17
Haz
Havaların iyiden iyiye ısındığı şu Haziran günlerinden pek çoğumuzun merak ettiği ses dosyalarının içine mesaj gizleme konusuna kısaca değinmek istedim.

Herkesin bildiği üzere bunun en son örneğini yeni Batman filminin sitesinde görmüştük. Sitedeki müziği inceleyen hayranlar içindeki mesajı çözerek resmin bir parçası olmayı başarmıştı.

Şimdi ne işin teknik boyutuna ne de kullanacağımız uygulamaların detaylarına değinmeden kısaca seslerin içine mesaj gizlemeye bakalım. İhtiyacımız olan uygulamalar şu şekilde:
  • ARSS: Ses dosyalarını analiz ederek bir spektrografa dönüştürebilen ve spektrografları ya da kullanıcıların kendi oluşturdukları resimleri sentezleyerek ses dosyalarına çevirebilen bir program. Pardus kullanıcıları buradan, Arch kullanıcıları şuradan, Gentoo kullanıcıları da oradan yükleyebilir.
  • KolourPaint: Basit bir resim düzenleme uygulaması, hakkında daha fazla bilgi için şuraya bakabilirsiniz. KDE kullanıyorsanız büyük ihtimalle kuruludur, değilse kurabilir veya GIMP'i kullanabilirsiniz.
  • Clementine: Basit bir müzik çalar. Paket tanıtımı için şurayı okuyabilirsiniz.
İlk önce gizlemek istediğimiz mesajı KolorPaint ile hazırlayalım. Burada siyah arkaplan üzerine beyaz renkli bir yazı hazırlayabilirsiniz. Daha sonra bu resmi bmp uzantısıyla saklamanız gerekiyor.
Daha sonra Konsole üzerinden ARSS'ı açarak resmi sese dönüştürüyoruz. Ben henüz belgelerini okumadığım için deneme yanılmayla buldum buradaki değerleri, en iyi sonuç için belgelerine bakmanızı tavsiye ederim.
Şimdi ARSS'ın ürettiği wav dosyasını Clementine ile açalım. Clementine'nin aşağısında bulunan ses görselleştirme bölümünden Sonogram'ı seçelim ve hazırladığımız mesajın nasıl göründüğüne bakalım.
Henüz elimde Sonic Visualizer gibi gelişmiş bir uygulama olmadığı için detaylı inceleyemesem de fena görünmediğini söyleyebilirim. Yaptığım bir diğer deneme ve sonucu da şu şekilde:
Farklı örnekler de yapılabilir ama resimler için alan biraz dar olduğu için pek anlaşılır olmuyor. İşi daha da ilerletmek için bu oluşan gizli mesajlı sesi dikkat çekmeyecek şekilde normal bir ses / müzik dosyasının içine gizlemek denenebilir. Belki Audacity bunun için kullanılabilir, bakmak lazım.

Bu kadar, her gün, her an işimize yarayabilecek bir konuya daha göz atmış olduk böylece.

Kaynak: How to Hide Secret Messages and Codes in Audio Files
31
Ara
Pardus'unuzda eğer Wireshark yüklü değilse, Uygulama Çalıştırıcı Menüsü > Sistem >Paket Yöneticisi > Wireshark
ya da kısaca Alt+F2 > Yakuake > sudo pisi it wireshark

1. Wireshark çalıştır, Capture menüsü > Options. Açılan pencerede Interface, internete girdiğiniz ağ kartını seçiniz. Capture Filter, port 80 girin ve Start.

2. Wireshark'ın üst bölümünde Filter 'e, http.content_type == "audio/mpeg" girin ve Apply tuşlayın.

3. Grooveshark'dan artık şarkılarınızı dinlemeye başlayabilirsiniz. Dinlediğiniz şarkı bittikten sonra Wireshark'ta

solda gördüğünüz gibi sağ tıklayıp "Follow TCP Stream" tıklıyoruz. Ve son olarak kaydediyoruz.
25
Kas
Sürpriz yumurtaları, genelde bunlar hakkında yazılmış yazıları okuyarak ortaya çıkarmaya çalışırız. Kendi adıma konuşayım bugüne kadar pek fazla sürpriz yumurta bulmuşluğum yok, hatta bu ilk diyebilirim.

Özgür ya da kapalı kaynak demeden hepsinde bulunan ama her ikisinde de ortaya çıkarmanın o kadar da kolay olmadığı sürpriz yumurtaları, geliştiriciler tarafından programların (burada program demek bir sınırlama getiriyor ama daha iyi bir ifade bulamadım şimdi, ürün demek istemedim, eser de abartı olur. Donanımların içindeki pek çok sürpriz yumurtaya da rastlayabilirsiniz, yeteri kadar istekliyseniz) içine saklanan, çeşitli tuş kombinasyonları veya işlem adımları sonrasında ortaya çıkan ve kullanıcıların yüzünde tebessüm oluşturan şeylerdir diye basitçe tanımlayabiliriz.

Benim az önce bulduğum sürpriz yumurtaya gelirsem, her şey Chromium'da çok işime yarayan Sexy Undo Close Tab'ın bazı ayarlarını değiştirmek istememle başladı. İstediğim ayarları yaptıktan sonra kaydet düğmesine bastım, normalde zaten emin olmak için birden fazla kez kaydet düğmesine basarım, ctrl + s'ye ise nedensiz bir güvensizlik duyarım. Bu sefer düğme metni de değişince ikinciden sonra birkaç kez daha düğmeye bastım ve sonuç olarak harika bir şarkıyı dinler buldum kendimi.

