bazı yardımsever kullancılar yardım etmeye çalıştı. Ama babam oturupta yazıcılarla hata kaydı giremez, uğraşamaz. (Ben foruma yazmasını da beklemiyordum.) En son olan oldu. Gitti Macbook Pro aldı. :) (Pardus’un gelişimi takip ediyor, ama günlük hayatında kullanmak istemiyor.)

Verdiğim örnek bir kişi olabilir, ama eğer geliştiricinin zamanı yoksa son kullanıcının da her zaman zamanı olmayabilir. Bir kişiyi bile düşünmek gerekir diyorum. (Tabi ki herkesi düşünmek kolay iş değil ama düşünmeye çalışmak bile yeter.)

Açıkcası bu konu hakkında daha söylecek çok şeyim var. Belki devam ederim.

22
Oca

Tüm Linux kullanan oyunseverlere bir kez daha merhaba.

PlayOnLinux‘un 3.8.8 numaralı son sürümü şu an Pardus 2009 için katkı deposundaki yerini aldı, Pardus 2011 için henüz şu an depolarda yer almıyor. Ancak Pardus 2011 32bit kullanıyorsanız SVN’den kendiniz derleyebilir veya derlenmiş olan paketi bilgisayarınıza indirebilir ve kurabilirsiniz. Pardus 2011 64bit kullanıcıları ise kısa bir süre daha beklemek zorundalar, çünkü Wine henüz 64bit depolarındaki yerini almadı (az sabır!).

Pardus 2011 i686 depolarında şu an için Wine’ın 1.3.11 sürümü bulunuyor ve kısa bir süre içerisinde 1.3.12 sürümü de depodaki yerini alacaktır. Yeni sürüm ile birlikte gelen hata düzeltmelerine bakıldığında bir çok sorunun giderildiğini görüyoruz. Aynı şekilde, PlayOnLinux’a son zamanlar oldukça fazla yenilik geldi ve içeriği de güncelleşti. Call of Duty: Black OpsDragon Age: OriginsLara Croft and the Guardian of LightMafia IIStar Wars: The Force Unleashed gibi oyunlar PlayOnLinux’un desteklediği oyunlar listesine girerken, listedeki daha bir çok oyunun kurulum betiği ise elden geçirildi. Böylelikle, doğrudan Linux için geliştirilen bilgisayar oyunlarının sayısı diğer platformlara göre az olsa da, PlayOnLinux sayesinde oyun zevkimizden mahrum kalmıyoruz.

Pardus 2011′in duyurulduğu ve yeni sürüm heyecanını yaşadığımız şu günlerde, herkese iyi oyunlar diliyorum :)

{lang: 'tr'}
21
Mar

Ankara’da önümüzdeki hafta Salı ve Çarşamba günleri yapılacak olan Pardus Günlerine sayılı günler kala bugün son bir katılımcı listesine göz gezdirdim. Tanıdık isimleri görünce çok mutlu oldum. İstanbul’dan gelecek konuklar da seminerlere ayrı bir lezzet katacak. Kendilerini Ankara’da görmekten dolayı çok mutlu olacağım. Bu sene gelecek konuşmacılarımızın hepsi birbirinden değerli insanlar.

Seminer programına baktıysanız, gerçekten faydalı konular konuşulacak ve önemli kişiler gelecekler. Bu seneki organizasyonu başarıyla yapan TBD-Genç ve Bilkent Üniversitesi gençlerine çok teşekkür ederim. Geçen seneki de bence çok güzel geçmişti. Sunumlar harikaydı, katılım ise mükemmeldi. Bu tarz organizasyonlara ben bayılıyorum. En çok da akşam seminer çıkışı yaşadıklarımı unutamıyorum. Pardus geliştiricilerini daha 1 haftalık yeni aracımla havaalanına ve Tubitak binasına götürürken çok eğlenmiştik.

Geçen yıl Atılım Üniversite’sinde yapılan etkinliğimizin bilgilerini de sitemizden görebilirsiniz: http://2009.pardusgunleri.org/ I. Pardus Tanıtım ve Geliştirme Günlerinden geriye kalan fotoğrafları size slayt gösterisi olarak sunuyorum:

Bu sene de gerçekten güzel olacak. Bu seneki katılımın geçen yıldan daha fazla olacağını öngörüyoruz. Bilkent Üniversitesine gitmek çok zor değil. Ankara’daki Eskişehir yoluna çıktınız mı, bir sürü otobüs ve dolmuş bulabilirsiniz. Zaten sitemizde size gereken bütün bilgiler mevcut: http://2010.pardusgunleri.org/

Kayıtları kapattık fakat yine de kaydolmadan gelecek olanlar için de kapıda boyunluklar hazır olacak. Zaten klasik olarak kaydolanların birazının muhtemelen gelmeyeceğini biliyoruz. Eğer gerçekten Pardus Ekibini görmek, Pardus’a gönül verenlerle tanışmak ve Açık Kaynak hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız, bence bu etkinlik sizin için büyük bir fırsat.

