1
Şub
Terminal emülatörü olarak Konsole'yi kullanıyorum. Tüm ihtiyaçlarımı karşılıyor. Eksiklik olarak gördüğüm çeşitli sık kullanılan komutlar için kısayollar (düğmeler veya menü seçenekleri) oluşturabilmek gibi çok uç şeyleri saymazsam her şeyi tam.

Ya da şöyle söylersem daha doğru olacak, 4.6 serisinde kullandığım sürümü öyleydi, özellik tamdı benim için. İlk olarak 4.7'de karşılaşmıştım ama KDE'nin bu sürümüyle fazla zaman geçiremeden tekrar 4.6'ya döndüğümden sorun olarak gördüğüm bu duruma bakamadan kalmıştı. Sanırım yeteri kadar merak unsuru oluşturdum, durumdan bahsedebilirim artık.

Konsole'nin önceki sürümlerinde bir metin seçilip fare ile doğrudan sürüklenebiliyordu. KDE 4.6 serisinden sonraysa sürükleme işlemi için bir de Ctrl tuşuna basmak gerekiyor. Bu değişikliğin nedeni Konsole üzerinde dikkatsizce yapılabilecek sürükleme bırakmaların sorunlara neden olabileceği düşüncesi. Konsole üzerindeki sürükleme davranışının KDE 3'teki gibi seçime bağlı olması için bir istek açılmış KDE Hata Takip Sistemi'nde ama nedense ayarlar ekranına bir seçim koymak yerine doğrudan sürükleme işleminin Ctrl ile yapılması sağlanmış. Bu da bir kısım kullanıcıyı daha güvenli bir Konsole'ye kavuştururken bir kısım kullanıcıyı da daha az yetenekli bir Konsole'yle baş başa bırakıyor.

Kendim için durumu kullandığım Konsole'de 4.6 davranışını geri getirerek aştım ama daha genel bir çözüm için Konsole geliştiricilerinin bunu isteğe bağlı yapması için ikna edilmesi gerekiyor gibi.

Şimdi kaldığım yerden sürükleyip bırakabilirim.

Konuyla ilgili bağlantılar da aşağıdaki gibi:
11
Oca
Windows'un Explorer'ını her kullandığımda Dolphin'in ne kadar harika bir dosya yöneticisi olduğunu daha iyi anlıyorum. Yine de Dolphin'de tam olarak istediğim gibi olmayan yerler de yok değil.

Bunlardan biri bir dosyanın aynı isimli başka bir dosyanın üzerine yazılmaya çalışıldığında çıkan Dosya Zaten Var başlıklı iletişim penceresiyle ilgili.
Bu pencerede kaynak ve hedef dosyalarının tür, boyut, değiştirilme tarihi gibi özellikleri, dosya önizlemeleri ve dosyaların tam adresleri görüntüleniyor. Bunların dışında kullanıcıya üzerinde işlem yapılan dosyada kullanılabilecek yeniden adlandırma, atlama ve üzerine yazma seçenekleri bulunuyor.

Pek çok kişi için ihtiyaç duyulabilecek her şey var diyebiliriz rahatlıkla. Ama küçük bir sorun var. Bu durumun herkes tarafından tekrarlanıp tekrarlanmadığını bilmemekle birlikte uzun zamandır benim canımı sıktığını biliyorum. Sorunun küçüklüğü de bu zamana kadar göz yummamın sebebidir. Bahsettiğim sorun bu pencerenin biraz küçük olması. Pencere yeterli boyutta olmadığı için en çok ihtiyaç duyduğum bilgileri görmek için ya pencereyi boyutlandırmak ya da dikey kaydırma çubuklarını kullanmak zorunda kalıyordum. Ta ki az önce bu duruma bir son vermeye karar verene kadar.

Benzer durumla karşılaşanlar aşağıdaki adımları takip ederek Dosya Zaten Var penceresini istediği boyutta kullanabilir.

0. İlk olarak Dosya Zaten Var penceresini kenarlarından tutarak istediğiniz boyutlara getirin.

1. Pencereyi sağ tıklayın ve Gelişmiş > Özel Pencere Seçenekleri... yolunu takip edin. Açılan yapılandırma penceresinin Pencere sekmesine geçin ve her şeyin olması gerektiği gibi olduğundan emin olun. Burada büyük ihtimalle değiştirmeniz gerekecek bir şey olmayacaktır, tam olarak ilgili pencere üzerinden buraya geldiğimiz için.
2. Şimdi Geometri sekmesine geçin. Boyut seçeneğini açın. Boyut için İlk Olarak Uygula veya işe yarayacaklardan birini seçin. Boyut değerini isterseniz yuvarlayabilir veya farklı değerler verebilirsiniz. Bunu da yaptıktan sonra Tamam düğmesine basarak yapılandırma penceresini kapatabilirsiniz.
3. Şimdi bir dosyayı başka bir dosyanın üzerine yazmayı deneyerek yaptıklarınızın işe yarayıp yaramadığını test edebilirsiniz.
Küçük ama can sıkıcı bir durumdu. Kurtuldum. Dolphin şimdi daha iyi benim için. Google Native Client'e de kavuşabilseydim iyiydi ama yine sonraya kaldı görünüyor.
9
Oca
Bugün ilk olarak Yoyo Fernández'in bir girdisinde gördüm Pembe Pardus'u. Şimdi de Pardus Life'da konuyla ilgili bir yazı görünce çalışmanın kime ait olduğunu ve nasıl ortaya çıktığını öğrendim.
pink pardus başlıklı çalışma Pardus-Linux.Org'dan lordleos takma isimli kullanıcıya ait. Kendisi yeğeni için bir Pardus duvar kağıdı yapmış ve Pardus-Linux.Org'un Pardus Sanat bölümüne göndermiş.
                                

lordleos iki meşhur figürü, Pardus logosunu ve Pembe Panter'i bir araya getirmiş ve hoş bir çalışma ortaya çıkarmış. Yüz, bıyıklar, benekler Pardus'tan, gözler, kaşlar ve kulaklar da Pembe Panter'den olmuş.

Pardus ile ilgili böyle güzel çalışmalar görmek dileğiyle yazıma Pembe Panter'in meşhur müziğiyle son veriyorum.
3
Oca
Akşam eve geldiğimde Google Reader'da Version 1.0 of the Clementine music player arrives başlıklı The H Open haberi dikkatimi çekti.

Clementine geliştiricileri yeni yılı yeni bir sürümle karşılamış ve özgür müzik oynatıcılarının 1.0 sürümünü duyurmuşlar. Kullanımının kolay olması ve hızlı çalışması için tasarlanmış çok platformlu Clementine, şu an 2.5 sürümünde olan Amarok'un 1.4 sürümünden ilham alan bir uygulama. Clementine ile bilgisayarınızdaki yerel müzik kütüphanenizi dinleyebileceğiniz gibi çevrimiçi radyo istasyonlarını da dinleyebilirsiniz.

Bu sürümde dikkat çeken en büyük yenilikler arasında gelen Spotify ve Grooveshark müzik yayın hizmetleri desteği bulunuyor. Bunun dışında kullanıcıların yereldeki veya internet üzerindeki müzik dosyalarını bulmasını kolaylaştıran bir genel arama özelliği geliyor. Müzik CD desteği, ayarlar ekranı iyileştirmeleri, albüm kapak araması ve daha çok kodlama seçeneği de yeni sürümle birlikte gelenler arasında. Önceki sürümlerdeki pek çok hatanın düzeltildiğiniyse söylemeye bile gerek yok.

Daha fazlasını ilgili haberden ve orada verilen bağlantılardan bulabilirsiniz. Ben daha fazla uzatmadan bu yazıyı yazma nedenime geçmek istiyorum. Clementine'de bir kedi varmış, hem de pek çoğumuzun yakından tanıdığı ve sevdiği bir kedi: Nyan Cat.
Clementine için Pardus Hata Takip Sistemi'nde bir yeni sürüm isteği açarken 1.0'ın değişim listesine göz attım. Son madde olan Add Nyanalyzer Cat epey bir ilgimi cezbetti.

Her ne kadar bendeki sürüm 0.7.1_20110904 olsa da hemen Clementine'yi açararak bende olup olmadığına baktım ve şanslıydım, oradaydı. Nyan Cat ya Dinleme Oku'yu yazarken orada değildi ya da gözümden kaçmayı başarmış, şu an bilmiyorum hangisi olduğunu, pek de önemi yok açıkçası.

Neden bahsettiğimi daha iyi anlamak için Clementine'yi açabilir veya aşağıdaki videolara göz atabilirsiniz.


Nyan Cat'li bildiğin başka neler var diye soranlar için, şimdilik şunları gösterebilirim: 1, 2, 3, 4...

2
Oca
Dün bahsettiğim unoconv hakkında Google+'ta neler yazılmış diye bakarken FF Multi Converter'a rastladım.

FF Multi Converter, basit bir grafik arayüz. Ses, video, resim ve belge dosyalarını diğer araç ve kütüphanelerden yararlanarak popüler biçimler arasında dönüştürüyor. Uygulama dönüşüm işlemlerini yaparken ses ve video dosyaları için FFmpeg, belge dosyaları için unoconv, ve resim dosyaları için PIL'i kullanıyor. Uygulamanın kendisiyse PyQt kullanılarak Python ile yazılmış.
FF Multi Converter'ın amacı tüm çokluortam biçimlerini bir uygulama üzerinde bir araya getirerek bu biçimleri dönüştürmek için kullanıcılara kullanımı kolay bir arayüz sunmak olarak özetlenmiş. FF Multi Converter'ın gelişimi aktif ve GitHub üzerinde sürdürülüyor. Bir geliştiriciyseniz kod katkısı veya bir kullanıcıysanız çeviri katkısı verebilirsiniz. Sadece kullanımı ve tanıtımıyla da yetinebilirsiniz tabii ki.

Pardus üzerinde kurmak için aşağıdaki komutları kullanabilirsiniz:
sudo pisi it -c system.devel
sudo pisi bi http://svn.pardus.org.tr/pardus/playground/maidis/2011/programming/language/python/pythonmagick/pspec.xml -d
sudo pisi it pythonmagick*.pisi
sudo pisi bi http://svn.pardus.org.tr/pardus/playground/maidis/2011/multimedia/converter/ffmulticonverter/pspec.xml -d
sudo pisi it ffmulticonverter*.pisi
rm *.pisi
Uygulamanın kullanımı çok basit olsa da kısaca değinelim. Ses, video, resim ve belgeler için farklı sekmeler bulunuyor uygulamada. Burada hangi biçimden hangi biçime dönüşüm yapılacağı açılır listeler üzerinden seçiliyor. Tek bir dosya üzerinde işlem yapmak için ilgili dosyayı açmak yeterli. Birden fazla dosya üzerinde işlem yapmak içinse Convert all files in this folder (Bu dizin içindeki tüm dosyaları dönüştür) seçeneğini işaretlemek gerekiyor. Çoklu kipte çalışılırken (toplu işlem yapılırken) de dizin değil tek bir dosya seçiliyor, o dosyanın bulunduğu dizin otomatik olarak seçiliyor, dizin seçilmiyor diye merak etmeye gerek yok.

Dosyaları aynı dizin veya istenen özel bir dizin içinde dönüştürmek mümkün. Ayrıca dönüşüm yapıldıktan sonra esas dosyaları silmek için de bir seçenek bulunuyor. More (Daha fazla) düğmesiyle de ses, video ve resim dosyalarını dönüştürürken boyut, görüntü oranı, saniye başına kare oranı, kanal sayısı vb. değerleri değiştirmek mümkün.

Konsol sevmeyenlerin deneyebileceği bir uygulama FF Multi Converter demek için bu kadar yeter sanırım.
1
Oca
Üç olsa elle çevirirsin, beş olsa belki ama yedi ofis belgesini elle çeviremezsin. Bu, şu an ismini bir türlü hatırlayamadığım bisküvi türü bir ürüne ait reklamın az önce karşılaştığım duruma uyarlaması. İsmi gelseydi aklıma reklamının videolarını ekleyecektim en üste, konuyla yakın alakasından dolayı ama gördüğünüz gibi.

İndirdiğim arşiv içinden dokuz adet *.doc uzantılı belge çıktığında hafif bir bu ne ya iç geçirişinin ardından kesin bir betik veya araç vardır diye Google'da kısa bir araştırma yaptım. Sonrasında unoconv ismine ulaşmam birkaç dakikamı aldı.

Pardus için halihazırda bir paketi olup olmadığını kontrol ederken Office Belgelerini Dönüştürme'den başka bir iz bulamayınca yaklaşık yirmi dakikaya bir PiSi paketi yaptım. İlk önce Git sürümünü paketlemeyi denedim ama başarılı olamayınca Arch'taki paketi temel alan bir tane yaptım. Yirmi dakikayı bulması bu yüzden, yani paketlenmez demeyin şansınızı deneyin, özgürlük için Pardus. Tabii çıkmaz demeyin şansınızı deneyin milli piyango sözlerini içeren tek bir video dahi bulamadığım için önceki cümle tam anlaşılır olmadı ama neyse bu cümle tatsız tuzsuz da olsa o görevi yerine getirdi.

Pardus üzerinde unoconv'u yüklemek için aşağıdaki komutları kullanabilirsiniz:
sudo pisi it -c system.devel
sudo pisi bi https://svn.pardus.org.tr/pardus/playground/maidis/2011/office/misc/unoconv/pspec.xml -d
sudo pisi it unoconv*.pisi
rm unoconv*.pisi
unoconv'u kullanmaksa çok basit, Konsole'yi açarak aşağıdaki komutun benzerlerini kullanabilirsiniz değişik senaryolar için:
unoconv -f odt *.doc
Belki biri de unoconv nedir hakkında daha doyurucu bir günlük girdisi, viki maddesi vs. yazar da Türkçe belge eksikliği de giderilmiş olur.

Yazı boyunca Hadise'nin Aşk Kaç Beden Giyer'i ve aynı isimli albümü dinlenmiştir. Dün dikkatimi çekti ilk kez, güzelmiş.

Son olarak da Jack London.
16
Eki

Python ile ilginenler, en azından bir kaç kez üçüncü şahısların yazdığı modüllerden yüklemiştir ve bu modülü yüklerken modülle birlikte gelen setup.py betiğini build ve/veya install parametresiyle çalıştırmıştır. Bu kurulum betiği sayesinde geliştiriciler zaman kaybetmeden modülü kullanılabilir hale getirir… Biz de bu yazıda işimizi yeteri kadar görecek şekilde kurulum betiği dosyası hazırlamayı öğreneceğiz. Bu yazıdan kısa süre önce ilk defa kurulum betiği hazırlamış oldum…

Zorunlu olmasa da genel olarak kurulum betiğine setup.py adını veriyoruz ve bu yazı da kurulum betiğimizi bu dosyada hazırlayacağız.

Bir kurulum betiği hazırlamak için Python ile gelen distutils modülünü kullanıyoruz.

from distutils.core import setup

setup()

distutils.core modülünde bulunan setup fonksiyonunu kullanarak modülümüzle ilgili gerekli bilgileri girmemiz gerekiyor.

