27
Oca

Yazı Hakkında: pcworld sitesinde görüp Linux’a adım atmak isteyen ya da yeni adım atanlara ışık tutması için çevirmeye çalıştığım bir yazı. Hatalar ve eklemeler vardır. Affınıza sığınırım.

Özgür ve açık kaynaklı yazılımlar kullanılabilirlik olarak, eskisine nazaran, çok iyi bir yerdeler. Görsel tasarımları, kullanıcı dostu arayüzleri, güvenli ve kararlı çalışmalarıyla bilgisayar kullanmayı keyifli hale getirmeyi başarıyorlar.

Eğer siz de Linux kullanıcıları arasına katıldıysanız, bu akıllı hareketinizden ötürü tebrikler! Yüksek maliyetlerden, firma bağımlılıklarından, sonu gelmeyen kötü niyetli yazılımlardan (malware) ve daha birçok olumsuz durumdan özgür bir hayata hoşgeldiniz. Linux’la yeni tanışanların zaman zaman yaptıkları hataları siz de yapabilirsiniz.

Bu yazıda Linux’la tanıştığınızda karşılaşabileceğiniz beş özel durumu ve çözüm yollarını anlatmaya çalışacağım. Elbette bu durumlarla kesin karşılaşacaksınız diye bir şart yok. Başlarken bunların farkında olmanız yeterli.

  1. İşletim Sistemini Windows Sanmak
  2. Uzun zamandır kullandığınız bir programa alışmanız gayet normal. Eğer alıştığınız, sürekli sorunları çözmek zorunda olmaksa bunu beklemeyin. Artık bilgisayar kullanmaya alışmanız gerekecek. : )

    Ubuntu veya çıkan son Linux dağıtımları birçok kullanıcı dostu özellikleri ile rakiplerini son yıllarda geri bıraktı denilebilir. Linux ve diğer işletim sistemleri arasında kullanım olarak birçok benzerlikler bulunsa da eski alışkanlıklarınızı aramak doğru olmayacaktır.

    Tabi bu durum Linux’un zor olduğunu söyleyeceğim anlamına gelmesin. Linux kullanımı -özellikle son çıkan dağıtımlarda- hiç de zor değil. Aslında sadece alışkanlıklarınızdan farklı. Bu farklılıkları öğrenmek kısa bir zaman sürebilir. Kısa bir öğrenme eğrisi size ömür boyu kazanç sağlayacaktır.

  3. Gereksiz yere root olmak
  4. Linux ve diğer işletim sisteminin en büyük farkı Linux kullanıcılarının genellikle yönetici haklarına (root veya administrator) erişememesidir. Bu önlem güvenlik için çok önemlidir. Yönetici haklarına sadece gerektiği zaman erişerek ciddi bir koruma sağlamış olursunuz.

    Tabi bu söylediklerim sizi korkutmasın. Bazı programlar root yetkisi isteyebilir ve bu gereklidir. Gerektiği zamanda bu özelliği kullanmanın bir zararı olmayacaktır.

  5. Google’da program aramak
  6. Her Linux dağıtımı kendi paket yöneticisine sahiptir. Öncelikle kullandığınız Linux dağıtımının paket yöneticisini bulun. Örneğin Ubuntuda bu Ubuntu Yazılım Merkezi olarak adlandırılmıştır. Paket yöneticisi ile ihtiyac duyduğunuz yazılımları bulabilir ve birçoğunu özgür bir şekilde yükleyebilirsiniz. Başka yerlerde aramanıza gerek yok.

  7. Komut satırından korkmak
  8. Bu ne kadar Linux için -ve genel olarak tüm işletim sistemleri için – bir vasiyetse de birçok kullanıcı hiçbir zaman komut satırını kullanmak zorunda kalmadı. Ubuntu ya da Pardus gibi dağıtımlarda da çoğu amaç için komutlara gerek yoktur.

    Yine de komut satırından korkarak yaşamayın. Birkaç kısa komut yazmak ekranda bir yerlere tıklayarak işinizi yapmaktan daha zor değil. Hatta daha hızlı ve etkili olabilir.

  9. Çabucak pes etmek
  10. Basit bir teknolojik konu bile olsa değişmek zor olabilir. Kimse bilgisayar kullanmayı bilerek doğmuyor bunu unutmamak gerçekten önemlidir. Öğrendik ve alıştık.
    Linux ile de aynı olacak. Alışık olduğunuzdan farklı hissedebilirsiniz ama bu zor ya da kötü olduğu anlamına gelmez, sadece farklı! Biraz sabredip devam edin, önce diğer işletim sistemlerinden çok zor olmadığını fark edersiniz. Biraz daha kaldığınızda Linuxda işlerinizi çok daha rahat yaptığınızı görürsünüz. En sonunda artık geri dönmeyi düşünemezsiniz bile.

    “Dikkatsizce yapılan değişim tehlikelidir; fakat asıl tehlike kör muhafazakarlıktır.” Henry George

    Kaynak:http://www.pcworld.com/businesscenter/article/207739/top_5_mistakes_made_by_linux_firsttimers.html?tk=rel_news

4
Oca

Yazı Hakkında: computerworld sitesinde görüp Linux’a adım atmak isteyen ya da yeni adım atanlara ışık tutması için çevirmeye çalıştığım bir yazı. Hatalar ve eklemeler vardır.

Siz istemediğiniz müddetçe Linux’da komut yazmak zorunda değilsiniz. Kullanıcı dostu görsel arayüzleri sayesinde Linux dağıtımları her türlü işi basitleştirmiş durumda.

Buna karşın Linux dünyasında komut satırı hala etkisini ve gücünü sürdürüyor. Menülerde gezinip doğru seçeneği aramaktansa komutlarla işinizi doğrudan ve kolaylıkla yapmanız mümkün.

Komut satırı yeni gelenler için korkutucu gözükse de bu, yeni gelenlerin en sık düştüyğü hatalardan birisi. Bu sebepten şu 11 komuta şöyle bir göz atıp öğrenmeniz bu işin hiç de korkutucu olmadığını gösterecektir.

  1. man
  2. man komutu ile başlıyorum çünkü birçok yönden önemli bir komut.
    Bu komutu başka bir komutun ne işe yaradığını öğrenmek için kullanırız.
    “man” komutu “manual”(kitapçık) kelimesinden gelmekte olup bilgi edinmek istediğimiz komutun nasıl kullanıldığı ve komutun ne işe yaradığı gibi bilgilerin olduğu kitapçık sayfalarını görmemizi sağlar. Anlayamadığınız bir komutun ne işe yaradığını ya da hangi seçenek ve parametreleri alabildiği genel kullanım biçimi gibi bilgilere man komutu ile ulaşabilirsiniz.
    Kullanımı:
    man bilgi almak istediğiniz diğer komut.
    Örnek:
    man ls

  3. ls
  4. Diğer bir önemli komutumuz ise bulunduğunuz dizindeki içeriği gösteren ls komutu. kullanımı gayet basit. Komut satırına ls yazıp enter tuşuna basmanız yeterli bulunduğunuz dizindeki tüm dosya ve klasörler görüntülenecektir. ls ile ilgili daha geniş bilgi almak için man ls yazabilirsiniz.

  5. pwd
  6. O anda hangi dizinde bulunduğunuzu mu merak ediyorsunuz? pwd yazıp enter’a basmak yeterli hangi dizinde olduğunuz görüntülenecektir. Şayet şu şekilde bir çıktı alırsanız:
    “~/desktop.”
    buradaki ~ işareti sizin ev dizininde olduğunuz anlamına gelir.

  7. cd
  8. Başka bir dizine geçmek için kulandığımız komut ise cd. Masaüstü dizinine mi geçmek istediniz
    cd Masaüstü yazıp o dizine erişebilirsiniz. Ayrıca cd .. komutu ile de bir üst dizine geçebilirsiniz.

  9. mkdir
  10. Yeni bir dizin(klasör) oluşturmanızı sağlayan komutumuz. Resimler adında bir klasör oluşturmak için
    mkdir resimler yazmalısınız.

  11. find ve locate
  12. Her zaman bir dosya aramaya ihtiyaç duyarız. find dosya_adı veya locate dosya_adı şekilde arama yapabiliriz. Bulunduğumuz dizinde arama yapılacaktır.

  13. cp
  14. Bilgisayar dünyasını kopyala olmadan düşünemiyorum : ) cp dosyaları kopyalamızı sağlar. Kullanımı:
    cp kopyalanacak_dosya kopyalanacağı_dizin
    örnek:
    cp /home/ahmet/yapılacaklar.txt /home/ahmet/masaüstü

  15. mv
  16. mv komutu ile dosyaların adlarını değiştirebilir ya da başka bir dizine taşıyabilirsiniz. Kullanımı:
    mv kediler köpekler
    mv kediler ~/Masaüstü

  17. more
  18. İstediğiniz bir dosyanın içeriğini sayfa sayfa görüntülemenizi sağlar. more yapılacaklar.txt gibi

  19. killall
  20. Durdurmak isteyip te durduramadığınız bir komutu/programı bu komut ile anında durdurabilirsiniz. Kullanımı
    killall program/komut adı
    örnek:
    killall firefox
    Neyi durdurduğunuza dikkat!…

  21. sudo su
  22. Linux’u güvenli kılan özelliklerin başında kullanıcıların hiçbir yönetici hakkına sahip olmaması gelir. Böylece basit kullanıcı haklarıyla çalışan zararlı yazılımlar bile sisteme zarar veremez. Ama zaman zaman sistemin bazı bölgelerine yönetici hakları ile erişmek isteriz işte sadece böyle zamanlarda kullanmamız gereken bir komut sudo su. Bu komutu verdikten sonra şifre sorulacaktır. Siz şifrenizi yazarken hiçbir * karakteri vb. işaret çıkmaz siz parolanızı yazıp enter’a basın. Parolanız doğruysa artık yönetici haklarına sahip olarak işlemleri yapabilirsiniz. Bazı komutları çalıştırmadan önce bu komutu vermemiz gerekir.

