Üniversitelerde bilgi teknolojileri konusunda ilgili grupları biraraya getirerek, bilgi teknolojileri altyapısı, kullanımı, eğitimi ve üretimini tüm boyutlarıyla tanıtmak, tartışmak, tecrübeleri paylaşmak ve ortak politika oluşturmak için bir platform olmayı hedefleyen Akademik Bilişim Konferanslarının 14.sü bu yıl 1-3 Şubat tarihlerinde Uşak Üniversitesinde yapılacak. Her AB öncesi yapılan kurslar bu yıl daha önce hiç olmadığı kadar geniş bir yelpazede düzenleniyor. Güvenlik, Linux Sistem Yönetimi, Python, PostgreSQL Veritabanı Yönetimi, Android ve LibreOffice/OpenOffice konularında 4 gün sürecek yoğun bir eğitim dönemi yaşanacak.
2002'de Konya'da, 2006'da Denizli'de, 2007'de Kütahya'da katıldığım; 2008'de Çanakkale'de düzenlediğimiz, 2009'da Şanlıurfa, 2010'da Muğla, 2011'de Malatya'da devam eden seri bu sene de yeni arkadaşlar edinme, eski dostları görme ve tecrübelerin paylaşılmasıyla pek güzel geçecektir eminim.
Önceden verilmiş bir sözünüz yoksa sizi de bekleriz.
Bu genç arkadaşları tebrik ediyor, ileride daha çok görmeyi umuyorum.
Az önce Renkler Herkes İçindir başlıklı bir sayfa gördüm. Burada kısa bir film var, filmi her seyreden için bir görme engelliye mobil cihazlar üzerinde çalışan bir uygulama ücretsiz verileceği anlatılıyor. Yazılım; görenlerin aklına gelmeyecek ama görme engelliler için faydalı bir iş yapıyor: telefonu bir şeye doğru tuttuğunuzda onun rengini söylüyor.
Sayfanın altında da bir not var: "Türkiye'de 700.000 görme engelli var. Film, şu ana kadar 1.574.278 kere izlendi"
Bir yazılım müşterilerinin iki katı kadarına bedava verilecek hale gelmiş (sponsor tarafından) ama hala ondan özel bir yazılım, ucuz değil filan diye bahsediliyor. Çünkü çoğunluk hala yazılımın parayla satılması zorunluymuş, parasız olanı ya lisanssız ya da kalitesiz olurmuş gibi düşünüyor.
Kamu için faydası bu kadar yüksek, yaygın etkisi büyük bir programın (eğer yoksa) bir özgür alternatifini yazmak eminim zor bir iş olmayacaktır. Bir buçuk milyon kere izlenmeden önce haberimiz olsaydı bütün mobil ortamlarda başarılı bir şekilde çalışan sürümlerini yazmış olurduk. Hatta program bütün dünya dillerini konuşuyor olurdu.
DONKEY.BAS, daha sonraki oyunlarla ve hatta kendi dönemindeki diğer sistemlerin oyunlarıyla karşılaştırıldığında epey basit bir oyundu. Peki böyle basit ve eski bir oyunu Penguenler de Oynar sayfalarına taşıyan özellik ne ola ki diye soranlar vardır sanırım. Oyunu dikkat çekici kılan yazarlarından birinin Microsoft'un kurucularından Bill Gates olması.
70'lerin sonu ve 80'lerin ilk yıllarında bilgisayar üreten IBM, yeni bilgisayarlarla birlikte dağıtılmak üzere bir işletim sistemi ve BASIC'in bir sürümünü yazması için Microsoft ile anlaşma yapmıştı. Bu anlaşma sonucu PC-DOS, IBM bilgisayarlarla dağıtılmaya başlandı, MS-DOS ise Microsoft tarafından satılan ayrı bir ürün olarak sunuldu piyasaya. Bu iki işletim sistemi de Microsoft BASIC'in bir sürümünü içeriyordu.
DONKEY.BAS, IBM bilgisayarların ve BASIC programlama dilinin renkli grafikler ve sesler içeren etkileşimli programlar üretmek hakkındaki yeteneklerini göstermek için Bill Gates ve Neil Konzen tarafından yazılmıştır. Oyuna ilgi hala devam etmektedir bu yazının size ulaşmasından da anlaşılacağı üzere. Şimdi panhaema'daki donkey.bas ve patent ihlalleri'nden kısa bir alıntıyla devam edelim (alıntıdaki alıntının çevirisini ben yaptım varsa yanlışları bana aittir):
Aradan yıllar geçer. DONKEY.BAS'ın programcılarından Bill Gates o yılları şöyle anar:
"Ben ve Neil Thompson, sabahın dördünde küçük bir odanın içinde prototip bir IBM bilgisayarın başında oturuyorduk. IBM kapıda bir kilit olmasında ısrar etmişti ve biz de sadece kapısında bir kilit bulunan bu gizli odaya sahiptik, bu yüzden tüm geliştirmemizi burada yapmak zorunda kaldık ve sıcaklık neredeyse 40 dereceydi. Fakat gecenin geç saatlerine kadar IBM ile yerleşik olarak gelen BASIC'in yapabileceklerini gösteren küçük bir uygulama yazdık. Ve bu DONKEY.BAS'tı. Bu çok heyecan verici bir zamanda olmuştu."
