28
Ara

Bildiğiniz gibi Özgür Yazılım ve Linux günleri 1-2 Nisan tarihlerinde İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde. Çomak ekibi olarak biz de  1 Nisan 16:45-17:30 saatleri arasında Salon D' de olacağız. Projenin gidişatı hakkında bilgi almak ve soru sormak isteyen herkesi bekliyoruz.
3
Eki
        Çomak projesinin daha hızlı ilerlemesi için geçtiğimiz günlerde Tübitak'tan gelen Pardus geliştiricileri ile birlikte 2 günlük bir atölye çalışması yapma imkanı bulduk. Çok verimli geçtiğine inandığım bu iki günde manager ailesinden Açılış Yöneticisinin de depoya girmesini sağlamış oldum.
Pardus ekibinden gelen Gökmen Göksel, Onur Küçük, Halil İbrahim Güngör,Mete Bilgin ve Metin Akdere'nin yanısıra gnome masaüstü konusunda elinden geleni yapan Burak Çalışkan'ın da atölyeye katılması hepimizi sevindirdi.
          İlk gün yaptığımız yamayı satır satır inceleyen Gökmen Göksel bize yaptığımız yanlışları ve eklememiz gereken eksikleri sabırla gösterdikten sonra hatalarımı düzetlmeye başladım. Takıldığım yerlerde tekrar tekrar rahatsız ederek boot managerın tüm masaüstü ortamlarında düzgün bir şekilde çalışmasını sağlamış olduk.

Yaptığım bazı genel hatalar :
 *Açıklama satırı yazarken #Açıklama satırı şeklinde yazmam
Doğrusu # Açıklama satırı şeklinde olmalı
*Sınıf ve metod tanımlamalarından sonra açıklamaları # ile belirtmem
Doğrusu """ Sınıf açıklaması """ şeklinde olmalı
*Kde masaüstünde QFileDialog kullanmam
Doğrusu KGlobal ile ilgili bir hata sebebiyle KFileDialog olmalı
*Yama oluştururken bazı dosyaları gözden kaçırmam
~ ile başlayan geçici dosyalar ve .pyc  uzantılı dosyalar
*Root hakları ile dosyalar üzerinde değişiklik yapmam.
Chown ile kullanıcı yetkilerini değiştirdik.
*Çevirileri po dosyalarını kendim düzenleyerek yapmaya çalışmam.
Doğrusu setup.py de bulunan update_messages metodunu kullanarak bunu otomatik olarak yapmak.

         Hem hatalarımı gördüm hem de işime yarayacak yeni bilgiler edinmiş oldum. Perşembe akşamki yemekte de inanılmaz eğlendik. Hepimiz için hem yorucu hem de eğlenceli geçen 2 günün ardından sınavlara çalışma vakti.
İstanbul'dan gelen bütün misafirlerimize teşekkürler.
3
Haz
Geçtiğimiz haftalarda çıkardığımız GNOME3'lü ÇOMAK için 64 bit isosu hazır. Bu sürüm için henüz bir Kaptan bulunmuyor ancak en yakın zamanda Kaptan depodaki yerini alacaktır. Bu sürümde 32 bit iso da olduğu gibi henüz çözemediğimiz bazı hatalarla birlikte geliyor bu nedenle bu sürümün bir test sürümü olduğunu ve sorunlarla karşılaşabileceğinizi göz ardı etmemenizi rica ediyoruz.

Ayrıca 32 bit GNOME3'lü ÇOMAK güncellendi. İsoların yeni kod adları [BirAndaComak] oldu. 32 bit ve 64 bit isoları [1] adresinden indirip hemen deneyebilirsiniz. Tespit ettiğiniz hataları [2] adresinden bize bildirebilirsiniz. En kısa sürede bilinen hataları ve sizlerin bildireceği hataları gidererek, GNOME3'ü sorunsuz olarak kullanmanız için çalışmaya devam ediyoruz.

Bu iso'yu sanal makinede çalıştırmak istediğinizde, VirtualBox'taki 3 boyutlu hızlandırmadan kaynaklanan bir sorun nedeniyle gnome-shell' i göremeyeceksiniz.

32 bit sürümü için:

Empathy, brasero ve totem çalışıyor.

Cnazar açılışta çalışıyor.

İsoda değil ama depoda 32 bit sürümü için bir kaptan var. Paketin adı kaptan-comak ve [3] adresindeki depoyu ekleyip deneyebilirsiniz.

Firefox yerine chromium web tarayıcısı ile devam ediyoruz.

Pdf görüntüleme ile ilgili sorun devam ediyor.

Güvenlik doğrulaması gerektiren bir ağa bağlanmak için; Çalıştır (Alt+F2) ya da konsoldan nm-connection-editor'e girerek, buradan kablosuz ağlarda gerekli ayarları yapabilirsiniz.

64 bit sürümü için:

32 bit sürümündeki sorunlar, 64 bit sürümü içinde devam ediyor.

[4] adresini kullanarak 64 bit deposunu ekleyebilirsiniz.

