30
Mar


Yaklaşık 30 sene önce başlayan özgür yazılım hareketi, günümüzde açık kaynak hareketi ile birlikte bilgi işlem sektörünün hemen her alanında olmazsa olmaz kabul edilmekte ve en kritik iş uygulamalarından tutun en sıradan günlük ofis uygulamalarına dek somut alternatifler sunmaya devam etmektedir.

Google, IBM, Yahoo, Amazon gibi devasa iş operasyonlarını başta GNU/Linux işletim sistemi olmak üzere özgür ve açık kodlu yazılımlara emanet eden şirketlerin yanısıra, araştırma geliştirme çalışmalarını özgür ve açık platformda sürdüren dünya çapında üniversiteler de göstermektedir ki özgür ve açık kodlu yazılımlar ticaretin ve inovasyonun ötesinde geleceğe yönelik öncü teknolojilerin de sağlam zemini teşkil etmektedir.

Özgür ve açık kodlu yazılım dünyası, ortaya koyduğu kısa vadeli teknolojik ve maddi avantajlara ek olarak çok önemli bir amaca daha hizmet etmektedir: teknolojiyi, bilimi inceleyip, araştırıp anlamak ve çok daha iyisini geliştirmek isteyen zihinler için değeri para ile ölçülemeyecek bir fırsatlar ve kaynaklar havuzunu beslemek ve yeni nesilleri üretkenliğe, paylaşımcılığa teşvik etmek.

Günümüzde çoğu kişi tarafından sorulan temel soru “özgür yazılımlara geçmeli miyiz?” sorusu değildir. Artık “hangi özgür ve açık kodlu yazılım kombinasyonlarını ne tür işlerde kullanabiliriz?”, “geliştirdiğimiz özgür yazılım için ne tür bir iş modelini hedeflemeliyiz?”, “hedeflediğimiz özgür yazılımlar için en iyi eğitimleri nasıl alabilir yahut verebiliriz?” gibi pratik sorular gündemdedir. Bilgi işlem dünyasının amacı artık düşük maliyetli, güvenilir, açık standartlarla uyumlu ve ticari dalgalanmalar ile krizlere dayanıklı sistemleri tasarlamak, bunları olabildiğince yaygınlaştırmaktır.

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Linux Kullanıcıları Derneği‘nin bu amaca katkıda bulunmak için gerçekleştirmekte oldukları etkinlikler 11. yılını kutluyor.

Kaynak: http://ozguryazilimgunleri.org/2012/hakkinda/

8
Haz

Dün televizyonda zaping yaparken tekrar bilişim rüzgarı programına rastladım. Seyrettikçe umutsuzluğum daha da arttı. Programı sunan arkadaşlar Türk milli takımını desteklemek için kırmızı beyaz futbolcu forması giymişler. Milli takımı desteklemeleri çok güzel. Keşke aynı duyarlılığı ve desteği Pardus Linux ekibine de gösterebilselerdi.
Daha önce konu ile ilgili bir yazı yazmıştım. Biraz da umutlanmıştım. Ancak artık böyle bir projenin ısrarla görmezden gelinmesinin bilinçli olduğunu düşünmeye başladım. Hazırladıkları banner “Hedef Bilgi Toplumu” diyor. Peki bu hedefe nasıl ulaşırız kimse bundan bahsetmiyor.
Hedef Bilgi Toplumu

7
Oca

Arada sırada kanallar arasında dolaşırken rastladığım TRT’nin bir programı var. Adı Bilişim Rüzgarı. (http://www.bilisimruzgari.com) Bu programda bilgisayar dünyasından haberler veriliyor ve çaşitli yazılımlar tanıtılıyor. Ancak dikkatimi çeken mesele bu yazılımların ezici bir çoğunlukla windows üzerinde çalışabilen yazılımlar olması.

Programın sitesinde amaç bölümü şu şekilde:

TRT, geleceğin en büyük yatırımı sayılan bilgi ve bilişim teknolojileri alanında ülkemizde çok önemli bir misyonu yerine getirmeye çalışmaktadır.

Bu anlamda sitemiz, ilgi ve beğeniyle izlediğiniz ‘Bilişim Rüzgarı’ programının yayın devamı niteliğindedir.

Televizyon yayınımızdan bağımsız bir site olmayan www.bilisimruzgari.com ekranda devam eden bu birlikteliği sanal ortama taşımayı amaçlamaktadır. Bu nedenle interaktif bir kimlik taşımaktadır.

