5
Mar
Son dakikada başvuruda bulunduğum toplantı talebine Linux ve Özgür Yazılım Günleri düzenleme kurulundan olumlu cevap geldi. Camia dağıtımı konusunda söyleyecek sözü olan, söyleneni dinlemek isteyen herkesi 1-2 Nisan'da istanbula bekliyoruz.

Bu mesajı mümkün olduğunca çok kişiye ulaştırmanızı rica ediyorum, zira ne kadar çok kişinin haberi olursa o kadar farklı fikirle karşılaşabiliriz. Olsun/olmasın demek bile sessiz kalmaktan iyidir!
27
Şub

İşin doğrusu geçen yıl 3M konuşmaya gitmeden önce BİLMÖK hakkında pek bilgim yoktu. Sadece bilgisayar mühendisliği öğrencilerinin biraraya gelip kendi sorunları hakkında konuştukları bir etkinlik olarak düşünüyordum BİLMÖK'ü. Bu yıl pirimiz Stallman gelecek diye yanımıza oğlumu da alıp Oğuz'la birlikte İstanbul'a gittik.

İlk gün cuma olduğundan oturumları Zeitin'nin yayınından seyretmiştim. Mavi salonda yapılan Özgürlükiçin oturumundan ve başkanımız Hakan'ın son konuşmasından başka kayda değer bir şey yoktu. Tamamı bilgisayar mühendisliği öğrencilerinden oluşan bir topluluğa bilgisayar mühendisliği nedir diye anlatanlar mı ararsınız, kim bilir nerede konuşmak için hazırladığı sunumu burada sunup slaytları okuyanlar mı? hepsinden örnekler vardı. Bilgisayar mühendisleri odası ve müfredat gibi kaç yıldır konuşulan ve sadece öğrencilerin aralarında konuşarak halledemeyecekleri konularla BİLMÖK'lerde havanda su dövülülüyor maalesef.

İkinci gün ilk oturum zamanından çok geç başladığı için Pardus paneline vakit kalmadı. Düzenleme komitesinin geç başlamalarla ilgili mazeretinin daha çok kişinin katılmasını beklemek olması da maalesef organizasyon konusuda çok tecrübesiz olmalarından kaynaklanıyordu. Stallman konuşmasını geciktiremeyeceklerinden Pardus paneline gerçekten çok az zaman kaldı.

Bir iki cümle de Pardus Paneli hakkında yazayım. Bence geliştiricilerin bu panelde olduğu gibi topluca sahnede yeralmaları dinleyiciler için iyi bir şey. Eğer planladıkları gibi zaman yetseydi eminim çok daha başarılı bir oturum olacaktı. Renan zamanla çok daha iyi bir oturum yöneticisi olabilir ama dinleyiciyi dövme fikrinden vazgeçerse. Elinde mikrofon ortada gezen adam her ne olursa olsun soru soran birine kızıp onu fırçalamamalı. Bence orada soru soranlar öyle değildi ama diyelim ki soru soran kötü niyeli biri olsa ve Pardus'a çamur atmaya çalışsa bile onu fırçalamak kesinlikle olumsuz bir etki bırakıyor dinleyiciler üzerinde. Renan da henüz çok genç, zamanla edineceği tecrübelerle bu işleri daha iyi kotaracaktır.

Pardus panelinden sonra Stallman için salona girince konuşmadan önce bir halk oyunları ekibini seyredeceğimizi bilmediğimden pek şaşırdım doğrusu. Salon neredeyse tamamen doluydu. Halk oyunlarından sonra Stallman sahneye çıktı ve yazılım patentleriyle ilgili uzun bir konuşma yaptı. Bence bu konu en fazla 15 dakikada anlatılabilecek bir konuydu ama Stallman bir sürü örnekle anlattı da anlattı. Sahneye çıkınca ayakkabılarını çıkarması, sorular sırasında gelen istek üzerine free software song'u söylemesi seminerin dikkat çeken taraflarındandı. Konuşma bittikten sonra gelen sorular ise içler acısıydı. Hala 'parasız yazılım geliştirilir mi?', 'yazılım patentleri büyük yazılımlar için iyi olmaz mı?' gibi sığ soruların yanı sıra Stallman elli kere uyardığı halde özgür yazılım yerine açık kaynak kullananlar da vardı. Stallman 'sizi sahneden iyi duyamıyorum, anlamıyorum' dediği ve Türkçe sorarsa konuşmacının kulaklığından tercümesini duyacağını bilmesine rağmen İngilizce konuşup hava yapmaya çalışanlara çok fena ayar verdi. Ama bunu deneyenlerin sayısı o kadar fazla oldu ki inanamadım buna. Her seferinde biri rezil oluyor ve bayrağı diğeri alıyordu. Efendi gibi Türkçe konuşanların da soruları acayip olduğundan onlar da dalga konusu oldular işin doğrusu. Konuşurken kullandığı argümanlar keşke şunlar olsaydı filan demek mümkün ama Stallman gibi dünyayı değiştirmiş birini görmek, dinlemek harikaydı.