Bu örnek bana sürpriz yumurtaların eğlence dışında tanıtım için de harika bir yöntem olduğunu gösterdi. Ben de bundan sonra böyle şeyler yapacağım. Örneğin, Sexy Undo Close Tab'dan sadece bir Chromium eklentileri yazısında bahsetmenin dışında kendisi hakkında özel bir yazı da yazmış oldum.





Chromium kullanmayan, kullansa da eklentiyi kurmaya veya ekran görüntüsündeki şarkıyı aramaya üşenebilecekler için videoyu da koyayım tam olsun, ortada sürpriz müpriz kalmadı nasıl olsa :)



Şuradaki Google Reader ile ilgili sürpriz yumurta da güzele benziyor, deneyeyim.
5
Haz
Mikrofonla ses kaydedebiliyor ama bunun yanında ara sıra da sadece bilgisayarda çalan sesleri kaydetmek istiyorsanız bu belge tam size göre. Bu özelliğin daha iyi anlaşabilmesi için Windows'taki "stereo mix"e benzediğini söyleyebiliriz. Bu yöntemle bilgisayarınızda çalınan her sesi, Flash videoları, filmleri, radyo yayınlarını vb. kaydedebilirsiniz. Belki daha kolay bir yöntemi vardır ama ben bilmiyorum, bunu da yeni öğrendim :)


  • Sistem Çekmecesi'ndeki KMix simgesini sağ tıklayın ve Gelişmiş Ses Denetimi (pavucontrol, PulseAudio Volume Control) uygulamasını açın.
  • Audacity'yi açın.
  • Amarok'u açarak, herhangi bir internet radyosunu açın.

  • Audacity'e geçin ve ses kayıt işlemini başlatın.
  • Gelişmiş Ses Denetimi'ne geçin. Kayıt sekmesini açın. Göster bölümünden Uygulamalar'ın seçili olduğundan emin olun. Daha sonra Audacity ile ilgili girdinin nereden kayıt yapacağını ayarlayın.

  • Yaptığınız bu ayarlar kalıcı olduğundan (Audacity için sadece, her uygulama için farklı ayarlar kullanılıyor) aynı işlem için bir daha uğraşmanıza gerek kalmayacaktır. Fakat (Audacity'de) tekrar mikrofonla kayıt yapmak için önceki ayarlarına döndürmeniz gerek.
  • Audacity'e geçerek kaydı kontrol edebilirsiniz.

  • İşte stereo kaydımız, dinlemeye hazır :)




Kaynak:
How to Recording Internal Audio in Ubuntu
24
Ara
Uzun zamandır öntanımlı oynatıcı olarak VLC kullanıyorum. Bu sadece video dosyaları için geçerli olmasına rağmen Amarok'u MP3 çalmaya ikna edemediğim günlerde VLC'nin müzik için de ideal bir oynatıcı olduğunu gördüm. Noel arifesine girdiğimiz şu günlerde kulaklarımıza hala nasıl olur da yeni yıl melodileri çalınmadı diye merak ediyordum ta ki (her yerde bu ikiliyi kullanmak istiyorum deli gibi) VLC'nin başındaki şapkayı görene kadar. Söylediğim gibi VLC esprili olmasının yanı sıra çok yetenekli bir medya çalışma ortamı sunuyor, hem video hem de ses dosyaları için. Geliştirilmeye yeni başlanan VLMC ile bizleri nelerin bekleyeceğini ise zaman gösterecek.

Konumuza dönmeden (daha doğrusu başlamadan) önce geçmişe bir sıçrayış gerçekleştirelim (Dexter'laşamıyoruz bari Lost'layalım). GNU/Linux'a ilk geçtiğim günlerde Amarok ile MIDI çalamadığım için şaşırmıştım çünkü Winamp ile bu biçimi ek bir işlem yapmadan çalabiliyordum (hatırladığım kadarıyla) Windows kullandığım günlerde. GNU/Linux'ta ise MIDI için ayrı bir oynatıcı gerekiyordu. KMid sayesinde elime geçen her MIDI'yi çalabildim TiMidity++'nin de desteğiyle (Şimdiye dönme efekti...). Öİ'de bir kullanıcının MIDI dosyalarını çalamadığını okuyunca KMid'i tavsiye edecektim ama KDE4'e geçişte geride kalanlardan biri olmuş KMid de. Fakat üzülmeye gerek KDE 4 için sıfırdan KMid2 yazılmaya başlanmış ve şu an oldukça erken geliştirilme aşamasında olmasına rağmen güzelce çalışıyor (Pardus kullanıcıları şuradaki henüz bitmemiş kaynak paketi deneyebilirler).