[3] http://gnome3.comu.edu.tr/comak/pisi-index.xml.xz
[4] http://gnome3.comu.edu.tr/comak64/pisi-index.xml.xz
16
May

GNOME3'lü ÇOMAK [22Agustos], Comu sunucularındaki yerini aldı. Beklenen masaüstü ortamı GNOME3 şimdilik çözemediğimiz bazı hatalarla geliyor. Bu sürümde henüz bir kaptan yok ama bütün yönetici ailesi sorunsuz olarak çalışıyor. En kısa sürede bilinen hataları ve sizlerin bildireceği hataları gidererek, GNOME3'ü sorunsuz olarak kullanmanız için çalışıyoruz. Bu sürümün bir test sürümü olduğunu ve sorunlarla karşılaşabileceğinizi göz ardı etmemenizi rica ediyoruz. Tespit ettiğiniz hataları [1] adresinden bize bildirebilirsiniz. Ayrıca şimdilik sadece 32 bit iso sun. Bu isoyu [2] adresinden indirip deneyebilirsiniz.

22 Ağustos 2011 tarihinde yürürlüğe girecek 'İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar' hükümlerine göre kullanıcılar BTK'nın belirlediği 4 internet filtresinden birini ‘yasa gereği’ seçmek zorunda kalacak, bu duruma dikkat çekmek adına bu masaüstünün adını [22 agu] olarak belirledik.

Bilinen Hatalar:

Bu iso'yu sanal makinede çalıştırmak istediğinizde, VirtualBox'taki 3 boyutlu hızlandırmadan kaynaklanan bir sorun nedeniyle gnome-shell' i göremeyeceksiniz.

Güvenlik doğrulaması gerektiren bir ağa bağlanmak için; Çalıştır (Alt+F2) ya da konsoldan nm-connection-editor'e girerek, buradan kablosuz ağlarda gerekli ayarları yapabilirsiniz.

Ayrıca Firefox yerine Chromium web tarayıcısını sunuyoruz.

Bu iso ile sınırlı sayıda paket verebiliyoruz, çok yakın zamanda eksikleri tamamlayabilmek için çalışıyoruz.(Eksik olan bazı paketler; totem, brasero, rhythmbox, empathy ...)

[1] http://liste.pardus.org.tr/comak/
[2] http://comak.comu.edu.tr/22agustos/
9
May
1 Nisan'da Fluxbox, Lxde, Xfce ve Gnome2 masaüstlerini içeren birer (aslında hem 32bit hem de 64bit için ayrı iso'lar olduğundan ikişer) kurulabilen sürüm duyurduğumuzdan beri yeni bir duyuru yapmayınca sanki işler yavaşladı gibi görünüyor olabilir. Bu projede çalışanların hepsi (bir Kaan mezun olmuştu, o da artık Pardus'ta çalışıyor) öğrenci olduklarından Nisan ayı neredeyse tamamen sınavlar ve derslerin projeleriyle geçti. Bunun yanında hazırlanmamış masaüstü olarak sadece Gnome 3 kaldığından ve diğerlerine yaptıkları iyileştirme ve eklemelerle yeni iso yayınlamanın heyecan verici bir tarafı olmadığından ortaya yeni bir iso çıkmadı ama svn deposundaki hareketlilik de durmadı.

Gnome 3'ün 2 serisinden oldukça farklı olmasından, araya sınavlar filan da girince, hazırlanması uzun sürdü. Yaklaşık 2 hafta önce Gnome-shell hariç neredeyse herşey hazırdı. Bugün itibariyle o da hazır. Kurulan dvd'yi bu hafta bitmeden duyurabiliriz diye tahmin ediyorum.

Daha önce denememiş olanları değişik bir masaüstü tecrübesi bekliyor: Pardus teknolojileri ve Gnome 3.
30
Nis

Yıl 2005.. Pardus 1.0 çıkmış. Bir dönüm noktası sayılır. (Tabii ben 2008 sürümüyle tanıştım Pardus’la. Bilim Teknik Dergisi sayesinde..) Baştan sadece KDE ile yoluna devam etti Pardus. Bu süreçte bir çok kullanıcı diğer masaüstü ortamlarının da Pardus’a gelmesi gerektiği konusunda yazılar yazdılar, istekte bulundular. O zamanlar bana bu istekler çok ütopik geliyordu. Evet Pardus gerçekten hızlı gelişiyor, 3 senelik bir sistem olmasına rağmen bir kullanıcının isteklerini fazlasıyla yerine getiriyordu.
Yıl 2011.. Pardus 2011 sürümü var ve Necdet Yücel hocamız ve öğrencileri sayesinde Pardus diğer masaüstü ortamlarına da kavuşuyor. Projenin (ki adı ÇOMAK) blog sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Ya diğer linux sürümlerinde durum ne?

En çok bilinen Ubuntu’ya gelirsek 28 Nisan’da yeni sürümü 11.04 Natty‘i çıkardı. Bu sürümün bir özelliği ise kendi kullanıcı arayüzü olan Unity‘i bu sürümle duyurması. Gnome3 çıkmasına rağmen Ubuntu Unity arayüzünü kullanacağını açıkladı. Gnome gezegeninde bu yüzden Ubuntu kullanmayı bırakıp Fedora 15‘e geçmeyi planladıklarını yazdılar. Fedora 15′le birlikte Gnome3 kullanılacağı açıklandı.

