6
May
Bir yazılıma Türkçe desteği vermek meslekten bilişimci olmayanların da kolaylıkla yapabilecekleri bir şey. Bu konu hakkında yazmak en azından çeviri üzerindeki ilginin azalmamasını sağlamaya yarıyor. Eski yazılarıma [1], [2] ve [3] adreslerinden bakabilirsiniz.

Bugün biraz daha ayrıntılı inceleyelim durumumuzu:

KDE: Arayüz çeviri oranı %77.78, belgelendirme çevirileri ise sadece %3.
GNOME: Arayüz çeviri oranı %88, belgelendirme çevirilerinde oran %0.
LXDE: Arayüz ve belgelendirme ayrımı yok. Çeviri oranı %100.
Enlightenment: Arayüz ve belgelendirme ayrımı yok. Çeviri oranı %100.
Fluxbox: Arayüz ve belgelendirme ayrımı yok. Çeviri oranı %100.
XFCE: Arayüz ve belgelendirme ayrımı yok. Çeviri oranı %100.

Büyük masaüstü ortamları aslında iyi durumda değiller. KDE ve GNOME sürekli geliştirilen ve bu yüzden çevirilerinin güncel tutulması için düzenli çaba gerektiren projeler. XFCE ve LXDE için sadece yeni sürümlerden önce sıkı bir çalışma yeterli oluyor. Enlightenment ve Fluxbox uzun süredir yeni sürümü çıkmayan projeler.

Belgelendirmelerin çevirileri konusunda ne kadar kötü durumda olduğumuzu söylemeye gerek yok aslında. KDE ve GNOME için belgelendirme çevirisi neredeyse hiç yapılmamış duruyor. Arayüz kadar önemli olan belgelendirmelerin çevirileri olmayınca yabancı dil bilmeyen insanlara bu masaüstlerini kullandırmanın ne kadar zor olduğu ortada.

LibreOffice'deki durumumuz da şöyle: Arayüzün %100'ü, belgelendirmelerin ise %46'sı Türkçeye çevirilmiş durumda. Kullanıcının ilk karşılaştığı şey arayüz olsa da belgelendirmenin tamamen Türkçe olması her işletim sisteminde çalışabilen bir özgür ofis paketi olan LibreOffice'in yaygınlığını mutlaka arttıracaktır. Zeki Bildirici'nin bu konuda neredeyse tek başına yürüttüğü çalışmalara nasıl destek verebileceğinizi buradan okuyabilirsiniz.

Yapacağınız küçük katkıları küçümsemeyin. Bir kişi fark yaratır.
10
Oca
Geçen yıl Mart ve Mayıs aylarında masaüstü ortamlarının Türkçeleştirilme oranları hakkında yazılar yazmıştım. Bu yazılımların gelişimi sürdüğünden çevirilerinde sürekli güncellenmesi gerekiyor. Bir masaüstü ortamı bir sefer %100 yerelleştirildiğinde iş bitmiş olmuyor yani ;)

Bakalım şimdi ne durumdayız:

KDE: İki büyükten biri olan KDE'nin Türkçeleştirilme oranı %82.28. Büyük ve hızlı güncellenen bir proje olduğundan yerelleştirilme oranının geçen yıl olduğu seviyede kalması bile üzerinde çalışıldığının bir göstergesi. Yapılacak çok iş var.

LXDE: Geçen yıl tamamı yerelleştirilmiş olmasına rağmen aradan geçen sürede fazla ilgilenilmeyince bu oran %90'a düştü. Hızlıca eski seviyesine getirilebilir ama çalışmak lazım.

Enlightenment: Neredeyse bir yıldır güncellenmemiş olmasına rağmen çeviri oranı hala %100.

Fluxbox: Henüz yeni bir sürüm çıkmadığından çeviri oranı hala %100.

XFCE: Geçen yıl çıkan 4.8 sürümünün Türkçe çeviri oranı %100. Üzerinde çalışılan 4.10 sürümünün ise %92'si çevrilmiş durumda. 11 Mart'ta duyurulacak 4.10 için %100'lük çeviri hedefi yakalanır diye tahmin ediyorum.

Gnome: Hem kararlı hem de geliştirme sürümlerinin çeviri oranları birbirine çok yakın; hepsi %90 civarında. Bu kadar büyük proje için oldukça başarılı bir durum olsa da çok hızlı güncellendiğinden sürekli çalışma istiyor Gnome da.

Çeviri ekiplerine nasıl katılabilirim diyenler bu serinin eski yazılarına bakabilirler.
14
May


Şimdiye kadar üzerinde çalıştığımız tüm ÇOMAK masaüstlerinin koleksiyonu olan [kozdincer] hazır. Bu koleksiyonda tüm masaüstlerinin (Fluxbox, Enlightenment, GNOME2, LXDE, Xfce) bilinen hataları giderildi ve güncellemeleri yapıldı. Pardus teknolojileri tüm masaüstlerine entegre edildi. Daha önceki sürümlerde her masaüstü ortamı için ayrı iso varken artık tüm masaüstü ortamları (GNOME3 hariç) Yalı'nın koleksiyon özelliği sayesinde tek bir iso ile kurulabilecek. Bu isoda da diğerlerinde olduğu gibi 32 bit ve 64 bit olarak bulunuyor. [1] adresinden indirebilirsiniz.


GNOME3 için çalışmalarımız tam gaz devam ediyor. En kısa sürede sizlere GNOME3'ün bulunduğu ÇOMAK' ı sunmak için çalışıyoruz. GNOME3 ile ilgili haberler için bu blogu ve ÇOMAK listesini takip edebilirsiniz.



Bu sürüm adını yakın zamanda Pardus 'ta çalışmaya başlayan, ÇOMAK projesine çokça katkı vermiş olan arkadaşımız Kaan Özdinçer'den alıyor. Tüm ÇOMAK ekibi olarak geç de olsa kendisine yeni işinde başarılar diliyoruz.






