1
Mar

İşte Kde4 Sistem Ayarları’nın en neşeli kısmı. Tüm sisteminize hareket katmak sizin elinizde. Ateşli, kıpır kıpır bir çalışma ortamı için yapmanız gereken tek şey masaüstü efektlerini etkinleştirmek. Efektler sistemin işlem gücünü epeyce kullandığından kimi kullanıcılar tarafından pek tercih edilmese de gölgeli pencerelerin yarattığı derinlik etkisi, komut verilen pencerelerin işlemleri türlü sevimli hareketlerle gerçekleştirmesi ve masaüstleri arasında uçarcasına yapılan geçişler genel olarak kullanıcıların çok hoşuna gidiyor.

Genel
Bu sekmede masaüstü efektlerini açıp kapatabilirsiniz. Her şey sadece sizin kontrolünüzde. İşlemcisi ya da ekran kartı zayıf bir bilgisayar kullanıyorsanız masaüstü efektlerini kapatmanız, diğer uygulamalarınıza daha fazla güç sağlamak açısından faydalı olacaktır. Diğer yandan şunu da söylemek gerekir ki 1.8Ghz Amd Sempron işlemcili, 2GB 333Mhz bellekli ve 128MB Radeon X200 ekran kartlı bir dizüstü bilgisayarda Kde masaüstünü kullanan Pardus, masaüstü efektleri açıkken  rahatlıkla çalışıyor.

Genel sekmesinde pencere ve masaüstü değiştirme efektlerini de hızlıca seçmek mümkün. Ayrıca efektlerin hangi hızda çalışacağını da bu ekranda belirleyebilirsiniz.

Tüm Efektler
Sistemin tüm artistik hareketleri burada. Bu ekranda etkinleştireceğiniz Sihirli Lamba ile uygulama pencereleriniz görev çubuğuna su gibi aksın. Kaydırma efekti ile uygulamalar şık efektlerle açılıp kapansın. Çalışmalarınız arasında bir sunumun slaytları gibi dolaşın. Hatta siz çalışırken arka planda tatlı bir kar yağışı size eşlik etsin. Sisteminiz size sıkıcılıktan uzak, kullanımı kolay, performanslı ve neşeli bir çalışma ortamı vaadediyor.

İşlerinizi dans eder gibi, ayaklarınız yerden kesilerek yapacaksınız. Pardus’la çalışmalarınızın bitmesini hiç istemeyeceksiniz.


18
Şub

Bu inceleme için hayli geç kaldım aslında. Zira 20 Ocak’ta 2011 sürümü yayınlanan, Linux dünyasının en keskin tırnaklı, en sivri dişli, en yırtıcı dağıtımını geç de olsa bir süredir aktif olarak kullanıyorum. Aslında bir açıdan bakınca bu gecikmiş incelemem iyi. Çünkü aceleci ve dolayısıyla ön yargılı bir değerlendirme yapmaktan da sakınmış oldum. 2007.3′ten 2008′e geçtiğimizde çok fazla sarsılmamıştık. Ekran kartlarımızın sürücülerini kolayca yüklememizi sağlayan görüntü yöneticisi bizleri epey sevindirmişti ama Kde3 serisi ile devam edildiğinden, en azından gözümüzün gördüğü çok değişiklik yoktu. 2008.2′den 2009′a geçiş ise hayli sarsıcı olmuştu. Kde dördüncü sürümüne yükselmişti ve bizi bambaşka bir masaüstü deneyimi bekliyordu.

2009.2′den 2011′e geçiş ise tam anlamıyla salladı bizi. Pardus biraz daha farklı göründü gözüme. Kde 4.4′ten 4.5′e geçilmesiyle sistemin genelinde görünen görsel hoşluk ve performans iyileşmesi bir yana, artık Pardus’un kişiliğini sergileyen unsurlar da daha bir dikkat çekiyor. Bu hızlı girişle filmin son sahnesini gördük. Gelin, şimdi en baştan başlayalım ve neler olmuş görelim.