Buradan bakınca Linux üzerinde en önemli bileşenlerden birinin masaüstü ortamları olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Kullanıcı hangi sürüm kullanacağı konusunda fikrini o sürümün masaüstü ortamlarına göre belirliyor. ÇOMAK projesi sona ulaştığında Pardus’da diğer masaüstü ortamlarına kavuşmuş olacak. Dil desteği zaten mevcut. Ne dersiniz? Pardus dünya üzerinde yayılır mı?


12
Nis
Geçen yıl Serhat askere gittiğinde benzer bir yazı yazmıştım. Bu sefer aramızdan (coğrafik olarak) ayrılan Kaan Özdinçer oldu. Kaan geçen yıl 64 bit ekibindeki 3M'nin dönem arkadaşıydı. Genellikle derste anlatılanlara karşı çekimser ve sessiz bir öğrenci olduğundan kendisini öğrenciliği boyunca keşfedemedim :( Aslında o kadar da farketmemiş olmamalıyım ki; okul bitti diye tası tarağı toplayıp İstanbul'a gittikten sonra bir akşam üstü telefonla arayıp IPv6 projesinde mühendis olarak çalışır mısın diye ilk onu aradım. O da heyecanla kabul edip geri döndü ve birlikte yaklaşık altı ay çalıştık. Yapacağı şeyin işe yarayacağına inanır ve kendisini geliştirebileceğini görürse her işin altından kalkabileceğini bu süre içinde gördüm.

Kaan birlikte çalıştığım için çok gururlandığım bir öğrencim olmasının yanı sıra, 4 yıl birarada olduğum ama farkedemediğim başka kimler olduğunu düşündürüp beni hüzünlendiren biri olmuştur.

Bu kadar yazıp Kaan'ın Pardus'ta işe başladığını yazmadan bitirecektim az daha yazıyı ;) Yolun açık olsun Kaan.
9
Nis
Biraz Necdet Hocamızın dürtmesi biraz da geçtiğimiz Perşembe günü 2 günlük atölye Çalışması yapmak için Çanakkale'ye gelen Pardus ekibi(Gökmen Göksel, Onur Küçük, H.İbrahim Güngör, Mete Bilgin, Metin Akdere) ve Süpriz kişi(Burak Çalışkan) ile geçen çok verimli çalışmalarımızdan bahsetmek için bir blog yazısı şart oldu:)(Not: Bu cümlede çok uzun oldu.)

Peki Neler oldu ?

Öncelikle Gökmen Göksel, Kde bağımlılıklarından ayrılan yönetici ailesinin yamalarını gözden geçirdi ve gerekli düzenlemeleri yaptık hızlıca.

H.İbrahim Güngör ile E17 üzerine bir çalışma yapıldı. Ben yönetici ailesinden disk yöneticisi ile ilgilendiğimden bu tarafta pek yer alamadım. Oysa gönlüm hem o sevimli penguenler ile birlikteydi ;)

Onur Küçük, geriye kalan herşeye baktı denilebilir:) Hatta bize ders anlattı çok da iyi oldu(Daha uzun olmasını isterdik ama ekibin yola çıkma vakti geldiğinden kısa kesilmek zorunda kaldık.)

Mete ve Metin de Joker rolündeydiler:) Onlarla tekrar çalışma fırsatı bulmak çok güzel.

Burak Çalışkan'la elbette Gnome ile ilgili bir takım şeyler konuşuldu.(Burak gerçekten süpriz oldu.)

NOT: 3M den Meltem de gelicekti ama son anda çıkan işi nedeniyle gelemedi.(Keşke gelebilseydi.)

Tüm ekiple hem çook eğlenceli, hem çoook faydalı hem de yorucu 2 gün geçirdik. Çalışma sonrası yenilen yemekler de cabasıydı:) Ayrıca bu atölye sırasında hacker olma yolunda epey ilerleme kaydettim. Pek çok kişiyi hackledim. (Twitterdan yansımalarını görebilirsiniz) Artık Hacker şöhretim aldı başını gidiyor:P Sıradaki siz olabilirsiniz aman Dikkat!

Herşeyiyle çook güzeldi. Pardus ekibine çoooook Teşekkürler, Yine gelin:)


Not: ÇoMaK ekibindeki diğer arkadaşlarında bloglarını okumayı unutmayın:)

Geçen yıl COMU 64 bit atölye çalışması başlıklı bir blog girdisi yazmıştım. O etkinlikten sonra çalışmalar daha hızlanmış, 64 bit için inşa dosyalarının bulundupu depo kaldırılmış ve tek depo ile devam edilebilecek duruma gelinmişti. Geçen yıl 64 bit projesinin ÇOMÜ tarafındaki öğrencileri olan Metin Akdere, Mete Bilgin ve Meltem Parmaksız (a.k.a. 3M) mezuniyetlerinin ardından Tübitak çalışanı olarak Pardus geliştiriciliğine devam ediyorlar.

