5
Şub
Pardus İçin Susma!

Pardus İçin Susma!

http://lists.pardus.org.tr/pardus-camia/2012-February/000743.html

———

Görselin tam boyutu için üzerine veya buraya tıklayın.

Görselin XCF kaynak dosyası: http://dl.dropbox.com/u/38862200/pardus-susma-TASLAK-2.xcf – Dileyen alıp değiştirip kullansın diye…


15
Oca

Merhaba,

Çok fazla yazılacak günlük yazısı birikti. Tek tek yazmak, ya da atlamak gerek.

12 OCak 2011 tarihinde İzmir Milletvekili Erdal Aksünger’in TBMM’de Pardus hakkında bir konuşma gerçekleştirdi.

Kısa bir zaman diliminde de olsa Pardus’un durumunun meclis kürsüsünden dile getirilmesi mutluluk verici.

Meclis’in sitesindeki tutanakları aynen buraya aktarıyorum.

***

12 Ocak 2012 Perşembe
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 13.04
BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU
KÂTİP ÜYELER: Fatih ŞAHİN (Ankara), Muhammet Bilal MACİT (İstanbul)
—–0—–
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 51′inci Birleşimini açıyorum.
YOKLAMA
BAŞKAN – Elektronik cihazla yoklama yapacağız.
Üç dakika süre veriyorum.
(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.
Gündem dışı ilk söz, Türkiye’de bilişim sektörünün yaşadığı sorunlar hakkında söz isteyen İzmir Milletvekili Erdal Aksünger’e aittir.

Buyurunuz Sayın Aksünger. (CHP sıralarından alkışlar)

ERDAL AKSÜNGER (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye’de bilişim sektörünün sorunlarıyla ilgili gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Bilişimle ilgili, değerli arkadaşlar, çok önemli bir konuyu dile getirmek istiyorum. Türkiye’de 1999′da başlayan ve 2001′de adı değişen Pardus Projesi’yle ilgili size bir iki tane konuda çok ciddi bilgiler vereceğim, tehditleriyle ilgili konuları size anlatmaya çalışacağım.

Dünyada “özgür yazılım” diye çok önemli bir konu vardır ki bu, ülkelerin millî işletim sistemlerini filan ortaya çıkaran bir konudur. Bu 1999 yılında da ülkemizde çok ciddi olarak ele alınmıştır, 2001′de de “millî işletim sistemi Pardus” diye bir sistem ortaya getirilmek üzere TÜBİTAK’ta ciddi bir çalışma başlatılmıştır. Ama bu arada neler olmuştur, bu Pardus TÜBİTAK’ta ne hâle gelmiştir onları anlatacağım size.

TÜBİTAK 2001 yılında bununla ilgili, özel sektörde 20-25 tane arkadaşı devlet bünyesine alarak millî işletim sistemimizle ilgili konuda bir adım atmıştır. 2009′a gelindiğinde bu konu çok ciddi bir şekilde dünyadaki tehditlerle birlikte bizim de yapmamız gereken konuları ortaya döktüğü hâlde mevcut iktidar tarafından millî bir politikaya dökülememiş bir hâlde şu anda rafa kaldırılmak üzere bir kenara itilmiştir. Bu yapı, 2001′de başladığında dünyada gelişen en büyük, en ciddi yükselen on işletim sisteminden birisiydi, gerçekten çok değerli bir konuydu. Belki de dünyada indirilen işletim siteleri arasında ilk ona girmişti ama 2005′e geldiğimizde bu iş unutulmaya başlandı ve konu şu anda rafa kaldırılma aşamasında duruyor. TÜBİTAK’ta da bu arkadaşların çoğu tasfiye edilmiş durumdadır.

Nedir Pardus? Bugün, ülkemiz Amerikan, İngiliz ve İrlanda, İsrail yazılımlarının elinde şu anda tehdit hâlinde durmaktadır. Pardus o gün devreye sokulduğunda ülkenin kamu kurumlarında, askerî kurumlarında, maliyesinde, millî eğitiminde kullanılmak üzere devreye sokulmuştu. Ama neden başarısız olduğunu hiç kimse “Ya bu niye başarısız oldu?” diye gündeme getirmedi.

Çok basit bir şey anlatacağım size. Millî Eğitim Bakanlığının dört yıl önce bütün okullarda uygulanmak üzere çıkardığı bir proje vardı. Bütün okulları dijital platforma taşımak istiyordu. İhale sürecinden hemen önce, çok yakından tanıdığınız Microsoft’un dünya Başkanı Bill Gates apar topar Türkiye’ye geldi ve çok acil bir şekilde başbakanımızla görüştü. Bu görüşmeden sonra millî eğitim projesinde yine Amerikan yazılımları kullanılmaya başlanıldı. İşte o günden sonra Pardus tamamen rafa kaldırılmak zorunda kalındı.

