Sitelerde dolaşırken doğum günüm olan 26 Ocak’la ilgili bir yer okudum ve paylaşmak istedim. Baya bir şey denk gelmiş doğum günüme.
26.01.1905 -Güney Afrika Pretoria’da 3,106 karat değerindeki dünyanın en büyük elması bulundu. Elmasa “Cullinan” adı verildi. 9 parçaya bölünen elmastan elde edilen “Afrika’nın Büyük Yıldızı” adındaki 530.2 karatlık 74 yüzlü dünyanın en büyük pırlantası Britanya tacına yerleştirildi
26.01.1918 – 1989′da darbeyle devrilerek idam edilen eski Romanya lideri Nicolae Causescu doğdu
26.01.1921 – İstanbul Tramvay işçileri greve çıktı.
26.01.1924 – Vladimir İlyiç Lenin’in onuruna Petrograd’ın adı Leningrad olarak değiştirildi.
26.01.1925 – Amerikalı sinema oyuncusu ve yönetmeni Paul Newman doğdu.
26.01.1931 – Hindistan’da Mahatma Gandhi serbest bırakıldı.
26.01.1948 – Milli Korunma Mahkemeleri kaldırıldı.
26.01.1948 – Kurtuluş Savaşı komutanlarından Orgeneral Kazım Karabekir yaşamını yitirdi.
26.01.1950 – Hindistan anayasası kabul edildi. Dünyanın en kalabalık demokrasisi kuruldu
26.01.1966 – İstanbul’un çeşitli semtlerinde “köylü pazarları” kurulması çalışmalarına başladı. Amaç, halkın daha ucuz sebze ve meyve yiyebilmesi idi.
26.01.1972 – Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam dosyası Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderildi.
26.01.1974 – Türk Hava Yolları’nın Van adlı yolcu uçağı İzmir Cumaovası Havaalanı’nda pistin 100 metre uzağında yere çakıldı; 63 kişi öldü.
26.01.1974 – Bülent Ecevit başkanlığında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)- Milli Selamet Partisi (MSP) koalisyonu hükümeti göreve başladı.
26.01.1979 – Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Pol-Der, Pol-Bir, Pol-Ens ve Tem-Der’in çalışmalarını durdurdu.
26.01.1984 – Türkiye İşçi Partisi davası sonuçlandı;102 kişi çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı
26.01.1992 – 12 Eylül’den sonra ilk kez memur eylemi düzenlendi. İstanbul’daki eyleme 5 bin memur katıldı.
26.01.1993 – Ömer Said Erdoğan dünya semalarına ayakbastı.:D
26.01.2000 – İstanbul Devlet Konservatuvarının kurucusu Fuat Türkay İstanbul’da 93 yaşında öldü.
Filed under: Ömer Said, Özgürlük İçin, Blog, Diğer
Okuldaki felsefe öğretmenimiz bilimin gerekliliğiyle ilgili bir yazı yazmamızı istemişti, bende yazmıştım bunu sizinle de paylaşmak istedim. Okuyun bakalım. Nasıl yazmışım? Yorumlarınızı bekliyorum.
“Bilimin kelime anlamı genişletilebilir. Bana göre bilim bir bilgiyle ilgilenen insanın bir yol veya etkinlikle sonuca kadar izlediği yoldur. Ben etkinlik olarak bilimi savunup, Kuhn’u desteklerim.
Kuhn’a göre bilimi etkileyen şeyler bütünü paradigmadır. Bu bütün içerisindeki kültürün, teknolojinin, toplumsal inancın vb. etkisi paradigmayı yani bakış açımızı sınırlandıran çerçevelerdir.
Bilim gereklidir. Çünkü bilimin gelişmesinde farklı paradigmaların etkisi vardır. Farklı paradigmaların olması farklı insanların olduğunun göstergesidir. Farklı insanlar yaşadıkları dönem itibariyle düşündüklerinde, onları etkileyen paradigmadan dışarı çıkamazlar. Eğer bir insan yaşıyorsa, yaşama eylemini düşünerek yapar demektir. Eğer ortalıkta düşünen bir insan varsa bu o insanın paradigmasının olduğunun bir kanıtıdır. Farklı paradigmalar bilimin gelişmesinde etkiliyse “Bilim gereksizdir.” denilse bile; var olup ilerleyeceğinden bilim gereklidir.
