5
Eyl
Kendimi Şanslı Hissediyorum™ komutu, otomatik olarak aradığınız sorguyla ilgili ilk paketi kurmanızı sağlar.

Kendimi Şanslı Hissediyorum™ komutu ile istediğiniz paketleri aramak ve kurmak için daha az, incelemek ve kullanmak içinse daha çok zaman ayırabilirsiniz.

Kendimi Şanslı Hissediyorum™ komutunu kolayca kullanabilirsiniz, ihtiyaç duyduğunuz bir konsoldan fazlası değildir. Kullanım şekli kolay ve akılda kalıcıdır:
pisi sr -N yapılacak-sorgu | head -1 | cut -f1 -d' ' | sudo xargs pisi it
Kendimi Şanslı Hissediyorum™ komutunun örnek kullanımlarından birkaçını aşağıda görebilirsiniz:
$ pisi sr -N vektörel çizim | head -1 | cut -f1 -d' ' | sudo xargs pisi it
Paket(ler)in toplam boyu: 10.41 MB
İndiriliyor 1 / 1
inkscape paketi pardus deposunda bulundu.
inkscape-0.48.1-31-p11-x86_64.pisi (10.4 MB)100%    951.15 KB/s [00:00:00] [tamamlandı]
Kuruluyor 1 / 1
inkscape-0.48.1-31-p11-x86_64.pisi [önbellekte]
inkscape paketi 0.48.1 sürümü 31 yayımı kuruluyor
inkscape dosyaları arşivden çıkartılıyor.
inkscape paketi yapılandırılıyor
inkscape yapılandırıldı.
inkscape kuruldu. 
$ pisi sr -N ClientForm | head -1 | cut -f1 -d' ' | sudo xargs pisi it
Aşağıdaki paket(ler) zaten kurulu ve yeniden kurulmayacak:
python-clientform              
Kurulacak paket yok.
İleride Kendimi Şanslı Hissediyorum™ komutunun daha hızlı bir şekilde kullanılması için pisi-luck isminde bir betik de sunulacaktır.

Gelişmeleri yorumlar üzerinden takip edebilir, tamamen özgür ve Google'nin aynı isimli düğmesinden ilham almış bir fikir olan Kendimi Şanslı Hissediyorum™ komutu ve pisi-luck betiğinin gelişimine katkıda bulunabilirsiniz.

Önümüzdeki dönemde günlüğümde kullandığım ve rastgeleliğe yeni bir rastgelelik katan kendimi şahbaz hissediyorum (buradan verilen bağlantı üzerinden çalışmaz) yapısının bir benzeri için de planlara başlamış durumdayım.

17
Haz
Havaların iyiden iyiye ısındığı şu Haziran günlerinden pek çoğumuzun merak ettiği ses dosyalarının içine mesaj gizleme konusuna kısaca değinmek istedim.

Herkesin bildiği üzere bunun en son örneğini yeni Batman filminin sitesinde görmüştük. Sitedeki müziği inceleyen hayranlar içindeki mesajı çözerek resmin bir parçası olmayı başarmıştı.

Şimdi ne işin teknik boyutuna ne de kullanacağımız uygulamaların detaylarına değinmeden kısaca seslerin içine mesaj gizlemeye bakalım. İhtiyacımız olan uygulamalar şu şekilde:
  • ARSS: Ses dosyalarını analiz ederek bir spektrografa dönüştürebilen ve spektrografları ya da kullanıcıların kendi oluşturdukları resimleri sentezleyerek ses dosyalarına çevirebilen bir program. Pardus kullanıcıları buradan, Arch kullanıcıları şuradan, Gentoo kullanıcıları da oradan yükleyebilir.
  • KolourPaint: Basit bir resim düzenleme uygulaması, hakkında daha fazla bilgi için şuraya bakabilirsiniz. KDE kullanıyorsanız büyük ihtimalle kuruludur, değilse kurabilir veya GIMP'i kullanabilirsiniz.
  • Clementine: Basit bir müzik çalar. Paket tanıtımı için şurayı okuyabilirsiniz.
İlk önce gizlemek istediğimiz mesajı KolorPaint ile hazırlayalım. Burada siyah arkaplan üzerine beyaz renkli bir yazı hazırlayabilirsiniz. Daha sonra bu resmi bmp uzantısıyla saklamanız gerekiyor.
Daha sonra Konsole üzerinden ARSS'ı açarak resmi sese dönüştürüyoruz. Ben henüz belgelerini okumadığım için deneme yanılmayla buldum buradaki değerleri, en iyi sonuç için belgelerine bakmanızı tavsiye ederim.
Şimdi ARSS'ın ürettiği wav dosyasını Clementine ile açalım. Clementine'nin aşağısında bulunan ses görselleştirme bölümünden Sonogram'ı seçelim ve hazırladığımız mesajın nasıl göründüğüne bakalım.
Henüz elimde Sonic Visualizer gibi gelişmiş bir uygulama olmadığı için detaylı inceleyemesem de fena görünmediğini söyleyebilirim. Yaptığım bir diğer deneme ve sonucu da şu şekilde:
Farklı örnekler de yapılabilir ama resimler için alan biraz dar olduğu için pek anlaşılır olmuyor. İşi daha da ilerletmek için bu oluşan gizli mesajlı sesi dikkat çekmeyecek şekilde normal bir ses / müzik dosyasının içine gizlemek denenebilir. Belki Audacity bunun için kullanılabilir, bakmak lazım.