Bu bilgilerin yanı sıra şu siteleri de aklınızın bir kenarına yazmanızda fayda var. Ubuntu’nun yardım sayfası Linux’un başlangıç rehberi Pardus’un konsol wiki sayfası ve emektar belgeler sitesinin Temel Linux Komutları sayfasını komutlar ile ilgili detaylı bilgi almak için kullanabilirsiniz.

Komutlara bir alıştınız mı müzikleri bile komutla dinlemeye başlayacağınıza eminim : )

Güncelleme: yönetici hakları için sudo su komutu ubuntu için geçerlidir. Diğerleri için tarakbumba’nın yorumuna bakabilirsiniz.

Kaynak:
http://www.computerworld.com/s/article/9202538/12_Commands_Every_Linux_Newbie_Should_Learn?taxonomyId=89&pageNumber=2

8
Eyl

     Başlı başına GNU/Linux ile ilgili bir dergi bulmak her zaman kolay olmuyor. Evet çeşitli e-dergiler (enixma, Pardus, root, sudo, özgürlükiçin) olsada basılı bir dergiyi elinize alıp okumanın tadı da başka gerçekten. Tesadüfen raflarda görüp aldığım ve tavsiye edeceğim bir dergiden bahsetmek istiyorum.

     PC Extra dergisi her sayısında bir konuyu ele alıp sadece onunla ilgili yazılar yazan bir dergiymiş. Bu sayısındaki tema ise Linux. Ben dergiyi aldıktan sonra eve gelip bir çırpıda okudum. Uzun zamandır bilgisayar dergisi almıyordum, özlemişim. Keşke bu tür dergilerin sayısı daha da artsa. Windows’u hızlandırmanın 38 yolu konusunu ikide bir yazıp okuyucuyu enayi yerine koyan dergilerden sonra ilaç gibi geldi…

     Bu dergiyi iki gruba tavsiye etmek istiyorum. Birinci grup Linux’a merakı olup bir türlü başlayamamış arkadaşlar. Bence bu dergi iyi bir başlangıç Çünkü dergi ile beraber 3 DVD geliyor ve içlerinde tam 6 adet farklı Linux dağıtımı var. Dergi içerisinde bunların özellikleri ve kurulumları da anlatılmış.
İkinci grup ise Linux dergisi özlemi çeken Linuxçu arkadaşlara. Sizde elinize derginizi alıp keyfini çıkarabilirsiniz. Kullanmadığınız işletim sistemleri ile ilgili sayfalar dolusu bilgi yok. Sadece Linux.

pc-extra-linux-2010-sayisi

Bu da kapak olsun : )

25
Ağu

Uzun zaman önce, Linux’a göç ile ilgili belge araştırırken bulduğum bir kaynağı paylaşmak istiyorum.

     Evet üzerinden beş yıl geçmiş ancak içerisindeki bazı bilgi ve yöntemler hala geçerliliğini koruyor. Göç etmek isteyen kurum ve kişilere yol göstereceğini düşünüyorum.
     Bizde göç konusunda ne tür çalışmalar var detaylı olarak bilmiyorum ancak genel olarak ülkelerin Özgür yazılımlara göçü ile ilgili RSS takip listemde epey bir haber var. İşte onlar:


     Ayrıca paylaşmak isterseniz göçte yaşadığınız sıkıntıları ve bunları nasıl aştığınızı buraya yazabilirsiniz. Böylece bundan sonra göç edeceklere ışık tutumuş oluruz.

Kaynaktaki dosyaların silinmesi ihtimaline karşı bende pdf belgeleri buraya ekliyorum:
Açık kaynak kodlu yazılımların idari, mali ve hukuki boyutları

Göç Planı Hazırlanması ve Uygulanması

Kaynak:
http://www.bilgitoplumu.gov.tr

17
Ağu

Çocuklar için Linux konulu yazımızın ikinci bölümüne devam ediyoruz. Önceki yazımızda Qimo işletim sisteminden bahsetmiştik. Bu yazıda ise size Sugar Linux‘dan bahsetmeye çalışacağım.

2- Sugar: Geleneksel masaüstü bilgisayar ortamından tamamen farklı aktiviteler ile kendine özgü bir öğretme yöntemi olan bambaşka bir işletim sistemi. Hatta ona bir eğitim platformu demek daha doğru olacaktır.
Sugar Linux başlancıçta OLPC (Her çocuğa Bir Dizüstü) cihazlarda çalışması için geliştirilmiş ancak şu anda tüm bilgisayarlarda rahatça çalışabilen bir işletim sistemi. 25 Dile desteği var, tabiki Türkçe‘de desteklediği dillerden biri. Dünyadaki tüm çocukların eşit imkanlardan faydalanması için ücretsiz ve açık kaynak.

Daha çok 5-12 yaş arası çocuklara hitap eden Sugar Linux, bilgisayarınızda hiçbir değişiklik yapmadan CD ile ya da USB Bellek ile de çalışabiliyor. Çocuklar yaptıkları aktiviteleri diğer arkadaşları ile de paylaşabiliyor ya da birbirlerine yardım edebiliyorlar. Böylece çocukların işbirliğini ve paylaşımı öğrenmelerine imkan veriyor.

Sugar’ı Farklı Yapan Unsurlar:

  • Sugar paylaşımı ve işbirliğini kolaylaştırır: Çocuklar yazdıklarını ve okuduklarını paylaşabilir, diğer arkadaşlarıyla beraber kendi müziklerini yapabilirler. Üstelik sadece bi tıkla.
  • Sugar Linux’da Aktiviteler vardır programlar yoktur.
  • Otomatik yedekleme özelliği ile aktiviteleriniz kaybolmaz: Dosya ve klasörleriniz kaybolacak diye kaygılanmayın. Hepsi internet üzerinde tutulup sizin için saklanıyor.
  • Sugar en yavaş bilgisayar donanımlarında bile çalışabilecek şekilde tasarlanmıştır.
  • Sugar bir özgür yazılımdır: Python dilinde yazılmıştır ve ihtiyaçlara göre kolayca düzenlenebilir.
  • Sugar için herhangibir lisans ücreti ödemek zorunda değilsiniz. Tabi isterseniz şuradan bağış yapabilirsiniz : )

Sugar Kurulumu Nasıl Yapılır:

Aslında kurulum falan yapmıyorsunuz. Sugar kullanmak için iki yöntem var:
Birincisi CD ile kullanım. Onun için şu dosyayı indirip bir CD’ye yazmanız ve bilgisayarı CD’den başlatmanız yeterli. Merak etmeyin bilgisayarınızda hiçbir değişiklik ya da veri kaybı olmayacak.
İkincisi ise USB ile kullanım onun için birkaç adım var onları burada yazmayacağım. Şu adreste detaylı bir anlatımı mevcut. Oradan bakabilirsiniz. (Eğer yine de kurulumda sorun yaşayan olursa buradan yardım etmeye çalışırız.)

Sugar Linux Görünümü


Kullanım ile ilgili diğer tüm videolara Sugar Labs’ın wiki sayfasından ulaşabilirsiniz.

Dikkatimi çeken aktivitelerden:

Renkli ve anlaşılır bir arayüze sahip TamTam aktivitesi ile çocuklar kolay bir şekilde kendi müziklerini oluşturabiliyor ve bunları arkadaşlarıyla paylaşabiliyorlar. Beş farklı enstrümanı aynı anda kullanıp bir orkestra şefi edasıyla kendi bestelerini yapabilir ya da arkadaşlarının paylaştıklarını değiştirerek farklı müzikler oluşturabilirler. tamtam sugar
Dikkatimi çeken diğer bir aktivite de görsel programlamaya giriş tadında olan Turtle Blocks. Algoritmaya giriş, matematik, multimedya ve tasarım alanlarında çocuklar için bulunmaz bir kaynak niteliğinde. Tamamen görsel yapısı sayesinde çocuklar eğlenirken öğrenebiliyor.

Bu ve buna benzer birçok aktiviteyi bulabileceğiniz Sugar her geçen gün gelişmekte ve birçok ülke tarafından kullanılmaktadır. Çocuk eğitiminde klasik yöntemlerden kurtulma zamanı geldi diyorsanız tam size göre bir alternatif.

Kaynaklar:

http://sugarlabs.org/index.php
http://wiki.sugarlabs.org/go/Welcome_to_the_Sugar_Labs_wiki
http://activities.sugarlabs.org/en-US/sugar/

14
Ağu

Çeşitli kesimlere hitap eden Linux özelliklerinden bahsetmeye devam ediyoruz. Daha önceden Web Tasarımcılar, Grafikerler ve Ev kullanıcılarını ele almıştık. Bu yazımızda ise çocukları ele alacağız.

Televizyon çocukları, yerlerini bilgisayar çocuklarına bırakmıştı. Şimdi ise bilgisayar çocukları yerlerini internet çocuklarına bırakıyor. İnanmayabilirsiniz ama daha 5 yaşındaki çocuklar internetten flash oyun sitelerine girip orada sevdikleri oyunu açıp oynayabiliyorlar. Çocuklar gördükleri herşeyi bi çırpıda öğrenip yapmaya başlıyorlar. Ebeveynler olarak bizler de onlara faydası olacak şeyler öğrenmelerini istiyoruz. Bakalım Linux dünyasının bu konuda bizlere sunduğu araçlar neler?

Çocuklar ya evdeki bilgisayarı ya da sizin iş bilgisayarınızı oyuncak olarak görebilirler her iki durumda da güvendesiniz merak etmeyin. Eğer bir bütçe ayırıp yeni bir bilgisayar almayacaksanız önereceğim yazılımlar 10 yıl öncesinin bilgisayarlarıyla bile rahatça çalışabiliyor zaten.
Şayet kendi dizüstü bilgisayarınızı çocuğunuzun kullanımına sunacaksanız virtualbox gibi bir program kurup çocuğunuzun kullanacağı işletim sistemini ayırın böylece bilgileriniz güvende olacaktır.

