1
Şub

Herkese merhaba ;

Pardus’un başına gelen son gelişmeleri kısa bir şekilde buraya yazmak istedim.

Uzun süredir ara verdiğim blog yazılarına böylesine üzücü bir haberle devam etmek istemezdim.

Üzücü haber ise Pardus’da ki son durumun pek iç açıcı olmaması, olay kısaca Pardus’a verilen önemde bariz bir değişim olması.

Öyle ki zaten fiili olarak sonu gelen “Pardus 2011″ sürümü resmi olarak sonlandırıldı. [1]

Böylece desteği devam eden bir bireysel sürüm kalmadı. Şuan desteği devam eden tek Pardus sürümü “Kurumsal 2″…

Sadece bu da değil Pardus’un başına gelenler. Aynı zamanda devletin desteğini azalttığını da söyleyebiliriz. Zaten ekip de yazdan beri sürekli bir küçülme var. Önce topluluk da ardından geliştirici kadrosunda gördük bu olayı.

Neden bilmiyorum ama galiba birileri istemiyor bu projeyi. Bir çok insan da böyle düşünüyor. Zira durum apaçık ortada.

Her neyse, önemli olan Pardus’a ne olduğu değil ne olacağı.

Bence bundan sonra önemli olan kullanıcıların tepki göstermesi ve örgütlenmesi. Zira projede bu kadar yol katedildikten sonra, bu kadar kullanıcı kitlesi oluştuktan sonra bırakmak olmaz.

Gelişmeler için Pardus e-posta listelerini takip etmenizi öneriyorum. [2]

Bir kullanıcının konuyla ilgili harika görüşünü aktarıyorum.

“Kimya öğretmeniyim. Laboratuvarımda bilgisayarda Pardus yüklü ve bir dönem boyunca tüm derslerde animasyonları sunuları hep Pardus’la gösterdim. Pardus kullanmalarını önerdim, dersin son bir iki dakikasını tanıtıma ayırdım. Şimdi o kadar ısrarımın, tanıtımın ardından bir öğrencim gelip de Pardus projesi bitmiş hocam derse, ben ne diyeceğim o çocuklara ? ”

Konuyla ilgili söylenecek son şeyi de arkadaşım Hüseyin Özkan söyledi ; “Yazık oldu !”

Ps: Bir de konuyla ilgili bir çalıştay olacakmış ama hala ayrıntıları belli değil.


Görsel : http://oluharfler.blogspot.com

[1] http://lists.pardus.org.tr/gelistirici/2012-January/057195.html
[2] http://liste.pardus.org.tr/mailman/listinfo/pardus-camia

Bugün kullanmış olduğum Pardus 2011.2 sürümünde üçbeş adet büyük hacimli oyunu paket yöneticisinde kurmak için seçtim ve kur dedim.Evden ayrıldım.Nerden bileyim yetersiz disk alan sorunumun olduğunu.

Geldiğimde oyunlar menüsüne baktım yeni oyunlar gözükmüyordu.Paket yöneticisi de paket kurduktan sonra genelde özet verirdi.Yani paket yöneticisi ortalarda yok.Bir açayım şu paket yönetisini ne yapmış ne etmiş diye bakayım dedim.Tıkladım paket yöneticisine sistem dondu.Bilgisayarı güç düğmesiyle kapattım.

Tekrar açmaya çalıştığımda DeepinLinux a ait grup menüsü uçmuştu.Bilgisayarda 5adet işletim sistemi olmasına rağmen hiçbirisine ulaşamıyordum.Neyse pes etmek yok dedim.Elimde bulunan Pardus 2009.1 kurulan Cd ile sistem kurtarma menüsünden Pardus grubunu tekrar kurdum.Yeniden başlattım.Otomatik olarak Windows Xp açıldı.Grup yoktu ortalarda.Ben her ihtimale karşı Usb belleğime Windows üzerinde Lubuntu 11.10 u yazdım.

Windows u da yeniden başlattığımda grup gelmişti.Pardus un grub u bu.Listede Pardus ve Windows var.Diğer 3işletim sistemi yok.Pardus u açayım dedim açamadım.Yetersiz disk sorunu olduğu için Pardus 2009.1 çalışan cd den disk yöneticisini kullanarak Pardus un kurulu olduğu diski genişlettim.Tabi swap alanım gitti.Yani swap alanı olarak ayırdığım 1gb alanı Pardus un kurulu olduğu bölüme ekledim.Yeniden başlatıp Pardus 2011.2 yi açmak istedim açılmadı bir türlü kdm ekranı gelmedi.start kdm,startx,df-h,service xdm start gibi komutlar da işe yaramadı.

Grup menüsünden Pardus 2011.2 yi seçtiğimde konsol ekranı geliyor.Kayan yazılar ve dönen fare tekerleği ve tekrar konsol.Yani kdm yok ortada.

Önce Lubuntu 11.10 ile Pardus taki dosyaları kurtarıp sonra Pardus u tekrar yüklemeyi düşündüm.Fakat Pardus taki home dizinime yetki sorunlarından dolayı erişemedim.Lubuntu Live ı açarak internetten sorunun çözümlerine baktım.