Peki, neden başarısız oldu bu hikâye? Neden bu uluslararası yazılımlar ülkemizde böyle ciddi bir şekilde yer bulabiliyor?
Bunun iki tane nedeni var: Ya ciddi bir baskı altında birilerine dayatılıyor ya da birileri bu işten nemalanıyor.
Bir Microsoft programıyla ilgili üniversitelere geldiğinde, bir bireysel kullanıcıya, ev kullanıcısına 100 dolara bir programı satıyorsa, üniversite ve okullarımıza ya bedava veriyor ya da 3 dolardan satmaya çalışıyor bunları. Nedir bunun nedeni? Çocukları hangi programa alıştırırsanız, ondan sonraki gerçek hayata bununla birlikte devam etme modunu yaratmaya çalışıyorlar. Bu ciddi bir tehdittir. Ülkenin güvenliği tamamen bu yazılımlarla birlikte Amerikan şirketlerine teslim edilmiş durumdadır.

Değerli arkadaşlar, çok önemli bir konu. Bizim ulusal güvenliğimizden bahsediyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz özgün yazılımları kullanmaya çalışıyor ama bu, devlet politikası olmadığı sürece bu işi başarmamız mümkün değildir. Birinci gündem maddemiz yapmak zorundayız. Bunu lütfen hepiniz ciddiye alın, bu çok önemli bir konudur. Türkiye’de bugün kullandığınız bütün bilgisayarların, kullandığınız bütün dijital her türlü veriyi bir yere gönderen cihazların hepsi Amerikan yazılımları veya İsrail yazılımlarıyla birlikte bir yerlerde kopya edilir vaziyettedir, bunu unutmayın.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Aksünger.
ERDAL AKSÜNGER (Devamla) – Sayın Başkan, hepinize çok teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/Tutanak_B_SD.birlesim_baslangic?P4=21101&P5=H&page1=1&page2=1
http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/Tutanak_B_SD.birlesim_baslangic?P4=21101&P5=H&page1=2&page2=2

***

Konuşmada tarih vb bir kaç hata olsa da, bu konuşmayı çok önemli görüyorum. Araştırdığım kadarıyla, Erdal Aksünger meslek ve ticaret olarak teknoloji dünyasına yabancı bir insan değil.

Kendisine internet sitesi üzerinden teşekkürlerimi ilettim.

Şöyle bir yanıt yazdım:

***

Erdal Bey merhaba,

Meclis kürsüsünden yapmış olduğunuz konuşma için, şahsım ve Pardus kullanıcıları adına teşekkür ederim.

Pardus, ülkemiz için çok önemli bir proje. Devamı, gerek ülkemiz gerekse Dünyada özgür yazılımın itibarı için çok önemli. Eğer başarısız şekilde rafa kaldırılırsa, hem ülkemizin itibarı hem de birey ve kurumlarımızın bağımsızlığı zarar görecektir.

Bugün, yurtdışında bir çok eleştirmen Pardus’un çok iyi bir GNU/Linux dağıtımı olduğunu yazdı. Neredeyse olumsuz bir eleştiri olmadı.

Şu adreste mevcut incelemelerden bir kısmını görebilirsiniz:

http://distrowatch.com/table.php?distribution=pardus

Ayrıca Pardus’un yurt dışında da Almanya, Hollanda, Fransa, Rusya, İsveç vb bir çok ülkede kendiliğinden oluşan topluluğu bulunmakta. Bu da ürünün başarısının bir ispatıdır.

Bugüne kadar Pardus’a yeteri kadar özen ve kamu desteği gösterilmedi. Kamu ve şirketler için “Kurumsal” sürümler çıkarıldı. Bu sürümleri uygulanması konusunda yeterli talep alınmadı. Bir şekilde özgür yazılım iş modelinde, Microsoft’un yabancı sermayeli çözüm ortakları değil, bu ülkenin genç jenerasyonunun kurduğu Pardus Çözüm ortakları etkinleştirilemedi.

Bugün gelinen noktada, Pardus’un çok kaliteli ekibi dağıtılmış durumda. Personelin özlük hakları zayıflatılmış. Öerneğin ikramiyeler kaldırılmış ve “bilim” yapan insanların teşvik edilmesi gerekirken, bu kişilerin yüksek lisnans ve doktora izinleri kaldırılmıştır.

Konuyla ilgili,
http://www.teknokedi.com/tubitaktan-haberler-iyi-degil/ Bu köşe yazısı durumun çerçevesini çizmekte. Buradaki yazılanlar ise detayları vermekte: http://forum.teknokedi.com/discussion/1241/tuebitaktan-haberler-iyi-degil

Bu hususlar doğrultusunda, bugün gelinen noktada, 24 Bin üyeye sahip ozgurlukicin.com toplulugu ve 20 Bin üyeye sahip pardus-linux.org topluluğu ve tüm özgür yazılım kullanıcıları olarak yoğun kaygı duymaktayız.

Bir çok üyemiz, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde bireysel başvurularla Pardus Projesinin akıbetini sormaktadırlar.

Henüz tatmin edici bir yanıt alabilmiş değiliz.