Çocuklar düşünülerek geliştirilmiş çeşitli Linux sürümleri mevcut önce bunlarla başlayalım.

Eskimo qimo1- Qimo: Çocuklar için geliştirilmiş bir masaüstü işletim sistemi. Kocaman simgeleri sayesinde çocuklar aradıkları oyunları rahatça bulabiliyor. Ayrıca bilgisayarı çok yormadığından eski bilgisayarlarda da kolaylıkla kullanılabilir. Qimo’yu kurduğunuzda onunla beraber eğitici oyunlarda kuruluyor. Sitesinde Türkçe desteğinden söz edilmemiş ancak neredeyse %85′i Türkçe. Kurulumun tamamı Türkçe sadece birkaç oyun ingilizce olarak kalmış ama onlarda da simgelerden herşey anlaşılabiliyor. Oyunlar 3 yaş ve üzerine hitap ediyor. Şuradan indirebilirsiniz.
İşte Qimodaki bazı oyunlar ve programlardan görüntüler:

GCompris, 2-10 yaş arası çocuklar içinGcompris, 2 – 10 yaş arası çocukların, gelişimlerinde katkı sağlayacak, bilgisayar karşısında kendilerini görsel oyunlar ve etkinlikler ile eğlendirerek, ebeveynleri ile birlikte vakit geçirebileceği keyifli bir program. Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklara evlerinde eğitim imkanı veren bu programda şu etkinlikleri bulabilirsiniz:

    Gcompris oyunları

  • bilgisayarı keşfedin: klavye, fare, farklı fare hareketleri
  • cebir: hafıza tablosu, sayma, çift giriş tablosu, ayna görüntüsü
  • bilim: kanal kilidi, suyun dönüşümü, denizaltı, elektrik simülasyonu
  • coğrafya: ülkeleri harita üzerinde yerleştirme
  • oyunlar: satranç, hafıza oyunu, 4 köşe oyunu, oware oyunu,
    sudoku oyunu
  • okuma: okuma alıştırması
  • diğerleri: saati söylemeyi öğrenin, ünlü resimlerin yapbozları,
    yöney çizimi, karikatür çizimi

Daha detaylı bilgi için şuraya da bakabilirsiniz.

tux paint Tux Paint 3-12 yaş grubu için uygun bir çizim programıdır. Çocuklarınız isterse hazır resimler ile istersede çeşitli çizim araçları ile kendileri resim çizebilirler. Farklı efektleri kullanarak gerçeğe yakın resimler , desenler yaratabilirler. Ayrıca resimlerinizde Cartoon aracını kullanarak resimlerinize çizgi film efekti de verebilirsiniz…

tux math logoTux Math ile çocukların matematiği seveceklerine eminim. Ben bile az daha başından kalkamıyordum. Matematiği tam bir oyun haline getirmişler. Görsel ve işitsel olarak çocuklara hitap edecek şekilde dizayn edilmiş bir eğitim oyunu. 4 işlemin yanı sıra kesirler ve çarpanlara ayırma gibi konularıda severek oynayabilecekler. Yandaki resme tıklayarak ekran görüntülerine bakabilirsiniz.

Tüm bu oyunlar ve daha fazlası qimo ile otomatik olarak geliyor. Eğer isterseniz yukarıda bahsettiğim oyunları diğer Linux dağıtımlarıyla ya da Windows ile de kullanabilirsiniz.

Bir sonraki Çocuklar için Linux yazısında ise geleneksel masaüstü ortamından tamamen farklı bir eğitim platformundan bahsedeceğiz.

Kaynaklar:
http://tux4kids.alioth.debian.org/index.php
http://www.ozgurlukicin.com/paket/gcompris/
http://gcompris.net/-tr-
http://www.qimo4kids.com/

18
Oca

Linux vakfı, Linux konusunda çalışan arayan işverenlerin duyurularını yayınlamaları ve iş bulmak isteyenlere yardımcı olması amacıyla Linux'a özel kariyer web sitesini duyurdu. Sitede Linux konusundaki iş ilanlarına ulaşabilir ya da nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız hangi konuların hangi firmalar tarafından arandığını keşfedip ona göre bir rota çizebilirsiniz.

Bu gelişmelerle birlikte bir kez daha görüyoruz ki Linux, Bilişim sektöründe en hızlı büyüyen iş alanı olmaya devam ediyor. Ülkemizde de yeteri sayıda Linux uzmanı olmayışı bu alana yönelen bilişimcileri daha avantajlı hale getiriyor.

linux-sistem-mühendisi

Unutmayalım ki bilişim sektöründe en önemli unsur zamandır. Zamanında gerekli adımlar atılmazsa tren öyle bir hızlı gidiyor ki arkasından yetişebilmek imkansız. Özellikle genç arkadaşların bu konuları iyi analiz etmelerini isterim. Günümüzde popüler olana yönlenmektense gelecekte popüler olacak işler her zaman sizi daha avantajlı ve önde kılar.

Kaynaklar:
http://blogs.computerworld.com/15407/linux_foundation_helps_linux_job_hunters
http://blog.internetnews.com/skerner/2010/01/looking-for-a-linux-job.html
http://www.simplyhired.com
http://www.itjobswatch.co.uk/jobs/uk/linux%20administrator.do
http://jobs.linux.com/

17
Oca

Ubuntu User Day (Ubuntu Kullanıcı Günü), Ubuntu kullanıcılarının bir gün boyunca başlangıç ve orta düzeyde kurslara ücretsiz olarak internet üzerinden katılmaları için oluşturulmuş bir etkinlik günü. 23 Ocak 2010 Cumartesi günü olacak etkinlikte şu kurslara yer veriliyor:

  • Ubuntu Kurulumu
  • Kullanıdığınız programların alternatiflerini bulma
  • Nasıl yardım alabilirim
  • Ubuntu kullanımı ile ilgili temel konular
  • Ubuntu topluluğuna nasıl katılabilirim

Kurs Etkinlik Planı ise Şu Şekilde:

Time Subject Presenter
12:00 UTC Introduction cjohnston pleia2 Pendulum markthecarp
13:00 UTC Switching to Ubuntu & Installation Nagendra
14:00 UTC Command Line Basics markthecarp
15:00 UTC Finding Helpful Resources starcraft.man
16:00 UTC Restricted Drivers FirasKraiem
17:00 UTC Using Launchpad NigelBabu
18:00 UTC Seahorse and GnuPG mhall119
19:00 UTC Choosing hardware that works with Ubuntu MagicFab
20:00 UTC Partitioning 101 popey
21:00 UTC Ubuntu Equivalent programs cprofitt
22:00 UTC Getting involved in the Ubuntu Community JorgeCastro
23:00 UTC Trusted Software, Where to find it, and why paultag
0:00 UTC Package Management Basics Hellow
01:00 UTC Using Ubuntu One shrini
02:00 UTC Using IRC nhandler

Katılmak için şu adrese tıklayabilirsiniz.

Ayrıca Ubuntu User Day haricinde Ubuntu topluluğunda neler olup bittiği ile ilgili Ubuntu Open Week ve geliştiriciler için olan Ubuntu Developer Week etkinlikleri de ilgilenenleri bekleyen faydalı etkinlikler.

Temenni:
Umarım Ubuntu Türkiye Grubu da Türkçe etkinlikler yapıp Linux'un güzelliklerini daha fazla insana ulaştırır.

2
Oca

Okuduğum habere göre Microsoft, pazarlama stratejilerine yön verebilmek için Linux danışmanı arıyor. Bu uzman Microsoft'un CEO'su Steve Ballmer tarafından seçilip alınacak. Hatta şu şekilde bir iş ilanı da var:

"If you’re looking for a new role where you’ll focus on one of the biggest issues that is top of mind for KT and Steve B in “Compete”, build a complete left to right understanding of the subsidiary,..."

linux

İş başvurusunda bulunmak istiyorsanız şu adrese tıklayınız.

Kaynak:

http://www.itrunsonlinux.com/news/150-microsoft-wants-to-hire-an-anti-linux-guru

15
Kas

Elinizdeki İstanbul haritası ile Bursa'da yolunuzu bulamazsınız. Bu durum, Bursa'nın yollarının karışık olduğu anlamına gelmez. Yolunuzu bulamıyor olmanızın sebebi yanlış yerde yanlış şeyi arıyor olmanızdan kaynaklıdır. Gezintiye keyifli bir şekilde devam etmek istiyorsanız Bursa haritası almanız yeterli olacaktır.

Her işte olduğu gibi kullandığınız işletim sisteminin de özelliklerini ve kullanma yöntemlerini bilmezseniz; durumunuz, elinizde İstanbul haritası ile Bursada yol aramaya benzeyecektir. Elbette bu sıkıcı duruma çok dayanamayıp bildiğiniz sulara, istemeyerek de olsa, geri döneceksiniz.

İşte bu yazı, size; Linux dünyasında kaybolmamanız için yol gösterici olması amacı ile yazılmıştır. Daha önceki benzer yazımdan da faydalanabilirsiniz.

Kurulum:

İlk tavsiyem: Eğer hiç Linux kullanmamış iseniz ve bilgisayar sistemleri konusunda uzman değilseniz suya sabuna değmeden hemen bir çalışan CD ile Linux'u hiç kurmadan deneyebilirsiniz. Bakalım Linux sizin bilgisayarınızda nasıl duracak?

Çalışan CD konusuna biraz açıklık getirelim. Çalışan CD ile bilgisayarı başlattığınızda bilgisayarınızın sabit diskine hiçbir kurulum yapılmaz. Hiçbir dosyanıza ve ayarlarınıza dokunulmaz. Herşey CD üzerinden gerçekleşir. Siz çalışan cd'yi çıkarttığınızda herşey eskisi gibi olacaktır. Bu size Linux deneyimi kazandırmak için kolay ve güvenli bir yoldur.