Bu yazı çok uzun olduğundan seneye Ege Üniversitesinde yapılacak olan Bilmök için önerilerimi bir sonraki yazıya bırakıyorum.
2
Oca
Yıllardır özgür yazılım dünyasının içinde olan, hem düzenlediği etkinliklerle hem de yetiştirdiği öğrencileriyle önemli katma değer yaratan İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya. Sendikal faaliyetler açısından da önde gelen üniversitelerden biri olan Bilgi Üniversitesinin Bilgisayar Bilimleri Bölümü LKD ile birlikte Özgür Yazılım ve Linux Günlerini düzenliyordu.

Bölüm öğrencileri bu acayip durumu değiştirmek istiyorlar. En azından seslerini duyurmalarına yardımcı olalım.
14
Ara


Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da üzerinde çalışacağımız proje belli olduktan sonra bir süre ön hazırlıklarımızı yaptık ve ardından Pardus ekibiyle ilk toplantımızı yaptık. Yapılan bu ilk toplantının ne kadar işe yaradığını geçen yıldan bildiğimden yolculuk için hiç de uygun olmamama rağmen 13 kişilik bir ekiple Gebzeye gittik. Aydan, Merve ve Özge bloglarında yazmışlar ama ben de bir kaç notumu yazayım istiyorum:

  • Burak Çalışkan toplantıya katılamadı.
  • Pardus ekibinden arkadaşları, öğrencilerimi ve ekibe yeni katılan geliştiricileri görmek güzeldi.
  • Benim çocuklar geçen yıl olduğu gibi pek suskundular ;)
  • Çalışmalarda ekibin paketlemeyle ilgilenecekler ve Pardus teknolojileriyle ilgilenecekler olarak ikiye ayrılmasının iyi olacağına karar verdik. Elbette herkes diğerlerinin yaptığı işi de öğrenmek durumunda olacak ama bu ayrım da çalışmalara hız katacak.
  • KDE dışındaki masaüstlerinde Pardus teknolojilerinin çalışabilmesi için KDE bağımlılıklarından arındırılıp Qt ile yazılmalarına karar verdik. Yapacağımız çalışmalar daha sonra GTK ile çalışma yapılmasına da olanak sağlayacak. Neden Qt? sorusunun cevabını daha ayrıntılı yazacağız.
  • Projenin ilk ürünlerinden birinin KDE'den başka bir masaüstüyle kurulabilen bir Pardus olması yine alınan kararlardan biri oldu.
  • Pardus ekibi projeyle ilgili bir liste açtı. Projeyle ilgili bütün yazışmalar buradan takip edilebilecek.
  • Önümüzdeki hafta başında bir proje takvimi duyurmayı umut ediyoruz.
  • Sağlık problemlerim nedeniyle ben Cuma akşam Çanakkale'ye geri döndüm ama İstanbul'da kalan büyük çoğunluk Cumartesi günü Artistanbul ofisini ziyaret etti. Benim de merak ettiğim bir röportaj yapılmış kendileriyle. Önümüzdeki hafta Ajans Pardus'ta dinleyeceğiz artık.
27
Tem
Akademik Bilişim Konferansları öncesinde yapılan kursların daha kapsamlısını INETD ve LKD iş birliği ile bu yıl Işık Üniversitesi ev sahipliğinde, Üniversitenin Şile Yerleşkesinde 1-10 Ağustos arasında yapıyoruz.

