31
Mar

(Hafif bir fon müziği)

Bu gece çok farklı ve önemli bir gece. Yarın sabah kalktığımda bildiğiniz Gizem olmayacağım çünkü. Artık farklı bir görev ve sorumlulukla olacağım. Bugün Özgürlükİçin topluluk süreçlerinde resmi çalışma dönemimin son günüydü.

4 yıl sonra 1 Nisan 2011 itibariyle Pardus’un topluluk süreçlerinde bir yenilenmeye gidildi.  Bu sürecin bütün ayrıntıları çok yakın bir zamanda sizlere duyurulacak zaten.

Maalesef ki sadece son 1.5-2 yılında bu ekiple iç içe çalışabildim. Keşke en başından beri aralarında olabilseydim. Keşke o dinlediğim muhteşem hikayeleri onlarla beraber yaşayabilseydim…

Şöyle bir dönüp baktım da bu sürede yaptıklarıma.. İlk seminerime çıktığımda heyecandan ne yaptığımı bile hatırlayamaz haldeydim. Şimdiyse sahne benim için salonumdaki koltukta oturmaktan farksız. İnsanlarla bire bir iletişimde olabilmek muhteşem! Yaklaşık 35-40 seminere çıkmışım (Özgürlükİçin ekibi çok daha fazlasını yapmış).

17 e-dergiye elim değmiş(toplamda 32 sayı). Her ay ayrı bir heyecan yaşatan, kapak kedisi seçimlerinin en eğlenceli kısmı olan onlarca dergi.

Seda AKAY ile başladığımız bir maratondu Ajans Pardus. Seda’nın Amerika’ya gidişinden sonra İrem ile tamamladık sezonu. Toplamda 56 bölüm podcast yayını yapmışız, dile kolay. Sanırım bu sürecin seminerlerden sonra en sevdiğim kısmı da Ajans Pardus’tu :)

Bunun dışında yüzlerce haber yazmışız, yüzlerce belge düzenlemişiz.. Onlarca unutulmaz kişiyle tanışmışız. Etrafımdakilerin “Yavrucaklar” diye betimlediği çok güzel bir grup etrafımda oluşmuş sürekli “Gizem abla” diyen ve kendilerini çok sevdiğim..

Her zaman söyledim, bu iş yüz binlerce lirayla ya da silah zoruyla yapılacak bir şey değil. İçimizdeki “Aşk” tek motivasyon kaynağımızdı. Her şeyi severek ve isteyerek yaptım. Uykumdan, hayatımdan, kendimden bir şeyler koydum ortaya.. Uzun uzun yazmaya gerek yok aslında. Siz zaten her şeyi biliyorsunuz..

“Tatlı bir şarabın son yudumu” gibiydi bugün.. Her saniyesine değdi..

12
Mar

Gözü yaşlı bir elveda değil bu. Gayet keyfi bir karar. 2007 yılından beri Pardus (ve Ubuntu) kullanıyorum. Oyun oynamak dışında Windows’a hiç ihtiyacım olmadı ki evli, bebek bekleyen bir bankacının oyun oynamaya ne kadar vakti kalabileceğini düşünürseniz, Windows’a ne kadar ihtiyaç duyabileceğimi de tahmin edebilirsiniz. Linux’la geçen bu 4 yılda pek çok farklı uygulamayı kullanmayı öğrendim. Wine vb. uygulamalarla Windows programlarını çalıştırmayı denemek yerine Linux muadillerini kullandım. Örneğin, ufak tefek resim düzenleme işleri yapan bir kullanıcı olarak Gimp’i Photoshop’la aynı seviyede kullanabilir hale geldim.

Fakat farkettim ki arada kaynayan bir şey var. Belki de şimdiye kadar iletişim kurduğum tüm eş, dost, akrabanın onu kullanmasından, bir türlü msn protokolünü bırakamamışım. Hoş, bırakamamışım da ne oldu ama yine de “farklılıklara giden yolculuk kendinden başlar” düsturuyla bir adım attım. Pardus’ta kullandığım anlık mesajlaşma uygulaması Kopete’den Msn hesabımı sildim. Windows Live Messenger irtibat listesinde bulunduğum tanıdıklarıma belritmek isterim ki bundan sonra beni hep çevrim dışı görecekler.

Bundan sonra açık kaynak kodlu bir protokol olan Jabber üzerinden anlık mesajlaşma ihtiyacımı karşılayacağım. Jabber da Msn, Gtalk ve diğer protokoller gibi çalışan ama kaynak kodu kapalı olmayan bir ağ. Diğer yandan WLM dışındaki diğer pek çok alternatif uygulama tarafından da desteklendiği için işletim sisteminiz ne olursa olsun kullanabiliyorsunuz. Örneğin benim irtibat listemde biri şimdilik Windows kullanan ve Pidgin ile Jabber’a bağlanan biri de MacBook Pro’sunu yeni almış (dolayısıyla MacOS X kullanan) ve iChat ile Jabber’a bağlanan iki arkadaşım var. Üç farklı platformdan kullanıcılar olarak birbirimizle sorunsuz olarak iletişim kurabiliyoruz.

Özellikle e-posta olarak Gmail kullananların hiç beklememesini tavsiye ederim. Gmail adresleriniz ile Jabber’a doğrudan bağlanabilirsiniz. İsteyenler isim@jabber.pardus.org.tr şeklinde bir hesaba da sahip olabilir.

Anlık mesajlaşma ile bana ulaşmak isteyen ve ne yazık ki henüz kendilerini Linux’la tanıştıramadığım arkadaşlarım, Windows Live Messenger (onunla Jabber’a erişemezler) dışında Pidgin ya da bulabilecekleri Jabber destekleyen başka uygulamaları kurup bir Jabber hesabı almalı. Jabber hesabının nasıl alınabileceği bir üst paragrafta verdiğim bağlantıda anlatılıyor. Kopete dışındaki uygulamalar için de süreç farklı değil.

Bana ulaşabileceğiniz Jabber adresini Tilki Kimdir sayfasında bulabilirsiniz.
Öyleyse ne duruyoruz? Mesajlarımız da özgürleşsin!