23 Mart Salı ve 24 Mart Salı 12:40 – 17:45 saatleri arasında Bilkent Üniversitesinde gerçekleşecek olan II. Pardus Tanıtım ve Geliştirme Günlerinde görüşmek üzere…

Share and Enjoy: Twitter Facebook FriendFeed Tumblr Google Bookmarks del.icio.us LinkedIn email Identi.ca MySpace StumbleUpon Technorati Posterous RSS Reddit Digg Yahoo! Buzz Yahoo! Bookmarks blogmarks Suggest to Techmeme via Twitter Netvibes Live

2
Oca
Masaüstü Izgarası

Bu özellikten sonraki bir Masaüstü Izgarası

UYARI: BU YAPILANLAR KDE4.3.4 ÜZERİNDE YAPILMIŞTIR. KDE 4.2.4 ÜZERİNDE YAPILAMAZ. ÇÜNKÜ BU ÖZELLİK 4.3 İLE KDE AİLESİNE KATILDI :D

Evet, KDE 4 ailesi ile beraber masaüstümüzü şenlendirmeye başlayan dostumuz Plasma’nın yetenekleri sadece panel, plasmoid ve arkaplandan ibaret değil. KDE 4 ailesinin en çok şikayet edilen konularından biri, KDE 3.5 ailesinden alışkın olduğumuz “Sanal masaüstlerine farkı arkaplan” ekleme özelliği idi. Maalesef KDE 4 ailesinde bu ihmal edilmişti. Fakat KDE geliştiricileri bizi üzmeyip, güzel bir sürpriz yapmışlar. KDE 4.3.X ve üzeri KDE sürümlerinde sadece arkaplan değil, plasmoidler bile ayrı her masaüstünde. Yani anlayacağınız her masaüstü, ayrı bir eylem olarak çalışabiliyor.

Kardeşim, Eylem Meylem Diyosun da…

Öncelikle eylem kavramını açıklayalım. Basitçe, birbirinden yarı bağımsız Plasma çalışma alanları denebilir. Her birinde ayrı arkaplan, ayrı plasmoidler vesaire var. Ancak panel her eylemde ortak.

Öncelikle Eylemlere Bölün

Evet. Masaüstlerinin her birini eyleme çevirmeyi öğreteceğim. Peki bu bize ne sağlıyor? Sanal masaüstlerinin çeşitliliğini…

Yandaki resimde gördüğünüz ayara ulaşmak için önce cashew’e (masaüstünün sağ üst köşesinde duran plasma butonu) tıklayarak “Plasma’yı Yapılandır” diyorsunuz. Ve ardından ilk seçeneği işaretliyorsunuz. Artık her masaüstü ayrı bir eylem oldu. Ama başta ufak karışıklıklar çıkıyor. Meselâ eylem yönetim penceresine küçülmüş gibi oluyorsunuz uygulaya bastıktan sonra. Bunu düzeltmek için yakınlaştırıp uzaklaştırmanız yeter. Ama çözemediyseniz Konsole’a kquitapp plasma-desktop && plasma-desktop komutunu yazarak plasma’yı yeniden başlatın. Şimdi size kalan son şey her masaüstünü düzenlemek.

Hop, Lin! Hangi Masaüstüne Hangi Eylemin Geleceğini Nasıl Ayarlayacağız?

Maalesef onu çözemedim diye bir espri ile başlasam fazla mı korkutmuş olurum? Aslında kolay. Örneğin 1. masaüstünde iken eylemleri küçültüp (Cashew’e tıklayıp küçült de) 1. masaüstüne hangi eylemin denk gelmesini istiyorsan onu seç. 2. masaüstünü belirlemek için 2. masaüstünde iken aynı işlemi yap. diğer masaüstlerini de sırası ile belirledikten sonra bazılarınız bir şey fark edeceksiniz. Fazladan bir eylem. Maalesef bu bir bug ve henüz çözülmemiş… Ama size fazla sıkıntı yaratmaz (en fazla küpteyken, eğer şeffaflığı ayarlamışsanız arkadan hafifçe sırıtır o kadar…)

Örnek Görelim Uleyn!

Örnek mi istiyorsunuz? Alın benim masaüstlerim… (Resimlere tıklayınca tam boy açılır.) (Resimlerin üstünde durunca açıklama çıkar…)

Not: Masaütü 1 Favorimdir :D

Masaüstü 1

Masaüstü 1

Masaütü 2

Masaütü 2

Masaüstü 3

Masaüstü 3

Masaüstü 4

Masaüstü 4

Umarım servisten döndükten sonra yeniden kurmam gereken Pardus’um üzerinde yaptığım bu yeni masaüstlerini beğenmişsinizdir ;)

Masaütü 2

Masaütü 2


Posted in Özgür Dünyanın Yolu, Özgürlükİçin Gezegenine Tagged: Özgür Dünyanın Yolu, Özgür Yazılım, Özgürlükİçin Gezegenine, Dersler..., Eylemler, KDE, KDE 4.3.4, Linux, pardus 2009, Plasma, Sanal Masaüstü, Yeni Masaüstlerim
10
Ara

