25
Tem

Bir süredir sessizliğimi koruyordum. Çünkü baya yoğun bir çalışma temposu arasında değil blog yazmak, oturup kahve içecek vaktim yoktu. Ama ortaya çıkan, tüm yorgunlukları unutturacak cinsten oldu. Ve işte karşınızda yeni kedimiz:

TeknoKedi

TeknoKedi, hepimizin hayaliydi diyebiliriz. Türkiye’de istediğimiz kalitede haber yapan bir teknoloji portalının olmaması, olanların haber kaynağının güvenirliğine ya da görsellerinin lisanslarına dikkat etmemesi bizi üzen şeylerdi. Her tartışmamızın sonu “Keşke kaliteli haber yapan, ve haber yaparken kimseden korkmayan bir teknoloji portalı Türkiye’de de olsa” diyorduk ve sonunda yaptık, oldu :)

TeknoKedi‘de haberlerin kaynağı önemlidir dedikodu ya da asılsız haber yoktur. Basın bülteni olduğu gibi kopyalanmaz. Kimsede korkumuz yoktur, “Aman ne derler” diye lafımızı esirgemeyiz. Haber görsellerinin lisanslarına dikkat ederiz, kaçak görsel kullanmayız. “En iyi 10 oyun” haberine çıplak kadın görseli koymayız!

Özgür yazılımdan olan tarafımızda bir değişiklik yok. Ama Apple, Windows ya da diğer teknolojilerin haberlerini de bulabileceğiniz bir portal olarak ortaya çıktık ve bu “özgür yazılım taraflı” duruşumuzu da değiştirmeye niyetimiz yok :)

Hem isim annesi olarak, hem de projelendirmesinden ortaya çıkmasına kadar her adımında eli olan biri olarak diyorum ki kedimizi sevin, sevdirin :)

http://twitter.com/TeknoKedi

http://facebook.com/TeknoKediClub

 

7
May

Yaklaşık 3 yıl önce Pardus’la, çoğumuzun ortak olan sebebi olan diğer işletim sistemimizden bıkmam sonucu tanışmıştım. Aylar süren inceleme sonrası da kullanmaya başlamıştım(dergilerden birinden çıkan sarımsı renkli ve hala evimin baş köşesinde duran Pardus 2008.2 CD’si sağ olsun). Ben bu dönemi “part-time Pardus” olarak tanımlıyorum çünkü gerek oyun için, gerek o sırada canım istediği için diğer işletim sistemini kullanmaya devam ediyordum.

Araştırma sürecinde Özgürlükİçin ile tanışmıştım. Sonra da kader ağlarını örüp bir şekilde beni Özgürlükİçin’in tam içine savurdu. 1 yıl önce sahnede izleyip hayranlıkla baktığım, fotoğraflarını çektiğim insanlarla beraber çalışıyor olmak o kadar güzel bir duyguydu ki :) . Zaten hiçbir zaman bu yaptıklarımızı bir “iş” olarak görmedim. Zaten 8-5 gibi mesaimiz de yoktu. Bütün gün ofiste bir şeyler yapmak için çabalıyordum, sonra eve gidip forumu okuyor, yazılar yazıyor ve yeni gelişmeler için araştırma yapıyordum. Hatta bu tempo yüzünden ailemle bile ters düştüğüm olmuştu :) .

Hepinizin de bildiği gibi 1 Nisan 2011 itibariyle maalesef Tübitak ile olan sözleşmemiz sona erdi. Resmi olarak görevimiz bitmesine rağmen gönüllü olarak hala bir şeyleri düzeltmeye, ya da ihtiyacı olanlara yardım etmeye devam etmeye çalışıyordum. Çalışıyordum diyorum çünkü beni tatmin eden bir performans sağlayamıyordum. Beni yüz yüze tanıyanlar ne kadar mükemmeliyetçi olduğumu bilirler(daha çok bunun için yaptığım kavgaları bilirler ya, neyse :) ). Son 1 aydır yeni bir proje üzerinde çalışıyoruz. Bir açıdan bakınca Özgürlükİçin için verdiğim emekten daha fazlasını şu anda vermem gerekiyor. Çünkü Özgürlükİçin’de muhteşem bir sistem vardı ve benim tek yapmam gereken bu sürecin sorunsuz devam edebilmesini sağlamaktı. Ancak şimdi yepyeni bir şey ortaya çıkarmaya çalıştığım için neredeyse 7/24 bu proje ile ilgilenmem gerekiyor. En az 3 ay daha böyle devam edeceği ortada üstelik. Bu sebeplerden Özgürlükİçin’e istediğim zamanı ayıramıyorum :(

Hem artık hak etmediğimi düşündüğüm bu ûnvanı üzerimde taşımamam gerektiğini düşündüğümden, hem de ihtiyacı olan kişilerin direk doğru kişiye gidip zamandan tasarruf etmesinin pratik olarak doğru olduğunu düşündüğümden Özgürlükİçin ve Pardus.org.tr üzerindeki tüm hak, yetki ve görevlerimi bırakmaya karar verdim. Bunu da yönetici listesinde bildirdim.

Bu süreç boyunca beraber çalıştığım herkese çok teşekkür ediyorum. Bu güzel insanlarla beraber çalışmak, beraber yemek yemek, hatta beraber eğlenmek gerçekten çok güzeldi :) . Uzaklara gitmiyorum, yine buralardayım, yine Linux’tan başkasını kullanmamaya devam ediyorum, yine elimden geldiği kadar yayılmasına destek olacağım, elimden geldiği kadar çevirilere destek olacağım. Ama bundan sonra “Topluluk Yöneticisi” sıfatıyla değil, Gizem B olarak yapacağım tüm bunları. Yani yine benden kurtulamıyorsunuz… ;)

* “So long, and Thanks for all the fish!