Hatta o programcının bu açıklamaları yaptığı yıllarda DONKEY.BAS, .NET uygulamalarının performansını göz önüne koymak adına tekrar ele alınır.
Aradan geçen yıllara rağmen çeşitli yazılım geliştirme platformlarını meşhur etmeye/tanıtmaya devam eden bu küçük oyun kodu, açık mavi bir gezegenin yollarında direksiyon sallayan yalnız bir F1 pilotu olduğunuzu varsaymanızla başlar. Kabaca (?) yola fırlayan eşeklere çarpmamak için mücadele verdiğiniz bu oyunda, çarptığınız eşekler, puan almaktadır...
Yıl 2007 oldu, çarptığımız eşekler hala puan alıyor demek geliyor ama daha retorik yazmak lazım:
Şimdi bu oyunun yaptığı patent ihlallerini gözden geçirelim:
DONKEY.BAS'ın oynayışından da biraz daha detaylıca bahsedip yazıyı sonlandırma aşamasına geçeyim. Oyunda iki şeritli bir yolda sadece şerit değiştirerek karşınıza çıkan eşeklere çarpmamaya çalışıyorsunuz. Araç hızlanmak için gaza ve yavaşlamak için bir frene sahip değil, sadece bir direksiyonunuz var sağa ve sala hareket etmek için. Oyunda derin anlamlar da aranmaması gerekiyor, öne çıkan eşeklerden kaçmaktan başka hiçbir amaç yok, dünyayı kurtarmıyoruz bu oyunda.
- Mavi ambians. Dolayısıyla, Venus akla geliyor. İleriye dönük gezegensel bir patent ihlali olabilir.
- F1 aracı. Kesinlikle affedilmez bir ahlaksızlık. F1 aracı tasarlayanların, 80'lerdeki maddi durumunun yegane nedenlerinden biri olması kuvvetle muhtemel.
- Eşek. Yaradana patent borcunuz var...
- Kontrol tuşları.
- Yol çizgileri.
- Puanlama sistemi.
- Eşeğe çarpınca arabanın parçalanması. Fizik kuralları dahilinde bir ihlal...
Oyun, IBM bilgisayardaki tek renkli ekran kipi olan CGA'yı kullanıyordu. Bu kip dört rengin kullanılmasını sağlasa da DONKEY.BAS genellikle sadece üç renk gösteriyordu ekranda. Oyunun düşük çözünürlüklü grafikleri ise çok basit görünümlüydü.
Oyunda yol, araç ve eşekler dışında, talimatlar ve puan durumu da gösteriliyor. Eğer bir eşeğe çarparsanız hem siz hem de eşek patlıyorsunuz bilgisayar hoparlöründen gelen bir ses efektiyle birlikte ve siz etaba yeni baştan başlarken eşekler bir puan kazanıyor. Oyuncu ise etap tamamladıkça puan kazanıyor.
Oyunun kaynak kodlarını ve Macintosh camiasının oyun hakkındaki görüşlerini kaynaklardaki yazılardan okuyabilirsiniz isterseniz. Bu yazı epey uzun olduğu için daha fazla uzatmak istemiyorum.
DONKEY.BAS'ın Gambas ile yazılmış bir yeniden yapımı da bulunuyor DONKEY.GB isminde. Sanıırm şurada da Assembly ile yazılmış bir yeniden yapım bulunuyor.
Bu yazının yayına girmesini takip eden yirmi dört saati kapsayacak özel teklifim de şu: DONKEY.BAS'ın pygame ile bir yeniden yapımını yazıp Pardus için paketleyecek kişi Happy Kitty'de paketçi olacak. Bence yeterince eğlenceli bir teklif :) En azından esas oyunun sunduklarının tamamını sunmalı bu yeniden yapım. Bu yüzden oyunu oynamanızı veya en azından YouTube üzerindeki videolarına iyice bakmanızı tavsiye ederim. Eşek teması yerine penguenlerin (TUX), otoyol yerine kutupların kullanılması daha iyi olacaktır. Oyun yine de DONKEY.BAS'ın hissiyatını vermelidir. Sadece bu güne özel bir teklif olduğu için şuraya yazmıyorum, ileride Happy Kitty'de paketçi olmak isterseniz bu sayfayı kontrol edebilirsiniz.
