30
Nis

Bundan  bir ay önce ozgurlukicin yöneticiliğinden ayrıldığımı açıklamıştım*. Ancak benden sonra bu görevi devam ettirecek kişinin hemen ortaya çıkmaması nedeniyle fiilen bu görevimi yerine getirmeye devam ettim. Forumdaki bazı iletilere müdahale etmek zorunda kaldım hatta yazılan bu iletilerden forum’u eskiye göre daha az takip ettiğimden özelden yazılan e-posta ya da telefonla haber verildiğinde haberim olabildi.

Bir kaç gün önce ozgurlukicin yöneticilerimizden Mutlu Can Yılmaz ile konuşarak yönetici yetkilerini verdim. An itibariyle de kendi yetkilerimi aldım. Artık özgürlükiçin’in sade bir üyesiyim. Elbette bundan sonrada Pardus için çalışmaya devam edeceğim. Elimden geldiğince katkıda bulunacağım. Hâlâ  umudum var ve hâlâ kullanıcı topluluğu temsilciliğine adayım :)  Arz ederim.

http://sezaiyeniay.wordpress.com/2012/03/26/bana-musade/


26
Mar

Mayıs 2011 den buyana ozgurlukicin.com (daha sonra ozgurlukicin.org) Pardus topluluk portalının genel yöneticiliğini yapıyorum. Yeterli bilgi ve donanıma sahip olmadığımı düşünsemde ozgurlukicin gibi bir yapının sahipsiz! Kalıp bir süre sonrada yok olup gitmesine gönlüm razı olmadığı için bu görevi yapmaya gönüllü oldum. İlk günler oldukça sorunluydu dahi anlamındaki de yi dahi ayrı yazamayan ancak topluluk için emek vermekten geri durmayan birisi olarak haberleri girmeli forumdaki sorulara cevap vermeli, özelden iletilen taleplere cevap vermeli bunlardan dahada önemlisi giderek azalan katkıcı sayısını yeniden eski durumuna getirmeliydim.

Kendim için olsa yapmayacağım bir şekilde ,herkese mail gönderdim yardım istedim hatta ısrar ettim. Şahsıma yapılan bazen açık bazen üstü kapalı sataşmalara cevap vermedim. Hem topluluk ile hemde proje tarafında yeralan camia koordinatörleriyle hemde pardus dışında olan kişilerle (örn. İçinde pardus geçen domain sahipleri) kavga etmeden , kalp kırmadan iletişim kurdum. O güne kadar iletişim kurulmamış ya da tartışmalar yaşanmış kişilerle konuştum. Ortak çalışma yapabilmek için çalıştım. Pek beceremesemde blog yazmaya çalıştım mümkün olduğunca gönderilen mailleri cevapsız bırakmadım.

Geçen 10 ayda Topluluk üyelerimiz sayesinde ,sekteye uğrayan haber yayınlarına yeniden başladık, e-dergiyi devam ettirdik, PLO ile ortak kampanya düzenledik, yine PLO ile Pardus e-dergiyi çıkarmaya başladık.Pardus Wiki nin tek belgeleme merkezi olması için çalıştık Wiki de yaşanan kırgınlıkları aşmaya çalıştık. Bir abimiz sayesinde sponsor bularak ozgurlukicin’in TÜBİTAKdan bağımsızlaşmasını sağladık ve ayrı bir sunucudan yayına başladık. Kurduğumuz diyalog ortamı sayesinde ozgurlukicin.org alan adından yayın yapmaya başladık.

Pardus’un geleceğinin belirsizleştiği bir dönemde Topluluk olarak ne yapabilirizin cevabını aradık çeşitli platformlarda biraraya geldik , Yurtdışı Pardus topluluklarıyla iletişim kurduk.

Kişisel olarak elimden gelen çabayı bilgim ve imkanlarım ölçüsünde topluluk için kullanmaya çalıştım. Son olarak Pardus’un Yarını Çalıştayına katılıp topluluğun beklentilerini dile getirmeye çalıştım.

Bu gün Pardus topluluk çalışmalarına Yönetici sıfatıyla yapabileceklerimin sınırına geldiğime inanıyorum artık bir kan değişiminin zamanı geldi. Bizden sonra gelen kuşakların katkılarının önünü açmak adına Ozgurlukicindeki yöneticilik görevimden ayrılmaya karar verdim. Elbette Bir yere gitmiyorum, pek çoklarının aksine küskünde değilim, yine Pardus kullanmaya devam edeceğim ve becerebildiğim kadarıyla pisi paket yaparak Pardus’a katkı vermeye çalışacağım,yapmayı planladığım başka uğraşlara yöneleceğim.

Geçen 10 ayda kusurum olmuşsa affola…


Pardus’un geleceğinin şekilleneceği Pardus’un yarını çalıştığı duyurulduğu gibi 23-24 Mart 2012 tarihlerinde yapıldı.

Çalıştay’a davet edilen yaklaşık 45 kişiden 39′ukatıldı. Katılımcılar sivil toplum kuruluşlarından , akademisyenlerden , kullanıcı topluluğu temsilcilerinden ve özel sektörden oluşan geniş bir yelpazeden oluşuyordu. Sadece ev ya da işyerinde pardus kullananlar olduğu gibi ülkemizde pardus ve linux denildiğinde otorite kabul edilen kişilerin dışında Linux dünyasında Maddog olarak bilinen Jon Hall da vardı. Proje tarafından ise ULAKBİM’in başkanı aynı zamanda da Pardus projesinin şimdiki yöneticisi Ahmet KAPLAN Geliştiricilerden Semen Cirit , Fatih Arslan , Gökhan Özbulak, Bertan Gündoğdu yeraldılar.

  1. GÜN

Çalıştayın ilk günü benim ve pekçok katılımcının merak ettiği yeni yönetimin duruşunun ne olacağıydı. Bu sorumuza cevap olabilecek davranışıda ancak Ahmet Kaplan’ın sözlerinden ve daha çok sözlerin satıraralarından öğrenebilirdik. Ahmet Kaplan’ın kafasında belirli fikirlerin olduğu açıktı ancak bu fikirlerini doğrudan söylemek yerine daha çok her fikre açık olduklarını göstermek amacıyla tüm önerileri dinleyeceklerini katılımcıların görüşlerine değer verildiğini yaptığı sunumda A. Murat Eren’in çalışmasından bölümlere yer vererek gösterdi. Ayrıca pardus projesinin tübitak tarafından sahiplenilmeye devam edeceğini projenin ölmediğini geliştirileceğini söyledi.

Ardından Semen cirit tarafından olması düşünülen organizasyon şemasını anlatarak geliştirmenin nasıl yapılabileceğini anlattı. Kaynak ve mutfak depo kavramlarından bahsetti , bireysel ve kurumsal sürüm etkileşimini açıklamaya çalıştı.

Sunumun ardından sorunların belirlenmesine yönelik olarak dört masaya ayrılmış olan katılımcılardan iki masanın Pardus’un olumlu yönlerinin , diğer iki masadan da olumsuz yönlerinin postitlere yazılmasını daha sonra yazılanların analiz edilerek bir sonuca varılacağı söylendi. Bu yönteme katılımcıların çoğunluğu tarafından “zaten herkes sorunların ne olduğunu biliyor bununla zaman harcamayalım” denilerek itiraz edildi. Bir süre yöntem tartışması yapıldıktan sonra katılımcıların önerisi kabul edilerek “serbest” denilebilecek bir tartışma ortamına geçildi. Tartışmada başta Necdet Yücel olmak üzere Doruk Fişek , Hakan Uygun sorunları dile getirdiler. Yine Ahmet Kaplan tarafından yazılan 17 maddelik sorun listesi 1′den 5′e kadar puanlanarak değerlendirildi değerlendirme sonucunda en önemli sorunun Başarısız proje yönetimi olduğu ortaya çıktı.

Çalıştayın üzerinde en çok durulan konularından biriside Pardus’un kendi paket yönetim sistemi olan Pisi üzerineydi. Bazı katılımcılar ve anladığım kadarıyla Maddog’da Pisi gibi paket havuzunda az görece az sayıda paket bulunan ve yaygın bir kullanımı olmayan paket sisteminde diretmenin anlamsız olduğu deb gibi daha yaygın bir paket sistemine geçilmesi gerektiği savunuldu. Bunun üzerine Onur Küçük tarafından pisi’ye neden ihtiyaç duyulduğu açıklandı Kendi adıma ben açıklamadan ikna oldum teknik yönleri konusunda bir söz söyleyemeyeceğim ancak kişisel isteğim pisi ile devam etmek çünkü ben onu seviyorum :) . Paket sayısının azlığı konusunda da Ahmet Kaplan “ne yapalım 10 lira verip topluluğa paket mi yaptıralım “dedi bunun üzerine bende topluluk sizden para değil cevap bekliyor, topluluğu önemseyin, sorularına cevap verin onları geliştirici adayı olarak aylarca bekletmeyin çocuk azarlar gibi azarlamayın yeter dedim. Eğer böyle olursa paket sayısının kısa sürede artacağını zaten plo ve Pardususer.de depolarından pekçok paketin olduğunu söyledim.

