3
Nis

Şu an Linux camiasının iki parçaya ayrıldığını söylesek yalan olmaz. KDE sevenler ve sevmeyenler. Bu iki taraf da fanatik sayılır. Hele hele KDE  4 ailesi çıktıktan sonra diğer masaüstü yöneticilerinden baya farklılaştıklarını hesaba katarsak…

Ben koyu bir KDE fanatiğiyim ve bunu çoğu kişi de bilir. Neden KDE fanatiği olduğuma gelecek olursak, bunu yazının ilerleyen kısımlarında söyleyeceğim.

Öncelikle KDE hakkındaki en önemli detayı atlamayalım. Kararsız. Ama çoğu kişi bu kararsızlığın nedenini sormadan direkt kararsız diyor. Öncelikle diğer masaüstü projelerinin sadece masaüstü olduğunu unutmayın. KDE ise sadece masaüstü olmaktan çıkalı yıllar oldu. KDE kendi bünyesinde masaüstü dışında, ofis, geliştirme araçları, çokluortam programları, İnternet araçları ve pek çok şey geliştiriyor. Dolayısı ile de KDE bir masaüstü yöneticisi değil, bir yazılım topluluğudur. Zaten KDE firması bir süre önce adını KDE Software Compilation olarak değiştirdi. Yani KDE projesi bir programlar bütünü projesi.

KDE’nin gelişmişliğini anlatmanın en rahat yolu KDE içeriğinin ne olduğudur. Size kısaca kanıtlayabileceğimizi söyleyeyim:

KDE kurulu bir sistemde her içerik mevcuttur. Bu bahsettiğim şey normal yapı değil. Sadece KDE uygulamaları kurulu bir sistem ile her şey yapılabilinir. Örneğin, basit ofis ihtiyaçları için KOffice, web ihtiyaçları için kdenetwork gibi bileşenler’i dikkatlice incelerseniz ne kadar geniş bir proje olduğunu anlarsınız. Hatta ve hatta KDE üzerinde iken ayriyetten bir grafik arayüzlü paket yöneticisine gerek yoktur. Kubuntu gibi pek çok KDE dağıtımının kullandığı paket yöneticisi KDE’nin kendi paket yöneticisidir.

Bunu en iyi biçimde anlamak için, sistemde KDE uygulamalarının dışında bir şey kurulu olmayan bir sistem deneyin. Örneğin, Arch Linux’a KDE kurup KOffice gibi bazı harici KDE bileşenlerini kurun ve bilgisayarı kullanmayı deneyin. Günlük kullanıcının tüm işlerinin görülebileceğini göreceksiniz. Müzik için Amarok, browser için Konqueror, anında mesajlaşma için Lopete ya da kmess… Bu liste uzar da uzar. Ama sanırım demek istediğimi anladınız.

Bu tarz bir yapıyı KDE projesi dışında hangi masaüstü projesi size böyle bir şey sunuyor?

Şimdi diyeceksiniz ki “Ama KDE kararsız!”. Doğru, KDE kararsız. Ama sebebini hiç düşündünüz mü? KDE, diğer projelerin yapmadığı bir şeyi yapıyor, pek çok projeyi tek çatı altında tutuyor. Gnome olsun, XFCE olsun, LXDE olsun, size sadece masaüstü ortamı sunuyor. Diğer yazılımlarımı kendiniz ayriyetten kurmak zorunda kalıyorsunuz.

KDE projesinin gidişatına bakacak olursanız da, hey yeni sürümde kararlılığı bir derece daha artıyor. Dolayısı ile de kısa zamanda XFCE stabilliği ile aynı olacağı kesindir. Hem de tüm yapılar birbiri ile bütünleşik…

Sanırsam KDE’nin neden diğer projelerden üstün olduğunun en önemli etkenini açıkladım. Geri kalanı sonraki yazılara…


Filed under: Özgürlükİçin Gezegenine Tagged: Amarok, Özgür Yazılım, Özgürlükİçin Gezegenine, Big Bang, Eleştiri, Eski Mısır, Gözlem, KDE, KOffice, Linux