Elinin tuttuğu, gözünün gördüğü her şeyin patentini almaya çalışan Apple’ın, son olarak da App Store’u markalaştırmak istemesine tepki gösteren firmalar arasına Microsoft da katıldı. Microsoft Ocak ayında bu durum için mahkemeye başvurmuş ve “App Store”un çok geniş bir isim olduğunu ve markalaştırılmaması gerektiğini belirtmişti. Apple ise App Store ifadesinin, Microsoft’un yorumladığı gibi “süper market” anlamında bir terim olmadığını düşünüyor. Microsoft’un bu yaklaşımı Apple’a göre yanlış. Aynı sistematikle düşünüldüğünde “Windows”un da bir marka olmaması gerekiyor. Zira bir evin parçası olarak düşünülebilir. Yani anonim bir ifade…
App ifadesi application sözcüğünün bir parçası gibi algılanabilir. Store da zaten mağaza/market anlamına geliyor. Bu açıdan Microsoft, savında haklı gibi görünüyor. Ama kendisi bir evin parçasının ismini markalaştırmakta beis görmemiş. Bu açıdan bakınca Apple da haklı.
Kapitalist sistemin aç gözlülüğünün, sahip olmanın yarattığı koruma dürtüsünün ve bu dürtünün beslediği kaybetme korkusunun zavallı bir özeti aslında bu tablo. Bu zavallı tabloya üçüncü bir açıdan bakan bir Linux kullanıcısı olarak benim görüşüm ise mahkemede belge olarak kullanılamayacak cinsten: Al birini vur ötekine…
Hemen hemen tüm Linux dağıtımlarının, özgürce ve sessizce, markalaştırmadan, kullanıcılarına sundukları Depo kavramını, üç beş sözcüğün üzerine ipotek koyarak ticari emellerine araç eden şu zihniyetler ne kadar da komik. Size “gelin özgür yazılım kullanın” demeyeceğim. Zira özgür olmayı seçip seçmeme özgürlüğünüze saygı duyuyorum. Ama en azından yerkürede hegemonyası kurulmak istenen düzenin farkında olun. Cebinin derdine düşmüş aç gözlülerin kölesi olmayın.