Zaten insan tarihe dönüp baktığında; tarihteki insanların düşündüklerini bildiğinden şimdi kendisinin bu bilim seviyesine nasıl geldiğini bilir. Eğer tarihteki insanlar düşünmeseydiler ot gibi gelip ot gibi giderlerdi. Bundan dolayı tarihte düşünen insanlara baktığımızda; çoğu bir şeyler bulmuş, farklı paradigmalardan, farklı bilgilere ulaşmışsa, bu insanların düşündüğünü paradigmalarının olduğunu, dönemlerindeki bilimi paradigmalarıyla genişlettikleri ortada ise “Bilim vardır, gereklidir, gelişir, paradigmalardan etkilenir.” demek doğrudur.
Dikkat ettim de sürekli aynı yönde, dairemsi yoldan geçerek, tekrarlanmış adımlarda aynı şeylerden bahsediyorum. Sanırım kutupta dolaşıyorum. Yeter bence bu kadar daha yazardım ama bildiğiniz gibi kutuptayım ellerim dondu.
Bilim Özgürlük İçin gereklidir.”
Evet aynen bu şekilde yazdım. Biraz değil baya bir hatam var ama olsun yoksa nasıl öğreneceğim.
Posted in Ömer Said, Özgürlük İçin, Blog, Diğer
İlk önce hepinizin yeni yılı kutlu olsun.
Yeni yıla girdik derken kendimizi ve kurallarımızı gözden geçirmemiz lazım. Bu yıl içinde neler oldu?, yeni neler vardı?, hayatımda neler değişti? Bu sorulara herkez normal şekilde cevap verebilir. Herkezin kendine göre yeni bir anısı veya olayı vardır.
Ben kendimden bahsederek başlayayım işe; bu sene değişenlerim arasında en önemlisi son 3 aydır bilgisayarla neredeyse hiç ilgilenmemem. Nasıl olduysa oldu. Ailem beni bilgisayarın başından kaldırmayı başardılar. Kitap okumaya ve ders çalışmaya başladım. Ayrıca ileriyi de düşünmeye başladım. Bunlar gibi daha çok var tabi. Ama benim kısa kesmem gerekti.
Eğer bunların yani hayatımızdaki değişimlerin farkına varırsak bir sonraki yılımızı daha güzel ve daha mutlu geçirebiliriz.
Ayrıca okumanızı istediğim bir yazı daha var. Seval Ünver’in yazdığı yeni yılla ilgili kurallarımız. Buradan ulaşabilirsiniz.Gerçekten de sıkı kurallar
Posted in Ömer Said, Özgürlük İçin, Blog, Diğer
Doğaçlamanın kelime anlamı hepimizin bildiği gibi; bir işi yaparken planlı veya plansız ardarda yapılan küçük etkinliklerin toplamıdır. Benim göre doğaçlama benim hareketlerimdir. Davranışlarım, konuşmalarım, giyimim kuşamım, mimiklerim herşeyim doğaçlamayı kullandığım yönlerdir. Hatta son zamanlarımda doğaçlamayı yemeklerimde bile kullanıyorum. Şimdi soracaksınız ‘Sen niye veya neden yemek yapıyorsun?’ diye. Bunun sebebi ben ailemle birlikte yaşamıyorum. Farklı bir evde yaşıyor ve barınıyor olmam.
Doğaçlamanın bir güzel yanı da dikkat çekici olması. Bunu yakın zamanda anladım. Gittiğim her yerde insanların gözüne fazla battığımı düşünüyordum. Fakat bir süre sonra bunların insanların hoşuna gittiğini fark ettim. Beni kıskananların düşünceleri farklı tabi ama kusura bakmasınlar, ben onların düşünceleri için kendimi ve davranışlarımı değiştiremem.
Bilgisayarın güzel olmasının sebebi yazılımın donanımı desteklemesidir veya yazılım farklılığıdır. Pardus’ta doğaçlama tabanlı bence. Şöyle düşünebiliriz; adı Pardus olan bir yemek düşünün, o yemeğe önceden ve hala da birileri tuz veya baharat katıyor. Bunları yapanlar farklı insanlar oldukları için bu olay içerisinde bir doğaçlama ortamı var. Bunun sebebi olarak yemeğin tadıda güzel oluyor. Belki sizde Ratatuy’u izlemişsinizdir. Oradaki büyük aşçının dediği bir sözü vardır. “Herkez yemek yapabilir ancak korkusuzlar kusursuz olur.” diyordu. Bizim yemeğimizde yapılışı da korkusuz olduğu için kusursuz.