UYARI: BU YAPILANLAR KDE4.3.4 ÜZERİNDE YAPILMIŞTIR. KDE 4.2.4 ÜZERİNDE YAPILAMAYABİLİNİR. DENEMEDİM DE :D

Evet, KDE 4 ailesi ile beraber masaüstümüzü şenlendirmeye başlayan dostumuz Plasma’nın yetenekleri sadece panel, plasmoid ve arkaplandan ibaret değil. Öncelikle asla azımsanamayacak özelliklerinden biri kesinlikle bu yazıda bahsedeceğim Kontrol Paneli özelliği.

Nedir Bu Plasma???

Bu sorunun cevabını, canım sıkıldığı için ve yazının uzaması için yazacağım. Plasma, bir tür çalışma alanıdır. Anneme anlatır gibi anlatmam gerekirse eğer, şu masaüstünde gördüğün her b*k Plasma :D .

Gel Gelelim Kontrol Paneline…

Kontrol Paneli, benzetme ile tabir edecek olursak eğer, Mac Os X’teki Dashboard adlı arkadaş ile aynı görevi görmektedir. Masaüstüne Plasmoidleri sığdıramazsanız, ama farklı eylem için de üşenirseniz imdadınıza yetişir. “Kontrol Panelini göster” plasmoidi, “CTRL+F12″ klavye kısa yolu ve ayarladığınız bir ekran kenarlığı ile Kontrol Panelini Açabilirsiniz

Ama Neden Gene Masaüstümdeki Plasmoidler Var?

Evet, işte geldik işin en güzel kısmına. Öncelikle eski dostumuz cashew’e tıklayın ve “Plasma’yı Yapılandır…” deyin.  Karşınıza 2 seçenek gelecek. Bunlardan 2. olan bizi alakadar etmektedir. Yani “Ayrı bir kontrol paneli kullan” seçeneği. Üsttekini bu yazı serisinin devamında anlatacağım.

O seçeneği işaretlediğinizde kontrol panelini açtığınız anda “bomboş” bir kontrol paneli göreceksiniz. Sonrasında da sağ tıklayıp, Programcık Ekle dediğiniz taktirde, Plasma Kontrol Panelinizi şenlendirebilirsiniz…

Keyifli Plasmalar…

Benim Kontrol Panelim

Sonraki Konu: Sanal Masaüstleri ve Eylemler Evliliği


Posted in Özgürlükİçin Gezegenine Tagged: Özgür Dünyanın Yolu, Özgür Yazılım, Özgürlükİçin Gezegenine, Dersler..., KDE, KDE 4.3.4, Linux, pardus 2009, Plasma
27
Kas

Uyarı: Bu yazı Pardus 2009 üzerinde Bespin kullanan kişileri ilgilendirmektedir!

Evet, biz Bespin kullanıcılarının ikinci sınıf vatandaş muammelesi görmeye başladığını düşünmeye başladım. Şu an paketlerde gelen Bespin eski sürümlerden biri. Fakat her şey gibi Bespin’in de elbet güncellemesi çıkacaktır. Bu güncellemeyi elle derlemiş biri olarak bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum. Yazının sonunda sizlere bu yeni sürümü nasıl kuracağınızı anlatacağım.

Öncelikle değinmem gereken birkaç şey var:

  • KDE 4.3 kurulduğu taktirde eski sürümün pencere kenarlığı hata veriyordu.
  • Eski sürüm normalde de hata veriyordu.
  • Karnın açken yeni sürümü kaynak koddan derleme
  • Pilav yerken böyle bir yazı yazma.

span style=”font-family: arial, helvetica, sans-serif;”>Tüm maddeleri bizzat deneyerek söyledim. Özellikle de son iki maddeyi :D . Neyse, öncelikle bilmeyenler için Bespin’i, büyük anneye anlatır gibi anlatalım…

Bespin Nedir?

Kısaca açıklamak gerekirse, Bespin temel olarak KDE4 için hazırlanmış, hafif metalik ve Mac OS X vari, stil, pencere kenarı, bir adet plasmoid (xbar), birer adet KDM ve Ksplash temasından oluşan bir arayüz paketidir.