İyi oyunlar. Bol şanslar. Belki bir gazete de sizin için İlk PC Oyununu Bir Gecede Geliştirdi başlığını atar bir otuz sene sonra kim bilir.
Kaynaklar:
Hürriyet - İlk PC oyununu bir gecede geliştirdi
Wikipedia - DONKEY.BAS
panhaema - donkey.bas ve patent ihlalleri
Coding Horror - Bill Gates and DONKEY.BAS
İlgili Yazılar:
Gorillas
Az önce de haber merkezimize gelen yeni bilgilere göre The Humble Indie Bundle 2 oyunları da The Humble Indie Bundle 3 paketine dahil edildi. Bu önceki pakete ait oyunları hatırlatmak gerekirse:
Humble Indie Bundle 3 paketini bugün PST 10:30'dan önce alanlar yeni oyunları internet sayfasında otomatik olarak görecekler. Paketi bu saatten sonra alanlar ise yeni oyunlara ulaşmak için şu anki ortalamadan (4.82 dolar) yüksek bir ödeme yapmalılar. Bu arada dolar lafı geçmişken şunu da belirteyim, en zengin ya da daha doğrusu en cömert olanlar GNU/Linux kullanıcıları. Bunu paketi alanların ödediklerine bakarak rahatlıkla söyleyebiliriz sanırım :)
- Genel ortalama: 4.82 $
- Windows kullanıcıları ortalaması: 3.84 $
- Mac OS X kullanıcıları ortalaması: 6.66 $
- GNU/Linux kullanıcıları ortalaması: 11.65 $
Her zamanki gibi bu duyuru için de eğlenceli bir video sunum hazırlanmış durumda, aşağıdaki oynatıcı sayesinde izleyebilirsiniz:
Daha ne sürpriz olacak diye de düşünmekle birlikte az da olsa daha fazlasını beklemiyor değilim. Belki birinci paket oyunları da bizlerle olur veya birkaç oyun açık kaynak hale getirilir, belli mi olur. Bekleyip göreceğiz.
Kaynak:
Bundle In A Bundle: HIB2 now in HIB3!
Pakete dahil edilen yeni oyunumuz: Steel Storm: Burning Retribution. Aşağıda bu gelişmeye ilişkin hazırlanmış video sunumu izleyebilirsiniz:
Paketi daha önce aldıysanız şimdi Steel Storm'u da indirmeyi unutmayın. Eğer henüz paketi almadıysanız ne duruyorsunuz :) Ayrıca oyunu arkadaşlarınıza da hediye edebilir ve onları sevindirebilirsiniz. Bunu da hatırlatmış olayım ve bu vesileyle bir kez daha teşekkürler Zeki Bildirici.
İftar heyecanından kaynak belirtmeyi unutmuşum, şudur: Steel Storm added to HIB3.
Bu kez ağırlıklı olarak fizik temmelli oyunları içeren paketin üyeleri şöyle:
Kampanya yaklaşık iki hafta sürecek ve daha önce olduğu gibi herkes bu beş oyunluk pakete istediği fiyattan (istediğiniz oranda geliştiricilere ve istediğiniz oranda da yardım kuruluşlarına aktarabiliyorsunuz) sahip olabilecek. Bu beş güzel oyunu satın alıp bir an önce oynamaya başlamak için Humble Indie Bundle'ın resmi sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Türkçe Kaynaklar:
- Humble Indie Bundle 3: Beş Bağımsız Oyunu İstediğiniz Fiyata Satın Alın
- Humble Indie Bundle 3 Satışa Çıktı
- Humble Indie Bundle 3 Çıktı!
- Humble Indie Bundle 3 yayında!