Bu kadar, her gün, her an işimize yarayabilecek bir konuya daha göz atmış olduk böylece.

Kaynak: How to Hide Secret Messages and Codes in Audio Files
27
May
Terminal kullanırken ve süper şeyler yapmak için hızlı hızlı komutlar verirken ara sıra çoğumuz çeşitli yazım hataları yaparız. Terminalden gelen abi / abla iyi güzel sen bir komut verdin ama böyle bir komut yok mesajı da alacağımız tepkidir bu tip yanlış yazımlarda.

Neyse ki bu tip yanlış yazımları çeşitli bilimsel yöntemlerle engellemeye yönelik bazı yazılımlar geliştirile durdu zamanla. Bunlardan biri de sl.

sl komutu, dizin içeriğini listelemek için ls yazacağınıza yanlışlıkla sl yazdığınızda ekrandan bir buharlı lokomotif (steam locomotive) geçmesini sağlıyor. Bu sayede ekrandan buharlı lokomotif geçtikçe ls yerine sl yazma sıklığınız azalıyor. Bu da elbette size zaman kazancı olarak geri dönecektir.

Uygulamayı Pardus'a yüklemek için şu komutlar kullanılabilir:
$ sudo pisi bi https://svn.pardus.org.tr/pardus/playground/maidis/2011/desktop/misc/sl/pspec.xml
$ sudo pisi it sl*.pisi
Komutu çalıştırmak için özel bir şey yapmanıza gerek yok, eğer gerekirse o sizi bulacaktır. Komutun neler yapabileceği hakkında biraz daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız videolarına göz atabilirsiniz:









sl, tek başına kullanılabilmesinin yanı sıra çeşitli parametrelerle de çalıştırılabilir:
  • -a Lokomotifte çeşitli kazaların olmasını ve yolcuların bağırmasını sağlar (ls komutunda: gizli dosyaların da görüntülenmesi sağlanır)
  • -l Daha kısa bir lokomotif kullanılmasını sağlar (ls komutunda: uzun listeleme biçemi kullanmayı sağlar)
  • -F Lokomotifin Geleceğe Dönüş'te olduğu gibi uçmasını sağlar (ls komutunda: girdilere gösterge (*/=>@| karakterlerinden biri) eklenmesi için kullanılır)
Ben de pisi komutunu kullanırken bazen yanlış yazıyorum pidi diye. Ekrandan koşarak geçen bir kedi hoş olabilir aslında. Belki birden fazla da kedi olabilir, hatta içlerinden biri biri abi paket kurmak için bir komut vardı neydi o diye de sorabilir.

Daha fazlası için:
23
May
İstanbul'u yüklüyorum, terminalden,
Önce hafiften bağımlılıklar iniyor,
Yavaş yavaş kuruluyor,
Paketler depolardan,
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Geliştiricilerin hiç durmayan commit'leri
İstanbul'u yüklüyorum, terminalden.

İstanbul'u yüklüyorum, terminalden.
Kurulum bitiyor derken;
Güncellemeler, sürü sürü, büyük küçük;
Yeni sürümlere geçiliyor depolarda;
Bir paketçinin eli değiyor actions.py'e;
İstanbul'u yüklüyorum, terminalden.

İstanbul'u yüklüyorum, terminalden;
Renk renk masaüstü
Cıvıl cıvıl KDE
Heyecan dolu kullanıcılar
Tuş tıkırtıları geliyor bilgisayarlardan
Güzelim liste mesajlarında troll kokuları;
İstanbul'u yüklüyorum, terminalden;

İstanbul'u yüklüyorum, terminalden;
Başımda eski ekran kaydedicilerin sarhoşluğu
Boş umutlarıyla bir ben
Başarısız olmuş kaydetmelerin üzüntüsü içimde
İstanbul'u yüklüyorum, terminalden;

İstanbul'u yüklüyorum, terminalden;
Bir paket yapılıyor bir yerde;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir yama olmalı;
İstanbul'u yüklüyorum, terminalden;

İstanbul'u yüklüyorum, terminalden;
Bir uygulama yazılıyor geliştiricisinin ellerinde
Bug'lu mu bug'suz mu, bilmiyorum;
İşe yarar mı yaramaz mı, bilmiyorum;
İlk sürümü çıkıyor haftalar sonrasında
Kalbimin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul'u yüklüyorum.



Not: Orhan Veli'nin İstanbul'u Dinliyorum'unu bir kez de ben mahvettiğim için üzgünüm ama ekran kartı sürücüm yüzünden sesli ekran kaydı yapamamam gibi bir saçmalığı uzun zamandır çeken biri olarak İstanbul'u ne umutlarla yüklediğim daha iyi anlaşılabilir sanırım bu şiirle. Biliyorum İstanbul da olmayacak ama o bir anlık umut bile yetiyor.
13
May
Dedoimedo denk geldikçe okuduğum güzel bir günlük. Az önce Ekşi Sözlük'te bağlantısını görünce yine güzel bir yazıyla karşılaşacağımı fark ettim, öyle de oldu.

The Great Linux World Map (Büyük Linux Dünyası Haritası) başlıklı yazıda hayali ve esprili bir harita paylaşılmış, sosyal servislerle ilgili bile bir harita varken özgür işletim sistemleriyle (GNU/Linux dağıtımlarıyla) ilgili böyle bir şeyin henüz olmadığı fark edilerek.