Örneğin hede.py adında tek dosyadan oluşan bir modülümüz var. Bunun kurulum betiğini oluşturalım…

from distutils.core import setup

setup(
    name = "hede",
    py_modules = ["hede"],
    version = "1.0",
  • name parametresi uygulamanın adını belirtir.
  • py_modules parametresine liste olarak girilen isimler *.py dosyalarının uzantısız hali olmalıdır. Bu parametre tekil modülleri bekler.
  • version parametresi ise uygulamanızın versiyonunu belirtir.

name ve version parametreleri, uygulamanızı easy_install ve/veya pip ile kurulabilmesi için pypi.python.org/pypi adresinde yayınlamanızda gereklidir. Şimdi setup.py dosyasının olduğu dizine konsol ile girin ve;

python setup.py sdist

komutunu verin. Bulunduğunuz dizinde dist adında bir dizin ve içinde hede-1.0.tar.gz adlı bir dosya oluşacaktır. Daha sonra bu dosyayı pypi.python.org/pypi adresinde nasıl yayınlayacağımızı göreceğiz…

hede.py modülünü kurmak için de;

python setup.py install

komutunu verebilirsiniz. Windows kullanıcıları için binary dosya oluşturmak için;

python setup.py bdist_wininst

Fedora, Mageia gibi rpm paket sistemini kullanan kişiler için;

python setup.py bdist_rpm

komutunu verebilirsiniz. Windows kullanıcıları için Linux altında da binary(*.exe) oluşturmak mümkün. Ancak bunun için Python’un geliştiriciler için olan paketini kurmanız gerekmektedir. Ubuntu da python-dev ismiyle bulup kurmak mümkün. Diğer GNU/Linux dağıtımlarında da ismi büyük ihtimal aynıdır…

Aynı şekilde rpm paketi oluşturmak içinde python-dev paketinin kurulu olması gerekebilir…

Uygulamamızı biraz daha geliştirelim. lib adında bir modül paketi oluşturup(İçinde __init__.py olan bir dizin) içine hedelib.py ve hodolib.py modüllerini ve lib2 adında bir modül paketi oluşturup içine hedelib2.py adlı bir modül oluşturduğumuzu varsayalım.

hede.py
lib/
    lib2/
        __init__.py
        hedelib2.py
    __init__.py
    hedelib.py
    hodolib.py

Uygulamamızda modül paketi varsa setup() fonksiyonuna packages parametresini ekleyip paketlerin ismini içeren bir liste girmeliyiz.

from distutils.core import setup

setup(name='hede',
      version='1.0',
      description='Python hede kütüphanesi',
      author='Metehan Özbek',
      author_email='metehan [at] metehan.us',
      url='http://www.metehan.us',
      packages=['lib', 'lib.lib2'],
     )

Python paket indeksinde gözükmesi içinde url, author, author_email ve description parametrelerini girdik.

python setup.py install

Komutunu verdiğinizde Python’un kütüphanelerinin bulunduğu dizin içerisindeki site-packages(Ubuntu da dist-packages) dizininde; hede.py ve lib modül paketi içinde, lib2 dizini ve modüllerle beraber yüklenecektir. Bu durumda Python yorumlayıcısında modülünüzü şu şekilde çağırabilirsiniz:

import hede
from lib.lib2 import hedelib2
from lib import hedelib, hodolib

Tabii lib ismi çok kullanıldığından bir ihtimal çakışma olabilir. Bunu önlemek için ana modül paketinizi hede yapmanız daha doğru olacaktır.

from hede import hede
from hede.lib.lib2 import hedelib2

Uygulamanızda çalıştırılabilir bir betik oluşturmak isteyebilirsiniz. Oluşturduğunuz betiği(ör: hede) konsoldan hede yazarak çalıştırmak isteyebilirsiniz. setup() fonksiyonuna gireceğiniz scripts parametresiyle liste olarak girdiğiniz betikleri GNU/Linux ortamında /usr/bin/ altına Windowsta ise Python’un kurulduğu dizin içerisindeki Scripts dizinine yazdırabilirsiniz. Yalnız Windowsta betiğinizi çalıştırabilmek için bir *.bat dosyası ile betiğinizi çalıştırmanız gerekmektedir(ör: hede için hede.bat) ve path e ekli olmadığından cmd ile betiğinizi çalıştıramazsınız.

hede.py
script/
    hede
lib/
    lib2/
        __init__.py
        hedelib2.py
    __init__.py
    hedelib.py
    hodolib.py
from distutils.core import setup

setup(name='hede',
      version='1.0',
      description='Python hede kütüphanesi',
      author='Metehan Özbek',
      author_email='metehan [at] metehan.us',
      url='http://www.metehan.us',
      packages=['lib', 'lib.lib2'],
      scripts=["script/hede"]
     )

Uygulamız gelişti ve resim, ses dosyası gibi veriler ekledik. Dizin içindeki verileri almak için data_files, modül paketi içindeki veri dizinlerini almak için package_data parametrelerini kullanırız. Yeni dizin-dosya yapımız şöyle olsun:

hede.py
data/
    veri.db
script/
    hede
lib/
    lib2/
        data/
            simge.png
        __init__.py
        hedelib2.py
    __init__.py
    hedelib.py
    hodolib.py

Bu dosya-dizin yapısına göre veri dosyalarımızı kurulum betiğimize ekleyelim.

from distutils.core import setup

setup(name='hede',
      version='1.0',
      description='Python hede kütüphanesi',
      author='Metehan Özbek',
      author_email='metehan [at] metehan.us',
      url='http://www.metehan.us',
      packages=['lib', 'lib.lib2'],
      scripts=["script/hede"],
      data_files=[("data", ["veri.db"])],
      package_data={"lib.lib2":["data/*"]}
     )

Görüldüğü üzere data_files bir liste verisi alıyor. Listenin her elemanı birer tuple. Tuple ilk elemanı dizin, ikinci elemanı ise dosya ismidir. package_data ise bir sözlük veri tipi alıyor ve her elemanın anahtar ögesi modül paketi ismi, değer ögesi ise liste olarak dizin ve dosya alıyor. Burada düzenli ifadelerin kullanımıda mümkün(regex).

setup.py betiğini çalıştırırken kullandığımız sdist argümanıyla uygulamanızın sıkıştırılmış halini alıyorsunuz. Bu dosya içerisinde bulunmasını istediğiniz ek dosyaları MANIFEST.in adlı dosya da tanımlayabilirsiniz. Buradan kullanılabilir kodları öğrenebilirsiniz.

setup() fonksiyonunun alabileceği tüm parametrelere buradan ulaşabilirsiniz. Temel olarak bir kurulum betiğini hazırlamayı öğrendiğimize göre artık modülümüzü-uygulamamızı Python Package Index sayfasına yollayalım…

setup.py betiğimizin bulunduğu dizine konsol ve/veya cmd ile geliyoruz ve

python setup.py register

diyoruz. Bizden dört adet seçenekten birini seçmemizi istiyor.

running register
running check
We need to know who you are, so please choose either:
 1. use your existing login,
 2. register as a new user,
 3. have the server generate a new password for you (and email it to you), or
 4. quit
Your selection [default 1]:

Daha önce pypi ye üye olmadıysanız 2 yazıp kayıt işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Ben önceden kayıt olduğum için 1 yazıp devam ediyorum…

İkinci aşamada kullanıcı adı ve şifremizi soruyor ve sırayla gerekli bilgileri giriyoruz. Ardından kullanıcı bilgilerimizi kayıt edeyim mi diye soruyor. Yanıtı y diye verirseniz uygulamanızı güncelleyip yollamak istediğinizde kullanıcı adı ve şifre girmekten muaf olursunuz.

Username: mthnzbk
Password:
Registering parcala to http://pypi.python.org/pypi
Server response (200): OK
I can store your PyPI login so future submissions will be faster.
(the login will be stored in /home/metehan/.pypirc)
Save your login (y/N)?y

Buraya kadar sadece uygulamamızı pypi sayfasına kayıt ettirmiş olduk. Şimdi ise uygulamamızı arşivleyip ya da çalıştırılabilir hale getirip uygulama sayfasında yayınlayalım.

python setup.py sdist upload

ya da

python setup.py bdist_wininst upload
python setup.py bdist_rpm upload

Bir aksilik olmazsa uygulamanız, uygulama sayfanızda gözükmek üzere yüklenecektir…

Kaynaklar:
http://docs.python.org/distutils/setupscript.html
http://docs.python.org/install/index.html
http://docs.python.org/distutils/apiref.html

Buraya bakarlar:
http://docs.python.org/distutils/configfile.html
http://docs.python.org/distutils/sourcedist.html
http://docs.python.org/distutils/builtdist.html
http://pypi.python.org/pypi?:action=list_classifiers

Bu yazı Creative Commons-BY-SA ile lisanslanmıştır. Bu yazıyı ilk sahibini belirtmek ve aynı lisansla dağıtmak koşuluyla kullanabilirsiniz.

Benzer Yazılar:

  1. Python da Kaynak Kodları Gizlemek
  2. Python Kodlarını Derlemek
15
Eki
Tekrar merhaba, bu kadar kısa sürede ikinci bölümü hazırlayabileceğimi düşünmüyordum ama ilk yazının aldığı güzel tepkiler yazmamı epey hızlandırdı.

İlk önce geçen yazının ilk kısmında belirttiğim kurulum nedenini açıklamak istiyorum. Normalde Pardus'u bir kere kurduğunuz zaman yıllarca kullanırsınız. Ama ben depo dışında tehlikeli sularda da çokça yüzdüğüm için yılda en az bir iki kere yeniden kurulum yapmam gerekiyor.

Bu sonuncu Pardus kurulumunu da KDE 4.7.2'yi sistemden kaldırdıktan sonra yaptım. Tabii öncesindeki Humble Indie Bundle oyunları ve Google video sohbet eklentisi için sistemde yaptığım epey bir 32bit paket kurulum denemesi de etkili oldu bunda. Sistem epey bir oyunalanı halini almıştı kısacası ve yeni bir kurulumu hak etmişti :)

Kurulum nedenime açıklık getirdikten sonra önceki yazıda küçük bir düzeltme yapıp yeni konulara geçelim. DNS değiştirmek için bir alt maddeye bağlantı vermiştim, PardusWiki'de bu konu hakkında özel bir madde varmış NASIL:DNS adreslerini değiştirmek isminde, Pardus üzerinde DNS değiştirmek istiyorsanız bu maddeden yararlanmanız daha iyi olur. Gözümden kaçmış bir şekilde, bugün maddede güncelleme olunca dikkatimi çekti. Şimdi başlayalım...

Pardus güzel bir anlık durum servis istemcisi olan Choqok ile birlikte geliyor. Benim de Pardus kurulumundan sonra ilk işlerimden biri kullandığım identi.ca hesaplarını ve bu hesapların Twitter'daki yansılarını Choqok'a eklemek oluyor. Herkes identi.ca kullansa işim çok daha kolay olacak ama bu yakın zamanda mümkün değil gibi görünüyor.


Bu da kullandığım donanıma özel olarak her kurulum sonrasında yaptığım bir işlem. Kullandığım ses aygıtı öntanımlı olarak seçilenden farklı olduğu için elle seçim yapmam gerekiyor, yoksa sistemde ses kontrollerini gerçekleştiremiyorum. Öntanımlı ses aygıtını seçebilmek için sistem çekmecesindeki Kmix simgesini sağ tıklıyorum, Ana Kanalı Seçin'i açıyorum ve buradan da Çalma Aygıtları için Internal Audio Analog Streo'yu seçiyorum.


Pardus'un en güçlü olduğu yanlardan biri de ilk kurulumla birlikte hemen hemen herkes için yeterli olacak ve çoğu kişinin en az ek yükleme ihtiyacı hissedeceği bir yazılım takımıyla birlikte geliyor oluşu. Örneğin GIMP son kullanıcılardan daha çok grafik ve fotoğraf da gelişmiş kullanıcılar için olsa da Pardus ile birlikte gelmektedir. GIMP ile yapılamayacak hiçbir şey yok gibi. Bunun birkaç örneğini Lay Lay Lom GIMP'te görebilirsiniz. Pardus depolarında pek çok GIMP eklentisi bulunmaktadır, ayrıca oyunalanında da onlarcası vardır. Bu eklentileri yükleyerek GIMP'in daha yetenekli olmasını sağlayabilirsiniz. Pardus üzerinde GIMP ile birlikte kullanılabilecek belli başlı eklentilerden bahsetmek gerekirse aşağıdaki gibi bir liste çıkarabiliriz:
  • gimpfx-foundry: GIMP için hazırlanmış çeşitli betikleri GIMP'in yeni sürümleri için güncelleyen bir projedir.
  • colorize-gimp: GIMP ile siyah beyaz fotoğrafları renklendirmek için bir eklentidir.
  • gimp-layer-effects: Yaygın olarak kullanılan katman efektlerini içeren bir GIMP eklentisidir.
  • gimp-xsane-plugin: SANE kitaplığını kullanarak yazıcılarla iletişim kurmaya yarayan bir eklenti.
  • gimp-ufraw-plugin: Sayısal kameralardan alınan ham biçimdeki resimleri açmak için kullanılan bir araçtır.
  • gimp-data-extras: GIMP'te daha eğlenceli bir çalışma için ek fırçalar, paletler ve gradyanlar içerir.
  • gimp-save-for-web: Kalite ve dosya boyutu değerlerini eniyilemeyi kolaylaştıran bir eklentidir. Çeşitli ayarları değiştirerek resimlerin ne kadar kaliteli veya büyük olacağını görebilirsiniz. Dosya boyutunu küçültecek ayarlar arasında sıkıştırma kalitesi, renk sayısı, yeniden boyutlandırma, kırpma ve Exif bilgeleri silme seçenekleri vb. vardır.
  • gimp-apng: GIMP ile APNG dosyalarının işlenmesini ve kaydedilmesini sağlamaktadır. Bu eklenti hem APNG hem de PNG biçimleri için çalışmaktadır.
  • gimp-dbp: Kullanıcının toplu resim dosyaları üzerinde yeniden boyutlandırma benzeri işlemleri otomatik olarak gerçekleştirmesi için bir GIMP eklentisidir.
  • gimp-gap: GIMP'e animasyon yapma ve düzenleme özellikleri kazandıran eklentiler bütünüdür.
  • gimp-gps: Bir fırça ve araç önayarları koleksiyonudur. Araç önayarları, GIMP'teki araçların ayarlarının saklanmasınını sağlayan yararlı bir özelliktir. GIMP Paint Studio'nun amacı, GIMP'i ilk defa kullanacak grafik tasarımcılarına ve sanatçılara kendilerini rahat hissedecekleri ve kolayca boyamaya başlayabilecekleri uygun bir çalışma ortamı sunmaktır.
  • gimp-lqr-plugin: Fotoğrafların özelliklerini korurken istenmeyen bölümleri silmenizi sağlayan Liquid Rescale Library'nin bir önyüzüdür.
  • gimp-mathmap: Resimler üzerinde pek çok değişim gerçekleştirmeye yarayan basit bir betik dilidir.
  • gimp-resynthesizer: Küçük örnek dosyalardan büyük dokular üretir. Ayrıca döşenebilir dokular üretilebilir, fotoğraftaki istenmeyen özellikler silinebilir ve fotoğraflara farklı temalar uygulanabilir.
  • gimp-separate+: GIMP'e pek çok faydalı renk yönetimi özelliği kazandıran bir eklenti paketidir.
  • gimp-texturize: Küçük örnek dosyalardan büyük dokular üretir. Ayrıca döşenebilir dokular da üretilebilir.
  • gimp-ultimate-web-gradients: GIMP için 130 harika renk geçişi sunar.
  • gmic4gimp: Resim işleme için bir betik dili.
GIMP'i eklentilerle zenginleştirdikten sonra arabirimini daha işlevsel hale getirmeye çalışalım. Bunun için GIMP'in yeni sürümleriyle gelmeye başlayan tek pencere kipini aktifleştirelim Windows > Single Window Mode yolunu takip ederek. Alet seçenekleri panelini soldan sağa alalım. Aletlerin gösterildiği paneli iki sütun olacak şekilde daraltalım. Oldu gibi, GIMP ile yapacaklarımız şimdilik bu kadar, gerisi sizin yeteneğinize bakar :)


Hazır GIMP'ten bahsetmişken grafik uygulamalarıyla devam edelim biraz daha. Ara sıra vektörel çalışmalar da yaptığım için Pardus deposundaki Inkscape'yi de yüklüyorum sistemime. Inkscape'nin eşleneği meşhur kapalı kaynak yazılımlardan hiçbirini kullanmadım ama Inkscape'nin çok başarılı olduğunu söyleyebilirim. Kullanmasını çok az bilmeme rağmen kolayca güzel sonuçlar elde edebiliyorum.