    1. GÜN

İlk gün konuşulanların daha çok sorun belirleme olduğunu kabul edersek ikinci günüde yapılacakların ortaya konduğu bir gün olduğunu söyleyebilirim. Katılımcıların ve proje yönetimin ortaya koyduğu fikirleri özetlemek gerekirse;

  •  Pardus Türkçe desteğini en iyi sağlayan dağıtım haline gelmeli
  • Donanım sürücü problemlerinin en aza indirilmesi için ülkeye giren donanımların linux sürücüsü olma zorunluluğu olmalı
  • Pardus sadece masaüstü kullanıcılara değil sunucu , mobil ve diğer alanlara da yönelmeli.
  • Dağıtım yaratıcı olmalı kendini tekrar etmemeli
  • Yapılan çalışmalar uluslararası topluluğa aktarılmalı ve kabul ettirilmeli

TÜBİTAK

  • Koordinasyonu yapsın
  • Ar-ge çalışmalarını yapsın ya da yaptırsın
  • STK’lar da yönetime katılsın*
  • TÜBİTAK STK’lara devretsin projeyi, STK’ları fonlasın
  • Kamu projelerini KİK’e bağlı olmadan üstlensin
  • Fon ayırsın
  • Üniversitelere / okullara yönelik eğitim-pazarlama faaliyetleri yapsın
  • Google Summer of Code’un Türkiye’ye uygulanmısını yapsın
  • Linux dağıtımı yapmak ile kendini kısıtlamasın, genel olarak özgür yazılımı desteklesin sadece Pardus’a değil özgür yazılımlara olan desteğini arttırarak devam ettirsin
  • Sadece temel paketleri yapsın, gerisini topluluk halletsin
  • Arkasında durarak Pardus’un marka değerini yaratsın/yükseltsin
  • Kurum olarak projeyi sahiplensin
  • Toplulukla daha iyi ilişkiler kursun topluluk ihtiyaçları konusunda yardımcı olsun Bireysel sürüm topluluğun yoğun katılımıyla sürdürülmeli.
  • Şeffaflık ve saydamlık sağlasın
  • Şirketlere/kişilere iş dağıtarak iş yaptırsın
  • Standartlar konusunda takipçi olup, söz geçirmeye çalışmalı
  • Basınla ilişkilerin sürekli olmalı, sağlıklı olmalı, yanlış bilgilendirme yapılmamalı
  • PKD davasının çözümlenmeli
  • Sunucu sürümü yapmalı

* Proje yönetimin katılımcı bir şekilde yapılabilmesi amacıyla bir Kurul oluşturulmasına karar verildi. Kurulun yapısı şöyle olacak

  • Pardus çözüm ortaklarından temsilcisi
  • Kullanıcı topluluğu temsilcisi
  • STK temsilcisi
  • Üniversite (akademik) temsilci
  • Kamu kurumlarından temsilci
  • TÜBİTAK temsilcisi
  • Geliştirici topluluğu temsilci
  • TÜBİTAK geliştirici temsilcisi

Eşitlik durumunda TÜBİTAK temsilcisi karar verecek.

Kurulun özellikleri:

  • Şeffaf olacak
  • Belgelendirme yapılacak (hem Türkçe, hem İngilizce)
  • Projeyle ilgili her türlü kararı alacak en yetkili merci olacak
  • Kurul üyeleri atama ile değil kendi temsil ettikleri topluluk topluluk tarafından seçilecek

 

SONUÇ

Yapılan tartışmaların ardından ortaya atılan fikirlerin sonucunda çalıştayında sonucu olarak yazabileceğimiz aşağıda iki başlıkta yazdığım konular üzerinde uzlaşı sağlandı

YOL HARİTASI

  • Danışma kurulunun belirlenmesi ve kurulması
  • Organizasyon yapısının belirlenmesi
  • Kurumsal sürüm – uzun ömürlü, en az sayıda paketten oluşması

    Bireysel sürüm – kısa ömürlü, çok sayıda paketten oluşan, son teknolojiyi takip eden bir yapıda olması

  • Kurumsal sürümün tamamının TÜBİTAK tarafından desteklenmesi
  • Bireysel sürümün temelinin TÜBİTAK tarafından desteklenmesi
  • Tanımlanabilir, hızlı çözülmesi gereken ya da uzun süredir çözülmeyen bir ihtiyacın TÜBİTAK tarafından özel sektöre yaptırılması
  • Uzun soluklu, yakın zamanda çözümüne gereksinim duyulmayan çalışmaların üniversitelere araştırma projesi olarak verilmesi

Ayrıca ;

  • Pardus sertifikasyonu (eğitmen, teknik destek elemanı, kullanıcı), denk sertifikalarının belirlenmesine
  • Yerelleştirme, Türkçe belgelendirme ve çevirilerin TÜBİTAK tarafından fonlanmasına
  • Üniversitelerde verilen Linux eğitimlerinin koordine edilmesine
  • Bir dağıtım özgür yazılım politikası belgesi hazırlanmasına
  • Ankara’da kamunun, İstanbul özel sektörün toplanacağı birer etkinliğin düzenlenmesine
  • CD, çıkartma ve benzeri promosyon malzemelerinin TÜBİTAK tarafından basılarak hem özgür yazılım hem de bilimsel etkinliklerde dağıtılmasına
  • Geliştiricilere yönelik atölye çalışmalarının düzenlenmesi ve fonlanmasına

kararı verildi.

 

Çalıştaya ilişkin Necdet Yücel ‘in blog yazılarınıda (1-2-3) okumanızı öneririm. Benim çalıştaydan anladıklarım bunlardı eksikler, hatalar, yanlış anlamalar ya da yorumlamalar olabilir. Sadece benim yazımı değil diğer yazılarıda okuyarak çalıştay hakkında genel bir fikir edinebilirsiniz.

Kullanıcı topluluğunun temsilcilerinden biri olarak katıldığım çalıştayım benim açımdan en önemli iki kararı daha doğrusu TÜBİTAK adına Ahmet Kaplanın söylediği Pardus kesinlikle öldürülmediği, Bireysel sürüm’ün devam ettirileceği ve Pardus projesinin stratejik kararlarını alacak bir kurul’un kurulacağı sözleriydi. Şimdi bize düşen temsilcimizi belirlemek , bireysel sürümün gelişmesi için çalışmalar yapmak ve TÜBİTAK’ın taahhütlerini yerine getirmesini beklemek bundan da önemlisi Pardus kullanmaya devam etmek.

DAHİ ANLAMINDAKİ DE AYRI YAZILIR.

 Evet biliyorum böyle ancak ben dilbilgisi iyi olan biri değilim yazımda yazım hataları olabilir aksini iddia etmiyorum. Yazdıklarımın özünün eleştirileceğini umuyorum. Ancak kişisel husumetleri nedeniyle içlerinde barındırdıkları kinleri benim dilbilgisi hatalarım üzerinden kusmak isteyenlerin yorumlarını cevap vermeyecek olsam da yayınlayacağımı bilmenizi isterim.



15
Mar

GörselÖnümüzdeki hafta Pardus’un geleceğinin belirleneceği bir çalıştay düzenleniyor. Bende topluluk yöneticisi sıfatımdan dolayı çalıştaya davet edildim.

Çalıştayla ilgili yaptığımız haberlere yapılan yorumlar  çeşitli ; bazıları çalıştaydan umutsuz , bazıları bunun bir dayatma çabası olduğunu düşünüyor, bazıları herşeyin yoluna gireceğini umuyor. Bense bu konuda bir yorum yapmamaya çalışıyorum. Çünkü gelecek henüz yazılmadı. Duruşumuz sonucu etkileyecektir. Ben ve adlarını bildiğim diğer katılımcılar Necdet Yücel ve Zeki Bildirici de inandıklarımızı , olması gerekenleri yani doğruları söyleyeceğiz. Özgür yazılımın özelde de Pardus projesinin  bir paydaşı olarak görevimizi yerine getireceğiz. Karar verici olmayabiliriz ama verilecek kararı belirlemekte etkisi olacak kişiler olduğumuza inanıyorum/inanmalıyız.

Çalıştaya bu düşüncelerle katılacağım. Sonuç ne olursa olsun biz doğru durduk eğer eğriler varsa onları da çalıştay sonrası buradan okuyabilirsiniz.


17
Şub
Pardus 2011.2 sürümünde Kde 4.6.5 kullanıyorum.Bildiğiniz gibi Kde masa üstünde birkaç panel ekleme seçeneği mevcut.Daha zengin bir panel ekleme menüsü istiyorsanız öncelikle şuradan gerekli paketi indirin.

Daha sonra indirdiğiniz pakete sağ tıklayıp çıkartın.Sonra Plasma-Panels-Collection isimli klasör çıkacak o klasöre girin ve F4 e basın.Konsolda sudo ./install komutunu verin.Parolanızı girin.İşlem tamamdır.Artık indirdiğiniz dosyayı ve çıkarttığınız klasörü silebilirsiniz.