Biraz fazla açmış olabilirim konumuzu. Burada bitirmek istemezdim ama bildiğiniz gibi ÖSS’de doğaçlama pek fazla işe yaramıyor. 12. sınıf değilim ama çalışıyorum. Çünkü hedefime ulaşmam lazım. Size kolay gelsin.
Posted in Ömer Said, Özgürlük İçin, Diğer
Pardus'a geçtim geçeli sürekli arayış içindeyim. Pardus ile birlikte Kde4 ve Xfce kullandım.Birde Gnome kullanayım dedim ve gnome 'yi kurdum. İlk başta biraz alışmak için zorluk çeksem de, ayar çekmekte zorlansam da sonunda yapmak istediğimi başardım. Ekran görüntüm:
Evet. Eğer Oxygen simge seti kullansaydım Pardus 2008 li Kde3.5' e benziyor olacaktı. Bu haliyle bile biraz benziyor. Sizde bu masaüstüne sahip olmak için şu adımlar ile Gnome 'yi kurun.
1- sudo pisi ar gnomeproject http://pardus-gnome.prj.be/pisi-index.xml.bz2 -y
Yukarıdaki komut ile depoyu ekleyelim.
2- sudo pisi it -c gnomeproject.base -y
Yukarıdaki komut ile paketleri kuralım.
Paketler kurulduktan sonra bilgisayarımızı yeniden başlatalım. Sonra kdm ekranında (Giriş ekranında) sol altta yuvarlak ve içinde çizgiler olan düğmeye tıklayıp gnome 'yi seçiyoruz ve kullanıcı adınızı ve şifrenizi girip oturumumuzu açıyoruz. Gnome 'niz hayırlı olsun.
Oxygen simge seti ile Gnome
Yukarıdaki gibi masaüstüne sahip olmak için gerekli temel Gnome paketlerini kurduktan
sonra ilk olarak yapmamız geren şeyler panelimizi ayarlamak. Bunun için ilk önce alttaki panelinizi silin. (sağ tıkla> bu paneli sil)
Sonra yukarıdaki panelinizde uygulamalar yerler masaüstü diye yazan yere sağ tıklayıp kaldır diyoruz. Sonra panelde sağ tıklayarak Panele ekle seçeneğini tıklıyoruz ve bir pencere geliyor. Bu pencereden Ana menü 'yü ekliyoruz. Tekrar bu pencereden görev yöneticisiniekliyoruz fakat ismi görev yöneticisi diye geçmiyor. İsmi Pencere Listesi. Daha sonra pencere listesinid e panele ekliyoruz. Sonra Masaüstünü Gösteride panele ekliyoruz ve isterseniz yukarıya koyduğum resimdeki panel gibi yerleştiriyoruz. Paneli Boyutlandırma ve Saydamlaştırmak
Paneli boyutlandırmak içinde panele sağ tıklayıp Özellikleri seçerek, seçtikten sonra
çıkan pencereden boyut: yazan yerden boyutunu ayarlayarak boyutlandırmış oluruz. Saydamlaştırmak içinde yine aynı pencereden Arkaplan sekmesine tıklayarak Sabit rengi seçiyoruz ve Stil 'den matlığını ayarlıyoruz. Pencere, Simge ve imleç seçimi
İlk önce menüyü açıp Sistem > Tercihler Görünüm penceresini açıyoruz.
Buradan bir Özelleştir 'i seçiyoruz ve Simgeler sekmesine geliyoruz ve istediğimiz simgeyi seçiyoruz. Daha sonra Belirteç sekmesini açıp istediğimiz imleç temasını seçiyoruz. Ve kapatı seçip çıkıyoruz. Yararlı Bilgiler
1-Menu simgesini değiştirmek
Bunun için konsulu açıp” su - “ (tırnaksız) komutundan sonra root parolasını giriyoruz ve ardından dolphin yazıyoruz. Dolphin açıldıktan sonra adres çubuğunda /usr/share/icons/ kullandığımız_simge_seti/ boyut_seçip/places/ adresine gidiyoruz. Burada şu isimdeki resmi buluyoruz. start-here-kde.png isimli resmi bulup start-here.png ismi ile değiştiriyoruz.
NOT: İsmini değiştirdiğimiz resmin ismineden bir tane daha resim olduğunda birini değiştirmeden önce ismini hatırlamak için ismini değiştiriyoruz. Örnek: start-here-kde.png yi start-here.png ye çevirirken start-here.png resminin ismini şu şekilde değiştirerek start-here-1.png yaparak diğer resmin ismini değiştiriyoruz.Böylece resimleri bir birinin üzerine yazmamış oluyoruz.