Yeni Yalı…Pek yakışıklı…
Kalıp dosyamız artık 700MB’lik bir CD’ye sığmıyor. Kendisi artık 1.1GB büyüklüğünde bir DVD kalıbı. DVD’den başlayan sistemimizde ilk önce yakışıklı yırtıcının suretiyle karşılaşıyoruz. Durun!..Sisteminizin ayarlarıyla oynamayın. 2009 serisindeki Lal rengi 2011′de yerini gri/füme kombinasyonuna bıraktı. İşte bu yeni Yalı…Ya da benim taktığım ismiyle YAlışıkLI…

Yeni Yalı, ekran tasarımıyla, kullanılan renklerle öncekinden epey farklı, daha şık ve ağır görünümlü. Disk bölümlendirme ekranı hariç diğer ekranlar, önceki sürümden çok farklı değil ama disk bölümlendirme bambaşka bir hale bürünmüş. Ubuntu’dakine benzer, ağaç görünümlü bir disk yapısı var artık karşımızda. İlk defa kullanan, benim gibi orta halli bir kullanıcı için biraz şaşırtıcı bir deneyimdi. Birazcık duraksadım ama Ubuntu’nun kurulum ekranına aşina olduğumdan başardım. Ne varki Linux’a yeni başlayacak bir kullanıcı için yeni disk bölümleme ekranı biraz zor ve ürkütücü. Ne yapmalı nasıl etmeli bilmiyorum. Henüz önerebileceğim olgun bir şeyler yok kafamda. Eğer Lvm ve Raid gibi fonksiyonların da eklenmesi sebebiyle ağaç görünümünden vazgeçilemiyorsa belki de disk bölümlendirme ekranında sağlam bir kılavuz metin düşünülebilir hızlı bir çözüm olarak (Bu cümlemle taşı sevgili geliştiricilerimize değil biz gönüllülere atıyorum. Talep beklemeden, olası tasarım/içerik çalışmalarımızı hazırlayıp sunmamızda hiçbir sakınca yok, büyük faydalar var).

Her zaman her yerde…En büyük Kaptan!
Kurulumdan sonra sistemi ilk başlattığımızda daimi ev sahibimiz Kaptan karşılıyor bizi. Aslında Kaptan’ı eskiden beri gereksiz bulmuşumdur ama bu kez sanki (belki de yenilenen tasarımından dolayı) Pardus’u diğer dağıtımlardan farklılaştıran önemli bir özellik olarak gördüm ve sevdim. Kullanıcı ile Pardus arasında kullanıcı-kullanılan ilişkisi dışında farklı bir bağın da kurulmasına yardımcı olan Kaptan, Oxygen ile Milky 2 simge setleri arasında seçim yapmamıza da olanak sağlayarak, resmi ve gönüllü Pardus forumları ile e-posta listelerindeki “Milky güzel/değil” tartışmalarına da ebediyyen son vermiş. Bravo Kaptan!

Sütlü sütlü…Ohhh…Misss…
Biraz sönük kaldığını düşündüğüm Milky 1′den sonra Milky 2 son derece sıcak göründü gözüme. Simgeler artık daha hacimli görünüyor. Belki varsayılan klasör renginin sarı yerine mavi tonlarından biri olarak belirlenmesi daha iyi olabilirdi. Ama belki de klasörlerin Oxygen’e benzememesi, setin geneline sıcak renklerin hakim olması gibi kaygılar gözetilmiştir düşüncesiyle buna pek takılmıyorum. Tüm klasörlerin rengini aynı anda değiştirebilmenin yolunu bulmaya çalışacağım artık.

Milky 2 için bir öneri geliştirmek isteseydim, araç çubuğu simgelerinin daha da sadeleşmesini isterdim. Bespin temasının (depomuzda Bespin simge seti yok) simge setinde, pencerelerin araç çubuklarındaki düğmeler tek renk (siyah). Yine Ubuntu’da tecrübe ettiğim Faenza simge setinde de pencerelerin araç çubuklarındaki düğmeler tek renk (siyah). Bu tek renklilik, pencerenin görünümün sadeleşmesinde oldukça etkili ve son derece güzel bir görünüm yaratıyor.

Milky 2′nin kişiliği tamamen kendine özgü. Biraz daha ışıltılı bir simge seti kullanmak isteyenler ise Pardus 2011′le yüklü gelen Oxygen’i kullanabilirler.

Daha zengin ve yepyeni görünümlü bir Paket Yöneticisi
Pardus 2011′in paket deposu, yeni yayınlandığını göz önünde bulundurursak içerik açısından fena değil. Henüz Xfce masaüstü paketleri depoda değil. Onlar da katıldığında hatta Çomak Projesi tamamlanıp da Gnome paketleri de eklendiğinde gayet ele avuca gelir bir içeriğe kavuşacak.