Ne yani koskoca Pardus'ta bir MIDI çalmak için kaynak dosyalardan paket mi kurmak zorundayız? Elbete hayır (nerden alıştıysam bu duyar gibi oluyorum kalıplarına bilmiyorum peder). VLC sayesinde pek çok medyayı olduğu gibi MIDI'leri de sorunsuzca çalabilirsiniz. O değil benim hiç kaliteli (ama öyle böyle değil) bir ses kartım olmadı ki donanımsal olarak sentezlesin hedeyi hüdeyi. Neyse benim gibi sadece ses çıkarabilecek kadar kaliteli ses kartlarına sahip kullanıcılar için yazılımsal sentezleme çözümleri var imdadımıza yetişen. VLC de yazılımsal sentezleme yazılımlarından biri olan FluidSynth'den ve ses izlerinden yararlanarak MIDI'leri çalabilmektedir. İlk önce VLC'nin FluidSynth desteği ile birlikte gelip gelmediğini kontrol edin, eğer bu özellik yoksa dağıtımınızdaki paketçisiyle iletişime geçebilirsiniz, Pardus 2009'da bu özelliklik öntanımlı olarak gelmektedir, ayrıca bir işlem yapmanıza gerek yoktur. Daha sonra ise internet üzerinden ücretli veya ücretsiz olarak sunulmakta olan ses izlerini bilgisayara indirmeniz gerekmektedir. Son olarak da bu ses izlerinin yerini VLC> Araçlar> Tercihler (Gelişmiş)> Girdi/Kodekler> Ses Kodekleri> FluidSynth bölümü aracığıyla belirtmeniz gerekmektedir. Bütün bunlardan sonra istediğiniz her MIDI'yi VLC ile açabilirsiniz. Bitti mi? Evet bitti. Eee ekran görüntüsü yok bu yazıda hiç. Ses bu ya.?!

Sonraki yazılarda Özgür Müzik ile ilgili de bir kaç kelime etmek istiyorum, o zamana kadar bildiğinizi okuyabilir ve Jamendo'daki gıdalardan besilenebilirsiniz.


(Bu yazı Streams of Fear'ın MIDI'si dinlenerek ve noter huzurunda yazılmıştır. Hatta diş hekimleri de bütün bu olan biteni onaylamıştır.)

20
Eki

sylvainKendinizi tanıtabilir misiniz?

Merhaba, ben Sylvain Zimmer. Jamendo’nun kurucusuyum ve şu anki CTO’su yani teknoloji sorumlusuyum. Fransa’daki Grenoble’da bir mühendislik fakültesinde uygulamalı matematik çalışırken, Mayıs 2004′te Jamendo’yu kurdum. İnternet ortamında gelişen teknolojilerin ve özgür yazılımın her zaman etkisinde kaldım. Ayrıca müzisyen bir ailede yetiştim. Sonuçta Jamendo iki tutkumun birleşimi oldu.

Sizin için müzik nedir?

Müzik, işten önce benim için büyük bir tutkuydu. Ayrıca birkaç müzik aleti çalıyorum, Jamendo bu açıdan da benim için oldukça idealdi. Son zamanlarda çalmaya pek vakit bulamıyorum ama istediğim kadar konsere gidebiliyorum ;-)

Jamendo takımında müzisyenler var mı?

Sanırım hepsi müzisyen ! Ben 15 yıldan uzun süredir çeşitli müzik gruplarında saksafon, piyano, bas gitar çalıyorum. Takımımızda profesyonel ve yarı profesyonel, gruplarımız ve solo sanatçılarımız var: Zebrastoff, Social Square, Morgane Dola (daha önceden Jamendo’ya CC Lisansı altında koyduğu bir albümünü piyasa bile sürdü) … Müzisyen olmak elbette işe alınmanın bir koşulu değil, ancak takımdaki motivasyonu yüksek kişiler müzisyen olup çıkıyor. Bence bir müzik şirketinde çalışırken, her gün yardım ettiğiniz müzisyenlerin ihtiyaçlarını anlamak önemli bir şey.

Müzikleri neden CC Lisansı ile sağlıyorsunuz?

Çünkü 21. yüzyıla en uygun lisans türü olduğuna çok güçlü bir şekilde inanıyoruz. Bu lisans bir copy-right (herşey kopya) değil, bir usage-right yani kullanım hakkı. Creative Commons Lisansı, yaptığı müziği uluslararası alanda dinleyicileriyle paylaşmak isteyen sanatçılara yasal bir çerçeve sağlıyor. Sanatçıların çalışmalarının ücretsiz olarak indirilmesine ve istenildiği şekilde remix yapılmasına izin verirken, haklarının da korunmasını sağlıyor. CC Lisansı, dijital dünya için kesinlikle daha uygun; çünkü müzik dolaşımını kolaylaştırıyor, böylece azami sayıda insanın müziğe erişmesini sağlıyor. Bu da değişimi, yaratıcılığı ve paylaşımı artırıyor.

Jamendo nasıl doğdu? Bu kapsamda hangi fikirler üretildi? Hangi kavramları savunuyorsunuz?

Jamendo 2004 yılında, o zaman beni çok heyecanlandıran iki fikrin birleşiminden doğdu; P2P -özellikle BitTorrent- ve Creative Commons. Böylece biz de ikisi arasında köprü oluşturan bir şirket kurduk. Amacımız; yeni sanatçıların dinleyicileriyle buluşabileceği ve çalışmalarını daha kolay yollarla paylaşıp tanıtımını yapabileceği bir platform sunmaktı.

İnsanlara yasal, ücretsiz ve sınırsız müzik sunmak nasıl bir duygu?