Harita, dağıtımların pazar paylarını veya popülerliklerini yansıtmıyor, masaüstü Linux dünyasını adeta bir yapboz üzerindeymiş gibi tasvir etmeyi amaçlayan eğlenceli bir çaba sadece. Tasarlayan gördüklerini sadece nasıl görüyorsa öyle yansıtmış haritaya, ne daha fazlasını ne de daha azını.

Haritaya şöyle bir göz gezdirdikten sonra KDE Denizi'ne gitti gözüm orada da küçük ama sevimli bir ada takımı gözüme çarptı: Pardustan. Lafı fazla uzatmayacağım ben şu an Pardustan'dayım herkesi beklerim :)
Haritayı yazarından / tasarlayıcısından izin almadan koyuyorum günlüğe, paylaşım şartlarına bakmadım henüz ama sorun çıkacağını sanmıyorum. Haritayla ilgili her türlü görüş ve öneriniz için kendisine e-posta atabilirsiniz.

Pardustan nasıl diye merak edenler için daha yakından bir görünüşünü de paylaşayım tam olsun.
Görmüş olduğunuz gibi Pardus ve Tux el sallıyor gelenlere :)
6
May
Behzat Ç.'nin ismini çok fazla duymama rağmen şu ana kadar hiç izlememiştim. Bizim evde Star da pek açılmadığı için göz ucuyla bile misafir olmamıştım herhangi bir sahnesine.

Bu zamana kadar duyduğum kadarıyla haşin bir polis karakteri hakkında bir dizi zannediyordum ama tam olarak doğru değilmiş bu. Dizi meğerse özgür yazılım ve Pardus ile de ilgiliymiş bayağı bildiğin.
Sanırım bu hafta Behsat Ç.'ye bir bakmak lazım (hangi gün oynuyor ona da bakmalı). Belki kendisinden yeni yaklaşımlar, farklı bir şeyler kaparız özgür yazılım adına.

Dizilerde daha çok özgür yazılım görmek umuduyla, iyi seyirler.


Kaynaklar:
25
Mar
Bir zamanlar ormanda yaşayan bir yazıcı varmış. Yalnız, tek başına yaşayan bir yazıcıymış çünkü hiç kimse onun nasıl yapılandırılacağını bilmiyormuş. Yazıcı her zaman ama her zaman oynayacak birini bulmayı umuyormuş.

Bir gün, rüzgar yazıcının kulübesinin önünden geçmiş. "Vhuuuuuu" demiş rüzgar. Yazıcı heyecanlanmış. Belki de rüzgar arkadaşı olurmuş, kim bilir!

"Arkadaşım olur musun?" diye sormuş yazıcı.

"Vhuuuuuu" demiş rüzgar.

"Bu ne anlama geliyor?" diye sormuş yazıcı.

"Vhuuuuuu" demiş rüzgar tekrar ve sonrasında gitmiş.

Yazıcının kafası karışmış. Günün geri kalan kısmının tamamında olanları düşünmüş ve kağıtları sıkıştırmış (çünkü küçük yazıcılar kafaları karıştığında böyle yaparmış).

Ertesi gün bir fırtına gelmiş. Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmış, pırıl pırıl sabah gökyüzü kararmış ve yazıcının bahçesi mahvolmuş. Küçük yazıcı üzülmüş. "Neden bana karşı bu kadar kötü davranıyorsun?" diye sormuş.

"Pıt pıt pıt, şip şip şip" demiş yağmur.

"Arkadaşım olur musun?" diye sormuş yazıcı utangaçça.

"Pıt pıt pıt, şip şip şip" diyerek gitmiş yağmur ve tekrar güneş çıkmış.

Yazıcı üzgünmüş. Tüm gününü kulübesinde hıçkıra hıçkıra ağlayarak ve ışıklarını kimsenin anlamını bilmediği bir şekilde yakıp söndürerek geçirmiş (çünkü küçük yazıcılar üzgün olduklarında böyle yaparmış).

Sonra bir gün, küçük bir kız, yazıcının ormandaki açıklığına gelmiş. Yazıcı bu ilginç manzaraya bakakalmış. Ne düşüneceğini bilememiş.

Küçük kız ona bakmış ve "Arkadaşım olur musun?" diye sormuş.

Yazıcının verdiği cevap "Evet" olmuş.

"Adın ne?" diye sormuş küçük kız.

"HP 4100TN" diye yanıtlamış yazıcı.

"Benim adım gnome-cups-manager" demiş küçük kız da.

Yazıcı mutluymuş. Tüm gününü oyunlar oynayarak ve belgeler basarak geçirmiş, çünkü küçük yazıcılar mutlu olduklarında böyle yaparmış.

-o-  -o-

Eski dizinleri düzenlerken Metapixel ile ilgili bir yazıdan, bir günlüğe, bir günlükten de bu hikayeye ulaştım. GNOME Cups Manager'ın geliştiricilerinden biri README dosyasına yazmış bu hikayeyi. Daha önce gezegende de gördüm diye hatırladığımdan hem onu hem de yapılmış bir çevirisi olup olmadığını kontrol ettim ilk önce. Hatırladığım yazıyı buldum ama bir çevirisini göremediğimden ben yapmaya karar verdim.

