10
Eki

Pardus'ta staj yaparken, camia koordinatörlerimizden Koray (Löker), CeBIT Bilişim Eurasia 2011 için faydalı olabileceğini düşünerek geçmiş yıllarda fuarda edindiğim tecrübeleri paylaşmamı istemişti. Ben de, fuarda görev de alarak daha fazla yardımcı olmayı teklif ettim. Pardus ekibinde fuar organizasyonuyla görevli olan Nihan (Katipoğlu) ile birlikte çalışmalara başladık. Eksik, hatalı yaptığımız işler de oldu ama genel olarak oldukça başarılı bir organizasyondu.

Geçen seneden farklı olarak, daha düzenli bir stand yerleşimi vardı. TÜBİTAK'a ayrılan 100 m2 alan içerisinde Pardus ekibinin yanı sıra AKİS ve MAM'a ayrılmış alanlar da bulunuyordu. Ek olarak SIGMA R&D ekibinin Pardus yüklü bir bilgisayar ve Kinect algılayıcısı ile geliştirdiği, el hareketleri ile bilgisayarı yönetebilmenizi sağlayan Doğal Arabirim (İng. Natural Interface) isimli projesi de standımıza renk katan bir gösteriydi.

Gönüllülerimiz, Pardus tanıtırken yorulmak nedir bilmeden, 4 gün daha olsa, 4 gün daha anlatırız dediler. Aynı anda birden fazla ziyaretçi ile ilgilenirken, bir yandan da gelemeyenler için Twitter'da ve Özgürlükİçin'de paylaşımlarda bulundular. Hepsi birer süper kahraman ve kocaman bir tebriği sonuna kadar hak ediyorlar.

  • Her saniye, olaylara hakimiyeti ile koordinatör ünvanının hakkını tam anlamıyla veren Nihan Katipoğlu'a
  • Evinde otururken bile, benim stand alanında yapabildiğimden fazlasını yapan görünmez kahraman Mete Bilgin'e
  • Güzel işler yapmak için bir üst sınır olmadığını bana öğreten, eski topluluk yöneticilerimiz Ali Işıngör ve Gizem Belen'e
  • Benim için bir Pardus geliştiricisinden daha çok, bir "abi", bir arkadaş olan Ekin Meroğlu, Gökmen Göksel, Fatih Arslan ve Akın Ömeroğlu'na
  • Beni kırmayıp ziyaretimize gelen Özgürlükİçin topluluk yöneticisi Zeki ve dünyalar tatlısı eşi Şebnem Bildirici'ye
  • Fuardaki varlığıyla hepimizi güvende hissettiren Uğur Eke'ye
  • Pardus'a katkılarının karşılığı asla ödenemeyecek olan, kısa ziyareti ve uzun sohbetiyle hepimizi keyiflendiren Necdet Yücel'e
  • Kıskanılası havalı işlerle uğraşan Eren Türkay'a
  • Özgür yazılım için mücadelelerine gönüllü olarak da devam eden eski stajyerlerimiz Caner Başaran, Merve Karabulut, Tuncer Çolak, Uğurcan Ergün ve Sinem Oğuz'a
  • Bir ara akıllı tahtayı kendisine hediye etmeyi düşündüğümüz, yorulmadan/dinlenmeden Pardus anlatan İ. Murat Gökbulut'a
  • "2010 yılında tadı damağımızda kaldı" diyerek bu sene de aynı heyecanla gönüllü olan Filiz Günel, Ülgen Sarıkavak, Zeynep Dikici'ye ve çok istiyor olmalarına rağmen çeşitli sebeplerle sadece bir gün aramızda olabilmiş Umut Albayrak, Göktuğ Korkmaz, Hüseyin Özkan ve Fırat Zencirci'ye
  • Bu sene ilk defa gönüllü olan ve tanıştığıma çok memnun olduğum Ebubekir Akgül, M. Sami Gürpınar, Murat Açıkgöz, Murat Savaş, Nesrin Kalender, Samedhan Karameşe'ye

ayrıca orada bulunup gücümüze güç katan, isimlerini anmadan geçemeyeceğim Serdar Dalgıç, Pamir Talazan, Kaan Özdinçer ve Bertan Gündoğdu'ya koordinatörlük görevinde beni yalnız bırakmayıp destek oldukları için hem kendi adıma hem Pardus projesi adına teşekkür ederim. Bu isimlerden bir tanesi bile eksik olsaydı, bu organizasyon bu kadar güzel olamazdı.