Çalışan CD ile bilgisayarınızı başlatmak için şuradaki ilk iki adımı uygulayabilirsiniz. Kısaca, bilgisayarınız ilk açılırken hemen Ubuntu CD'sini yerleştirin önce sizden dilinizi seçmenizi isteyecek daha sonrada gelen ekranda "Bilgisayarınızda hiçbir değişiklik yapmadan Ubuntu'yu deneyin"(En üstteki seçenek) seçeneğinde iken enter tuşuna basacaksınız. Bir süre sonra Ubuntu karşınızda. Ubuntu CD dosyasını (.iso) indirmek için şuraya tıklayın.

Eğer nasıl CD yazacağınızı bilmiyorsanız burada çok basit olarak tüm adımları ile anlatılmış. (IMGBURN Yazılımını İndirmek ve Kurmak başlığını okuyup yapabilirsiniz.)

Dosyalama Sistemi:

Linux kurduktan sonra C:\ ve D:\ gibi sürücü harfler aramayın artık onlar mazide kaldı. artık sizin için sadece /home dizini var. Tüm dosyalarınız onun altında olacak.

Diğer sistem dosyaları ve programlara ait dosyalar diğer dizinler altında bulunur. Kullanıcılar bu bölümlerde bir değişiklik yapamazlar. Böylece Linux siz bir dosyayı sildiniz diye çökmez.

Windows kurulu olan sabit diskinizdeki dosyaları da görebilir ve üzerinde değişiklik yapabilirsiniz.

Program Kurma:

Alıştığımız Setup.exe dosyasına çift tıklayıp ileri, ileri, ileri şeklinde kurulum yapmıyoruz. Depolar var, bu depolara program marketi de diyebiliriz. (Programlar ücretsiz, market dediğime bakmayın) oradan seçip yanındaki kur düğmesine basmanız yeterli. Gerekli olan tüm paketler internet üzerinden indirilip kurulacaktır. Size sadece menüden programı çalıştırmak kalıyor. Örnek ekran görüntüsü [1], [2]

Windowsta iken kullandığınız bir programın Linuxta benzerini bulmak için şu siteye göz atabilirsiniz.

Donanım Tanıma:

Merak etmeyin bir çok donanımınız sorunsuz çalışacaktır. Sürücü problem olursa bunu wiki ve forumlardan kısa süre içinde bulabilirsiniz. Zaten ilk aşamada çalışan cd ile Linux'u deneyebileceğiniz için tüm donanımlarınızı Linux altında test edebilme imkanınız var. Şu ana kadar Linux kurulum yaptığım birçok dizüstü bilgisayar ve masaüstü bilgisayardan bana sorun çıkaran bir donanım olmadı. Örneğin bağlı olan yazıcıları otomatik olarak tanıyıp gerekli kurulumu kendisi tamamlıyor.

Oyun:

Pek oyun sevmem ama bir ara Pardusta Urban Terror oyununa çok sarmıştım. Özgürlükiçin sitesindeki oyun bölümünde hoşunuza gidecek bir oyun bulabilirsiniz. Ayrıca her ne kadar tasvip etmesem de online oyunlar oyun dünyasına büyük bir yenilik kattı. (En kötü özellikleri bağımlılık yapmaları) Online oyunları da sorun yaşamadan oynayabilirsiniz.

Linux ile ilgili birkaç kitap tavsiyesi:

Can uğur Ayfer'in Kim korkar Linux'tan adlı kitabını şu sayfadan indirebilirsiniz.

Linux ilk sorulan sorular güzel bir çalışma.

Basılı Linux kitapları listesi

Seval Ünver'in sitesinde 10 tane özgür ingilizce Linux kitabı listesi

Wikiler:
Ubuntu Türkçe Wiki sayfası

Pardus wiki sayfası

İlk aşamada zorlanacağınız temel konular bunlar. Bunları bir kere öğrenip artık keyfini çıkarabilirsiniz. Çevrenizdekiler virüslerden dert yanarken onlara bakıp gülebilirsiniz. Ya da yazılımları kırmak için gereksiz sitelerden serial aramanız gerekmez. Kırık yazılım kullanarak kendinizi suçlu da hissetmezsiniz. İsterseniz siz de özgür yazılımın bir parçası olursunuz. Çeviri yapmak, hata bildirmek bile sizi özgür yazılım dünyasının bir parçası yapar. Ya da sadece kullanırsınız ve kapatırsınız. Tercihleri yapma özgürlüğü size aittir.

1
Kas

Linux’a geçen kullanıcıları neler bekliyor dedik ve Ev kullanıcıları ile Grafikerleri nelerin beklediğini göstermeye çalışmıştık. Bu yazımızda ise Web Tasarımcılar Linux’a geçince onları nelerin beklediğini yazmaya çalışacağız.

Öncelikle web tasarımcısı dediğimiz arkadaşı bir tanımlayalım. Elbette web tasarımcısı derken işin sadece görsel kısmı ile ilgilenmesinden bahsetmiyoruz. Daha genel olarak bir web sitesinin nasıl olacağını kafasında tasarlayıp gerek görsel gerek yazılımsal süreçleri götürebilecek kadar geniş bilgiye sahip bir web tasarımcısından söz ediyoruz. Bunu böyle ele alalım ki daha geniş bir web tasarımcısı topluluğuna hitap edebilelim.

Web tasarımcıların ihtiyaçları nelerdir?
1- Hazırlayacağı web sitesi için görseller oluşturabileceği ve fotoğrafları düzenleyebileceği araçlar.
2- Web sitesinin kodlama kısmını (html, php, jsp, css, sql vd.) yapabileceği kullanışlı editörler.
3- Hazırladığı dosyaları sunucuya taşımak için kullanacağı programlar.
4- Sitenin kullanılabilirliğini test edebileceği tarayıcılar ve iletişimi sağlamak için bir eposta programı.
5- Çalışmalarını yaparken kilitlenmeyen bir bilgisayar : )

1- Şablonların ve görsellerin oluşturulması
Web tasarım için olmazsa olmazlar tabiki de görsellerdir. Bir sitenin kodlaması ne kadar kötü de olsa kullanıcıya gözüken kısmının mutlaka iyi olması gerekir. Logo, banner, buton, arka plan, ürünler için fotoğraflar ve diğer görsel öğeler mutlaka estetik bir şekilde oluşturulmalıdır.
Bahsettiğimiz tüm görsel öğeleri Özgür yazılımlar aracılığı ile yapmanız mümkün. Daha önceden grafikerler için yazdığım yazı grafik ile ilgili bilgi içeriyorsada bu yazıda daha çok, web tasarımcılar için örnekler bulunacak.

gimp_web Yandaki resimde Gimp ile yapılmış bir web sitesi görüyoruz. Üzerine tıkladığınızda web sayfasında nasıl gözüktüğünü de görebilirsiniz.
Nasıl yapıldığı ile ilgili derse Gimptr adresinden ulaşabilirsiniz. Oldukça faydalı bir yazı olmuş.
Bu örnekte ise bir blog teması yapılmış. Blogunuz için kendi temanızı Gimp ile hazırlayabilirsiniz. Yandaki temanın nasıl yapıldığını merak ediyorsanız şu adrese bakabilirsiniz.

Ayrıca bunun gibi tema örnekleri için bu adres size yardımcı olabilir.
blog_tema

Şimdi sıra Web 2.0'ın vazgeçilmezlerini; butonları ve etiketleri hazırlamaya geldi:

http://tr.sun.com/

buton_gimp

Bildirgec'te Gimp ile Web 2.0 butonları nasıl yapabileceğimizi anlatan bir listeye rastladım burada 15 güzel kaynak var. Web 2.0 butonlara Gimp ile başlangıç ile güzel bir adım.

Ayrıca etiket ve arka plan yapımı için şu siteye yazı efektleri için ise bu sitelere 1 2 3 bakabilirsiniz.

Sloganı "watch, learn, do" olan Heathenx sitesi Gimp ve Inkscape ile ilgili müthiş videolu anlatımlar sunuyor. Buradaki anlatımlar gerçekten çok şey öğrenemenizi sağlayacak.

Tüm bu örneklerden sonra bu konuda yazılmış birkaç kitaptan bahsedeyim: İlki Profesyonel Web Tasarımcıları için Gimp kitabı şuradan kısmi içeriğine bakabilirsiniz. Ayrıca Amazonda da satılıyor Bunların yanı sıra bu konuda hazırlanmış ücretli bir ders CD'si de mevcut

İnkscape için ücretsiz bir kitabı da buradan okuyabilirsiniz.

Bu arada unutulmaması gereken bir konu da Flash animasyonlar. Maalesef Flash animasyonları yapabileceğiniz açık kaynak düzgün çalışan bir yazılım henüz mecut değil. Bunun çözümü de yok değil elbette. Adobe Flash CS3 programını wine ile Linux altında çalıştırabilirsiniz. Ancak şimdiden söylemeliyim ki tam verim alamayabilirsiniz.