Müthiş bir şey! Her gün sanatçılardan ve hayranlarından sayısız teşekkür alıyoruz.

Projeye başladığınızdan bu yana neler değişti?

Takım büyüdü, şu anda Lüksemburg’da 30′a yakın kişiyle çalışıyoruz. Sanatçılara daha çok para göndermeye başlamamız da muhteşem bir şey.
Bu Jamendo Pro (http://pro.jamendo.com) sayesinde oldu. Jamendo Pro; bir mağazada ya da lokantada fon müziği çalmak, bir video yada web sayfası senkronizasyonu gibi her çeşit proje için müziğe ihtiyacı olan profesyonellere yönelik bir müzik lisanslama hizmetidir.

Sizin müzik felsefeniz nedir?

Jamendo’nun sloganı gibi: Kulaklarınızı açın!

Müzisyenleriniz geçimlerini nasıl sağlıyor? Onlar için müzik sadece bir hobi mi?

Evet, bir çoğunun farklı bir işi var ve müzik ise sadece hobileri. Ancak yine de mükemmel kalitede müzik yapıyorlar. Müzik onların tutkusu ve onlar sadece sanatlarını insanlarla paylaşmak istiyor. Bazılarıda Jamendo Pro sayesinde önemli miktarda kazanç sağlıyor. Haziran 2009′da 800 sanatçıya 30.000 Euro’dan fazla para tahsis ettik. Biz daha yeni başlıyoruz ama çalışmamızın sürekli geliştiğini ve ciromuzun her ay katlanarak büyüdüğünü görmek çok güzel.

Gördüğümüz kadarıyla aktif bir müzisyen topluluğunuz var. Bu oluşumu nasıl devam ettiriyorsunuz?

Yenilenmeye, İnternet sayfasını geliştirmeye, yeni özellikler eklemeye ve var olan sorunları gidermeye mecburuz. Topluluğu yönetimi bir anahtar nokta. Sanatçılarla ve hayranlarla iletişim içinde olmak çok önemli. Bu nedenle sanatçılar, üyeler ve profesyoneller için farklı bültenler yayınladık. Düzenli olarak güncellenen blog sayfamız var ve basın dağıtımları yoluyla da iletişim kuruyoruz. Bu büyük bir çaba ama yine de buna değer.

Müzisyenler genellikle size mi başvurur?

Evet, dedikodu sanatçılar arasında güçlü bir şeydir. Her gün yaklaşık 30 albüm alıyoruz.

Yayınlamadığınız albüm oluyor mu?

Evet, bu gerçekten oluyor. Bazen radyo kayıtları, telif hakkı bulunan çalışmalar, ırkçı sözler içeren şarkılar alıyoruz. Ama amacımız sansür değil. Herkese şans tanımaya çalışıyoruz.

Albümler için şartlarınız neler?

Şartlar oldukça basit; telif hakkı olan çalışmaları almıyoruz ve bir albümde en az ikişer dakikalık birden fazla parça olması gerekiyor.

Jamendo.com’un gelecekteki amacı nedir?

Öncelikle platformumuza albüm eklemeye devam etmek istiyoruz. Şimdiden 21000 albüm dinlenmeye ve indirilmeye hazır. Özgür kültürü CC Lisansı altında müzik yoluyla yaymak için çalışmaya devam etmek istiyoruz. Elbette üyelerimize ve sanatçılarımıza gelişimlerini sürdürmelerinde yardımcı olmak istiyoruz. Politikacıların (özellikle Fransa’dakilerin) HADOPI’nin (İnternet’ten film ve müzik indirmeyi yasadışı hale getiren ve bunları indirenlerin İnternet bağlantısınının kesilmesini öngören yasa) çağ dışı olduğunu anlamasını istiyoruz. Bugün için diğer önemli amaçlarımız; Jamendo Pro’yu mümkün olduğunca geliştirmek ve müzik lisanslama piyasasında tanıtmaktan oluşuyor ki satışlarımız yükselsin.

İzin verirseniz birkaç kişisel soru sormak istiyorum.

Evet, sorabilirsiniz. :)

Hiç Linux kullandınız mı?

Evet. Şu anda OSX kullanıyorum

Linux hakkında ne düşünüyorsunuz?

Özgür müzik ve Jamendo hakkında düşünürken bize kesinlikle ilham verdi. RedHat ve MySQL’in başarılarını müzik piyasasında tekrarlamayı amaçlıyoruz.

Hangi Linux dağıtımı size daha çok uygun?

Linux’a Mandrake 6 ile başladım. Sonra Debian ve Ubuntu. GNOME’dan fazla hoşlanmasam da son Ubuntu sürümleri gerçekten çok hoş.

Linux’tan beklentileriniz nedir?

Tıpkı özgür müzik gibi kaliteli bir şekilde gelişmeye devam etmesi…

Teşekkür eder. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.