README dosyalarında böyle hikayeler ve eğlenceli şeyler olabileceğini bilmek sanırım onların daha çok okunmalarına vesile olacaktır. Belki herkes şöyle bir model oluverir. Okumak isterseniz kendilerini /usr/share/doc dizininde bulabilirsiniz genelde.
IRC toplantılarından sonra bir kişinin kayıtları düzenlemesi ve o toplantıya katılamayanlar ve ileride kaynak gösterilebilmesi için bir yerlere koyması gerekir. Bu da elle yapılması işkence olan bir iştir. Bir kere yaptım oradan biliyorum.

Google'de ve bulduğum ipuçları üzerinde arama yapmama (hatta yapmamıza) rağmen bunun için erişilebilir bir araç bulamadım. İstediğim sadece Konversation kayıtlarını Wiki'ye ekleyebileceğim bir biçime çevirecek bir araçtı. Ama olmayınca olmuyordu.



Önümüzdeki Pardus için önemli iki (1, 2) IRC toplantısı öncesi Ali Erkan İmrek, Özgürlükiçin Yönetim listesine beni epey sevindiren bir mesaj attı: IRC Log kayıtlarını wiki'ye taşımak.

Mesajdan irc2wiki'nin kısa hikayesini ve nasıl kullanılabileceğinizi öğrenebilirsiniz. irc2wiki'nin yaptığı iş kısaca şunu:


şöyle bir şeye çevirmek:

Olması gerektiği gibi olan programlar'dan :)
Pardus için şiir yazın diye bir şeyler söylemiştim birkaç gün önce, az önce de başka bir konuyla ilgili Google'de bir araştırma yaparken karşıma Pardus Şiirleri çıkınca paylaşmadan geçemedim. Bir kaç aylık bir konuymuş ama benim daha yeni haberim oldu. Bu kadar büyük bir şey kesin bir yerlerde geçmiştir ama ben kaçırmışımdır.

Öğrencilerinin onu Özgül Hoca olarak çağırdığı bir öğretmen, Açık Kaynak İşletim Sistemi dersinde, Pardus'u anlatan şiir ödevleri veriyor, hem eğlence hem de derste işlenilen konuların tekrarı için ve olaylar gelişiyor.

Öğrencileriyle birlikte bu çok güzel çalışmayı gerçekleştiren Özgül Hoca, çok olumlu sonuçları olduğunu söylemiş Pardus için şiir yazmanın ve hem öğretmenlere derslerinde benzer faaliyetler yapması hem de öğrencilerin kendi kendilerine böyle çalışmalar yapması için tavsiyede bulunmuş.

Bu çalışmanın eserlerini şuradan görebilirsiniz. Yeniden dağıtımı / paylaşımı hakkında bir bilgi olmadığı ve eser sahibi öğrenciler veya Özgül Hoca'dan izin almadığım için çekinsem de şiirlerin daha çok kişiye ulaşabilmesi için buraya da koyacağım, eğer isterlerse hemen kaldırabilir ve sadece bağlantıyı bırakabilirim.



PARDUS
Özgür yazılım,
yenilikçi yaklaşım,
2003 yılı güzünde,
Linux temelli
Açık kaynaklı,
Zemberek pardus.


Çok geniş çaplı,
Kde masaüstü bileşenli,
Konqueror sistemli,
Amarok ile eğlenceli,
Zemberek pardus.
(Aslı)




PİSİ PİSİ ettik gelmedin
Sen bizi hiç sevmedin
Paneli yapılandırsak da
Windows gibi olmadın
(Gülçin Ç.)




PARDUS ŞİİRİ
Değişik özelliklerinle
Kendine has renklerinle
Kalbimize taht kurdun
Benim sevimli kaplanım
(EDA A.)




PARDUS
Panel özellikleri gelişmiş
Arka planı değişmiş
Renkli dünyasıyla
Dolaşmış ve sevilmiş
Ulusumuzun gururu
Seviyoruz seni bi dolu :))))
(Gizem N.)




Kaplan çomar tasma pisi
Özellikleri pardus’un hepsi
Kullanınca bu sistemi
Gel tebrik et bizi
(Hatice Ö.)




PARDUS DÜNYASI
Tübitak’la geldin evimize
Hayatı kolaylaştırdın hepimize
Masaüstüne aldık bütün resimleri
“Amork” ile dinledik güzel radyonu


“Open Office” ile yaptık bütün işlerimizi
Çok kolaylaştırdı “writer” işimizi
F11 ile açtık biçimlendirmeyi,
Araçlardan bulduk özelleştirmeyi.
(ELA NUR & KUBRA NUR)




“Kde” masaüstüne attım resmini
“Amarokla” dinledim senin sesini
Çok yardım etti bana pisi
“Open Office” ile yazdım ismini
(Merve)




PARDUS
Geliştridi pardusu Tübitak
Bırak “Windows”u al buna bak
Kurulumu kolay, kullanım kılavuzu var
Zorlanmayacaksınız ilk defa başlayanlar!!


İmla denetimi zemberekte
Masaüstü ortamı KDE de
Var burada disk bölümlendirme de
Haydi gel denesene :)


“Kanqueror”la yönet dosyalarını
Değiştir masaüstünün arka planını
Yap internete bağlantını
Kullan klavye kısa yollarını.


Dinleyeceksen “Amarokta” müzik
“KmPlayer”dan da kalma eksik
Çalışmaların için Openoffice verdik
Writerda yazma cümleleri devrik devrik :D
(NAGİHAN G.)