Yeni Sürümde Dikkat Çekenler…

Öncelikle en çok dikkatinizi çekecek şey, Baspin stilinin ayarlarına girdiğinizde sizi karşılayan, daha da kalabalıklaşmış ayar seçeneği sayısı olacaktır. Bunu uzun uzun anlatmaktansa, bir resim ile göstermek isterim. Evet, Bu yeni Bespin ile eklenen pek çok özellik var. Örnek olarak, artık “Dolphin”, “Konqueror” ve “Arora” olmak üzere üç farkı uygulama için özel ayarlarımız var. Bunun yanı sıra butonlar, menüler ve pencereler üzerinde daha fazla ince ayar şansınız var. Ayrıca resimde de dikkatinizi çekmiştir, artık “Air” stili halkalar ile pencerenizi şenlendirebilirsiniz. Bunun yanı sıra “Kısmi Şeffaflık” diye tabir edebileceğimiz bir olay da var. Bu arkadaş tam olarak ne? Tıpkı “Aero” arayüzündeki gibi, gereksiz kısımlar görselliğe katkı için feffaflaşırken, diğer kısımlar olduğu gibi kalıyor. İşte uzun süredir özlemini çektiğim olay… Ama bendeki şansa bak! Sorun ya bende, ya da makinemde! Bu özelliğin ayarlandığı bölüme geldiğimde hiç bir ayar çıkmıyor… Ama “Air” stili halkalar moralimi yerine getirdi doğrusu. Oldukça hoş duruyorlar. Özellikle de Plasma teması olarak Air kullananlar bu seçeneğe bayılacaktır. Bunun yanında, klavyedeki multimedia tuşları ile sesi değiştirirken bir şey dikkatimi çekti; ses değiştirirken çıkan gösterge, o eski ilerleme çubuğu şeklinde değil, tamamen bu iş için özel tasarlanmış, oldukça şık bir stil. bunu göstermek için, Amarok’un bu yeni sürümle birlikte bir bölümündeki görüntüyü kullanacağım. Not: Kırmızı ok ile işaret edilen şey yeni ses göstergemiz…

Son Olarak: NASIL KURULUR!!!!

Öncelikle size linkini veriyim. Ama ben gene de burada da nasıl kurulduğunu anlatacağım.

Öncelikle kaynak kodları indirmelisiniz. iki alternatifiniz var.

  • svn co https://cloudcity.svn.sourceforge.net/svnroot/cloudcity komutu işliğinde SVN ile indirmek.
  • Şu Adresten arşiv biçiminde indirip, bir dizine açmak.

Her iki yöntem de aynı kapıya çıktığı için sonraki adımlara geçelim. Dosyaların bulunduğu dizine geldiğinizde Terminali o dizinde açıp sırası ile aşağıdaki komutları yazın:

./configure (bu komut biraz uğraştırıyor. normal alışılmıştan biraz farklı bir etki yaratıyor da :D )

cd build

make

sudo make install (Bu komuttan sonra şifrenizi girin)

Artık yepyeni Bespin’iniz hazır.


Posted in Özgür Dünyanın Yolu, Özgürlükİçin Gezegenine Tagged: Özgür Dünyanın Yolu, Özgür Yazılım, Özgürlükİçin Gezegen, Eleştiri, Gözlem, http://masterlin.wordpress.com/files/2009/11/masam6.png, Linux, pardus 2009, Yeni
6
Eki
Pardus 2009 için yani Kde4 için yüzlerce masaüstü temaları var. Hepsinin bir birinden güzel olması, bizi tema seçiminde zorluyor. Bir temanın saati güzel oluyor ama paneli güzel olmuyor, diğer temanın paneli güzel oluyor fakat saati güzel olmuyor, öbür temanın programcıklarının teması güzel oluyor fakat paneli, uygulama başlatıcının zemini vs. yerleri güzel olmuyor. Tam bu sırada Pardus 2009 bizim için bir güzellik yapıyor.:) Masaüstünde birden çok tema kullanmamıza olanak sağlıyor. Nasıl mı? İşte böyle:

Öncelikle Sistem ayarlarını açıyoruz. Sistem ayarlarında Gelişmiş sekmesine tıklıyoruz. Daha sonra
Masaüstü Teması Ayrıntısını açıyoruz.
gelişmişsekmesi
masaüstütemasıayrıntıları

Yukarıdaki şekilde görüldüğü gibi Renk şeması, Panel Arkaplanı, Kickoff, Görev Ögeleri, Parçacık Arkaplanı, Şeffaf arkaplanı......vb. Yerlerin tema ayrıntısını yapabilirsiniz.Daha sonra ayarlamaları kendi zevkimize göre ayarladıktan sonra uygula butonuna basıyoruz ve karşımıza aşağıdaki görüntü geliyor.
özelleştir

Yukarıdaki pencerede anlatılmak istenen Görünüm ayarlarını açıp, yapmış olduğumuz temayı seçeceğiz.
görünümayarları
Tema: yazan yerde tema seçili değil. Biz bu temaya tıklayarak açılan yerde (aşağıdaki resimdeki gibi) “(Özelleştirilmişi)” seçiyoruz ve uygula tuşuna basıyoruz.
temaseçimi1

Benim yaptığım temada Analog Saat Air temasına ait. Sistem Disk alanını gösteren tema ise Arezzo ya aittir.
panelveuygulamalar

İyi kurcalamalar ve bol Pardus'lu günler.........
Bilgisayara Pardus 2009 .iso dosyasını indirdim.Hemen CD ye çektim. Kurdum.Sonra Beta çıktı.Güncelledim.Sonra PC ye reset attım.Hop açılışta müdür hatası, sonra biraz uğraştım Öİ formuna baktım cevap bulamadım ve PC ye format attım.Sonra aynı şeyler yine oldu.PC yi güncelledim.Yine aynı hata.Yine format.
Tabi 2.sinde i Urban Terrorda silindi.Sonra yine müdür hatası verdi.Sonra Öİ formuna yazdım yine cevap yok. Dedim buna hata.pardus.org' a raporlayayım.Hemen raporladım ve bir kaç gün sonra cevap vermişler ve sorunun çözümünü de.