Öi forumunda home dizininde gizli klasörlerde .kde isimli klasörü silme tavsiyesinde bulunulmuş.Deneyecektim ama Lubuntu ile bunu yapamıyordum tabi.Hemen Pardus 2009.1 çalışan cd yi taktım sistemi birkaç denemeden sonra açtım.2011.2 deki home dizinime ulaşmak istedim olmadı.Root hakları gerekiyordu.Konsolu açtım.su - komutunu verdim.Şifre istedi.pars denedim olmadı.pardus dedim kabul etti ve konsolda root olmuştum.dolphin komutunu da verince dolphin dosya yönöticisini root olarak  açmış oldum.Hemen kurulu olan Pardus umun home dizinine ulaştım.Gizli dosyaları görünür yapıp .kde isimli klasörü sildim.Sistemi yeniden başlattım ve çok şükür sistemin açıldı.

Yeniden Pardus u kurmak çok vakit alacaktı.Önce Pardus 2011 kuracağım (çünkü 2011.2 için Dvd hazırlamadım.Usb yi de Pardus kurmak için hiç hazırlamamıştım) sonra 2011.2 ye yükseltecek ve sonra bir ton özelleştirme yapıp uygulamalar yükleyecektim..kde dizinini silince birçok ayarım sıfırlandı ama yeniden sistem kurmaktan iyidir.

Daha sonra açılış yöneticisine diğer 3işletim sistemini ekledim.Keşke Pisi miz çalışmaya başlamadan önce boş alan kontrolü yapsa ve yeterli alan olmayınca işlem yapmaya izin vermese.Mesela seçilen paketler kurulduğunda 2gb boş alan kalacak şekilde Pisi ayarlansa herhalde bu sıkıntıyı kimse yaşamaz.

Biraz tecrübeli olmama rağmen zorlanarak üstesinden geldim çok şükür ama her kullanıcı bu kadar zahmete katlanmıyor.Bu kadar zor mu diyor.İşte bu düşünce de Windows sistemleri başarılı  yapıyor.
Çoğu kişi Pardus un durumu hakkında tartışa dursun biz çalışmamıza devam edelim kaldığımız yerden.Zühre 2.1 hazır.Önceki sürüme göre değişiklikler şöyle;
 1.wxcam ikonu eklendi (öntanımlı ikon yeterince çirkin idi.Zühre 2.1 ile wxcam uygulaması daha kullanılabilir görünüyor.
2.package manager ikonu yenilendi (Tabi Pisi simgesiyle özelleştirilmiş bir ikon bu)
3.Konqueror ikonu yenilendi.
4.amsn ikonu yenilendi
5.kget ikonu eklendi. (Kget ikonu 2.0 da olmadığı için bu ugyulama Oxygen ikon temasının ikonunu kullanıyordu.Ama şimdi Zühre 2.1 den alıyor ikonunu)
Terminal emülatörü olarak Konsole'yi kullanıyorum. Tüm ihtiyaçlarımı karşılıyor. Eksiklik olarak gördüğüm çeşitli sık kullanılan komutlar için kısayollar (düğmeler veya menü seçenekleri) oluşturabilmek gibi çok uç şeyleri saymazsam her şeyi tam.

Ya da şöyle söylersem daha doğru olacak, 4.6 serisinde kullandığım sürümü öyleydi, özellik tamdı benim için. İlk olarak 4.7'de karşılaşmıştım ama KDE'nin bu sürümüyle fazla zaman geçiremeden tekrar 4.6'ya döndüğümden sorun olarak gördüğüm bu duruma bakamadan kalmıştı. Sanırım yeteri kadar merak unsuru oluşturdum, durumdan bahsedebilirim artık.

Konsole'nin önceki sürümlerinde bir metin seçilip fare ile doğrudan sürüklenebiliyordu. KDE 4.6 serisinden sonraysa sürükleme işlemi için bir de Ctrl tuşuna basmak gerekiyor. Bu değişikliğin nedeni Konsole üzerinde dikkatsizce yapılabilecek sürükleme bırakmaların sorunlara neden olabileceği düşüncesi. Konsole üzerindeki sürükleme davranışının KDE 3'teki gibi seçime bağlı olması için bir istek açılmış KDE Hata Takip Sistemi'nde ama nedense ayarlar ekranına bir seçim koymak yerine doğrudan sürükleme işleminin Ctrl ile yapılması sağlanmış. Bu da bir kısım kullanıcıyı daha güvenli bir Konsole'ye kavuştururken bir kısım kullanıcıyı da daha az yetenekli bir Konsole'yle baş başa bırakıyor.

Kendim için durumu kullandığım Konsole'de 4.6 davranışını geri getirerek aştım ama daha genel bir çözüm için Konsole geliştiricilerinin bunu isteğe bağlı yapması için ikna edilmesi gerekiyor gibi.

Şimdi kaldığım yerden sürükleyip bırakabilirim.

Konuyla ilgili bağlantılar da aşağıdaki gibi:
31
Oca

Sanal makine işlerim için genelde Virtualbox kullanıyorum. Geçenlerde üzerinde çalıştığım makinelerin birinde disk alanı yetmemeye başladı. Kısa bir araştırmadan sonra ufak bir iki işlem ile disk boyutunu artırabileceğimi buldum. Öncelikle sanal makinenin ayarlarından Depolama bölümüne gelerek, ilgili kontrolleyici üzerinde yeni bir hard disk ekliyoruz.