PARDUS ŞİİRİ
CANIM PARDUSUM BENİM
BİRİCİK İŞLETİM SİSTEMİM
SENİ BEN ÇOK AMA ÇOK SEVERİM
SEN BİR KEDİ SEN BİR PİSİ
XP GİBİ OLDUN ARTIK BANA


ORJİNALİ HEP PARASIZ
TÜRK MALI OLMASI DA CABASI
TUBİTAK’ IN ARMAĞANI
BİLGİSAYARLARIN BAYRAMI…
(ELANUR G.)




PARDUS
Patlıcan gibi yardın beni
Ah pardus vah pardus
Reklâm ettin elaleme beni
Deliye döndürdün
Uykularımı kaçırdın
Sende Allah’ından bul
Ahhh Pardus Vahh Pardus…
(SEMİHA A.- DİLAN S.)




Pardus piyasayı haklar
Knazar kemgözlerden saklar
Çoklu masaüstü sistemi bana kaybettirir kendimi
Yapanlara iletirim teşekkürlerimi
(Şeymanur Y.)




Open office e döktüm aşkımı satırlara
amarokla dinlettim kalbimin sesini sana
hep durur bir kopyası sisteminde
bekçiye emanettir sana olan aşkım
(Zehra)




Severim hep işletim sistemimim
Çeşit çeşit panel seçenekleri
Open Office’nin pdf özelliği
Pardus’a iyice bağlar beni
(Zeynep K.)

Okuduğunuz üzere Pardus, bir kaç öğrenciye çok çektirmiş :) ama çoğu öğrenci, Pardus'u çek sevmiş görünüyor.

Bu güzel çalışma için hem Özgül Hoca'ya hem de tüm öğrencilere teşekkür ederim. Bir saattir yüzümde tebessüm durur şekilde bunları yazmamı sağladınız ki gecenin bu saatinde bu normalden daha da zordur :).

PDF Sayfalar'a bakanlar belki görmüştür, ben de şiir yazıyorum arada. Bundan sonra da Pardus ile ilgili şiirlerimi bu günlük kaydına yorum olarak ekleyeceğim. Ayrıca sanırım bir kaç şiir daha var internette Pardus hakkında. Onları da toparlayıp bir Pardus külliyatı çıkarmaya çalışacağım. Sizin de kendi eserleriniz veya başkalarının bildiğiniz eserleri varsa söyleyebilirsiniz.
Bir sabırsız bekleyiş
Sanki günler yok yıllar geçiyor
Beynimin aynasında
Bug'lar dadanmış hücrelerime

İstediğim oyunlar çoktan paketlenmişler
Beklenen sürüm geliyor şimdi
Gerçekleştirilmiş fikirler selam ediyor
SVN'deyse bir yarış tam arşivlik

Pardus 2011'e az kaldı boş DVD'im nerde
Bir güzel sürüm yüzünden çıldıracağım

Parlayan KDE'yle
Gelen masaüstüne ben eridim bittim
Sanki bir çocuk gibiyim
Tüm bilgisayarlara Pardus kurar giderim

Beklediğim sürüm çoktan RC
Beklenen sürüm geliyor şimdi
Yeni paketler selam ediyor
Bugzilla'daysa bir yarış tam arşivlik

Pardus 2011'e az kaldı Calligra Suite'im nerde
Bir güzel sürüm yüzünden çıldıracağım

Pardus 2011'e az kaldı Wine'm nerde
Bir güzel sürüm yüzünden çıldıracağım

Terelelli lelli lelli
Bekler oldum derviş gibi
Terelelli lelli lelli
Hiç aklımdan çıkmıyor ki

Pardus 2011'e az kaldı boş DVD'im nerde
Bir güzel sürüm yüzünden çıldıracağım





 Pardus 2011  

Arıza Pardus Duvar Kağıtlarım!'a cevabımdır.

Severek takip ettiğim İsmail YK'nın ve uzun zamandır kullandığım Pardus'un güzel bir duvarkağıdında birleştirildiğini görünce hemen masaüstü olarak ayarladım ve keşke İsmail YK'nın Pardus için de bir şarkısı olsa dedim ve bir nasıl olabilir denemesi yaptım İsmail YK'nın Facebook isimli eseri üzerinden. Tabii özgün bir çalışma çok daha güzel olacaktır.


İnternet kafeye gittim
Pardus sayfasına girdim
2011'in ISO'sunu indirdim
Artık ben de Pardus'çu oldum
Tanıştım güzel işletim sistemiyle
Alışıyorum günden güne
Merhem oluyor her işime
Artık ben de Pardus'çu oldum

Özgürlük her şeye bedel
Masaüstü çok güzel
Öyle bir tatlı zor bulursun
Herkes sorar nerden buldun

Pardus Pardus her gün aradım durdum
Pardus Pardus bu uygulamayı ordan buldum
Pardus Pardus görür görmez tutuldum
Pardus Pardus galiba aşık oldum
Pardus Pardus her gün aradım durdum
Pardus Pardus bu tarayıcıyı ordan buldum
Pardus Pardus görür görmez tutuldum
Pardus Pardus galiba aşık oldum

Lokomotif Gülşen
Çıtı pıtı Birsen
Ah bir denesen
Cici bici Ebru
Esmer Banu
Bakabilsen
Masaüstlerinden birini beğen
Ne istersen
Herkesin zevkine göre Pardus'ta