İsimlerini değiştirdikten sonra yukarıda anlattığım gibi Simge seçimini açıp başka bir simge açıyoruz sonra tekrar değişiklik yaptığımız simgeyi açıyoruz ve böylece değiştirdiğimiz resmi aktif ettiriyoruz.
Umarım anlatabilmişimdir.:)
Yok ben resimden bir şey anlamadım diyorsanız işte yeni blogumdan gerçeğini görebilirsiniz.
Öncelikle Sistem ayarlarını açıyoruz. Sistem ayarlarında Gelişmiş sekmesine tıklıyoruz. Daha sonra
Masaüstü Teması Ayrıntısını açıyoruz.


Yukarıdaki şekilde görüldüğü gibi Renk şeması, Panel Arkaplanı, Kickoff, Görev Ögeleri, Parçacık Arkaplanı, Şeffaf arkaplanı......vb. Yerlerin tema ayrıntısını yapabilirsiniz.Daha sonra ayarlamaları kendi zevkimize göre ayarladıktan sonra uygula butonuna basıyoruz ve karşımıza aşağıdaki görüntü geliyor.

Yukarıdaki pencerede anlatılmak istenen Görünüm ayarlarını açıp, yapmış olduğumuz temayı seçeceğiz.

Tema: yazan yerde tema seçili değil. Biz bu temaya tıklayarak açılan yerde (aşağıdaki resimdeki gibi) “(Özelleştirilmişi)” seçiyoruz ve uygula tuşuna basıyoruz.

Benim yaptığım temada Analog Saat Air temasına ait. Sistem Disk alanını gösteren tema ise Arezzo ya aittir.

İyi kurcalamalar ve bol Pardus'lu günler.........
Tabi 2.sinde i Urban Terrorda silindi.Sonra yine müdür hatası verdi.Sonra Öİ formuna yazdım yine cevap yok. Dedim buna hata.pardus.org' a raporlayayım.Hemen raporladım ve bir kaç gün sonra cevap vermişler ve sorunun çözümünü de.
Aslında çokta zor değilmiş.Pardus 2009'u seçmeden biraz aşağıdaki uzum komut satrının sonuna;
mudur=forcefsck
komutu yazmak.Bunu yazdıktan sonra dosya sisteminizi denetleyecekmiş.
Bu müdür hatası ile de ilk hatamı hata.pardus.org'a raporladım.
Benim için büyük, insanlar için küçük bir hataydı.....
Xfce beklediğimden de güzel.Kurcaladıkça beni şaşırtıyor.Kde deki gibi kmenu resmini değiştirmek ve yanındaki kelimeyi silmek veya kendi istediğiniz kelimeyi yazmak çok kolaymış.Bende az önce kurcalarken gördüm. Evet nasıl mı?
Hadi başlayalım.
Kmenu üzerine sağ tıklayın ve özelleştiri seçiniz. kmenunun ister ismini isterde resmini bir iki tık ile değiştirininiz.
Yeni bir Xfce macerasında görüşmek üzere.
Pardusumu güncellemek için Paket Yöneticisini açtım ve dedim şu Pisiye Xfce paketlerini bir aratayım.Birde ne olsun hızır gibi yetişti vallahi Xfce.Hemen kurdum.Yaklaşık 30 MB falan tuttu.30 MB 'a sınırsız bir hız yaşayacaksınız.
Sanırım Pardus 2009 kararlı sürümüne kadar Xfce kullanacağım gibi ama belli olmaz belki hep Xfcede kullanabilirim.
Yaşasın Özgürlük, Yaşasın Xfce
Hemen bir ekran görüntüsü koyayım.

mc Kök dizinine ulaşın.Eğer mc paketi kurulu değilse komut satrında
sudo pisi it mckomutunu vererek paketi yüklemek lâzım. mc komutunu verdikten sonra kök dizinine geçerek /boot/grub/grub.conf dosyasına ulaşıp Fonksiyon tuşları ile düzenlemek gerekir.
