3
Oca
Pardus ülkemizdeki en geniş özgür yazılım topluluğunu bir araya getirmiş bir projedir. Kitlelerin linux ve özgür yazılımla tanışmalarına ve kullanmalarına önemli ölçüde katkısı olmuştur. Buna rağmen ne kamuda ne de özel sektörde yaygın şekilde kullanıldığını söylemek mümkün değildir.

Pardus kendi kullanıcı kitlesini kucaklayan bir özgür yazılım projesi olmamıştır. Gelinen noktada maaşlı çalıştırdığı geliştiricileri haricinde gönüllü geliştiricisi yok denecek kadar aza inmiştir.

İlk yıllarında (ne kadar gerekli olduğu tartışılabilir olmasına rağmen) ortaya konan inovatif teknolojilerin yerine/yanına yenilerinin eklenmediği açıkça görülmektedir. İki Pardus sürümünü birbirinden ayıran Pardus'un kendi yazılımlarından bahsetmek mümkün değildir.

Pardus iş yapış şekliyle de bir kamu kurumu olmanın bürokrasisinden sıyrılamamıştır. Kendi internet sayfasını yıllarca yenileyememesi, gönüllü geliştiricilere (ki proje ekosisteminin en önemli parçası olması gereken kısımdır) en kısıtlı şeyleri bile yıllarca sunmaması gibi konular herkesin bilgisi dahilindedir. Kurumun kendi sürdürmek zorunda olduğu işlerin yapılmasının getirdiği alışkanlıkla çalışanlarının kendi aralarında aldıkları kararların gönüllülere tebliğ edilmesi çokça yaşanan ve rahatsız edici konuların başında gelmektedir. Hatta bazı konular şifaen toplantılarda söylenmesine rağmen yazılı olarak (eposta, blog, twit vb.) hiç bir zaman geliştiricilere iletilmemiştir.

Benim başını çektiğim iki proje haricinde dışarıdan herhangi bir geliştirici grupla birlikte iş yapılmamış olmasının nedeni memlekette Pardus'la birlikte üretmek isteyen kimse olmaması değil; bu işe kalkışacak kişilerde evliya sabrı olmamasıdır. Geliştirici ekiple iletişim kurmak son derece kolayken idari taraftan cevap alabilmek bile ciddi sabır işidir.

Sene 2012 olmuşken Pardus teknolojisi dediğimiz şeylerin hiç biri başka bir dağıtımda bulunmayan şeyler değildir. Zaten özgür yazılımın doğası onun bir sadece bir dağıtımda varolmasına imkan vermez. Peki o zaman Pardus temelli bir dağıtım fikri nereden çıktı? Bu konu üzerinde konuştuğumuz arkadaşlarımı bağlamadan kendi fikirlerimi yazdığımı not düşerek cevap vereyim buna: Her ne kadar Pardus'un gönüllü aktif katılımcısı kalmamış olsa bile projeye veya ekibe küsmüş/küstürülmüş/küsmeden ayrılmış insan sayısı hiç de az değil. Geliştirici olma hevesiyle çalışan genç bir grup var. Tübitak ekibi Pardus dağıtımının sürdürülmesi işini hala yürütürken onu temel alıp üzerine bir şeyler koyan yeni bir dağıtımın sürdürülebilir ve verimli olduğunu düşündüm. Başlangıçta üzerine çok fazla yenilik koyamasak bile en azından iş yapış yöntemindeki beğenmediğimiz şeylerin yerine yenilerini koyabilirdik. Eğer yapabilseydik eminim önemli bir iş olurdu. Hala bu işe kalkışmak isteyen olursa onlara kolaylıklar diliyorum.

Tübitak/Pardus tarafıdaki belirsizlikler/belli olan şeyler nedeniyle artık Pardus temelli bir dağıtımın ne sürdürülebilir ne de verimli olacağını düşünmüyorum. Başka bir dağıtımı temel alan yeni bir dağıtım işine kalkışmanın da gerekli olduğunu düşünmüyorum. İlla bu işe girmek isteyenler için gerekenden fazla başlamış proje var, birine dahil olmak sıfırdan başlamaktan iyi olur bence. Tabi parlak bir fikir varsa baştan da başlanabilir elbette.

Geliştici olarak Pardus'la ilişkim 'müzikal ayrılıklar nedeniyle' bir süre önce bitmişti. Bu hafta içinde kullanıcı olarak da yollarımızı ayırıyorum (soran olursa: debian).

Hadi selametle...

not1: Küfür yoksa her yorumu yayınlıyorum.
not2: Yazdığım herşeyi detaylandırabilirim ama kime faydası olur bunun? Amacımın birşeylere suçlular bulmak olmadığı anlaşılmıştır diye umuyorum. Durum tespiti olarak yazdım bunları.
not3: 'Pardus tarafında hiç mi iyi şey yapılmadı?'diye soracak olanlara bundan önce yıllarca blogumda yazdığım yazılarımın, listelerdeki epostalarımın, seminer konuşmalarımın filan linklerini vermek isterim. Sadece eleştirilerimi yazmaya hakkım var.
18
Şub
Öğrenciliğinde de birlikte çalışma fırsatı bulduğum Oğuz Yarımtepe İzmir'de yüksek lisans yapıp ardından Kıbrıs'ta bir süre çalışıp ardından yine İzmir'de doktoraya başladıktan sonra aramıza geri döndü. Yıllardır özgür yazılım camiasının içinde olan Oğuz'la birlikte daha çok öğrenciyle ilgilenip daha iyi işler ortaya çıkaracağımıza inanıyorum.

Hoşgeldin Oğuz ;)
23
Mar
Aynı apartmanda başka bir daireye taşındığımdan ev telefonumu ve adsl bağlantımı naklettirmeye gittim bugün. Bu kadar basit bir işi telefonla veya internetten yapamıyor oluşum yeterince saçma iken bir de nüfus kağıdınızın fotokopisini istiyorlar bu talepte bulunduğunuzda. Hatta daha saçması karşınızda oturan eleman ananızın kızlık soyadını soruyor size. Onu da elindeki forma yazıp yine masasının üzerine bırakıyor. Sizden de bu formu gören herkesin iyi niyetli olacağına inanmanızı bekliyorlar. Sanki kimliğimi görmeleri ya da kendi telefon numaramdan yapacağım aramaya güvenmeleri daha manalı değilmiş gibi (internetten adsl kullanıcı adı ve parolamla yapacağım başvurudan çoktan vazgeçtim zaten).

Birinin çıkıp bu akıllılara simetrik şifreleme yapıldığında kullandığınız anahtarın gizliliğinin en kritik nokta olduğunu söylemesi lazım.