2- Web sitesinin kodlama kısmının hazırlanması
İşin kodlama kısmına geçtiğimiz zaman kullanacağımız birçok editör mevcut. Hepsinin de birbirinden farklı özellikleri var, burada önemli olan kendinize ve ihtiyaçlarınıza en uygun olanı seçebilmek. Bunları şöyle bir sayacak olursak; Bluefish, Kompozer, Quanta, Javacıların iyi bildiği Netbeans ve Tüm yazılımcıların başının tacı Eclipse Bunların dışında da açık kaynak editörler mevcut. Ancak bu yazıda sadece bu editörlerden bahsedeceğim.

bluefish_logo Bluefish, deneyimli web tasarımcıları ve yazılımcılar için hazırlanmış bir editördür. Bir çok programlama ve işaretleme diline destek verir; ancak birincil hedefi etkileşimli ve dinamik web sitesi tasarımıdır. Özelliklerine şu sayfadan bakabilirsiniz.
kompozer_logo Kompozer ise web tasarımına yeni başlayan web tasarımcılar için daha uygun bir editör. KompoZer aşırı derecede kolay kullanımlı olması için tasarlanmıştır, teknik olmayan bilgisayar kullanıcılarının HTML veya web kodlaması bilmeden çekici professiyonel görünümlü web siteler tasarlayabilmesi tasarlanmıştır. Tümleşik CSS editörü sayesinde yaptığınız değişiklikleri anında görebilirsiniz. Mozilla vakfının da desteklediği bu editörün özelliklerine ise şu sayfadan bakabilirsiniz. MS FrontPage tadında bir program. Ayrıca Kompozer ile ilgili güzel bir makaleye de Enixma'nın şu sayısında yer verilmiş.
nb-logo-frontpage2 Netbeans benim favori geliştirme ortamım. Hala tamamını öğrendiğimi söyleyemem. İhtiyaçlar doğdukça yeni şeyler keşfediyorum, bu da benim hoşuma gidiyor. Netbeans aslında SUN Microsystems firmasının Java kodlama yapmak için geliştirdiği bir IDE(Geliştirme ortamı). Ancak zaman içerisinde öyle geliştiki sadece Java değil birçok dile (Java, Ruby, C, Groovy ve PHP) destek verir hale geldi. Ben PHP kodlama yaparken artık Netbeans IDE kullanıyorum. Bir programcı için gerçekten çok güzel araçlara sahip. Örneğin include edilen fonksiyon dosyalarındaki fonksiyon adlarını otomatik gösteriyor. Yazdığınız fonksiyonlara açıklama koyduysanız fonksiyonu nerede çağırırsanız çağırın bu açıklamalar bir baloncukla gösteriliyor. Fonksiyona gönderilecek olan parametre tipleri ve geri döndürülen parametre tipi bu baloncuk içinde gösteriliyor. Başka bir özelliği de bir değişkenin adını değiştirmek istediğinizde "replace all" yapmanız gerekmiyor sadece birini değiştirdiğiniz anda hepsi değişebiliyor. Bunlar ilk anda aklıma gelenler. Mesela hiç PHP kodları adım adım çalıştırdınız mı sanki bir C ya da Java kodu gibi. Bunu Firefox'un bir eklentisi (Netbeans Firefox Extension) sayesinde yapabiliyorsunuz. Ayrıca localdeki veritabanınıza doğrudan Netbeans ile bağlanıp üzerinde işlem yapabiliyorsunuz. Ayrıca PhpMyadmin'e bile gerek bırakmıyor. Tümleşik CVS ve SVN desteği, Ön izlemeli CSS editörü, XML ve JSON gibi işaretleme dillerinde dosya hazırlarken sağladığı kolaylıklar ve ciddi bir döküman (Uygulamalı eğitim videoları da) arşivi bu geliştirme ortamını (IDE) tercih etmemi sağlıyor.
eclipse_logo Eclipse bir yazılım geliştirme platformu ve neredeyse desteklemediği bir dil yok. İlginç olan ise Eclipse projelerinde en popüler ikinci proje PDT (PHP Development Tool) olması. Bu proje IBM ve ZEND (PHP dilini geliştiren firma ) tarafından 2006 yılında başlatıldı. Zend framework de dahil olmak üzere birçok framework ile kolayca çalışmanıza imkan sağlıyor. Ceviz.net'te de Eclipse PHP ile ilgili küçük bir makele mevcut. Eclipse gerçekten bir umman. İsterseniz hemen öğrenci programına katılıp bu ummana dalabilirsiniz.

3- Hazırladığı dosyaları sunucuya taşımak için kullanacağı programlar
Kendi bilgisayarımızda web sitemiz için hazırladığımız dosyaları oluşturduk. Şimdi sıra bunları kolay bir şekilde server tarafına taşımaya geldi. Bunun için benim tercihim Firefox'a bir eklenti indirerek ayrıca bir program kurmadan bu ihtiyacımı karşılamak oluyor. Böylece sadece Firefox ekranını kullanarak hem upload yapıyorum bir yandan da yüklediğim dosyaların nasıl çalıştığını tarayıcıdan hemen görme fırsatım oluyor. Bunun için kullandığım FTP eklentisi ise FireFTP. Klasör senkronizasyon özelliğini de beğeniyorum. Tek seferde tüm dosyaları senkronize edebiliyor.
Bir ftp programı kurmak isteyenler yine Mozilla'nın desteklediği Filezilla programını da indirebilirler. Daha önceden kullandığım gFTP programı da bir ftp programından beklenen tüm ihtiyaçları karşılayabiliyor.

4- Sitenin kullanılabilirliğini test edebileceği tarayıcılar ve iletişimi sağlamak için bir eposta programı
Site kullanılabilirliğini test etmek profesyonel siteler için çok önemli. Bir web sitesinin her tarayıcıda farklı şekilde görülmesi bence tam bir acemilik. Bu durum kodlarınızın standartlara uymadığını gösteriyor. W3C standartlarına uygun kod yazmak her web tasarımcısının üstünde durması gereken bir konu. Sitenizin bu standartlara uyumlu olup olmadığını şu adresten kontrol edebilirsiniz. Ama yine de sitenizin tüm tarayıcılarda nasıl göründüğünü mutlaka test etmeniz gerekir. Favori tarayıcım olan Firefox zaten birçok Linux dağıtımında (Ubuntu, Pardus, vd.) standart olarak geliyor. Bunun dışında Opera, Safari, Chrome gibi tarayıcıları hemen kurup onlarda da sitenizin nasıl gözüktüğüne bakabilirsiniz. Internet Explorer için ise sisteminize wine programını kurduktan sonra Internet Explorer kurup denemelerinizi başarılı bir şekilde yapabilirsiniz.
Bir web tasarımcısı olarak Firefox kullanmıyorsanız inanın çok şeyler (En başta zaman) kaybediyorsunuz demektir. Firebug eklentisine değinmeden geçemeyeceğim. Firebug yaptığınız sayfalardaki hataları bulup düzeltmenize bunları hemen görebilmenize, beğendiğiniz bir sitedeki css bilgisini görüp hatta üzerinde değişiklik yapıp anında görmenize bu site böyle daha güzel olurmuş demenize sebep olacak bir eklenti. Aslında tam anlatılmaz yaşanır tadında birşey.
Bir başka eklenti de benim pek kullanma fırsatımın olmadığı Greasemonkey eklentisi onun için de şurada methiyeler var ilgilenenlere...
Başarılı bir proje için iletişim şart. E-posta iletişimi için kullandığım program Mozilla'nın geliştirdiği Thunderbird. MSN yazışmaları için Ubuntu ile standart olarak gelen Pidgin. ve sesli görüşme için Skype ile konuşmaya başlayabilirsiniz. Ajandanızı tutmak içinse ayrı bir programa gerek yok Thunderbird'e şu eklentiyi kurarak hem eposta için hem de ajanda için kullanabilirsiniz.

5- Çalışmalarını yaparken kilitlenmeyen bir bilgisayar : )
Yukarıda yazılan işlerin hepsini kilitlenmeden, hata vermeden ve bilgi kaybetmeden yapmak, zaten çok zamanı olmayan ve tüm bu işlerle uğraşmak zorunda olan, web tasarımcısı için çok önemlidir. Bunu sağlamının yolu Ubuntu, Pardus gibi bir Linux dağıtımını bilgisayarımıza kurup kendimizi ve bilgisayarımızı ödüllendirmekten geçer. : )

Kaynaklar

http://www.gimp.org/tutorials/Simple_Animations/

http://www.gimp.org/tutorials/Advanced_Animations/

http://www.gokhanakin.com/yazi-tasarimci-nasil-olunur-1320.html

http://www.osnews.com/story/9658

http://www.wpdfd.com/software/

http://www.debian.org.tr/KompoZer

http://www.slideshare.net/wcandillon/extending-and-scripting-pdt

13
Tem

Linux'a geçen kullanıcıları neler bekliyor serisine devam ediyoruz. Önceki yazımızda Linux'a geçen Ev kullanıcılarını neyin beklediğini anlatmıştık, bu yazımızda ise bir grafiker Linux'a geçince onu nelerin beklediğini yazmaya çalışacağız. Bir grafikerin hangi özgür grafik animasyon araçlarını kullanabileceğini göstermeye çalışacağız.

Mesleğim grafikerlik olmadığı için grafikerlerin ihtiyaçlarını tam olarak bilmem mümkün değil. Bu nedenle grafikerlerin sıklıkla tercih ettikleri programlardan yola çıkarak bunların Linuxdaki karşılıklarını irdeleyeceğim. Ayrıca bu ortamları kimlerin kullandığını göstermeye çalışacağım.
Öncelikle grafikerler neler kullanıyor onları bir yazalım:
1- Grafik denince akla gelen ilk program Adobe Photoshop [699$]
2- Corel Draw [266€]
3- Free Hand [399$]
4- Adobe Illustrator [599$]
5- Adobe InDesign [699$]
6- Quark [799$]
7- Publisher
8- Ekran görüntüsü yakalama için Captivate [799$] ve Camtasia [299$]
9- 3B Modelleme için 3D Max [3990$]

Şimdide özgür grafik araçlarını tanımaya başlayalım.