Burada “Create new disk” seçeneği ile devam ederek yeni oluşturacğımız disk boyutunu istediğimiz gibi vererek yeni sanal diskimizi oluşturuyoruz.

Ardından kullanıcının ev dizinindeki “VirtualBox VMs” klasöründeki ilgili sanal makinenin dizinine giriyoruz. Burada yeni oluşturduğumuz sanal diski görebiliriz.

Yapacağımız son işlem eski sanal diski yenisininin üzerine klonlamak. Bunu yaparak eski sanal disk üzerindeki tüm verilerimizin, boyutunu artırdığımız yeni sanal disk üzerine kopyalanmasını sağlıyoruz. Bunun için aşağıdaki komutu veriyoruz:

$ vboxmanage clonehd pardus2011.vdi pardus2011_new.vdi –existing

Bu komuttan sonra aşağıdaki çıktıyı almamız gerekiyor.

0%…10%…20%…30%…40%…50%…60%…70%…80%…90%…100%
Clone hard disk created in format ‘VDI’. UUID: 466f5ad3-daf5-4974-8c85-2323357bf446

Artık VirtualBox üzerinde eski sanal diski kaldırıpi yenisini göstererek sanal makinemizi başlatabiliriz. Sanal makine tekrar açıldığında yeni disk üzerindeki ilave alan biçimlendirilmemiş görünecektir. Örneğin eski sanal disk 10 GB ise ve biz 15 GB’lik bir yeni sanal disk oluşturmuş isek, bu 5 GB lik alan biçimlendirilmemiş olacaktır. Kullanılan işletim sistemine göre bu ilave alanı eskisinin üzerine eklemek gerecektir.

Share

30
Oca

Git’in hastasıyız; vcs, deployment vb. her işimize yarıyor sağolsun. Ancak hala svn’e bağlı kaldığımız yerler oluyor. Benim örneğimde takip ettiğim upstream vcs olarak svn kullanıyor ve çatallayamıyorum, yansılamak için bir çözüm ararken bir başka git magic ile karşılaştım.

Git depomuzu tutacağımız dizine girdikten sonra aşağıdaki adımları uyguluyoruz:

1
2
3
4
5
6
$ git init
$ git svn init -T  <svn_depo_adresi>
$ git svn fetch
$ git gc
$ git remote add origin <git_push_adresi>
$ git push origin master

Bu adımları tamamladığınızda o an için svn deposunun yansısını almış oluyorsunuz. Daha sonrasında senkronizasyonu sağlamak için ise aşağıdaki adımları tekrarlıyorsunuz:

1
2
$ git svn rebase
$ git push origin master

Senkronizasyon işini takip etmek istemiyorsanız siz de benim gibi bu işi cron ile çözebilirsiniz.

28
Oca

Özgür yazılım dediğiniz sadece Linux, Linux dediğiniz de sadece Pardus değildir. Bunu biliyor muydunuz?

Dün, Pardus Geliştirici Listesi'nde Semen CİRİT tarafından yazıldığı üzere; Pardus 2011 sürümü için herhangi bir güncelleme yapılmayacak. Bu, 2011 sürümünün "öldüğü" anlamına geliyor. Elimizde yeni bir sürüm haberi de yok. Bu durumda, "Pardus projesi öldü mü?" sorusu akıllara geliyor ki, bunu da zaman içerisinde göreceğiz.

Proje bu noktaya kadar nasıl geldi ayrı bir konu, ancak ben ayrı bir konudan bahsetmek istiyorum; her şey bitmedi arkadaşlar...


Şu an Özgürlükİçin.com'da, ilgili haberin başlığı altında yazılan yorumlara, Kullanıcı Listesi'nde yazılanlara ve Twitter'da yazılanlara bakıyorum da, biraz üzülüyorum. Bazı şeyler pek anlaşılamamış.

Pardus projesi olur da tam anlamıyla sonlanırsa, hiç kimse Windows kullanmak zorunda değil. Hatırlamaya çalışın; Ubuntu, Mint, Fedora ve daha onlarca Linux dağıtımı mevcut; bunları da kullanabilisiniz. Hatırlamaya çalışın; Mozilla Firefox, LibreOffice, ClementinePidginBlender, GiMP, Audacity, Scribus ve daha onlarca özgür yazılımı dilediğiniz işletim sisteminde özgürce kullanabilirsiniz. Yıllar boyunca yayınladığımız e-dergiler ile, podcast'ler ile bahsetmek istediğimiz şey; sanırım "özgür yazılımın her platformda varolabildiği" ve kullanıcıların bu felsefeyi benimsemesiydi.

Bunları unutmayın.

Kendi adıma konuşayım. Son iki yıldır ağırlıklı olarak Mac OS X üzerinde çalışıyorum ki okulumda kullandığım uygululamalar bana bunu gerektiriyor. Buna karşın Mozilla FirefoxLibreOfficeClementine ve Audacity gibi uygulamalar hâlâ gündelik bilgisayar kullanımımda elimin altındaki uygulamalar. Özgür yazılım kullanmak sadece "inadına" Linux kullanmak olmamalı. Gerektiğinde "Microsoft Office var abi crack'li son sürüm, ister misin?" diyen arkadaşına "LibreOffice candır, korsana gerek yok." diyebilmektir.