TRT, bilgi ve bilişim teknolojilerinin daha iyi koşullarda geliştirilmesi için “Orijinal Yazılımlar” kullanılmasını tavsiye eder.

Bilgi toplumu sürecinde bir misyondan bahsediliyor ve anladığım kadarıyla bilgi toplumuna ulaşmak için “Orijinal Yazılımlar” kullanılması tavsiye ediliyor. Bilindiği üzere orijinal yazılım tabiri kapalı kaynak kodlu yazılımlar için kullanılır. Yani genel olarak windows yazılımları. Windows için yazılım üretenlere de söyleyeceğim yok. Firmalar kar peşinde koşarlar, aksi durumda zarara da katlanırlar. Ayrıca bu yazılımlara para verip alanlara da birşey diyemem. Programı yapan insanların iyi niyetlerinden şüphem yok. Ancak ben bir kamu kurumu olarak TRT’nin orjinal yazılımlar demek yerine “Özgür ya da Orijinal Yazılımlar” demesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu program Türkiye’nin her tarafından izleniyor. Geniş bir etki alanı var. Başlangıç ve orta düzeyde kullanışlı bilgiler veriyor. Aslında programa çıkan kişilerden birisi Pardus kullanıyor olsa ve her hafta bir şeyler tanıtsa çok yararlı olacağını düşünüyorum. Sonuçta bu dediğimi özel kanallardan isteyemem. Ama devlet para ve kaynak ayırıp Pardus Linux diye bir işletim sisteminin geliştirilmesini sağlıyorsa diğer kollarından da buna destek olarak yaygınlık kazandırmalı.

Diğer taraftan eğer bilgi toplumu olmak istiyorsak zaten kısıtlı olan kaynaklarımızı verimli kullanmaktan başka çaremiz yok. Zengin ülkelerin yaşam standartları ve tüketim alışkanlıkları ile onları yakalamamız pek de kolay değil. Ben bu açıdan gelişen bir ülke olarak açık kaynak kodlu yazılımlara önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum. En azından kamu kurumlarında.

Geçen günkü programda bir üniversitenin bilgisayar laboratuvarı açılışında Microsoft yetkili kişisi konuşma yapıyor ve Türkiye’nin bilgi toplumu çabasına destek olan cümleler söylüyordu. Bir iktisatçı olarak bana sorarsanız bir ülkenin geleceği bir firmaya emanet edilemez. Bir malın tek bir satıcısı olması durumuna tekel denir ve tekelin en önemli özelliği aşırı karlar elde etmesidir. Rekabetle beraber bu karlar da kaybolacaktır. Bu anlamda Türkiye’de enformasyon toplumunun filizlenmesini istiyorsak geleceğimizi bir veya birkaç firmaya emanet etmemeliyiz. Bu açıdan Pardus Linux güzel bir başlangıç. Desteklenmeli, korunmalı, geliştirlilmeli ve yaygınlaştırılmalı. Ben kendi adıma yüksekokulumuzun kütüphanesindeki bilgisayarlara Pardus kurdum. Bu sayede Windows’tan başka işletim sistemi, MS Office’den başka Ofis programı olmadığını düşünen, ya da bu konuyu hiç düşünmemiş olan öğrenciler bunun böyle olmadığını mecburen öğrendiler. Bence bu da bir başlangıçtır. Bu sayede her sene yaklaşık 1000 tane öğrenci biraz da mecbur kalarak linux ile tanışıyor. Peki bunda ne kötülük var? Bunu yapmasaydım kullanacakları yazılımı hür iradeleri ile mi seçeklerdi. Varlığından bile haberdar olunmayan şey nasıl bir seçim konusu olabilir ki?

Bir ayak ileri diğer ayak geri gitmeye çalışırsa, kişi hiç bir yere gidemez. Bu konu ile ilgili dileğimi (http://www.bilisimruzgari.com/default.asp?L=TR&mid=214) adresinden kendi adıma ilettim. Birçok kişi aynı şeyi yaparsa daha büyük bir etki yaratabileceğini düşünüyorum.

“Özgürlük nedir? Özgürlük, seçme hakkının olması demektir. İnsanın kendisi için alternatif tercihleri yaratabilme hakkıdır. Tercih özgürlüğü olmadan insan özgür değildir” Archibald Mac Leish

Seçimlerin olmadığı yerde kölelik başlar. Demophilus