Bunlardan ilki InkScape [0$]
InkScape vektör tabanlı çizimler yapmanızı sağlayan bir program. Programı Linux, MacOS ve Windows altında çalıştırabilirsiniz. InkScape'i kurup biraz içine girdiğinizde ciddi bir grafikerler topluluğu ile karşılaşıyorsunuz. openclipart kütüphanesi ile aradığınız birçok resmi bulabilir, ücretsiz bir şekilde kullanabilirsiniz. Ayrıca Flickr InkScape grubu'nun da bir görüntü havuzu var. Adobe Illustrator, Corel Draw ve FreeHand kullandığınız uygulamlarda InkScape'i rahatça kullanabilirsiniz. Daha geniş bilgi için şuraya bakabilirsiniz. Ayrıca hızlı bir giriş yapmak için şu kaynak ve bu kaynaklar [1] [2] [3] işinizi görecektir.
inkscape-logo_kucuk
İkinci Özgür Grafik Aracımız Gimp [0$]
Gimp, Photoshop ve türevlerinin kabiliyetlerini içinde barındıran piksel tabanlı özgür bir grafik aracıdır. Bu özgür grafik aracıda Linux, MacOS ve Windows altında çalışabilmektedir. Gimp ile Photoshop fırçalarını kullanabilir, PSD dosyalarınızı açabilir, resim dosyalarınızın biçimlerini değiştirebilirsiniz. Ayrıca kendine has eklentileriyle yaratıcılığınızı sonuna kadar kullanabilirsiniz. Gimp ile ilgili daha geniş bilgiye şuradan ulaşabilirsiniz.. Gimp'e hızlı bir başlangıç için şuraya mutlaka uğrayın. Ayrıca şu kaynaklarda [1] [2] [3] yararlı olabilir.
gimp_icon_kucuk
3B Animasyon ve Modelleme için en iyi özgür program--> Blender
Blender [0$] da diğer özgür grafik programları gibi Linux, MacOs ve Windows altında çalışabiliyor. 3 Boyutlu modelleme ve canlandırma yapmak için geliştirilmiş bir grafik programı. Blender ile yapılmış filmleri şu adresten görebilirsiniz. Gerçekten inanılmaz şeyler yapılmış. 3B modelleme aracını seçerken kararsız kalıyorsanızşu kaynakda ciddi bir karşlaştırma analizi mevcut. Blender'a hızlı bir başlangıç yapmak için youtube sitesindeki şu tutorial videolar işinizi görecektir. Ayrıca şu kaynaklarda [1] [2] [3] yararlı olabilir.
blender_icon_kucuk
Basit ve Kullanışlı Open Office Draw [0$] (Çizim Aracı)
Basit çizim işlerinizi uğraşmadan kolay bir şekilde yapmak için ideal bir çizim aracı. Open Office paketi içinde bulunuyor olması da bir avantaj. Open Office yüklediğinizde otomatik olarak geliyor. Tüm yaygın kullanılan grafik biçimlerinden (BMP, GIF, JPEG, PNG, TIFF, WMF, vb.) herhangi birinden grafikleri aktarabilirsiniz. OpenOffice.org Çizim'in Flash (.swf) ve SVG dosyaları üretebilmesi yeteneğini kullanabilirsiniz! İçerisindeki yardım dosyası başlamanız için yeterli oalcaktır. Ayrıca ileri grafik bilgisi olmadan temel ofis yazılımı bilginizle işlerinizi halledebilirsiniz.
oo2-draw-app_galaxy_128
Masaüstü Yayıncılık için Scribus [0$]
Masaüstü yayıncılık için geliştirilmiş olan özgür yazılımlardan biri de Scribus. Quark ya da InDesign ile yapabileceklerinizi bu program sayesinde ücretsiz bir şekilde oluşturabilirsiniz. Bu yıl Belçika'da en iyi kitap tasarım ödülünü alan Cross Over adlı kitabın Scribus ile yazıldığını biliyor musunuz? Scribus ile ilgili temel bilgi için Pardus wiki'ye göz atabilirsiniz. Ayrıca google video sitesindeki turorial ile hızlı bir başlangıç yapabilirsiniz.
scribus-icon-128
Ekran görüntüsü yakalamak isterseniz wink [0$] işinizi görecektir.
Wink bir sunum ve rehber yapma yazılımıdır, birincil hedefi bir yazılımın nasıl kullanılacağının rehberini oluşturmaktır. Wink kullanarak ekran görüntüsü yakalayabilir, anlatım kutuları ekyebilir,fare imlecini kaydedebilir, düğmeler, başlıklar vs. oluşturabilirsiniz ve kullanıcılar için çok kulanışlı rehberler yapabilirsiniz. Adobe Captivate ile hazırlayabildiklerinizi bu program ile kısa sürede yapabilirsiniz. Program açık kaynak ve ücretsiz ayrıca Windows altında da çalışabiliyor. Bunların yanında programın üç adet ödüle layık görüldüğünü de yazmamak olmaz.
uygulanışına bir örnek
winklogo

Daha detaylı bilgi için şu adrese bakabilirsiniz.
-----

Linux dünyasında grafikerler için araçlar bunlarla sınırlı değil işte şu adreste en iyi 40 açık kaynak grafik aracı tanıtılmış. Ayrıca grafik programları ve kullanımları ile ilgili Özgürlük İçin dergisinin Haziran 2009 sayısı oldukça geniş bilgi içeriyor.

Açık kaynak programlara ulaşabileceğiniz adresler:

http://oss.zentu.net/

http://www.osalt.com/graphic-applications

Yazı için kullanılan diğer kaynaklar:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Blender

http://tr.pardus-wiki.org/Blender

http://www.argeakademi.com/content/view/141/27/

http://www.mmistanbul.com/soru-cevap/action/detail/question/baslangic-icin-hangi-3d-platformu-uygun-

http://www.sabankus.com/vektorel-cizim-icin-ozgur-yazilim-inkscape

http://www.bildirgec.org/etiket/inkscape

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=inkscape

http://www.enixma.org/dergiler/0805/0805.php

http://www.ozgurlukicin.com/etiket/inkscape/

http://wiki.inkscape.org/wiki/index.php/Galleries

http://wapedia.mobi/tr/Inkscape

http://screencasters.heathenx.org/

http://www.zoque.net/luna-grafik-forumu-2d/21654-grafiker-olmak-icin-2/

http://www.prografik.net/forums.php?m=posts&q=57&n=last

27
May

Bu yazı dizisinde, Linux’a geçen çeşitli kullanıcıları neler bekliyor, göstermeye çalışacağız. Ev kullanıcıları, Grafikerler, Web Tasarımcılar, Yazılımcılar, Öğrenciler, Mühendisler ve diğerleri… Hepsini ayrı ayrı ele alıp ihtiyaçlarına göre Linux’un yeterliliklerini ve yetersizliklerini ölçeceğiz.

Öncelikle ev kullanıcıları ile başlayacağız. Bir ev kullancısının ihtiyaçları nelerdir? Linux bu ihtiyaçlara cevap verebilir mi?

Bir ev kullanıcısı bilgisayarından ne bekler?

1- Hızlı bir şekilde açılmasını
2- Yeni aldığı bir yazıcıyı ya da kamerayı bilgisayarına taktığında hemen kullanmaya başlamayı
3- İnternette rahatça dolaşabilmeyi (casus yazılımlarla ve istenmeyen pencerelerle uğraşmamayı )
4- Gerektiğinde kolayca bir CD kopyalamayı yeni bir CD veya DVD oluşturabilmeyi
5- Virüslerden dolayı resimlerini, videolarını ve diğer belgelerini kaybetmemeyi
6- Ses ve Video dosyalarını oynatabilmeyi
7- Temel Ofis uygulamalarını açıp işlerini halledebilmeyi
8- MSN – Google Talk – Yahoo Messenger gibi anında mesajlaşma programlarını kullanabilmeyi
9- Hata vermeyen bir işletim sistemi kullanmayı
10- Tüm bu işlemleri en ucuz şekilde yapabilmeyi (Crack, warez, serial ile uğraşmamayı)
images

Ubuntu ve Pardus işletim sistemleri ev kullanıcıları için uygun çözümlerdir. Bu sürümleri göz önünde bulundurarak soruları cevaplayacağız.

1- Ubuntu normal bir makinada 28 saniyede, Pardus ise 38-45 saniyede açılıyor. Bu süreler bir ev kullanıcısı için oldukça tatmin edici. Ayrıca yandaki tabloda karşılaştırmalı olarak işletim sistemlerine göre açılış süreleri gösterilmiştir. boot-time1
installplugnplayhardwares1 2- Yazıcı ve kameraları, linux desteği mevcutsa hiçbir sürücü yüklemeye gerek kalmadan kullanmaya başlayabilirsiniz.
Örnek olarak Epson DX7450 yazıcımı Ubuntu 9.04 işletim sistemi yüklü bir bilgisayara bağladım, ubuntu otomatik olarak 10-15 saniyede gerekli tüm yüklemeleri yapıp kullanıma hazır hale getirdi. Tabi bu yazıcıyı seçerken Linux’a desteği olup olmadığını araştırmıştım. (Aldığımız donanımlarda linux desteği olmasına özen gösterirsek donanım üreticileri de linux’a uyumlu sürücüler geliştireceklerdir.) Not: Linux desteği olan donanımlar kolayca kurulabilirken destek vermeyen donanımları kullanmak bazen imkansız hale gelebiliyor. Bu da donanım üreticilerinin bir marifeti aslında.

3- Firefox gibi güzel bir internet tarayıcısı ile özgürce sörf yapabilirsiniz. İstenmeyen casus pencereler sizi rahatsız edemez. Güvenle bankacılık işlemlerinizi yapabilirsiniz. Neden Firefox diye bir aratın bakalım…

4- CD ve DVD yazmak için gerekli programlar işletim sistemi ile beraber kurulur. Ayrıca Nero vb. programları kurmanıza gerek kalmaz. Çok kolay bir şekilde CD yazabilir ya da kopyalama yapabilirsiniz.