Size, bu önemli konuyu Meclis Kürsüsünden dile getirdiğiniz için çok teşekkür ederim.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Pardus’un tarihçesi, kullanıldığı kurumlar, topluluklar ve diğer bilgiler için:

http://tr.pardus-wiki.org/Pardus

Saygılarımla,
Zeki Bildirici

***

Umarım Pardus daha fazla gündeme gelir. Bunun için sizin de -görüşünüz ne olursa olsun- eğer ulaşabileceğiniz vekilleriniz veya siyaset ile uğraşan yakınlarınız varsa, bu konuda onlara ulaşmanız çok iyi olacaktır.

NOT: Bu yazı, blog.bluzz.net adresindeki günlüğümdeki yazıların Özgürlükİçin.com gezegenine düşmemesi nedeniyle, buraya kopyalanmıştır.
Yazı hakkında yorumlarınızı orijinal girdiye yapabilirsiniz.
http://blog.bluzz.net/meclis-kursusunde-pardus/


26
Ara

Yaklaşık iki ay önce işlerin yoluna girebileceğini, ayrılmaların Pardus’un gelişimini etkilemeyeceğini anlatan; geçmişten bir çok örnek içeren bir nevi bir moral yazısı yazmıştım. O yazı da yazdıklarım hala geçerli tabi ki. Fakat yazının başlığından olsa gerek insanlar benim de Pardus’tan ayrıldığımı düşünmüş olacaklar dı ki, ayrıca bir de dipnot eklemiştim bir yere gitmediğime dair. Şimdi o dipnot yalan oldu, 14 Aralık 2011, benim Pardus ofisinde çalıştığım son gün oldu.

 

Neden ayrıldığımı soracak olursanız cevabım kısaca “sıkıldım” olacak, cevabımın nedenlerini bilenler biliyordur, bilmeyenler de bilmesin…

Bugün bu yazıyı yazdığımda Pardus ofisinden ayrılışımın ikinci haftasındayım. Neredeyse 6 yıldır aynı insanlarla, aynı konu üzerinde fakat her zaman farklı alanlarda çalıştım. Özgür yazılıma katkım o veya bu şekilde yine olacaktır fakat yeni işim (Sigma RD’de Kinect ile akla hayale sığmayacak teknolojiler geliştiriyoruz, dünyayı ele geçireceğiz) gereği eskisi gibi çalışamayacağım aşikar. Özgür yazılım camiasına, özgür yazılım kullanan insanlara bir yararım dokunduysa ne mutlu bana. Sağlıcakla kalın.

Bu paragraftan sonrakilerin hiçbirini okumasanız da olur, kendi kendime neler yapmışımın notlarını aldım sadece.

Özgür yazılıma elle tutulur ilk katkım 2002 yılında yaptığım ilk şenliğin afişiydi (şimdi bakınca berbat gözüken). Şenliğin devamında LKD sayesinde bir çok yerde standlar kurduk, sunumlara katıldık, insanlara özgür yazılımı anlattık.

O dönemlerde Murat Koç’un yönettiği FrontSite adlı şirkette yarı zamanlı çalışmaya başladım, Barış Metin ve Enver Altın ile birlikte çalışma fırsatı buldum.

Kerem Can Karakaş’ın önerisi ve o dönem (2004) Pc World  Genel Yayın Yönetmeni olan Güçlü Aydoğan’ın da desteği ile Pc World dergisinde açık kaynak köşesinde bir süre haber ve inceleme yazıları yazdım.

Bu dönem ve sonrasında da pek sevgili Ümit Bozkır, Arda Çetin ve adını hatırlayamadığım bir çok özgür yazılım gönüllüsü ile birlikte standlar kurduk, fuarlara katıldık, LKD’yi temsil ettik.

Yine bu dönemlerin sonuna doğru Penguen Yazılım bünyesinden Kosgeb desteği alan firmalara Linux’a giriş eğitimi verdim.

Bu arada üniversite bitmek üzereydi, staj yapmam gerekiyordu. 2006 yılında ki Özgür Yazılım günlerinde Erkan Tekman’a Pardus projesinde staj yapıp yapamayacağımı sordum, karşılığında aldığım “stajı boş ver gel yarı zamanlı ekibe katıl” cevabının ardından 2006 Nisan’ında Pardus serüvenim başlamış oldu.

O aralar sıkça ilgilendiğim web teknolojileri konusunda da kendimi geliştirebilmek için aynı zamanlarda Octeth’te PHP ile ilgilendim, Cem Hürtürk’ün de desteği sayesinde Octeth’in amiral gemisi OemPro için bir kaç özellik ekledim.

Sonra okul bitti, artık tam zamanlı olarak bir işe başlamam gerektiğinden 2007 yılında Tübitak Uekae’de Pardus Projesindeki çalışma hayatıma başladım…

2009 Ağustos ayında işe güce kısa bir ara verip 2010 Şubat’ında tekrar işe başladım. 14 Aralık 2011′de ise Tübitak günlerim sona erdi.