Aslında çokta zor değilmiş.Pardus 2009'u seçmeden biraz aşağıdaki uzum komut satrının sonuna;
mudur=forcefsck

komutu yazmak.Bunu yazdıktan sonra dosya sisteminizi denetleyecekmiş.
Bu müdür hatası ile de ilk hatamı hata.pardus.org'a raporladım.
Benim için büyük, insanlar için küçük bir hataydı.....
Pardus 2009 RC sürümü olmasında rağmen benim bilgisayarımda bir kaç ufak hatadan başka normal çalışıyordu.Fakat biraz daha 2008 'e göre yavaş, 2008'e göre masaüstü alışkanlığımı biraz değiştirmem gerekiyor.
Pardusumu güncellemek için Paket Yöneticisini açtım ve dedim şu Pisiye Xfce paketlerini bir aratayım.Birde ne olsun hızır gibi yetişti vallahi Xfce.Hemen kurdum.Yaklaşık 30 MB falan tuttu.30 MB 'a sınırsız bir hız yaşayacaksınız.
Sanırım Pardus 2009 kararlı sürümüne kadar Xfce kullanacağım gibi ama belli olmaz belki hep Xfcede kullanabilirim.
Yaşasın Özgürlük, Yaşasın Xfce
Hemen bir ekran görüntüsü koyayım.
xfce
Bilgisayarımda Pardus 2009 Beta sürümü yüklü. Özgürlük İçin forumunda
bazı arkadaşlar Metin2 adlı oyunu indirmişler. Bende kendimi tutamadım ve indirdim. Boyutu 510 MB civarında.
Pardusta wine adlı programla kurmayı başardım fakat oyunu açamadım.
Bende dedimki boşa gitmesin oyun bir deneyeyim.Hemen elime Windows CD' sini alıp kuruluma başladım. Hop 10 GB alana Windowsu kurdum.(Tabi biliyordum Grubun gideceğini)
Açıldı Windows 1 Dk kadar sürede. Herzaman ki gibi sade bir ekranla.Neyse sıra şimdi Firefox 'u kurmakta.Firefox' u kurdum. Hemen Pardus dosyalarına ulaşmak için Ext2Fsd adlı programı indirip kurdum.Daha sonra Wiki'deki şu belgeyi okudum.
Ve metin2 oyununu Windows'a koyaladım.

Reset atıp Pardus'a geçecektim ama Grub kurulu değildi.Bende Alfa CD ' sini takıp lisans yerine kadar geldim ve
Ctrl + Alt + F1 tuşlarını kullanarak konsolu açtım. Daha sonra Wiki 'deki şu belgeyi okudum. Ve Grubu kurdum.

Birde ne olsun şimdide Windows açılmıyor. Meğersem Grubta yanlış bir şey yapmışım herhalde bu yüzden benim Windows bölümüm (sda1) Pardus bölümü gibi gözüküyor.Ben de sonra Pardus' uma geçerek Alt + F2 ile çıkan pencereye:



kdesu kwrite /boot/grub/grub.conf
yazıp enterladım ve gelen yere şifremi yazdım.


Daha sonra açılan metin düzenleyicideki Grub dosyasında Windowslu bölümü bularak onun yerine aşağıdaki kodları kopyaladım.Tabi burada size uymayan yerleri doğru şekilde değiştirmelisiniz.



title Windows Vista Business
root (hd0,0)
savedefault
makeactive
chainloader +1



Sonra reset atarak Pardus ve windowsu kontrol ettim ve hepsi şuan sağlıklı.
Bu sabah büyük bir macera yaşadım. :)
14
Eyl
Pardus 2009 için yani Kde4 için yüzlerce masaüstü temaları var. Hepsinin bir birinden güzel olması, bizi tema seçiminde zorluyor. Bir temanın saati güzel oluyor ama paneli güzel olmuyor, diğer temanın paneli güzel oluyor fakat saati güzel olmuyor, öbür temanın programcıklarının teması güzel oluyor fakat paneli, uygulama başlatıcının zemini vs. yerleri güzel olmuyor. Tam bu sırada Pardus 2009 bizim için bir güzellik yapıyor.:) Masaüstünde birden çok tema kullanmamıza olanak sağlıyor. Nasıl mı? İşte böyle:

Öncelikle Sistem ayarlarını açıyoruz. Sistem ayarlarında Gelişmiş sekmesine tıklıyoruz. Daha sonra
Masaüstü Teması Ayrıntısını açıyoruz.
gelişmişsekmesi
masaüstütemasıayrıntıları

Yukarıdaki şekilde görüldüğü gibi Renk şeması, Panel Arkaplanı, Kickoff, Görev Ögeleri, Parçacık Arkaplanı, Şeffaf arkaplanı......vb. Yerlerin tema ayrıntısını yapabilirsiniz.Daha sonra ayarlamaları kendi zevkimize göre ayarladıktan sonra uygula butonuna basıyoruz ve karşımıza aşağıdaki görüntü geliyor.
özelleştir

Yukarıdaki pencerede anlatılmak istenen Görünüm ayarlarını açıp, yapmış olduğumuz temayı seçeceğiz.
görünümayarları
Tema: yazan yerde tema seçili değil. Biz bu temaya tıklayarak açılan yerde (aşağıdaki resimdeki gibi) “(Özelleştirilmişi)” seçiyoruz ve uygula tuşuna basıyoruz.
temaseçimi1

Benim yaptığım temada Analog Saat Air temasına ait. Sistem Disk alanını gösteren tema ise Arezzo ya aittir.
panelveuygulamalar

İyi kurcalamalar ve bol Pardus'lu günler.........
Bilgisayara Pardus 2009 .iso dosyasını indirdim.Hemen CD ye çektim. Kurdum.Sonra Beta çıktı.Güncelledim.Sonra PC ye reset attım.Hop açılışta müdür hatası, sonra biraz uğraştım Öİ formuna baktım cevap bulamadım ve PC ye format attım.Sonra aynı şeyler yine oldu.PC yi güncelledim.Yine aynı hata.Yine format.
Tabi 2.sinde i Urban Terrorda silindi.Sonra yine müdür hatası verdi.Sonra Öİ formuna yazdım yine cevap yok. Dedim buna hata.pardus.org' a raporlayayım.Hemen raporladım ve bir kaç gün sonra cevap vermişler ve sorunun çözümünü de.

Aslında çokta zor değilmiş.Pardus 2009'u seçmeden biraz aşağıdaki uzum komut satrının sonuna;
mudur=forcefsck

komutu yazmak.Bunu yazdıktan sonra dosya sisteminizi denetleyecekmiş.
Bu müdür hatası ile de ilk hatamı hata.pardus.org'a raporladım.
Benim için büyük, insanlar için küçük bir hataydı.....
Pardus 2009 RC sürümü olmasında rağmen benim bilgisayarımda bir kaç ufak hatadan başka normal çalışıyordu.Fakat biraz daha 2008 'e göre yavaş, 2008'e göre masaüstü alışkanlığımı biraz değiştirmem gerekiyor.
Pardusumu güncellemek için Paket Yöneticisini açtım ve dedim şu Pisiye Xfce paketlerini bir aratayım.Birde ne olsun hızır gibi yetişti vallahi Xfce.Hemen kurdum.Yaklaşık 30 MB falan tuttu.30 MB 'a sınırsız bir hız yaşayacaksınız.
Sanırım Pardus 2009 kararlı sürümüne kadar Xfce kullanacağım gibi ama belli olmaz belki hep Xfcede kullanabilirim.
Yaşasın Özgürlük, Yaşasın Xfce
Hemen bir ekran görüntüsü koyayım.
xfce
Bilgisayarımda Pardus 2009 Beta sürümü yüklü. Özgürlük İçin forumunda
bazı arkadaşlar Metin2 adlı oyunu indirmişler. Bende kendimi tutamadım ve indirdim. Boyutu 510 MB civarında.
Pardusta wine adlı programla kurmayı başardım fakat oyunu açamadım.
Bende dedimki boşa gitmesin oyun bir deneyeyim.Hemen elime Windows CD' sini alıp kuruluma başladım. Hop 10 GB alana Windowsu kurdum.(Tabi biliyordum Grubun gideceğini)
Açıldı Windows 1 Dk kadar sürede. Herzaman ki gibi sade bir ekranla.Neyse sıra şimdi Firefox 'u kurmakta.Firefox' u kurdum. Hemen Pardus dosyalarına ulaşmak için Ext2Fsd adlı programı indirip kurdum.Daha sonra Wiki'deki şu belgeyi okudum.
Ve metin2 oyununu Windows'a koyaladım.

Reset atıp Pardus'a geçecektim ama Grub kurulu değildi.Bende Alfa CD ' sini takıp lisans yerine kadar geldim ve
Ctrl + Alt + F1 tuşlarını kullanarak konsolu açtım. Daha sonra Wiki 'deki şu belgeyi okudum. Ve Grubu kurdum.

Birde ne olsun şimdide Windows açılmıyor. Meğersem Grubta yanlış bir şey yapmışım herhalde bu yüzden benim Windows bölümüm (sda1) Pardus bölümü gibi gözüküyor.Ben de sonra Pardus' uma geçerek Alt + F2 ile çıkan pencereye:



kdesu kwrite /boot/grub/grub.conf
yazıp enterladım ve gelen yere şifremi yazdım.