NOT: Eğer sanal makinada 64bit isoda ilk açılış sırasında problem yaşarsanız;VirtualBox'da Ayarlar->Sistem->Gelişmiş sekmesinden "Enable Nested Paging" özelliğini kapatın.
12
May
Şimdiye kadar üzerinde çalıştığımız tüm ÇOMAK masaüstlerinin koleksiyonu olan [kozdincer] hazır. Bu koleksiyonda tüm masaüstlerinin (Fluxbox, Enlightenment, GNOME2, LXDE, Xfce) bilinen hataları giderildi ve güncellemeleri yapıldı. Pardus teknolojileri tüm masaüstlerine entegre edildi. Daha önceki sürümlerde her masaüstü ortamı için ayrı iso varken artık tüm masaüstü ortamları (GNOME3 hariç) Yalı'nın koleksiyon özelliği sayesinde tek bir iso ile kurulabilecek. Bu isoda da diğerlerinde olduğu gibi 32 bit ve 64 bit olarak bulunuyor. [1] adresinden indirebilirsiniz.

GNOME3 için çalışmalarımız tam gaz devam ediyor. En kısa sürede sizlere GNOME3'ün bulunduğu ÇOMAK' ı sunmak için çalışıyoruz. GNOME3 ile ilgili haberler için bu blogu ve ÇOMAK listesini takip edebilirsiniz.

Bu sürüm adını yakın zamanda Pardus 'ta çalışmaya başlayan, ÇOMAK projesine çokça katkı vermiş olan arkadaşımız Kaan Özdinçer'den alıyor. Tüm ÇOMAK ekibi olarak geç de olsa kendisine yeni işinde başarılar diliyoruz.

[1] http://comak.comu.edu.tr/kozdincer/

NOT: Eğer sanal makinada 64bit isoda ilk açılış sırasında problem yaşarsanız;
VirtualBox'da Ayarlar->;Sistem->;Gelişmiş sekmesinden "Enable Nested Paging" özelliğini kapatın.
31
Mar
Siz bu satırları okuduğunuzda biz çoktan İstanbul'a Özgür Yazılım ve Linux Günlerine doğru yola çıkmış olacağız;) Bu adreste daha önce kurulabilir hallerini duyurduğumuz lxde, fluxbox ve xfce'nin hataları düzeltilmiş, yeni paketleri eklenmiş ve son Türkçe çevirileri dahil edilmiş halleri var. Enlightenment bir kaç gün içinde hazır olacak. Her zamanki gibi hem 32 bit hem de 64bit için ayrı iso'lar bulabileceksiniz.

Buraya kadar olan kısmını yapacağımızı zaten daha önce duyurmuştuk ama madem 1 Nisan özel bir gün diyerek bir de Gnome'lu sürüm hazırladık sizler için. Gnome Nisan 1 sürümünde tüm yönetici ailesi ve Kaptan'ın yanında bir büyük değişiklik daha var.

Buradan size Pardus'a rpm ve deb paketlerinin desteğinin de kazandırıldığını, hatta exe dosyaların da sorunsuz kurulabildiğini müjdeleyebildiğimiz için çok mutluyuz.


Bu sürümlerin hepsinin birer deneme sürümü olduğunu hesaba katıp öyle kullanmanızı hatırlatır, iyi Nisan 1'ler dileriz.
17
Mar
ÇoMaK için çalışırken masaüstü ortamlarının istediğimiz kadar Türkçeleştirilmediklerini gördük. Bütün özgür yazılım projeleri gibi masaüstü ortamları da gönüllüler tarafından çevirildiğinden bu durum için şikayet edebileceğimiz, sızlanabileceğimiz kimse yoktu elbette. Diğer dillere nasıl çevrilmişlerse Türkçeye de aynı yolla çevirilmeleri gerekitiğinden mevcut durumun bir görüntüsünü almak bir yol haritası çıkarmak açısından yararlı olur diyerek her bir masaüstüne teker teker bakalım. Aşağıda verilen oranlar Pardus'a özel oranlar değildir; herhangi bir Linux dağıtımı bu masaüstü ortamını alıp paketlediğinde karşılaşacağı oranlardır. Yani projelerin kendi resmi çeviri oranlarıdır.

KDE: Pardus'un öntanımlı masaüstü olan KDE'nin Türkçe çeviri oranı %84.49. Bu oldukça iyi bir oran sayılabilir ama hala her altı mesajdan birinin çevrilmemiş olması yapılacak çok iş olduğunu gösteriyor. KDE'de çevirilecek kelime sayısı 100 binin üzerinde.

LXDE: İlk üzerinde çalıştığımız masaüstü ortamı olan lxde sayesinde Türkçe çeviri eksikliğinin farkına vardık. Gönüllülere yaptığımız ilk duyuruda %79 olan LXDE Türkçe çeviri oranı bir günden kısa bir sürede %100'e ulaştı. Elbette LXDE ile KDE boyut olarak çok farklı projeler. LXDE'de 4500'ün biraz üzerinde kelime bulunuyor.

Enlightenment: Enlightenment da Türkçe çeviri konusunda yaklaşık olarak KDE ile aynı yerdeydi biz kendisiyle uğraşmaya başladığımızda. LXDE çevirilerine olan yoğun ilgiden cesaret alarak bir duyuru daha yaptık ve bugün itibariyle Enlightenment Türkçe çeviri oranı %98'e ulaştı. Çevrilmemiş sadece 68 mesaj kaldığından çok kısa bir sürede o da %100'e ulaşır diye düşünüyoruz.

Fluxbox: En sade ve hızlı masaüstlerinden biri olan Fluxbox'ın dil dosyaları diğerlerinden farklı olarak bir düz metin dosyasında bulunuyor ve internet üzerinden ortaklaşa çevirilmeye uygun değil. Mevcut çeviri yıllar öncesinde yapılmış ve oldukça eksik olduğundan bu dosyanın formatını değiştirip birlikte çalışabileceğimiz bir hale dönüştürüp çalışma sonuçlanınca tekrar fluxbox'ın kullanabileceği bir duruma getirmeyi planlıyoruz.

XFCE: XFCE çok kısa bir süre önce 4.8 sürümünü çıkardı ve bu yeni kararlı sürümün çeviri oranları yaklaşık %70 civarındaydı. XFCE çevirisi yapmak için önce sistemde bir kullanıcı oluşturmak, ardından çeviri listesine bunu haber vermek, en son olarak da Türkçe ekip koordinatöründen ekibe katılmak için yetki almak gerekiyor. Yapılacak çok iş varmış gibi görünebilir ama tüm bu işlemler yarım saat sürmüyor. Yeter ki siz katkı vermek isteyin, herkes kolaylaştırmaya çalışıyor işlemleri. Şu anki XFCE Türkçe çeviri oranı %74'e ulaştı.