24
Eyl
Bugün, özgür yazılımla pek haşır neşir olmayan ve takipçisi olduğum farklı bir topluluk olan Beneath the Ground tarafından bana gönderilen bir e-posta'yı biraz kırparak buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Başlıkta yer alan "özgür müzik" ifadesi sebebiyle özgür yazılım ve açık kaynak kodlu projelerle bir bağ kurmak yanlış olur. Zira MySpace; amatör müzik topluluklarının çalışmalarını herhangi bir plak şirketine bağlı olmaksızın rahatlıkla müzik severlerle paylaşabildikleri ve sunduğu imkanlar dahilinde müzisyenlere özgürlük tanıyan bir oluşum. Şimdiyse sözünü ettiğim metni sizlerle paylaşma vakti:

Merhaba arkadaşlar, Mü-Yap’ın şikayeti üzerine Last FM ve MySpace’in kapanması sonucu netdaşların oluşturduğu bir protesto eylemi yapıldı ve devam etmekte. Protesto için, “Özgür Müziğe Dokunma!” sloganlı resimlerin çıktısı alınıp, cd kutularına konarak MÜ-Yap’a posta ile gönderiliyor. İlk eylem bugün gerçekleşti ve devamı da gelecektir. Eğer sansürle ilgili bir şey yapamamaktan dolayı sıkılanlardansanız, bilgi için sizi http://numaraiki.blogspot.com/2009/09/mu-yapa-gerilla.html adresine alalım.

Bu kampanya amacına ulaşır mı, bunu söylemek şu an için erken ancak ilginç bir protesto kampanyası olduğu kesin. Sözü edilen CD kapakları http://www.divshare.com/download/8613215-410 adresinden edinebiliyor. Eğer bu kapakları boş bir CD kutusuna yerleştirip MüYAP'a göndermeye niyetliyseniz, göndereceğiniz adres de aşağıda yer almakta...

Mü-Yap Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği Kuloğlu Mah. Turnacıbaşı Sok. No: 16 Kat: 5 80070 Beyoğlu İstanbul

Hemen söyleyeyim, ben yarın bir adet CD kapağı göndereceğim :) İnternetimize uygulanan erişim engellemelerine karşı tepki göstermek adına, duyarlı tüm kullanıcıları da bu kampanyaya katılmaya davet ediyorum.
9
Eyl

Python ile MySQL bağlantısı yaptık bakalım şimdi python ile nasıl .mp3 ve .midi dosyalarını dinleyebiliriz. Öncelikle yapmanız gereken pygame paketini Pardus deposundan indirmek. Neden pygame’i kullanıyoruz diye bir soru sorarsanız cevabım ise Pardus deposundaki bir paket olduğu ve ek olarak başka büyük kütüphaneleri kullanmayacağımızdır. Aslında .mp3 ve .midi dosyalarını açarken pygame yerine direk “os.system(“play dosyadi”) ” şeklinde bir komut da kullanabilirsiniz ama python içinden bu işi yapmak daha mantıklı olduğunu söylemeliyim.

PyGame modülünü edindikten sonra kod yazımına sıra geldi. Basitçe internetten nasıl yapabilirim diye kendime sorduğumda şu sitede aşağıdaki kodlar yer alıyordu.

 
# -*- coding: utf-8 -*-
import pygame
dosya = raw_input("Dosya adı:\n")
def baslat(dosya):
    clock = pygame.time.Clock()
    try:
	print "- Dosya yüklendi -"
        pygame.mixer.music.load(dosya) #dosyayı yükler
    except pygame.error:
        print "%s adlı dosya bulunamadı.\n(%s)" % (dosya, pygame.get_error())
        return
    pygame.mixer.music.play()
    while pygame.mixer.music.get_busy():
        clock.tick(30)
 
freq = 44100     # audio CD kalitesi
bitsize = -16    # 16 bit
channels = 2     # 1 mono, 2 stereo
buffer = 2048
pygame.mixer.init(freq, bitsize, channels, buffer)
# 0 'dan 1.0 kadar ses seviyesi
pygame.mixer.music.set_volume(0.75)
 
try:
    baslat(dosya)
except KeyboardInterrupt:
    # CTRL-C ile kapanırsa
    pygame.mixer.music.fadeout(1000)
    pygame.mixer.music.stop()
    raise SystemExit

Kodları sitedekine göre Türkçeleştirip, bir de “raw_input” ekledim. Ama arada bir bir daha programı açarsanız, bazen susmayı ve hata vermemeyi tercih edebiliyor.

İyi Pythonlamalar!

29
Ağu

Ev ve iş arkadaşım Gökmen'in askere gitmesi, yaklaşık bir senedir oturduğum evden ve evin bulunduğu ortamdan kurtulmak için iyi bir fırsat olmuştu ve iki senedir ara sıra uğrayabildiğim İzmit'teki evime dönmüştüm. Pencereden baktığımda gördüğüm şu manzaraya rağmen, İzmit'e "Tatillerde görüşürüz" dedim ve İstanbul'da ev aramaya başladım. Öyle görünüyor ki, önümüzdeki ay sonu yeni evime yerleşmiş olacağım, iki Pardus geliştiricisi ile beraber...

Başlık, Pinhani'nin enfes şarkısından.