Daha sonra açılan metin düzenleyicideki Grub dosyasında Windowslu bölümü bularak onun yerine aşağıdaki kodları kopyaladım.Tabi burada size uymayan yerleri doğru şekilde değiştirmelisiniz.



title Windows Vista Business
root (hd0,0)
savedefault
makeactive
chainloader +1



Sonra reset atarak Pardus ve windowsu kontrol ettim ve hepsi şuan sağlıklı.
Bu sabah büyük bir macera yaşadım. :)
31
Tem

Sonunda eve döndüm. Tahmin ettiğim gibi burası yanıyor. İki gece önce köyde öyle bir fırtına koptu ki, bir bilseniz gece sesten zor uyuduk. Orada hava çok güzel, serin olduğu için geceleri çok rahat uyuyorsunuz. Eve geldiğimde şöyle bir kestireyim dedim yemedi. Yükseklik farkı üstüne bir de temiz havayı bırakmış olmak bünyemizi bir kaç günlüğüne sarsacak.
Aslında daha kalabilirdim ama iş bakmam gerekiyordu. Boş boş köyde otur nereye kadar. Hazır borsa uçmuşken belki bende bir iş bulurum dedim ve İzmit'e kaçtım. Sıkılıyorum köyde bir aydan fazla kaldım mı. Sevmediğimden değil ama işte boş durmak hoşuma gitmiyor. Herkes bir işle uğraşırken benim onları seyretmem gıcık bir durum. Arada yardım ediyordum edebildiğim kadarda artık dönmenin zamanı gelmişti.
Bir sürü şey yaşadık işte, geldik. Eğlendikte üzüldükte. Köyden inmeden önce mezarlığa gittik, önce dedemin mezarına gittim. Orada ip koptu duygulanmaya başladım. Sonra diğerlerine uğradık. Yolda ağlayasım geldi. Yıldızları seyrettim bir süre, batıya doğru geldikçe geceleri yıldızları görmeyi başarabildim bizim orada geceleri yağmur yağıyordu hep. Neyse, baktım yıldızlara. Bir birlerine ne kadar yakın gözüküyorlardı ama aslında uzaklardı. Çok uzak hemde. Sadece bir birlerinin ışığını görebiliyor ama daha öteye yaklaşamıyorlardı. Yine yıldızlar kadar yalnızım dedim. (sırf şuradan bir film çıkarırım) Eve geldiğimde artık beni karşılayacak kimse yoktu. Hepsi köyde. Bense yine yalnızım. Önümde bilgisayar(ki şu anda çığlık attım yer kalmamış offfffffffffffff bende niye Pardus 2009 inmedi diyorum) uğraşıyorum. Artık iş bulana kadar böyle takılırım iş bulunca da zaten yorgunluktan yalnızlıkmış, yıldızlarmış kim takar :D

Evde olsaydım yazmayı düşündüğüm bir haber vardı. Microsoft'un ekonomik krizde düştüğü durumda özgür yazılımların katkısı ne orandaydı. Şimdi bir habere bakıyorum Yahoo ile Google'a karşı işbirliği yapacaklarmış, tutarsa artık. Efendim habere göre MS'un kâr oranı bir miktar düşmüş, düşmeye de devam edecekmiş. Şimdi Özgürlükiçin.Com da yayınlanan haberlere baktığımızda Letonya dan bilmem ne cumhuriyetine kadar bir çok devlet özgür yazılımlara göç ediyor. Böyle bir ortamda kurumsal müşterilerini kaybetmeye başlayan Microsoft bu kazancını nereye kadar sürdürebilir?

Kriz ortamında kurumlar yüksek lisans bedelleri ödemek yerine bunlara verecekleri paralarla kendi yazılımlarını geliştirme yoluna gidiyor. Tüm bu kurumların transfer işlemleri tamamlandıktan sonra son kullanıcılarında kurumlardaki sistemlere uyum sağlamak için özgür yazılıma geçiş yapma ihtimali yadsınamaz. Zaten böyle bir akım varken Microsoft'un neler yapacağını merak ediyorum. Büyük başarılar kazanmış bu firmanın gelecekte atacağı adımlar kendisini bitirebileceği gibi özgür yazılım camiasının en büyük oyuncularından birisi haline getire de bilir. Benim beklentim kodlarını açmasa da ileri ki dönemde Microsoft'un yazılımların ücretleri konusunda büyük indirimlere gideceği yönünde. Bu şekilde kazancını bir miktar kaybetse de pazar payını koruyabilir ama er ya da geç daha köklü bir değişim yapmak zorunda kalacak.