Yakışıklı Erkan
Karizmatik Serkan
Canlar yakan
Sempatik Ercan
Çılgın Ayhan
Pardus'a hayran

İster masaüstü ister sunucu olur
Ben zaten rahatlığı Pardus'ta buldum

Pardus Pardus her gün aradım durdum
Pardus Pardus bu uygulamayı ordan buldum
Pardus Pardus görür görmez tutuldum
Pardus Pardus galiba aşık oldum
Pardus Pardus her gün aradım durdum
Pardus Pardus bu tarayıcıyı ordan buldum
Pardus Pardus görür görmez tutuldum
Pardus Pardus galiba aşık oldum


18
Oca

Beni tanıyanlar hayatımın ne kadar tekdüze olduğunu bilir. Öyle ki bazen bu tekdüzelikten küçük oyunlarla kurtulmaya çalışıyorum. Kimseye haber vermeden kalkıp eve gelmek gibi. Geçen sene öyle yapacaktım. Ama annem arayıp "Oğlum ben Ankara’dayım" deyince eve gidemedim ve hevesim de kursağımda kalmıştı doğrusu. Neyse ki bir fırsat daha geçti elime ve kimseye haber vermeden çıkıp çıktım yola.

Sekiz saat civarında bir yolculuğu içimde farklı bir şey yapmanın heyecanıyla ve elimde Hawking’in yaşamını ve kuramını anlatan kitapla, bazen de yanımdaki abinin makine mühendisliğini övmesini dinleyerek geçirdim. Osmaniye’ye gelince otogarın yerinin ve niteliğinin değiştiğini fark edip sevindim. Eve nasıl gideceğim falan filan derken eski komşumuza rastlayınca yine adetim olmayarak gidip selam verdim. Beni tanıması uzun zaman alsa da konuşmamızın sonunda beni arabasıyla eve yakın bir yere bıraktı. Yakın dediğim de Osmaniye’li olanlar belki bilir, Bölge Trafik bilmem neyinin ordan Çardak köyünün girişine kadar… Yoruldum mu? Hayır. Üç adımlık yol zaten. Vakit sıkıntısını yol üstündeki camiye girerek ortadan kaldırdım. Hiç acele etmedim. İçimdeki farklı bir şey yapma duygusunun tadını çıkardım. Takunyaları takırdata takırdata hiç kimsenin olmadığı camiye girdim. Çıkıp tekrar eve doğru yürümeye başladım. Bir yandan evde olmamaları ihtimali beni korkutsa da arayıp olayın heyecanını kaçırmak istemedim ve devam ettim.

Yolda birkaç kere o anda ölme ihtimalimi düşündüm. Böyle şeyler aklıma nereden gelir anlamam. Neyse hayatıma ne kadar az değer verdiğimi üzücü bir şekilde anladım. Eski yaşama hevesimi kayıp mı etmiştim? Hani bilim adamı olacaktım. Güzel bir hayat yaşayacaktım. Araştırma başında yaşlanacaktım. Bunları yapmadan ölme fikri beni önceden çok korkuturdu. Ne değişti? Şaşırdım.

Eve geldiğimde Buğrahan’ın kapıyı açtıktan sonraki tepkisi görülmeye değer: "Hıı?!! Bu ne lan? Nasıl yani ya? (yüzüme yaklaşıp eliyle yokluyor) Şaka mısın sen çocuk?" Daha sonra evin diğer sakinlerini ve gelen misafirleri de sırayla şaşırtıp dinlenmeye koyuluyorum. O kadar da mutluyum ki her şeyle dalga geçiyorum. Tartışmaları gülerek geçiştiriyorum. Keyfime bakıyorum.


3
Oca

Canımız sıkılınca pinpon oynuyoruz, stres atıyoruz.

(11:25:27) Bahadır: ping
(11:25:48) Ibrahim Güngör: pong
(11:25:54) Bahadır: ping
(11:26:01) Ibrahim Güngör: pong
(11:26:07) Bahadır: çizgide
(11:26:15) Ibrahim Güngör: haddii beeee :(
(11:26:28) Ibrahim Güngör: set sayısı
(11:26:29) Ibrahim Güngör: hadi
(11:26:37) Bahadır: ping
(11:26:40) Ibrahim Güngör: pong
(11:26:46) Bahadır: ping
(11:26:51) Ibrahim Güngör: gelişine pongggggggggggg
(11:26:53) Ibrahim Güngör: off fena çaktım
(11:26:58) Bahadır: abanmak yok
(11:27:00) Bahadır: atan alır
(11:27:04) Ibrahim Güngör: top çatladı
(11:27:06) Ibrahim Güngör:  hadi mola verek
(11:27:09) Bahadır: tamam

1
Oca
26 Ağustos 1991, Linux duyuruldu.

1992, Bu tarihte Türkiye'de ne olduğuna dair elimizde kesin veriler yok.
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003, Pardus için ilk adımlar atıldı.
2004
2005, Pardus'un ilk kararlı sürümü duyuruldu.
2006
2007, Pardus 2007 sürümü çıktı.
2008, Pardus 2008 sürümü çıktı.
2009, Pardus 2009 sürümü çıktı.
2010
1 Ocak 2011, 20 Ocak 2011'i bekleyin...