Pardus projesinde çalıştığım dönem boyunca bir çok alt projede görev aldım, sahipsiz olan bir çok gereksiz işi de yaptım. Yalı, Yönetici Ailesi, Grafikler, arayüzü olan hemen hemen her Pardus teknolojisine katkıda bulundum. Zaman su gibi geçti gitti. Çok güzel günlerdi, çok güzel insanlarla tanıştım arkadaş oldum. Yaptığım hiç bir şeyden de pişman olmadım. Çoh iyiydi yani.

17
Ara
12-13 Aralık'ta Mesutcan Kurt ile birlikte Kayseri'de Erciyes Üniversitesinde LKD adına Linux ve özgür yazılımlar hakkında konuşmalar yaptık. Erciyes Üniversitesi yılda 180 öğrenci alan çok büyük bir Bilgisayar Mühendisliği bölümüne sahip. Bizim konuşmalarımıza yaklaşık aşağıdaki fotoğraftaki kadar katılım oldu. Mesutcan'la bizim tahminlerimizin oldukça üzerinde ilgi olduğunu söyleyebilirim. İki gün boyunca Linux ve Özgür yazılım dünyası, program geliştirme, sunucu servisleri, python ile yazılım geliştirme hakkında konuşmalar yaptık. 


Mesutcan'ın da öğrenci olması dinleyicilere daha yakın geldi diye tahmin ediyorum. Benim yapabilirsiniz dediğim şeylerin olabileceğine daha fazla inandırdı orada arkadaşlarını. Onun giderek daha iyi bir konuşmacı olması da ayrıca gururlandırdı beni. Elbette her zamanki gibi konuşmaların aralarında yapılan sohbetlerin sadece bizim konuştuğumuz bölümlerden daha fazla faydası oldu. İkinci günün sonunda bir kaç kişiden duyduğumuz 'bizi yeni bir dünya ile tanıştırdınız' sözleri bizim açımızdan bin km gidip gelmenin karşılığı oldu.

Bu etkinliğin düzenlenmesinde başrolü oynayan Ömür Erdem'e buradan da bir kere daha teşekkür etmek isterim. Yolculuğumuzun ve konaklamamızın her aşamasını bizim yerimize düşünüp bizim sadece gevezelik etmeye yoğunlaşmamızı ve etkinlikten keyif almamızı sağladı. Topluluk da çok yeni olmasına rağmen çok başarılı bir iş çıkardı. 

İki gün içinde Kayseri'de ne yenebilirse hepsinden yedik ;) Hatta pazartesi öğle arasında Erciyes'e bile çıktık. Velhasıl benim iyi ki gittim diye hatırlayacağım bir etkinlik oldu, umarım katılanlar (en azından bazıları için) işe yaramıştır.
12
May

Bu günlerde leyleği gene havada gördüm ortalıkta dolaşıp duruyorum. Geçtiğimiz hafta 2. Uluslararası Özgür Yazılım Konferansı için Kıbrıs’taydım. Başta Erdinç Köroğlu ve Hafzullah İş olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkürler. Konferansta tüm sunumlar canlı yayınlandı ve kaydedildi. Pek yakında yayınlanmaya başlayacaklar.

kibris

Daha önceki gidişimde de belirttiğim gibi Kıbrıs’a özgü yiyecek birşey yok ama bu aç kaldık anlamına gelmiyor :)

***

Bu hafta sonu da Eskişehir’deyim. Osmangazi Üniversitesi Matematik ve Bilgisayar Kulübü’nün etkinliğinde Cumartesi saat 13:00′de “Özgür Yazılım Öğrencilere Neler Sağlar?” sunumu yapacağım. Ayrıca uzun zamandır görmediğim Anadolu Üniversitesi’nden eski sınıf arkadaşlarımla buluşacağım.

Oraya kadar gitmişken “İnternetime Dokunma Yürüyüşüne” Eskişehir’den destek vereceğim… Herkesi kendi şehrinde sokaklara bekleriz!

11
Nis

Bir etkinlik daha geldi geçti. Ancak zaman bulup üzerine birşeyler karalayabiliyorum.  oylg_2011_0gun_072

1200 civarı katılımcı, 4 salonda paralel sunumlar, 2 salonda atöyle çalışmaları, sponsor sunumları, oyun turnuvası, koyu sohbetler derken yorgun ve fakat seneye daha da iyi bir etkinlik yapabileceğimizin güveniyle etkinliği tamamladık. Yorucu ama güzeldi.

Etkinlikte çekilen fotoğraflara buradan, yapılan sunumlara buradan erişebilirsiniz. Video kayıtları da pek yakında yayınlanmaya başlayacak ısrarla isteyiniz :)

Etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyor ve önümüzdeki etkinliklerde de aynı desteği bekliyorum :)

9
Mar

Uzunca -gerçekten uzunca- bir süredir blogumu boşladığımı biliyorum. Aslında bloguma hiç yazı yazmadım desem bile olur bana kalırsa ama umarım kısa zamanda bu durumu tersine çevirebilirim. İş kapsamında yaptığım her şeyi yazmak ne yazık mümkün değil ama bununla birlikte bundan sonra daha fazla yazmaya çalışacağım.