GNOME: Gnome'un 2.32 serisi için Türkçe çeviri oranı %86 iken, merakla beklenen 3 serisinin %78'i Türkçeye çevrilmiş durumda. Çevresiyle birlikte düşünüldüğünde KDE kadar büyük bir proje olan GNOME tarafında yapılacak çok iş var. Örneğin GIMP ve ailesinin çevirileri henüz %17 seviyesinde. Nisan ayından sonra GNOME ile ilgili çokça yazacağımızdan şimdilik bu konuyu biraz öteleyebiliriz sanırım.

Kendi dilimize çeviri yapabilmek özgür yazılım dünyasından aldıklarımızın birazını olsun geri verebilmenin bir yoludur aslında. Sanki kendimiz yazmışız gibi bize verilen, büyük emeklerin karşılığı olan özgür yazılımlara çoğumuzun verebileceği tek karşılık onları Türkçeleştirmek. Kod desteği vermek, hata takip sistemlerine kayıt girmek, belgelendirme yapmak çoğumuzun ilgi alanı dışında ama kullandığımız bir programın menülerinde gördüğümüz İngilizce ifadeleri çevirmek kolayca yapabileceğimiz bir iş.

Özgür yazılım topluluğundan hep alıyorum, benim katkım hiç olmuyor diyenler; ben şu masaüstünü değil başkasını beğeniyorum diyenler; yukarıdaki masaüstlerini Türkçe kullanmamız sizlerin elinde. Yaklaşık bir buçuk ay sonra; 1 Mayıs'ta yeniden bir durum değerlendirmesi yazacağım bu konuda ve ne kadar yol katettiğimizi göreceğiz. Çok büyük bir ilerleme gerçekleştireceğimize inanıyorum.
13
Mar

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin son projesi olan ÇoMaK (çoklu masaüstü ortamı kurulumu), ilk ürününü (Bonobo) LXDE ile çıkarmıştı. Ancak bu güzel haber, kötü bir şeyi fark etmemizi sağlamıştı. LXDE’nin Türkçe çevirilerinin tam olmaması ve olanlarda da hataların bulunması.

Bunun üzerine, Özgürlükİçin‘de bir haber yapıp topluluğun desteğini istemiştik. Bunun 2 gün sonrasında da Özgürlükİçin’in podcast yayını olan Ajans Pardus‘un kaydına girmiştik. Elbette ki kayıtta da bahsettik bu çağrımızdan. Ama kaydı yayına alacağımız zaman güzel bir haber aldık :) .

LXDE çevirileri, bu 2 gün içerisinde %100′e ulaşmıştı :) . Bu sebepten Ajans Pardus’tan o kısmı çıkarmak zorunda kaldık. Bu yüzden herkese çok teşekkür ediyoruz :) .

Eğer farklı masaüstü ortamlarının çevirilerine hala destek vermek istiyorsanız, ya da ÇoMaK’ın diğer sürümlerinin de %100 Türkçe olmasını istiyorsanız şansınızı kaçırmadınız.

Enlightenment şu anda %86 oranında çevrilmiş durumda. Destek için buradan üye olup yetkilendirmeyi beklemeden çevirebilirsiniz. %83 oranında olan XFCE için de buradan başlayabilirsiniz.

Özgür yazılımlar, topluluğun desteği olmadan ilerleyemez. Çorbada tuzunuzun eksik olmaması için desteğinizi esirgemeyin ;) .

Identi.ca Delicious Email PrintFriendly Bookmark/Favorites FriendFeed Digg Google Reader Reddit StumbleUpon Hotmail Share

11
Mar


LXDE'nin Türkçe çevirilerini iyileştirmek için yaptığımız duyuruya ilgi büyük oldu ve bir günden kısa bir süre içinde çeviri oranı %100'e ulaştı. İlgilenen herkese çok teşekkür ediyoruz.

Çeviri ile ilgilenmek isteyip 'bana kalmadı mı?' diyenler mevcut çevirilerin iyileştirilmeleri için gayret gösterebilecekleri gibi kısa bir süre sonra Enlightenment için yapacağımız yeni duyuru bekleyebilirler.
10
Mar

14 Şubat 2011 tarihinde Bonobo kod adı ile yayınladığımız LXDE'li Pardus imajının ardından, LXDE projesinin Türkçe çevirilerinin iyileştirilmesi gerektiğini hepimiz gördük. LXDE bütün çevirileri için bugüne kadar transifex.net'i kullanmış, ancak transifex versiyon kontrol sistemleri desteğini bırakmaya karar verdiğinden bu işlemleri poodle'a taşımaya karar vermişler. Bugün itibarı ile toplam 20 dosya üzerinden 4508 kelime içerisinden 3549 kelime çevirilmiş durumda. Genel çeviri yüzdesi 79% ve 312 dizgenin çevrilmesi bekleniyor. Tabi bütün iş bununla bitmiyor, bu güne kadar yapılmış çevirilerin de iyileştirilmesi gerekiyor. 1 Nisan'da yayınlanmasını planladığımız ikinci LXDE'li Pardus imajının, çevirileri tamamlanmış uygulamalar içermesi için hepinizin katkılarına ihtiyacımız var. Hedefimiz kısa süre içinde çeviri oranını %100'e taşımak ve çeviri kalitesini çok iyi bir seviyeye getirmek.

Bugüne kadar LXDE kullanıyorum, kullanmak istiyorum diyenleri çeviri konusunda etkin olmaya davet ediyoruz. Haydi poodle'da bir hesap açıp LXDE'yi beraberce daha iyi Türkçe konuşturalım.
7
Mar
Mart ayı içinde ÇoMaK ekibi olarak yapmayı planladıklarımız şunlar:

8 Mart
: Sadece enlightenment masaüstü ortamını içeren bir kurulabilen cd,

9 Mart: LXDE üzerinde tüm ayarları yapabilen Kaptan,

14 Mart: Aktif olarak geliştirilen bütün enlightenment programlarının paketlenmesi,

14 Mart: Sadece fluxbox masaüstü ortamını içeren kurulabilen cd,

21 Mart: Enlightenment üzerinde tüm ayarları yapabilen Kaptan,

25 Mart: Fluxbox üzerinde tüm ayarları yapabilen Kaptan,

25 Mart: Pardus depolarına alınmamış tüm xfce programlarının paketlenmesi,

28 Mart: Sadece XFCE masaüstü ortamını içeren (Kaptanlı) kurulabilen cd,

31 Mart: Bütün manager'ların KDE bağımsız çalışabilir hale getirilmeleri ve 'çok acayip' olanlar hariç hata kayıt sistemindeki açık tüm hatalarının kapatılması,