Bu yıl da ÇoMaK projesinde yapılanları gözden geçirmek ve hızlandırmak için Onur Küçük, Gökmen Göksel ve H.İbrahim Güngör'ün yanısı sıra çok uzun süredir Gnome paketleri üzerinde çalışan Burak Çalışkan da bizimle çalışmak için 2 günlüğüne Çanakkale'ye geldiler. Geçen yıl öğrenci tarafında olan 3M'den ikisi (Metin ve Mete) bu yıl geliştirici tarafında da olsalar yine çalışmanın içindeydiler. Acil bir işi çıktığı için çalışmaya katılamayan Meltem de gelebilse pek güzel olacaktı ama seneye gelir artık ;) Geçen yıl fotoğrafta kenarda çalışan çekingen insanlar olarak görünen Aydan ve Merve (aka hacker) bu yıl fotoğrafın çalışanlar tarafında çıktılar. ÇoMaK ekibinin tam kadro ile katıldığı çalışmalar bence çok verimli geçti. Pardus'un yönetici ailesinden kde bağımlılığı kalan sadece 2 yönetici kaldı; Gökmen tam mesai ÇoMaK tayfasının hazırladığı yamaları gözden geçirdi. H.İbrahim'le yapılan çalışmalar sonucu E17'de elsa'dan vazgeçildi. Burak'la birlikte Gnome3'e başlamaya karar verildi. Mete ve Metin her soruyla ilgilendi. Onur geri kalan herşeye baktı ;) Bu özverili çalışma için herkese teşekkür ediyorum.

Böyle yoğun bir çalışma mesaisi herkes ayrı ve kendi işiyle uğraşırken çok uzun zamanda çözülebilecek sorunların çok kısa zamanda aşılmasına yardımcı oluyor. Seneye fezaya bayrak dikeceğimiz bir projede tekrar buluşmak üzere.
27
Mar

Biliyorsunuz LXDE ve Enlightenment çevirileri kısa sürede %100'e ulaştı. Xfce ise %95'te. Çeviri çalışmalarına katılmak isteyenler için fırsat kaçmış değil; sırada ilgi bekleyen Gnome var. Gnome3'ün kullanıcının karşısına çıkan bölümü %78, Gnome2'nin ise %86 oranında çevrilmiş Türkçeye. Belgelendirmelerin hali ise içler acısı: %0.

Gnome çeviriler için biraz farklı bir yöntem izlediğinden diğer masaüstlerinde yaptığımız gibi bir web sayfasından her mesajı ayrı ayrı çeviremiyoruz. Sistemin nasıl işlediğini detaylarıyla anlatan bir sayfa var.

Ah keşke Pardus'ta Gnome olsa diyenler, çevirilere destek olsanız da tüm dağıtımlar Gnome'u daha fazla Türkçe kullanabilseler harika olmaz mı?
20
Mar

LXDE ve Enlightenment'ın Türkçe oranlarını %100'e taşımaya çalışırken XFCE de eksik kalmasın diyerek onunda fitilini ateşleyelim: https://translations.xfce.org/projects/p/xfce/r/xfce-4-8/l/tr/

XFCE'nin çeviri oranları %83 civarında ama henüz hiç çevrilmemiş 4 dosya da bulunuyor. İnanıyoruz ki topluluğun el ele vermesiyle çok kısa bir sürede XFCE tüm dağıtımlar tarafından %100 Türkçe ile kullanılabilecektir.




Bu duyurunun üzerinden bir hafta geçtikten sonra Türkçe, XFCE'nin en yüksek yüzdeyle çevrildiği üçüncü dil oldu. Hedefimiz %100.

13
Mar

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin son projesi olan ÇoMaK (çoklu masaüstü ortamı kurulumu), ilk ürününü (Bonobo) LXDE ile çıkarmıştı. Ancak bu güzel haber, kötü bir şeyi fark etmemizi sağlamıştı. LXDE’nin Türkçe çevirilerinin tam olmaması ve olanlarda da hataların bulunması.

Bunun üzerine, Özgürlükİçin‘de bir haber yapıp topluluğun desteğini istemiştik. Bunun 2 gün sonrasında da Özgürlükİçin’in podcast yayını olan Ajans Pardus‘un kaydına girmiştik. Elbette ki kayıtta da bahsettik bu çağrımızdan. Ama kaydı yayına alacağımız zaman güzel bir haber aldık :) .

LXDE çevirileri, bu 2 gün içerisinde %100′e ulaşmıştı :) . Bu sebepten Ajans Pardus’tan o kısmı çıkarmak zorunda kaldık. Bu yüzden herkese çok teşekkür ediyoruz :) .

Eğer farklı masaüstü ortamlarının çevirilerine hala destek vermek istiyorsanız, ya da ÇoMaK’ın diğer sürümlerinin de %100 Türkçe olmasını istiyorsanız şansınızı kaçırmadınız.

Enlightenment şu anda %86 oranında çevrilmiş durumda. Destek için buradan üye olup yetkilendirmeyi beklemeden çevirebilirsiniz. %83 oranında olan XFCE için de buradan başlayabilirsiniz.

Özgür yazılımlar, topluluğun desteği olmadan ilerleyemez. Çorbada tuzunuzun eksik olmaması için desteğinizi esirgemeyin ;) .

Identi.ca Delicious Email PrintFriendly Bookmark/Favorites FriendFeed Digg Google Reader Reddit StumbleUpon Hotmail Share

11
Mar

LXDE Türkçe çevirileri için yaptığımız çağrı sonucunda bir günden kısa sürede çeviri oranı %100'e ulaştı. Bu sürece katılan herkese çok teşekkür ediyoruz. Katılamayanların ise üzülmesine gerek yok. Bu defa yeni bir çağrıyla herkesi Enlightenment'ı Türkçe'ye çevirmeye davet ediyoruz. Şu andaki durumda toplan 3223 cümleden çevirilmeyi bekleyen sayısı sadece 472 ki bu da %86 oranında hali hazırda çevrilmiş olduğunu gösteriyor. https://launchpad.net/enlightenment adresinden üye olarak ayrıca bir yetkilendirmeye gerek kalmadan çeviri yapmaya başlayabilirsiniz.