...

Gerek e-dergi'de, gerek forumlarda Pardus'a katkı sağlamışsak ve bu yaptıklarımızla insanlara sadece Linux'u değil, diğer özgür yazılımları da sevdirebildiysek gene de bir şeyler başarmışızdır.

Bundan sonrası için Pardus adına bir tahminde bulunabilmek güç; kendi adıma yapabileceğim tek şey, sevindirici haberleri beklemek.

Bugüne kadar projeye gram yardımı dokunmamış, ancak rakı masasında ülkeyi kurtarır gibi ekran başında Pardus'u kurtarabilecek tek insanmış rolünde ahkâm kesenlere de buradan selam ediyorum; biz bir tuğla koyduk, sen neredeydin?

Son anına kadar IRC kanalından forumlara, e-dergi'yi okuyan ve e-dergi'ye yazanlardan oyun sunucusunda bizleri yalnız bırakmayanlara kadar herkese teşekkürler. Unutmayın; özgür yazılım aynı zamanda bir felsefedir.



25
Oca
Daha çok özgün olmasını istediğim ama vaktim olmadığından bir türlü yapamadığım Zühre ikon temasının 2.0 sürümünü Faenza ikon temasının ikonlarını kullanarak Pardus için özelleştirerek hazırladım.Klasör tipini Zühre nin 1.5 sürümündeki gibi bıraktım.

Daha önce yapmış olduğum tüm çalışmalarımı şimdilik sonlardım ve blog girdilerini ve indirme bağlantılarını sildim.Bir süre sadece Zühre ikon temasını özelleştirmeye devam edeceğim.Ekran görüntüsü aşağıdaki gibi.
Zühre 1.7 sürümünü Milky ikon teması üzerine yapılandırmaya çalışmıştım.Hoş olmadı.O sürümden vazgeçildi.Zühre 2.0 ı buradan indirebilirsiniz.


Üniversitelerde bilgi teknolojileri konusunda ilgili grupları biraraya getirerek, bilgi teknolojileri altyapısı, kullanımı, eğitimi ve üretimini tüm boyutlarıyla tanıtmak, tartışmak, tecrübeleri paylaşmak ve ortak politika oluşturmak için bir platform olmayı hedefleyen Akademik Bilişim Konferanslarının 14.sü bu yıl 1-3 Şubat tarihlerinde Uşak Üniversitesinde yapılacak. Her AB öncesi yapılan kurslar bu yıl daha önce hiç olmadığı kadar geniş bir yelpazede düzenleniyor. Güvenlik, Linux Sistem Yönetimi, Python, PostgreSQL Veritabanı Yönetimi, Android ve LibreOffice/OpenOffice konularında 4 gün sürecek yoğun bir eğitim dönemi yaşanacak.

2002'de Konya'da, 2006'da Denizli'de, 2007'de Kütahya'da katıldığım; 2008'de Çanakkale'de düzenlediğimiz, 2009'da Şanlıurfa, 2010'da Muğla, 2011'de Malatya'da devam eden seri bu sene de yeni arkadaşlar edinme, eski dostları görme ve tecrübelerin paylaşılmasıyla pek güzel geçecektir eminim.

Önceden verilmiş bir sözünüz yoksa sizi de bekleriz.
23
Oca
Bu yazıda listelerle kullanıldığında çok yararlı olan üç fonksiyondan bahsedicem:
filter(), map() ve reduce()

filter(function, dizi) dizideki her eleman için için function(eleman) değerinin true olduğu bir dizi döndürür.
Dizi string veya tuple tipindeyse sonuç da aynı tipte olur; aksi halde sonuç list tipindedir. Örneğin 2 ve 3'e bölünmeyen
bir sayı dizisini hesaplamak için:

>>> def f(x): return x % 2 != 0 and x % 3 != 0
...
>>> filter(f, range(2, 25))
[5, 7, 11, 13, 17, 19, 23]

map(function, dizi) dizideki her bir eleman için function(eleman) fonksiyonunu çağırır ve dönen değerlerin bir listesini
döndürür. Örneğin, birkaç sayının küpünü hesaplamak için:

>>> def cube(x): return x*x*x
...
>>> map(cube, range(1, 11))
[1, 8, 27, 64, 125, 216, 343, 512, 729, 1000]

Birden fazla dizi de kullanılabilir. Bu durumda fonksiyonun aynı sayıda parametreye sahip olması gerekir. Fonksiyon dizilerdeki
elemanlar karşılıklı olacak şekilde çağırılır. Eğer dizilerden biri daha kısaysa None değeri kullanılır. Örneğin:

>>> seq = range(8)
>>> def add(x, y): return x+y
...
>>> map(add, seq, seq)
[0, 2, 4, 6, 8, 10, 12, 14]

reduce(function, dizi) function ikili fonksiyonunun önce dizinin ilk iki elemanı ile çağrılır. Sonra çıkan sonuç ve bir sonraki eleman ve bu şekilde devam eder. En son tek bir sonuç üretilir. Örneğin 1'den 10'a kadar olan sayıların toplamını hesaplamak için:

>>> def add(x,y): return x+y
...
>>> reduce(add, range(1, 11))
55

Dizide sadece bir eleman varsa onun değeri döndürülür. Eğer dizi boşsa hata oluşur.

