Uyarı: Bu yazı Pardus 2009 üzerinde Bespin kullanan kişileri ilgilendirmektedir!
Evet, biz Bespin kullanıcılarının ikinci sınıf vatandaş muammelesi görmeye başladığını düşünmeye başladım. Şu an paketlerde gelen Bespin eski sürümlerden biri. Fakat her şey gibi Bespin’in de elbet güncellemesi çıkacaktır. Bu güncellemeyi elle derlemiş biri olarak bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum. Yazının sonunda sizlere bu yeni sürümü nasıl kuracağınızı anlatacağım.
Öncelikle değinmem gereken birkaç şey var:
- KDE 4.3 kurulduğu taktirde eski sürümün pencere kenarlığı hata veriyordu.
- Eski sürüm normalde de hata veriyordu.
- Karnın açken yeni sürümü kaynak koddan derleme
- Pilav yerken böyle bir yazı yazma.
span style=”font-family: arial, helvetica, sans-serif;”>Tüm maddeleri bizzat deneyerek söyledim. Özellikle de son iki maddeyi
. Neyse, öncelikle bilmeyenler için Bespin’i, büyük anneye anlatır gibi anlatalım…
Bespin Nedir?
Kısaca açıklamak gerekirse, Bespin temel olarak KDE4 için hazırlanmış, hafif metalik ve Mac OS X vari, stil, pencere kenarı, bir adet plasmoid (xbar), birer adet KDM ve Ksplash temasından oluşan bir arayüz paketidir.
Yeni Sürümde Dikkat Çekenler…
Öncelikle en çok dikkatinizi çekecek şey, Baspin stilinin ayarlarına girdiğinizde sizi karşılayan, daha da kalabalıklaşmış ayar seçeneği sayısı olacaktır. Bunu uzun uzun anlatmaktansa, bir resim ile göstermek isterim. Evet, Bu yeni Bespin ile eklenen pek çok özellik var. Örnek olarak, artık “Dolphin”, “Konqueror” ve “Arora” olmak üzere üç farkı uygulama için özel ayarlarımız var. Bunun yanı sıra butonlar, menüler ve pencereler üzerinde daha
fazla ince ayar şansınız var. Ayrıca resimde de dikkatinizi çekmiştir, artık “Air” stili halkalar ile pencerenizi şenlendirebilirsiniz. Bunun yanı sıra “Kısmi Şeffaflık” diye tabir edebileceğimiz bir olay da var. Bu arkadaş tam olarak ne? Tıpkı “Aero” arayüzündeki gibi, gereksiz kısımlar görselliğe katkı için feffaflaşırken, diğer kısımlar olduğu gibi kalıyor. İşte uzun süredir özlemini çektiğim olay… Ama bendeki şansa bak! Sorun ya bende, ya da makinemde! Bu özelliğin ayarlandığı bölüme geldiğimde hiç bir ayar çıkmıyor…
Ama “Air” stili halkalar moralimi yerine getirdi doğrusu. Oldukça hoş duruyorlar. Özellikle de Plasma teması olarak Air kullananlar bu seçeneğe bayılacaktır. Bunun yanında, klavyedeki multimedia tuşları ile sesi değiştirirken bir şey dikkatimi çekti; ses değiştirirken çıkan gösterge, o eski ilerleme çubuğu şeklinde değil, tamamen bu iş için özel tasarlanmış, oldukça şık bir stil. bunu göstermek için, Amarok’un bu yeni sürümle birlikte bir bölümündeki görüntüyü kullanacağım. Not: Kırmızı ok ile işaret edilen şey yeni ses göstergemiz…
Son Olarak: NASIL KURULUR!!!!
Öncelikle size linkini veriyim. Ama ben gene de burada da nasıl kurulduğunu anlatacağım.
Öncelikle kaynak kodları indirmelisiniz. iki alternatifiniz var.
- svn co https://cloudcity.svn.sourceforge.net/svnroot/cloudcity komutu işliğinde SVN ile indirmek.
- Şu Adresten arşiv biçiminde indirip, bir dizine açmak.
Her iki yöntem de aynı kapıya çıktığı için sonraki adımlara geçelim. Dosyaların bulunduğu dizine geldiğinizde Terminali o dizinde açıp sırası ile aşağıdaki komutları yazın:
./configure (bu komut biraz uğraştırıyor. normal alışılmıştan biraz farklı bir etki yaratıyor da
)
cd build
make
sudo make install (Bu komuttan sonra şifrenizi girin)
Artık yepyeni Bespin’iniz hazır.