Haydi şimdi de beraberce Enlightenment'ı daha iyi Türkçe konuşturalım.
9
Mar
Başlığı kadar kısa ve öz bir yazı yazmayı planlıyorum. Dolly  ÇoMak projemizin yeni ürünü. Pardus işletim sistemini Enlightenment masaüstü ortamı ile kullanmak isteyen kullanıcıların yeni gözdesi olacak. Sizde indirip kullanmak isterseniz [1] adresinden deneyebilirsiniz.

8
Mar
Modüller için Ekran Görüntüleri ;)

resim1: e-module-rain modülü ekran görüntüsü




resim2-3: e-module-penguins ve e-module-snow modülleri birlikte
resim4: e-module-snow modülü ekran görüntüsü

resim5: e-module-flame modülü ekran görüntüsü
Bugün çıkardığımız Pardus 2011 + Enlightenment [Dolly] alfa sürümünü biraz eğlenceli hale getirmek için sizlere birde bazı modüller paketledik:) Bu modülleri Enlightenment'ı kurduktan sonra depomuzu ekleyip , modülleri kurarak kullanabilirsiniz. Benim bu blogu yazmaktaki amacım ise bu modülleri nasıl kullanacağınız ve bu modüllerin kısaca ne olduğundan bahsetmek:)

Öncelikle depoda bulabileceğiniz modülleri sıralayalım;

e-module-moon - Ay saatini gösteren bir modüldür.
e-module-rain -
Masaüstünüze yağmur yağdırmak istiyorsanız aradığınız modül bu:)
e-module-snow -
Masaüstüne minik yılbaşı ağaçlarıyla birlikte kar yağdıran bir modül.
e-module-penguins -
İşte en sevilen modülümüz:) Masaüstünde gezen minik penguenlerden oluşan bir modül.
e-module-flame - Yakın zamanda bu modülde depoya girecek:) Ortaya alevli bir masaüstü çıkartmak için kullanılan modül.

http://x86-64.comu.edu.tr/dolly/ adresinden kuracağınız E17 üzerine bu modülleri yükledikten sonra;

Anamenü->Ayarlar->Modüller : Bunun sonucunda Modül Ayarları karşınıza çıkacaktır.

Modül Ayarlarından yukarıda bulunan "Look" sekmesi altında kurduğunuz modülleri görüp yükleyebilirsiniz:)

Tüm modüllerden farklı olarak e-module-moon modülünü çalıştırmak içinse biraz daha farklı bir yol izlemek gerekiyor.

Anamenü->Araçlar : Araç Yöneticisi karşınıza çıkacaktır. Burada listeden Ay modülünü seçip Araç ekle diyerek ay saatinizi masaüstüne ekleyebilirsiniz.

Not: Ayrıca biraz da eğlenmek için bir adet oyunumuz var bu sürümde (econcentration)

Depo eklemek için: E17 'de depo ekleyebilen bir kaptan bulacaksınız:)

Yeni E17 [Dolly] ve modülleriyle iyi eğlenceler :) Bir sonraki yazıda penguenler modülünü daha ayrıntılı anlatacağım. Modüllerle ilgili aklınıza takılan herşey için yorum yazmaktan çekinmeyin.
7
Mar
Mart ayı içinde ÇoMaK ekibi olarak yapmayı planladıklarımız şunlar:

8 Mart
: Sadece enlightenment masaüstü ortamını içeren bir kurulabilen cd,

9 Mart: LXDE üzerinde tüm ayarları yapabilen Kaptan,

14 Mart: Aktif olarak geliştirilen bütün enlightenment programlarının paketlenmesi,

14 Mart: Sadece fluxbox masaüstü ortamını içeren kurulabilen cd,

21 Mart: Enlightenment üzerinde tüm ayarları yapabilen Kaptan,

25 Mart: Fluxbox üzerinde tüm ayarları yapabilen Kaptan,

25 Mart: Pardus depolarına alınmamış tüm xfce programlarının paketlenmesi,

28 Mart: Sadece XFCE masaüstü ortamını içeren (Kaptanlı) kurulabilen cd,

31 Mart: Bütün manager'ların KDE bağımsız çalışabilir hale getirilmeleri ve 'çok acayip' olanlar hariç hata kayıt sistemindeki açık tüm hatalarının kapatılması,

1 Nisan: LXDE, Enlightenment ve Fluxbox için hazırlanmış kurulabilir cd'lerin tümünün güncel halleriyle yeni sürümleri.
2
Mar

Enlightenment Pardus'un KDE'den sonra kararlı depolarına aldığı ikinci masaüstü ortamı olmasına rağmen neden ÇoMaK projesinde Enlightenment'lı bir sürüm çıkarmaya çalıştığımız hakkında yazıp konuyu aydınlatmak iyi olacak.