Kaynaklar:

25
Kas
Sürpriz yumurtaları, genelde bunlar hakkında yazılmış yazıları okuyarak ortaya çıkarmaya çalışırız. Kendi adıma konuşayım bugüne kadar pek fazla sürpriz yumurta bulmuşluğum yok, hatta bu ilk diyebilirim.

Özgür ya da kapalı kaynak demeden hepsinde bulunan ama her ikisinde de ortaya çıkarmanın o kadar da kolay olmadığı sürpriz yumurtaları, geliştiriciler tarafından programların (burada program demek bir sınırlama getiriyor ama daha iyi bir ifade bulamadım şimdi, ürün demek istemedim, eser de abartı olur. Donanımların içindeki pek çok sürpriz yumurtaya da rastlayabilirsiniz, yeteri kadar istekliyseniz) içine saklanan, çeşitli tuş kombinasyonları veya işlem adımları sonrasında ortaya çıkan ve kullanıcıların yüzünde tebessüm oluşturan şeylerdir diye basitçe tanımlayabiliriz.

Benim az önce bulduğum sürpriz yumurtaya gelirsem, her şey Chromium'da çok işime yarayan Sexy Undo Close Tab'ın bazı ayarlarını değiştirmek istememle başladı. İstediğim ayarları yaptıktan sonra kaydet düğmesine bastım, normalde zaten emin olmak için birden fazla kez kaydet düğmesine basarım, ctrl + s'ye ise nedensiz bir güvensizlik duyarım. Bu sefer düğme metni de değişince ikinciden sonra birkaç kez daha düğmeye bastım ve sonuç olarak harika bir şarkıyı dinler buldum kendimi.

Bu örnek bana sürpriz yumurtaların eğlence dışında tanıtım için de harika bir yöntem olduğunu gösterdi. Ben de bundan sonra böyle şeyler yapacağım. Örneğin, Sexy Undo Close Tab'dan sadece bir Chromium eklentileri yazısında bahsetmenin dışında kendisi hakkında özel bir yazı da yazmış oldum.





Chromium kullanmayan, kullansa da eklentiyi kurmaya veya ekran görüntüsündeki şarkıyı aramaya üşenebilecekler için videoyu da koyayım tam olsun, ortada sürpriz müpriz kalmadı nasıl olsa :)



Şuradaki Google Reader ile ilgili sürpriz yumurta da güzele benziyor, deneyeyim.
13
Eyl

Bilgisayarımla aramda gerçekten bir bağ oluşmaya başladı. Aslında geç bile. Sonuçta birbirimizi üç yıldır tanıyoruz. Acı tatlı birçok günümüz ve gecemiz geçti onunla. Bazen ben onu üzdüm, bazen o beni üzdü. Bazen de başka insanlar ikimizi birden üzdü. Bunca zaman geçtikten sonra bilgisayarıma bir isim koymaya karar verdim. Neden derseniz; küçük bir hikayesi var. Bu bayramda evimize gelen dayımın arabasına isim takmış olduğunu öğrenince baba tarafında gelme bir adet olduğu üzere "Arabaya isim mi konur, çağırınca gelecek mi sanki?" (bunun da hikayesi var ama konuyu fazla dağıtmayacağım) diye karşılık verdim. Ama anne tarafında adet öyle olmayacak ki dayım "Öyle deme, eşyalara da isim konur. Ona değer verdiğini gösterir bu. Eşyanın ömrü de uzar." dedi ve ben düşünmeye başladım. Yeni bir ney aldığımız zaman ona okuduğum, okşadığım, sevgiyle muamele ettiğim olmuştu ama diğer eşyalarla aramda böyle bir ilişki olmamıştı. Sonunda bilgisayarımın da bu ilgiyi hak ettiğini düşündüm ve ona bir isim koydum: Çapar. Bu isim bilgisayarımın harap haline uygun düşer dedim. Sonra küçük bir araştırmayla bizim şekilsiz, bozuk, biçimsiz, tipsiz gibi anlamlara getirdiğimiz çapar sözcüğünün albino anlamına geldiğini ayrıca Türkmence’de ulak, haberci, müjdeci gibi anlamlara geldiğini öğrendim. Hepsi de gider benim bilgisayarıma. Üstelik çağırınca da geliyor. Hatta roota yalakalık bile yapıyor. Yakında başka şeyler de öğrenecek.


27
Eyl

Bugün Google’ın Android işletim sistemini test etme fırsatım oldu. Hem de Android yüklü bir cep telefonu olmadan. Nasıl mı? Live Android projesi sayesinde. Öncelikle şuradan live cd’nin iso.001 ve iso.002 dosyalarını indiriyoruz. İndirdiğimiz dizinde

cat liveandroidv0.3.iso.001 liveandroidv0.3.iso.002 > liveandroidv0.3.iso

komutunu çalıştırıyoruz. Oluşan iso dosyasını CD’ye yazabilir, ya da VirtualBox ile test edebilirsiniz. Ben VirtualBox ile çalıştırdım. Sistem ilk açıldığında sizi şöyle bir ekran bekliyor:

Android Ana Ekranı

Ekranın üst tarafındaki arama bölümü hızlı bir web araması yapmanızı sağlıyor:

Android Google Arama Ekranı

Sağdaki barı kullanarak menüye erişebiliyorsunuz.