1 Nisan: LXDE, Enlightenment ve Fluxbox için hazırlanmış kurulabilir cd'lerin tümünün güncel halleriyle yeni sürümleri.
17
Şub
COMAK ekibi olarak, bugün ilk hatamızı düzelttik. Masaüstü arkaplan görüntüsünün her giriş yapıldığında öntanımlı arkaplana geri dönmesi problemi artık yaşanmıyor. Ancak bu hatanın çözümü için çalışırken daha önemli bir hatayı fark ettik, yayınladığımız iso, bizim depolarımızı otomatik olarak eklemiyor. Bu yüzden güncellemeleri alabilmek için, aşağıdaki komutu, tercih ettiğiniz bir terminalden (örneğin lxterminal) çalıştırmanız gerekiyor.

64 bit kullanıcıları için:
sudo pisi ar lxde-repo http://x86-64.comu.edu.tr/lxde/x86-64/pisi-index.xml.xz
32 bit kullanıcıları için:
sudo pisi ar lxde-repo http://x86-64.comu.edu.tr/lxde/i686/pisi-index.xml.xz

Bu sadece bir kere uygulamanız gereken bir adım. Bir kez depomuzu bilgisayarınıza ekledikten sonra, güncellemelerimizi pisi yada paket yöneticisi ile takip edebileceksiniz.

Arkaplan probleminin çözümüne gelirsek, aynı terminalden sadece:
sudo pisi it lxde-common --reinstall
komutunu vererek arkaplan problemini cözmüş olacaksınız.
15
Şub
ÇoMaK ekibinin dün duyurduğu Bonobo'ya ilgi beklediğimizden çok fazla oldu. Duyurunun üzerinden 24 saat geçmeden 531 kez 64bit sürümü, 1088 kez de 32bit sürümü indirildi. Bonobo neredeyse tüm Pardus araçlarını içerdiği gibi masaüstü ortamı olarak da LXDE ile birlikte geliyor.

Bu bir günlük sürede nette gördüğüm bir kaç soruyu topluca buradan cevaplayayım:

  • Neden masaüstü Gnome değil? Çünkü Gnome bu projenin büyük işi ve onu 3 serisiyle birlikte sunmak istiyoruz. Tüm Pardus teknolojileri hazır olduğunda ve Gnome3 çıktığında Pardus kullanıcıları sadece Gnome'lu bir Pardus da kullanabilecekler.
  • Neden Bonobo bu kadar büyük boyutlu? KDE'li Pardus ile LXDE'li Pardus arasıdaki tek farkın masaüstü ortamları olmasına dikkat ettik. 2011 kurulum cd'sinden çıkan ve KDE paketi olmayan herşeyi dvd'ye almaya çalıştık. Bu sürümün kullanılabilir olmasını istediğimiz için kullanıcıların mutlaka ihtiyacı olan ama birer KDE paketi olan programların yerine muadillerini de aldık dvd'ye. Hal böyle olunca boyut büyüdü.
  • Karşılaştığımız hataları nereye bildirebiliriz? Henüz ÇoMaK ürünleri resmi olarak Pardus ürünü sayılmadığından bugzilla'ya hata kaydı açılamıyor. Bunun yerine comak listesine yazabilirsiniz, blog'a yorum bırakabilirsiniz. Her ne kadar netteki forumlara, haber sitelerine bakmaya çalışsak da hepsine yetişemeyeceğimizi hesaba katarak listeye yazarsanız en iyisini yapmış olursunuz.
  • Sırada ne var? Proje takvimimizdeki ilk iki adımdan sonra 19 Haziran'a kadar başka aşama yok gibi duruyor ama çok kısa sürede, 1 ay içinde, enlightenment, xfce ve fluxbox içeren sürümler hazırlayacağız. Ben bir kaç gün içinde bir enlightenment sürümü bekliyorum doğrusu ;)
Bir sonraki sürüm daha iyi olacak.
14
Şub
ÇoMaK takviminde açıkladığımız gibi KDE'siz 2011+ÇNazar'dan sonra bu özel günde ÇoMaK Ekibi olarak hazırladığımız bu 2. sürümde, Pardus'u LXDE masaüstü ortamıyla beraber kullanabileceksiniz. ÇoMaK ekibi olarak Pardus+LXDE üzerinde Manager Ailesinden Kaptan dışındaki diğer managerlar kurulu halde gelmektedir.

Bu süreç içerisinde LXDE'den başka Enlightenment ile ilgili de çalışmalarımız olduğundan en kısa zamanda Pardus+Enlightenment seçeneğini de sunmaya çalışacağız.

Pardus+LXDE seçeneğinde Managerların ve LXDE ortamının ufak tefek eksikleri olsa da bu sürüm KDE'ye alternatif olabilecek şekilde kullanılabilecek bir test sürümü niteliğindedir. Bundan dolayı bu sürümü iso şeklinde dağıtıma vermeyi uygun gördük.

Pardus+LXDE masaüstü ortamı için http://x86-64.comu.edu.tr/bonobo/ adresinden bilgisayarınızın işlemcisine göre 32 ya da 64 bit sürümlerinden birini indirmeniz gerekecektir. Bu sürümde standart bir Pardus kurulumu yapma olanağı bulabileceksiniz. Bu masaüstü ortamıyla birlikte Pardus kullanıcılarının severek kullandığı Firefox ilk sürümde olduğu gibi sisteme kurulu olarak gelecektir. Firefoxtan başka Office ile ilgili işlemleriniz için LibreOffice, ses ve video için Clementine, Gnome Player, SMPlayer'ı kullanabilirsiniz. Grafik araçlarından Gimp, mesajlaşma servisi olarak Pidgin ve manager ailesi de sistemde kurulu halde gelmektedir.

Paket Yöneticisini kullanarak KDE'den bağımsız diğer başka uygulamaları da sisteminize ekleyebilir kendinize göre kişileştirebilirsiniz.