10
Ağu

2 haftalık idari izin sonrası, daha (2 gün ayrı kaldığımda özlediğim) ofisimle hasret gideremeden, Ankara'nın yolunu tuttum; her zamanki gibi Deniz Kokusu'nu mırıldanarak. İstanbul'a İzmit'e dönüş kısmı hala seyahatin en güzel kısmı olsa da, seviyorum bu şehri garip bir şekilde. Akşam 8'e kadar, daha önce gitmediğim bir kurumda, en az ofisteki kadar yoğun çalışıp Atatürk Bulvarı'ndaki uzun bir yürüyüşün ardından Tübitak misafirhanesine gidiyorum. Yol üstünde biryerlerde yemek yiyor, kitap ya da müzik marketlere uğruyor, ya da farklı bir deyişle "hiçbir şey yapmadan" ertesi güne hazırlanıyorum. Sanırım buraya her geldiğimde, farkına varmadan bir "uslu kentli" oluyorum.

25
Haz

Bu web bloğumda “Bir Bestecinin Günlük Notuna Düştüğü Önemli Bir Not!” başlığı ile yayınladığım yazımda, iki kontrbas için bir eser yazdığım ve bu eserin notasını da “LilyPond” ile gerçekleştirdiğimi söylemiştim.

Bu eserim Amerika’da seslendirildi. Ve Anadolu Üniversitesi – Devlet Konservatuvarı’nda görev yapan kontrbascı arkadaşım Esra Gül ATALAY, bana gönderdiği e-postada, bu eserimin seslendirildiğini ve YouTube’dan bulabileceğimi yazdı. Ben de buldum.

YouTube’a ulaşamayanlar için de LilyPond ile temize çektiğim bu eserimin videosunu indirip “blip.tv” web sayfasındaki hesabımı kullanarak, oraya yükledim.

Bir besteci olarak, Açık Kaynak/Özgür Yazılım kullanabildiğimi için çok şanslı hissediyorum kendimi./

Tagged: eserlerim, linux, müzik, ozgurlukicin, Pardus
16
Haz
Yıllar önce en çok kullandığım müzik programlarından birsi "Band in a Box" idi ancak Linux'ta alternatifini bulamadığım ve Wine ile bir türlü sağlıklı çalıştıramadığım için eksikliğini bayağı hissettim. Bir süredir de müzikten gittikçe uzaklaştığım için çok da üzerine düşmedim.

Aradan yıllar geçtikten sonra yine bir umutla BIAB'un özgür alternatifi var mı diye gogıllama yaparken harika bir siteye rastladım. www.jamstudio.com




Jamstudio Flash tabanlı bir uygulama ve online olarak akorları düzenleyerek 8 enstruman kullanan bir altyapı oluşturmanızı sağlıyor, enstrumanlar için öntanımlı olan audio tabanlı bir ses kütüphanesinden seçimler yapıyorsunuz.

Enstrumanların ses kalitesi benim gibi bir amatör için oldukça yeterli ayrıca seçtiğiniz üsluba göre aranje edilmiş halde. Temel akorları ve çeşitli ton dışı varyasyonları da kullanabiliyorsunuz, ancak akor düzenlemede pek rahat değilsiniz, ince ayarlar için midi ve nota kullanamadığınızdan profesyonellere hitap etmiyor.

Benim gibi Linux kullanan bir amatörün yapacağı gibi eğer 8 kişilik orkestranıza hadi şu akorları çalın dedikten sonra enstrumanınızı elinize alıp doğaçlama yapmaktan hoşlanıyorsanız gerçekten yer imlerinize yerleşecek bir site. Zaten benim BIAB'da yaptığım da bundan daha fazlası değildi, üstelik Soundfont vs.ile uğraşıp duruyordum. Profesyonel programlardaki ayrıntılar da zaten az olan zamanımı yiyip bitiriyordu, stres atmak isterken strese giriyordum. Jamstudio ile herşey çok basit.

Siteye üye olduktan sonra parçanızı kayıt edebiliyorsunuz ancak mp3 olarak download etmek ve diğer bazı özellikleri kullanabilmek için aylık 4,95$ ödemeniz gerekiyor.

Jamstudio sayfasında müzik yapmanız için 4 pencere sizi karşılıyor.

SCORE: Parçanın akorlarını buraya yazıyoruz, her parçada en fazla 5 bölüme (sayfaya) izin verilmiş. Hangi bölümlerin hangi sırada çalınacağını da bu pencerenin altındaki Page Order'de aralarına tire koyarak tespit edebilirsiniz.

CHORDS: Akorları yazmak için kullanacağımız pencere, önce parçanın tonunu (Key) tespit ettikten sonra altındaki akorları kullanabilirsiniz. Eğer hiç müzik teorisi bilginiz yoksa sadece bu akorları kullanmanızı ve parça boyunca hep aynı tonu kullanmanızı tavsiye ederim. Ancak müzik teori bilginize güveniyorsanız pencerenin sağında varyasyonlar ve ton dışı akorlar da mevcut.

MIXER: Orkestramızdaki 8 enstrumandan (kanal) hangilerinin açık/kapalı olacağını ve ses seviyelerini ayarlayacağımız penceredir. Ayrıca eserin temposu da buradan ayarlanıyor.

SOUNDS: Orkestrada kullanılacak enstrumanları ve çalınma üsluplarını buradan seçiyoruz, şimdilik Rock, Alt Rock, Techno ve Country mevcut. 8 Kanalın her birisine istediğimiz enstrumanı atamak mümkün.

Sayfanın altındaki videolardan kimler neler yapmış izlemek de eğlenceli.

24
May

Pazar günü rehavetinin etkisiyle, Yahoo’daki hesabımla giriş yapıp e-postalarıma baktıktan sonra, Yahoo Music sayfasına girip bazı müzik videoları izlemek istedim.