Windows açılması için aşağıdaki kodu kopyalayınız veya yazınız Windowslu yere.(Size uygun olarak düzenledikten sonra hdd veya sda1.....gibi)
Eğer mc paketi kurulu değilse: sudo pisi it mc komutunu veriniz.(Boyutu 2 MB 'a yakın)
******" mc " komutu ile grub.conf dosyasına ulaşabilirseniz ilk önce kendi grub.conf dosyasını yedekleyiniz.******
Eğer Windows açılmıyorsa aşağıdaki kodu size göre düzenleyip Grubun İçindeki windowslu yer ile değiştiriniz.(Kendi dosyanızı yedekleyiniz.).
title Windows XP Service Pack 3 ( aslanon)
rootnoverify (hd0,0)
makeactive
chainloader +1
Eğer Pardus açılmıyorsa (ki o daha karışık bence) aşağıdaki kodu deneyiniz.(Kodları kendi grub.conf dosyasından aldım.) Fakat verdiğim kodları kendinize göre düzenlemeniz gerekir).
title Pardus 2009 Beta (aslanon)
root (hd0,4)
kernel /boot/kernel-2.6.30_rc8-120 root=LABEL=PARDUS_ROOT1 vga=791 splash=silent quiet vga=0x31a
initrd /boot/initramfs-2.6.30_rc8-120
***Önemli Not: Kullandığım Pardus Sürümü 2009 Beta
Not: Pardus en son 29.06.2009 da güncellenmiştir. kernel güncellenmiştir.
Eğer dosyalarınız zarar görürse ben sorumlu değilim. =)
bazı arkadaşlar Metin2 adlı oyunu indirmişler. Bende kendimi tutamadım ve indirdim. Boyutu 510 MB civarında.
Pardusta wine adlı programla kurmayı başardım fakat oyunu açamadım.
Bende dedimki boşa gitmesin oyun bir deneyeyim.Hemen elime Windows CD' sini alıp kuruluma başladım. Hop 10 GB alana Windowsu kurdum.(Tabi biliyordum Grubun gideceğini)
Açıldı Windows 1 Dk kadar sürede. Herzaman ki gibi sade bir ekranla.Neyse sıra şimdi Firefox 'u kurmakta.Firefox' u kurdum. Hemen Pardus dosyalarına ulaşmak için Ext2Fsd adlı programı indirip kurdum.Daha sonra Wiki'deki şu belgeyi okudum.
Ve metin2 oyununu Windows'a koyaladım.
Reset atıp Pardus'a geçecektim ama Grub kurulu değildi.Bende Alfa CD ' sini takıp lisans yerine kadar geldim ve
Ctrl + Alt + F1 tuşlarını kullanarak konsolu açtım. Daha sonra Wiki 'deki şu belgeyi okudum. Ve Grubu kurdum.
Birde ne olsun şimdide Windows açılmıyor. Meğersem Grubta yanlış bir şey yapmışım herhalde bu yüzden benim Windows bölümüm (sda1) Pardus bölümü gibi gözüküyor.Ben de sonra Pardus' uma geçerek Alt + F2 ile çıkan pencereye:
kdesu kwrite /boot/grub/grub.conf
yazıp enterladım ve gelen yere şifremi yazdım.
Daha sonra açılan metin düzenleyicideki Grub dosyasında Windowslu bölümü bularak onun yerine aşağıdaki kodları kopyaladım.Tabi burada size uymayan yerleri doğru şekilde değiştirmelisiniz.
title Windows Vista Business
root (hd0,0)
savedefault
makeactive
chainloader +1
Sonra reset atarak Pardus ve windowsu kontrol ettim ve hepsi şuan sağlıklı.
Bu sabah büyük bir macera yaşadım. :)
Pardus 2009 Beta Sysinfo paketinde işlemci özelliklerinde sistemimizin özelliklerini gösterdiği gibi o anda sistemimizin sıcaklık bilgisini de bize sunuyor.
Sysinfo (Sistem bilgisi) 'ne Kmenu > Bilgisayar ve Sistem Bilgilerine tıklayarak sisteminizin tüm özelliklerini (İnternet bağlantısından, Görünüm özelliklerine kadar) her şeyi öğrenebilirsiniz.

Bildiğiniz gibi dosya ve klasörlerde konsolu açmak için konsola cd dizinadi veya dizin içinde F4 tuşunu kullanmak zorunda kalıyorduk.Oysa daha basit bir yolu varmış.Bende yeni bir .py li dosyamı çalıştırmak için konsolu açmıştım.yanlışlıkla bir dizini konsolun içine sürükledim.Sonra aşağıdaki görünümü gördüm ve hayret ettim.

Üstelik bu yöntem ile dört tane komut ve yapıştır şeçeneği olduğundan daha kullanşlı oluyor.(benim açımdan:D).Yani bir dizin içinde konsolu açmak için illaki F4 tuşunu ve cd komutunu kullanmaya gerek yok.
İşte özgürlük böyle bir şey olsa gerek..........

