ÇoMaK Takvimine göre projemizi Haziranın ortalarına doğru bitirmeye çalışacağız. Ara ara diğer masaüstü ortamlarıyla iligili gelişmeleri sizlere an ve an bildireceğiz şimdilik hoşçakalın :))

Bonobo nesli tükenmekte olan DNA sı insana en yakın canlıdır. Bu aşırı tatlı şeyin ne olduğunu merak edenler için: http://tr.wikipedia.org/wiki/Bonobo
7
Şub

Takıntı…Benimkisi gerçekten takıntı. Masasında kağıt olmayan bankacı gördünüz mü siz hiç? Var işte…Masası monitör, klavye, fare, telefon ve içinde firmalardan gelmiş evrakların bulunduğu bir havuzdan ibaret olan, iki telefonu masanın hep aynı yerinde (monitörün hemen altında) mutlaka birbirine paralel olarak duran, saplantılı bir bankacı. O benim… Bendeki bu düzen hastalığı sürekli olarak kullandığım Linux dağıtımlarını da kurcalamama sebep oluyor. Kullandığım uygulamaların arayüzlerinin basit ve sade olmasını tercih ediyorum. Eciş bücüş, onlarca simge, sağda solda, orada burada yazılar göz zevkimi feci halde bozuyor. Elimde olsa kullandığım bilumum uygulamaların üzerinde tek düğme bırakmayacağım ama o da biraz saçma olur be…

Bilgisayarımda hem Pardus 2011 hem de Ubuntu 10.10 kullanıyorum. İkisinin de tadını çıkarıyorum. Pardus üzerinde masaüstü ortamı Kde4 olduğundan ek uygulamalar kullanmadan pencerelerin her yerini kesip biçip kuşa çeviriyorum. Bespin temasıyla birlikte Xbar’ı da kurdum mu tamam oluyor (Xbar pencerelerin menü çubuklarını panele taşıyan ve MacOS X’teki gibi görünmelerini sağlayan küçük bir uygulama). Ne varki bir süredir Ubuntu kullanıyorum. Kız kardeşimin dizüstü bilgisayarına kuracağım Linux olarak onu seçmemle, kendi masaüstümde de kullanma isteği belirdi içimde. Kurdum gitti…

Ubuntu’da varsayılan masaüstü ortamı Gnome. Gnome Kde4 gibi kişiselleştirilebilirlik imkanları sunmuyor. Ancak bazı eklenti ve uygulamalarla ne kadar güzel kıvama gelebileceğini gözlerimle gördüm, bizzat tecrübe ettim. İstediğim özelleştirme için temel ihtiyaçlarım aşağıdaki gibiydi. Bakınız Ubuntu’ya neler yaptım.

Pencerelerdeki Menü Çubuklarını Panele Taşımak
11.04′le kurulu olarak gelecek olan Global Menu bu iş için biçilmiş kaftan. Kurup eklentiyi panele yerleştirdiğimiz andan itibaren tüm Gtk arayüzlü uygulamaların araç çubukları panele taşınıyor. Yalnız en yaygın Gtk arayüzlü uygulama (Firefox’tur kendisi) maalesef menü çubuğunu Global Menü’ye göndermiyor. Bu sorunun 11.04′te giderileceğine dair bir haber okudum. Umarım işe yarar. O zamana dek menü çubuğundan kurtulmak için Firefox’un Hide Menubar eklentisi harikulade bir çözüm. Eklentiyi kurduğunuz anda menü çubuğu arazi olacaktır. Görmek isterseniz klavyenizin tab tuşuna basmanız yeterli. Darısı Libre Office’in başına. O da Global Menü’ye direnenlerden…

Pencerelerin Araç Çubuklarını Sadeleştirmek
Menü çubuğundan kurtulduk ama araç çubuklarımız da hala kalabalık. Gnome’da maalesef Kde’deki gibi araç çubuklarını doğrudan sadeleştirme, istediğimiz düğmeleri ekleyip çıkarma imkanımız yok. Nautilus bu yüzden özelleştirilemez durumda. Bunu aşmanın ve Nautilus’a sade ve şık bir görünüme büründürmenin yolu nautilus-elementary temasını kurmaktan geçiyor. Aşağıdaki komutları terminalde sırasıyla verirsek nautilus-elementary’yi kuracağız.

sudo add-apt-repository ppa:am-monkeyd/nautilus-elementary-ppa
sudo apt-get update
sudo apt-get dist-upgrade
nautilus -q

Bu kodlardan sonra Nautilus daha şık. Ayrıca bazı sürprizleri var. Resimlerinizin olduğu bir klasördeyken F4′e bir basın bakalım, karşınıza ne çıkacak.

Parlak Bir Pencere Teması Kurmak
Ubuntu’nun maalesef bir türlü tutturamadığı bir şey bu. Hep kahverengi, turuncu renkli pencere temaları geliyor sistemle. Oysa açık renkler sistemi daha bir başka gösteriyor sanki. Açık renkler pencere gölgesiyle kontrast oluşturduğundan, pencereleri gerçekten havadaymış gibi gösteriyor. Derinlik hissini arttırıyor. Ayrıca beyaza yakın renkler, sadeliği destekleyen bir etki yaratıyor. Tüm bu özellikleri taşıyan harika bir pencere teması keşfettim: Orta. Haydi kuralım Orta’yı. Buyurun terminale.

sudo add-apt-repository ppa:nikount/orta-desktop
sudo apt-get update
sudo apt-get install orta-theme
sudo apt-get install orta-emerald-decorators
sudo apt-get install orta-xfwm4-decorators

Şimdi Ubuntu’nun iki renkli temasından kurtulduk. Orta temasının da kendine has özelleştirme ayarları var. Bu ayarlara, Panel>Sistem>Tercihler menüsünden ulaşabilirsiniz. Temanın kendi yapılandırma uygulaması oraya yerleşecektir.

Güzel Bir Simge Seti
Söz konusu Ubuntu ise favorim Faenza. Harikulade bir set. Ubuntu ile de son derece uyumlu. İçinde de son derece güzel simgeler var. Setin tamamını sisteminizde kurulu diğer simge setleri ile birlikte /usr/share/icons dizini altında inceleyebilirsiniz. Faenza’yı terminalde aşağıdaki kodları girerek sisteminize kurabilirsiniz.

sudo add-apt-repository ppa:tiheum/equinox
sudo apt-get update && sudo apt-get install faenza-icon-theme

Kıpır Kıpır Bir Rıhtım
Pencerelerin listelenmesi için standart paneldeki pencere listesini kullanmayı pek tercih etmiyorum. Compiz-Fusion’la birlikte çalışan Cairo-Dock benim için daha cazip. Özelleştirilebilme yetenekleri gerçekten harika. Üzerindeki simgelerin efektleri çok güzel. Oynayıp duruyorsunuz. Faenza simge seti de Cairo-Dock üzerinde etkinleştirildiğinde sistemin geri kalanıyla son derece uyumlu bir rıhtımınız oluyor. Üstelik uygulamalarınızın yeri hiç değişmediği için zaman içinde rıhtım kullanımı, standart panel kullanımından daha kolay gelmeye başlıyor.