Nereye geldik? Ehh Pardus'tan bahsetmesek olmaz. Köyde babam ağaç sansarı görmüş(zerdeva) aha dedim Pardus bizim bahçeye kadar gelmiş! Gelmemişti tabiki. Zerdeva şekilde ki gibi bir hayvan. Özlemiştim Pardus ile uğraşmayı gelir gelmez indirmeye başladım ama yer kalmamış tekrardan indirmem gerekecek. İlk izlenimler oldukça olumlu. Beklediğimize değmiş gibi gözüküyor. Kurulumu gerçekleştirdikten sonra daha ayrıntılı bir şeyler yazacağım.

19
Tem

Herkezin ve benimde beklediğim Pardus 2009 sonunda geldi. Linux tabanlı Pardus’un son sürümünün gelmesi yenilikleride yanında getirdi. Normal bir bilgisayar kullanıcısının ihtiyacını karşılayabilecek programlarıda içinde bulundurması kullanıcıyı rahatlatmakla birlikte rahat bir ortamda çalışma imkanı sunuyor.
En önemlisi geniş bir program kütüphanesine sahip olması her yaştan kullanıcıyı kendine çekiyor olması. 2008.2 sürümüyle karşılaştırıldığında gerek görsellik gerekse hız bakımından 2 kat daha fazla artan Pardus 2009 herkezi heycanlandırdı. Bende hemen kurdum tabi durmak yok. Kurulum önceki sürümlerinden daha hızlı. Kurumda size yardım eden Yalı ile birlikte rahat bir şekilde hemen kuruyorsunuz.
Sistem kurulup açıldığında Kaptan’ın yardımıyla rahatca ayarları yapıyorsunuz. Ve artık hazır Pardus’umuz. Daha fazla yardım için Özgürlük İçin.com’da. Orda pardusla ilgili her aradığınızı bulabilirsiniz.
Sizinle bir görüntü paylaşayım dedim:)paass

Posted in Özgürlük İçin, Haber, Pardus
28
May

pardus 2009Pardus 2009 sürüm takvimi geçtiğimiz günlerde açıklandı;

  • 27 Mayıs              Alfa sürümü
  • 19 Haziran           Beta sürümü
  • 3 Temmuz            RC sürümü
  • 10 Temmuz          RC2 sürümü

Takvime göre yaklaşık 1 ay sonra Pardus 2009 çıkacak. Pardus geliştiricileri 2009 için çalışmaya yaklaşık 3 ay kadar önce başladılar ve takip ettiğim kadarıyla başta sürüm yöneticisi Onur Küçük olmak üzere hepsi çok iyi iş çıkarıyorlar, hepsinin eline sağlık.

Dün (27 Mayıs) sürüm takvimine uyularak Pardus 2009 Alfa sürümü yayınlandı. Bu sürüm son kullanıcılar için değil, daha çok geliştiriciler için hazırlanan bir sürüm. Bu sürümde bulabilecekleriniz;

  • KDE masaüstü ortamı 4.2.3
  • Linux çekirdeği 2.6.30_rc7
  • OpenOffice.org ofis araçları 3.1rc6
  • Mozilla Firefox İnternet tarayıcı 3.5beta4
  • Gimp grafik işleme yazılımı 2.6.6
  • Xorg 1.6.2pre
  • Python 2.6.2
  • GCC 4.3.3
  • GLIBC 2.9

Özellikle KDE4 ve Firefox 3.5 beni benden alan uygulamalar. KDE4′ün görselliği ve özelleştirilebilirliği harika, Firefox 3.5 ile çok daha hızlı bir Firefox karşımızda.

Aşağıda Pardus’un kurulum yardıcısı YALI’nın 2009 sürümündeki yeni halinden ekran görüntülerini paylaşıyorum. Pardus 2009 bizi bu harika ekran ile karşılayacak. Pardus 2009, KDE4 masaüstü yöneticisinin yetenekleri ve efektleri ile KDE4′e uygun olarak yeniden yazılan Pardus Araçları (Paket Yöneticisi, Ağ Yöneticisi, Servis Yöneticisi vb.) ile şimdiye kadar kullandığınız en iyi işletim sistemi olmaya aday!

Kısaca yeniden yazılan Pardus araçlarından da bahsetmek istiyorum. Özellikle paket yöneticimiz PiSi’nin hızı inanılmaz bir şekilde arttı. Çok daha hızlı bir şekilde paket kurabileceğiz, paket yöneticisine cache sistemi getirildi ve PiSi halen geliştirilmekte. Diğer araçlar da eskisine göre daha kullanılabilir hale geldi.

Pardus 2009′da göreceğimiz bir diğer yenilik plasmoidler. Plasmoid KDE4′ün getirdiği en güzel yenililklerden biri. Neye benzediklerini merak ediyorsanuz buraya bakabilirsiniz.

Şimdilik bu kadar olsun, bu güzel haber ile sessizliğimi bozmuş oldum, mutluyum :)

Yorumlar ?

Sonradan gelen düzenleme; YALI’nın grafikleri Gökhan Özkan tarafından hazırlanmış. Eline sağlık.

pardus2009 pardus2009_1pardus2009_2pardus2009_3pardus2009_4 pardus2009_6