ozguryazilimgunleribannerYazı çizi meselesini burada noktalayacak olursak başlıktan da anlayacağınız gibi ben değinmek istediğim konu aslında başka. Adına ister şenlik ister özgür yazılım ve açık kaynak günleri deyin farketmez ama Linux Kullanıcıları Derneği ve Bilgi Üniversitesi‘nin ortaklaşa düzenlediği Özgür Yazılım ve Linux Günleri etkinliği yaklaşıyor. Benim naçizane özgür yazılım serüvenimin başlangıcında önemli bir yer tutan -kod adı- şenlik bu yıl 1-2 Nisan tarihlerinde Bilgi Üniversitesi’nin Santral kampüsünde gerçekleştirilecek. Şenliğin 10. yılında etkinliğin ana sponsorlarından biri yine Pardus oldu.

Bu yıl şenliğin benim için özel bir anlamı daha var. 2008 yılında düzenlenen özgür yazılım konferansından sonra ikinci defa bu şenlikte bir konuşma yapma şansını bulacağım. 2008 yılının flaş konusu OOXML hakkında yaptığım konuşmadan sonra bu yıl şenlikte kısa bir Özgür Yazılım Lisansları 101 semineri veriyor olacağım. Hem şenlikte konuşacak olmak hem de bu sefer okulda okuduğumuz konular hakkında kelam edecek olmak beni şimdiden heyecanlandırıyor.

1-2 Nisan tarihlerinde şenlikte görüşmek üzere…

4
Şub

Bu hafta Malatya İnönü Üniversitesi’nde düzenlenen Akademik Bilişim 2011 Konferansı’ndaydım. LKD adına çeşitli sunumlar yaptık. Seminerler ve sunumlar hakkında herkes birşeyler yazacağı için ben gene yiyip içtiklerimizden bahsedeyim dedim :)

Kahvaltı

Akşam Yemeği

Malatya hakkında ne yazık ki soğuk olması dışında bir şey söyleyemeyeceğim çünkü şehri görmedim. Uçaktan inip doğruca kampüse gittim ve kampüsten de uçağa…

Etkinlikte bulunan herkese çok teşekkür ederim…

30
Ara

25 Aralık Cumartesi günü Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi’nin düzenlediği Bilişim Teknolojileri Konferansı’na LKD adına konuşmacı olarak katıldım. Öncelikle beni misafir eden Hafzullah İş ve Ali Erdinç Köroğlu olmak üzere etkinliği düzenleyen herkese çok teşekkür ederim.

ydu1Etkinliğin diğer konuşmacılarına bakarak konuşma konusu olarak “Özgür Yazılım İş Modelleri”ni belirlemiştim fakat katılımcıların büyük oranda öğrenci olması nedeniyle sunumu önemli oranda değiştirip “Özgür Yazılım Öğrencilere Ne Sağlar”a çevirdim. Bence etkinlik öğrenilere Bilişim Teknolojilerine farklı yaklaşımları göstermesi açısından oldukça başarılı oldu. Sunum notları seminer.linux.org.tr adresinden indirilebilir.

ydu2Gelelim asıl mevzuya Kıbrıs’a giderken “orada ne yemeli?” diye sorduğumda özel hiçbir şey yok dedikleri için aşağıdaki toplu yemek fotoğrafı var sadece :) yemek

19
Tem

Cumartesi günü Türkiye’de bir ilk gerçekleşti : İnternet Sansürden Daraldı Sokağa Çıktı!

Sansürsüz İnternet

Bin kişi kadar Taksim Meydanı’ndan Galatasaray Meydanı’na kadar yürüdük. Talebimiz ise internet sansürlerinin kaldırılması ve insanların kendilerini özgürce ifade edebilmelerinin engellenmemesiydi.

Basın açıklamasının tam metnini Sansürsüz İnternet sitesinden okuyabilirsiniz. Diğer paylaşımları ise tüm sosyal medya üzerinde bulabilirsiniz. Eğer “şimdi kim uğraşıp arayacak” diyorsanız,  buyrun FriendFeed‘e bir bakın…

Fotograf : Hasan Ümit Ezerçe

15
Tem

Sansüre Karşı Ortak Platform, bu Cumartesi saat 17:00′de İstiklal caddesinde bir yürüş ile İnternet Sansürlerini protesto ediyor olacak. Bence bu yazıyı okuyabilen herkesin, bu ve benzer yazıları okuyabilmeye devam edebilmesi için katılması gerek…

Yürüyüş hakkında detaylar için SansursuzInternet.org.tr ve SansureKarsiYuruyus.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

sansurekarsiyuruyus

Cumartesi Taksim’de görümek üzere…

9
May

2008 Haziran ayında göreve başladığım Yakın Doğu Üniversitesinde kısa zamanda Linux ve özgür yazılımların bilinirliğini ve kullanılmasını arttırmak adına yeterli çalışma yapıp yapamadığımı tarttığım şu sıralarda üniversitemiz bilgisayar mühendisliği öğrencilerinden Renan Çakırerk‘in Pardus’09 Yaz Staj’ına kabul edildiğinin açıklanması hem gururlanmama hemde yüreğime birazda olsa su serpilmesine neden oldu. Bitirme projesi için ne yapabiliriz diye ilk görüşmeye geldiği zaman “yapacağın bu iş sadece bir bitirme projesi değil insanlarında kullanıp yararlanacağı bir şey olmalı bak Pardus için yapılması planlanan bir sürü iş var” diye konuşmaya başladığımız günleri hatırlamamak elde değil.