Sonucu resimleri büyüterek daha net görebilirsiniz. Gerçekten güzel oldu.


1
Şub
Bugün Çomak takviminde açıkladığımız gibi KDE'siz 2011 + ÇNazar
hazır.Bunlara ek olarak Managerlardan bir tanesini de bu masaüstü
ortamında çalıştırmayı başardık.


Kde'siz ortamda çalışacak ilk Manager tercihimizi Kde bağımlılığı az
olduğu için Service Yöneticisinden yana kullandık.
Servis Yöneticisinin gerçekten Kde bağımsız çalıştığını test edebilmek
için masaüstü ortamı olarak ta LXDE üzerinde çalıştık.


ÇNazarı kullanmamızın en önemli sebeplerinden biri kem gözlerin
çoğaldığı bu günlerde LXDE ile çalışan Pardus 2011 i bu gözlerden
korumak istememizdir.
Böylelikle Kde masaüstü ortamı dışındaki masaüstü ortamları için de
"kem göz" tehlikesi ortadan kalkmaktadır.
Sürümü kullanmak için gerekli aşamalara geçmeden önce bu sürümün son kullanıcılara hitap etmediğini,daha çok geliştiricilere yönelik bir çalışma olduğunun da altını çizmek de fayda görmekteyiz.Bu masaüstü ortamıyla birlikte Pardus kullanıcılarının severek kullandığı Firefox sistemimize kurulu olarak gelmektedir.


Bu sürümü kullanabilmeniz için gerekli olan adımlar şu şekildedir:


1. http://x86-64.comu.edu.tr/lxde/source/ adresinden bilgisayarınızın
işlemcisine göre 32 ya da 64 bit sürümlerinden birini indermeniz
gerekmektedir.


2. İndirilen ova uzantılı dosyayı kullanabilmek için VirtualBox'a
ihtiyacınız olacaktır.Hazırladığımız bu ilk sürüm test sürümü olduğundan deneme aşamasında iso yerine virtualboxda çalışabilir hale gelmesini sağladık.


3. Virtual Box'ı çalıştırdıktan sonra Dosya->Import Appliance
sekmesini de tıkladıkta sonra .ova uzantılı dosyamızı seçmek için bir
file-chooser ekranı gelecektir.
Ordan .ova uzantılı dosyayı seçip ileri tuşuna basıyoruz;ardından
gelen sayfada verdiğimiz Import Ayarlarını kontrol edip, bitir tuşuna
basıyoruz.


4. Virtual Box da çalıştırdıktan bir süre sonra karşımıza konsoldan
root olmamız isteyen bir ekran gelecek buraya
kullanıcı adi : root
parola : pardus
yazıp root olarak giriş yaptıktan sonra komut satırına lxdm yazılarak
pardus üzerinde LXDE kullanımı için son olarak sisteme Login olmak
gerekecek.


5.Gelen Login ekranında sisteme giriş için Pardus(Pars) kullanıcısını
seçip parola kısmına pardus girdikten sonra
Pardus üzerinde Cnazar+Service Manager+Lxde kullanımı hazır hale gelecektir.


Bilinen Problemler:


1..ova uzantılı dosyayı VirtualBoxta çalıştırdıktan sonra LXDM'in
otomatik olarak çalışmasını bekliyorduk; fakat bu gerçekleşmedi.
Bu yüzden sisteme root olarak giriş yaptıktan sonra konsoldan lxdm
yazarak giriş yapabildik.


ÇNazar -> tray icon olarak masaüstünü sağ alt köşesinde bulunmakta.
16
Oca

Soğuk bir Ocak akşamında (dün) Beşiktaş’taki Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Pardus’un arkasından konuştuk, tüm konuştuklarımızın ve yaptıklarımızın kaydedildiğini umursamadan…Pardus’un, kullanıcıları gözündeki yerinin ve kullanıcı beklentilerinin tespit edilmesi açısından son derece faydalı ve pek keyifli bir oturum oldu. Toplantıda, Pardus’a başlama ve kullanma sebeplerimizden, yapısı, sağladıkları, sağlayamadıkları ve yaygınlaştırılmasına kadar pek çok konuda konuştuk. Öyle hissettim ki biz Pardus gönüllüleri 17.878.962 toplantıya daha katılıp Pardus’u sonsuza dek anlatma eğilimine sahibiz. Bu güzel…

Oturumda sorulan sorular, verilen cevaplar, o cevaplardan bir veri yığınının oluşturulması ve bir sonuca varılması, değerli hocamız Sn.İlker Berkman ve ekibinin uzmanlık alanı olduğundan, içerikle ve kişisel değerlendirmelerimle ilgili herhangi bir paylaşımda bulunmayı doğru bulmuyorum. Şunu söyleyebilirim ki bu oturum belki de İlker Bey’den ziyade bana faydalı oldu.

Pardus’la ilgili hem objektif diyebileceğim hem de ön yargı görünümündeki fikirlerimi muhakeme etme şansını buldum. Kendimi İlker Bey’e anlatmak isterken kendime de anlattım galiba. Bundan sonraki çalışmalarımda (taciz ve eylemlerim de diyebiliriz) izleyeceğim yordamlar konusunda enerji tasarruflu bir ampul (malum, maksimum parlaklığa biraz geç ulaşıyor) kafamda yandı gibi.

Evet…Gerçekten keyifliydi. Bu arada, eşimin ısrarlı hatırlatmaları sebebiyle, fotoğrafa dikkatli dikkatli bakması muhtemel okuyucularım için küçük bir not düşmek istiyorum. Sevgili eşimin karnı fazla kilo değil 4 ay sonra dünyaya gelecek minik oğlumuz Erdem sebebiyledir :) .

Unutmadan, altını çizmek istediğim bir noktaya da dikkat çekmeden edemeyeceğim. “Özgür yazılım para kazandırır mı?” diye soranlara verecek cevabımız da hazır artık:

Parayı dert etmeyin. Kullanın yeter :) .