Yeni paket yöneticimiz gayet gösterişli. Efektler, animasyonlar ve farklı pop-up pencereler kendisine oldukça hoş bir hava katmış. Paketleri, tüm paketler, kurulu paketler, kurulabilir paketler ve güncelleme paketleri şeklinde ayrı ayrı sekmelerde görebiliyoruz. Sistemin geneliyle görsel uyumluluğun sağlanması açısından, sekme kullanımı yerine standart araç çubuğu ve düğmelerin kullanılması belki daha hoş olabilir. Böylece, pencerenin sağ alt köşesine konumlandırılmış “Paketleri Kur/Kaldır” düğmeleri araç çubuğuna taşınabilir.

Kde 4.5 ve Oxygen pencere teması
Kde’nin 4.5.4 sürümü 2011′in performansına son derece olumlu etki etmiş. Masaüstü efektleri gayet akıcı çalışıyor ama daha iyi olabilir/olmalı. Bunda X sunucusu ve ekran kartı sürücülerinin de (ekran kartım Amd Radeon HD3850) muhakkak etkisi var. Umuyorum ki X ve ekran kartı sürücüleri kendilerini daha geliştirirler. Şimdilik Amd’nin sunduğu sahipli sürücü yerine açık kaynaklı sürücüyü kullanıyorum. Özellikle yüksek çözünürlüklü (1920x1080x25fps) video dosyalarının oynatılmasında daha performanslı gördüm.

Oxygen pencere temasını bir türlü sevemedim. Bana çok donuk geliyor. Temadaki tek ışıltı başlık çubuğundaki ışık efekti. Orta ya da Bespin temalarında olduğu gibi tüm pencereyi kaplayan bir gradyan Oxygen’e çok yakışırdı oysa…Ben Pardus’umda Bespin kullanıyorum. Hem Oxygen’e göre daha hacimli bir görüntü arzediyor hem Xbar’la uyumlu hem de kendi gölge motorunu değil masasüstü efektlerindeki gölge motorunu kullandığı için çok daha güzel bir gölge efekti sunuyor.

Ortaya karışık…Zengin uygulama menüsü…Clementine faciası…
Kde4′ün kullanışlı uygulamaları ve eksiksiz ofis seti Libre Office, Pardus 2011′le kurulumda geliyor. Dolayısıyla sistemi kurduktan sonra, müzik dinlemek, film izlemek, ofis dosyalarıyla çalışmak, Twitter hesabınıza masaüstünden erişmek, hatta internet günlüğünüze erişmek için uygulama kurmak zahmetine girmenize hiç gerek yok. Kurulumdan sonra hepsi elinizin altında. Ya e-postalarınız, takip edeceğiniz rss adresleri, kontak listeniz, notlarınız? Onlar için de Kontact hizmetinizde. Tek uygulama ile tüm bu iletişim ihtiyaçlarınızı son dere basit ve hızlı bir şekilde karşılayabiliyorsunuz.

Durun bitmedi. Adalar vapurundaki cevval satıcılar gibi…”Bunlarla birlikte”…Video düzenleme için Kdenlive, fotoğraf arşivinizi yönetmek ve resim dosyalarındaki basit düzenlemeler için Gwenview, profesyonel imaj düzenleme ihtiyaçlarınız için Gimp ve bilgisayar kullanma deneyiminize bambaşka tatlar katacak pek çok uygulama da Keskin Diş’in 2011 sürümünde…

Uygulama yelpazesinde beni hayal kırıklığına uğratan tek nokta Amarok yerine Clementine’in gelmesi oldu. Bunun sebebini bilmiyorum. Belki teknik açıdan geliştiricilerimizin işini kolaylaştıran avantajları vardır Clementine’in. Ama ne olursa olsun Clementine geçmişin izlerini taşıyor. Arayüzü Kde3 döneminden Amarok 1 serisi ile aynı. Görüntü itibariyle sistemin geri kalanı ile uyumsuz. Ayrıca podcast desteği yok. Gerçi Amarok 2 depoda var. İsteyen kurup kullanabilir. Ama depodan kurulan Amarok’u bir türlü Türkçe’leştiremedim. Temennim Türkçe Amarok 2′nin 2011.1′de aramıza geri dönmesi yönünde…Sistemin hep göz önünde olan lokomotif uygulamalarında yapılan değişiklikleri pek doğru bulmuyorum.