Başlangıç değeri olarak bir üçüncü parametre eklenebilir. Bu durumda dizi boş ise başlangıç değeri döndürülür ve fonksiyon önce başlangıç değeri ve dizinin ilk elemanı ile çağrılır. inin ilk iki elemanı ile çağrılır. Sonra çıkan sonuç ve bir sonraki eleman ve bu şekilde devam eder. Örneğin:

>>> def sum(seq):
...     def add(x,y): return x+y
...     return reduce(add, seq, 0)
...
>>> sum(range(1, 11))
55
>>> sum([])
0


şekilde devam ederek çağrılmasıyla tek bir sonuç döndür.
21
Oca

Kafamız biraz karışmış sanki bu dönem. Ekonomik sıkıntılar ya da bir yılın daha ne kadar çabuk geçtiğine olan şaşkınlığımızdan kaynaklanmıyor bu kafa karışıklığı elbette.

Evet bir yıl daha geçti ve 2012′ye girdik önceden yılların geçmesi bu kadar etkilemiyordu beni bir de 2007′den bu yana her yeni yılı yeni bir Pardus sürümünün gelmesinin habercisi olarak görmem senelerin geçip gidiyor olmasının acısını hafifletiyordu bir nebze de olsa. Şimdiyse 30′lu yaşlarda hızla ilerliyor olmam ve 2007′den bu yana ilk kez yeni bir sürüm beklentisinin olmaması artık gelişmeleri nasıl yorumlamam ne gibi sonuçlar çıkarmam gerektiği konusunda bir çıkmaza sokuyor beni.

İşte bu yazı da tam bu nedenle sadece bu yazıyı okuyan sizlere değil kendime de bir açıklama niyetiyle yazılıyor.

“Kendisi gibi olanlar uzun ömürlü olurlar , kendimiz gibi olursak bu dünyada kadim oluruz”

Hepimizin uzun zamandır yakından ilgilendiği Pardus projesi pek çoğumuz için sadece bir GNU/Linux dağıtımı olmanın çok ötesinden anlamlar ifade ediyor kimimiz güvenlik , kimimiz milli manevi kimimiz de sadece bir yakınımız kullandığı için kullanmaya başladık Pardus’u yine pek çoğumuz Windows’dan Pardus’a geçişi bu gün gibi hatırlıyor ,yaptığı acemilikleri , “bilgisayardan iyi anlıyorum” derken aslında anladığının windows olduğunun farkına vardığındaki çaresizliği ve eksikliği. Bilgisyarın karşısında oyun oynamak ya da haber sitelerinde dolaşarak geçirdiğimiz saatlerin Pardus ile tanışmamızla beraber Pardus’u öğrenmeye bir süre sonrada pardus’u geliştirmeye evrilmesini hepimiz yaşadık. Bu dönüşüm bir süre sonra bizleri birer özgür yazılım ve Pardus savunucusu ve bu fikrin birer neferi haline getirdi . İşte bizlere bu dönüşümü yaşatan marka olan Pardus’a birşeyler oluyor!

Ne söyleyebiliriz ki ? Aslında söyleneceklerin çoğunu daha önce söyledim. Şimdi söyleyeceklerim Pardus’dan ziyade Pardus Topluluğu üzerine; Öncelikle Topluluk olarak kendimizi tanımlamalıyız. Bizler kimiz ? Neyi hedefliyoruz ? Özgür yazılım dünyasında nerede duruyoruz?

Bu soruların cevaplarını verecek değilim çünkü Tüm topluluk adına konuşamam ancak kendi adıma şunu söyleyebilirim; Benim Özgür yazılım ve Linux ile tanışmamı sağlayan Pardustur ve benim için kıymetlidir. Proje TÜBİTAK bünyesinde ya da değil devam ettiği sürece Pardus’a destek olmaya devam edeceğim , gelişmesi için elimden geleni yapacağım. Benim gibi düşünen Pardus kullanıcıları olduğu sürece de bu proje kolay kolay bitmez değil mi?


19
Oca
Tüm Linux kullanan oyunseverlere bir kez daha merhaba.

PlayOnLinux'un 3.8.8 numaralı son sürümü şu an Pardus 2009 için katkı deposundaki yerini aldı, Pardus 2011 için henüz şu an depolarda yer almıyor. Ancak Pardus 2011 32bit kullanıyorsanız SVN'den kendiniz derleyebilir veya derlenmiş olan paketi bilgisayarınıza indirebilir ve kurabilirsiniz. Pardus 2011 64bit kullanıcıları ise kısa bir süre daha beklemek zorundalar, çünkü Wine henüz 64bit depolarındaki yerini almadı (az sabır!).