Kamp, üniversite bilgi işlem çalışanlarına yönelik olacak ve üniversite internet hizmetlerinin linux ve özgür yazılımlarla yönetilmesini hedefleyecektir.

Yorucu ama eğlenceli bir etkinlik olacağını umuyorum.
8
Nis
İstanbul Kültür Üniversitesi Bilişim Kulübü 17-18 Nisan tarihlerinde Hosting Zirvesi adında bir etkinlik düzenliyor. Ben de IPv6 ve Pardus 64-bit Projesi hakkında iki sunum yapacağım. İkinci sunum için hosting denildiğinde aklıma gelen ilk isimle; Arda Çetin'le birlikte hazırlık yapıp, birlikte sunum yapacağız. Yıllar önce bir hafta geçirdiğim İstanbul Kültür Üniversitesinde genç, heyecanlı arkadaşlarla birarada olmak güzel olacak diye düşünüyorum.

Program burada, daha eğlenceli bir işi olmayanları bekleriz.
7
Nis
Geçen hafta bir otobüs dolusu öğrencimle birlikte Özgür Yazılım ve Linux Günlerine katıldık.

İlk gün kısa açılış konuşmalarının ardından Canonical'dan Matt Zimmerman Ubuntu'da işlerin nasıl yürüdüğü hakkında güzel bir sunum yaptı. En yaygın Linux dağıtımının böyle önemli bir ismini dinlemek çok iyi bir imkandı. Konuşmayı ben eğlenceli buldum ama çok tek düze konuştuğuyla ilgili eleştriler de duydum. Öğle arasından sonra Chris Stephenson'dan daha önce de benzerlerini dinlediğim oldukça neşeli bir sunum dinledim. Neden Java ilk dil olmamalı konusunda oldukça geçerli nedenlerden bahsetti. Ardından bir ara misafir olduğum "Kartaca'da Geyik Kültürü" semineri gerçekten çok geyikti, uzun süre dayanamadım. Aradan sonra Huzeyfe Önal'dan çok başarılı bir güvenlik semineri vardı, dinlemeyenler etkinliğin en etkili seminerlerinden birini kaçırdılar. Sonrasında konuşan Bakır Emre'yi dinlemeyi istememe rağmen mezun öğrencilerimle ve pek az görüşebildiğim arkadaşlarla çene çalmaya daldım.

İkinci gün google'dan Leslie Hawthorn ile başladı. Bir ara bizim kızlardan Pınar da sahneye çıktı. Güzeldi. Salon tamamen doluydu hatta ilave sandalyeler bile getirilmişti. Öğle arasından sonra BS2 salonunda Pardus oturumları vardı. İlk olarak Bahadır, Gökçen ve Gökmen nasıl geliştirici olunur hakkında konuştular. Klasik olarak tahrik edici sorular da soruldu, eğlenceliydi. Ardından ben özgür yazılım projelerine katkı vermenin ipuçları hakkında konuştum. Ben eğlendim, sıkıcı bir seminer olmadığı yönünde geri bildirimler aldım ;) Benden sonra Semen Cirit çoğu katılımcının çok işine yaracak bir sunum yaptı ama sanırım ne kadar önemli bir konu olduğunu seminerin isminden çok fazla insan anlayamadığından katılım fazla değildi. Son konuşma özgürlükiçin hakkındaydı ama onu da ben dinleyemedim.

Bir çok üniversiteden farklı grupların takım halinde bir özgür yazılıma nasıl katılabiliriz diye istekli olduğunu gördüm. Benim görebildiğim öğrencilerde bir heyecan var ama nereye yöneleceklerini bilemiyorlar. Zaten bunun için öğrenciler aslında ;) Keşke doğru yönlendirilebilseler.

Uzun zamandır göremediğim Pınar ve Mehtap'la görüşmek harikaydı. O kadar çok eski öğrencimi görüp konuşma fırsatı buldum ki sırf onlarla görüşmek için bile gidebilirdim İstanbula. Yeni öğrencilerim için de hem mezunlarla hem de geliştiricilerle tanışmak bulunmaz bir fırsattı, umarım yeterince iyi değerlendirmişlerdir.