Elbette üçüncü boyuta ucundan kıyısından ilginiz varsa, sırf kendisiyle yapılmış örneklerin kenarını köşesini kurcalamak için bile Blender'ı yüklemeden geçemezsiniz. En azından benim için durum bu. Blender ile harika üç boyutlu modeller, canlandırmalar yapabileceğiniz gibi, video düzenlemesi de yapabilirsiniz. Sistemde yüklü bulunması insanı mutlu eden yazılımlardan biridir Blender, özgür yazılım gücünü gösteren güzel örneklerden biri olduğu için.


Şimdi grafik ve tasarım uygulamalarına biraz ara verelim ve özellikle oyuncuların ve çeşitli nedenlerle bazı Windows uygulamalarını kullanmak zorunda olanların çok sevdiği Wine'ye geçelim. Wine bir uyumluluk katmanıdır. Windows sistem çağrılarını yerleşik GNU/Linux çağrılarına çevirerek Windows uygulamalarının Windows'ta çalışıyormuşçasına GNU/Linux üzerinde çalışmasını sağlar. Ne kadar taktir edilse az bir projedir. Başka bir işletim sistemi için yazılmış uygulamaları o işletim sistemine özgü sorunlarla uğraşmak zorunda kalmadan kullanmak çok acayip ve güzeldir. Pardus deposunda Wine'nin en güncel sürümleri bulunmaktadır her zaman, depodan yükleyerek Pardus üzerinde Windows uygulamalarını kullanmaya başlayabilirsiniz. Eğer üç boyutlu Windows oyunlarını da oynamak istiyorsanız ve donanım üreticisi tarafından sunulan sahipli ekran kartı sürücülerini kullanıyorsanız ekran kartınızın 32bit sürücülerini de yüklemeniz gerekiyor. Tabii bu sadece 64bit Pardus kullanıcıları için söz konusu, 32bit kullanıcılarının sadece Wine'yi yüklemesi yeterli.

32bit ekran kartı sürücüleri kısa bir süre önce depoya eklendiği için henüz PardusWiki'de açıklayıcı maddeler bulunmuyor. Bununla birlikte Hata takip sistemindeki ilgili kayıtlara bakılarak gerekli bilgiler edinilebilir şimdiden. AMD kartlar için şu kayda NVIDIA kartlar için de şu kayda bakabilirsiniz.

Wine'yi aşağıdaki komutlarla sistemime yüklüyorum ve bağımlılıklarla birlikte toplam elli dokuz paket sistemime yükleniyor:
$ sudo pisi it wine wine-32bit xorg-video-fglrx-32bit
$ alternatives --set libGL-32bit /usr/lib32/fglrx/libGL.so.1.2
Wine Ayarları'nda yapmam gereken küçük bir iş olduğu için onu açıyorum ilk önce. Bu sırada Wine Gecko yüklenmeye çalışılıyor ama başarılı olup olmadığından tam emin değilim çünkü aynı işlemi iki kere yaptırıyor. Şimdilik benimle ilgili olmadığı için geçiyorum, ileride sorun çıkarırsa döneriz. Wine Ayarları'nı açma nedenim Masaüstü Entegrasyonunu kapatmak istemem. Benim için gereksiz olduğu için Belgelerim'de sembolik bağ olmamasını sağlıyorum.

Dolphin üzerinde *.exe uzantılı dosyaların simgelerinin görüntülenmesi için Dolphin Ayarları'ndaki Genel > Önizleme bölümünde Microsoft Windows Çalıştırılabilir Dosyaları İçin Önizleme Göster seçeneğini açıyorum. Hımm bu çalışıyordu ama şu an nedense çalıştıramadım. Bahsetmeye çalıştığım şuradaki şeyin Wine ile dahili olarak gelmesiydi. Bunu da sonraya erteleyelim şimdilik.


Eskisi kadar sık olmasa da ara sıra yine bazı DOS oyunlarını oynamak istiyor canım. Bunun için de DOSBox'u sistemde hazır halde tutuyorum. DOSBox, pek çok işletim sistemi üzerinde çalışan özgür bir DOS emülatörüdür. Sayesinde istediğiniz an Prince of Persia veya Volfied oynayabilirsiniz. DOSBox'un kullanımının DOS'tan zor bir tarafı yok, paketi Pardus deposundan indirip basit yapılandırma ayarlarını yaparak oynamaya başlayabilirsiniz.


Wine ve DOSBox'tan sonra Pardus üzerindeki sanallaştırma uygulamalarına geçersem kimse yadırgamayacaktır sanırım. Sanallaştırmayla harika işler yapılabiliyor ama siz de benim gibi sanallaştırmada fazla derine inmeden Haiku'dan diğer GNU/Linux dağıtımlarına, Pardus dışındaki GNU/Linux dağıtımlarından tüm Windows sürümlerine kadar tüm işletim sistemlerini kolayca kullanmak, denemek ve test etmek istiyorsanız ihtiyacınız olan tek şey VirtualBox.

VirtualBox'ı Pardus deposundan kolayca yükleyebilirsiniz. Çakışan paketler kaldırılsın mı? sorusuyla karşılaşacaksınız, gönül rahatlığıyla evet diyebilirsiniz. Pardus'u sanal bilgisayarlar üzerinde denemek isteyenlerin işini kolaylaştırmak için gerekli paketler kurulu geliyor ama siz VirtualBox'u yüklemeye çalıştığınıza göre sanal bir bilgisayarda değil gerçek bir bilgisayardasınız demektir :)

VirtualBox'ı ilk açışınızdaysa Sanallaştırma yazılımlarını kullanabilmek için 'virt' grubunun bir üyesi olmalısınız. mesajıyla karşılaşacaksınız. Bu daveti de geri çevirmeyerek virt grubuna katılın. virt grubunun bir üyesi olduktan sonra da değişikliklerin etkin olması için yeniden oturum açın.

Şimdi ikinci kez VirtualBox'u açarak kullanmaya başlayabilirsiniz. Örneğin ben bu satırları yazarken VirtualBox'ta da Ubuntu'nun son sürümü yükleniyordu. Bakalım neler yapılmış Ubuntu tarafında.


Şimdi biraz disk yönetim araçlarına bakalım. Pardus'ta normalde KDE Disk Bölümü Yöneticisi bulunuyor ama bana daha kullanışlı geldiği için depodan GParted'ı yüklüyorum. GParted kullanımı kolay bir disk bölümlendirme aracıdır ve disk bölümü oluşturmak, silmek, yeniden boyutlandırmak, taşımak, disk bölümlerini kontrol etmek ve kopyalamak için güçlü özellikler sunar. USB bellekleri biçimlendirmek için ihtiyacım oluyor ara sıra, sadece bunun için kullanıyorum ama siz çok daha gelişmiş işlemler için de kullanabilirsiniz.


Pardus'un öntanımlı video oynatıcısı SMPlayer. Ben de çok başarılı buluyor ve severek kullanıyorum. Ama arayüz geldiği şekliyle pek hoşuma gitmediği için değişiklik yapmam gerekiyor. Ana araç çubuğu ve Dil araç çubuğu üst tarafı çok kalabalık gösterdiği için bunları kaldırıyorum hemen. Sonrasında da Seçenekler > Durum çubuğu > Video bilgisi seçeneğini açıyorum, bu sayede videoları açar açmaz onlar hakkında yeterli bilgiyi alabiliyorum.


Pardus'un öntanımlı müzik oynatıcı uygulamasıysa Clementine. Uzun zamandır yerel üzerinden müzik dinlemediğim için kendisi hakkında söyleyebileceğim pek bir şey yok. Bu uygulamaya özel yaptığım tek şey Last.fm hesabımı eklemek oluyor. Böylece dinlediğim şarkıları Last.fm profilime gönderebiliyorum. Az önce görünce hatırladım, bir de tüm bildirimleri kapatıyorum Clementine'deki, gerek yok benim için, yeni şarkıyı daha ilk notasından tanırım, yok şaka aslında bu, şarkıyı merak edersem açar bakarım doğrusu :)


Pardus'ta ne yazık ki henüz öntanımlı bir video kamare uygulaması gelmiyor. Çünkü Pardus ile bütünleşmesi noktasında bazı sıkıntılar var hemen hemen hepsinde. Bazıları da çok yeni projeler olduğu için özellik tam değiller. Bununla birlikte Pardus deposunda epey başarılı Cheese bulunuyor. Pek sık kullanmasam da ihtiyaç duyduğumda hemen yararlanmak için kurduğum uygulamalardan biri Cheese ve bu da gnome-common ve gnome-desktop paketlerinin sistemime kurulma hikayesi :) Cheese ile kameranızla eğlenceli fotoğraflar ve videolar çekebilir, görüntülere efektler uygulayarak eğlenceli ve komik hale getirebilirsiniz.


Pardus ile gelen pek çok uygulama arasında bir de video düzenleyici olması sevindirici. Pardus 2011 ile birlikte Kdenlive öntanımlı olarak gelmeye başladı. Video düzenlemeyle ilgili pek çok işlem kolayca yapılabiliyor Kdenlive ile.


Ayrıca Pardus deposunda veya oyunalanında video düzenlemeyle ilgili pek çok farklı uygulama da kurulmaya hazır durumda. Bunlardan kısaca bahsetmek gerekirse aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

Avidemux: Basit kesme, filtreleme ve kodlama işlemleri için tasarlanmış bir video düzenleyicidir. AVI, DVD uyumlu MPEG, MP4 ve ASF de dahil olmak üzere birçok dosya tipi destekliyor. Projeler, iş kuyruğu ve güçlü betik yetenekleriyle birçok işlem otomatikleştirilebiliyor.

OpenShot: Özgür, açık kaynak kodlu, Python ile yazılmış ve doğrusal olmayan bir video düzenleyicidir. Video ve ses dosyalarını düzenleyebilir, geçişler ekleyebilir ve birden çok katman kullanarak bir çok biçimde dosyalarınızı dışa aktarabilirsiniz.

PiTiVi: Gstreamer çoklu ortam altyapısını kullanarak videolarınızı düzenlemeye yarayan bir uygulamadır. Bu uygulamayı kullanan veya merak eden bir Pardus kullanıcısı PardusWiki'de bir maddesini yazsa aslında güzel olmaz mı ki.

Kino: GNU/Linux için doğrusal olmayan bir DV düzenleyicisidir.

Cinelerra: Açık kaynak bir doğrusal olmayan video düzenleyicidir. Cinelerra ve bir kamerayla televizyonda veya sinemada gördüğünüz çoğu uygulamayı ve efekti gerçekleştirebilirsiniz.

Pardus müzisyenler için de çok doğru bir tercih bence. Pardus üzerinde kullanılabilecek onlarca müzik uygulaması bulunuyor. Ben sadece Audacity'de küçük düznlemeler yapıp LMMS'te bir şeyler tıngırtmaya çalışsam da müziğe yeteneği olan kişiler kolayca harika işler çıkarabilir Pardus'taki araçlarla.


Pardus'taki diğer müzik araçlarından belli başlıcılarına kısaca bakacak olursak şu uygulamalarla tanışabiliriz:

Ardour: Bir sayısal ses işleme merkezidir. Ardour ile çok kanallı ses kaydedebilir, düzenleyebilir ve karıştırabilirsiniz. Ayrıca kendi CD'lerinizi yapabilir, videolar için ses karıştırabilir ya da sadece müzik ve ses ile ilgili yeni fikirlerinizi deneyebilirsiniz.

Hydrogen: Kalıplara dayalı programlama yapılabilen ve harici bir MIDI klayveyle de kullanılabilen, sentezleyici yazılımıdır. Şarkınızın davul partilerini bu yazılımlar oluşturabilir, dosyayı WAV olarak dışarı aktarabilirsiniz.

Rosegarden: Profesyonel ses ve MIDI ardıştırıcı, nota işleyicisi, müzik besteleme ve işleme ortamlarına hizmet vermeyi amaçlar.

Tek seferde okumayı daha fazla zorlaştırmamak adına yazıyı burada sonlandırıyorum. Hememn hemen yaptığım her şeyi anlattım sanırım. Hala birkaç şey kaldı ama yeni bir yazı çıkarabilecek kadar olur mu şu an emin değilim.

Bugün Pardus kurduğum günlerden biri. Yine şık bir hareketle dağ gibi, sapa sağlam sistemi yeniden kurmayı gerektirecek hale getirmeyi başarınca yeni bir kurulum yaptım. Depo dışından paket kurarken başkalarına söylediğim kendi sorumluluğunuzda kapsamında oluyor çoğunlukla yaptığım yeniden kurulumların nedeni, şimdi olduğu gibi.

Buna benzer durumlarla karşılaştığımda ve temiz bir Pardus kurulumu yaptığımda hep bir kurulum sonrası yazısı yazmayı istemekle birlikte bir türlü fırsat bulamıyordum ama bu kez olacak sanırım. Hele Ubuntu 11.10'un çıktığı bugünlerde her gün şunun gibi onlarca yazı görürken kesin gibi.

Pardus 2011.2 64 bit sürümünün kurulumundan sonra sistemi zevklerime göre kullanabileceğim şekle nasıl getirdiğimi merak ediyorsunuz doğru yazıyı okuyorsunuz.

Yeni Pardus'umu ilk kez açtığımda önce ağ ayarlarını gerçekleştiriyorum sistem çekmecesi üzerinden simgesine tıklayarak. Pardus 2011 üzerinde ağ ayarlarını yapmak çok kolay. Ağ Yönetim Ayarları ekranında Kablolu, Kablosuz, Mobil Geniş Bant (bende çevrim dışı durumda ama ilgili donanımlara sahip kişilerde aktif olduğunu tahmin ediyorum), VPN, DSL sekmelerinden birinde Ekle'ye basarak kolayca bağlantı oluşturulabiliyor.