Pardus 2011 i686 depolarında şu an için Wine'ın 1.3.11 sürümü bulunuyor ve kısa bir süre içerisinde 1.3.12 sürümü de depodaki yerini alacaktır. Yeni sürüm ile birlikte gelen hata düzeltmelerine bakıldığında bir çok sorunun giderildiğini görüyoruz. Aynı şekilde, PlayOnLinux'a son zamanlar oldukça fazla yenilik geldi ve içeriği de güncelleşti. Call of Duty: Black OpsDragon Age: OriginsLara Croft and the Guardian of LightMafia IIStar Wars: The Force Unleashed gibi oyunlar PlayOnLinux'un desteklediği oyunlar listesine girerken, listedeki daha bir çok oyunun kurulum betiği ise elden geçirildi. Böylelikle, doğrudan Linux için geliştirilen bilgisayar oyunlarının sayısı diğer platformlara göre az olsa da, PlayOnLinux sayesinde oyun zevkimizden mahrum kalmıyoruz.

Pardus 2011'in duyurulduğu ve yeni sürüm heyecanını yaşadığımız şu günlerde, herkese iyi oyunlar diliyorum :)
Bugün, Ozan ÇAĞLAYAN'ın Pardus Geliştiriciler Listesi'nde yaptığı duyuru ile Pardus Kurumsal 2 - Beta 2 sürümü duyuruldu!

Pardus Kurumsal 2'nin Beta 2 sürümünü indirmek için aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz:

İndireceğiniz ISO dosyasını DVD'ye yazabilmek için veya USB belleğe aktarmak için buradaki bilgilerden faydalanabilirsiniz.
Tüm Linux kullanan oyunseverlere merhaba.

Bildiğiniz üzere Pardus paket depolarında da yer alan PlayOnLinux; Windows işletim sistemi için hazırlanmış olan bilgisayar oyunlarını Linux'ta, haliyle de bir Linux dağıtımı olan Pardus'ta da oynamamızı sağlayabilen bir arayüz. Arayüz diyorum, çünkü aslında tüm yükü Wine sırtlanırken; PlayOnLinux ise Wine'ın tüm yeteneklerini bize daha anlaşılır bir arayüz ile sunan bir araç. Sizlere PlayOnLinux ile ilgili iki haberim var!

İlki, PlayOnLinux'un yeni sürümü 3.8 geçtiğimiz günlerde duyuruldu ve  PiSi paketini hazırlandım bile. Bu güncellemenin size yansıması için gereken tek şey, Katkı (contrib-2009) deposunun da güncellenmesi olacak. Eli kulağında yani...

PlayOnLinux için hazırlanmış eklentiler, bu yeni sürümle beraber artık öntanımlı olarak geliyorlar. Capture eklentisi, oyun içinden hareketli görüntüler kaydetmemizi sağlıyor ve buna güzel bir örneği buradan ya da aşağıdak video'dan izleyebilmek mümkün.


Capture 2.0 Test Video


Bahsedeceğim ikinci eklenti ise Wine Import. Wine ile sisteme kurduğunuz uygulamaları ("~/.wine" dizini altında yer alandan bahsediyorum) PlayOnLinux uygulaması altına aktarabilmesi ve düzenlemelerin yapılabilmesini sağlıyor. Advanced Wine Configuration ile seçtiğiniz uygulama için Wine'a ince ayar vermenizi sağlıyor. Eğer ne yaptığınızı bilmiyorsanız, yaptığınız değişiklikleri unutmayın; değişiklikleri geri almanız gerekebilir. Offline PlayOnLinux sayesinde de PlayOnLinux betik deposunda ne var ne yok hepsini bilgisayara indiriyor ve bir sonraki kullanışınızda internete ihtiyaç duymadan size bu betikleri sunuyor. Ancak, bu betiklerin ihtiyaç duyacağı farklı Wine sürümlerini ya da kuracağınız oyunlar için gerekli yamaları indirmek için hâlâ internete ihtiyaç duyacaktır, bunu unutmayın.

İkinci haber ise PlayOnLinux'un henüz resmi olarak desteklemediği diller için bir çalışma başlatmış olması. Bugüne kadar Türkçe de resmi olarak desteklenmeyen diller arasındaydı ve PiSi paketini hazırlarken kendi hazırladığım Türkçe yamayı da pakete dahil ediyordum. Ne zaman ki yeni sürümlerle uyumsuzluğa sebep oluyordu; o zamandan itibaren yamayı paketten çıkartmıtım ve üzerinde uğraşacak zamanı da henüz bulamamıştım. Neyse ki PlayOnLinux'un geliştirici ekibi başlattıkları bir çalışmayla bizi mutlu edecekler ancak kullanıcıların da katkısını bekliyorlar.

Geçtiğimiz günlerde yaptıkları bir duyuruyla yeni dil destekleyeceklerini açıklamışlar ve bunun için de https://translations.launchpad.net/playonlinux adresini yayına sokmuşlardı. Fransızca, Almanca ve İtalyanca gibi dillerin çeviri tamamlanmışken ne yazık ki Türkçe henüz yolun başında. Eğer çevirilere katkıda bulunmak isterseniz buraya tıklayarak hemen sisteme üye olup katkı sağlayabilirsiniz. Yapılan çeviriler sizin de kabul edeceğiniz bir şartla BSD lisansı altına alınıyor, bunu da es geçmeyelim.