Programcıkların kilidini açarak masa üstüne ekleyebileceğiniz panel seçeneklerini görebilirsiniz.Bazı panellerde bazı programcıklar görünmemektedir.Çünkü görünmeyen programcık sistemde yüklü değildir muhtemelen.

Bir ekran görüntüsü vereyim.


1
Şub
Bugün kullanmış olduğum Pardus 2011.2 sürümünde üçbeş adet büyük hacimli oyunu paket yöneticisinde kurmak için seçtim ve kur dedim.Evden ayrıldım.Nerden bileyim yetersiz disk alan sorunumun olduğunu.

Geldiğimde oyunlar menüsüne baktım yeni oyunlar gözükmüyordu.Paket yöneticisi de paket kurduktan sonra genelde özet verirdi.Yani paket yöneticisi ortalarda yok.Bir açayım şu paket yönetisini ne yapmış ne etmiş diye bakayım dedim.Tıkladım paket yöneticisine sistem dondu.Bilgisayarı güç düğmesiyle kapattım.

Tekrar açmaya çalıştığımda DeepinLinux a ait grup menüsü uçmuştu.Bilgisayarda 5adet işletim sistemi olmasına rağmen hiçbirisine ulaşamıyordum.Neyse pes etmek yok dedim.Elimde bulunan Pardus 2009.1 kurulan Cd ile sistem kurtarma menüsünden Pardus grubunu tekrar kurdum.Yeniden başlattım.Otomatik olarak Windows Xp açıldı.Grup yoktu ortalarda.Ben her ihtimale karşı Usb belleğime Windows üzerinde Lubuntu 11.10 u yazdım.

Windows u da yeniden başlattığımda grup gelmişti.Pardus un grub u bu.Listede Pardus ve Windows var.Diğer 3işletim sistemi yok.Pardus u açayım dedim açamadım.Yetersiz disk sorunu olduğu için Pardus 2009.1 çalışan cd den disk yöneticisini kullanarak Pardus un kurulu olduğu diski genişlettim.Tabi swap alanım gitti.Yani swap alanı olarak ayırdığım 1gb alanı Pardus un kurulu olduğu bölüme ekledim.Yeniden başlatıp Pardus 2011.2 yi açmak istedim açılmadı bir türlü kdm ekranı gelmedi.start kdm,startx,df-h,service xdm start gibi komutlar da işe yaramadı.

Grup menüsünden Pardus 2011.2 yi seçtiğimde konsol ekranı geliyor.Kayan yazılar ve dönen fare tekerleği ve tekrar konsol.Yani kdm yok ortada.

Önce Lubuntu 11.10 ile Pardus taki dosyaları kurtarıp sonra Pardus u tekrar yüklemeyi düşündüm.Fakat Pardus taki home dizinime yetki sorunlarından dolayı erişemedim.Lubuntu Live ı açarak internetten sorunun çözümlerine baktım.

Öi forumunda home dizininde gizli klasörlerde .kde isimli klasörü silme tavsiyesinde bulunulmuş.Deneyecektim ama Lubuntu ile bunu yapamıyordum tabi.Hemen Pardus 2009.1 çalışan cd yi taktım sistemi birkaç denemeden sonra açtım.2011.2 deki home dizinime ulaşmak istedim olmadı.Root hakları gerekiyordu.Konsolu açtım.su - komutunu verdim.Şifre istedi.pars denedim olmadı.pardus dedim kabul etti ve konsolda root olmuştum.dolphin komutunu da verince dolphin dosya yönöticisini root olarak  açmış oldum.Hemen kurulu olan Pardus umun home dizinine ulaştım.Gizli dosyaları görünür yapıp .kde isimli klasörü sildim.Sistemi yeniden başlattım ve çok şükür sistemin açıldı.

Yeniden Pardus u kurmak çok vakit alacaktı.Önce Pardus 2011 kuracağım (çünkü 2011.2 için Dvd hazırlamadım.Usb yi de Pardus kurmak için hiç hazırlamamıştım) sonra 2011.2 ye yükseltecek ve sonra bir ton özelleştirme yapıp uygulamalar yükleyecektim..kde dizinini silince birçok ayarım sıfırlandı ama yeniden sistem kurmaktan iyidir.

Daha sonra açılış yöneticisine diğer 3işletim sistemini ekledim.Keşke Pisi miz çalışmaya başlamadan önce boş alan kontrolü yapsa ve yeterli alan olmayınca işlem yapmaya izin vermese.Mesela seçilen paketler kurulduğunda 2gb boş alan kalacak şekilde Pisi ayarlansa herhalde bu sıkıntıyı kimse yaşamaz.

Biraz tecrübeli olmama rağmen zorlanarak üstesinden geldim çok şükür ama her kullanıcı bu kadar zahmete katlanmıyor.Bu kadar zor mu diyor.İşte bu düşünce de Windows sistemleri başarılı  yapıyor.
Çoğu kişi Pardus un durumu hakkında tartışa dursun biz çalışmamıza devam edelim kaldığımız yerden.Zühre 2.1 hazır.Önceki sürüme göre değişiklikler şöyle;
 1.wxcam ikonu eklendi (öntanımlı ikon yeterince çirkin idi.Zühre 2.1 ile wxcam uygulaması daha kullanılabilir görünüyor.
2.package manager ikonu yenilendi (Tabi Pisi simgesiyle özelleştirilmiş bir ikon bu)
3.Konqueror ikonu yenilendi.
4.amsn ikonu yenilendi
5.kget ikonu eklendi. (Kget ikonu 2.0 da olmadığı için bu ugyulama Oxygen ikon temasının ikonunu kullanıyordu.Ama şimdi Zühre 2.1 den alıyor ikonunu)
25
Oca
Daha çok özgün olmasını istediğim ama vaktim olmadığından bir türlü yapamadığım Zühre ikon temasının 2.0 sürümünü Faenza ikon temasının ikonlarını kullanarak Pardus için özelleştirerek hazırladım.Klasör tipini Zühre nin 1.5 sürümündeki gibi bıraktım.

Daha önce yapmış olduğum tüm çalışmalarımı şimdilik sonlardım ve blog girdilerini ve indirme bağlantılarını sildim.Bir süre sadece Zühre ikon temasını özelleştirmeye devam edeceğim.Ekran görüntüsü aşağıdaki gibi.
Zühre 1.7 sürümünü Milky ikon teması üzerine yapılandırmaya çalışmıştım.Hoş olmadı.O sürümden vazgeçildi.Zühre 2.0 ı buradan indirebilirsiniz.

21
Oca

Kafamız biraz karışmış sanki bu dönem. Ekonomik sıkıntılar ya da bir yılın daha ne kadar çabuk geçtiğine olan şaşkınlığımızdan kaynaklanmıyor bu kafa karışıklığı elbette.

Evet bir yıl daha geçti ve 2012′ye girdik önceden yılların geçmesi bu kadar etkilemiyordu beni bir de 2007′den bu yana her yeni yılı yeni bir Pardus sürümünün gelmesinin habercisi olarak görmem senelerin geçip gidiyor olmasının acısını hafifletiyordu bir nebze de olsa. Şimdiyse 30′lu yaşlarda hızla ilerliyor olmam ve 2007′den bu yana ilk kez yeni bir sürüm beklentisinin olmaması artık gelişmeleri nasıl yorumlamam ne gibi sonuçlar çıkarmam gerektiği konusunda bir çıkmaza sokuyor beni.

İşte bu yazı da tam bu nedenle sadece bu yazıyı okuyan sizlere değil kendime de bir açıklama niyetiyle yazılıyor.

“Kendisi gibi olanlar uzun ömürlü olurlar , kendimiz gibi olursak bu dünyada kadim oluruz”

Hepimizin uzun zamandır yakından ilgilendiği Pardus projesi pek çoğumuz için sadece bir GNU/Linux dağıtımı olmanın çok ötesinden anlamlar ifade ediyor kimimiz güvenlik , kimimiz milli manevi kimimiz de sadece bir yakınımız kullandığı için kullanmaya başladık Pardus’u yine pek çoğumuz Windows’dan Pardus’a geçişi bu gün gibi hatırlıyor ,yaptığı acemilikleri , “bilgisayardan iyi anlıyorum” derken aslında anladığının windows olduğunun farkına vardığındaki çaresizliği ve eksikliği. Bilgisyarın karşısında oyun oynamak ya da haber sitelerinde dolaşarak geçirdiğimiz saatlerin Pardus ile tanışmamızla beraber Pardus’u öğrenmeye bir süre sonrada pardus’u geliştirmeye evrilmesini hepimiz yaşadık. Bu dönüşüm bir süre sonra bizleri birer özgür yazılım ve Pardus savunucusu ve bu fikrin birer neferi haline getirdi . İşte bizlere bu dönüşümü yaşatan marka olan Pardus’a birşeyler oluyor!