Ben kablosuz bağlantı oluşturdum. Tara düğmesiyle bağlanacağım noktayı seçerek pek çok bölümün otomatik olarak doldurulmasını sağladım. Daha sonrasında yapmam gerekenlerse sadece, parolamı girmek, özel bir simge istiyorsam bağlantı için bir simge atamak ve sistemimin bu ağa otomatik olarak bağlanmasını isteyip istemediğimi söylemekle sınırlı.

Kaptan'a geçmeden önce ağ ayarlarını yapmamın nedeni bilgilerimin Smolt'a gönderilebilmesini sağlamaktı. Kaptan yeteri kadar meşhur olduğu için kısaca geçeceğim. Özel olarak yaptığım pek fazla bir şey yok zaten. Sadece dosya ve dizinlerin tek tıklamayla açılmasını seçiyorum, iki sanal masaüstü olmasını ayarlıyorum ve donanım bilgilerimin Smolt'a gitmesi için ilgili seçeneği açıyorum. Bunları yapmakla birlikte henüz Smolt'u ne yazık ki yakından tanımıyorum. Ayrıca Pardus'taki sayfası şu an pek iyi durumda değil gibi görünüyor, eğer doğru yere baktıysam.


Şimdi depo değiştirme işlemine geçebilirim. Yapacağım işlem öntanımlı gelen kararlı (stable) depo yerine Pardus'un geliştiriminin yapıldığı geliştirme (devel) deposuna geçmemi sağlayacak. Bu adım kararlı bir sistem isteyen kişilere önerilmez. Tek faydası Pardus'ta yapılan her şeyi anında test edebilmeniz ve bir sorun varsa geri bildirimde bulunabilmenizdir. Daha çok geliştiriciler içindir. Depo değiştirme işlemi konsol üzerinden yapılabilmesine rağmen grafik arayüzde daha kolay olduğu için Paket Yöneticisi'ni açıyorum ve Depolar bölümünden Pardus deposunu seçerek adresteki stable değerini devel olarak değiştiriyorum.


Depoyu grafik arayüz üzerinden değiştirsem de bu büyüklük bir değişiklikten sonra yapacağım güncellemeyi Konsole üzerinden pisi ile yapmayı tercih ediyorum, öyle de garibimdir işte:
$ sudo pisi up
Bir kez de ben hatırlatmış olayım, geliştirme, test ve kararlı depoları aynı anda kullanmaya çalışmamalısınız, bu depolardan yalnızca biri sisteminizde aktif olmalıdır, ne yaptığınızdan emin değilseniz olduğu gibi bırakmanız en iyidir. Pardus'un resmi deposunun yanına farklı depoları nasıl ekleyebileceğinizi öğrenmek istiyorsanız ilgili belgelere bakabilirsiniz.

İçinde pek çok önemli uygulamanın da bulunduğu yüz yirmi üç paketlik bu güncellemeden sonra sistemi yeniden başlatmak iyi bir fikir olacaktır, bir yere ayrılmayın bir sonraki paragrafta yine buradayım.

Ara sıra paket oluşturduğum ve oyunalanından paket yüklediğim için temel geliştirme paketlerini yüklemek de yaptığım ilk işlerden oluyor genelde:
$ sudo pisi it -c system.devel
Böylece sistemime birbirinden güzel yüz dört paket daha yüklemiş oldum.

Şimdi daha küçük sayılarla devam edelim ve Chromium'u yükleyelim. Chromium'u ilk kez açtığınızda KWallet de açılacak, bir cüzdan oluşturursanız Chromium'da girdiğiniz parolaların bu cüzdanda saklanmasını sağlayabilirsiniz. Chromium'da daha önceleri bütün kullandığım eklentileri tek tek yüklemeye çalışıyordum ama Chromium'un senkronizasyonunu açtığım ve tüm verilerimi Google'nin güvenli kollarına teslim ettiğim için hiç uğraşmadan özelleştirdiğim Chromium'a kavuşabiliyorum. Tabii yine elle yapılması gereken küçük işler kalmış oluyor, onun için de şöyle bir yazı işimi görüyor.


Tekrar dönmek üzere şimdilik kurulum işlerine biraz ara verelim ve masaüstüne yönelelim. Masaüstümün tam istediğim gibi olması için ilk önce Klasör Görünümü programcığının Masaüstü dizini yerine Ev dizinini göstermesini sağlıyorum. Sonrasında da hiçbir işime yaramayan Masaüstü dizinine veda ederek bu dizini siliyorum.


Panelin en sonuna bir Çöp Kutusu programcığı ekliyorum. Dijital Saat programcığında tarih gösterimini kapatıyorum. KDE ile birlikte gelen öntanımlı Görev Yöneticisi programcığını kaldırarak oyunalanımda bulunan Icon Tasks'ı ekliyorum panele.
$ sudo pisi bi https://svn.pardus.org.tr/pardus/playground/maidis/2011/desktop/kde/addon/plasma-applet-icontasks/pspec.xml -d
$ sudo pisi it plasma-applet-icontasks*.pisi
$ rm plasma-applet-icontasks*.pisi
Icon Tasks'ta görev yöneticisindeki öğelerin otomatik değil sadece elle sıralanmasını ve sadece geçerli ekran, masaüstü ve etkinlikteki görevlerin gösterilmesi için gerekli ayarlamaları yapıyorum.

Çok sık kullandığım uygulamaları açıyorum şimdi, kolayca ve hızlıca erişebilmek için kısayollarını panele ekleyeceğim (bu arada Kate için kdesdk paketini de yüklemiş bulundum). Chromium, Dolphin, Kate ve Konsole'yi açtıktan sonra hepsini tek tek sağ tıklıyorum ve Show A Launcher When Not Running (Çalışmıyorken Bir Başlatıcı Göster) seçeneğini açıyorum. Icon Tasks da Türkçe'ye çevrilse ne güzel olur aslında.

Paneli aşağıdan sola taşıyorum. Zavallı panel masaüstünde göçebe hayatı yaşıyor benim bilgisayarımda. Windows'ta uzun zaman aşağıda kullanmıştım. Sonra Pardus'ta da bir süre aşağıda kullandıktan sonra üste aldım paneli, uzun bir süre böyle kullandım. Chromium'un sekmeleri en üstte olduğu için bir süre aşağıda kullandım tekrar ve Unity ile birlikte şimdi ben de solda kullanıyorum paneli. Bakalım ilerleyen günler neler getirecek.

Masaüstünü Göster programcığını kaldırıyorum. Hemen yanındaki Sayfalayıcı programcığının masaüstünü gösterebilmesi için ayarlar bölümünden ilgili seçeneğini açıyorum. Sütün sayısını teke indiriyorum, simge gösterimini açıyorum. Böylece iki programcık yerine tek programcıkla aynı işlevselliğe kavuşmuşmuş oluyorum.

Panele bir de Pastebin programcığı ekleyerek internet üzerinden resim ve metin paylaşımını sadece sürükle bırak kadar kolay hale getiriyorum. Pardus'ta şu an öntanımlı olarak Ubuntu'nun yapıştırma servisi geliyor ve bu pek hoşuma gitmiyor. Bu yüzden metinler için Pardus-Linux.Org servisini ayarlıyorum.


Oyunalanımdan dropbox, dolphin-box-plugin ve kde-servicemenu-dropbox paketlerini yüklüyorum. Dropbox her ne kadar kapalı bir servis / yazılım olsa da dosya paylaşımını benim için çok kolaylaştırdığından kullanmak zorunda kalıyorum. Benzer özgür bir uygulama da tercih edilebilir eğer ihtiyaçlarınızı karşılıyorsa. Dropbox'un ayarlarına geçmeden önce Dropbox'un sayfasına giderek önceki kurulumlardan kalma sistemleri temizledim, çünkü oradaki bilgilere göre şu an yirmi üç tane makineye sahiptim :)


Şimdi de Dolphin'e yönelelim. Sağ tarafa güzel bir Bilgi paneli ekliyorum. Sonrasında soluğu Dolphin'in ayarlarında alıyorum. Başlangıç bölümünden Filtreleme çubuğunu göster'i seçiyorum, çok sayıda dosya içeren bir dizin içinde kaybolmadan aradığıma ulaşabiliyorum böylece.

Servisler bölümünden Dropbox, Subversion ve Git sürüm kontrol sistemlerinde bulunan dosyaların durumlarının Dolphin üzerinde görselleştirilmesi için gerekli seçenekleri açıyorum.

Çöp bölümünden En büyük boyut sınırını devre dışı bırakıyorum. Genel bölümünden İpuçlarını göster seçeneğini açıyorum.

Ayarlarla şimdilik işim tamam, unuttuğum bir şey kaldıysa sonra dönerim. Şimdi araç çubukları var hedefimizde. Çokça kullandığım kes, yapıştır, çöp kutusuna taşı, geri al, uçbirim aç gibi fonksiyonlara ait kısayolları ekliyorum Dolphin'in araç çubuğuna. Dolphin'de son olarak da sağ taraftaki Konumlar sekmesini kullanım biçimime göre düzenliyorum.


KTorrent'e PardusWiki'de anlatılan ipuçlarını uyguluyorum. Bir işletim sisteminin torrent istemcisiyle birlikte gelmesi de çok güzel bir artı bence.


Sistem Ayarları'na girip girmeme konusunda biraz çekincelerim vardı ama başlayalım bakalım hızlı hızlı.

Masaüstü Efektleri: Eskiden kolayına kaçarak ve görsellikten vazgeçerek tüm efektleri kapatıyordum ama bir süredir sadece temel birkaç efekti kullanarak ve performanstan ödün vermeyerek KDE'nin görselliğinden yararlanıyorum.

Pencere Davranışı: Odaklama bölümünden Odak çalmayı engelleme seviyesi'ni Düşük'ten Hiçbiri'ne alıyorum. Böylece hangi pencere aktif olursa doğrudan onu görebiliyorum. Benim için en iyisi bu, sizin öntanlı ayarda bırakmanızda hiçbir zarar yok. Taşıma bölümünden de Taşıma ve yeniden boyutlandırma sırasında pencere boyutlarını göster seçeneğini açıyorum.


Hesap Detayları'ndan sosyal masaüstünü aktifleştiriyorum. Bu sayede KDE-Apps.org vb. sitelerden servis menüsü, programcık vb. indirirken oylama ve buna benzer eylemleri gerçekleştirebiliyorum.

Uygulama Görünümü: Oxygen parçacık biçimini zevkime göre ayarlıyorum. Daha sonra İnce Ayarlar bölümündeki Grafiksel efektleri sistemime uygun olarak ayarlıyorum: Yüksek ekran çözünürlüğü ve Düşük İşlemci.

Uygulama ve Sistem Bildirimleri'nden meşgul imlecini kapatıyorum.

Güvenlik duvarını açıyorum.

Girdi Aygıtları'ndan dokunmatik tabletin tablet üzerinden tıklamayla orta fare tuşu üretmesini sağlayan seçeneği kapatıyorum. Yanlışlıkla çok kullanıyorum çünkü açık olduğunda.

Görüntü ve Ekran bölümünden kart üreticisinin sunduğu kapalı kaynak ekran kartı sürücülerin yüklenmesi için sözü Panda'ya bırakıyorum ve yeni sürücülerin aktifleşmesi için sistemi yeniden başlatıyorum.


Ekranın üzerindeki yanıp sönen çizgileri engellemek için /etc/X11/kdm/kdmrc dosyasındaki ServerVTs=-7 değerini ServerVTs=7 olarak değiştirdim. İlgili hata kaydını şuradan görebilirsiniz. Eminim makul bir çözümü olsaydı uygulanırdı ama bu hatayı ikinci ara sürümde dahi almak üzücü. Sadece bu sürücüyü kullananan sistemlere uygulanabilecek bir geçici çözüm iyi olabilirdi.

Kate'yi yapılandırmaya başlayalım. Bu başka uzun bir yazının konusu olarak işlenirse daha iyi olacağı için kısaca geçeceğim. Devingen sözcük kaydırmayı açıyorum, sekme yerine boşluk kullanılmasını sağlıyorum, otomatik yedeklemeyi devre dışı bırakıyorum.

DNS ayarlarını değiştirelim şimdi de, internette biraz daha rahat dolaşabilmek ve yasaklamalardan daha az etkilenmek için:
  • Ağ Yöneticisi programcığının üzerine sağ tıklayıp “Ağ Yönetim Ayarları” seçimini yapın.
  • Açılan pencerede istenen bağlantının IPv4 Adresi sekmesinden Yöntem‘i Sadece otomatik (DHPC) adresler seçiminde bırakın.
  • Şimdi de yazılabilir duruma gelen DNS Sunucular kutucuğuna istediğiniz adresleri yapıştırın (adresler arasında boşluk bırakmayın sadece virgül kullanın). Örneğin: 193.140.100.210,193.140.100.215,194.27.222.62,8.8.8.8,8.8.4.4,208.67.222.222,208.67.220.220

Subversion üzerinde çalışmaya ve paket oluşturmaya yardımcı subversion-plugin-kwallet ve kde-servicemenu-pisiyap paketlerini yüklüyorum.

Bu belge en son Pardus 2011, Pardus 2011.1 ve Pardus 2011.2 kurulumlarından sonra yaptığım temel işlemler arasındakileri kapsıyor. Üç farklı zamanda yazıldığı için şimdi tekrar üzerinden geçmiş olsam da kopukluklar içerebilir. Önceki kurulumlarda yaptığım bazı şeyleri artık uygulamadığım için çıkardım, Firefox ve LibreOffice'yi kaldırıyordum sistemden bir zamanlar :)

Elbetteki yaptıklarım bunlarla sınırlı değil irili ufaklı pek çok şey daha yapıyorum sistemi kullandıkça. Bu kalan kısımları da belgeleyebilirsem bu yazının ikinci bölümü olarak yazmayı düşünüyorum. Şimdilik bu kadar.
5
Eki

Özgürlük nedir? Bu sorunun esasında çok kolay bir cevabı olduğu söylense de, her düşünceye göre sanırım farklı bir tanımı var. Ama bana göre bir özgürlük tanımı var ki esasında tüm yazı boyunca anlatmak istediklerimi özetler nitelikte. Bu anlatım Montaigne’e ait;

Özgürlüğe öyle düşkündüm ki, koca Hindistan’ın bir köşesini bana yasak etseler dünyanın tadı kaçar neredeyse. Hiçbir yerde saklı, eli kolu bağlı yaşamak da istemem, orada pineklemektense alır başımı havası, toprağı bana açık bir yere giderim. Hey Allahım! Çekilir şey midir memleketinin bir bucağına çivilenip kalmak? Niceleri, kanunlarımıza aykırılık ettiler diye şehirlere, meydanlara, herkesin gidip geldiği yollara uğramadan yaşayabiliyorlar. Benim hizmet ettiğim kanunlar küçük parmağımı bile köle etmeye kalksalar, nereye olsa gider başka kanunlar arardım.

