Demokratik Kültür dersimin ödevi için internette araştırma yaparken, - her nasıl denk geldiyse - Tema’nın linkine rastladım. Birileri bizim adımıza karar vermiş ve o kararı uygularken, Tema da duyarlılığını göstermiş.
Hazır beynim demokrasi ile ilgili bilgilerle dolmuşken, kendi kendime şöyle düşünmeden edemedim: “İnsanlar hak için imzaya ihtiyaç duyuyorlar, ha? Aman ne demokratik bir devlet! Üstelik imza sayısının devlet dediğimiz kurumun başındakilerinin kararından vazgeçireceği de ne malum..”
Pek karamsar bir tablo çiziyor olabilirim, mesele tartışma yaratmak değil. Ama şunu bir düşünelim. Bu ülkede demokrasi gerçekten var mı? Eğer varsa, TBMM diye adlandırdığımız mecliste sizi temsil eden birileri var mı? Varsa kim, ismini söyleyebilir misiniz? Demokrasinin siyasi ilgiye ve bilgiye dayalı olduğunu ve tek bir seçmenin cehaletinin demokratik ülkeler için büyük bir tehlike sayıldığını biliyor muyuz?
Sahi, demokrasinin ne demek olduğunu gerçekten biliyor muyuz? Eğer biliyorsak, neden en basitinden ben memleketimdeki ağaçlarımı koruyamıyorum veya siz neden bu devletin “Çimlere basmayın!” dediği yerde çimlere basmak zorunda kalıyorsunuz?
Aklıma geldi. Hani zincirleme epostalar gelir de, “Bu epostayı bilmem kaç kişiye gönderirseniz, daimi geliriniz olacak, Tanrı sizi kutsayacak vs.” gibisinden saçma cümleler nedeniyle, “Acaba göndersem mi, göndermesem mi; acaba inansam mı, inanmasam mı?” diyerek beynimiz meşgul olur ya; hani ağzımızdan eksik olmayan “Demokrasi istiyoruz! Özgürlük ve hak istiyoruz!” sloganları var ya, onun yerine bir bakın, Tema’nın duyurusuna. İşte size hak, işte size danışma. Hiç olmazsa konu hakkında bilgi edinin.
Baştan söyleyeyim, imza atmanız veya bağlantıya bakmanız durumunda sizi aylık gelire bağlayamam, ya da size Cennet’i garantileyemem. Ama en azından demokrasinin asıl nasıl bir şey olduğunu, azıcık da olsa hissettirebilirim, belki..

