Görünen o ki çevik güzellik, 2011 sürümüyle dişlerini bilemiş. Çomak projesi ile de avına atılmak üzere iyice gerilmiş bir yırtıcı görünümünde…Koşmaya başladığında ne kimse kaçabilecek ne de birşey kurtulabilecek.

Son sözler…
Pardus’u kullanmalı mısınız? Maalesef buna ben cevap veremem. Pardus, kullanmadan asla tadamayacağınız bir deneyim vaadediyor. Şu ana dek Pardus kullanıcısı yaptığım arkadaşlarımın hiç birine Pardus’u tavsiye etmedim. Sadece yarım saat kullandırdım. Şimdi ise gayet mutlular. 2011 içinse bu süre 1 dakika. Yani bildiğiniz anlamda ilk görüşte aşk…

Aşık olmaya hazır mısınız? Buyurun o zaman. Pardus burada


1
Eki

Blender ile hazırlanan kısa animasyonlar arasına en sonunda Sintel de katıldı. Blender EnstitüsüElephants Dream (2006), Big Buck Bunny (2008), Kajimba (2009), daha bir çok kısa animasyonun ve YoFrankie! (2008) isimli ufak bir oyunun ardından söz verilen tarihte yani 30 Eylül’de yaklaşık 15 dakikalık animasyonu yayınlandı. İzledim, pek de bir sevdim.


Sintel (2010) – İzlemek için buraya tıklayın.

Animasyon, yalnız yaşayan genç bir kızın yaralı olarak bulduğu yavru bir ejderha ile arasında oluşağın bağı, bu yavrunun başka büyük bir ejderha tarafından kaçırılmasını ve genç kızın onu bulmak için çıktığı uzun bir yolculuğu konu ediniyor.

Sintel’in ve diğer animasyonların hazırlanmasında kullanılan Blender; Autodesk 3Ds Max, Autodesk Maya gibi alternatiflerinin aksine Linux, Mac OS X, Solaris ve Windows platformları için ücretsiz edinebileceğimiz, açık kaynak kodlu ve başarılı bir üç boyutlu modellendirme ve canlandırma uygulaması. Üç boyutlu tasarımla ilgilenen herkesin kesinlikle şans vermesi gereken bir uygulama olduğunu söyleyebilirim.

Eğer nasıl bir şey olduğunu merak ediyorsanız, önünüzde indirebileceğiniz iki sürüm olacak. İlki, 2.49b kararlı sürümü, ikincisi ise 2.5 serisi beta (yani kararsız) sürümü. 2.54 sürümü ile birlikte Blender artık yeni bir arayüze kavuşuyor, kendi adıma da söyleyebilirim ki, yeni arayüz eskisine göre başlarda alıması zor gibi görünse de aslında işimizi daha da kolaylaştırıyor.

Unutmadan, Pardus kullanıcıları da Paket Yöneticisi aracılığıyla Blender’ın kararlı sürümünü sisteminize rahatlıkla kurabilir.

Sintel’i YouTube üzerinden izleyebilir ya da dilediğiniz dosya türü olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Aynı zamanda Blender Enstitüsü tarafından duyurulmuş ve Blender ile hazırlanmış diğer animasyonlara da buradan ulaşabilirsiniz.

30
Eyl
Sintel'den bahsetmiştim, hatırlarsınız. Kısa bir süre önce tamamlan animasyon, fiziksel ortamdaki açılışından sonra, az önce de İnternet üzerinden yayınlandı.

Film ve altyazıları sintel.org'dan indirebilir ya da YouTube üzerinden izleyebilirsiniz.

12
Ağu
Az önce BlenderNation'da gezerken gördüm Memory'yi. Blender'la yapılmış oldukça etkileyici bir kısa film. Romantik bilim kurgu tarzındaki animasyonun yönetmeni ise Junichi Yamamoto.