- The Humble Indie Bundle
Yabancı Kaynaklar:
Bir süredir sessizliğimi koruyordum. Çünkü baya yoğun bir çalışma temposu arasında değil blog yazmak, oturup kahve içecek vaktim yoktu. Ama ortaya çıkan, tüm yorgunlukları unutturacak cinsten oldu. Ve işte karşınızda yeni kedimiz:
TeknoKedi, hepimizin hayaliydi diyebiliriz. Türkiye’de istediğimiz kalitede haber yapan bir teknoloji portalının olmaması, olanların haber kaynağının güvenirliğine ya da görsellerinin lisanslarına dikkat etmemesi bizi üzen şeylerdi. Her tartışmamızın sonu “Keşke kaliteli haber yapan, ve haber yaparken kimseden korkmayan bir teknoloji portalı Türkiye’de de olsa” diyorduk ve sonunda yaptık, oldu
TeknoKedi‘de haberlerin kaynağı önemlidir dedikodu ya da asılsız haber yoktur. Basın bülteni olduğu gibi kopyalanmaz. Kimsede korkumuz yoktur, “Aman ne derler” diye lafımızı esirgemeyiz. Haber görsellerinin lisanslarına dikkat ederiz, kaçak görsel kullanmayız. “En iyi 10 oyun” haberine çıplak kadın görseli koymayız!
Özgür yazılımdan olan tarafımızda bir değişiklik yok. Ama Apple, Windows ya da diğer teknolojilerin haberlerini de bulabileceğiniz bir portal olarak ortaya çıktık ve bu “özgür yazılım taraflı” duruşumuzu da değiştirmeye niyetimiz yok
Hem isim annesi olarak, hem de projelendirmesinden ortaya çıkmasına kadar her adımında eli olan biri olarak diyorum ki kedimizi sevin, sevdirin
http://facebook.com/TeknoKediClub
Choqok'u açtığımda on bin beş yüzüncü kez şu hatayla karşılaştım ve yine bu sorundan ne zaman kurtulacağımı düşündüm. O güzel günleri biraz daha bekleyebileceğim kararımda bir değişiklik yapmadan, hem identi.ca hem de Twitter üzerinden gelen yeni girdilere bakmaya başladım.
Ülgen Sarıkavak'tan gelen şu Twitter girdisi hemen dikkatimi çekti. Ülgen sağolsun, PCnet'in bu ay çıkan sayısındaki Piri Reis köşesinde Penguenler de Oynar'dan bahsedildiğini haber vermiş yazısında. Kendisi ayrıca istemem üzerine sayfanın güzel bir fotoğrafını da gönderdi bana :)
PCnet'te Penguenler de Oynar'dan bahsedilmesi, yabancı filmlerde Türkiye ismi geçince çoğumuzun hissettiği duyguya benzer bir duygu oluşturdu bende sevincin dışında.
PCnet ekibine ve okurlarına merhaba ve teşekkürler (teşekkürler kısmında Penguenler de Oynar yazarları da var, araya ekleyemedim ama parantezler ne güne duruyor). Sanırım bu işte Merve Gülbiçim'in payı da var, ona da ayrıca teşekkürlerimi iletirim :)
Çok daha güzel bir yazı olmalıydı bu ama eriyorum anlasana.

Topluluk Dağıtımı fikri çok anlamlı destekler de aldı toplantıda. Pardus proje yöneticisi Erkan Tekman; teknik danışmanlık, marka için uygun izinler, %10'a varan geliştirici katkısı ve gerekirse altyapı desteğinde bulunacaklarını söyledi. Artistanbul'un sahibi Ali Işıngör ekip olarak ellerinden gelen bütün desteği vereceklerini söyledi. LKD yönetim kurulu başkanı Hakan Uygun dernek olarak bütün özgür yazılım projelerine olduğu gibi bize de destek olmak istediklerini iletti. Toplantıya katılamamış olsa da Ali Erdinç Köroğlu da, daha önceki konuşmalarımızda bir grup çalışma arkadaşıyla birlikte bu projenin içinde yeralmak istediğini söylemişti.
Bu projenin başarıya ulaşması halinde daha çok insanı özgür yazılıma geliştirici ve kullanıcı olarak kazandırması, ortaya ürünler çıkarması, bilgi birikiminin ve belgelendirmenin arttırılması gibi yararları olacaktır. Peki ya başarısız olursa: bir süre sonra yeterince geliştirici bulamaz ve sürdürülemezse, ortaya yeterince kaliteli ürünler çıkaramazsa ne olur? Yine çokça bilgi biriktirmiş ve birilerin ellerini bu işe bulaştırmış oluruz, kimsenin bir şeyi eksilmez. Hayatta başarıya ulaştıramadığımız ilk şey de bu olmaz.
Neden Pardus'a destek olmak yerine yeni bir mecrada çalışmayı tercih ediyoruz? Zamanında Pardus neden Debian'a destek olmayı seçmemiş ve kendi dağıtımını çıkarmayı seçmişse o nedenden. Türkiyede özgür yazılım adına yapılacak herşeyi Pardus bünyesinde yapmayı planlamak mümkün olmadığı gibi verimli de olmadığından.