Daha önce yazdığım gibi projenin hedeflerinden biri Pardus teknolojilerini KDE bağımsız hale getirmeye çalışmak diğeri de KDE haricindeki masaüstü ortamlarını kendi başlarına çalışabilir hale getirmekti. 2011 depolarındaki Enlightenment elbette çalışıyor ama bazı işleri KDE araçlarını kullanarak gerçekleştiriyor. Örneğin oturum açma yöneticisi olarak kdm, pdf okuyucu olarak okular kullanılıyor mantıklı olarak. ÇoMaK'ta ise KDE bağımlılığı olan hiç bir araç yer almıyor. Yukarıdaki örnekten gidersek, açılış yöneticisi olarak elsa, pdf okuyucu olarak epdfview kullanılacak yakında çıkacak iso'da. Belki de en doğrusu bu araçları kullanmak olmayacak ilerisi için ama şimdi bu araçları hazır hale getirmenin öğretici tarafları var. Örneğin hazır hale getirmeye çalıştığımız elsa'nın henüz yayınlanmış bir sürümü yok, svn'den çekip paketliyoruz ;) E17'nin yapılandırma dosyalarını bile farklı bir şekilde saklıyor olması öğretici olduğu kadar uğraştırıcı da oluyor işin doğrusu.

Pardus kullanıcılarına sınırlarda gezen bir Enlightenment sürümü sunmayı planlıyoruz. Nasılsa kullanıcılar bu sürümün bir geliştirme sürümü olduğunu bileceklerinden nihayi halini almamış paketlerle karşılaşmaktan şikayetçi olmayacaklardır.

18
Şub
    Bildiğiniz üzere bu hafta içinde Pazartesi günü benimde içinde bulunduğum Çomak ekibi ilk meyvesini verdi ve Kde'den bağımsız bir Pardus sürümü olan Bonobo'yu, Lxde masaüstü ortamıyla birlikte yayınladı. Daha ilk günden çok sayıda kişi tarafından indirilen Bonobo genel olarak iyi tepkilerle karşılandı. Tabii ki eksikleri, hataları var ve biz de ekip olarak kullanıcılar tarafından bize ulaştırılan geri bildirimlerle farkettiğimiz hataları çözerek Bonobo'yu daha hatasız bir hale getirmeye çalışıyoruz. Hataların bize bildirilmesi için proje kapsamında kullandığımız liste ve blog(yorum yazarak) kullanılabilir. Bu yönde ilk güncelleme ve hata çözümü kısa zamanda yayınlandı.
   
    Bu süreç içinde neler yaptığımızdan bahsetmek gerekirse öncelikle iki grup halinde çalıştığımızı söyleyebilirim. Bir grup Kde kütüphanelerini kullanan Pardus yöneticilerini mümkün olduğunca saf Qt kullanacak ve Kde'ye ihtiyaç duymadan çalışacak şekilde düzenlerken diğer grup da masaüstü ortamlarının eksik pprogramlarının paketlenmesi ve çalışan bir sistem elde etmek üzere çalışmaktayız.
   
    Pardus yöneticilerinin nasıl Kde bağımsız hale getirildiği hakkında daha ayrıntılı bilgiyi bu konuda çalışan arkadaşların (Aydan, Merve, Gökhan, Orçun, Tayfur, Kaan, Sertaç) ve projenin bloğundan ayrıca daha teknik konuların da konuşulduğu projenin listesinden takip edebilirsiniz.
   
    Öte yandan yöneticilerin çalışabileceği masaüstü ortamlarının çalışılabilir hale getirilmesi ve eksik programların paketlenmesi çalışmaları devam etti. Gerekli paketler güncellendi. Bazı programlar(pcmanfm) svn,git sürümlerindeki son hallerine güncellendi. Sanal makinalar üzerinden yaptığımız denemeler sonucu arada, yine sanal makinalarda kullanılabilecek .ova dosyaları yayınlandı. Blogda da bahsedilen LXDM'nin otomatik başlamaması gibi sorunlar halledildi.
   
    Bir diğer adım olarak Enlightenment için de çalışmalarımız hızla devam etmekte. Depodaki Enlightenment paketlerinin dışında bir çok yeni Enlightenment bileşeni ve programı paketlendi. Şimdilik çözmemiz gereken bazı sistem programlarının otomatik çalıştırılması, Pardus'a özel ayarların düzenlenmesi(arkaplan vs), dosya ilişkilendirilmelerinin ayarlanması vb. gibi işlerimiz var. 
  
    Birkaç gün içinde (büyük ihtimalle) bu işleri de halledip Bonobo'dan sonra Enlightenment'la çalışan bir Pardus sürümü yayınlayacağız.

Bu inceleme için hayli geç kaldım aslında. Zira 20 Ocak’ta 2011 sürümü yayınlanan, Linux dünyasının en keskin tırnaklı, en sivri dişli, en yırtıcı dağıtımını geç de olsa bir süredir aktif olarak kullanıyorum. Aslında bir açıdan bakınca bu gecikmiş incelemem iyi. Çünkü aceleci ve dolayısıyla ön yargılı bir değerlendirme yapmaktan da sakınmış oldum. 2007.3′ten 2008′e geçtiğimizde çok fazla sarsılmamıştık. Ekran kartlarımızın sürücülerini kolayca yüklememizi sağlayan görüntü yöneticisi bizleri epey sevindirmişti ama Kde3 serisi ile devam edildiğinden, en azından gözümüzün gördüğü çok değişiklik yoktu. 2008.2′den 2009′a geçiş ise hayli sarsıcı olmuştu. Kde dördüncü sürümüne yükselmişti ve bizi bambaşka bir masaüstü deneyimi bekliyordu.