Bu "gönül"e bu teşekkür yetmez ama, iyi ki varsınız!

16
Eki
Özgürlük İçin topluluğu olarak 7-12 Ekim tarihlerinde cebit 'teydik. Pardus standında soruları yanıtladık, binlerce cd dağıttık, güldük, eğlendik. Bu 6 günlük süreçte biraz hasta olsam da gerçekten çok eğlendim :) Çok güzel insanlarla tanıştım. Şimdi aklıma gelenler Ali Işıngör, Deniz Silahcılar, Seda Akay, Akın Ömeroğlu, Deniz Ege Tunçay, Uğur Çetin, Anıl Saka, Süha, Ulaş, Tuğçe, Işıl, Anıl, Yılmaz, Ahmet Aygün ve tabiki Ayşe :P

Bu süreçte bıkmadan usanmadan Pardus 'u tanıtan, sorulara içtenlikle cevap veren herkese teşekkür etmek istiyorum. Bir daha ki topluluk etkinliğinde umarım bu güzel insanlarla bir daha çalışma fırsatı bulurum...

Şu an Tekirdağ 'a geri dönmüş bulunuyorum. Hızlı geçen bir haftadan sonra sakinlik iyi geliyor :)

Hoşçakalın!
12
Eki

CeBIT’teydik efenim. Standımızda turuncu tişörtlerlü gördüğünüz herkes, topluluğumuzun birer üyesi, katkıcısı. Sabırla ve her şeyden önce keyifle anlattık insanlara; Pardus nedir, yenir mi? Onlara Pardus’un ne kadar lezziz bir ürün olduğunu ve faydalarını anlattık. Çalışan Disk’lerden ve Kurulan Disk’lerden oluşan 4000 bin cd’miz oldukça kısa sürede ” tükendi“, sömürüldük resmen. Bu beş günlük süre içerisinde aramıza katılamayan Orhan Gültekin’in Çorum’dan bize gönderdiği leblebileri yedik afiyetle.

Bir çok üniversiteden bir çok öğrenci veya yetkiliyle görüştük; bizden okullarına bir ziyaret gerçekleştirip Pardus’u tanıtmamızı istediler. Oldukça sevindik, mutlu olduk. Yüzümüz güldü. Yüzümüzü daha da güldürmek isteyenler, Özgürlükİçin.Com forumlarımızda “Gönüllü Çalışmalar” başlığı altından bize ses verebilirler, elbet yöneticilerimizden biri konu başlığına doğru bir hamle gerçekleştirecektir!

Teşekkür edilecek çok insan var. Ali Işıngör’e, Akın Ömeroğlu’na, Seda Akay’a, Uğur’a, Işıl Poyraz’a, Cihan Okyay’a, Soner Aktaş’a, Ahmet Aygün’e ve daha adını sayamadığım (malum, fuar dönüşü yorgunluğu var üstümde) tüm arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum.

Chip Online, bizim standımıza uğrayarak Soner Aktaş ile ufak bir röportaj yapmışken, ShiftDelete.Net de Erkan Tekman ile röportaj gerçekleştirmiş.

Son olarak, ellerinde fuar alanından çekilmiş fotoğrafları bulunan arkadaşlar bir şekilde bana e-posta ile bu kareleri ulaştırabilirlerse çok çok sevineceğim…

Herkese bir kez daha teşekkür ederim; yorulduk belki de ama çok güzel de vakit geçirdik. Tatlı bir yorgunluk üstümüzdeki…

Varsa bir yorumunuz, sizi şöyle alalım.