18
Mar

Gnome'dan önce yayınlamayı planladığımız son masaüstü ortamı olan Xfce için kurulan dvdler hazır.

Bu sürüm ile birlikte, Xfce masaüstü ortamının en son sürümü (4.8), Pardus'un bütün teknolojileri ile kullanılabilir hale gelmiş oldu. Bu sürümde, Xfce için geliştirilen ristrello isimli resim görüntüleyici, gigolo isimli uzak dosya sistemleri bağlantı yöneticisi ve postler isimli posta istemcisi de kullanıcılara sunuluyor. Ayrıca yine Xfce'ye ait midori internet tarayıcısını da dvd'de bulabilirsiniz. Oturum açmak için gdm kullanarak dördüncü sürümde dördüncü yeni oturum açma yöneticisini hazır hale getirmiş olduk.

Bu sürüm adını 18 Mart Şehitler Günü'nün anlamına uygun olarak Nusrat Mayın Gemisinden alıyor.

Bu sürümün bir test sürümü olduğunu, sorunlarla karşılaşılabileceğini göz ardı etmemenizi rica ediyoruz.

Pardus'un xfce'li sürümü olan Nusrat'ın 32 ve 64 bit kurulabilir imajlarını bu adresten indirebilirsiniz.

Bilinen Hatalar:
* Açılış sırasında, 2 adet hatamesajı ile karşılaşacaksınız, bu hataları şimdilik görmezden gelebilirsiniz.
* Kurulumdan sonraki ilk açılışta, kullanıcınızı seçtikten sonra, ekranın ortasında en altta açılacak oturum için "özel" seçeneği seçili oluyor, bunun yerine de bir defaya mahsus olmak üzere "xfce oturumu" seçeneğini seçmeniz gerekiyor.
13
Mar

ÇoMaK ekibi olarak duyurduğumuz takvime göre 14 Mart'ta çıkaracağımız Fluxbox'lu iso bugün hazır.

Bu sürüm ile birlikte gerekli araçların yanı sıra Pardus Yönetici ailesinin de tamamı var. Bunlar haricinde de açılış yöneticisi olarak SLiM kullanılıyor. Bu da Dolly ve Bonobo'da olduğu gibi o masaüstüne özgü olarak koyduğumuz açılış yöneticilerinden bir tanesi.

Sürüm ismi olan Falco Peregrinus (ya da Bayağı Doğan) dünya üzerindeki en hızlı canlı (320km/s) olmasıyla bu sürümün ismini aldı. Fluxbox da aynı Bayağı Doğan gibi hızlı.

Bu sürüm, henüz bir test sürümü olduğu için çeşitli hatalar içerebilir. Denerken bunu da göz önünde bulundurun.

Bilinen Hatalar:

* Arkaplan değiştirilemiyor.
* Dosya yöneticisi üzerinden Çöp Kutusuna tıklandığında hata veriyor. Bu özellik çalışmıyor.

Bu sürümü indirmek için bu adresten bilgisayarınızın işlemcisine göre 32bit (i686) ya da 64bit (x86_64) sürümlerinden birini indirmeniz gerekecektir.
8
Mar
14 Şubatta bahsettiğimiz Enlightenment+Pardus sürümünü bugün Çomak ekibi olarak hazırlamış bulunmaktayız. Bu sürümle beraber Pardus'u Enlightenment masaüstü ortamıyla ve bütün managerlar ile birlikte kullanabilecek hale getirdik.

Pardus 2011+Enlightenment seçeneğinde Enlightenment masaüstü ortamı KDE'ye ve LXDE'ye alternatif olabilecek şekilde kullanılabilecek bir test sürümü olması için hazırlandı. Pek çok dağıtımda Enlightenment kullanılabiliyor olmasına rağmen Dolly diğer dağıtımlarda henüz depolara alınmamış bir çok paketi de içeriyor. Paketlerin bir kısmı hali hazırda Pardus depolarında var, bazıları ya gözden geçirme bekliyor ya da oyun alanlarında mevcut, bazıları ise henüz bu aşamaları dahi geçmeden önünüze çıkıyorlar. Bu paketlerin ve dolayısıyla Dolly'nin, bazı hatalar içerebileceği gerçeğini göz önünde bulundurarak denemeniz gerektiğini hatırlatmakta fayda var. Bilinen bazı hataları ve etrafından dolaşma yollarını okumanız iyi olacaktır.