Memory hakkında daha fazla bilgi edinmek için filmin internet sayfasını kontrol edebilirsiniz.
25
Kas
Eğer fırsatım olursa yakın zaman içinde bir dur çek animasyon yapımının nasıl gerçekleştirileceğini anlatır detaylı bir nasıl belgesi yayınlayacağım. Bu işi yapmak için de kısa bir süre önce Pardus depolarına eklenen Stopmotion'ı kullanacağım. Stopmotion oldukça yetenekli bir program, tanıtımını bahsettiğim yazıda yapacağım için doğrudan konuya geçeceğim şimdi.

Stopmotion'un kamera desteği bulunmaktadır ve çeşitli konsol araçlarıyla kameradaki görüntüyü alarak işleyebilmektedir. DV kameralar için Dvgrab ve internet kameraları için de vgrabbj kullanılabilmektedir.

vgrabbj Pardus depolarında yok, paketini oluşturacaktım fakat uzun süredir geliştirilmediğinden oldukça eski ve derlemeyi bile başaramadım. Bir kaç derleme hatasını giderdim ama henüz fazlasıyla var :) Bu yüzden derlenmiş sürümünü kullanmaya başladım, kendim derlemeyi ve paketini yapmayı başarıncaya kadar. Eğer olası riskleri göze alıyorsanız yazının kalanını okumaya devam edebilirsiniz.


  • vgrabbj'ın Debian paketini indirin.
  • Arşiv dosyasını açın ve arşiv içinden çıkan data.tar.gz arşivini de açın.
  • Data dizinin içindeki dosyaları "/" dizinine kopyalayın (ne yaptığınızın farkında değilseniz yol yakınken vazgeçin bence :) ).
  • ftplib'i indirin, arşiv dosyasını açın, libftp.so.3.1 dosyasının ismini libftp.so.3 olarak değiştirin ve bu dosyayı /usr/lib dizinine kopyalayın. Ben bu özelliği kullanmayacağım için arşiv içindeki diğer dosyaları kopyalamadım ilgili yerlere, sadece programın açılması için bu kadarı yeterli.
  • Şimdi internet kameranızı Stopmotion ile kullanabilirsiniz, vgrabbj'ın paketlenmesi hakkında bir gelişme olursa buradan bildiririm.


Yukarıda üstü çizili olan kısımlar artık ciddiye almazsanız iyi olur. vgrabbj'yi oyun alanıma attım, eğer isterseniz ve sorumluluğunu üzerinize alırsanız aşağıdaki komutlarla sisteminize kurabilirsiniz:

  • Eğer sisteminizde geliştirme paketleri kurulu değilse ilk önce bunları yükleyin: sudo pisi it -c system.devel
  • vgrabbj paketini oluşturun: sudo pisi bi http://svn.pardus.org.tr/pardus/playground/maidis/vgrabbj/pspec.xml -d
  • Ev dizininizde oluşan paketi iki kere tıklayarak yükleyin. Paketin oyun alanından ve henüz yeteri kadar test edilmediğini unutmayın. Sisteminizde çeşitli kararsızlık problemlerinin oluşmasına neden olabilir. Bununla birlikte eğer test etmek isterseniz hataları bana bildirebilirsiniz. Örneğin hiç bir bağımlılık yazmadım henüz, eğer bağımlı olduğu paketler varsa söyleyebilirsiniz.
  • Stopmotion'da gerekli ayarları yapın:

6
Eyl

Pardus 2008 Yaz Stajı projelerinden biri olan Pardus'un kısa tanıtım filmi Balıkesir Üniversitesi öğrencisi Mustafa Colpan tarafından geçtiğimiz günlerde tamamlandı. Danışmanlığını Ali Işıngör ve Akın Ömeroğlu'nun yaptığı proje, Pardus'u konu edinen kısa bir animasyon filmi. Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde hazırlanan filmde Pardus'un özelliklerine değiniliyor. Filmi izlemek, bilgisayarınıza indirmek veya daha detaylı bilgi edinmek için haberin kaynağını ziyaret edebilirsiniz.


Pardus from mustafa colpan on Vimeo.




Ekleme1: Video Vimeo'ya yüklendiği için bağlantı verebiliyorum, YouTube bağlantıları nedense çalışmıyor.

Ekleme2: Video bağlantısı değiştirildi, videonun lisansı by-sa 3.0 olarak belirlenmiş, böylece videoyu istediğiniz gibi paylaşmakta ve değiştirmekte özgürsünüz.

Ekleme3: Bu videonun açık kaynak olma ihtimali de var, bir gelişme olursa buradan takip edebilirsiniz.