5- Güzel haber! Linux’ta hemen hemen hiç virüs yok. Evet yanlış okumadınız virüs yok yazıyor. Windowstaki virüsler Linux’un yapısı gereği aktif olamazlar. Bu nedenle windowsu çökerten hiçbir virüs Linux’un kılına bile zarar veremez. Hiçbir veriniz bu nedenle kaybolmaz. Az sayıda Linux virüsü de bulunur ancak bunların önlemleri alınmıştır. Linux’da virüs neden tehdit değildir yazısı ile daha detaylı bilgi edinebilirsiniz. no-virus

6- Ses ve Video oynatmak için çeşitli programlar mevcuttur. Bunlar ilk kurulduğunda otomatik olarak gelir sizin ayrıca birşeyler kurmanıza gerek kalmaz. Eğer yeni bir codec gerekirse Ubuntu bunu otomatik olarak tespit edip internetten indirip kurabilir.

openoffice 7- Open Office ücretsiz olarak yüklenen bir ofis programıdır. Bu programda İşletim sistemini ilk kurduğunuzda otomatik olarak yüklenir. Open Office 3 ile MS Office 2007 dosya formatında kaydedilmiş belgeleri de rahatça açabilirsiniz. Tek tıklama ile pdf dökümanlar bile oluşturabilirsiniz.
pidgin2
8- MSN, Google Talk ve diğerlerini tek bir programdan yönetebilirsiniz. Bunun için de yeni bir program yüklemeye gerek yok. Pidgin, Kopete ve Amsn ile anında mesajlaşmaya başlayabilirsiniz.
pidgin
ars61 9- Hata vermeyen işletim sistemi yoktur. Ancak durmadan hata veren bir işletim sistemini kimse istemez. Hele durmadan soru soranı insanı çileden çıkartıyor. Yandaki gibi hatalarla Linuxsa pek karşılaşmazsınız. Elbette Linux’u da çok zorlanırsanız hatalarla karşılaşmanız mümkün : )
10- Yapmak isteyeceğiniz tüm işler için özgür bir yazılım mevcuttur. Bunlara para ödemeniz gerekmez gönlünüzden ne koparsa destek verebilirsiniz tabiki. Lisanslı yazılım kullanmanın gönül rahatlığını yaşarsınız. Crack siteleri ile işiniz olmaz. Tüm bunlara ücretsiz bir şekilde ulaşabilirsiniz.

Sonuç: Bir ev kullancısı olarak söyleyebilirim ki Linux; kullanımı bakımından diğer işletim sistemlerinden daha kolay öğrenilebilen, kurulum sonrasında daha az sorun çıkaran, maliyeti ev ve ülke ekonomisine katkı sağlayan bir işletim sistemidir. Buradaki tek sıkıntı insanların alışkanlıklarını kolay kolay değiştirmek istememeleridir. Oysa kısa vadede alışkanlıkları değiştirmek zor olsada bunun bize uzun vadede çok şey kazandıracağı kesindir.

Not: Ev kullanıcıları ihtiyaçlarını buraya yazarlarsa bu ihtiyaçlara da cevap verip veremeyeceğini buradan bildirebiliriz. Yorumlarınızla bize katkıda bulunun.

Kaynak:
http://blog.jjtcomputing.co.uk/2008/11/29/boot-up-speed/
http://www.linux-drivers.org/
Resimler:
Flickr, Google Resimler

12
May

Yeni dizüstü bilgisayarıma geçişle beraber eski bilgisayarımdaki web tarayıcı ve eposta bilgilerimi yenisine taşımam gerekiyordu. Windows’tan Linux’a geçişte problem yaşar mıyım diye araştırma yaparken bu işin çok kolay bir şekilde halledilebileceğini öğrendim. Şimdi bu geçişi biraz anlatalım.
Önce vazgeçilmez internet tarayıcım Firefox ile başlayım.

Windows tarafı:
C:\Documents and Settings\”Kullanıcı adı”\Application Data\Mozilla\Firefox\Profiles
Klasörü altında
xxxxx.default adında bir klasör göreceksiniz.
işte bu klasörde kullandığınız Firefox’a ait tüm bilgiler bulunuyor. Bu klasörü kopyalıyoruz. Şimdi Ubuntunuzu açma zamanı.
Klasörü bulamadıysanız resimler size yardımcı olabilir.

Vista için:
Vista appdata

XP için:

xp appdata1

xp appdata2


Ubuntu Tarafı:
Kopyaladığınız Firefox klasörünü ubuntuda
Menüden Yerler/Başlangıç dedikten sonra Görünüm menüsünden Gizli dosyaları göster’i seçip

.mozilla/firefox altına kopyalayın.

burada bulunan
profiles.ini dosyasını açarak

Path=xxxxxxx.default

yazan yere kendi kopyaladığınız klasörün adını yazın.

Firefox’u başlattığınızda yer imlerinizden parolalarınıza, eklentilerinizden temalarınıza kadar herşeyi aynı bulacaksınız.

Sırada Thunderbird taşıması var:

Windows Tarafı:
C:\Documents and Settings\”Kullanıcı adı”\Application Data\Mozilla\Thunderbird\Profiles
Klasörü altında
xxxxx.default adında bir klasör göreceksiniz.
işte bu klasörde kullandığınız Thunderbird’e ait tüm bilgiler bulunuyor. (Tüm eposta ayarlarınız, gelen ve giden postalarınız da tabi) Bu klasörü kopyalıyoruz. Şimdi Ubuntuya geçelim.

Ubuntu Tarafı:
Kopyaladığınız Thunderbird klasörünü Ubuntuda
Menüden Yerler/Başlangıç dedikten sonra Görünüm menüsünden Gizli dosyaları göster’i seçip

.mozilla/thunderbird altına kopyalayın.

burada bulunan
profiles.ini dosyasını açarak

Path=xxxxxxx.default

yazan yere kendi kopyaladığınız klasörün adını yazın.

Thunderbird’ü başlattığınızda herşeyi aynı bulacaksınız.

Bu bilgileri Windows’tan Ubuntuya geçerken kullanabileceğimiz gibi kendi bilgilerimizi yedeklemek amacıyla da kullanabiliriz. O kadar özenerek oluşturduğumuz Firefox’u ya da Thunderbird’ü tekrar tekrar kurmak yerine bu klasörleri yedekleyerek tüm emeğimizi sağlama almış oluruz.

Tek klasörü kopyalayarak herşeyi yedeklemek gibi bir kolaylığı özgür yazılıma borçluyuz gibime geliyor.

Daha detaylı bilgi için kaynakları inceleyebilirsiniz.
Kaynak:
Firefox
Thunderbird

16
Nis

Linux’a attığınız ilk adımlarda dikkat etmezseniz kayıp düşebilir ve sonrasında acıyla tekerlekli sandalyenize geri dönebilirsiniz. Bunun için aşağıdaki başlıklara göz atmakta fayda var.

Linux kurulumu zor değildir ancak dikkat edilmesi gereken birkaç nokta bulunur. Öncelikle Linux NTFS ya da FAT32 üzerinde çalışmaz kendine has ext3 dosya sistemi vardır. (NTFS ve FAT32 diskleri okuyup yazabilir.) Her sürümün kendine göre kurulum adımları vardır. Yükleme sırasında en önemli nokta disk bölümlemesi kısmıdır. Disk bölümlemesi yaparken kök dizini (/ ile başlayan ana dizin) için bir bölüm ve bir de takas alanı denilen (Sanal bellek diyebiliriz) kısım için bir bölüm oluşturmanız gerekir (RAM’in iki katı büyüklüğünde takas-swap alanı oluşturmak yeterlidir).  Bu konuda o kadar çok kaynak vardır ki ben size sadece favori sürümlerim olan Pardus ve Ubuntu’nun (İkisi de Türkçe) nasıl kurulduğu ile ilgili kaynakları vereceğim. (Bu Linux sürümleri hem giriş seviyesindeki kullanıcılara hem de profesyonel  kullanıcılara hitap etmektedir.) Pardus kurulumunu adım adım öğrenmek için burayı tıklayabilir ya da daha geniş bilgi için buradan faydalanabilirsiniz. Resimli Ubuntu Kurulumu için de burayı tıklayıp hemen kurulum için gerekli adımları öğrenebilirsiniz. Ubuntu kurulumu için daha detaylı bilgi için ise şuradan bilgi edinebilirsiniz. Kurmak zor geliyor ya da henüz Linux’a geçmeye korkuyorsanız hiç kurulum yapmadan çalışan CD ile suya sabuna dokunmadan bilgisayarınızda Linux çalıştırabilirsiniz.

Donanım sürücülerini yüklemeye genellikle gerek kalmaz. Son sürüm Linuxlar birçok donanımı destekler. Eğer donanım tanımada sorun yaşarsanız öncelikle üreticinin sitesinden Linux sürücülerini bulup yüklemeyi deneyin. Eğer olmaz ise internette aynı sorunu yaşayan kişileri bulmayı deneyebilirsiniz.

dosya_duzeniLinux’un dosya yapısı farklıdır. Alışılagelmiş C:\ yada D:\ sürücülerini göremezsiniz. Bunun yerine daha gelişmiş bir dosya yapısına sahiptir. Bu gelişmiş dosya yapısının nasıl olduğunu buradaki ve şuradaki adreslerden öğrenebilirsiniz. Dosya yapısının böyle olmasının birçok avantajı vardır ancak bunları kullanarak anlayabilirsiniz.

opensource_image

Program kurulumu Linux’da hem kolay hem de çok zordur. Linux’un en can sıkıcı kısmı burası diyebilirim. Program kurmak kolaydır çünkü kurduğunuz Linux sürümünün (Pardus, Ubuntu vd.) Yazılım ekleme bölümünde listeden istedğiniz yazılımı seçip kur’a bastığınızda yazılım internetten otomatik olarak depolardan indirilip kurulur. Ancak depolarda olmayan yazılımları kurabilmek bilgi gerektirir. O nedenle bu konuya bu yazıda girmeyeceğim. Ama bu konuda başarısızlığa uğrarsanız sizden kaynaklanmadığını bilin. Biraz çaba sarf ederseniz kurulmayacak program yoktur. Kurulum için daha detaylı bilgi için Çağatay Çebi’nin şu sayfasına ve belgelerdeki bu sayfaya bakabilirsiniz.

amsn pidgin

Linux’a geçmeyi düşünen kişilerin ilk sordukarı sorulardan birisi de Linux’ta MSN’e girebilecek miyim oluyor. Buna cavabım ise tabikide evet. Hem de tek programla hem msn hem yahoo messenger hem google talk hem de diğer anlık yazışma hizmetlerini kullanabiliyorsunuz. Neredeyse tüm Windows programlarının Linuxta birkaç alternatifi var. Bunlardan en bilenenleri Open Office (Microsof Office), Firefox (Internet Explorer), ThunderBird(Outlook), aMSN, Pidgin (MSN Messenger), InkScape(Fireworks), Gimp(Photoshop), vd. Güncellenen tam liste için bu adrese bakabilirsiniz. Ayrıca burada da karşılaştırmalı bir tablo mevcut.