Ne söyleyebiliriz ki ? Aslında söyleneceklerin çoğunu daha önce söyledim. Şimdi söyleyeceklerim Pardus’dan ziyade Pardus Topluluğu üzerine; Öncelikle Topluluk olarak kendimizi tanımlamalıyız. Bizler kimiz ? Neyi hedefliyoruz ? Özgür yazılım dünyasında nerede duruyoruz?

Bu soruların cevaplarını verecek değilim çünkü Tüm topluluk adına konuşamam ancak kendi adıma şunu söyleyebilirim; Benim Özgür yazılım ve Linux ile tanışmamı sağlayan Pardustur ve benim için kıymetlidir. Proje TÜBİTAK bünyesinde ya da değil devam ettiği sürece Pardus’a destek olmaya devam edeceğim , gelişmesi için elimden geleni yapacağım. Benim gibi düşünen Pardus kullanıcıları olduğu sürece de bu proje kolay kolay bitmez değil mi?


8
Oca
1.Ses kulaklığa ve hoparlöre verilmiyor.Bilmiyorum belki de donanımsal bir sorun olabilir.Ama diğer işletim sistemlerinde bu olmuyor.Mesela Windows ta.

2.Mint e uyarlanmış Gnome 3 tam olarak oturmamış.Mesela dosya yöneticisi Nautilus ile bir diski bağladığınızda altta aşağıdaki resimdeki gibi bir pencere geliyor.Pencerenin üzerine tıklamadan da o pencere gitmiyor.Bu sinir bozucu.

3.Her bir diski bağladığımızda masa üstüne bir disk bırakılması artık ön tanımlı olarak kapalı olmalı bence.Masa üstü diskle doluyor aksi halde.

4.Hem LinuxMint Debian çalışması da kafaları karıştırıyor.Bence gereksiz.Eğer Ubuntu yu esas alan bir dağıtım çıkarıyorsanız Debian la işiniz ne.

5.Ubuntu Debian tabanlı ama Debian dan öte bir sistem.Ancak Mint öyle değil.Her sürümü Ubuntu ya bağlı.Yalnız kendine has birkaç özelliği var Mint in.Sabily de Ubuntu tabanlı ama Mint kadar kendine has özelliği pek yok.İslami birkaç program ve görsellik katılarak yapılan her Ubuntu sürümünden sonra çıkarılan bir işletim sistemi.Yani Ubuntu nun modifiye edilmiş hali diyebiliriz.

6.Farklı olmayı vadeden bir işletim sisteminin en belirgin farklılığı bana göre simge temasıdır.Ubuntunun yeşilleştirilmiş simge teması yerine daha özgün bir simge teması yapılsa Mint i daha farklı kılacaktır zannediyorum.

7.Duvar kağıtları fena değil ama.Bunu da belirteyim.En azından Ubuntu ya göre daha güzel duvar kağıtları var.

8.Ubuntu-Debian tabanlı ve bana göre emekleme aşamasında olan ama gelecek vadeden işletim sistemi Joli OS tur.
28
Ara
Fazla söze hacet yok ama bir kısım hususat nahoş bir vaziyet almıştır.Pardus gibi ehemmiyetli bir projenin geldiği vaziyet birçok Pardusseveri üzmüştür.Ben Tübitak ın Pardus a karşı göstermiş olduğu alakasızlığın inadına Pardus geliştiricilerin yeni bir ekosistem oluşturmalarını bekliyorum.Eminim birçok gönüllü onların yanında olacaktır.Hem Türkiye iki büyük Pardus topluluklarının da yeni bir dağıtım öncülüğünde yeni bir perspektifle yeni bir çehreyle birleştirilmesinden yanayım.

Pardus ölse bile Pardus temelli bir dağıtım yapılsa eminim Pardus tan geri kalmayacaktır.Böyle bir dağıtım için üniversitelerimiz öncülük edebilirler.Neyse hayırlısını diliyorum.Ama Tübitak a Tübitak ı yönetenlere çok kızıyorum.Attığım bir e postayla tepkimi gösterdim.Ya siz?
16
Ara

Yeni ve artık son okul dönemi ile birlikte Lookremix projesinden ayrılmak zorunda kaldım. Bir startup içerisinde bulunmak oldukça eğitici oldu benim için. Hem bir sosyal medya aracının oluşturulurken ne gibi badireler atlattığını görmüş oldum. Hem de bir yazılım geliştirici olarak daha önce hiç el atmadığım meselelere el atmak durumunda kaldım. Bunun yanında venezuelalı kadınların nasıl çekilmez olabileceğini devamlı sizle nasıl dalga geçmeyi başarabileceğini öğrenmiş oldum :P. Benim için oldukça çetrefilli ama bir yandan da oldukça zevkli bir iş oldu. Keşke daha fazla devam edebilseydim diyorum ama belli olmaz belki ileride yollarımız tekrar kesişir.

Şu anda ise ilk göz ağrım bilsin'i tekrar ayağa kaldırmak için elime bir fırsat geçti. Geçerli sosyal medya araçlarının zayıflığı ve bilsin'in neden güçlü bir araç olacağı konusunda okuldaki jüriye yaptığım sunum oldukça ikna edici oldu ve şu bilsin resmi olarak bitirme projem haline dönüştü. Ancak çok çalışmam gerek çünkü şu anda her ne kadar kırık dökük de olsa çalışan bir alet (tool) görünümü verse de aslında kafamdaki ideolojiden ve sağlamlıktan uzak durumda.

Projeye daha önce başlarken yaptığım yanlış teknoloji seçimlerini ve kervan yolda düzülür diyip yolda yol değiştirmeleri (gerçekten çok fazla enerji ve kaybı oluyor) tekrar yaşamamak için mümkün olduğunca belgeli, planlı davranmaya çalışıyor. Çıkacak sorunları mümkün olduğunca ön görmeye çalışıyorum. Blog üzerinden çok fazla ayrıntı vermeyi uygun görmüyorum ama projenin %90'ının sağlam restFul api oluşturmaktan geçtiğini ve mümkün olduğunca akışkan bir yapıda olacağını söyleyebilirim. Tabi bu noktada Django kullanmak bir az saçma oluyor zira api yazmak için context processorlere ya da template sistemine ihtiyaç duymuyorum. Bunun yanında Django ile long pooling yapmak ya da websockets kullanmak deveyi at yarışına sokmak gibi bir şey olurdu.

Bu noktada Node.js gel beni kullan diye göz kırpıyor, diğer kolumda da Tornado var. Bunları kendimce karşılaştırmaya çalıştım ancak eğer yanlış bilgi verdiğimi, yanıldığımı düşünüyorsanız lütfen yorum bırakın.

Performans

Node.js Google beyin V8 adlı javascript motorunu kullanıyor. Javascript kodları derlenip makina diline çevriliyor. Bu da kallavi bir hız demek. Tornado ise bunu ta ki Python 3.3 çıkana kadar yapamayacak(mış). İzlediğim node.js sunumunda yapılan testte ki bu test sadece bir "hello world" testi. Node.js saniyede 4340 cevap verebilirken tornado ise sadece 2344 cevap verebilmiş. Sözün özü Node.js performans konusunda Tornado'yu ikiye katlıyor.

Dil Yapısı

Bu noktada Tornado golünü atıyor zira hiç bir programcının Python varken Javascript kullanmak isteyeceğini sanmıyorum. Javascript'in iğrenç bir syntax yapısı var. Bu Python sever birinin şahsi fikri olmakla beraber, pek çok kişinin de noktalı virgül ya da memeli parantezler ile boğuşmak isteyeceğini sanmıyorum. Hoş, syntax olayı CofeeScript sayesinde çözülebiliyor ancak yine de dahili standartlaşmış kütüphanelerin eksikliği hissediliyor. Bir each döngüsü yaratmak için bile harici bir kütüphaneye ihtiyaç duymak, bende huzursuzluğa yol açıyor. Yengeç burcu programcılar için önermiyorum. :)

İkinci olarak javascript ilk defa browser dışında bir mecrada iş görmeye başladığı için bir çok kütüphane olgunlaşmamış durumda. Halbu ki Python 1994 de 1.0 versiyonuna ulaştı yıllardır her konuda kütüphane geliştirilmekte kendisi için. Node.js nin şu anki versiyonu 0.4.1 Tornado'nun ise 2.1.1.

Üçüncü olarak, Javascript in doğal halinin etkinlik tabanlı (event-driven) bir dil olduğunu bu yüzden geliştirilen kütüphanelerin haliyle asenkron kütüphaneler olduğunu. Python ise aslında sıralı (satır satır) işlenen bir dil olması itibari ile Tornado ile kullanacağınız kütüphanelerin özel olarak asenkron olarak yazılmış kütüphaneler olması gerektiğini eklemem gerekiyor. Anlayacağınız Tornado içinde mysqllib'i direkt olarak import edip kullanamıyorsunuz. Bunun yerine asenkron çalışacak şekilde tasarlanmış mysql kütüphanesi ne ise onu bulup kullanmanız gerekiyor.