2009.2′den 2011′e geçiş ise tam anlamıyla salladı bizi. Pardus biraz daha farklı göründü gözüme. Kde 4.4′ten 4.5′e geçilmesiyle sistemin genelinde görünen görsel hoşluk ve performans iyileşmesi bir yana, artık Pardus’un kişiliğini sergileyen unsurlar da daha bir dikkat çekiyor. Bu hızlı girişle filmin son sahnesini gördük. Gelin, şimdi en baştan başlayalım ve neler olmuş görelim.

Yeni Yalı…Pek yakışıklı…
Kalıp dosyamız artık 700MB’lik bir CD’ye sığmıyor. Kendisi artık 1.1GB büyüklüğünde bir DVD kalıbı. DVD’den başlayan sistemimizde ilk önce yakışıklı yırtıcının suretiyle karşılaşıyoruz. Durun!..Sisteminizin ayarlarıyla oynamayın. 2009 serisindeki Lal rengi 2011′de yerini gri/füme kombinasyonuna bıraktı. İşte bu yeni Yalı…Ya da benim taktığım ismiyle YAlışıkLI…

Yeni Yalı, ekran tasarımıyla, kullanılan renklerle öncekinden epey farklı, daha şık ve ağır görünümlü. Disk bölümlendirme ekranı hariç diğer ekranlar, önceki sürümden çok farklı değil ama disk bölümlendirme bambaşka bir hale bürünmüş. Ubuntu’dakine benzer, ağaç görünümlü bir disk yapısı var artık karşımızda. İlk defa kullanan, benim gibi orta halli bir kullanıcı için biraz şaşırtıcı bir deneyimdi. Birazcık duraksadım ama Ubuntu’nun kurulum ekranına aşina olduğumdan başardım. Ne varki Linux’a yeni başlayacak bir kullanıcı için yeni disk bölümleme ekranı biraz zor ve ürkütücü. Ne yapmalı nasıl etmeli bilmiyorum. Henüz önerebileceğim olgun bir şeyler yok kafamda. Eğer Lvm ve Raid gibi fonksiyonların da eklenmesi sebebiyle ağaç görünümünden vazgeçilemiyorsa belki de disk bölümlendirme ekranında sağlam bir kılavuz metin düşünülebilir hızlı bir çözüm olarak (Bu cümlemle taşı sevgili geliştiricilerimize değil biz gönüllülere atıyorum. Talep beklemeden, olası tasarım/içerik çalışmalarımızı hazırlayıp sunmamızda hiçbir sakınca yok, büyük faydalar var).

Her zaman her yerde…En büyük Kaptan!
Kurulumdan sonra sistemi ilk başlattığımızda daimi ev sahibimiz Kaptan karşılıyor bizi. Aslında Kaptan’ı eskiden beri gereksiz bulmuşumdur ama bu kez sanki (belki de yenilenen tasarımından dolayı) Pardus’u diğer dağıtımlardan farklılaştıran önemli bir özellik olarak gördüm ve sevdim. Kullanıcı ile Pardus arasında kullanıcı-kullanılan ilişkisi dışında farklı bir bağın da kurulmasına yardımcı olan Kaptan, Oxygen ile Milky 2 simge setleri arasında seçim yapmamıza da olanak sağlayarak, resmi ve gönüllü Pardus forumları ile e-posta listelerindeki “Milky güzel/değil” tartışmalarına da ebediyyen son vermiş. Bravo Kaptan!

Sütlü sütlü…Ohhh…Misss…
Biraz sönük kaldığını düşündüğüm Milky 1′den sonra Milky 2 son derece sıcak göründü gözüme. Simgeler artık daha hacimli görünüyor. Belki varsayılan klasör renginin sarı yerine mavi tonlarından biri olarak belirlenmesi daha iyi olabilirdi. Ama belki de klasörlerin Oxygen’e benzememesi, setin geneline sıcak renklerin hakim olması gibi kaygılar gözetilmiştir düşüncesiyle buna pek takılmıyorum. Tüm klasörlerin rengini aynı anda değiştirebilmenin yolunu bulmaya çalışacağım artık.

Milky 2 için bir öneri geliştirmek isteseydim, araç çubuğu simgelerinin daha da sadeleşmesini isterdim. Bespin temasının (depomuzda Bespin simge seti yok) simge setinde, pencerelerin araç çubuklarındaki düğmeler tek renk (siyah). Yine Ubuntu’da tecrübe ettiğim Faenza simge setinde de pencerelerin araç çubuklarındaki düğmeler tek renk (siyah). Bu tek renklilik, pencerenin görünümün sadeleşmesinde oldukça etkili ve son derece güzel bir görünüm yaratıyor.

Milky 2′nin kişiliği tamamen kendine özgü. Biraz daha ışıltılı bir simge seti kullanmak isteyenler ise Pardus 2011′le yüklü gelen Oxygen’i kullanabilirler.

Daha zengin ve yepyeni görünümlü bir Paket Yöneticisi
Pardus 2011′in paket deposu, yeni yayınlandığını göz önünde bulundurursak içerik açısından fena değil. Henüz Xfce masaüstü paketleri depoda değil. Onlar da katıldığında hatta Çomak Projesi tamamlanıp da Gnome paketleri de eklendiğinde gayet ele avuca gelir bir içeriğe kavuşacak.