Bazı yabancı pop müzik videolarına bakıp, sonra da en sevdiğim müzik türü olan JAZZ müziği türünde neler varmış, merak ettim. İzlediğim videoları sizlerle paylaşmak istedim.


Bu video müzik klibi paylaşımları için ayrı bir html sayfası oluşturdum. Lütfen BURAYA tıklayınız.


İyi pazarlar.

Tagged: müzik, Yaşam
11
May

Her linux kullanıcısının mutlaka internet üzerinden radyo dinlemek gibi bir alışkanlığı vardır, diye tahmin ediyorum.

Google hizmetleri arasında yer alan pek çok amaca hitap eden uygulamalardan biri de Google Notebook.

Bu hizmetin işlevlerinden biri, internette gezinirken beğendiğiniz bir metnin bir bölümünü veya tamamını “kes>yapıştır” ile buraya alabiliyorsunuz. Ayrıca isterseniz siz birşeyler yazabiliyorsunuz veya not defteri olarak da kullanabiliyorsunuz. Bloknot kullanır gibi…

Ayrıca, not defterinizi isterseniz ayrı bir link olarak da web sayfası formatında yayınlayabiliyorsunuz. İşte ben bu özelliği kullanmak istedim. Amarok uygulamasıyla çok kullandığım bir yöntem var: İnternet radyolarını ve podcastleri dinlemek. Bu linkleri kendim için bir yerde toplamak adına bir “bloknot” girdisi hazırladım. Burada klasik müzik, jazz müziği gibi radyoların linklerini ve çoğunlukla klasik müzik üzerinde yoğunlaşan podcast yayınlarını bir araya topladım.

Ve, “açık kaynak/özgür yazılım felsefesi”nin temel noktası olan “paylaşım” ruhu ile bu adresleri sizlerle paylaşmak istedim. Bu “bloknot” girdimi görüntülemek isterseniz BURAYA tıklayabilirsiniz.

İyi dinlemeler.!

Tagged: özgür-yazilim, linux, müzik
11
Ara

Linux kullanıcılarının oldukça yakından tanıdığı Amarok’un ikinci sürümü duyuruldu! Linux dağıtımları için şu an kullanıma hazır ve nazır olan Amarok 2, kısa bir süre içerisinde Pardus Paket Deposu’na eklenecek. Windows ve Mac OS X için henüz kararlı sürümleri duyurulmamış olsa da gayet sorunsuz çalışmakta.

Meraklıları http://amarok.kde.org/ adresinden gözlerini ayırmamalı.

14
Eyl

Amarok geliştiricileri dün Amarok'un ilk betasını yayınladılar. Böylece GNU/Linux kullanıcılarının gözdesi olan Amarok kararlı 2.0 sürümüne bir adım daha yaklaştı.

Amarok'un bu yeni sürümünü Pardus'ta kullanabilmek için kaynak paketini buradan indirerek derleyebilirsiniz. OpenGL bağımlılıklarını çözemediğim için ben başaramadım. Bunun üzerine Google'dan Amarok'un derlenmiş (ikili) paketini arattım ve Ubuntu'nun depolarında buldum. Paketi açıp, dizinleri doğru yerlere kopyaladım ve Amarok sorunsuzca çalışmaya başladı .

Beta sürümünde ilk dikkat çeken görsellikteki değişimler oluyor. Kontrol düğmeleri iç içe geçirilerek hoş bir görünüm oluşturulmuş. Ayrıca programcıklar için KDE4'deki gibi bir düğme eklenmiş.
Amarok'un 2.0 sürümünün önemli bir özelliği videoları da desteklemesi. Bu sayede internet üzerinden müzik videolarını Amarok ile izleyebilirsiniz.



İnternet üzerinden bir video yayınını izlemeyi başaramasam da sabitdiskteki videoları sorunsuzca oynattım. Yine de şöyle bir sorun var: videoya ara veremiyorsunuz (pause).
Pekçok yeni müzik bulabileceğiniz Magnatune ve Jamendo gibi internet servislerini de Amarok ile bütünleşik olarak kullanabiliyorsunuz.




Servislerin sağladıkları hizmete göre müzikleri internet üzerinden dinleyebilir, bilgisayarınıza indirebilir veya satın alabilirsiniz. Tıpkı olması gerektiği gibi.

Şunu da söyleyeyim: henüz rastgele çalma desteği çalışmıyor.
maidis@maidis-pardus ~ $ qdbus org.kde.amarok /Player Pause
maidis@maidis-pardus ~ $ qdbus org.kde.amarok /Player Play
maidis@maidis-pardus ~ $ qdbus org.kde.amarok /Player PositionSet 35000
Scripting Interface for 2.0



Amorok2 henüz alfa sürümünde olduğu için masaüstünde dinlenilen şarkının bilgilerini gösteren bir plasmoid yok. Ama kembru'yu biraz değiştirirseniz aşağıdaki ekran görüntüsündeki kadarını elde edebilirsiniz. Nasıl yapacağınıza dair bilgileri burada bulabilirsiniz.

ekleme1: plasma-am4rok varmış ama bende Juk ile çalışmasına rağmen Amarok ile çalışmadı.

ekleme2: biraz daha geliştirdim.




ekleme3: Sıradaki şarkıya geçmek için şöyle bir yöntem buldum şimdilik:
qdbus org.kde.amarok /Player PositionSet 900000000
Ayrıca bir ilerleme çubuğu da var artık, maksimum değeri alamadığım için ortalama bir değer vermek zorunda kaldım ama idare eder. Aslında şu komutla bir şeyler olacak gibi ama:
qdbus org.kde.amarok /Player GetMetadata | grep mtime | cut -f2 -d':' -d' '
Amarok logosunu tıkladığınız zaman eğer Amarok açık değilse açılıyor, eğer açıksa pencereyi görünür yapıyor.