Pardus'un kurulumun ardından kullanıcıyı karşılayan yapılandırma aracı Kaptan Enlightenment'ın yapılandırma dosyalarını tutma biçimi farklı olduğundan sadece Enlightenment için hazırladığımız paketleri içeren depoyu ekleyebilecek şekilde bulunuyor. Bu depoyu ekleyerek depoda yapılacak değişikliklerden faydalanabilirsiniz. Sürüm takviminde Kaptan'ın yeni sürümlerinde hangi masaüstlerini destekleyebileceğini görebilirsiniz.

Pardus+Enlightenment masaüstü ortamı için http://x86-64.comu.edu.tr/dolly/ adresinden bilgisayarınızın işlemcisine göre 32 ya da 64 bit sürümlerinden birini indirmeniz gerekecektir. Pardus'ta severek kullandığınız bütün programlar Dolly sürümünde de kullanılabilecektir.

Bu sürüm adını genetik kopyalama yöntemiyle üretilen ilk memeli hayvan olan Dolly'den almaktadır.



18
Şub

Bu inceleme için hayli geç kaldım aslında. Zira 20 Ocak’ta 2011 sürümü yayınlanan, Linux dünyasının en keskin tırnaklı, en sivri dişli, en yırtıcı dağıtımını geç de olsa bir süredir aktif olarak kullanıyorum. Aslında bir açıdan bakınca bu gecikmiş incelemem iyi. Çünkü aceleci ve dolayısıyla ön yargılı bir değerlendirme yapmaktan da sakınmış oldum. 2007.3′ten 2008′e geçtiğimizde çok fazla sarsılmamıştık. Ekran kartlarımızın sürücülerini kolayca yüklememizi sağlayan görüntü yöneticisi bizleri epey sevindirmişti ama Kde3 serisi ile devam edildiğinden, en azından gözümüzün gördüğü çok değişiklik yoktu. 2008.2′den 2009′a geçiş ise hayli sarsıcı olmuştu. Kde dördüncü sürümüne yükselmişti ve bizi bambaşka bir masaüstü deneyimi bekliyordu.

2009.2′den 2011′e geçiş ise tam anlamıyla salladı bizi. Pardus biraz daha farklı göründü gözüme. Kde 4.4′ten 4.5′e geçilmesiyle sistemin genelinde görünen görsel hoşluk ve performans iyileşmesi bir yana, artık Pardus’un kişiliğini sergileyen unsurlar da daha bir dikkat çekiyor. Bu hızlı girişle filmin son sahnesini gördük. Gelin, şimdi en baştan başlayalım ve neler olmuş görelim.

Yeni Yalı…Pek yakışıklı…
Kalıp dosyamız artık 700MB’lik bir CD’ye sığmıyor. Kendisi artık 1.1GB büyüklüğünde bir DVD kalıbı. DVD’den başlayan sistemimizde ilk önce yakışıklı yırtıcının suretiyle karşılaşıyoruz. Durun!..Sisteminizin ayarlarıyla oynamayın. 2009 serisindeki Lal rengi 2011′de yerini gri/füme kombinasyonuna bıraktı. İşte bu yeni Yalı…Ya da benim taktığım ismiyle YAlışıkLI…