Ancak ilginçtir ki her ne kadar Tornado daha olgun olsa da içerisinde bir session management olayı bulundurmuyor. Bu bana çok garip geldi. Sanırım Django'da ki:

if user.is_authenticated():
...
...

Türevi sorular soramayacağımız manasına geliyor Tornado'ya. Belki authentication olayları başka türlü cookie tabanlı atraksiyonlarla (OAuth?) çözülüyordur bilemiyorum.

Topluluk

Node.js'in çok heyecanlı bir topluluk henüz bir velet olmasına rağmen inanılmaz ilgi görüyor. Aşağıdaki bu rakamlar söylediğimi kanıtlar nitelikte: (Fork, Takipçi ve İlgili Depo sayılarını Github'dan aldım)

Fork Takipçi İlgili Depo Eposta Listesi
Tornado 510 3,313 364 1779
Node.js 1,339 11,944 5842 6590

Sonuç

Sonuç olarak Node.js topluluk ve performans olarak Tornado'yu dövüyor gözüküyor. Ancak sanırım geliştiriciler arasında bir garip moda ya da trendin peşinden hızla gitme durumu var. Yeni bir teknoloji afili bir sunumla anlatılıp da bir kaç yerde yazılıp çizildiği zaman hurra herkes o tarafa gidiyor. Sonra herkes sakinleşiyor hangi dili rahat kullanıyorsa onu kullanmaya devam ediyor. Bu yüzden bu 7000 kişilik e-posta listelerini falan biraz şişirilmiş rakamlar olarak görüyorum. Ayrıca bu devasa kitleden kaç tanesi gerçek bir iş görebilmek üzere sizin ofisinize gelip çalışabilecek insanlardır bunu hesap etmek gerek. üç mü beş mi?

Bunun yanında Node.js teoride bu kadar ilgi görmesine rağmen, henüz kendisini savaş arenasında görmüş değiliz. Gerçek - büyük projelerde ne gibi problemler çıkaracağı konusunda pek fikrimiz yok. Tornado ise halihazırda Facebook'un ve FriendFeed'in ağır işlerini gören bir sistem.

Bütün bunlara dayanarak, üzülerek Node.js ye bizimle değilsin diyorum. Zira saniyede 4bin request karşılayabiliyor olması bende yarattığı rahatsızlık hissini gidermeye yetmiyor. Zaten bir gün sunucularım altından kalkamayacağım bir yükle karşılaşırsa zaten para kazanıyorum demektir bir sunucu daha koyarım.

Kaynaklar:

Çalıştığım projede iş takip sistemi olarak pivotaltracker kullanıyorduk. Daha sonra GitHub'a taşınma kararı aldık. Bu taşınma işlemini otomatik olarak gerçekleştirebilecek bir script bulamadım. Bende kendim yazmaya karar verdim. Size de birgün lazm olabilir. Buyrun kullanın.

Currently i needed to migrate from pivotaltracker to github. I could'nt find any automated solution for that. So i wrote my solution in Python. Use freely when you need it. :)

from github2.client import Github
from csv import reader as CsvReader

# FILL INFORMATION BELOW

# your username at github
GITHUB_USERNAME = ""

# your api token, you can find it at https://github.com/account/admin
GITHUB_API_TOKEN = ""

# path to file that you exported from pivotal tracker
PROJECT_CSV_PATH = ""

# project path at github like: "user/projectname"
GITHUB_PROJECT_PATH = ""

github = Github(
username=GITHUB_USERNAME,
api_token=GITHUB_API_TOKEN,
request_per_second=1)

reader = CsvReader(open(PROJECT_CSV_PATH, "r"), delimiter=",")

for row in reader:
print "title :", row[1]
print "description :", row[14]
print "--------"
github.issues.open(GITHUB_PROJECT_PATH, title=row[1], body=row[14])
14
Ara

Bugün yaşanan gelişmeler özgür yazılım ve linux ile tanışmama vesile olan Pardus projesi için bir dönüm noktası mıdır? Yeni bir dönemin başlangıcı mıdır? Bilmiyorum. Ancak ciddi gelişmeler olduğu ortada Server Acim hocamızın blog girdisinde bahsettiği gibi bugün Pardus projesinden önemli isimler ayrıldılar. Yaklaşık 7 aydır ozgurlukicin genel yöneticiliğini yapan birisi olarak bu süreci takip ediyorum. Kısaca düşüncelerimi sizlerle paylaşmak isterim.

Pardus’a pek çoğumuz gibi bende bir gönül bağı ile bağlıyım çünkü benim özgür yazılım ve linux ile tanışmama vesile oldu. Yine bununla beraber pek çok arkadaş edinmeme gerek sanal gerekse fiziksel ortamda pek çok seçkin kişiyle tanışmamı sağladı. Tanıştığım herkes değerli insanlar. Pardus birazda onların sayesinde daha sempatikti daha yakındı , daha “bizden” di benim için.

Tüm bunların yanında 7 aylık kısa, benim içinse uzun genel yöneticilik görevimde öğrendiğim bir şeyde özgür yazılım süreçlerinde sürekli bir değişim olduğu bu değişim sadece yazılımlarda olmuyor yenilik ve yenilenme özgür yazılıma değer üretenleri de kapsıyor ve projelerde gördüğümüz commit listelerinden tanıdığımız isimler zaman içinde değişiyor. Bu değişimin şartlarını yaşayanlardan biri olmadığım için bilmiyorum ve aslada öğrenemeyeceğim çünkü konunun muhatapları açıklamadığı sürece (ki onlarıda bağlayan bazı sözleşmeler olduğunu tahmin ediyorum ) sözlerimiz hep bir tahminden iddiadan ibaret olacak. O yüzden topluluk yöneticisi sıfatıyla bir tahminde bulunarak yanlış anlaşılmalara sebep olmak istemiyorum.

Bugünden öncede gidenler oldu , bundan sonrada gidenler olacak umarım projeden ayrılan arkadaşlarımız emekleri ve bilgileriyle orantılı olarak daha iyi konumlara gelecekler. Peki Pardus projesine gelecek olanlar ? Bu konuda şu anda bir bilgiye sahip değiliz projeye yeni katılan isimler olacak mı ? Olacaksa kimler olacak ? Bilmiyoruz . Projeden resmi bir açıklama gelene kadarda öğrenemeyeceğiz. Önümüzde bu anlamda belirsiz sayılabilecek bir dönem var umarım kısa zamanda bu öngörümü çürüten açıklamalar gelir.

Topluluğun merakını giderecek cevaplar gelene kadar ne yapmalıyız? Asıl sorulması gereken sorunun bu olduğunu düşünüyorum. Bir tespitte bulunmak gerekirse an itibariyle Pardus projesi devam ediyor, hala çalışan geliştiricileri ve gönüllü katkıcıları var, depoları hala kullanılabilir ve güncellenebilir durumda, hala iki Türkçe , Almanca, İspanyolca …. konuşan toplulukları var ve o kullanıcılar sorularına cevaplar bekliyorlar. Şu halde bu yazıyı okuyan Pardus kullanan ve Pardus’un gelişimine ilgili olanlara düşen en önemli görevin bulunduğumuz pozisyonu korumak olduğuna inanıyorum. Kendi adıma ben böyle yapacağım bu toprakların evrensel değerlerle harmanlayarak ürettiği bir değerin yanında yer almaya ve şimdiye kadar yaptığım gibi toplulukta aldığım görevleri yerine getirmeye çalışacağım. Peki aramızdan ayrılanlar ? Onlara söyleyecek tek bir sözüm olabilir hepsine başta Server hocamıza Kocaman bir Teşekkür ederim. İyi ki vardı hocamız büyüklüğünü her zaman gösterdi ajans Pardus’u devam ettirdi günümüze kadar getirdi belkide ajansı devam ettirecekleri yüreklendirdi bir yol açtı, Pardus E-dergi’nin ilk editörü olarak birleştirici yönünü gösterdi. Sadece bu iki konuda değil Pardus gelişmesi için her alanda katkı verdi bizlere örnek oldu.

Pardus’un en kısa zamanda yeni geliştirici ve katkıcılarla güçlenerek “Özgürlük İçin” yoluna devam edeceğine inanıyorum.

 


20
Kas

Pardus üzerine konuşurken hayıflandığımız konulardan biride belgelendirme eksikliği oluyor hep. Pardus’a ilgi duyan , gönül vermiş , topluluk için üreten ve bu yazıyı okuyan pek çoğumuz gibi bende böyle düşünüyorum. Hem belgelendirmenin eksikliğinden dem vurup hem de altı aydır Özgürlükiçin topluluğunun genel yöneticisi olmama rağmen tek bir blog yazısı yazmamış olmanın savunulacak yanı yok.