Pardus 2008'de FLATCAST yayınlarını dinlemek için üç yöntem:

Bir: Sabırla FLATCAST Yayınlarını Dinlemek

  • Sitesinde yazdığına göre yakın zamanda GNU/Linux desteği gelecekmiş, hiç uğraşmayın yalnızca biraz daha bekleyin.

İki: IE ile FLATCAST Yayınlarını Dinlemek


  • IEs4Linux'u burada anlatıldığı gibi kurun.
  • PulseAudio'yu KDE Sistem İzleyici (CTRL+ESC) ile sonlandırın.
  • WINE ses sürücüsü olarak ALSA'yı seçin.
  • IE'yi açın ve FLATCAST yayınlarının bulunduğu bu sayfaya girin. İlk girişinizde sizden gerekli eklentiyi kurmak isteyip istemediğinizi soracak, bunu yükleyin.
  • İstediğiniz yayını dinleyebilirsiniz, daha sonra PulseAudio'yu tekrar açmak içinse konsoldan "pulseaudio -D" komutunu verin.
Üç: Mozilla Firefox ile FLATCAST Yayınlarını Dinlemek


  • Mozilla Firefox'un Windows sürümünü indirin ve WINE ile kurun (kurulum dosyasını sağ tıklayarak WINE ile aç demeniz yeterli).
  • PulseAudio'yu KDE Sistem İzleyici (CTRL+ESC) ile sonlandırın.
  • WINE ses sürücüsü olarak ALSA'yı seçin (ben diğer sürücülerle çalıştıramadığım için PulseAudio'yu kapatıyorum. Eğer siz diğer ses sürücüleriyle ses alabiliyorsanız bu adımları geçebilirsiniz).
  • Mozilla Firefox'u açın ve FLATCAST yayınlarının bulunduğu bu sayfaya girin. İlk girişinizde sizden gerekli eklentiyi kurmak isteyip istemediğinizi soracak, bunu yükleyin (daha doğrusu üç tane farklı oynatıcı var, yayınlar değişik sürümleri kullanıyor, ilk seferde her üç oynatıcıyı da yüklemek en iyisi).
  • İstediğiniz yayını dinleyebilirsiniz, daha sonra PulseAudio'yu tekrar açmak içinse konsoldan "pulseaudio -D" komutunu verin.

İki de yayın tavsiye edeyim:

KC-Radio-Europa

RADIO - Der Totale Wahnsinn

23
Ağu
Pardus için yazdığım çevrimdışı güncelleme yardımcısını kurulum CD'sinde bulunmayan PyQt4 ile geliştirmişim. Geliştirmişim diyorum çünkü bu trajik-komik durumu interneti olmayan bir kullanıcının test ederken aldığı "
ImportError: No module named PyQt4" hatasıyla anlamış olmamdan dolayı yaşadığım dumuru hala üzerimden atamadım. :D

Bu sabah programı pek içimden gelmeyerek PyQt'ye uyarlamak için biraz kurcaladım ama bu iki kütüphanenin birbirinden temel farklılıkları olduğunu anlayınca bu işi şimdilik bir kenara bırakıp programı bir komut satırı aracına dönüştürmenin daha az acı vereceğine karar verdim. Bu projeyi Qt ve özellikle QtXml'i tanımak için yapmıştım, beni teselli eden herhalde bu amacıma ulaşmış olmam oldu. Tabii bunu yaparken işe yarar bir şeyler ortaya çıkmasını da istiyordum.

Ancak kodlarla boğuşurken bu defa farklı olarak üyesi olduğum www.live365.com'dan bir Smooth Jazz [1] kanalını Amarok ile açtım. Kod yazarken ihtiyaç olan konsantrasyon, meditasyon, navigasyon vs.için oldukça etkili olduğunu fark ettim. Genelde sıkı bir Jazz dinleyicisi değilim ama sesi fazla açmadan yan taraftaki bir caz kulübünden odaya süzülen melodiler havasında dinlenen bu tür Cazın "Cazz'n Gazz" etkisini de hiç hafife almayın ve deneyin derim.

[1] http://www.live365.com/stations/bo67
24
Şub
Milkytracker pardus depolarında sessiz sessiz duran tracker tabanlı bir müzik programı. Daha doğrusu eski bir dos programı olan Fasttracker2‘nin multiplatform bir klonu (her yerde çalışıyor meret ) Burada milktracker ile yaptığım bir besteyi örnek olması açısından paylaşmak istedim. mp3 dosyasını buradan indirebilirsiniz. * xm dosyasını incelemek isteyenlerse buraya Mensubu olduğum Resident demoscene grubu dosyayı yayınlamamı [...]