KİTAP III, BÖLÜM XIII

Cimrilik bütün insan deliliklerinin en gülüncüdür.

KİTAP I, BÖLÜM XIV

DENEMELER

Bilim insanları her zaman çağdaşlarından farkı düşünürler. Çağdaşlarından farklı noktalara dikkat ederek, tüm insanlık yararına çalışmalarını sürdürürler. Çünkü yeterli bilim ahlakını edinmiş her bilim insanı şahsi çıkarlarını değil, çalışmalarıyla tüm insanlığın refahını ve bekasını gözetmek durumundadır. Vikipedia’da bilim şu şekilde tarif edilmiş;

Bilim veya ilim; neden,merak ve amaç besleyen bir olgu olarak günümüze kadar birçok alt dala bölünmüş, insanların daha iyi yaşam koşullarına kavuşmasına, var olmayan olguları bulmasına ve yeni şeyler öğrenmesine ön ayak olan genellemedir. Bilim sanat tarafından temelleri atılmış olup her aşamada sanat ve yaratıcılıkla beslenerek insanların hayat koşullarını iyileştirmek için yapılan çalışmaların bütünüdür.1

Birer bilim insanı olan gökbilimciler de bu temel esasları benimseyerek yollarına devam etmek durumundadırlar. Çünkü bilgi, bilişim ve bilim ancak paylaşarak ve açık olarak daha ileriye gidebilir.

Bir gökbilimci için “GNU/Linux nedir?” bu ulvi sorunun cevabını size aktarabilmem için, bir gökbilimci olarak benim GNU/Linux’la nasıl tanıştığımı anlatmam daha yararlı olacaktır sanırım. Bundan yaklaşık dört sene önce AÜG‘deki ilk gözlem günümde, gözlem başkanı olan hocamızın bilgisayarına dalıp harıl harıl neler yaptığını gördüğümde çok şaşırmıştım. Çalıştığı kesinlikle MS Windows değildi. Çünkü yanına gidip baktığımda, yaptığı şeyleri gördüğümde, anlam veremeyerek hayran kalmıştım. Çünkü mükemmel bir grafik ekran olmasına rağmen O, komut satırında delirmişçesine bilgisayarı ile konuşuyordu. Dayanamayarak, “Hocam bu nedir?” diye sorduğumda aldığım yanıt beni fazlasıyla şaşırtmıştı: “GNU/Linux (Fedora dağıtımı.)” . Bu ismi daha önce elbette duymuştum ama, o ana kadar beni hiç bu kadar kendine çekmemişti. Sorularıma devam ettim…

-Hocam bunu nerden edinebiliriz?

-İnternetten ücretsiz edinebilirsin. Hatta eğer istersen evine kadar da CD ya da DVD yollayabilirler.

-Nasıl yani? Bunun içinde mi ücret almıyorlar?

-Evet çoğu popüler dağıtım kargo ücreti dahi almıyor.

İşte burada hayranlığımın daha fazla artmasına rağmen, içimden, arkasında kesinlikle bir şeyler olduğuna dair kuşkular geçmeye başlamıştı. Hiç kimse babasının hayrına bir iş yapmaz diye düşünüyordum bu sektörde. Çünkü o zamana kadar hep “özel mülk işletim sistemi olan MS Windows” kullanmıştım. O ve onun yanında gelen sürekli kullanma süremin, şu kadar süre içerisinde biteceğini söyleyen kaynak kodu kapalı (özel mülk) yazılımlar bana bu işin hep kendi yaptığı gibi işlemesi gerektiğinden başka bir şey öğretmemişti. Sorularıma devam ettim…

-Peki hocam sanki GNU/Linux’un gelişmemiş bir izlenimi var, gerçekten öyle mi?

Esasında şunu demek istemiştim. Özel mülk yazılımlar kullanırken başıma gelenlerden çok ağızım yanmıştı. Çünkü en basit işi yapan yazılımların dahi ücretsiz olanları, kendini sürekli premium sürümlerine yükseltme ısrarı ile elli çeşit takla attırırken, bu işin içinde bir iş olmalı diye düşündüm. O yüzden bu da esasında aynı katakulliyi yapıyordur diye düşündüm. Ya da öyle değilse, o halde çok az gelişmiştir. Sadece bir grup “geek” tarafından sabırla kullanılıyordur diye tahmin ettim ama öyle olmadı…

-O halde gel sana göstereyim, ekrana bak…

Dedi ve ben şok oldum. Bana göre mükemmel olan Gnome arayüzünde Compiz’i aktifleştirdi.2 Pencereler, simgeler, imleç alev alarak oradan oraya uçuyorlardı. Resmen on dakika doyumsuz bir compiz gösterisi izledim. Daha sonra kullandığı yazılımları gösterdi: Office, çoklu ortam oynatıcıları, bilimsel yazılımlar, internet tarayıcıları ve aklınıza daha ne geliyorsa hepsinin aynı kalitede GNU/Linux’ta da farklı bir felsefesyle olduğunu görsel olarak bana ispatladı.

Düşünmeye başladım… O halde bunu ben neden kullanmıyorum diye sordum kendime… Ertesi gün ben de Linux’u bilgisayarıma kurmaya kararlıydım. Yaptığım ilk iş, bir GNU/Linux dağıtımı olan Fedora’nın DVD (Fedora 9) iso dosyasını indirmek oldu. O zamanlar ülkemizde internet bu kadar hızlı olmadığından indirmem üç gün üç gece sürdü. Okuldan da indirememiştim çünkü o imaj dosyasını taşıyabilecek kapasitede tanışabilir belleğim yoktu .:) Bu indirme süresi zarfında ben çoktan Wiki’de GNU/Linux nedir? Linus Torvalds nasıl bir heriftir.3 Bu Richard Stallman4 neyin nesidir? GNU nedir? Dağıtım nedir? Slackware, Fedora, Ubuntu, Pardus, Mandriva, Arch Linux, Damn Small Linux nedir diye bayağı bir wiki de kaybolmuştum. Hatta hatta, AstroLinux diye bir dağıtımın dahi olduğunu öğrendim. Dünya üzerinde altıyüzden daha fazla olduğu tahmin edilen GNU/Linux dağıtımı olduğunu öğrendiğimde ise dudağım uçuklamıştı. Nedense hepsinin adını öğrenmek geliyordu içimden… Acaba ben de bir gün bir dağıtım yapabilir miyim diye soruyordum kendi kendime….

Araştırmalarım neticesinde pek çok dağıtımı kurup deneme isteği gelmişti birden. Ama, Fedora’yı zaten bin bir zahmetle indirmiştim. Direk bir DVD ye yazıp kuruluma başladım… Aman Yarabbi… O da ne en az on kez bütün verilerimi kaybetmişimdir. Çünkü Linux’ta kurulum ilk defa yapıyordum ama nedense hiç üzülmedim. Çünkü kurulumu yaptığımda inanılmaz bir işletim sistemi ve maceralar beni bekliyordu… 5

Öyle de oldu. Daha kullanmamın 10. gününde artık kopamayacağımı anladım. MS Windows’a hiç gereksinim duymadım. Çünkü bir kez kolaya kaçmamın cezasını bir daha normal ihtiyaçlarım için GNU/Lixnux’un yüzüne bakmayacağım anlamına geliyordu. Çünkü GNU/Linux’u hiç bilmediğimden karşıma çıkan problemlere karşı çözüm geliştiremiyordum.. Tek yapmam gereken “Google” amcaya sormak oluyordu. Ama gördüm ki GNU/Linux’un sadece teknik boyutu yok… Neredeyse kullanan herkes bilgilerini birbirleriyle paylaşmak için can atıyor. Tıpkı bilim etiğinde olması gerektiği gibi. Daha da bağlanmıştım… “Paylaşmak”… Bu kelime beni çok etkilemişti… IBM Linux 6 reklamında şu söz geçer;

Collecting data is only the first step toward wisdom but sharing data is the first step toward community”. (Linux 2006 33-40)

Veri toplamak sadece bilgeliğe giden yoldaki ilk adımdır, fakat veri paylaşımı topluluğa -birlikteliğe- giden yolda ilk adımdır.”

Burada sanırım GNU Genel Kamu Lisansı’nın temel maddelerinden bahsetmeliyiz kesinlikle1.2

  • Özgürlük 0: Programı sınırsız kullanma özgürlüğü.

  • Özgürlük 1: Programın nasıl çalıştığını inceleme ve amaçlara uygun değiştirme özgürlüğü.

  • Özgürlük 2: Programın kopyalarını sınırsız dağıtma özgürlüğü.

  • Özgürlük 3: Programın değiştirilmiş halini dağıtma özgürlüğü.

Görüldüğü üzere bir bilim insanı olarak GNU/Linux’a destek vermemiz insanlık ve gelecek nesillerin hakiki manada özgürlükleri açısından çok önemli bir adım olacaktır.

Bir gökbilimci olarak hangi dağıtımı kullanmanız gerektiği, tamamen sizin tercihinize kalmış bir durumdur. Çünkü her dağıtım esasında farklı grubun zevklerine ve amaçlarına hitap etmektedir. Fakat bu kesinlikle sizin kendinize göre o dağıtımı özelleştiremeyeceğiniz manasına gelmez. Çoğu gökbilimci çalışmalarını Linux üzerinde yapar. Çünkü hem Linux’un gücünden hem de bilim etiği gereği onlardan özgür yazılımlar kullanmaları beklenir. Yoksa yaptığı çalışmalarda ki sonuçlara güvenilmez. İşte bu noktada, kullandıkları dağıtımların ne olduğu ve neden belirli dağıtımları seçtikleri ise benim ilgilendiğim bir meseledir.

Çoğu gökbilimci PHOEBE, IRAF, Nightfall, gnuplot, gnu octave, Xephem vb… yazılımları RedHat veya Debian tabanlı dağıtımlar üzerinde koşarlar nedeni ise gayet basit. İnternet’te onlar için yardım dökümanlarını hemen bulabiliyor olmalarıdır. Ve onlarında, öğrencilerine ve çevrelerine yayacağı dağıtım da doğal olarak kullandığı dağıtımlar olacaktır. İşte bu noktada birazcık düşünmemiz gerekiyor. Bir bilim adamı işine odaklanır, her iş yapan insanda olduğu gibi… Dolayısıyla çalışacağı dağıtım üzerinde pek fazla sorun çıksın istemez. Sorun çıkmasından daha da öte, her türlü ihtiyaç duyacağı gelecekteki yazılımları da, sorunsuz şekilde kurmayı ve çalıştırmayı ister… Ülkemizde de çoğu gökbilimci RedHat veya Debian tabanlı dağıtımlar kullanmaktadır. Bunlardan en bilindik olanları ise Ubuntu, Fedora ve OpenSUSE’dir. Kendi ulusal dağıtımımız olan Pardus’a ise bilim adamlarımız hala çekinerek bakmaktadır. 345

Görüldüğü üzere, GNU/Linux tamamen insanlığın ve bilimin etik sınırları içerisinde ilerlemekte olan, insanlığın paylaşmak ve işbirliği yönü ile herkesin sahiplenebileceği bir oluşumdur. Gelecek nesillere bilimin herkesin malı olduğunu anlatmak adına, yapabileceğimiz en önemli adımlardan birisi de özgür yazılım projelerine destek vermek olacaktır. Bunun içindir ki GNU/Linux kullanmak her bilinçli gökbilimci ve de bireyin atması gereken önemli bir adımdır. O zaman ne duruyoruz? Haydi, GNU/Linux kurmaya…:)

3Bu durum benim açımdan garipsenecek bir tutumdur.

5Bu linkte bir gökbilimci için temel GNU/Linux bilgilerine erişebilirsiniz: http://derman.science.ankara.edu.tr/astrowiki/index.php/Linux_%C4%B0%C5%9Fletim_Sistemi_Dersi

3Daha üniversite öğrencisi iken Minix işletim sistemini yetersiz bulup, Linux çekirdeğini Minix’den ilham alarak yazan, Finlandiyalı bilgisayar mühendisi. Hala Linux çekirdeğini geliştiren ekibin başındadır.

4GNU Projesi ve Özgür Yazılım Vakfı’nı kuran hala da onursal başkanı olan özgür yazılım aktivisti.

5 Neyse ki günümüzde çıkan dağıtımların kurulumu Windows 7′den de basit :) O yüzden yeni başlayacaklar asla çekinerek bakmasın… :)

Birden fazla bilgisayar üzerinde e-kitap okuyor ve bununla da kalmayıp okuduğunuz bazı satırların altını çiziyor, sayfa üzerinde notlar alıyorsanız işinize yarayabilecek bir konudan, e-kitaplar üzerindeki işaretlemelerin eş zamanlanmasından bahsedeceğim. İhtiyacınız olan sadece Okular ve Dropbox.

Yapılacaklar fazla karmaşık değil, yine de basitçe takip edilebilmesi için işlem basamakları şeklinde vermek daha iyi olur:
  • İlk önce Okular'da dosyalar üzerinde yaptığınız tüm işlemlerin saklı olduğu ilgili dizini yedekleyin. Çünkü işlem sırasında bunları yanlışlıkla silebilirsiniz. Pardus 2011.2 üzerinde bu dizinin yolu /home/kullanıcı-adı/.kde/share/apps/okular oluyor. okular dizinini ev dizininizin içine kopyalayabilirsiniz. Bu geçici olarak duracak sadece, her şeyin yolunda gittiğinden emin olduktan sonra silebilirsiniz.
  • Şimdi Dolphin üzerinde yeni bir sekme açın ve Dropbox dizininize gidin burada. Önceki (/home/kullanıcı-adı/.kde/share/apps/okular dizininin açık olduğu) sekmeye dönün, bir üst dizine çıkın ve buradan okular'ı seçerek Dropbox dizini sekmesine sürükleyin. Burada karmaşık anlattığıma bakmayın yaptığımız sadece bir sembolik bağ koymak. Komut satırından ln ile nasıl yapacağınızı şuradan görebilirsiniz.
  • Diğer bilgisayarda Dropbox dizinini açın. Eğer burada okular dizinini sembolik bağ olarak görüyorsanız her şey tamam demektir. Ama bende ne yazık ki böyle olmadı. Bu yüzden ek bir işlem daha yapmam gerekti. Sizdeki durum da böyleyse ilk önce ikinci bilgisayardaki Dropbox'u kapatın. Dropbox dizini içindeki okular'ı silin. Onun yerine bu bilgisayarın /home/kullanıcı-adı/.kde/share/apps/okular dizininin sembolik bağını ekleyin. Dropbox'u tekrar açın. Şimdi iki bilgisayarın Dropbox dizininde de sembolik bağ olarak bulunması gerekiyor okular'ın.
Bu işlemlerin ardından bir bilgisayarda yaptığınız işaretlemeleri diğer bilgisayarlarla eş zamanlayabilirsiniz, aynı anda dosyalar üzerinde işaretleme yapmayacağınızı ve internet bağlantınızın olduğunu varsayarak bunu söylüyorum tabii. Bir bilgisayarda e-kitap üzerinde işlem yapar ama bu değişiklikleri Dropbox sunucusuyla eşitlemeden (örneğin o an bağlantınızın olmaması gibi bir durumla) diğer bilgisayarda e-kitap üzerinde işaretleme yaparsanız ve Dropbox sunucusuyla eşitlerseniz bir önceki değişiklikler kaybolacaktır, buna dikkat edilmeli.