Elbet bu bir başlangıç, daha bir çok Renan’ın üniversitemiz adına özgür yazılım oluşumlarının içinde katılıp başarılı olacaklarına inanıyorum, başarılar Renan..

24
Mar

8. Linux ve Özgür Yazılım Şenliği, bu sene İstanbul Bilgi Üniversitesinde 17-18 Nisan  tarihlerinde gerçekleştiriliyor.

Bu sene şenlik sırasında JBoss Seam konusunda bir atölye çalışması yapıyor olacağım. İlgilenen herkesi beklerim…

5
Mar

Linux Kullanıcıları Derneği ve Bilgi Üniversitesi‘nin ortaklaşa düzenleyeceği 8. Linux ve Özgür Yazılım Şenliği 17-18 Nisan 2009 tarihlerinde Dolapdere Kampüsü‘nde yapılacak. Şenlik programı henüz belli değil ancak aldığım bilgilere göre Nisan başı gibi programın belirlenmesi planlanıyor.

Şenlik 09 web sitesi, web sitenize ekleyebileceğiniz bannerlar ile birlikte yayında.

Şenlikte görüşmek üzere…

20
Kas

Uzun zamandır bir şeyler yazamadım biliyorum, Necdet‘te dürtmüş ona ayrıca laflar hazırladım. Bugünkü girdimizin konusu PS/2 bir klavyeyi DIN (AT) konnektörlü bir terminalde nasıl kullanabiliriz. Evet farkındayım bu normal bir istek değil, zaten normal olsaydı.. Neyse; üniversitenin muhasebesinde unix dummy terminaller (fii tarihinden kalmalar :) ) DIN konnektörlü klavye kullanıyorlar. Klavye bozuldu diye bir haber gelince bu tarz klavye bulmak (çalışır demedim dikkat lütfen) KKTC şartlarında imkansıza yakın olduğundan bir katakulli yapabilirmiyim diye düşüncelere daldım ve voila…

Malzemeler: Avometre, yan keski, bozuk DIN konnektörlü klavye, PS/2 klavye, elektrik bandı, kağıt ve kalem.


DIN konnektörümüz


Dikkatlice kesim işlerini tamamlıyoruz


İşte PS/2 konnektörümüz


Hangi PIN hangi renk kablo, Data-data, +5V-+5V, Clock-Clock, Grnd-Grnd yazalım görelim


Ölçmeden iş olmaz..

Afiyet olsun..

3
Eki

Yaklaşık 1,5 yıldır çalışmakta olduğum IBM‘den Yakın Doğu Üniversitesi‘ne transfer olup Kıbrıs’a yerleştim, eski şirketim ile bundan sonra yapacağımız ortak akademik projelerde yine bir arada olacağım. İyi, kötü, acı, tatlı bir çok şey yaşadığım tüm çalışma arkadaşlarıma her şey için çok teşekkür ederim..

PS: 15 Kasım 2008 tarihinde Yakın Doğu Üniversitesi İnovasyon ve Bilişim Teknolojileri Merkezi’nin açılışına herkes davetlidir :)

30
Ağu

Uzun süredir bir takım işler nedeniyle hiç blog yazamadım ancak ilginç bir Kayseri yolculuğunda başımdan geçenleri anlatmadan da geçemeyeceğim :)

Üniversiteye Fiber optik ek cihazı almak üzere Kayseri’ye gidecektik. Kıbrıs’tan Kayseri’ye KKTC-İstanbul-Kayseri şeklinde gidiş harici bir yol olmadığını görünce gidiş-dönüş biletlerini THY’den almaya karar verdim. Sabah 05.00 uçağı ile İstanbul’a oradan 07.30 uçağıyla da Kayseri’ye geçecektik, dönüşte 2 gün sonra öğlen 15.30 ile İstanbul ve 18.20 KKTC şeklinde olacaktı. Buraya kadar her şey çok normal…