Etkinlikle ilgili bir kaç küçük not yazıp bu girdiyi sonlandırayım:

  • LKD'nin şenliği ile Bilgi'nin freedays'in birleşmesi iyi olmuş bence. Hele şenlik çok kötü bir isimdi (bu etkinliğe bile hala şenlik diyoruz ağız alışkanlığıyla orası ayrı). Çalıştığı kurumdan 4 günlük bir şenliğe gittiği için izin isteyenler bilir bunu. Birleşmeden ortaya çıkan şey Freedays olmuş. Yine yurtdışından gelen önemli isimlerin konuştuğu, eskiden olduğu gibi bir salonu lkd'nin doldurduğu bir etkinlik oldu.
  • Katılımlar ancak bir salonu dolduracak kadardı. Bu konuda ne yapılabilir bilemiyorum. Bu kadarız herhalde.
  • Dinleyicilerin daha fazla katılımda bulunabileceği panel gibi oturumlar düzenlense iyi olabilirdi sanırım. Söyleyecek şeyi olan ama bir saat konuşamayacak olanları konuşturmak, onlardan faydalanmak açısından yararlı olurdu diye düşünüyorum.
  • Başka toplantılarda özgür yazılım yanında oduğunu söyleyen akademisyenlerden bu "hafif" toplantıya katılan olmadı. Benim görebildiğim kadarıyla Mustafa Akgül, Ethem Dermen ve benden başka üniversite personeli yoktu katılımcılar arasında. Gelmeyenleri çekmenin bir yolunu da bilmiyorum doğrusu.
  • Pardus ekibinin çok daha profesyonel bir masa hazırlatması lazım. Sunum çok önemli, bu hali amatör bir havada.
  • Etkinlik kesinlikle canlı yayınlanmalı. Gelemeyenler bari nette seyredebilsinler. Hele Zeitin oradayken neden yayın yaptırılmadı anlamadım ben. Kendilerine sorduğumda istekli olduklarını ama izin verilmediğini söylediler.
  • Kısa bir değerlendirme toplantısı olsaydı daha sonraki yıllar için geri bildirim alınmış olurdu.
  • İlk gün öğle yemeğinde taksimde şiş teklifini kaçırdığım için üzüldüm ;)
  • Basın yine yoktu, onları nasıl çekebiliriz bilemiyorum. 10 yıldır düzenli etkinlik yapıyoruz hala basını yanımıza çekemiyoruz. Herhalde basında bir şey var.
  • Bilgi üniversitesi ekibi bir takım olarak çok iyi çalıştı, organizasyonun bir eksiği yoktu. Emeği geçen herkese teşekkürler.
25
Mar

Bilgi Üniversitesi ve Linux Kullanıcıları Derneği'nin birlikte düzenleyecekleri Özgür Yazılım ve Linux Günleri 2,3 Nisan 'da Bilgi Üniversitesi Dolapdere kampüsünde yapılacak. Her yıl özgür yazılım camiasının tanınmış isimlerini konuşmacı olarak getiren Bilgi Üniversitesi bu yıl Matt Zimmerman, Leslie Hawthorn ve Brian King'i ağırlayacak.

Bu yılın programına bir göz atıp, takviminize işaretlersiniz. Benim favorim her zaman ARA'lar olmuştur ;) Camiadan tanıdıkları görmek, yenileriyle tanışmak için bulunmaz bir fırsat bu etkinlik.

Ben cumartesi günü 14-15 arasında "Pardus x86-64 Deneyimi: Özgür Yazılım Projelerine Nasıl Katkı Verilir?" hakkında konuşuyor olacağım.
6
Mar
Hala duymayan kaldıysa 25-26-27 Haziran'da aşağıdaki grupların İstanbul'a geldiği haberini vereyim onlara. Metallica, Slayer, Megadeth, Anthrax, Heaven & Hell (Dio'lu Black Sabbath), Rammstein, Manowar ve Alice In Chains'in yanında pek güzel başka gruplarda var. Bu kadar büyük grupları üç gün boyunca dinlemenin bedeli de neredeyse tek birinin konser ücretine yakın.

Kaçıran kesinlikle pişman olur.