İlgili Bağlantılar
30
Eyl
Ubuntu'nun geçtiğimiz aylarda duyurduğu Ayatana yer paylaşımlı kaydırma çubuklarını gördüğümden beri denemek istiyordum ve bugün kısmet oldu. Henüz çok yeni olduğu için Ubuntu dahil hiçbir GNU/Linux dağıtımında tam olarak desteklenmiyor ve Ubuntu dışı dağıtımlarda kurmak ve kullanmak için biraz elinizi kirletmeniz gerekiyor şu an.

64 bit Pardus 2011.2 üzerinde bir deneme yaptım, eğer isterseniz siz de kendi sorumluluğunuzda aşağıdaki iki paketi kurarak deneyebilirsiniz kaydırma çubuklarındaki bu yeni yaklaşımı:
Her ne kadar bu iki paketi kurmanız yer paylaşımlı kaydırma çubuklarına kavuşmanız için yeterliyse de ne yazık ki bunları kullanabileceğiniz yerler çok kısıtlı: sadece GTK+ 2 uygulamaları. GTK+ 2 uygulamalarından da kara listeye eklenmemiş olanları. Qt / KDE uygulamaları için ise henüz bir destek bulunmuyor. Ask Ubuntu'daki bir cevapta Qt için destek olduğu söylenmiş ama şu an için bu bilgi doğru değil anladığım kadarıyla. Eğer okuduklarımı doğru yorumluyorsam Qt desteği projenin gelecek planları arasında ve gelecek her türlü yardıma açıklar.

Bazılarının kendi uygulamaların da kullanmak istediği kadar çok sevdiği ve bazılarının da bir an önce kurtulmak için can attığı  Ayatana yer paylaşımlı kaydırma çubukları hakkında daha fazla konuşmadan önce birkaç video izleyelim:


Overlay Scrollbars in Unity - implementation from Canonical Design on Vimeo.


Overlay Scrollbars in Unity from Canonical Design on Vimeo.


Animated scroll and new delays for Ayatana overlay scrollbar from Andrea Cimitan on Vimeo.

Bu kadar nesnel şeyden sonra kişisel görüşlerimi yazıp sonlandırayım yazıyı. Şurada da söylediğim gibi bazı kaydırma çubukları çok güzel ama şu an bizim kullandıklarımız bunlardan değil. Uygulamalarda kullanılan parçacıklara baktığımızda hepsinin az da olsa gelişim gösterdiğini görüyoruz ama kaydırma çubukları neydiyseler hala o şekildeler masaüstlerinde (Chromium'da arama sorgularına göre işaretleme yapılıyor kaydırma çubuklarında, başka?). Kaydırma çubuklarının çok sınırlı kullanımları olmasına rağmen ekranda gereksiz yere yaklaşık 15 x ekran yüksekliği kadar piksel yer kaplaması gerçekten büyük israf. Ayatana ise bunun için düşünülmüş güzel bir çözüm. Estetik getirileri de cabası.

Umarım yer paylaşımlı (bu arada bu ifadeyi overlay için kullanıyorum, en doğru karşılayan bu geldi, bindirmeli, kaplamalı, örtüşmeli vs. de demek istemedim) kaydırma çubukları yakında KDE üzerinde de tam anlamıyla kullanılabilir olur. Şu an KDE Fikir Fırtınası bölümünde bir fikir var konuyla ilgili, tartışmalara katılarak ve oy kullanarak fikrin gerçekleşmesine katkı verebilirsiniz.

Evince, Inkscape ve Terminal'den birer ekran görüntüsüyle yazıyı sonlandırıyorum, kaydırma çubuğunuz nasıl olursa olsun sizin havanız iyi olsun.





Kaynaklar:
28
Eyl
İlginç bir başlıkla daha karşınızdayım :) Icon Tasks'ın geçtiğimiz günlerde kazandığı Unity UPA desteğinin getirdiği hızlı listelerin kullanımından bahsedeceğim biraz. Hepinizin her gün merak ettiği bir konu olduğuna eminim, hayatın anlamından hemen sonra. Bu yazıda ne Icon Tasks'tan ne de Unity'den bahsetmeyeceğim için eğer ihtiyaç duyuyorsanız bunların ne olduğuna dair çeşitli ön okumalar yapmanız iyi olabilir, bekliyorum ben burada (masaya tik tak yapma efekti).

Yazıyı Pardus 2011.2 64 bit üzerinde yazdığım için işlemleri başka bir Pardus sürümünde veya farklı bir GNU/Linux dağıtımında yapmak isterseniz çeşitli değişiklikler yapmanız gerekebilir. Kurulum için birkaç tane kaynak paketin kullanılması gerekiyor. Kaynak paketlerden kurulum yönteminin nasıl gerçekleştireceğini tekrar tekrar ve uzun uzun anlatmaktansa şöyle bir belgeden yararlanılması daha doğru olacağından burada bahsetmeyeceğim. Sadece oyun alanından yüklenmesi gereken paketlerin isimlerini vermekle yetineceğim:
Yukarıdaki paketleri kendi sorumluluğunuzda yüklerseniz ve bilgisayarınızdan ateşler ve dumanlar çıkmazsa KDE'de Unity Hızlı Listeleri'ni kullanmaya hazırsınız demektir.

Yazının bu aşamasında kısaca hızlı listelerden (quicklists) bahsetmek iyi olacak. Hızlı listeler Unity'nin panelindeki çalıştırıcıların; ilerleme çubukları, sayıcılar ile birlikte sahip olduğu öğelerden biri. Hızlı listelerin pek çok şeye benzediği söylenebilir. Dolphin ve diğer dosya yöneticileri üzerinde kullanılan servis menüleri, sistem çekmecesindeki uygulama simgelerinin içerik menüleri, panele eklenen uygulama kısayolları programcıkları (plasmoids) vs.

Hızlı listeler sayesinde panele eklediğiniz kısayollardan en üst düzeyde yararlanabilirsiniz. Örneğin LibreOffice uygulamalarını çok sık kullanıyorsanız ama her uygulama için ayrı ayrı kısayol ekleyerek panelinizi doldurmak istemiyorsanız tüm ofis uygulamalarını açabileceğiniz bir hızlı liste oluşturabilirsiniz. Ya da bir uygulamanın farklı şekillerde açılmasını sağlayabilirsiniz, örneğin Chromium'u normal veya gizli kipte başlatabilir ve KSnapshot'u doğrudan kullanmak istediğiniz biçimde çalıştırabilirsiniz.

Bu söylediğim yapabilirsiniz edebilirsinizlerin daha iyi anlaşılması için dün gece yaptığım birkaç hızlı liste örneğini yazıya eklemek yararlı olacaktır. Bunların çoğu varolan hızlı listelerin KDE uygulamaları için özelleştirilmiş halleri, sıfırdan yazılmış şeyler değil.


Chromium (chromium-browser.desktop)
Chromim için genel olarak kullanılan iki liste öğesi yeni pencere ve yeni gizli pencere. Bunların arasında bir de ayarları açmak için bir seçeneğin olmasının iyi olacağını düşündüm ama birkaç yöntem denememe rağmen başarılı olamadım. Bunların dışında isterseniz sık kullandığınız sayfaları da ekleyebilirsiniz listeye kolayca.

X-Ayatana-Desktop-Shortcuts=NewWindow;Incognito;Settings;
[NewWindow Shortcut Group]
Name=New Window
Name[tr]=Yeni Pencere
Exec=chromium-browser %U
TargetEnvironment=Unity;

[Incognito Shortcut Group]
Name=New Incognito Tab
Name[tr]=Yeni Gizli Pencere
Exec=chromium-browser %U --incognito
TargetEnvironment=Unity;

[Settings Shortcut Group]
Name=Settings
Name[tr]=Ayarlar
Exec=chromium-browser http://tinyurl.com/chromium-ayarlari
TargetEnvironment=Unity;


Dolphin (dolphin.desktop)
Dolphin için de yerimlerinizi içeren bir liste güzel olacaktır. Bunu her kullanışta yeni bir pencere açmak yerine yeni bir sekme kullanılması için bir şeyler denedim ama şu an için istediğim gibi değil. Örneğin bu yöntemin çalışması için en azından bir tane Dolphin'in halihazırda çalışması gerekiyor. Dolphin'in çalışıp çalışmadığının kontrolü ve eğer çalışmıyorsa çalıştırılmasının sağlanması da komutu iyice karışık yapacak gibi görünüyor. Yine de şimdilik aşağıdaki gibi bir tane iş görür. Ayrıca Dolphin'i yönetici kipinde açmak için her seferinde Alt + F2'ye basmaktan ve kdesu dolphin yazmaktan yorulduysanız bunun için de bir girdi oluşturabilirsiniz.

X-Ayatana-Desktop-Shortcuts=Videos;Documents;Music;Pictures;Downloads;Development;Dropbox;
[Videos Shortcut Group]
Name=Videos
Name[tr]=Videolar
Exec=qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1/actions/new_tab trigger && qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1 changeUrl ~/Videolar
TargetEnvironment=Unity

[Documents Shortcut Group]
Name=Documents
Name[tr]=Belgeler
Exec=qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1/actions/new_tab trigger && qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1 changeUrl ~/Belgeler
TargetEnvironment=Unity

[Music Shortcut Group]
Name=Music
Name[tr]=Müzik
Exec=qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1/actions/new_tab trigger && qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1 changeUrl ~/Müzik
TargetEnvironment=Unity

[Pictures Shortcut Group]
Name=Pictures
Name[tr]=Resimler
Exec=qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1/actions/new_tab trigger && qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1 changeUrl ~/Resimler
TargetEnvironment=Unity

[Downloads Shortcut Group]
Name=Downloads
Name=İndirilenler
Exec=qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1/actions/new_tab trigger && qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1 changeUrl ~/İndirilenler
TargetEnvironment=Unity

[Development Shortcut Group]
Name=Development
Name[tr]=Geliştirme
Exec=qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1/actions/new_tab trigger && qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1 changeUrl ~/Gelistirme
TargetEnvironment=Unity

[Dropbox Shortcut Group]
Name=Dropbox
Name=Dropbox
Exec=qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1/actions/new_tab trigger && qdbus org.kde.dolphin /dolphin/Dolphin_1 changeUrl ~/Dropbox
TargetEnvironment=Unity

Hemen her sistemde ortak olan İndirilenler, Belgeler için KDE'nin kullandığı özel adresler olabilir, bunlara bakılıp kullanılma şansı varsa onlar tercih edilmesi daha iyi olur. Çünkü bu şekliyle sadece Türkçe yerelli bir sistemde çalışabilir yukarıdaki gibi bir şey.


Konsole (konsole.desktop)
Konsol için bile kısayol kullanılabilir, evet. Örneğin yetkili kullanıcı olarak açabilirsiniz Konsole'yi ya da Konsole üzerinde çokça kullandığınız uygulamaları doğrudan çalıştırabilirsiniz. Şimdi aklıma geldi, nano için de bir girdi eklenebilir bu listeye.

X-Ayatana-Desktop-Shortcuts=NewWindow;NewTab;Htop;Root;
[NewWindow Shortcut Group]
Name=New Window
Name[tr]=Yeni Pencere
Exec=konsole
TargetEnvironment=Unity

[NewTab Shortcut Group]
Name=New Tab
Name[tr]=Yeni Sekme
Exec=xdotool search bash key ctrl+shift+t
TargetEnvironment=Unity

[Root Shortcut Group]
Name=Root Terminal
Name[tr]=Root Terminal
Exec=kdesu konsole
TargetEnvironment=Unity

[Htop Shortcut Group]
Name=Process Monitor
Name[tr]=Süreç İzleyici
Exec=konsole -e htop
TargetEnvironment=Unity


LibreOffice (ooo-start-center.desktop)
İlk önce şunu söyleyeyim bu hızlı listeyi ooo-start-center.desktop yerine en çok kullanılan LibreOffice uygulamasına eklemek daha iyi olur (örneğin benim için Kelime İşlemci). Gece bu aklıma gelmemişti ama şimdi biraz daha düşününce bunun daha kullanışlı olacağını fark ettim. Böylece panel daha tasarruflu kullanılabilir.

X-Ayatana-Desktop-Shortcuts=Writer;Impress;Calc;Math;Draw;Base;
[Writer Shortcut Group]
Name=Writer
Name[tr]=Kelime İşlemci
Exec=libreoffice -writer %U
TargetEnvironment=Unity

[Impress Shortcut Group]
Name=Impress
Name[tr]=Sunum
Exec=libreoffice -impress %U
TargetEnvironment=Unity

[Calc Shortcut Group]
Name=Calc
Name[tr]=Hesap Tablosu
Exec=libreoffice -calc %U
TargetEnvironment=Unity

[Math Shortcut Group]
Name=Math
Name[tr]=Matematik
Exec=libreoffice -math %U
TargetEnvironment=Unity

[Draw Shortcut Group]
Name=Draw
Name[tr]=Çizim
Exec=libreoffice -draw %U
TargetEnvironment=Unity

[Base Shortcut Group]
Name=Base
Name[tr]=Veritabanı
Exec=libreoffice -base %U
TargetEnvironment=Unity


Clementine (clementine.desktop)
Clementine görebildiğim kadarıyla hızlı listelerle gelen tek uygulama Pardus'ta. Aşağıdakiler zaten desktop dosyasında bulunuyordu, sadece Türkçe görünmesi için ilgili satırları ekledim.

X-Ayatana-Desktop-Shortcuts=Play;Pause;Stop;Previous;Next;
[Play Shortcut Group]
Name=Play
Name[tr]=Oynat
Exec=clementine --play 
TargetEnvironment=Unity

[Pause Shortcut Group]
Name=Pause
Name[tr]=Duraklat
Exec=clementine --pause
TargetEnvironment=Unity

[Stop Shortcut Group]
Name=Stop
Name[tr]=Durdur
Exec=clementine --stop
TargetEnvironment=Unity

[Previous Shortcut Group]
Name=Previous
Name[tr]=Önceki
Exec=clementine --previous
TargetEnvironment=Unity

[Next Shortcut Group]
Name=Next
Name[tr]=Sonraki
Exec=clementine --next
TargetEnvironment=Unity


KSnapshot (ksnapshot.desktop)
KSnapshot'u farklı farklı kullanmak istiyorsanız işinize yarayabilir. Yalnız KSnapshot'u konsol üzerinden alan ve serbest alan yakalamak üzere açılmasında hata olabilir uygulamanın kendinden kaynaklanan nedenlerle ya da benim sistemime özel bazı durumlardan, henüz bakmadığım için bilmiyorum.