Yeni Yalı, ekran tasarımıyla, kullanılan renklerle öncekinden epey farklı, daha şık ve ağır görünümlü. Disk bölümlendirme ekranı hariç diğer ekranlar, önceki sürümden çok farklı değil ama disk bölümlendirme bambaşka bir hale bürünmüş. Ubuntu’dakine benzer, ağaç görünümlü bir disk yapısı var artık karşımızda. İlk defa kullanan, benim gibi orta halli bir kullanıcı için biraz şaşırtıcı bir deneyimdi. Birazcık duraksadım ama Ubuntu’nun kurulum ekranına aşina olduğumdan başardım. Ne varki Linux’a yeni başlayacak bir kullanıcı için yeni disk bölümleme ekranı biraz zor ve ürkütücü. Ne yapmalı nasıl etmeli bilmiyorum. Henüz önerebileceğim olgun bir şeyler yok kafamda. Eğer Lvm ve Raid gibi fonksiyonların da eklenmesi sebebiyle ağaç görünümünden vazgeçilemiyorsa belki de disk bölümlendirme ekranında sağlam bir kılavuz metin düşünülebilir hızlı bir çözüm olarak (Bu cümlemle taşı sevgili geliştiricilerimize değil biz gönüllülere atıyorum. Talep beklemeden, olası tasarım/içerik çalışmalarımızı hazırlayıp sunmamızda hiçbir sakınca yok, büyük faydalar var).

Her zaman her yerde…En büyük Kaptan!
Kurulumdan sonra sistemi ilk başlattığımızda daimi ev sahibimiz Kaptan karşılıyor bizi. Aslında Kaptan’ı eskiden beri gereksiz bulmuşumdur ama bu kez sanki (belki de yenilenen tasarımından dolayı) Pardus’u diğer dağıtımlardan farklılaştıran önemli bir özellik olarak gördüm ve sevdim. Kullanıcı ile Pardus arasında kullanıcı-kullanılan ilişkisi dışında farklı bir bağın da kurulmasına yardımcı olan Kaptan, Oxygen ile Milky 2 simge setleri arasında seçim yapmamıza da olanak sağlayarak, resmi ve gönüllü Pardus forumları ile e-posta listelerindeki “Milky güzel/değil” tartışmalarına da ebediyyen son vermiş. Bravo Kaptan!

Sütlü sütlü…Ohhh…Misss…
Biraz sönük kaldığını düşündüğüm Milky 1′den sonra Milky 2 son derece sıcak göründü gözüme. Simgeler artık daha hacimli görünüyor. Belki varsayılan klasör renginin sarı yerine mavi tonlarından biri olarak belirlenmesi daha iyi olabilirdi. Ama belki de klasörlerin Oxygen’e benzememesi, setin geneline sıcak renklerin hakim olması gibi kaygılar gözetilmiştir düşüncesiyle buna pek takılmıyorum. Tüm klasörlerin rengini aynı anda değiştirebilmenin yolunu bulmaya çalışacağım artık.

Milky 2 için bir öneri geliştirmek isteseydim, araç çubuğu simgelerinin daha da sadeleşmesini isterdim. Bespin temasının (depomuzda Bespin simge seti yok) simge setinde, pencerelerin araç çubuklarındaki düğmeler tek renk (siyah). Yine Ubuntu’da tecrübe ettiğim Faenza simge setinde de pencerelerin araç çubuklarındaki düğmeler tek renk (siyah). Bu tek renklilik, pencerenin görünümün sadeleşmesinde oldukça etkili ve son derece güzel bir görünüm yaratıyor.

Milky 2′nin kişiliği tamamen kendine özgü. Biraz daha ışıltılı bir simge seti kullanmak isteyenler ise Pardus 2011′le yüklü gelen Oxygen’i kullanabilirler.

Daha zengin ve yepyeni görünümlü bir Paket Yöneticisi
Pardus 2011′in paket deposu, yeni yayınlandığını göz önünde bulundurursak içerik açısından fena değil. Henüz Xfce masaüstü paketleri depoda değil. Onlar da katıldığında hatta Çomak Projesi tamamlanıp da Gnome paketleri de eklendiğinde gayet ele avuca gelir bir içeriğe kavuşacak.