15
Oca

Pardus’ta açıp kullandığım yazılımların ara yüzlerinin sade olmasını tercih ediyorum. Sık kullanmadığım düğmelerin sürekli gözümün önünde durması beni rahatsız ediyor. Açık olan yazılım penceresini gereğinden fazla kalabalık ve dağınık gösterirken, aslında o pencerede ulaşmak istediğim unsurların (Dophin’deki klasörler veya Firefox’taki internet sayfaları) geri planda kalmasına sebep oluyor. Qt tabanlı yazılımlarda bu sorunu, KDE’nin muhteşem özelleştirilebilirlik imkanları ve Bespin pencere temasıyla birlikte kullandığım Xbar plasma programcığı ile aşıyorum ama Firefox gibi Gtk tabanlı uygulamalar ne yazık ki Bespin tarafından giydirilemiyor ve Xbar da işlevsiz kalıyor.

Bu durumu çözüp, Firefox’u sistemin genel görünümüne biraz olsun uydurabilmek, benzetebilmek için binbir farklı şey denedikten sonra nihayet aşağıdaki iki Firefox eklentisinde karar kıldım.

*Strata Reloaded teması ve
*Compact Menu 2 eklentisi.

Bu iki eklentiyi kurup sistem ayarlarından pencere kenarlığı rengini de Strata Reloaded temasının rengine çevirdiniz mi bütünleşik görünümlü, şık sekmeli, araç menüsünden arınmış (tüm menü küçük bir dünya simgesine dönüşecek) sade bir Firefox’unuz olacak.

Firefox 4′ü kullanmaya başladığımızda bunlara gerek kalmayacak ama herhangi bir sebeple Firefox 3.5 serisini kullanmaya devam edecek kullanıcılar için bu minik paylaşım da elimizin altında bulunsun istedim.


13
Oca

Değerli arkadaşlarım, hatırlayacaksınız burada, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Tasarımı Bölümü öğretim görevlisi Sn. İlker Berkman’ın davetini sizlerle paylaşmıştım. İlker Bey’in Pardus Kullanıcıları e-posta listesine duyuru yaptığı esnada tarihi belli olmayan toplantının zamanı netleşti. Bu hafta sonu,15 Ocak Cumartesi saat 17:00′de Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü’ndeyiz…”Bu toplantı neyin nesidir? Neyi amaçlar? Ne yapacağız?” gibi sorularınızın yanıtları için burayı okuyabilir, hem bilgi almak hem de katılım organizasyonu için iberkman[at]bahcesehir.edu.tr e-posta adresi ile İlker Bey’le temasa geçebilirsiniz.

Deneyimlerimizi paylaşıp, daha gelişmiş bir Pardus’a katkıda bulunmak için orada olacağız. Bekliyoruz.


1
Kas

ÇoMaK hakkında ilk duyuruyu yaptıktan sonra masaüstü ortamlarının Pardus'taki mevcut durumlarını çıkarmakta fayda var diye düşünüyorum. Aşağıda her birine ayrı ayrı bakıldığında tümünün bir şekilde Pardus'ta kullanılabildiği görülecek. Zaten bu proje ile hedeflenen masaüstü ortamlarının paketlenmesinden çok (elbette gerektiği durumlarda o da yapılacak ama) Pardus teknolojilerinin KDE dışındaki masaüstü ortamlarında da verimli bir şekilde kullanılabilmesi. Şimdi bakalım hangi masaüstü ortamında neredeyiz.

Pardus ilk sürümünden itibaren bir KDE dağıtımı olduğundan KDE'nin Pardus üzerinde oldukça başarılı çalıştığı söylenebilir. En iyi KDE4 dağıtımı olduğu yönündeki yazıları siz de okumuşsunuzdur. KDE paketleri son sürümde tutuluyor, sıkça güncelleniyor. Pardus teknolojileri sıkça KDE araç ve kitaplıklarını kullanıyor. Geliştiricilerden Gökçen Eraslan ve Gökmen Göksel aynı zamanda KDE geliştiricisi. Tam zamanlı Pardus geliştiricisi olarak çalışanlar arasında neredeyse her dönem KDE geliştiricisi olanlar bulunması Pardus'un çok başarılı bir KDE dağıtımı olmasında önemli bir etken.

En fazla tercih edilen iki büyük masaüstünden biri olan Gnome için Pardus paketleri depolarda bulunmuyor olmasına rağmen özgür yazılımın güzel taraflarından biri olarak gönüllüler tarafından bağımsız olarak paketleniyor ve kullanılıyor. Dönem dönem farklı kişi ve gruplar tarafından başlatılan Pardus üzerinde Gnome çalıştırma projelerinden en uzun soluklu olanlı bir Pardus geliştiricisi olan Burak Çalışkan'ın tek başına sürdürdüğü projedir. Gnome masaüstü ortamı depolarda bulunmasa bile bir çok Gnome/GTK kitaplığı ve aracı depolarda mevcut.

Enlightenment Pardus'un KDE'den sonra kararlı depolarına aldığı ikinci masaüstü ortamıdır. H. İbrahim Güngör tarafından paketlenen Enlightenment çok hızlı ve hafif olduğu için cep telefonu gibi mobil cihazlarda dahi kullanılabilmektedir. Bir çok büyük Linux dağıtımında paketleri bulunuyor.

Son derece sadece ve hızlı bir masaüstü ortamı olan XFCE Pardus Katkı deposunda bulunuyor. Paketlerin önemli bir kısmı Gökmen Görgen, kalanı ise Mete Bilgin tarafından sürdürülüyor. Kurulup kullanılabilmesi için katkı deposunu paket yöneticisine eklenmesi yeterli.

LXDE de pek çok seveni bulunan masaüstü ortamlarından biri. Cihan Okyay tarafından katkı deposuna kısıtlı sayıda paketi alınmış olan LXDE'nin diğer bileşenleri review sürecini bekliyorlar. LXDE bileşeninin bakıcılığını ben yapıyorum. Kurulup kullanılabilmesi için katkı deposunu paket yöneticisine eklenmesi yeterli.