X-Ayatana-Desktop-Shortcuts=Fullscreen;Region;Freeregion;Child;
[Fullscreen Shortcut Group]
Name=Capture the desktop
Name[tr]=Masaüstünü yakala
Exec=ksnapshot --fullscreen
TargetEnvironment=Unity

[Region Shortcut Group]
Name=Capture a region
Name[tr]=Bir bölge yakala
Exec=ksnapshot --region
TargetEnvironment=Unity

[Freeregion Shortcut Group]
Name=Capture a free region
Name[tr]=Bir serbest seçim yakala
Exec=ksnapshot --freeregion
TargetEnvironment=Unity

[Child Shortcut Group]
Name=Capture a part of windows
Name[tr]=Pencerenin bir bölümünü yaka
Exec=ksnapshot --freeregion
TargetEnvironment=Unity

Şimdilik kullandıklarım bunlar. Daha fazlası için kaynaklara göz atabilirsiniz. Yazıyı da burada sonlandırmam iyi olacak. Daha sonraki yazılarda Icon Tasks'ın diğer özelliklerinden de bahsetmeye çalışacağım. Şu an KDE için en iyi görev yöneticisi programcıklarından biri, bahsedilmeyi hak ediyor.


Kaynaklar:

Bunlarla uğraşırken radyoda çalan şarkılardan:
6
Eyl
Aslında tetris oynayasım vardı ama Zeki Bildirici'nin şu iletisini Choqok üzerinden görünce (Twitter bana e-posta göndermiyor, sanırım duygularımız karşılıklı ondan) ilgimi BOINC'e doğru yönlendirdim. Her ne kadar mükemmel bir şey olduğunu biliyor olsam da elimdeki taşınabilir bilgisayarların pek de güçlü işlemcileri olmadığı için kullanmadığım bir uygulama BOINC. İlk defa duyacaklar için kısa bir tanımını geçirmek faydalı olabilir:

BOINC, bilgisayarınızın boş zamanını, SETI@home, Climateprediction.net, Rosetta@home, World Community Grid gibi bilimsel projelere bağışlamanızı sağlar. BOINC'i bilgisayarınıza kurduktan sonra bunlara benzer daha pek çok projeye katılabilirsiniz.

Zeki'nin sorduğu sorunun nedenini ve çözümünü biliyordum ve o şekilde cevaplasaydım belki benim için daha kısa sürebilirdi ama başka sorunlar da çıkmayacağından emin olmak için BOINC'i kurmaya karar verdim. Kurarken de PardusWiki'de bunun nasıl yapılacağını anlatmaya başladım herkesin neler yapılacağını kolayca görebilmesi için.

Bu maddeye son bir ekleme daha yapmam gerekiyor, bu da yüklenmesi gereken paketlerin neler olduğunu söylemek. Ama önce bunu benim öğrenmem gerekiyor. Bunu yapmanın pek çok farklı yolu olabilir ve bu da onlardan sadece biri. İkilik bir uygulama sizde çalışıyor ama bağımlılıklarının ne olduğunu bilmiyorsanız işinize yarayabilir. Aşağıdaki komut doğaçlama çıktı diyebilirim, üzerinde değişiklikler veya iyileştirmeler yapılabilir, şu anki mükemmel değil ama iş görür. Komutun bölümlerini daha iyi anlamak için parça parça çalıştırmayı deneyebilirsiniz.
$ ldd boincmgr | cut -d'>' -f2 | cut -d' ' -f2 | xargs pisi sf | cut -d'/' -f1 | cut -d' ' -f1| sort | sed '$!N; /^\(.*\)\n\1$/!P; D' 
'(0x00007fa310c5b000)' kurulu herhangi bir pakette değil.           
(0x00007fa310c5b000)
aalib
atk
bzip2
cairo
curl
dbus
dbus-glib
DirectFB
expat
fontconfig
freeglut
freetype
gdk-pixbuf
glib2
glibc
gtk2
jbigkit
jpeg
libcaca
libgcc
libICE
libidn
libnotify
libpcre
libpng
libsdl
libSM
libssh2
libX11
libXau
libxcb
libXcomposite
libXcursor
libXdamage
libXdmcp
libXext
libXfixes
libXi
libXinerama
libXrandr
libXrender
libXxf86vm
mesa
ncurses
openssl
openssl-compatibility
pango
pixman
slang
sqlite
tiff
wxBase
wxGTK
zlib
Epey uzun bir liste. Listedeki paketlerdense komutu incelemek bizim için daha yararlı olacaktır şimdi:
  • ldd: bir ikilik bir çalıştırılabilir dosyanın çalışması için gerekli paylaşımlı kütüphaneleri listeler.
  • cut: satırların seçilen bölümlerini standart çıktıya yazdırır.
  • pisi: Pardus paket yönetim sistemi konsol arayüzü.
  • xargs: bir komutun çıktısını başka bir komuta iletmekte kullanılır. doğrudan borulamanın mümkün olmadığı durumlarda hayat kurtarıcıdır. 
  • sort: satırları sıralayarak standart çıktıya yazdırır.
  • sed: akış düzenleyici. Harika bir şey öğrenmek lazım en azından basit / temel kullanımını.
Sanırım şimdi maddeyi tamamlayabilirim. Madde üzerindeki bir sonraki değişikliğimden sonra siz de düzenleme ve ekleme yapmaya başlayabilirsiniz. Diğer maddelere de katkı vermeyi unutmayın tabii :)


Kaynaklar:
5
Eyl
Kendimi Şanslı Hissediyorum™ komutu, otomatik olarak aradığınız sorguyla ilgili ilk paketi kurmanızı sağlar.

Kendimi Şanslı Hissediyorum™ komutu ile istediğiniz paketleri aramak ve kurmak için daha az, incelemek ve kullanmak içinse daha çok zaman ayırabilirsiniz.

Kendimi Şanslı Hissediyorum™ komutunu kolayca kullanabilirsiniz, ihtiyaç duyduğunuz bir konsoldan fazlası değildir. Kullanım şekli kolay ve akılda kalıcıdır:
pisi sr -N yapılacak-sorgu | head -1 | cut -f1 -d' ' | sudo xargs pisi it
Kendimi Şanslı Hissediyorum™ komutunun örnek kullanımlarından birkaçını aşağıda görebilirsiniz:
$ pisi sr -N vektörel çizim | head -1 | cut -f1 -d' ' | sudo xargs pisi it
Paket(ler)in toplam boyu: 10.41 MB
İndiriliyor 1 / 1
inkscape paketi pardus deposunda bulundu.
inkscape-0.48.1-31-p11-x86_64.pisi (10.4 MB)100%    951.15 KB/s [00:00:00] [tamamlandı]
Kuruluyor 1 / 1
inkscape-0.48.1-31-p11-x86_64.pisi [önbellekte]
inkscape paketi 0.48.1 sürümü 31 yayımı kuruluyor
inkscape dosyaları arşivden çıkartılıyor.
inkscape paketi yapılandırılıyor
inkscape yapılandırıldı.
inkscape kuruldu. 
$ pisi sr -N ClientForm | head -1 | cut -f1 -d' ' | sudo xargs pisi it
Aşağıdaki paket(ler) zaten kurulu ve yeniden kurulmayacak:
python-clientform              
Kurulacak paket yok.
İleride Kendimi Şanslı Hissediyorum™ komutunun daha hızlı bir şekilde kullanılması için pisi-luck isminde bir betik de sunulacaktır.

Gelişmeleri yorumlar üzerinden takip edebilir, tamamen özgür ve Google'nin aynı isimli düğmesinden ilham almış bir fikir olan Kendimi Şanslı Hissediyorum™ komutu ve pisi-luck betiğinin gelişimine katkıda bulunabilirsiniz.

Önümüzdeki dönemde günlüğümde kullandığım ve rastgeleliğe yeni bir rastgelelik katan kendimi şahbaz hissediyorum (buradan verilen bağlantı üzerinden çalışmaz) yapısının bir benzeri için de planlara başlamış durumdayım.

24
Ağu
Gün içinde şurada bahsettiğim durumlarla biraz ilgilenmeye çalıştım. Twitter hesabı üzerinden kontrolsüz mesaj gönderimi hakkında yazılanlara göz attım ve işi yarayacağını düşündüğüm önerileri dikkate aldım.
Şu an gözüme çarpan bir de kullanıcı resmi var (yok). Pardus ve/veya Bugzilla'yı ifade edebilecek bir şeyler bulabilirsem kullanıcı resmi olarak eklemeyi düşünüyorum.
Yukarıda pardusbugzilla hesapları hakkında yazdığım ilk yazıdan alıntıladığım konuyla da ilgilendim Your P1 is my WONTFIX fare altlığını ve tişörtünü görünce:
Pardus ve Bugzilla logosunu birleştirmeyi veya Bugzilla logosu ve wanted ile bir şeyler yapmayı düşünüyordum ama bu daha iyi oldu.

Büyük değişiklik ise uzun zamandır bir şekilde StatusNet ve identi.ca desteği veremeyen Twitterfeed'i bırakmak oldu. pardusbugzilla hesaplarında artık brdcst.it kullanmaya başladım. Hem önceki yazıda aradığımı belirttiğim gönüllüye kolaylık olması hem de fazla bilinmeyen brdcst.it'i biraz da olsun tanıtmak için brdcst.it'in nasıl kullanılacağını anlatmanın iyi olacağını düşündüm ve aşağıdakiler çıktı.

Brdcst it!

Brdcst it! (brdcst.it), özgür yazılım brdcst'e dayalı bir yayın servisi. Servise üye olduktan sonra identi.ca, Twitter ve Facebook gibi pek çok sosyal ağa belirlediğiniz RSS veya ATOM beslemelerini bağlayabiliyorsunuz. Böylece beslemelerden yeni bir girdi geldiğinde en kısa sürede bağlı olan tüm servisler üzerinden yayınlanıyor.

Servis şu an yalnızca davetiyeyle yeni kullanıcı kabul ediyor. Davetiye almak ise çok kolay. brdcst at brdcst.it adresine davetiye istediğinizi belirtir bir e-posta attıktan bir saat kadar sonra davetiyeniz elinize ulaşmış oluyor. Servisin ayrıca identi.ca üzerinde de bir grubu bulunuyor. Burada hem davetiye konusunda hem de diğer konularda yardım bulabilirsiniz. Servisin hizmet şartlarıysa şurada, okumanızı tavsiye ederim kullanmayı düşünürseniz.

Servisin temel aldığı GNU Affero General Public License Version 3.0 ile lisanslı brdcst aracı sayesinde isterseniz kendi sunucunuzu da kurabilirsiniz (gerekli bilgiler README dosyasında yazıyor, sadece altı adım ve on bir satırda kurulum yapılabiliyor görünüyor). brdcst'in proje sayfası Gitorious'te bulunuyor, buradan brdcst'ı inceleyebilir, indirebilir veya geliştirmek için yardım edebilirsiniz.


Şimdi brdcst.it'e bir besleme eklemenin ve bunu istenen hedeflere yönlendirmenin nasıl yapılacağına kısaca bakalım:

İlk önce brdcst.it hesabınıza giriş yapın. Yeni bir besleme eklemek için You have 0 feed(s) Add/Edit düğmesine tıklayın. Besleme adresini ve ismini girdikten sonra test etmeyi de unutmayın.
İkinci adımda beslemeden alınacak bilgileri belirtiyoruz. Girdi başlığı (%t), girdi bağlantısı (%u), girdi (%s), yazar (%a) bilgilerini kullanabilirsiniz. Bunların sıralamalarını değiştirebilir veya sabit bir metin ekleyebilirsiniz herhangi bir yere. Son olarak beslemenin kontrol edilme aralığını da ayarlayarak sonraki basamağa geçebilirsiniz.
Hedefler bölümünde beslemeyi bağlamak istediğimiz servisleri seçiyoruz. Benim için identi.ca yeterli olacağı için sadece onu seçtim ama siz istediğiniz kadar servisi hedef olarak belirleyebilirsiniz.
Bağladığınız servislerde de gerekli izinleri verdikten sonra her şey tamam demektir.
Twitter'a ayrıca bağlama yapmadım çünkü identi.ca'yı Twitter'a bağlamak daha mantıklı pardusbugzilla için. Böylece elle bir şey yazmam gerekirse iki servise de ayrı ayrı yazmak yerine sadece identi.ca'ya yazmam yeterli olacak.

Evet, pardusbugzilla hesapları biraz daha ilgi çekici olmuştur umarım birilerinin bakımını üstlenmeye gönüllü olması için. Çünkü böyle arada sırada değil her zaman sevgiye ihtiyacı var pardusbugzilla'nın.

Bu arada tişört sözü duydum bir ara PardusWiki'den ama bilmiyorum tam. Varsa böyle bir hizmet ben de Pardus Bugzilla için istiyorum şurada belirttiğim fikrin bir uzantısı olarak. Her yılın belli aylarında o ay en iyi hata kaydı giren on Pardus kullanıcısına / raporlayıcısına tişört.
23
Ağu
Merhaba,

Yazıya kısa bir giriş olarak Pardus Bugzilla, identi.ca ve Twitter'de'yi okuyabilirsiniz. Pardus Bugzilla ile ilgili bu iki hesapla bir süredir olması gerektiği gibi ilgilenemiyorum.

Sağolsun Yahoo.co.uk ekibi de Twitter'daki hesapta kullandığım e-posta adresini bana (yeteri kadar, hiç sanırım) haber vermeden askıya almış uzun bir zaman önce. Dolayısıyla bu hesaptaki problemleri hesabın kendisi üzerinden bildirenlerin mesajları bana ulaşmamış.

Ayrıca Twitter'ın e-posta bildirim sistemi benim için asla düzgün çalışmadı. Örneğin bir süre önce Yahoo.co.uk hesabımı tekrar aktifleştirmeme ve bahsedildiğim yayınlarda / yayınlarım yeniden paylaşıldığında e-posta ile bilgilendir seçenekleri açık olmasına rağmen bunlar için herhangi bir bilgilendirme almıyorum çoğu zaman nedense. Bu diğer Twitter hesaplarımda da var, Choqok ile biraz üstesinden gelebiliyorum ancak. Neyse.

Hem Twitter'daki hem de identi.ca'daki hesaba aynı anda bakmak isteyen bir gönüllü var mıdır diye merak ettim. Yani sadece birisini değil ikisini de almalısınız gönüllü olursanız.  Küçük ihtiyaç listesi de şöyle:

  • Pardus kullanıcısı olunmalı. Tercihen Pardus projesinden ve az da olsa yüz yüze görüşmüş olduğum birisi. Ya da topluluktan ve yine az da olsa yüz yüze görüşmüş olduğum birisi.
  • Pardus Bugzilla'yı aktif olarak kullanmalı ve takip etmeli.
  • Hesaplara kimin bakıcılık yaptığı herkes tarafından bilinmeli. Şu an herkesin bu hesaplara benim baktığımı bildiği (ya da daha doğrusu isterse bu bilgiyi öğrenebildiği) gibi ileride de bu devam etmeli.
  • Hesapları kişisel olarak asla kullanmamak. Pardus / Pardus Bugzilla / Pardus geliştiricilerinden biri hakkında biri bir şey söyledi, dur şuna şuradan cevap vereyim kesinlikle olmamalı. Hesaplar sadece Pardus Bugzilla'nın beslemesini, ilgili hesaptaki sorunlar hakkında bildirimleri (1, 2) ve Pardus Bugzilla (Pardus değil! Pardus Bugzilla) ile doğrudan ilgili haberlerin / gelişmelerin / değişimlerin iletilmesi için (ör: 12-18 Ağustos arası hata takip sistemi raporları) kullanılmalı.
  • Hesaplara gönüllü olup bakımını üstlenen kişi de hesabı birine devrederken bu kişinin yukarıdaki özellikleri sağladığından emin olmalı. Eğer uygun birini bulamıyor ve hesaplara bakamayacak durumdaysa hesapları tekrar bana devredebilir.
Şu an bildiğim iki büyük sorun var. Twitter'daki hesaptan 6 Nisan 2011 22.28 ve 20 Nisan 2011 13.44 tarihleri arasında on dört kullanıcıya otuz üç tane reklam içerikli gereksiz kişisel ileti (özel mesaj) gönderilmiş. Henüz yeni öğrendim bu durumu yukarıda bahsettiğim nedenlerle ve kimin / kimlerin yaptığını, hesap üzerinde nasıl hak sağlayıp bunu gerçekleştirdiklerini bilmiyorum şu an. Araştırıp, tekrar olmaması için yapılması gerekenleri halletmeye çalışacağım.