Bu gün Zeki Bildiricinin başlığında adım geçen yazısından sonra yazı yazmamamın , dolayısıyla sizleri en azından Pardus topluluk süreçleri üzerine bilgilendirmemenin Pardus’a bir teknoloji kazandırıp belge yazmamak gibi bir davranış olduğunu düşündüm. Umarım bundan sonra en azından ayda bir yazı yazarak bu eksikliği gidermeye çalışacağım. Hem böyle yaparak bizden sonra gelecek olan topluluk gönüllülerine de yol göstermiş olur yaptığımız çalışmaları internetin deriniklerine sanki bir abur cubur gibi atmış, işine yarayacak olanlarında alıp kullandığı hikmetinden sual olunmayan fazla düşününce insanın kafayı yiyeceği o yüzden fazla kurcalamamak gereken teknoloji alemine katkıda bulunmuş olacağız.

Bizden sonrakiler için yol gösterici olur diyorum çünkü gönüllülük esasına dayanan işlerin ebed müddet yapılması gibi bir durum yok. Zamanı gelince hepimiz başka işlerle ilgilenecek , yeni meşgaleler , yeni sorumluluklar edineceğiz doğal olarakta günümüzün önemli bir bölümünü ayırdığımız Pardus topluluk süreçlerinden kopacağız (merak edenler için hemen yazayım bu bir veda yazısı değil :) daha yapılacak işler var) Bu olağan dışı bir durum olmadığı gibi üzüleceğimiz bir olayda değil , olmamalıda.

Özgürlükiçin’in kurucusu Ali Işıngör şimdi nerede yazdığını bulamadığım için bağlantısını veremediğim bir yazısında “Özgür yazılım süreçlerinde gönüllü katkı verme süresi iki ila iki buçuk yıl arasında değişiyor” demişti. Yine Pardus-linux.org ‘un kurucusu Nihad Karslıda topluluk süreçlerinde “doğal seleksiyona inanıyorum” demişti. Ne kadar farklı olursak olalım herkesçe kabul gören bazı gerçekler var tıpkı bu iki söz gibi.

Önemli olan bu iki iki buçuk yılda neler yaptığımız , neler yaşadığımız. Pardus kullanmaya 2007 yılında (tam tarihi 31 ocak 2007) başladım pardus ile tanışmam ise bundan bir yıl önce olmuştu windows’a mahkum değilizdir başka birşeylerde olmalı ( birşeyler diyorum çünkü işletim sistemi kavramından bihaberim) diye google’da yaptığım “windows gibi” windows benzeri” “windosw yerine” anahtar kelimeleriyle yaptığım aramalar sonucunda önce gelecek linux adını öğrendim ve tesadüf sonucu elinde gelecek linux cd olan birinden cd alıp evde sanki yanlış Bir şey yapıyormuşum ve bilgisayara zarar verecekmişim endişesiyle kurmaya çalıştım ancak başarılı olamadım sonra linux anahtar kelimesiyle yaptığım aramalarda “pardus” adına ulaştım iso dosyasını indiridm cd’ye yazdırdım ve çay bardaklı kurulum ekranı olan pardus 1.0 ‘ı kurdum ancak usb modem ile internete bağlanamayınca bu teşebbüsümde yaklaşık 6 ay bilgisayarımdaki ikinci işletim sistemi olan ve açtığımda sadece masaüstüne bakıp kapattığım bir pardus deneyimi oldu. (şimdi o kaybettiğim bir yıla yanıyorum)

Pardus 2007 ise benim için tam bir okul olmuştu özgür yazılım , linux ,FSF , LKD , GLP , GNU, KDE gibi pek çok kavram ve oluşum ile tanışmıştım. Pardus ile ilgili olarak internette sorduğum ilk soruyu hala hatırlıyorum (inönü üniversitesi bilgisayar topluluğu sayfasıydı ) “pardus’a avast’ı nasıl kurarım?” :) . Herkesin bir efsane sürümü olur ya benimki de 2007.1 Felis Chaus

2007 ve 2008 yıllarında sürekli olarak şöyle olmalı , böyle olmalı diye ahkam kesen biriydim. 2008 yılında #pardus kanalında Ali Işıngör ve Akın Ömeroğlu tarafından “sen de katkı ver” dediklerinde “ne yapabilirim ki” diye cevap verene kadar. O zaman anladım ki özgür yazılım dünyası talep edilen değil katkı verilen bir mantıkla ilerliyor. Şimdi birşeyler yapma zamanıydı insanlık için küçük ama sezai için büyük işler :) Özgürlükiçin iki tane basit “Nasıl “yazısı yazdım neredeyse yarısını düzelterek yayınladılar ve beni de topluluk çalışmalarına bulaştırmış oldular :) . İyiki de bulaştırmışlar. Bu küçük iki katkıdan sonra 2009 yılında Coşkun Aktaş‘ın öncülük ettiği bir “Pardus kullanıcıları İzmir buluşması organize ettik” Artık sadece Pardus kullanmıyor, Pardus topluluğunun aktif bir üyesi olarak diğer topluluk üyeleriyle fiziksel ortamda da biraraya geliyordum. Aynı yılın Eylük ayında özgürlükiçin tema yöneticisi oldum. Artık sadece pardus kullanmıyor Pardus topluluğunda sorumluluk sahibide oluyordum. 2010 yılının mayıs ayında Geliştirici adaylığı için başvurdum artık sadece pardus kullanmıyor pardus’a kod desteğide veriyordum demek isterdim ama diyemiyorum , çünkü hala adayım :) .

Elbette ilk başarısızlıkta enseyi karatıp mücadeleden geri düşmüyoruz hele konu özgür yazılımsa asla ! Pardus’a katkı verebileceğim bir fırsat(!) bu yılın mayıs ayında karşıma çıktı. Bu yazıyı okuyanların büyük bir kısmının bildiği gibi özgürlükiçin sitesinin yönetimi topluluğa bırakıldı ancak sorumlu olacak birisi ilk anlarda ortaya çıkmayınca ben bu iş için gönüllü oldum.

Geçen altı ayda ne yaptığıma gelince kısaca sadece konuştum :) , göreve başladığımda söylediğim gibi kimseyi kırmadan üzmeden konuştum haddimi bilmemezlik etmedim, kimseye akıl vermedim, saygısızlık etmedim , kalp kırmadım. Zaten konuştuğum kişiler alanında yetkin insanlardı Server Acim hocamızdan ajans’ı devam ettirmesini rica ettim sağolsun kabul etti , Hamit Giray Nart‘tan e-dergimizi çizmesini rica ettim sağolsun kabul etti Zeki Bildirici’den bana akıl vermesini rica ettim sağolsun verdi , Abdulkerim Aydın‘dan logo tasarlamasını rica ettim sağolsun kabul etti , Sayfamızın en durağan günlerinde Anıl Özbek haberlerini gönderdi ,Forum yöneticilerimiz , tema yöneticilerimiz , Teknik yöneticimiz Uğur Çetin görevlerine devam ettiler sağolsunlar , haber editörlerimiz davetime olumlu yanıt verdiler sağolsunlar. özgürlükiçin yoluna devam etmesinde ve bu güne gelmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Bu günlük benden bu kadar.

(Devam edecek…)


26
Eki
Tv seyretmeyi pek sevmem ama bugün halkımızın doğusuyla batısıyla kuzeyiyle güneyiyle zenginiyle fakiriyle genciyle yaşlısıyla bütün kesimiyle Tek bir Yürek gibi kalbinin attığını görmek adına ondan ziyada kanalın ortak yayını olan Van İçin TEK Yürek programını seyrettim.Facebook ve Twitter aracılığıyla milletimizin dayanışmasını sergilemek adına yapılan bağışları ve yardımları paylaşmaya çalıştım kısa kısa.Baktım ki liste uzadıkça uzuyor.Gönderiler birbirini takip ediyor.Bu kadar gönderileri bir araya toplamak ve bir blog yazısı olarak yayınlamayı uygun buldum.