Fluxbox, Pardus Katkı deposunda bulunan son pencere yöneticisi. Kısıtlı donanım kaynağı olan bilgisayarlarda kullanılabilecek Fluxbox'ın yeni bakıcısı Mesutcan Kurt. Kurulup kullanılabilmesi için katkı deposunu paket yöneticisine eklenmesi yeterli.
16
Ağu

Eğer Windows ya da Mac OS’tan Linux’a yeni geçtiyseniz, alışmanız gereken yeni bir kavram var demektir. Bu kavram masaüstü ortamıdır. Masaüstü ortamı, herşeyin kodlarla da yapılabildiği Linux sistemlerde, işlerimizi grafik arabirim kullanarak yapabilmemizi sağlar. Bu kavramı öğrendiğinizde Linux’un ne kadar ucu bucağı olmayan, sınırsız gelişime açık bir yapı olduğunu anlamanız daha da kolaylaşacaktır. Şimdi adım adım,, masaüstü ortamının ne demek olduğunu ve türlerini öğrenelim. Kavramın adından yola çıkarak, eğlenceli bir benzetme ile açıklamaya çalışacağım.

Bir masa hayal edin. Tahta bir masa…Üzerinde beyaz üstüne kırmızı puantiyeli bir örtü olsun. Örtünün üzerinde daire şeklinde tabaklar, kısa kalın bardaklar, gümüş kaplı çatallar ve üzerinde ayıcık resimleri olan peçeteler olsun.

Şimdi bir masa daha hayal edin. Bu masa da tahta…Diğeriyle aynı ağaçtan yapılmış. Üzerinde beyaz üzerine mavi kareli bir örtü var. Örtünün üzerinde de kare şeklinde tabaklar, ince uzun bardaklar, krom çatallar ve düz beyaz peçeteler var. Ek olarak bir de ortada bir sürahi var.

Birbirinden farklı iki masa…Özleri aynı. İkisi de aynı ağaçtan yapılmış. Ama üst görüntüleri farklı. İkisinde de amaç aynı ama kullanılan araçlar ve görüntü farklı. İşte Linux masaüstü ortamları böyledir.

Tahta masa Linux çekirdeği ise üzerindeki her türlü aksesuar da masaüstü ortamıdır. Masa örtüsü, kullanılan masaüstünün teması, masadaki her türlü aksesuar da işlerimizi yaparken kullandığımız, o masaüstü ortamı bünyesinde geliştirilen yazılımlardır. Bu komik örnekle durumun temelini aktarmayı başarabildiğimi ümidederek şimdi konuyu biraz daha spesifik bir hale getirmeye çalışacağım.

Linux’ta belli başlı masaüstü ortamları Kde, Gnome, Xfce ve Lxde’dir. Aslında birbirinden farklı başka  masaüstü ortamları da var. Ben en yaygın olanları saydım. Bu ortamların her birinin farklı görüntüsü ve farklı ön tanımlı yazılımları var. Örneğin Gnome ortamında müzikçalar olarak kullanılan yazılım Rytymbox iken Kde altındaki Amarok…Bir diğer ayırdedici unsur, masaüstü ortamlarının görüntüleridir. Kde, daha süslü, efekt destekli bir çalışma ortamını tercih ederken, Gnome ve Xfce nisbi olarak daha sade bir görünüm sergilerler. Tabi masaüstlerinin varsayılan halleriyle kullanıldığı, Linux dünyasında pek ender görülür. Kullanıcılar, tercih ettikleri masaüstü ortamı ne olursa olsun, onu kişiselleştirmeye meyillidirler. Bu yüzden birbiri ile aynı görünen Linux masaüstü bulmak zordur.

Bu ortamların yazılım ve görünüm tercihleri, performanslarını da etkiler. Dördüncü sürümüyle Kde, en çok sistem kaynağına ihtiyaç duyan masaüstü ortamıdır. Ama tedirgin olmayın. Diğerlerine kıyasla daha fazla sistem kaynağına ihtiyaç duymasına rağmen, asla Windows Vista ya da Seven gibi donanım oburu değildir. Tüm görsel efektleri ve işlevsel fonksiyonları etkinleştirildiğinde dahi ortalama bir işlemci ve 2Gb bellekle rahatlıkla çalışır. Hatta referans almak isteyen okuyucularıma aşağıdaki sistemde Kde4′lü Pardus 2009.2′nin harikulade çalıştığını da söylemiş olayım.

İşlemci         : Amd Mobile Sempron 1.8Ghz 512Kb ön bellek
Bellek            : 2GB 333Mhz Ddr
Ekran Kartı : Ati Radeon X200 128MB
Sabit Disk    : 80GB 4500rpm 2MB ön bellek

Gnome, Kde4 gibi süslü püslü olmamakla birlikte oldukça sade, kullanımı ferah ve uzun süredir sürüm atlaması yaşamadığından son derece kararlı bir alternatiftir. Kendi bünyesinde görsel efektler içermez ama Compiz Fusion’la müthiş uyumludur. Halihazırda Compiz Fusion’un efektleri, kendisini örnek alan Kde4′ün efektlerinden çok daha canlı ve akıcıdır. Yukarıda konfigürasyonunu verdiğim bilgisayarı Gnome masaüstünde çalışan Ubuntu Linux ile de kullanıyorum. Sanki Kde4′lü Pardus’tan biraz daha rahat çalışıyor gibi görünüyor.

Xfce, sadeliği hedef almış bir masaüstü ortamıdır. Bu sebeple içerdiği öntanımlı yazılımlar ve görünüşü de sistem kaynaklarını çok fazla tüketmeyecek bir tarzdadır. Düşük konfigürasyonlu bilgisayarlara hayat vermek için iyi bir seçenektir. Bunun bir adım ötesi Lxde’dir. Bir kez Mandriva’yı Lxde ile kurarak denemiştim. Performans için biçilmiş kaftan. Ne varki görsel açıdan pek bana hitap etmedi. Xfce, Lxde’ye göre daha güzel. Üstelik varsayılan olarak pencere ve menü gölgesi gibi kompozite özelliklerini de destekliyor.

Tüm bu farklılıklarına rağmen saydığım tüm bu masaüstlerinde Compiz Fusion’un kullanılabildiğini de belirtelim. Yani hangisini seçerseniz seçin, görsel olarak bir handikap yaşamayacaksınız. Gördüğünüz üzere, Linux’ta seçenek bol, seçmek zor. Sürekli makyajlanan aynı Windows’u kullanmaktan sıkıldıysanız, Linux’ta masaüstü çeşitleri açık büfe…Denemeye bekleriz.