Linux zor değil alışkanlıklarımızı değiştirmek zor.

Özellikle ilk geçiş aşamasında kullanıcıların karşılaşabilecekleri durumlar ve çözüm yolları ile ilgili bu yazıya yorum yaparak katkıda bulunabilirsiniz.

30
Mar
    Linux camiasına girdiğinizde sıklıkla duyacağınız bir terim var. O da "Açık Kaynak" (Open Source) terimidir. Açık Kaynak, "Özgür Yazılım" olarak da adlandırılır. Kaynak derken bahsedilen genel olarak bilgidir. Açık kaynağın ne olduğunu öğrenmeniz için bilgisayar mühendisi, programcı ya da bilgisayar kurdu olmanıza gerek yoktur, bu felsefeyi herkes öğrenebilir.
    • Donanım (Hardware): Bir bilgisayarın veya başka bir benzer sistemin fiziksel, dokunulabilir, gerçek parçaları (ses kartınız, işlemciniz, disk sürücüleriniz, monitörünüz, yazıcınız gibi). (1)
      Açık kaynağa geçmeden önce bu konu ile ilgili bilinmesi gereken birkaç terimden bahsetmek istiyorum. Bigisayar temel olarak iki birimden oluşur. Bilgisayarın elle dokunabildiğimiz parçaları yani donanımı bir de bu donanımlar içerisinde çalışan programlar yani yazılım. Daha ayrıntılı olarak ele almak gerekirse:
      Yazılım (Software): Donanımlar üzerinde elektronik olarak saklanabilen bilgisayar programları ya da verilerin tümüne verilen isim (işletim sisteminiz, mp3 dosyalarınız, mp3 çalıcı programınız, metin belgeleriniz gibi). (1)
      Bunlara ek olarak yazılımı oluşturan kaynak kodlar vardır. Kaynak kod ise bir yazılımın çalışması için gerekli komutların, emirlerin, yönergelerin, talimatların bulunduğu dosyalardır. Örneğin bilgisayarda bir müzik çalarken hoparlöre kaç şiddetinde sesin gönderileceğini, ekrana hangi yazıların çıkarılacağını ve daha birçok komutun yazılı olduğu dosyalardır. Bunları programlama bilgisi olan uzmanlar anlayabilirler.
      Son olarak bilgisayar işte bu iki birim olmadan (Donanım ve Yazılım) kesinlikle çalışmaz. Sadece donanım ya da sadece yazılım bizim hiçbir işimize yaramaz. Hiç yazılım bulunmayan bilgisayarın çöp tenekesinden bir farkı yoktur ya da donanım olmadan elimizde bulunan bir yazılım CD'si ancak arabanın camına yapıştırılır başka hiçbir işe yaramaz.
      Tüm bu terminolojiden sonra şimdi sizlerle küçük bir tarihi gezintiye çıkalım.
      İsadan önce 1300'lü yıllara gidlim. Bundan 3300 yıl önce, II. Ramses, Hititlerle savaşmak için yola çıkıyor ve işte aşağıdaki savaş arabalarıyla savaşıyorlar.

Hitit ve Mısır atlı savaş arabaları
Eski Hitit savaş arabası

    Daha sonra aradan 1000 yıldan fazla geçiyor İsadan Sonra 50-300 yılları. Roma imparatorları da aşağıdaki savaş arabalarıyla fetihler yapıyorlar:

Roma Atlı Savaş Arabası
Eski roma savaş arabası
Aradan yine 1000-1200 yıl geçmiş ve Fatih istanbulu işte böyle fethetmiş:
Fatih Sultan Mehmet'in İstanbulu Fethi Figürü
Fatih’in İstanbul’u Fethi
1700-1800'lü yıllarda Sanayi Devriminin gerçekleşmesi ile insanlık bilim ve teknoloji alanında hızlı bir ilerleme kaydediyor. Yaklaşık 3000 yılda meydana gelemeyen bilimsel gelişme 150-200 yıl gibi kısa bir zamanda gerçekleştiriliyor. Aşağıdaki fotoğraflar da yukarıdaki fotoğraflarla bir kıyas yapabilmeniz içindir.
radara yakalanmayan savaş uçağı

apache helikopter

füze

Yıl 1970 bir adam çıkıyor ve şu sözleri sarfediyor:

"Bilim ancak kollektif olarak gelişir ve bilgi paylaşılmalıdır."
Bu sözlerin sahibi Açık Kaynak felsefesinin kurucusu Richard M. Stallman'a ait.

    Bilimin bu kadar hızlı bir şekilde gelişmesi basım-yayım ve iletişim hizmetlerinin yaygınlaşması ve kolay ulaşılabilir olması ile mümkün olmuştur. Bu gün dünyanın herhangi bir üniversitesinde yapılan bilimsel çalışma bir kaç saat içerisinde dünyadaki herkese açık bir bilgi olabilmektedir ve bu bilgileri kullanan diğer bilim adamları yeni keşifler yapabilmektedirler.
    Bilgisayar teknolojilerinin geliştiği ilk yıllarda da yazılımın gelişimi bilgi paylaşımına dayanmaktaydı. Ne var ki bir süre sonra işler değişti ve yazılımlar ticarileşmeye başladı. Ticari yazıılmlar kaynaklarını paylaşmıyor ve bilgiyi saklıyorlardı böylelikle yazılımın gelişimini ve kullanıcıların haklarını kısıtlıyorlardı. Kapalı kaynak yazılımlar küçük bir kitleyi doyuran egoist yazılım devleri oluşmasına yol açtı. (1)
    İşte tüm bu süreç içerisinde Stallman 1985 yılında Free Software Foundation firmasını kurup özgür yazılım felsefesini ortaya çıkarmıştır.
    Özgür yazılım nedir sorusuna şu cevabı vermektedirler:
    Özgür yazılımın temelinde kullanıcının bir yazılımı çalıştırma, kopyalama, dağıtma, inceleme, değiştirme ve geliştirme özgürlükleri yatar.

Daha kesin ve açık bir ifadeyle, kullanıcılara şu haklar tanınmıştır:

  • Her türlü amaç için programı çalıştırma özgürlüğü (özgürlük 0).
  • Programın nasıl çalıştığını inceleme ve kendi gereksinimleri doğrultusunda değiştirme özgürlüğü (özgürlük 1). Program kaynak koduna erişim bunun için bir ön şarttır.
  • Yeniden dağıtma ve toplumla paylaşma özgürlüğü (özgürlük 2).
  • Programı geliştirme ve gelişmiş haliyle topluma dağıtma özgürlüğü (özgürlük 3). Böylece yazılm bütün toplum yararına geliştirilmiş olur. Program kaynak koduna erişim bunun için de bir önşarttır. (2)
  • Açık kaynaklı bir yazılım ücretsiz olmak zorunda değildir. Açık kaynak olarak satılan bir çok ticari yazılım bulunmaktadır.

      Unutmadan bir de kapalı kaynak kodlu yazılımlar vardır. Şu anda kullanılan yazılımların büyük bir bölümü kapalı kaynak kodlu yazılımdır (Windows, MS Office, Photoshop, AutoCAD gibi. Kapalı kaynak kodlu yazıılm da şu şekilde açıklanabilir:
      Kapalı Kaynak Kodlu yazılımlar adından da anlaşılacağı üzere bize kaynak kodunu göstermeyen yazılımlardır. Yani bir programı kullanırsınız ama nasıl çalıştığını, bilgisayarınıza o anda neler yaptığını bilemezsiniz. Bunun doğal bir sonucu olarak da herhangi bir sorunla karşılaştığınızda bu sorunun neden dolayı oluştuğunu da kestirmeniz pek mümkün olmaz. Yazılımı geliştirmek sadece o yazılım sahibinin tekelindedir. Yani siz beğenmediğiniz, ya da "şöyle olsa nasıl olurdu?" dediğiniz bir yazılımı istediğiniz şekilde değiştirme hakkına sahip değilsinizdir. Bunu şöyle de örneklendirebiliriz; önünüze sabit menü bir yemek gelmektedir ve tuzu, karabiberi, herşeyi ayarlanmış olduğu size söylenir, size de yemenizi söylerler. Ayrıca o yemeği civar köylerde yapan bir tek kendilerinin olduğunu iddia edip de sizden fahiş fiyatlar isterlerse vay hâlinize... (3)

    Daha fazla bilgi için:
    Ozgur Yazilim Nedir?
    GNU Felsefesi ve Linux İşletim Sistemi
    Özgür Yazılım Felsefesine Giriş...

    Resim Kaynakları
    http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/7/7b/Hittite_Chariot.jpg
    http://library.thinkquest.org/06aug/00418/chariot2.jpeg
    http://img459.imageshack.us/img459/2521/tablo093uf.jpg
    http://www.wallpaperbase.com/wallpapers/military/m1a1abramstank/M1A1_abrams_tank_2.jpg
    http://www.resimcity.com/data/media/138/www.resimcity.com_helikopter_resimleri_apache.jpg
    http://www.kaliteliresimler.com/data/media/41/f_117_nighthawk_2.jpg
    http://www.bilim-teknoloji.gen.tr/roket-fuze/fuze_dikine.jpg
    Kaynakça
    1- http://cekirdek.uludag.org.tr/~meren/belgeler/gnu/gnu.html
    2- http://www.gnu.org/philosophy/free-sw.tr.html

    3- http://e-bergi.com/2007/Nisan/Ozgur-Yazilim-Nedir