Sonuç olarak Topluluk Dağıtımı projesine başlıyoruz. İlk yapacağımız iş Pardus'la ilgili bütün platformlara ulaşıp onların görüşlerini alarak proje için bir sosyal sözleşme ortaya koymak ve projenin çerçevesini çizmek olacaktır.
- Forum olarak SMF'nin 2.0 RC5 sürümü kullanılması
- Kaynak deposu olarak SVN'den GIT'e ve SourceForge.net'den GitHub'a geçiş
- Görev takip aracı olarak GitHub'un sunmuş olduğu aracın kullanılması
- Wiki olarak da yine GitHub'un sunmuş olduğu wiki servisinin kullanılması düşünülüyor.
- Forumdaki tüm içerik yeni foruma aktarılabilecek.
- SVN'deki tüm kodlar sorunsuzca GIT'e aktarılabilecek.
- Görev takip sistemindeki girdiler yeni görev takip sistemine elle girilecek. Şu an pek fazla görev olmadığı için pek zor olmayacak bu.
- Wiki içeriğinin de elle eklenmesi gerekecek yeni wikiye. Bu konuda topluluktan yardım bekleniyor.
14 Şubatta bahsettiğimiz Enlightenment+Pardus sürümünü bugün Çomak ekibi olarak hazırlamış bulunmaktayız. Bu sürümle beraber Pardus'u Enlightenment masaüstü ortamıyla ve bütün managerlar ile birlikte kullanabilecek hale getirdik.Pardus 2011+Enlightenment seçeneğinde Enlightenment masaüstü ortamı KDE'ye ve LXDE'ye alternatif olabilecek şekilde kullanılabilecek bir test sürümü olması için hazırlandı. Pek çok dağıtımda Enlightenment kullanılabiliyor olmasına rağmen Dolly diğer dağıtımlarda henüz depolara alınmamış bir çok paketi de içeriyor. Paketlerin bir kısmı hali hazırda Pardus depolarında var, bazıları ya gözden geçirme bekliyor ya da oyun alanlarında mevcut, bazıları ise henüz bu aşamaları dahi geçmeden önünüze çıkıyorlar. Bu paketlerin ve dolayısıyla Dolly'nin, bazı hatalar içerebileceği gerçeğini göz önünde bulundurarak denemeniz gerektiğini hatırlatmakta fayda var. Bilinen bazı hataları ve etrafından dolaşma yollarını okumanız iyi olacaktır.
Pardus'un kurulumun ardından kullanıcıyı karşılayan yapılandırma aracı Kaptan Enlightenment'ın yapılandırma dosyalarını tutma biçimi farklı olduğundan sadece Enlightenment için hazırladığımız paketleri içeren depoyu ekleyebilecek şekilde bulunuyor. Bu depoyu ekleyerek depoda yapılacak değişikliklerden faydalanabilirsiniz. Sürüm takviminde Kaptan'ın yeni sürümlerinde hangi masaüstlerini destekleyebileceğini görebilirsiniz.
Pardus+Enlightenment masaüstü ortamı için http://x86-64.comu.edu.tr/dolly/ adresinden bilgisayarınızın işlemcisine göre 32 ya da 64 bit sürümlerinden birini indirmeniz gerekecektir. Pardus'ta severek kullandığınız bütün programlar Dolly sürümünde de kullanılabilecektir.
Bu sürüm adını genetik kopyalama yöntemiyle üretilen ilk memeli hayvan olan Dolly'den almaktadır.
Linke tıklamaya üşenenler için sayfadan alıntı yapayım:
fi6en ipv6 destekli, web üzerinden çalışan açık kaynak kodlu bir video konferans yazılımıdır. Ipv6'nın bazı özellikleri, çoklu yayım (multicast), servis kalitesi (Quality of Service), dolaşabilirlik (mobility), IPseq gibi, video konferans yazılımlarının da ihtiyaç duyduğu özellikler olması dolayısıyla “Ulusal Ipv6 Protokol Altyapısı Tasarımı ve Geçişi Projesi”nde örnek uygulama olarak seçilmiştir. Oluşturulan yazılım IPv6 ileri seviye özelliklerinin yazılım alanında kullanımı konusundaki bil-yap (know-how) bilgisinin oluşmasını sağlamak amacını taşımaktadır. Ayrıca geliştirilen yazılım sayesinde, yürütülen benzer çalışmaların takip edilmesi, eksikliklerinin görülmesi/giderilmesi, bu çalışmaların Türkiye'deki araştırmacılara ve kullanıcılara aktarılması ve IPv6'nın getirdiği yeniliklerin kullanılabilmesi amaçlanmıştır.






