Posted in Özgür Dünyanın Yolu, Özgürlükİçin Gezegenine Tagged: Özgür Dünyanın Yolu, Özgür Yazılım, Özgürlükİçin Gezegen, Eleştiri, Gözlem, http://masterlin.wordpress.com/files/2009/11/masam6.png, Linux, pardus 2009, Yeni












Evet arkadaşlar. Muhteşem bir haberim var size… Ben, yani Göktuğ Korkmaz, Avrupa Birliği Öykü Yarışması, İstanbul birincisi oldum!!!
Bir süre sonra Debra ve Ian adlı bir çift (Debian) ile tanıştım. yalnızdım. Ama beni aralarına kabul ettiler. Hoş bir aile yaşamı idi onlarınki. Ancak sorun şurada idi ki; ben fazla yetersizdim. Çok fazla kültürlü bir çift idi. Onlarla yaşamanın zorluğu işte burada idi. Pek çok konuda deneyimsiz ve bilgisiz kalıyordum. Ama yılmadım, usanmadım, çalıştım, çabaladım. Onlara ayak uydurmak için elimden geleni yaptım. Bir süre sonra daha da rahat etmeye başladım. Ama bir süre sonra bu aile ile arama giren bir kız çıkageldi. Adı Fedora idi. Oldukça sade ve alımlı biri…
Ama bu da tıpkı Mac OS X ile olan ilişkim gibi yürümedi. İstekleri bir türlü bitmiyordu. O dönemde bir süre dostum olan biri ile tanıştım. Open Suse. Hayatıma “Özgürlük Vaadi ile girdi. Aslında bu özgürlüğü sundu da. Ama sorun şurada idi ki, onu anlamakta güçlük çekiyordum. Fazla ilginçti. Gerçi bunu benden duymak biraz saçma gelebilir ama evet, Open Suse bana çok ilginç geliyordu. Ama gerçekten de onunla olduğum süre zarfında ayrı bir özgürlük tattım. İyi bir dosttu. Ancak onunla ayrı yerlere gitmemiz gerekti. O olduğu yerde kalacaktı. Ama ben… ben daha da derin bir özgürlük hissi arıyordum. Aradığımı bulmak için başka ufuklara yelken açmayı denedim. Bu süre zarfında pek çok kişi ile tanıştım. Ama hepsi gelip geçici tiplerdendi. Uzun bir boşluğun arından bir hemşerimi buldum. O da benim gibi bir Türk idi. Adı Pardus’tu. Oldukça esprili (Uygulamaların adı bile
esprili), ve özgür biri idi. Ama bir sorun vardı. Hiç olgun değildi. 2007 yılının ortalarında, olgunlaştıktan sonra geri dönme sözü ile gitti. Bu süre zarfında Ubuntu, kardeşi Kubuntu, Mandriva ve bir kaç isimle daha tanıştım. Hatta ve hatta Open Suse ve Fedora hayatıma yeniden girmeye çalıştılar. Bir de PcLinuxOs adlı biri ile de tanıştım. Ama hiç biri bana tam olarak aradığım bir özgürlük sunmadı nedense. Bu yüzden Debra ve Ian çiftinin yanına geri döndüm. Kısa bir süre sonra, 2008′in ortalarına yakın, Pardus geri döndü. Bana bas bas bağırarak “Artık daha olgunum!” diyordu. Biraz sohbetin ardından anladım ki gerçekten de daha olgundu. Onunla bir süre, Debra ve Ian’ın evinde kaldık. Ama bu da yetmedi. Bir zaman sonra kendimize Sony marka bir araba (Dizüstü) aldık. Artık yollarda dolaşmaya başladık. Ama 2009′un ortasında bir şey fark ettik. Pardus’un yakışıklılığı artmıştı ve bu yüzden pek çok kız arabamıza otostop çekiyordu (Bilgisayarımı merakla kurcalayanlar). Ama artık Neşeli ve eğlenceli bir hayatımız vardı. Daha da önemlisi: TAMAMEN ÖZGÜRDÜK!!! Pardus 2009 Masaüstüm 
Not: Bu yazıya başlamayı aslında 8 ay önce planlamıştım!
. Ancak Özgür yazılım camiasında en yaygın lisanslardan biri olan 