Son olarak; önümüzdeki günlerde Özgürlükİçin.com E-Dergi'nin Eylül 2010 sayısı duyurulacak ve  bu sayının kapak konusu da "Emülatörler". Hem diğer emülatörler ile ilgili yazıları okuyabilirsiniz, hem de Recep Şerit'in gözünden ikinci kez PlayOnLinux'u tanıyacaksınız.

Ha bir de Pardus 2011'in Alpha sürümü duyurulmuş, gözümüz aydın :)

Son haftalarda günlerimin büyük bir çoğunluğunu dışarıda geçirdiğimden ve evdeki bilgisayarımı pek kullanamadığımdan, internette sürekli takip ettiğim adresleri cep telefonumu kullanarak takip eder hale geldim. Özgürlükİçin'i de takip edebilmek bir anda Ovi App Wizard kullanarak gayrî resmi bir Özgürlükİçin uygulaması hazırlak aklıma geldi, böylelikle çok daha rahat takip edebilecektim Özgürlükİçin'i.

Eğer Nokia marka bir cep telefonu kullanıyorsanız ve cep telefonunuz Ovi Mağaza'ya erişebilen bir model ise, Özgürlükİçin'i kolaylıkla takip edebilmek artık mümkün. Bu uygulama ile haberleri ve katkıcıların web günlüklerinin yayınlandığı Gezegen'i takip edebilirsiniz.

Özgürlükİçin uygulamasının Ovi Mağaza sayfasına erişebilmek için buraya tıklayın. Uygulamayı telefonunuza kurabilmek için uygulamanın sayfasını kullanabilir ya da telefonunuzdan Ovi Mağaza uygulamasını başlatın ve "pardus" ismini aratarak Özgürlükİçin uygulamasını bulun ve telefonunuza kurun.

Bu uygulamanın hazırlanışı belki pek de "özgür" bir platform üstünde gerçekleşemedi ancak şu da bir gerçek; cep telefonlarını ihtiyaçlarımız ve fiyatları doğrultusunda satın alıyoruz ve bu telefonlara kalkıp da "özgür" bir mobil işletim sistemi kurabilmemiz gibi bir olanağımız da henüz yok. Ancak bu, en azından Özgürlükİçin'e erişebilmeyi daha da kolaylaştırmamıza engel olmadığını düşünüyorum ve ben de bu sebeple de bu uygulamayı sizlerle paylaşmak istedim.

Ovi App Wizard, herhangi bir programlama dilini bilmenizi gerektirmeyen, sizin belirleyeceğiniz 4 adet RSS adresinden aldığı bilgileri görüntüleyecek basit bir uygulama hazırlamanızı sağlayan ve Ovi Mağaza'da yayınlanmasını sağlayan ücretsiz bir servistir.

Güle güle kullanın (Evet gülün, hep mutlu olsun!) ..

Yorumlarınızı aynı zamanda buraya da alalım.
Bir süredir hem iMac (Mid 2007) hem de MacBookPro (2009) üzerinde Pardus koşturuyorum (çok da başarılı koşuyorlar, benden söylemesi). rEFIt ile Mac'lere Pardus'u kurduk ama ses kartınızı da tanıtmanın bir yolu yordamı olmalı, öyle değil mi?

Yapacağımız şey aslında basit. Aşağıdaki adımları izleyerek bunu çözümleyebiliyoruz. Ancak baştan uyarıyorum; eğer ne yaptığınızı bilmiyorsanız ya da dağıttığınızı toplayacak kabiliyete sahip değilseniz şimdilik hiç yapmasanız daha iyi olur. Kısa bir süre içerisinde Mac'lere Pardus kurulumu üzerine bir yazı yazmayı düşünüyorum.

  1. Konsol'dan sudo nano /etc/modules.d/alsa komutunu verin.

  2. Parolanızı girin.

  3. Eğer iMac kullanıyorsanız options snd-hda-intel model=imac24 komutunu ekleyin.

  4. Eğer MacBookPro kullanıyorsanız options snd-hda-intel model=mbp3 satırını ekleyin.

  5. CTRL ve X tuşlarına aynı anda basarak yaptığınız değişiklikleri kayıt edin ve sistemi baştan başlatın.


Tabii unutmadan hatırlatmakta fayda var. Pardus Wiki'de MacBookPro'ya Pardus kurulumu üzerine İngilizce bir belge halihazırda bulunmakta.

Kolay gelsin :)

Cep telefonu ve tabletler gibi taşınabilir cihazlar için Google tarafından geliştirilen Android işletim sistemini iPhone'da çalıştırabildiler!



Android işletim sistemiyle ilgili gelişmeleri oldukça yakından takip etmeye çalışıyorum. Bugün karşılaştığım bir haberde de Android işletim sisteminin Apple iPhone'un 2G modelinde kurulabildiğini ve bir çok özelliğinin kullanılabildiğini öğrenmiş olduk.