Yeni paket yöneticimiz gayet gösterişli. Efektler, animasyonlar ve farklı pop-up pencereler kendisine oldukça hoş bir hava katmış. Paketleri, tüm paketler, kurulu paketler, kurulabilir paketler ve güncelleme paketleri şeklinde ayrı ayrı sekmelerde görebiliyoruz. Sistemin geneliyle görsel uyumluluğun sağlanması açısından, sekme kullanımı yerine standart araç çubuğu ve düğmelerin kullanılması belki daha hoş olabilir. Böylece, pencerenin sağ alt köşesine konumlandırılmış “Paketleri Kur/Kaldır” düğmeleri araç çubuğuna taşınabilir.

Kde 4.5 ve Oxygen pencere teması
Kde’nin 4.5.4 sürümü 2011′in performansına son derece olumlu etki etmiş. Masaüstü efektleri gayet akıcı çalışıyor ama daha iyi olabilir/olmalı. Bunda X sunucusu ve ekran kartı sürücülerinin de (ekran kartım Amd Radeon HD3850) muhakkak etkisi var. Umuyorum ki X ve ekran kartı sürücüleri kendilerini daha geliştirirler. Şimdilik Amd’nin sunduğu sahipli sürücü yerine açık kaynaklı sürücüyü kullanıyorum. Özellikle yüksek çözünürlüklü (1920x1080x25fps) video dosyalarının oynatılmasında daha performanslı gördüm.

Oxygen pencere temasını bir türlü sevemedim. Bana çok donuk geliyor. Temadaki tek ışıltı başlık çubuğundaki ışık efekti. Orta ya da Bespin temalarında olduğu gibi tüm pencereyi kaplayan bir gradyan Oxygen’e çok yakışırdı oysa…Ben Pardus’umda Bespin kullanıyorum. Hem Oxygen’e göre daha hacimli bir görüntü arzediyor hem Xbar’la uyumlu hem de kendi gölge motorunu değil masasüstü efektlerindeki gölge motorunu kullandığı için çok daha güzel bir gölge efekti sunuyor.

Ortaya karışık…Zengin uygulama menüsü…Clementine faciası…
Kde4′ün kullanışlı uygulamaları ve eksiksiz ofis seti Libre Office, Pardus 2011′le kurulumda geliyor. Dolayısıyla sistemi kurduktan sonra, müzik dinlemek, film izlemek, ofis dosyalarıyla çalışmak, Twitter hesabınıza masaüstünden erişmek, hatta internet günlüğünüze erişmek için uygulama kurmak zahmetine girmenize hiç gerek yok. Kurulumdan sonra hepsi elinizin altında. Ya e-postalarınız, takip edeceğiniz rss adresleri, kontak listeniz, notlarınız? Onlar için de Kontact hizmetinizde. Tek uygulama ile tüm bu iletişim ihtiyaçlarınızı son dere basit ve hızlı bir şekilde karşılayabiliyorsunuz.

Durun bitmedi. Adalar vapurundaki cevval satıcılar gibi…”Bunlarla birlikte”…Video düzenleme için Kdenlive, fotoğraf arşivinizi yönetmek ve resim dosyalarındaki basit düzenlemeler için Gwenview, profesyonel imaj düzenleme ihtiyaçlarınız için Gimp ve bilgisayar kullanma deneyiminize bambaşka tatlar katacak pek çok uygulama da Keskin Diş’in 2011 sürümünde…

Uygulama yelpazesinde beni hayal kırıklığına uğratan tek nokta Amarok yerine Clementine’in gelmesi oldu. Bunun sebebini bilmiyorum. Belki teknik açıdan geliştiricilerimizin işini kolaylaştıran avantajları vardır Clementine’in. Ama ne olursa olsun Clementine geçmişin izlerini taşıyor. Arayüzü Kde3 döneminden Amarok 1 serisi ile aynı. Görüntü itibariyle sistemin geri kalanı ile uyumsuz. Ayrıca podcast desteği yok. Gerçi Amarok 2 depoda var. İsteyen kurup kullanabilir. Ama depodan kurulan Amarok’u bir türlü Türkçe’leştiremedim. Temennim Türkçe Amarok 2′nin 2011.1′de aramıza geri dönmesi yönünde…Sistemin hep göz önünde olan lokomotif uygulamalarında yapılan değişiklikleri pek doğru bulmuyorum.