Yeni paket yöneticimiz gayet gösterişli. Efektler, animasyonlar ve farklı pop-up pencereler kendisine oldukça hoş bir hava katmış. Paketleri, tüm paketler, kurulu paketler, kurulabilir paketler ve güncelleme paketleri şeklinde ayrı ayrı sekmelerde görebiliyoruz. Sistemin geneliyle görsel uyumluluğun sağlanması açısından, sekme kullanımı yerine standart araç çubuğu ve düğmelerin kullanılması belki daha hoş olabilir. Böylece, pencerenin sağ alt köşesine konumlandırılmış “Paketleri Kur/Kaldır” düğmeleri araç çubuğuna taşınabilir.

Kde 4.5 ve Oxygen pencere teması
Kde’nin 4.5.4 sürümü 2011′in performansına son derece olumlu etki etmiş. Masaüstü efektleri gayet akıcı çalışıyor ama daha iyi olabilir/olmalı. Bunda X sunucusu ve ekran kartı sürücülerinin de (ekran kartım Amd Radeon HD3850) muhakkak etkisi var. Umuyorum ki X ve ekran kartı sürücüleri kendilerini daha geliştirirler. Şimdilik Amd’nin sunduğu sahipli sürücü yerine açık kaynaklı sürücüyü kullanıyorum. Özellikle yüksek çözünürlüklü (1920x1080x25fps) video dosyalarının oynatılmasında daha performanslı gördüm.

Oxygen pencere temasını bir türlü sevemedim. Bana çok donuk geliyor. Temadaki tek ışıltı başlık çubuğundaki ışık efekti. Orta ya da Bespin temalarında olduğu gibi tüm pencereyi kaplayan bir gradyan Oxygen’e çok yakışırdı oysa…Ben Pardus’umda Bespin kullanıyorum. Hem Oxygen’e göre daha hacimli bir görüntü arzediyor hem Xbar’la uyumlu hem de kendi gölge motorunu değil masasüstü efektlerindeki gölge motorunu kullandığı için çok daha güzel bir gölge efekti sunuyor.

Ortaya karışık…Zengin uygulama menüsü…Clementine faciası…
Kde4′ün kullanışlı uygulamaları ve eksiksiz ofis seti Libre Office, Pardus 2011′le kurulumda geliyor. Dolayısıyla sistemi kurduktan sonra, müzik dinlemek, film izlemek, ofis dosyalarıyla çalışmak, Twitter hesabınıza masaüstünden erişmek, hatta internet günlüğünüze erişmek için uygulama kurmak zahmetine girmenize hiç gerek yok. Kurulumdan sonra hepsi elinizin altında. Ya e-postalarınız, takip edeceğiniz rss adresleri, kontak listeniz, notlarınız? Onlar için de Kontact hizmetinizde. Tek uygulama ile tüm bu iletişim ihtiyaçlarınızı son dere basit ve hızlı bir şekilde karşılayabiliyorsunuz.

Durun bitmedi. Adalar vapurundaki cevval satıcılar gibi…”Bunlarla birlikte”…Video düzenleme için Kdenlive, fotoğraf arşivinizi yönetmek ve resim dosyalarındaki basit düzenlemeler için Gwenview, profesyonel imaj düzenleme ihtiyaçlarınız için Gimp ve bilgisayar kullanma deneyiminize bambaşka tatlar katacak pek çok uygulama da Keskin Diş’in 2011 sürümünde…

Uygulama yelpazesinde beni hayal kırıklığına uğratan tek nokta Amarok yerine Clementine’in gelmesi oldu. Bunun sebebini bilmiyorum. Belki teknik açıdan geliştiricilerimizin işini kolaylaştıran avantajları vardır Clementine’in. Ama ne olursa olsun Clementine geçmişin izlerini taşıyor. Arayüzü Kde3 döneminden Amarok 1 serisi ile aynı. Görüntü itibariyle sistemin geri kalanı ile uyumsuz. Ayrıca podcast desteği yok. Gerçi Amarok 2 depoda var. İsteyen kurup kullanabilir. Ama depodan kurulan Amarok’u bir türlü Türkçe’leştiremedim. Temennim Türkçe Amarok 2′nin 2011.1′de aramıza geri dönmesi yönünde…Sistemin hep göz önünde olan lokomotif uygulamalarında yapılan değişiklikleri pek doğru bulmuyorum.

Görünen o ki çevik güzellik, 2011 sürümüyle dişlerini bilemiş. Çomak projesi ile de avına atılmak üzere iyice gerilmiş bir yırtıcı görünümünde…Koşmaya başladığında ne kimse kaçabilecek ne de birşey kurtulabilecek.

Son sözler…
Pardus’u kullanmalı mısınız? Maalesef buna ben cevap veremem. Pardus, kullanmadan asla tadamayacağınız bir deneyim vaadediyor. Şu ana dek Pardus kullanıcısı yaptığım arkadaşlarımın hiç birine Pardus’u tavsiye etmedim. Sadece yarım saat kullandırdım. Şimdi ise gayet mutlular. 2011 içinse bu süre 1 dakika. Yani bildiğiniz anlamda ilk görüşte aşk…

Aşık olmaya hazır mısınız? Buyurun o zaman. Pardus burada