Görüntülerden anladığımız kadarıyla OpeniBoot ile cihazda Linux çekirdeğinin çalıştırılması sağlanıyor. Burada aslında izleyip de keyif aldığım nokta, Android'in başka cihazlara da bir şekilde optimize edilebilirliği ve iş görebilecek kapasitede çalışabilmesi. Nokia 5800'da Android kullanmak ilginç bir tecrübe olabilirdi tabii ama cihazı bozmamak en iyisi :)

Artık ülkemizde de Android kullanan cep telefonlarının yaygınlaşması ve daha makul fiyatlarda satılması ümidiyle Android sevdamı gelecek yıllara erteliyorum.
Skype'ın Linux için duyurulan 2.1 Beta 2 sürümünde, MacOS X ve Windows sürümlerinde hali hazırda kullanılabilen ekran paylaşımı özelliği kullanılabilir hale geliyor.

2.1 - Beta 1 sürümünden bu yana neredeyse beş ay kadar bir süre geçti. İlk beta sürümüyle beraber SMS desteği kazanan, düşük bağlantı hızlarında bile daha iyi ses kalitesi sunduğu öne sürülen "Skype SILK codec" kullanan ve PulseAudio ile daha uyumlu çalıştığı belirtilen Skype, bu yeni sürümle beraber artık kullanıcıların kendi aralarında masaüstlerini paylaşabilme imkânı sağlıyor. Bu sayede sanıyorum ki, uzak mesafedeki arkadaşlarımıza bilgisayar üzerinde işlemlerin nasıl gerçekleşeceğini uygulamalı olarak anlatabilmemize olanak sağlayacak hoş bir özellik. Peki biz ne kadar kullanırız?

Ne yani? Hiç mi arkadaşınızla telefondan "nasıl yapılır?" tadında konuşmalarınız olmadı? :)
Yazılım dünyasını takip edenler bilirler ki, Microsoft Office 2007 paketleriyle hazırlanan belgeler ön tanımlı olarak *.docx, *.xlsx, *.pptx gibi dosya türleriyle kaydedilir ve Microsoft Office 2007 veya üst sürüm bir ofis paketi kullanmayan bir kullanıcı bu tür dosyaları açmak bir bir takım taklalar atardı.



Office Open XML olarak adlandırılan bu yeni dosya türüyle ilgili bir takım güvenlik kaygıları olduğundan olumsuz eleştiriler aldı, hatta Özgürlük İçin topluluğu olarak biz de karşı çıkmış ve bu yeni dosya türünün bir ISO standardı olarak kabul görmemesi için üyelerimizi de "OOXML'e Hayır!" çağrımıza katılmaya davet etmiştik.

Linux kullanıcıları olarak kısa bir süre öncesine kadar bu dosya türünde kaydedilmiş belgeleri kullanabilmemiz biraz sancılıyken, 2008'in Ekim ayında duyurulan OpenOffice 3 ile bu belgelere rahatlıkla erişebilme imkânına kavuştuk. Şu an Pardus 2009 Alpha ile OpenOffice 3.1.0 (build 9399) ön tanımlı olarak gelmekte. Peki, herhangi bir sebepten ötürü sisteminizde OpenOffice kurulu değilse ve Office Open XML belgelerine erişemiyorsanız ne yapacaksınız? Tabii ki Google Dökümanlar (Google Docs) kullanacaksınız! (Bütün bu tarih dersi bunun için miydi yani? -Ege)

İnternet sayfası üzerinden kullanılabilen ve işletim sistemlerinden bağımsız olarak çalışabilen bu Google hizmeti artık bu "uyuz" dosya türünü de destekliyor. Bu güzelim Google hizmeti, bir yandan e-postanıza gelen belgeleri herhangi bir ofis paketine ihtiyaç duymaksızın üzerinde değişiklikler yapmanıza ve de başkalarıyla paylaşmanıza olanak sağlarken, bir yandan da belgelerinizi saklayabilmeniz için güzel bir arşiv olabiliyor. Bu hizmetten faydalanabilmek içinse ihtiyacınız olacak tek şey bir Google hesabı.
(Yoksa siz hâlâ...?)

Buram buram OOXML'e çamur atan ve Google reklamı kokan bu yazıyı niye yazdığıma gelince, çevremde hâlâ *.docx belgelerini açamayan ve sinirden saç baş yolan onlarca insan var :)

Sonuç? Bir tarafta OpenOffice var, öteki tarafta da Google Dökümanlar var. Ve ben hâlâ anlayamıyorum; neden bilgisayarınızı göçertebilecek zararlılar içerebilen ve güvenilmez yöntemlerle dağıtılan Microsoft Office'in korsan ("warez" de denilebilir) sürümleriyle bilgilerinizin güvenliğini baltalıyorsunuz veya bu paketlerin lisanslı sürümlerine yüklü miktarda para akıtıyorsunuz (korsan kullanın demiyorum), özgür yazılım dünyasında bu kadar basit ve kullanışlı alternatifleri varken üstelik?
Pardus 2009'ın sürüm takvimi duyuruldu! KDE 4 ile gelecek olan yeni Pardus sürümü için Gökmen'in en kısa sürede Xfce paketlerini hazırlanmasını da dört gözle bekleyeceğim! Pardus Test Takımı'nın da yardımıyla Alpha ve Beta sürümlerinin en kısa sürede sınanıp, sürüm takviminden pek de şaşmadan Pardus 2009'a kavuşabilmek umuduyla!