Android Menü

Örnek olarak birkaç uygulamaya bakalım. Mesela çalar saat:

Android Çalar Saat

Hesap makinesi:

Android Hesap Makinesi

Arama yapma:

Android GSM Arama

Mesaj yazma ekranı:

Android SMS

Müzik Çalar:

Android Müzik Çalar

Sistem Ayarları:

Android Ayarlar Menüsü

Web Tarayıcısı:

Android Web Tarayıcısı

Sonuç olarak, Android bence son derece güzel tasarlanmış bir sistem. Özellikle büyük simgeler dokunmatik ekranlar için ideal. Menü dizilimi, web tarayıcı ve telefon ekranı alışık olduğumuz Google sadeliğinde. Ana ekranın bir bilgisayar masaüstüne benzeyen görüntüsü ise her gün görmeye alıştığımız cep telefonu görünümünden oldukça farklı. Google Android’in daha birçok özelliği var, siz de kendiniz test edip diğer özelliklerini keşfedebilirsiniz.

25
Ağu

  • Size nasıl ulaştı: xkcd> XKCD: hayatı çözmüş karikatür> Teknik Destek Kopya Kağıtı
  • Karikatürün teklif hakkı: aslınınkiyle aynıdır
  • Açıklama: Aramaya inanmanın gücü hakkında güzel bir karikatür (bu benim lan). Bilgisayar hakkında sizden sürekli yardım isteyen kişilere çıktısını alarak hediye edebilir ya da daha basit bir şekilde karikatürün bağlantısını gönderebilirsiniz :)
21
Ağu
GNU/Linux ve Mozilla Firefox pek çok açıdan harika fakat bazı can alıcı eksiklikleri var tam olarak kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerden ötürü. Tam ekran kipinde akıcı Flash video oynatamamak da Mozilla Firefox'un neredeyse en büyük eksikliğiydi diyebilirim. Geçmiş zaman kipi kullanıyorum çünkü ubuntumini.com'da yayımlanan Smooth Flash Playback By Hacking Firefox aracılıyla bu sorunu aşmak mümkün olabiliyor.

Mozilla Firefox herhangi bir sorunla karşılaşılma ihtimaline karşı açık olan sekme ve pencereleri 10 saniyede bir yedekliyor, bu kısa yedekleme aralıkları da işlemciyi hayli meşgul ediyor ve Flash videoların akıcı olarak izlenememesine neden oluyor.

Bir yazılımın sahip olabileceği en detaylı ve en iyi ayar verme arabirimi olan about:config aracılığıyla yedekleme süresini 100 saniyeye çıkararak tam ekran kipinde akıcı Flash videolar elde etmek mümkün oluyor. Bu ayarı gerçekleştirmek için yapılması gerekenler şöyle:

  • Adres çubuğuna about:config yazarak bu adrese gidin.
  • Süzgeç alanına browser.sessionstore.interval yazarak yedekleme süresinin belirlendiği değişkeni çağırın.
  • Yedekleme süresinin değerini 10000'den 100000'e değiştirin (bazı kullanıcılar 30000 değerinin de işe yaradığını söylemiş, eğer 100 saniye sizin için çok fazlaysa farklı değerlerle denemeler yapabilirsiniz).
  • Bir video açarak ayarları test edin (gerçi aşağıda açılmışı var :) ).

20
Ağu
KDE için geçenlerde masaüstünde yaşayan bir karakter programcığını paketlemiş ve sadece resim dosyalarını değiştirerek Pardus için uyarlamıştım. Birkaç değişiklik daha yapacaktım ama fırsat bulamadım. Bugün de daha önceden ismini duyduğum xcowsay'a birkaç atıfla karşılaşınca bir göz atmaya karar verdim.

xcowsay konsol tabanlı bir inek olan cowsay'ın X uyarlaması, pratik olarak tüm masaüstü ortamlarında çalışabiliyor (her ne kadar KDE dışında bir masaüstü ortamında denemiş olmasam da). Oldukça gelişmiş özellikleri var (neye göre kime göre). xcowsay kullanıcının istediği şeyleri (ör: naber), fortune-mod aracılığıyla eğlenceli özlü sözleri veya DBus üzerinden programlardan gelen mesajları ekranda gösterebiliyor. Ayrıca konuşma baloncuğunun yanı sıra düşünce balonu da kullanılabiliyor. Daha görsel cümleler kullanmak isteyenler konuşma baloncuklarında görsel de kullanabilir.




qdbus uk.me.doof.Cowsay /uk/me/doof/Cowsay ShowCow möö
ile DBus üzerinden ineğe möö'lemesini söyleyebilir (xcowsay'i xcowsay --daemon komutuyla çalıştırmış olmanız gerekiyor),
xcowsay "Sen kaç beni tanıdılar"
ile ineği doğrudan konuşturabilir,
xcowsay --think çayır
ile ineği derin düşüncelere gark edebilir veya
xcowsay --dream /home/maidis/çayır.jpg
ile ineği ayaküstü hayaller alemine daldırabilirsiniz.

Bir eğlence uygulaması olarak sınıflandırılabilecek xcowsay hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız XCowsay: İnekler Dile Gelirse'ye bakabilir ve eğer Pardus üzerinde denemek isterseniz sorumluluğu size ait olmak şartıyla şu adresten yararlanabilirsiniz (bu paketi kurabilmek için ayrıca fortune-mod'u da yüklemelisiniz).

Son olarak Cem Karaca'nın Ceviz Ağacı'nı da son verdiğim bağlantıdan dinleyebilirsiniz.