1.Ortak yayında Eti 1milyon Tl bağışladı.Haydi bismillah:) ...van için...
2. 7 yaşında bir çocuk biriktirdiği 50 Tl yi bağışladı.:)
3.Bir anne Van dan bir çocuğu emzirebilirim diye telefon etmiş.[Vay maaşallah anneciğim o ne yürek.]
4.Merinos da 1Milyon Tl bağışladı:).3Milyon Tl lik de okul yapacağını söyledi Merinos yönetim kurulu başkanı İbrahim Erdemoğlu.
5.Ortak yayın yapan kanalların reklam gelirleri de Vana gidecekmiş.Bildiğim kadarıyla 19kanal aynı yayını yapıyor.
6.Opet Petrol bölgede çalışan Jeneratörlerin tüm yakıt ihtiyacını karşılayacak.Jeneratörün ne olduğunu bilmeyen yoktur herhalde:)
7.Kozak grubu 1Milyon Tl bağışladı:)
8.20 Çinli işçi biriktirdikleri 150Dolar ı bağışladı.
9.Adanadan 10kişilik bir ekip okul inşaatında çalışmak üzere Van a gitmek ve yardımda bulunmak istedi.
10.Bilgi Üniversitesi 30bin Tl nakdi yardım ve 20Vanlı öğrenciye 5yıllık burs olmak üzere 1Milyon 6yüzbin Tl bağışta bulundu.
11.Ant Yapı Van a bir okul yapacağını ve 35aileyi otellerinde misafir edebileceğini söyledi.
12.Milli Eğitim Bakanlığı Van a okula yaptırmak isteyenlere arsa tahsis edeceğini açıkladı.Ankara belediyesi 5erkişilik 20.000 aileye 2ay yetecek kadar erzak gönderecek.
13.7yaşındaki İstanbullu bir çocuk oyuncaklarını satıp gelirini Vana göndereceğini bildirmiş tlf da.
14.Adıyamanlı engelli bir vatandaşımız 3ayda bir aldığı 640Tl lik maaşının 250Tl sini bağışladı.
15.Merter Platformu 300bin nakdi yardım,Kızılaya 900bin Tl değerinde kışlık giyecek eşya yardımında bulundu.
16.Yeşil İnşaat 100konutu 1ayda bitirebileceğini,birsağlık ocağı,bir aş evi,bir duş odası ..yapacağını açıkladı.
17.Acun Ilıcalı Van a bir okul yaptıracak.
18.Sedat Ağaoğlu 1Milyon 200bin Tl bağışladı.
19.Antalyadan Orient Otel 2000 kişiyi misafir edebileceğini söyledi.Tesco 500bin Tl bağışladı.
20.Bursa askeri hastanesi askerleri 20Tl lik maaşlarını toplayıp 1200 Tl bağışladılar.
21.Metro Turizm 24derslikli 3,5-4milyonluk bir okul yaptıracak.
22.Vanlı bir iş adamı Van a 500 kişilik bir tekstil fabrikası yaptıracağını ve Van da bulunan bir mağazasında 5000 kişiyi giydireceğini söyledi.Ankara da ikamet ediyor.
23.Çalık Holding 1Milyon Tl bağışladı.
24.Bls Makina Van a 1okul yaptıracak.
25.Bir kişi elindeki tüm parasını (10 lira) bağışladı.[Allah ondan razı olsun.]
26.Irak'ın kuzeyinde görev yapan tv muhabirleri kendi aralarında topladıkları 1000Tl yi bağışladı.
27.Bir vatandaş aldığı askeri ücreti (657Tlyi) bağışladı.[İnsanın gözleri yaşarıyor.]
28.Bir astsubay eşi parası olmadığı için alyansını bağışladı.
29.Özdemir inşaat 3Milyon Dolar bağışladı.
30.İnsan ve Medeniyet Hareketi Gençlik başkanı 5bin kişilik aş evi kuracak.Toplam 600bin Tl lik yemek yardımı.Çanakkaleli bu vatandaş Van da görev yapıyor.Adı Orhan Demirkol.
31.Gaziantepli bir iş adamı sağlık ocağı yaptıracak.
32.LCWakiki Van'daki şubesini kapatıp, tüm giysileri halka dağıttı. Ayrıca özel çocuk montu ürettirip bölgeye yolluyor.
33.Yurt dışındaki vatandaşlarımızın gönderdiği ve gümrüklerde bekleyen Tırlar var.
34.Milli Eğitim Vakfı Van'da Şehit olan öğretmenler adına Van a örnek bir okul ile bir öğretmen evi yapmayı taahhüt etti.
35.Sasaş Ayakkabı ve İnşaat 4daire ve 1Milyon Tl bağışladı.
36.Filli Boya 500bin Tl bağışladı.
37.İsminin açıklanmasını istemeyen bir vatandaş 1okul,1hastane ve 1öğrenci yurdu yaptıracak.
38.Kuzey Yapı 1okul ve 1Milyon Tl bağışladı.
39.Merkez Oto Kiralama 150bin Tl bağışladı.
40.Brn Rent A Car-Ankara 350 bin Tl lik arabasını satıp gönderecek.
41.Van da polis babası şehit olan ve asker abisi şehit olan biri 1000Tl bağışladı.[Maaşallah.Bu yürekliliği kutlamak gerek.]

Birlik ve beraberlik için okuyun,paylaşın...
3
Eki
Bu video yu çektiğim sistemin kurulumunu şöyle yaptım.Elimdeki Sabily 11.04 Dvd si hata verdiği için Ubuntu 10.10 ile kurulum yapmak zorunda kaldım.Daha sonra güncelleme yöneticisi ile 11.04 e sorunsuz bir şekilde yükselttim.Birkaç komut ile Ubuntu 11.04 ü Sabily 11.04 e çevirdim.Zaten Sabily ile Ubuntu arasında çok büyük farklar yok.Ubuntu nun Unity i seçmesinde ve geliştirmesinde doğru bir tercih yaptığını söyleyebilirim.Tabi bu benim şahsi görüşüm.

Ubuntu sürüm güncelleme ve yükseltme işini harbiden güzel yapıyor.Her sürüm öncekinden fazla olarak geliyor.Yeniliklerle geliyor.Ubuntu One,Unity Masa üstü ortamı Ubuntu yazılım merkezi ve dahası...Mutlaka denemenizi tavsiye ederim.Sabily ise eski adıyla UbuntuME(yani Ubuntu Müslim Edition) dir.Ubuntu dan eksiği yok fazlası var.
20
Eyl
Önce askerlikle üzerime düşen atalet ve sonra Pardus ile ilgili gelişmelerdeki durağanlık ve bir kısım özel sebeblerden dolayı yürütmeye çalıştığım  gönüllü çalışmalara ne yazık ki ara verdim bir süre.Zühre ikon temasının üzerine çok düşmüştüm.Güzel bir çalışma da ortaya çıktı.Ne yazık ki akim kaldı bir süredir.

Ayrıca diğer 23 çalışmanın da Pardus 2011 için güncellenmesi gerekiyordu.Pardus 2011 için çok güzel Kdm temaları hazırlanabilirdi mesela ama sekteye uğradı malesef.Neyse hayırlısı.En kısa zamanda harika çalışmalarla yeniden buluşmak dileğiyle...
27
Haz

FSFE Fellowship (Özgür Yazılım Vakfı – Avrupa) Camia üyeliğine sahip olduktan sonra ilk yaptığım şey, PDFreader.org web sayfasının Türkçe çevirisini yapmak oldu.

Gerekli e-posta listesine üye olduktan sonra, PDFreader.org web sayfasının Türkçe çevirisini yapmak istediğimi bildirdim. Bana İngilizce sayfa dosyalarını gönderdiler ve ben de Türkçe çevirilerini yaptıktan sonra listeye gönderdim. Onlar da Türkçe sayfanın yükleme işlemini tamamladılar.

Bu girdi ile sizlere, hem Türkçe PDFreaders.org sayfasının linkini vermek istiyorum. Hem de bu linki web sayfalarına ve bloglarına yerleştirmek isteyen kişilere banner kodlarını iletmek istiyorum.

Özgür Yazılım Vakfı – Avrupa | PDFreaders.org – Türkçe Web Sayfası

Web sayfası ve bloglarınıza yerleştirebileceğiniz banner linki:
<a href="http://pdfreaders.org/index.tr.html"><img src="http://pdfreaders.org/graphics/pdfreaders-lang-neutral.png" alt="pdfreaders.org" /></a>

23
Haz

  Özgürlükİçin sitesinde başlatılan kampanyanın içeriğini aşağıda aktarıyorum. Unutmayın  bu kampanya bizim ulaşabildiğimiz herkese iletelim.

“Bugün Özgürlükİçin.com sitesi olarak, Pardus kullanıcılarının gerek kamunun gerekse özel İnternet sitelerine erişim ve bu sitelerden sunulan hizmetleri alma konusundaki sorunlarını dile getirmek ve bu sitelerin Pardus kullanıcıları tarafından da hizmet alınabilir hale gelmesi için ilk kampanyamızı düzenliyoruz!

İlk kampanyamızı Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları‘nın İnternet sitesindeki Bilet Satış Rezervasyon servisine erişim sorunları konusunda düzenliyoruz. Bu kampanyadaki nihai hedefimiz bu servise olan erişim sorununun gerek Pardus üzerindeki tarayıcılar gerekse diğer işletim sistemleri üzerindeki tarayıcılar tarafında giderilmesi ve Microsoft Windows&İnternet Explorer tekelinin kırılmasıdır.

Özgürlükİçin.com topluluğu olarak Topluluk Bildirgemizde belirttiğimiz amaçlar doğrultusunda bu kampanyayı düzenliyoruz. Tren biletlerini özgürce alabilmek isteyen bütün üyelerimizi, kardeş özgür yazılım topluluklarını ve bütün özgür yazılım severleri bu kampanyaya davet ediyoruz!

Haydi hep beraber çufçuflayalım!

Kampanyaya katılmak için aşağıdaki örnek mektup metnini kullanarak TCDD’nin ilgili e-posta servislerine, faks numaralarına veya adresine posta ile gönderebilirsiniz.