İkinci büyük sorunsa identi.ca'daki hesabın 27 Mayıs 2011 09.17'den beri yani yaklaşık üç aydır servis dışı olması. Bunun için de sanırım bir Twitterfeed alternatifi bulmam gerekecek. Bununla da ilgilenmeye çalışacağım.

Kısacası kullanıcısından az hazarlı iki hesaptan bahsediyorum burada, bunlar için çay ve sempatisi olanlar bildirsinler lütfen.

Ayrıca bu iki hesaba ben baktığım sürece sorunların kesin olarak bana ulaştığından emin olmak için sadece e-posta üzerinden bir mesaj atmanız yeterli: ozbekanil at gmail.com
19
Ağu

Virux adında çok önceleri acemice bir betik yazmıştım. O günlerde bir kaç kişi bunu geliştirmemi söylemişler ve örnek sunmuşlardı…

Son bir kaç ay önce bunun hatırlatılmasıyla daha güzel bir uygulama yazmaya karar verdim. Üzerine pek düşmedim ve ancak keyfim olursa kodladım ve nihayet kullanılabilir bir duruma geldi…

Virux, aslında bir eğlence yazılımı. KNazar gibi bir süs olarak sistem çubuğunda duruyor ve hareketli bir ikona sahip. Ara sıra -şu an 4 adet olan- dialoglar ekrana çıkıyor ve biraz olsun gülümsetmeye çalışıyor…

Yazılımın kodlarına buradan ulaşabilirsiniz. Son sürümü ise buradan indirebilirsiniz.

Uygulama PyQt ile yapılmıştır. Sizde PyQt biliyorsanız dialog olarak katkı sağlayabilirsiniz.

Dialoglarınızın kabul edilebilmesi için bazı şartları yerine getirmesi gerekmektedir.

1. QDialog’u genişleten sınıfınızın adı DMessage olmalıdır. __init__ methodu ise aşağıdaki gibi olmalıdır.

class DMessage(QDialog):
    def __init__(self, parent):
        QDialog.__init__(self, parent)

2. Her dialog sınıfında closeEvent() methodu tanımlanmalı ve içeriği şöyle olmalıdır.

def closeEvent(self, event):
    event.ignore()
    self.hide()

Karşılanması gereken zorunlu şartlar bunlardır. Sınıfı tutan Python dosyasının adı önemli değildir(diğer Python dosyalarıyla çakışmamalıdır), DMessage den başka sınıf tanımlamak önemli değildir; Uygulama sadece DMessage sınıfını kullanacaktır.

Yukarıdaki iki şartı sağlayarak yazdığınız kodları bu yazı altında yorum olarak yazabilir ya da iletişim sayfasından irtibat kurabilirsiniz… Kullandığınız cümleler ve kodun güzelliğine göre kodunuzun eklenme ihtimali artacaktır.

Yazım hatası varsa bildiriniz.
Bu yazı Creative Commons-BY-SA ile lisanslanmıştır. Bu yazıyı ilk sahibini belirtmek ve aynı lisansla dağıtmak koşuluyla kullanabilirsiniz.

Benzer yazı yok.

15
Ağu
Bir önceki yazım Asla Asla Deme ile her ne kadar teknik ve detaylı olmasa da özgür yazılımlarda lisans analizine kısa bir giriş yapmıştık.

Lisans analizi hem uygulama yazarı geliştiriciler hem de bu uygulamaları dağıtan ve çoğunlukla paketçi olarak anılan geliştiriciler için önemli bir konudur. Kullanıcılar ve lisans analizinin doğrudan ilişkileri bulunmamakla birlikte sonuçları ve etkileriyle lisans yönetimi sırasında karşılaştıklarından aralarında dolaylı bir ilişki vardır.

Sanırım bu özgür yazılımlarda lisans analizi konusunda yazacağım üç veya dört yazılık giriş seviyesi bir serinin ikinci yazısı olacak. Bu yazıda yine kısaca lisans analizi yapan bir uygulamayı tanıyacağız. Ve bu seferki konuğumuz: OSLC (Open Source License Checker / Açık Kaynak Lisans Denetleyicisi).
OSLC, açık kaynak yazılım lisanlarını analiz için Java'da, platform bağımsız olarak geliştirilmiş bir risk yönetim aracıdır.
Desteklediği özelliklerden öne çıkanlar aşağıdaki gibi özetlenebilir:
  • Sabit disk üzerinden tek bir kaynak dosyayı veya kaynak dizini işleyebilir.
  • Arşiv dosyalarını (zip, jar, tar, tar.gz, tgz) işleyebilir.
  • Java, Javascript, PHP, Python ve C/C++ kaynak kodları üzerinden açık kaynak yazılım lisanslarını tanımlayabilir. Linux çekirdek kaynağı desteği vardır ve LICENSE.txt, COPYING.txt gibi özel dosyaları kullanabilir.
  • Lisans eşleşmelerini güvenli bir şekilde asıl lisans metinleriyle karşılaştırma yaparak gösterir.
  • Eşleşen lisans metinlerini vurgulu olarak gösterir.
  • Yerel ve referans çatışmaları kontrol edip gösterebilir: Kaynak dosya A, Kaynak dosya B'yi lisans referans sınırlaması nedeniyle içeremez veya içeri aktaramaz diyelim. Somut olması açısından, örneğin GPL lisanslı bir kaynak kod dosyası PHP lisanslı bir kaynak dosyayı içeremez veya içeri aktaramaz. Genel çatışma desteğiyse henüz uygulamanın yapılacaklar listesinde bulunuyor.
  • Kaynak dosyaları filtreleme desteği.
  • Yazdırma desteği.
  • Bulunan yazar ismi, yıl gibi etiketleri gösterme desteği.
  • Lisans istisnalarını kontrol etme ve gösterme desteği.
  • Yasaklanmış ibareleri kontrol etme ve gösterme desteği.
  • Paketteki kaynak kodlar hakkında özet ve rapor oluşturabilme.
  • Bir kaynak dosya paketindeki uyumlu lisansları listeleyebilme.
  • Sisteme yeni lisanslar ve yasaklanmış ibareler ekleyebilme.
  • İnternet üzerinden oluşturulmuş veritabanlarını indirip kullanabilme.
  • Kaynak kodlardaki telif hakkı sahiplerini belirleyebilme.
  • Lisans ve telif hakları raporlarını PDF ve RTF biçiminde dışarı aktarabilme.
  • Hem SVN hem de CVS üzerinden kod çekme desteği.
  • İngilizce ve Fince'nin yanı sıra yeni dil dosyaları oluşturma ve uygulamada bunları kullanma desteği.
OSLC'nin son sürümünü indirmek için proje sayfasını kullanabilirsiniz. Uygulama yaptığım denemelerde 64 bit bir Pardus 2011.1'de sorunsuzca çalıştı. Arşivi indirdikten sonra Ark ile açmanız ve sonrasında uygulama dizinine girerek OSLC'nin grafik arayüzünü açmak için:
$ java -Xms512M -Xmx512M -jar oslc.jar
komutunu, komut satırı arayüzünü açmak için de:
$ java -Xms512M -Xmx512M -jar oslc.jar -- $@
komutunu kullanabilirsiniz. Aslında dizin içinde oslcgui ve oslccli kabuk betikleri var ama bunların bir hatadan dolayı yeniden oluşturulması gerekiyor, isterseniz bunu yaparak bu betikleri de kullanabilirsiniz.
Uygulamayı grafik arayüz üzerinden açtığınızda temiz bir uygulama ekranı sizi karşılıyor. Dosya menüsünden üzerinde çalışılmak istenen uygulamaya ait kaynak kod dizini seçilebiliyor. Bu işlem yapıldıktan sonra tüm dosyalar taranıyor ve lisans bilgileri aktarılıyor. Her ne kadar arşiv dosyalarının da işlenebileceği özelliklerde belirtilmiş olsa da yaptığım bir denemede bunun olmadığını gördüm. SVN veya CVS üzerinden kod çekme özelliklerini ise test etmedim. Dosya menüsünden ayrıca yazdırma ve PDF / RTF olarak dışarı aktarma işlemleri de gerçekleştirilebiliyor.
Araçlar menüsünden:
  • Yeni lisans ekleme,
  • Varolan lisansları düzenleme,
  • Lisansları silme,
  • Tanımlı lisansları listeleme,
  • İnternet üzerinden yeni lisans veritabanı çekme,
  • Uygulama arayüzü dili seçme ve
  • Yeni dil dosyası oluşturma
işlemleri yapılabiliyor. Bu özelliklerden bazıları kaynak kodlara eklenmiş olmasına rağmen arayüz üzerinde devre dışı bırakılmış durumda bazı bilinen hatalar veya olgunlaşmamış özellikler dolayısıyla.

Yardım menüsünden de detaylı bir kullanıcı rehberine ve OSLC'nin README dosyasına ulaşabilirsiniz. Yine burası üzerinde hakkında ekranına da ulaşabilir ve uygulamanın yazarlarını ve lisansını görebilirsiniz.

Henüz çoğuna bakma fırsatı bulamadım ama OSLC belgelendirmeyi epey sıkı tutmuşa benziyor. Lisans analizi konusuyla ilgileniyorsanız OSLC'nin Teknik Özellikler'ine bakmak isteyebilirsiniz.
Son olarak, uygulamanın terminal üzerinden de çalışabilmesi, diğer GNU/Linux araçlarıyla etkileşim içinde kullanıma imkan verdiği için epey önemli bir özellik.

OSLC, lisans analizi hakkında bir uygulama arıyorsanız incelemenizde fayda olan bir uygulama, denemenizi tavsiye ederim.
14
Ağu
İlk önce başlığın konumuzla hiçbir ilgisi olmadığını söylemek isterim, Asla Asla Deme sadece Never Say Never Again'in Türkiye'de yayınlandığı zaman İnsan Gibi Yaşa'nın yanı sıra aldığı isimlerden biri. Şimdi üzerinde biraz konuşacağımız konumuzsa ASLA.

Yazıya devam etmeden önce eğer checkelf'in ne olduğu hakkında bir fikriniz yoksa benim onunla gerçek anlamda nasıl tanıştığıma (herkese açık değilmiş, eski bir kayıt olduğu için de üzerinde değişiklik yapmak istemedim şimdi) ve Pardus Developer Base'deki belgesine bir göz atmanız iyi olabilir.

Yine checkelf de konumuzla ilgili değil, sadece bir işi tamamen doğru bir biçimde otomatik olarak yaptırabilmek için seçenek varken, bunu hata yapmaya müsait bir şekilde elle yapmanın pek de iyi bir yöntem olmadığını göstermesi açısından okunmasında fayda olduğunu düşünüyorum.

ASLA'dan az önce haberim oldu. Benim de kullanmayı ve / veya geliştirmeyi epeyce istediğim bir uygulama olduğu için görünce çok heyecanlandım ve hemen Java ile yazılmış uygulamanın son sürümüne ait ikilik arşivini indirdim. Proje sayfasında ayrıca ASLA'nın kaynak kodları ve şu an ne olduğu hakkında pek de bir fikrimin olmadığı modified.binutils paketleri de bulunuyor.

Bu arada Java'ya bakış açımı JDownloader ve IOGraph gibi yazılımlar çoktan değiştirmiş olmasaydı bir de bunun şaşkınlığını yaşardım ASLA'da.

ASLA (Automated Software License Analyzer / otomatik yazılım lisans çözümleyicisi), mevcut yazılım paketlerinin (arşivler de uygulamaların ana geliştiricileri tarafından sunulan birer pakettir aslında ama doğrudan dağıtımlarda kullanılacak seviyede ve yapıda olmadığı için dağıtım geliştiricileri tarafından ayrıca paketlenirler) lisanslarını bulmak ve tanımlamak için kullanılan bir araçtır. Bazı açılardan EULAlyzer'e benzediği söylenebilir.

ASLA, proje sayfasına baktığım kadarıyla bir süredir aktif olarak devam etmiyor ama yine de güncel bir 64 bit Pardus 2011.1 üzerinde sorunsuzca çalışıyor. Uygulamayı başlatmak için indirilen arşivin açılması ve sonrasında da ASLA dizinine girilerek
$ ./run.sh
komutunun çalıştırılması yeterli .
ASLA pek de basit bir iş yapmıyor olsa da arayüzünün kimseyi korkutacağını sanmıyorum. Lisans analizi yapmaya başlamak için ilk önce bir arşiv dosyasına ihtiyacımız var. İstediğiniz bir arşivi internetten indirebilirsiniz. Ben şu üç arşiv üzerinde çalışma yaptım:
Arşivi temin ettikten sonra bunu Ark ile açmamız gerekiyor ilk önce. Arşivi Dolphin üzerinde sağ tıklayarak Arşivi Buraya Aç. Klasör Yapısını Koru seçeneğini seçebilirsiniz.

Daha sonra ASLA'da Analyze > Analyze only licences of a package menü seçeneğini kullanarak lisans analizi yapmak istediğiniz uygulamanın kaynak kodlarının bulunduğu dizini seçebilirsiniz.
Sol tarafta lisanslar ağaç yapısıyla sıralanıyor. Burada hangi dosyaların hangi lisansları kullandığı, hangi dosyalarda lisan bilgisi bulunmadığı vs. görülebiliyor. Sol tarafta ise dosya yolu ve ismi, dosya tipi, lisans, lisans durumu, alt lisans gibi bilgiler ve dosyanın kendisi görülebiliyor.
Kurallar bölümünde de lisansların birbiriyle ilişkileri düzenlenebiliyor. Bu kısmı henüz tam incelemedim.

Yalnızca paketçilere hitap eden bir yazı oldu, eğer bir paketçi değilseniz ve anlamadığınız yerler varsa gönül rahatlığıyla başka yazılara geçebilirsiniz :) Paketçiyseniz de bundan sonra paket yaptığınızda önceki yöntemlerinize ek olarak bu uygulamayla da analiz yapmayı deneyebilirsiniz. Uygulama bir süredir geliştirilmediği için şu an kesin doğru sonuçlar vermesi beklenemez ama yine de paket yaparken lisanslarla uğraşmayı kolaylaştırabilir veya biraz uğraşla bunu sağlayabilecek hale getirilebilir.