Eğer Windows ya da Mac OS’tan Linux’a yeni geçtiyseniz, alışmanız gereken yeni bir kavram var demektir. Bu kavram masaüstü ortamıdır. Masaüstü ortamı, herşeyin kodlarla da yapılabildiği Linux sistemlerde, işlerimizi grafik arabirim kullanarak yapabilmemizi sağlar. Bu kavramı öğrendiğinizde Linux’un ne kadar ucu bucağı olmayan, sınırsız gelişime açık bir yapı olduğunu anlamanız daha da kolaylaşacaktır. Şimdi adım adım,, masaüstü ortamının ne demek olduğunu ve türlerini öğrenelim. Kavramın adından yola çıkarak, eğlenceli bir benzetme ile açıklamaya çalışacağım.
Bir masa hayal edin. Tahta bir masa…Üzerinde beyaz üstüne kırmızı puantiyeli bir örtü olsun. Örtünün üzerinde daire şeklinde tabaklar, kısa kalın bardaklar, gümüş kaplı çatallar ve üzerinde ayıcık resimleri olan peçeteler olsun.
Şimdi bir masa daha hayal edin. Bu masa da tahta…Diğeriyle aynı ağaçtan yapılmış. Üzerinde beyaz üzerine mavi kareli bir örtü var. Örtünün üzerinde de kare şeklinde tabaklar, ince uzun bardaklar, krom çatallar ve düz beyaz peçeteler var. Ek olarak bir de ortada bir sürahi var.
Birbirinden farklı iki masa…Özleri aynı. İkisi de aynı ağaçtan yapılmış. Ama üst görüntüleri farklı. İkisinde de amaç aynı ama kullanılan araçlar ve görüntü farklı. İşte Linux masaüstü ortamları böyledir.
Tahta masa Linux çekirdeği ise üzerindeki her türlü aksesuar da masaüstü ortamıdır. Masa örtüsü, kullanılan masaüstünün teması, masadaki her türlü aksesuar da işlerimizi yaparken kullandığımız, o masaüstü ortamı bünyesinde geliştirilen yazılımlardır. Bu komik örnekle durumun temelini aktarmayı başarabildiğimi ümidederek şimdi konuyu biraz daha spesifik bir hale getirmeye çalışacağım.
Linux’ta belli başlı masaüstü ortamları Kde, Gnome, Xfce ve Lxde’dir. Aslında birbirinden farklı başka masaüstü ortamları da var. Ben en yaygın olanları saydım. Bu ortamların her birinin farklı görüntüsü ve farklı ön tanımlı yazılımları var. Örneğin Gnome ortamında müzikçalar olarak kullanılan yazılım Rytymbox iken Kde altındaki Amarok…Bir diğer ayırdedici unsur, masaüstü ortamlarının görüntüleridir. Kde, daha süslü, efekt destekli bir çalışma ortamını tercih ederken, Gnome ve Xfce nisbi olarak daha sade bir görünüm sergilerler. Tabi masaüstlerinin varsayılan halleriyle kullanıldığı, Linux dünyasında pek ender görülür. Kullanıcılar, tercih ettikleri masaüstü ortamı ne olursa olsun, onu kişiselleştirmeye meyillidirler. Bu yüzden birbiri ile aynı görünen Linux masaüstü bulmak zordur.
Bu ortamların yazılım ve görünüm tercihleri, performanslarını da etkiler. Dördüncü sürümüyle Kde, en çok sistem kaynağına ihtiyaç duyan masaüstü ortamıdır. Ama tedirgin olmayın. Diğerlerine kıyasla daha fazla sistem kaynağına ihtiyaç duymasına rağmen, asla Windows Vista ya da Seven gibi donanım oburu değildir. Tüm görsel efektleri ve işlevsel fonksiyonları etkinleştirildiğinde dahi ortalama bir işlemci ve 2Gb bellekle rahatlıkla çalışır. Hatta referans almak isteyen okuyucularıma aşağıdaki sistemde Kde4′lü Pardus 2009.2′nin harikulade çalıştığını da söylemiş olayım.
İşlemci : Amd Mobile Sempron 1.8Ghz 512Kb ön bellek
Bellek : 2GB 333Mhz Ddr
Ekran Kartı : Ati Radeon X200 128MB
Sabit Disk : 80GB 4500rpm 2MB ön bellek
Gnome, Kde4 gibi süslü püslü olmamakla birlikte oldukça sade, kullanımı ferah ve uzun süredir sürüm atlaması yaşamadığından son derece kararlı bir alternatiftir. Kendi bünyesinde görsel efektler içermez ama Compiz Fusion’la müthiş uyumludur. Halihazırda Compiz Fusion’un efektleri, kendisini örnek alan Kde4′ün efektlerinden çok daha canlı ve akıcıdır. Yukarıda konfigürasyonunu verdiğim bilgisayarı Gnome masaüstünde çalışan Ubuntu Linux ile de kullanıyorum. Sanki Kde4′lü Pardus’tan biraz daha rahat çalışıyor gibi görünüyor.
Xfce, sadeliği hedef almış bir masaüstü ortamıdır. Bu sebeple içerdiği öntanımlı yazılımlar ve görünüşü de sistem kaynaklarını çok fazla tüketmeyecek bir tarzdadır. Düşük konfigürasyonlu bilgisayarlara hayat vermek için iyi bir seçenektir. Bunun bir adım ötesi Lxde’dir. Bir kez Mandriva’yı Lxde ile kurarak denemiştim. Performans için biçilmiş kaftan. Ne varki görsel açıdan pek bana hitap etmedi. Xfce, Lxde’ye göre daha güzel. Üstelik varsayılan olarak pencere ve menü gölgesi gibi kompozite özelliklerini de destekliyor.
Tüm bu farklılıklarına rağmen saydığım tüm bu masaüstlerinde Compiz Fusion’un kullanılabildiğini de belirtelim. Yani hangisini seçerseniz seçin, görsel olarak bir handikap yaşamayacaksınız. Gördüğünüz üzere, Linux’ta seçenek bol, seçmek zor. Sürekli makyajlanan aynı Windows’u kullanmaktan sıkıldıysanız, Linux’ta masaüstü çeşitleri açık büfe…Denemeye bekleriz.