05.00′da kalması gereken uçak 05.35′te kalktı, uçak içindeyken hosteslere “biz 07.30′daki uçağın yolcularıyız yer ekibine haber verebilirmisiniz lütfen” dedim, elbette diye bir yanıt geldi. Bu yanıtı alınca rahatlamıştım, ancak yine de çok gecikiyorduk. 07.15′ta dış hatlar pasaport kontrolüne geldim ve oradaki THY yetkililerine koştum fakat bir dış hatlarız iç hatlar bizim sorunumuz değil şeklinde bir yanıt gelince içimden “albabayı.com” geçti. Pasaport kontrolünden geçmemiz dış hatlardan çıkmamız vs saat 07.28 idi. 444 0 849′u arayıp iç hatlardan biriyle görüşmeye başlayınca işin rengi değişti. Bağyan bana sizin biletinizi 14.35 uçağına aldık dediğinde sinirlerim zıplamıştı, bu değişikliği kime sorarak yaptınız vs. şeklinde çıkışınca ikinci bomba geldi. “Eeee madem öyle sizi Nevşehir’e gönderelim?” karşılık olarak THY benim Kayseri’ye gidiş ücretlerini karşılıyorsa seve seve gideriz dediğimde bir southpark sessizliği oluştu. Tam o arada iç hatlar sınırlarına ulaşmıştık ve… yapılan anonsta “hede numaralı uçuşla Kayseri’ye gidecek Sayın Köroğlu, Sayın bilmemne vs. bu sizler için yapılan son çağrıdır” dediğinde gözlerim parıldayıp road-runner misali iç hatlar THY’ye ulaştım. Bizi anons ediyorlar lütfen çıkış kapısına yolcular geliyor diye telsizle söylermisiniz dedim başka bir bağyana. Cevap “ama biz kapıları kapattık”, bende bizim zaten biniş kartımız var diye cevap verince “olamaz ki biz kapattık” dediğinde “siz bilgisayar, internet, thy.com.tr, online check-in falan biliyormusunuz?” cevabını alınca telsizden yolcular geliyor mesajı gitti aşağıya. Bir koşturmayla aşağıya inmiştik fakat bu seferde bizi uçağa götürecek otobüs gelmemişti.. 3-5 dakika sonra otobüs geldi ve bizi uçağa doğru yola çıkardı.

Kıbrıs’ta biletlerin online check-in işlemlerini yaparken aynı numaradaki koltukları almıştım karışık karışık yerlere oturmayalım diye. KKTC’den geldiğimizde de yan tarafta duran MNG kargo’nun uçağı dikkatimi çekmişti ve adını okumuştum. Kayseri uçağına yetişip yerlerimize oturduk o hengame sonra erdi rahatadım vs. başımı çevirip dışarı bakarken MNG kargoya ait uçağı fark ettim, şeytan dürttü ve uçağın adına baktım. Naaaaaaaayırrrr aynı MNG kargo uçağı ve ve ve…. Kıbrıstan geldiğimiz aynı uçakla Kayseri’ye gidiyoruz… Bütün o koşturma, sinir, stres aynı uçağa binebilmek içinmiş… Üstelik aynı koltukları aldığım için az önce kalktığımız koltuğa geri oturmuş olduk :)

Başka sorun olmadan Kayseri’ye vardık firma bizi karşıladı vs. vs. Kayseri’deyken fırsat bulabilirsem LKD üyelerinden ve Erciyes Üniversitesi Bilgi işlem sistem sorumlusu Aysun Elagöz’ü ziyaret ederim diye düşünüp haber vermiştim. Şans o ki iş yaptığımız üretici firma fiber sonlandırma işleri için bizi Erciyes Üniversitesi bilgi-işlem merkezine götürdü. Bilgi işlem çalışanlarıyla tanışıp, aysun’la muhabbet edip, fiber işlerini de bitirince akşam üzeri bir şeyler içer muhabbet ederiz diye oradan ayrıldık. Kayseripark’denen bir yere gidecektik tabi benim aklıma bir park çay içen insanlar falan geliyorken kendisi koskoca bir alışveriş merkeziymiş :) Güzel bir yerde oturup yeme-içme eylemlerine başladık, arada garsona “tuvalet nerede?” diye sorunca uzak bir yeri söyledi, daha yakın bir yer yokmu diye sıkıştırınca bana “Nesfit”‘te var dedi. Ben anlamayıp bir kez daha sorunca aynı cevabı aldım. “Ben oranın müşterisi değilim girmeme sıkıntı yaratmasınlar” deyince yüzlerinin şekli değişip orası umuma açık dediler. Bu umuma açık kelimesini bende anlamakta zorladım. Tarife uyup o yöne gittim ama Nesfit yok biraz daha bakınırken bingooo. “Nesfit = Mescid” işte o an insanların yüzündeki o garip ifadenin nedenini anlamıştım :)

Dönüş günü yine online check-in işlerini yapayım diye thy.com.tr’ye girdim ancak PNR’lara ait bir uçuş görülmemektedir diye hata veriyordu site. Üniversitenin turizm firmasını arayıp nedir bu diye biraz sorduk onlarda bulamadılar, ve Kayseri içinde bir THY acentasına gittik. Bağyan bana siz son anda uçağa bindiğiniz için THY bunu sisteme işlememiş, sistemde sizin Kayseri’ye gitmediğini ve bu nedenle de geri dönemeyeceğinizi düşünerek dönüş biletlerinizi iptal etmiştir dedi. Hızlıca havaalanına gitmemiz gerektiğini bu sorunun ancak oradan çözüleceğini söyleyince bizde aynen havaalanında aldık soluğu. Yolda kavga moduna geçtim ve o sinirle THY bölmesine yöneldim. Fakat tam tersine çok anlayışlı 2 bağyan vardı ve hatta olayı yumuşatmak için bizlere toblerone bile ikram ettiler. Sorun çözülmüş herkes mutlu mesut işlerini halletmişti..