İletişim kurulacak birim:

Beyaz masa: byhim@tcdd.gov.tr Tel: (0.312) 309 05 15 / 1408 Faks: (0.312) 312 62 47

Kampanya konusundaki gelişmeleri takip edebilmemiz ve TCDD’nin yanıtlarını diğer kullanıcılarımızla paylaşabilmemiz adına göndereceğiniz e-postaların “Bilgi kısmına”(CC) kampanya@ozgurlukicin.com adresini eklemeniz yararlı olacaktır.

Kullanılacak talep mektubu örneği:

Talep Mektubu

Kime: TCDD Beyaz masa
byhim@tcdd.gov.tr Tel: (0.312) 309 05 15 / 1408 Faks: (0.312) 312 62 47

Konu: TCDD İnternet Bilet Satışı Servisine Erişim Sorunu

Sayın İlgili,

Bu mektubu size göndermemin nedeni, TCDD’nin çevrimiçi bilet servisinden Microsoft Internet Explorer tarayıcısı dışında hizmet alamıyor oluşumdur.

Ülkemizin en köklü kurumlarından olan TCDD günümüzde birçok atılım yapmakta ve yurttaşlarımızın ulaşım imkanlarını artırmak için en modern demiryolu ulaşım teknolojilerini kullanarak ülkemizi modern demiryolu ağlarıyla donatmaktadır.

Buna rağmen, TCDD’nin en önemli İnternet servislerinden biri olan bilet satış uygulaması maalesef bu yeniliklerin gerisinde kalarak, yurttaşlarımızı eski, güvensiz ve dünyaca kabul edilen internet standartlarına uymayan bir İnternet tarayıcısına mahkum bırakmaktadır.

Maalesef TCDD İnternet Bilet satış uygulaması sadece Microsoft İnternet Explorer tarayıcısının 5.0 ve üzeri sürümlerinde çalışmaktadır, bu tarayıcı dışındaki diğer tarayıcılar ile İnternet bilet satış servisinizden hizmet alınamamaktadır

Bu doğrultuda aşağıdaki hususlara dikkatinizi çekmek isterim:

  1. Bu sorun, İnternet sitenizin Microsoft Internet Explorer harici tarayıcıları ve Microsoft Windows işletim sistemi dışındaki işletim sistemleri üzerinde çalışan tarayıcıları desteklememesinden kaynaklanmakta, İnternet sitenizi kodları W3C(WorldWideWeb Consortium)[1] standartlarına uymadığından yaşanmaktadır. Web Sitenizin kodlarının W3C standartlarına uygun olup olmadığını ve kodlamalarındaki hataları W3 Valdiator[2]‘den kolayca kontrol edebilirsiniz. Standartlara uyan ve Microsoft Windows dışı işletim sistemlerindeki(Linux&Mac&BSD) tarayıcılar ile görüntülenebilen bir İnternet sitesi, bu sistem ve tarayıcıları kullanan yolcuların yaşadığı aksaklıkları giderecek ve yolcularınız olarak memnuniyetimizi de üst düzeye çıkaracaktır.
  2. Kamu kurumlarınca sunulan hizmetlerde kullanılan bilgi teknolojisi altyapılarının Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi[3]‘nde belirtilen standartlara uyumlu olmayan unsurları, bütçe imkanları ve öncelikler çerçevesinde en kısa zamanda bu esaslara uyumlu hale getirilmesi 28 Şubat 2009 tarih 27155 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2009/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde[4] belirtilmiş bir amir yükümlülüktür. Ayrıca bu konuda daha önce yayımlanan 2007/4[5] sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde belirtilen Kamu Kurumları İnternet Sitesi Kılavuzu[6] belgesindeki 3.1.1 Tarayıcılar maddesine dikkatinizi çekmek isterim. Bunun dışında konu ile ilgili diğer genelgeleri[7] de dikkatinize sunarım.
  3. Microsoft Internet Explorer tarayıcısı birçok kullanıcı tarafında eski, güvensiz, hantal ve standartlara uymayan bir tarayıcı olması nedeniyle tercih edilmemektedir. Mevcut kanı bilgisayar kullanan herkesin bu tarayıcıyı kullandığı gibi yanlış bir algıdadır. Oysa gelişen tarayıcı pazarında istatistiki verilere bakıldığında, Microsoft Internet Explorer tarayıcısının pazar payı dünyada %43 oranındadır. Ülkemizde bu oran Mayıs 2011 tarihi itibarı ile %60,4 seviyesindedir ve bu oran ilgili istatistik sitesinden görüleceği üzere[8] hızla düşmektedir. 2010 yılında %75′lik oranında kullanılan bu tarayıcının bir yılda kaybettiği %15′lik oran bu maddede bahsettiğim tercih değişikliklerinin nedenlerini ispat etmektedir. Bu durumda TCDD İnternet bilet servisi tercihlerini daha hızlı, daha güvenli, ve standartlara daha uygun İnternet tarayıcılarından yana kullanan yolcularına maalesef hizmet verememektedir. Yolcularının %40′lık kesimine İnternet üzerinden bilet satışı hizmetinin sunulamaması hem bir hizmet eksikliği hem de TCDD için bir itibar kaybı olarak görülmektedir.
  4. Microsoft Windows işletim sistemi üzerinde kullanılan tarayıcıların yanı sıra, GNU/Linux işletim sistemlerini konusuna da dikkatinizi ayrıca ve özellikle çekmek isterim. Microsoft Windows işletim sisteminin tekelci ve kapalı sistemine karşın, TÜBİTAK Bilgem tarafından geliştirilen Pardus GNU/Linux[9] işletim sistemi ülkemizde en çok tercih edilen işletim sistemlerinden biridir. Pardus yüzbinlerce kullanıcıya ve 30.000 üzerinde kayıtlı topluluk üyesine sahip bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Pardus, Kamu kurumları ve özel sektör için geliştirilen Kurumsal[10] bir sürüme de sahiptir. Pardus Kurumsal sürümünü kullanan kurum ve kuruluşları buradan görebilirsiniz[11]. Bu doğrultuda gelişmesi ülkemiz için çok önemli olan bu işletim sistemi ve bu sistem üzerinde çalışan tarayıcıların desteklenmesinin ayrıca önem ve özengösterilmesi gereken bir konu olduğunu bilgilerinize sunarım.
  5. Çalıştığınız sistemi değiştirmek veya sisteminizdeki bir bilgisayara Windows dışı bir işletim sistemi kurmadan da İnternet Siteniz ile ilgili gerekli kullanılabilirlik testlerini bilgisayarınıza çeşitli ücretsiz programlar(“Oracle Virtualbox” vb*)[12] aracılığı ile İnternet’ten indirebileceğiniz ücretsiz “Pardus 20011 Kurulan” DVD[13] imajı ile sanal bir işletim sistemi kurarak mevcut sisteminizde gerçekleştirebileceğinizi, ve bunun size ek bir maliyet getirmeyeceğini de ayrıca belirtmek isterim. Veya diğer bir alternatif olarak sisteminize hiçbir kurulum yapmadan İnternet’ten ücretsiz indirebileceğiniz “Pardus 2011 Çalışan DVD”ile gerekli kullanılabilirlik testlerini gerçekleştirebilirsiniz.

Ülkemizin öncü bir kurumu olmanıza yakışır şekilde, en kısa zamanda sistemlerinizi ve İnternet servislerinizi son teknoloji ürünü tarayıcılar ve işletim sistemlerine uyumlu bir hale getirmenizi diliyorum.

İşbu talep mektubunu ile belirttiğim hususlar doğrultusunda, sitenizi W3 standartlarına uygun ve Microsoft Windows&Internet Explorer dışındaki sistemlerden de erişilebilir,görüntülenebilir ve üzerinde bütün kullanıcı işlemlerini sorunsuz yapılabilir olarak iyileştirmenizi talep ediyorum

Bilgilerinizi ve gereğini saygılarımla arz ederim,

[İsim ve tarih ]

1- http://validator.w3.org/

2- http://www.w3.org/ , http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_%C3%87ap%C4%B1nda_A%C4%9F_Birli%C4%9Fi

3- http://www.bilgitoplumu.gov.tr/Documents/1/Yayinlar/090228_BirlikteCalisabilirlikEsaslariv2.pdf

4- http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2009/02/20090228-14.htm

5- http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2007/01/20070127-7.htm

6- http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2007/01/20070127-7-1.doc

7- DPT Bilgi Toplumu Dairesi, Genelgeler Sayfası

8- http://gs.statcounter.com/#browser-TR-monthly-201005-201105

9- http://www.pardus.org.tr/

10- http://www.pardus.org.tr/kurumsal

11- http://tr.pardus-wiki.org/Pardus#Pardus_kullanan_kurum_ve_kurulu.C5.9Flar

12-http://www.virtualbox.org/,*Diğer alternatifler:http://www.vmware.com/ ,

http://www.microsoft.com/windows/virtual-pc/default.aspx

13- http://www.pardus.org.tr/indir/

Not: Bu Talep Mektubunun orijinali www.ozgurlukicin.com sitesinde bulunmaktadır.”