Görünen o ki çevik güzellik, 2011 sürümüyle dişlerini bilemiş. Çomak projesi ile de avına atılmak üzere iyice gerilmiş bir yırtıcı görünümünde…Koşmaya başladığında ne kimse kaçabilecek ne de birşey kurtulabilecek.

Son sözler…
Pardus’u kullanmalı mısınız? Maalesef buna ben cevap veremem. Pardus, kullanmadan asla tadamayacağınız bir deneyim vaadediyor. Şu ana dek Pardus kullanıcısı yaptığım arkadaşlarımın hiç birine Pardus’u tavsiye etmedim. Sadece yarım saat kullandırdım. Şimdi ise gayet mutlular. 2011 içinse bu süre 1 dakika. Yani bildiğiniz anlamda ilk görüşte aşk…

Aşık olmaya hazır mısınız? Buyurun o zaman. Pardus burada


14
Şub
ÇoMaK takviminde açıkladığımız gibi KDE'siz 2011+ÇNazar'dan sonra bu özel günde ÇoMaK Ekibi olarak hazırladığımız bu 2. sürümde, Pardus'u LXDE masaüstü ortamıyla beraber kullanabileceksiniz. ÇoMaK ekibi olarak Pardus+LXDE üzerinde Manager Ailesinden Kaptan dışındaki diğer managerlar kurulu halde gelmektedir.

Bu süreç içerisinde LXDE'den başka Enlightenment ile ilgili de çalışmalarımız olduğundan en kısa zamanda Pardus+Enlightenment seçeneğini de sunmaya çalışacağız.

Pardus+LXDE seçeneğinde Managerların ve LXDE ortamının ufak tefek eksikleri olsa da bu sürüm KDE'ye alternatif olabilecek şekilde kullanılabilecek bir test sürümü niteliğindedir. Bundan dolayı bu sürümü iso şeklinde dağıtıma vermeyi uygun gördük.

Pardus+LXDE masaüstü ortamı için http://x86-64.comu.edu.tr/bonobo/ adresinden bilgisayarınızın işlemcisine göre 32 ya da 64 bit sürümlerinden birini indirmeniz gerekecektir. Bu sürümde standart bir Pardus kurulumu yapma olanağı bulabileceksiniz. Bu masaüstü ortamıyla birlikte Pardus kullanıcılarının severek kullandığı Firefox ilk sürümde olduğu gibi sisteme kurulu olarak gelecektir. Firefoxtan başka Office ile ilgili işlemleriniz için LibreOffice, ses ve video için Clementine, Gnome Player, SMPlayer'ı kullanabilirsiniz. Grafik araçlarından Gimp, mesajlaşma servisi olarak Pidgin ve manager ailesi de sistemde kurulu halde gelmektedir.

Paket Yöneticisini kullanarak KDE'den bağımsız diğer başka uygulamaları da sisteminize ekleyebilir kendinize göre kişileştirebilirsiniz.

ÇoMaK Takvimine göre projemizi Haziranın ortalarına doğru bitirmeye çalışacağız. Ara ara diğer masaüstü ortamlarıyla iligili gelişmeleri sizlere an ve an bildireceğiz şimdilik hoşçakalın :))

Bonobo nesli tükenmekte olan DNA sı insana en yakın canlıdır. Bu aşırı tatlı şeyin ne olduğunu merak edenler için: http://tr.wikipedia.org/wiki/Bonobo