Bu yolculuktan çıkarılacak en büyük sonuç: THY iç hat seferlerinde online check-in yapanların bilgilerini tutmuyor. Heyecanlı, enteresan ve ilginç bir Kayseri ziyareti oldu benim için.
Pastırma güzel, sucuk güzel, yemaklar güzel, yine gelecek ben :)

28
Haz

Eşim master tezi için sunumuna bir vcd’de izlediği görüntüyü eklememi istedi. VCD görüntüsünü avi’ye çevirip avidemux’la düzenlerim diye düşündüm hemen, belki de daha kısa bir yolu bile vardır bilemediğim :)

Önce VCD’den avi elde edelim

mencoder vcd:// -o file.avi -oac copy -ovc lavc -lavcopts vcodec=mpeg4:vbitrate=2000

Sonra da düzenleyelim :)

10
Tem

Aşağıda daha fazla kişiye ulaşması ve belki de en sonda yer verdiğim inancın desteklenir olması umuduyla, Bilim ve Teknik Dergi’sine az önce göndermiş olduğum e-posta’yı yayınlıyorum. Ne dersiniz bu konuda Bilim ve Teknik dergisine yardımcı olmaz mıyız?

***

Merhaba,

Öncelikle çıkarıyor olduğunuz dergi ve emekleriniz için teşekkür ederim.

Bilim ve Teknik Temmuz sayısı giriş yazısında “Dergimizin kapağını süsleyen
disk, bize bir sözümüzü daha yerine getirmenin mutluluğunu, bilimi en geniş
kitlelere iletebilmenin etkili yeni bir aracını yine Bilim ve Teknik eliyle
sunmanın gururunu yaşatıyor.” diyor Raşit Gürdilek ve devam ediyor “Bu ilk
deneyimimizde belki ufak tefek hatalar, gözden kaçmış eksiklikler olabilir.
Ailemizin bunları hoş göreceğini biliyor ve her yeni bilim CD’mizde daha
iyisini yapmaya çalışacağımıza söz veriyoruz.”

Güneş Sistemi CD’sini incelediğim zaman, üzerinde sadece Windows 98, Windows
2000, Windows NT, Windows Xp, ve Windows Vista ile çalışabileceği yazıyor.

Dergi içeriğine baktığımda ise içeriğin Macromedia Flash ile hazırlanmış
olduğunu fakat otomatik açma için Windows çalışabilir dosyası ekleniş
olduğunu gördüm. İşin uzmanı değilim ama Flash dosyalarının farklı işletim
sistemlerinde İnternet tarayıcılarına gömülü olarak çalıştırılabildiğinden
yola çıkarak, bu exe yerine basit bir HTML sayfası hazırlanmış olsa idi,
bütün işletim sistemlerinde çalışabilme olanağı fazladan emek harcanmadan
sağlanabilirdi diye düşünüyorum.

Ülkemizde bilim ve bilginin gelişimi için önemli bir kurum olan Tübitak’ın ve
Bilim ve Teknik dergisi’nin “bilimi en geniş kitlelere iletebilme” hedefinde
özellikle bir marka ve ürüne kısıtlayıcı araçlar yerine daha geniş
platformlara ve açık standartlara özen göstermesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu noktada özellikle açık standartlara uygunluk konusunda, en azından deneme
ve hata kontrol noktalarında Türkiye özgür yazılım dünyasından kişilerin ve
kurum olarak Linux Kullanıcıları Derneği’nin, gene Tübitak çatısı altında
geliştirilmekte olan Pardus işletim sistemi kullanıcı ve geliştirici
topluluğunun büyük bir heyecanla destek olacaklarına inanıyorum.

Önümüzdeki sayılarda hazırlanacak olan Bilim CD’lerinin Linux, MacOS ve masa
üstünde kullanılabilir diğer işletim sistemlerinde de kullanılabilmesi
dileğiyle…

iyi çalışmalar,
Hakan Uygun

15
May

Şenlik henüz bitmemiş! Şenlik ardından yapılması gereken bir sürü iş varmış. Sıcağı sıcağına fark edemedik ama kamera ekibi olarak bizim işimiz şimdi başlıyormuş. Fotoğrafların ayıklanması, düzenlenmesi web’e yerleştirilmesi. Yapılmış olan video çekimlerinin dijital ortama aktarılması, işlenmesi gerekiyor…

Şenlik

Yukarıda sayılan işlerin fotoğraflarla ilgili kısmı bitmiş durumda. Buradan şenlik alanında çekilmiş 1379 fotoğrafa erişebilirsiniz.

Video çekimlerinin 8 saat kadarı dijital ortama raw aktarıldı işlenmeyi bekliyor. Geriye kalan 30 saatlik çekimler ise henüz kasetlerde dijital ortama aktarılmayı bekliyor.

Gelişmelerden haberdar etmeye devam edeceğiz. Bizi izlemeye devam edin!